MENU

Türkiye’nin akılı telefon sayıları TKNLJ’den

İnternetten müzik indirene casus bedava

23/11/2013 Comments (4) Views: 1108 ANKARA, MANŞET

Tüketicileri korumak için basını bitirme stratejisi

asmacaTüketicileri korumak için bir kanun çıkarıldı. Tüketicinin yanıltılması şaşırtılması ve özellikle de bilerek ve isteyerek kandırılması üstüne farklı açılardan birçok değişik madde kondu kanunun içine. Tartışmaya gerçekten çok açık birçok madde var. Ama bir madde var ki ne akla sığıyor ne mantığa: Bundan sonra gazeteciler gizli reklam yapılmaması adına haberlerinin içinde marka isimleri geçiremeyecekmiş.

Maddenin orijinalini sizinle paylaşıyorum:

Kanun 61. Maddesinin 4. Fıkrası:

Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.

Bu maddeyi düşünenlerin düşünemedikleri şeyleri TKNLJ stilinde maddeler halinde sıralayalım:

  • Bazı gazetecilik dalları vardır ki o tarzın yazılarının içinden marka isimlerini çıkarırsanız geriye hiçbir şey kalmaz: Teknoloji, otomotiv ve reklamcılık konusunda yazı yazanların hayatları, içinde markaların geçmesine bağlıdır. Yoksa haber olmaz.
  • Tüm markaları aynı yere koyup yasaklamak geri zekalılıktır. Çünkü bunu yasaklayan kişi “iOS işletim sistemi virüslerden daha az etkileniyor” cümlesiyle “Omo’nun parıltılı gecesinde rüküş dansçılar geceye ışık saçtılar” arasındaki farkı algılama konusunda idrak yolları enfeksiyonu yaşamaktadır.
  • Her marka geçen yazı reklam yazısı değildir. Hatta bazen tersi de olabilir. Mesela “XXX GSM şirketi diğerlerinden daha az çekiyor” ya da “YYY işletim sistemli telefonlara takır takır virüs giriyor” gibi cümlelerin içinden reklam çıkaranın pozitif düşünceyle işi olamaz.
  • Bazı kanun çıkarabilen türlerin aksine akıllı okur, reklam için yazılan yazıyla bilgilendirme için yazılar arasındaki farkı görür. Her marka yazıldığında bu reklam demek; okurun zekasına hakaret etmek, onu kanun yapıcı zekasına indirgemek olacaktır.
  • Kaldı ki Allah rızası için şu gazeteleri filan bir kenara bırakın da dergi ve internet sitelerine bir bakın bakalım ne kadar reklam alıyorlar, kaç paralık reklam alabiliyorlar… Kocaman şirketler 750 TL verdikleri internet sitelerine bu parayı 4 ay sonra ancak veriyorlar. Eğer adamsanız bunu engelleyin alınan reklamlara karışacağınıza…
  • Haberin içindeki reklamdan kaçınabilmek için külliyen tüm marka isimlerini yasaklayan zihniyet, bizim ülkede görmek istemediğimiz zihniyettir. Bunların koruyacağı tüketiciden de hayır gelmez zaten.
  • Bu yapılanlara sesini çıkarmayan reklam, halkla ilişkiler ve gazeteciler, onların bağlı bulunduğu örgütler ve muhalefet buna sessiz kalırsa zaten bu ülkede basın bitirilmeyi hak etmiş demektir. Tartışacak bir şey kalmamış anlamına gelir.

Tags: ,

4 Responses to Tüketicileri korumak için basını bitirme stratejisi

  1. ne diyecez elma şekilli marka lansman yaptı… hacerin h si olmayan isimli marka bilgisayar çıkardı, t harfiyle başlayan gsm operatörümü diyecez :)

  2. amaç ne anlamadım basını kökten ortadan kaldırmakmı?

  3. Av. Serhat Koç dedi ki:

    Öncelikle ifade etmek gerekir ki: bahsi geçen ilgili maddede “reklam yapmak amacıyla yer alması” ve “tanıtıcı mahiyette sunulması” şeklinde iki tane temel ön koşul olan mutlak unsurdan bahsedilmiş “yazı, haber, yayın ve programlarda, marka vb. ifadelerle ticari unvan vs.nin kullanılmasının” “örtülü reklam sayılması” için.

    Bununla birlikte yine aynı maddede “reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin” denilerek reklam olduğu halde reklam olduğu yazmayan yayınlara vurgu yapılmış.

    Buna örnek dizilerde göze telefon amrkaı sokulması, gazetelerde bir üniversitenin yarıms ayfa logo yarım sayfa rektör fotosu ile yüksek lisans programlarının anlatılması gibi hususlardır. Bunlar reklamdır ama çoğu zaman reklam olduğu yazmaz.

    Yani burada amaçlanan husus tüketicileri sanki haber okuyor/seyrediyor zannetirip o güvenilirlikle ve o hisle reklam yapma kurnazlığının önüne geçmektir yoksa bahsettiğiniz şekildeki otomotiv, bilgisayar vb. sektörlerin zaten olmazsa olmaz olan inceleme, karşılaştırma vs. şeklindeki “gerçekten reklam amacı olmayan” yayınları değildir.

    Uygulamada da mahkemeler tarafından böyle anlaşılacağından emin olabilirsiniz, zaten doktrinde aynı şekilde düşünmektedir çoğunlukla.

    Ayrıca Kanunun ilgili maddesinin resmi açıklanan TBMM gerekçesi ise şu şekildedir: “… Satışı artırmak ve tüketiciyi bilgilendirmek amacıyla yapılan bu reklamların tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı olmaması gerektiği gibi, örtülü reklam biçiminde de yapılmaması gerekir.
    Yasal ve etik açıdan uyulması gereken kurallar böyle iken, reklamlar kimi zaman aldatıcı ve yanıltıcı olabilmekte, kimi zaman da izleyici veya okuyucu durumundaki kişilere çeşitli programlar sırasında veya haberlerde örtülü şekilde ticari mesajlar aktarılarak izleyici veya okuyucular tüketici konumuna sokulmaya çalışılmaktadır. Haber ya da program seyrettiğini zanneden izleyiciler, ya da gazetelerde haber okuduğunu zanneden okuyucular örtülü şekilde bir reklama maruz bırakılarak satın alma tercihlerine etik olmayan bir şekilde müdahale edilmektedir. Görsel veya yazılı medyada bu şekilde örtülü reklamlar yapılarak okuyucuların veya izleyicilerin satın alma tercihlerine müdahale edilmekte, dolayısıyla reklamlar, tüketicilere yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde aktarılmaktadır. Beşinci fıkrada öncelikle bu tür haksız şekilde yapılan örtülü reklamın bir tanımı yapılmış, daha sonra ise her türlü mecrada örtülü reklamın yasak olduğu vurgulanmıştır.
    10/9/1984 tarihli Aldatıcı ve Karşılaştırmalı Reklamlara ilişkin Konsey Yönergesinin 3/a maddesi uyarınca aynı nitelikte veya aynı ihtiyaçları karşılayan mal ve hizmetleri objektif olarak karşılaştıran reklamlar yapılabilir. Ancak bunların dürüst rekabet ilkelerine uygun olmaları ve izleyicileri yanıltmamaları gerekir. Karşılaştırmalı reklamlara ilişkin diğer ayrıntılar ise Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikte saptanacaktır.
    Altıncı fıkraya göre, bir ihtilaf çıkması halinde ticari reklamlarda yer alan somut iddiaları ispat yükü reklam verendedir.”

    Bu resmi gerekçede aslında yukarıda yazdıklarımızı doğrular niteliktedir.

    Bu arada olur da bu maddeye aykırılık söz konusu olursa ne olacak derseniz, 6502 sayılı Yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un cezai müeyyideleri düzenleyen 77. maddesinin 12. fıkrası şöyle düzenlenmiş:
    “Bu Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası ve gerekli görülen hallerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlâlin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir. Aykırılık;
    a) Yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise on bin Türk Lirası,
    b) Ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise iki yüz bin Türk Lirası,
    c) Süreli yayınlar aracılığıyla gerçekleşmiş ise (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezaların yarısı,
    ç) Yerel düzeyde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise beş bin Türk Lirası, d) Ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise elli bin Türk Lirası, e) İnternet aracılığı ile gerçekleşmiş ise elli bin Türk Lirası,
    f) Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmiş ise yirmi beş bin Türk Lirası,
    g) Diğer mecralar aracılığı ile gerçekleşmiş ise beş bin Türk Lirası, idari para cezası verilir. Reklam Kurulu, idari işleme konu ihlâlin bir yıl içerisinde tekrar edilmesi halinde yukarıda belirtilen idari para cezalarını on katına kadar uygulayabilir.

    Reklam Kurulu’nun bu cezalarını ilk kimlere keseceğini ben de merakla bekliyorum.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.