Kategoriler
ANKARA MANŞET Serhat Ayan TURKCELL

Turkcell ilk kez altyapıdan CEO çıkardı

Bu hafta çok ilginç bir hafta oldu. Salı günü Turkcell’in 25. yıl kutlamaları için düzenledikleri toplantıya katıldım. Orada Turkcell’in ilk kurucularını, sahiplerinin bir kısmını ve hatta reklam yıldızlarını görme fırsatım oldu. Şirketin doğuşuna şahit olmuş biri olarak gerçekten de ilginç bir deneyimdi.

Bu deneyimi benim için daha ilginç hale dönüştüren şeylerden biri de Kaan Terzioğlu öncesinde Turkcell’de CEO’luk yapmış üç kişinin ikisiye birlikte çalışma fırsatı bulmuş olmam… Süreyya Ciliv ile Turkcell’de, ilk ve efsane CEO’su Cüneyt Türktan ile Avea’da çalışma fırsatım oldu.

Ardından Perşembe günü sektörde konuşulmaya başlanan bir dedikodunun gerçek olduğunu öğrendik. Kaan Terzioğlu, Turkcell’deki görevinden ayrılmıştı. Bundan sonra bir gazetecinin korkulu rüyası olan süreç başladı: Peki yerine kim gelecek?

Açıkçası yerine kimin geleceği henüz belli değil, ancak ilk aşamada vekaleten Turkcell’deki en çok konuşulan genel müdür yardımcılarından biri olan Murat Erkan göreve getirildi. Bir süreliğine mi getirildi, artık kalıcı mı olacak o tartışmalar bu yazının konusu değil.

Bu yazının konusu, Murat Erkan’ın bir zihniyet dönüşümüyle gelmiş olması. Şöyle bir CEO’ların geçmişlerine bakalım: Cüneyt Türktan Turkcell’in başına ilk geçtiği yıllarda daha GSM diye bir şey olmadığı için doğal olarak farklı bir sektörden gelmişti. Muzaffer Akpınar, Turkcell’in 25. yıl toplantısında bizzat vurguladığı gibi biraz erken ve hızlı geldi Turkcell’in başına. Süreyya Ciliv, yazılım sektöründen, Microsoft’tan Turkcell’e gelmişti. Kaan Terzioğlu, 12 yılı aşkın Cisco tecrübesinin ardından Carrefour, Akbank ve Abdi İbrahim gibi şirketlerin yönetim kurullarından çıkarak Turkcel’e CEO oldu. Bu dört ismin de ortak noktası Turkcell’in havasını içine sindirmeden şirketin başına geçmiş olmasında yatıyor.

Bugün Murat Erkan’ın CEO’luk süreci başlayınca tepe yönetimin değişmesinden çok daha farklı bir şey yaşandı: Turkcell ilk kez altyapısından yetiştirdiği bir oyuncuyu teknik direktörlüğe getirdi. Peki Murat Erkan’ın geçmişinde ne var? Teknoloji şirketlerinde iş hayatına başlamış. Terzioğlu gibi 10 yıllık bir Cisco geçmişi var. Ardından 2 yıllık bir telekomünikasyon tecrübesinden sonra Superonline’a genel müdür olarak geldi.

2008 yılında geldiği Superonline, Türk Telekom’dan ucuza hat alıp halka biraz daha pahalıya satıp kar etmeye çalışan telekom dünyasının kısır döngüsünden çıkma stratejisi güdüyordu. Türk Telekom satılalı üç sene olmuştu ve rakiplerine yaşam hakkı tanıyacakmış gibi gözükmüyordu. Üstüne üstlük 3G diye bir şey hayata girecekti ve bu data alışverişli bağlantıyı Türk Telekom’dan kiralanan hatlarla kalı bir şekilde yürütmek neredeyse imkansızdı.

Murat Erkan, kurulum masrafını 3G ile paylaştığı fiberi halka açabilmek ve bundan kar etmek gibi ilginç bir stratejinin uygulayıcısı olmak gibi bir misyonun peşine düştü. Bir sene içinde 3G’yi güzel çalıştırabilecek kadar fibere önayak oldu. Arından Türkiye’de ilk kez son kullanıcının evine kadar giren fiberle internet satmaya başladı. 8 megabite kadar internete verilen paralarla 100 megabite yakın internet satmak, Turkcell’in ilk yıllarında keyifle kucakladığı, “kaliteye para vermekten kaçınmayan kullanıcı kitlesini” bu kez karasal hatlar için Turkcell bünyesine getirdi.

Tüm bu süreçlerde yaptığı işi paralel çalışan biri ve sonrasında gazeteci olarak takip etme fırsatı yaşadım. Yaptığı işi iyi bilen biri olmanın getirdiği rahatlıkla anlattı hep yapacaklarını. Birlikte çalıştığı insanlar tarafından sevilip sayıldı. Aynı marka içinde olsalar da birbirine çok benzemeyen Superonline – Turkcell birleşmesinin “bence” mümkün olan en az hasarla atlatılmasında emeği büyük.

Kurumsal şirketlerde çalışanlar bilir, dışarıdan bir tepe yöneticinin gelmesinin birkaç zararı vardır: Çalışanlar CEO’yu tanımaya çalışır. C EO çalışanları tanımaya çalışır. CEO şirketi tanımaya çalışır. İş yapma biçimleri senkronize edilmeye çalışılır. Murat Erkan bu süreçlerin hiçbirini yaşamayacak.

Ama en önemlisi, Turkcell’de benim gördüğüm “taş çatlasa direktör olurum, uzay patlasa genel müdür yardımcısı olurum” bakış açısı yerini uygun şartlar yerine geldiğinde CEO bile olabilirim anlayışına bırakacak. Turkcell gibi yatay bir organizasyonda önemli bir motivasyon kaynağı bu.

Telekomünikasyon dünyasını gerçekten de çok zorlu günler bekliyor. Sonsuza dek varolacağını düşündüğümüz şirketler tedavülden kalkabilir, yer ve gök bir araya gelse olmayacak işbirlikleri sağlanabilir. Ekonomik olarak zaten çok çalışılması gereken dönemeçlerin eşiğindeyiz. Parasını çıkaramamış 4G üstüne mevcut döviz kuruyla kurulumu çok da mümkün gözükmeyen 5G beklentisi süreci… Gerçekten kuş konduracak bir yönetim bekliyor.