Vodafone’dan cihazlara yüzde 30 destek geliyor

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, koronavirüsle mücadele döneminde müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Vodafone, bu dönemde herhangi bir akıllı cihaz alan bireysel müşterileri için hem nakit hem de taksitli ödeme esnekliği sunarak, ön ödeme yapmaları durumunda ön ödemelerine ek %30 destek sağlıyor. Buna göre, Vodafone müşterileri cihaz ücretinin bir kısmını kredi kartı veya banka kartı ile önden ödedikten sonra geri kalanını taksitlendirebilecek. Vodafone ise ön ödeme yapılan tutar üzerinden %30 ek destek sunacak. Müşterinin yaptığı ön ödeme ve Vodafone’un sağladığı ek destek toplam cihaz ücretinden düşüldükten sonra geriye kalan tutar taksitlendirilecek.

Engin Aksoy: “Cihaz alımını kolaylaştırıyoruz”

Koronavirüs döneminde dijitalleşmenin öneminin bir kez daha anlaşıldığına dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi:

“Dijitalleşmenin ön koşullarından biri de her geçen gün daha da gelişen akıllı cihazlara sahip olmak. Salgın döneminde dış dünyayla bağlantımızın ana unsurlarından biri haline gelen akıllı telefonlar başta olmak üzere her tür akıllı cihaz alımı konusunda müşterilerimize kolaylık sağlamayı hedefliyoruz. Yeni ön ödeme kampanyamız sayesinde, bizden cihaz alan müşterilerimize yaptıkları ön ödeme tutarı üzerinden %30 ek destek sağlıyoruz. Amacımız, dijital bağlantılı yaşamı bireyler için kolay ve erişilebilir kılmak. Vodafone olarak, her zaman olduğu gibi salgın döneminde de mükemmel müşteri deneyimi hedefiyle yeni ürün ve servisler sunmaya devam edeceğiz.”

Vodafone “bizim çarkımız daha büyük” dedi

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerini dijital dünyanın benzersiz fırsatlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Vodafone’un, bireysel müşterilerine her hafta internet ve sürpriz hediyeler kazandırmak amacıyla3 yıl önce hayata geçirdiği “Hediye Çarkı” platformu yenilendi. Müşteri ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda uçtan uca yenilenen platformda daha zengin ve çeşitli hediyeler sunulacak. Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden erişilen platformda, 20 GB’a kadar internet, internetten yemeyen İletişim, Video ve Sosyal Pass paketleri ve sevilen markalarda indirimler gibi sürpriz hediyeler dağıtılacak.

Vodafone, “Hediye Çarkı” platformunun yeni dönemine özel düzenlediği büyük çekilişle ise 630 kişiye toplam 3 milyon TL değerinde hediye kazanma şansı sunacak. Katılımın 29 Mart 2020 tarihine kadar süreceği ve diğer operatör kullanıcılarına da açık olacak çekilişle, 5 kişiye BMW 118i otomobil, 25 kişiye Vespa motosiklet, 100 kişiye iPhone 11 akıllı telefon ve 500 kişiye Apple AirPods kablosuz kulaklık hediye edilecek.

Engin Aksoy: “Hediye Çarkı’nın içeriğini tamamen yeniledik”

Vodafone’un yenilenen “Hediye Çarkı” platformunu değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi:

“Vodafone Türkiye olarak, ana faaliyet alanımız olan telekomünikasyon sektöründe istikrarlı büyümemizi sürdürürken, bir ‘teknoloji iletişimi şirketi’ olma yolunda hızla ilerliyoruz. Her şeyin hızla dijitalleştiği dünyamızda müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin yalnızca uçtan uca iletişim ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; düzenlediğimiz kampanyalarla seyahatten ulaşıma, eğlenceden yeme içmeye kadar pek çok alanda faydalanabilecekleri ayrıcalıklar sunuyoruz. Bu hedefle 3 yıl önce hayata geçirdiğimiz ‘Hediye Çarkı’ platformunu müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yeniledik. Yeni dönemde müşterilerimize daha fazla internet, seçkin markalarda özel indirimler ve hediye fırsatları sunacağız. Vodafone Yanımda üzerinden erişilen platformumuzun yeni dönemine özel olarak bir hediye çekilişi de düzenliyoruz. Bu çekilişle toplam 3 milyon TL değerinde hediyeler dağıtacağız. ‘Hediye Çarkı’ çekilişinden diğer operatör kullanıcıları da yararlanabilecek. Amacımız, herkese daha iyi bir dijital deneyim yaşatmak. Dijital hayatın yenilik ve avantajlarından yararlanmak isteyenleri ‘Hediye Çarkı’ platformuna bekliyoruz.”

Hediye Çarkı “kişiye özel” fırsatlarla dönecek

Yeni dönemde “kişiye özel” bir sadakat platformuna dönüşmesi hedeflenen “Hediye Çarkı” platformunda çark çevirme hakkı haftalık olarak yenilenecek. Buna göre, çarkı çeviren her bir müşteriye çok avantajlı hediyeler sunulacak. Yenilenen platformda, saatlik GB’lar kaldırılarak20 GB’a kadar internet hediye edilecek. Platformda ayrıca, müşterilerin popüler uygulamalarda internetten yemeden kullanabileceği Sosyal Pass, Video Pass ve İletişim Pass paketleri ücretsiz sunulurken, Boyner ve Morhipo gibi seçkin markalardan indirimli alışveriş yapma imkânı da sağlanacak.

Çekiliş herkesin katılımına açık olacak

Yenilenen “Hediye Çarkı” platformundan Vodafone’lu olmayanlar da yararlanabilecek. Diğer operatör kullanıcılarının Vodafone Yanımda uygulamasını indirerek oturum açmaları ve ilgili yerlere ad-soyad bilgilerini girerek çekilişe kayıt olmaları yeterli olacak. Diğer operatör kullanıcılarının çekiliş dönemi boyunca toplam 1 katılım hakkı olacak. Vodafone’lular ise 8 hafta süresince her hafta çarkı çevirdikleri her sefer için 1 yeni çekiliş hakkına sahip olacak.

Aktif müşteri sayısı 11,5 milyonu aştı

Vodafone’un 3 yıl önce kullanıma sunduğu Vodafone Yanımda mobil uygulaması, müşterilere tüm ihtiyaçlarını tek platformdan kolayca karşılama imkânı veriyor. Fatura ödeme; fatura detaylarını öğrenme; TL yükleme; TL bakiyesini öğrenme; kalan kullanımları, kullanılan tarife ve paketleri, geçilebilecek tarifeleri görüntüleme; yurtdışı kullanıma açma; 4.5G açma; İnternet/Konuşma/Mesaj bilgilerine ulaşma; yurtdışını arama; yurtdışında konuşma; yurtdışında kullanım gibi işlemler için kullanılan Vodafone Yanımda uygulamasının aylık aktif müşteri sayısı 11,5 milyonu, aylık ziyaret trafiği ise 260 milyonu aştı. Vodafone abonelerinin her 36 saatte bir kullandığı Vodafone Yanımda, mobil uygulama analitik pazarının lider girişimlerinden App Annie’nin ilk 10’unda yer alıyor.

Türkiye’de 2018 telekomünikasyon dünyası

BTK 2018 telekomünikasyon rapor ve rakamlarını açıkladı. Üstünden konuşulması gereken konuları TKNLJ formatında küçük başlıklar halinde sizler için çıkardım. Özetle çok parlak değil durum. Ama neden değil… İşte bunları size maddelerle vereyim.

Vodafone çocuklara patronlu müdürlü programcılık öğretiyor

Türkiye Vodafone Vakfı, genç nesilleri dijital geleceğe hazırlamaya devam ediyor. Vakfın, Habitat Derneği işbirliği ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın desteği ile hayata geçirdiği “Yarını Kodlayanlar” projesi kapsamında kodlama eğitimlerini Türkiye’nin köy ve kasabalarına taşıma hedefiyle yola çıkan Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’nın yeni durağı Mardin oldu.

150 çocuğa kodlama eğitimi

Mardin Valiliği ve Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerel desteği ile Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’nda düzenlenen eğitimlerde yaşları 7-14 arasında değişen yaklaşık 150 çocuğateknolojinin dili kodlama öğretildi. Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’nda verilen eğitimlerle birlikte, Mardin’de bugüne kadar kodlama eğitimi verilen toplam çocuk sayısı 400’üaşarken, ilde devam eden sınıf eğitimleri ile toplam 500 çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelinde ulaşılan toplam çocuk sayısı ise 3 bin 800 olacak.

Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’nın Mardin’deki durağı, Sakarya Aycan Çaltekin İlkokulu oldu. Civar köylerden gelen çocukların da katıldığı eğitimleri Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ve Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır da izledi ve çocuklarla sohbet etti.

Colman Deegan: “Kodlama bilen nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz”

Vodafone olarak tüketen değil üreten bir nesil istediklerini belirten Colman Deegan, şunları söyledi:

“Teknoloji üretebilmek için dijital dünyanın dili olarak kabul edilen kodlamayı öğrenmek gerekiyor. Kodlama eğitimlerimizde çocuklarımız, programlama hakkında fikir sahibi oluyor, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapıyor, kendi hayal dünyalarını oluşturuyor, kendi oyunlarını üretebiliyorlar. Onlara yenilikçi düşünmenin kapılarını açıyoruz. Projemizi iki yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu süreçte 12 bini aşkın çocuğa kodlama öğrettik. Yeni dönemde hedefimiz, 20 bin çocuğa daha ulaşmak. Bu hedefle, Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı ile yola çıktık. Köy köy, kasaba kasaba dolaşarak mümkün olduğunca çok sayıda çocuğumuza ulaşmak istiyoruz. ‘Yarını Kodlayanlar’ ekibi olarak, Mardin’de daha önce de eğitimler düzenledik. Mardin’de bugüne kadar kodlama eğitimi verdiğimiz toplam çocuk sayısı 400’ü aştı. Devam eden sınıf eğitimleri ile birlikte Mardin’de toplam 500 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz.”

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ise şunları kaydetti:

“Habitat Derneği olarak, 20 yıldır toplumsal dönüşüm ve bilişim odaklı kalkınma alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşuyuz. ‘Yarını Kodlayanlar’ ile bilişim odaklı dönüşümümüzü çocuklar aracılığıyla gerçekleştirmek istiyoruz. Kodlama bilmek artık okuma yazma bilmek kadar önemli. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de kodlamanın ders olarak yer almamasının önündeki en büyük engel bunu verecek yetişmiş insan gücünün olmaması. Bunun için biz de projemiz kapsamında gençleri eğitiyoruz ve onlar da aldıkları eğitimi çocuklara ulaştırıyorlar. Şimdi yola çıkan Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’mız ile birlikte ülkemizin dezavantajlı bölgelerinde bu teknoloji eğitimlerine ulaşamayan çocuklara ulaşmayı hedefliyoruz. Mardin, ‘Yarını Kodlayanlar’ projemizde çok önemli bir yere sahip. Projenin ilk uygulama dönemindeki 5 pilot ilimizden bir tanesiydi. Burada gerçekleştirdiğimiz çocuk hackathon’u ile Türkiye’deki en büyük katılımlı çocuk hackathon’unu gerçekleştirdik.”

Herkes için kodlama

Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı, yaklaşık 7 ayda 6 bin km’nin üzerinde yol kat ederek 12 ilde 2 bin 500 çocuğa ulaşacak. Ziyaret ettiği illerde şehir merkezlerinin yanı sıra köy ve kasabalara da giden Yarını Kodlayanlar Eğitim Tırı’nda çocuklara yaklaşık 1 hafta süreyle her gün 2 ayrı seansta 4’er saatlik eğitimler veriliyor. Eğitimlerde, dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan MIT’nin (Massachusetts Institute of Technology) çocuklara yönelik geliştirdiği temel kodlama programı Scratch kullanılıyor.

Hedef 30 bin çocuk

“Yarını Kodlayanlar” projesiyle Türkiye’nin dört bir yanında yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara kodlama eğitimi veriliyor. Gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimlerin verildiği projeyle, Ağustos 2016’dan bu yana 30 ilde 12 bini aşkın çocuğa ulaşıldı. Projenin ilk yıl sonuçlarına göre, “Scratch ile kendi oyunumu yapabiliyorum” diyen çocuklarda %31’lik, “Bir yazılım problemini çözmek için daha zor ve uzun programlar yazabilirim” diyenlerde ise %35’lik artış görüldü. Yeni dönemde 20 bin çocuğa daha kodlama eğitimi verilecek. Böylece Nisan 2019 sonuna kadar tüm Türkiye’de toplam 60 ilde 30 binin üzerinde çocuk kodlama ile tanışmış olacak.

Sürpriz meslekler yolda

OECD’nin dijital ekonomi konulu son raporuna göre 3 çocuktan 2’si bugün bilinmeyen mesleklere sahip olacak. Gelecekte robot veterinerliği, holoportasyon uzmanlığı, etik hacker’lık, duygu tasarımcılığı, bilgi madenciliği, yapay organ imalatçılığı ve rüya gerçekleştiriciliği gibi meslekler ortaya çıkacak. Temelinde kodlamanın olacağı bu meslekler, 20 yıl içinde hayatımızdaki yerini alacak.

Vodafone Özil’de bize karşı gösterdiği cesaretini Kıbrıs için gösteremedi

Mesut Özil, Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektirdi. Almanya kupadan elenince Mesut Özil yüzünden olduğu öne sürüldü ve enteresan bir süreç başladı. Derin bir anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşandı ve bitti.

Daha doğrusu biz bittiğini sandık. AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Vodafone’un Mesut Özil’i reklam kampanyasından çıkardığı iddiasını içeren bir mesajı sosyal medya hesabından paylaştı: “Şirketin imajı zarar görmesin gerekçesiyle Vodafone Almanya Mesut Özil ile hazırladığı reklam kampanyasını iptal etmiş. VodafoneTR’nin bu duruma bir izahatı vardır elbette…”

Elbette Vodafone’un izahı vardı. Şunu söyledi şirket: Vodafone Türkiye ve Vodafone Almanya ayrı yapılar olarak kendi pazarlarında faaliyetlerini sürdürmektedir. Vodafone bünyesinde faaliyet gösteren her şirket, ticari tanıtım faaliyetlerini kendi pazarına yönelik olarak yürütmektedir. Vodafone Türkiye olarak, Türkiye’nin en büyük doğrudan yatırımcılarından biriyiz. Türkiye’ye yatırım yapmaya ve sosyal alanda katkılarımıza devam edeceğiz. Ülkemizin tüm değerlerine saygılı olarak ve yüksek hassasiyetle faaliyetlerimizi sürdürdüğümüzün altını çizeriz.

Bunun ütünde uzun uzun düşünüp ikna olaya çalıştım. Ama beceremedim. Çünkü aklıma hep Kıbrıs sorunsalı geliyordu: Vodafone bütün Telsim operasyonunu alarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki GSM şirketini de almış oldu. Fakat her nedense oranın adını Vodafone yapmadı. Telsim olarak bıraktı.

Neden adını Vodafone ile değiştirmedi? Size ne kardeşim orası ayrı burası ayrı niye demedi mesela İngilizlere, Yunanlılara ve hatta Güney Kıbrıs’takilere? Yani Almanya olunca ayrı yapılar oluyor Kıbrıs olunca mı bileşik kaplar kanununa giriyor konu?

Mutlaka bu açıklamadan mesut ve bahtiyar olanlar olmuştur. Ben ikna olmadım.

Vodafone 118 milyon Euro’ya Güney Kıbrıs’tan sabit operatör satın aldı

Vodafone Group, anlaşmanın ülke düzenleyici kurumları tarafından onay aldıktan sonra, Yunan sabit operatörü Cyta Hellas’ın satın alımını 118 milyon Euro karşılığında tamamladı.

Cyta Hellas, Kıbrıs Telekomünikasyon Kurumu’nun eski Yunan birimi: Vodafone, Yunanistan ile bir MVNO anlaşması ile sabit, geniş bant ve mobil hizmetleri sunuyor. 30.000 sabit geniş bant müşterisini, yüzde 8’lik bir pazar payına eşdeğer ve MVNO’su için 40.000 müşterisi var.

Vodafone, açıklamasında, satın alma işleminin “sabit ağını genişletmek, müşteri tabanını artırmak ve müşterilerinin yararı için ek yetenekler ve uzmanlık sağlamak” için yapıldığını söyledi.

2018 yılının GSMA Intelligence birinci çeyreği rakamlarına göre, Vodafone Yunanistan’ı ülkedeki en büyük ikinci mobil operatör olarak, yüzde 34 payla (hücresel IoT dahil) yerleştirdi.

Vodafone’un satın alması, şirketin Avrupa operasyonları boyunca birleşik hizmet sunma eğilimini destekler nitelikte.

Vodafone’dan dünyaya 150. yetenek ihracatı da yapıldı

Vodafone Grubu içinde önemli bir yetenek havuzu haline gelen Vodafone Türkiye’nin yurtdışına transfer ettiği yönetici sayısına 2 isim daha eklendi. Vodafone Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Pınar Kalay, Vodafone Grubu Teknolojiden Sorumlu İnsan Kaynakları Direktörlüğüne, Vodafone Türkiye Ücretlendirme ve Çalışan İlişkileri Direktörü Burak Balkış ise Vodafone Grubu Ürün ve Servisler İnsan Kaynakları Direktörlüğüne atandı. Böylece, Vodafone Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği yönetici sayısı 150’ye ulaştı.

Vodafone Türkiye ailesine Mayıs 2012’de katılan Pınar Kalay, şirketin Stratejik İnsan Kaynakları yapılanmasının kurulmasına ve güçlü bir işveren markası haline gelmesine öncülük etti. Kalay ayrıca, çalışan odaklı yüksek performans kültürü yaratma, çalışanların farklı yaşam evrelerinde ihtiyaçlarının belirlenmesi, Transformasyonel Liderlik Programı, İK stratejilerinde “dönüşüm liderliği” sürecini başlatarak, dijital transformasyonun gerçekleştirilmesinde katkısı olan “DijitalSen” ve Agile çalışma metodolojisi gibi birçok stratejik projeyi yönetti; çalışan bağlılığı ile ilgili aktif çalışmalar yaptı. Yaptığı bu çalışmalarla Vodafone Türkiye’nin “Great Place To Work” Birincilik Ödülü ve “Cross Generation Collaboration” Özel Ödülü almasına liderlik eden Kalay, aynı zamanda “Çeşitlilik ve Dahiliyet” alanında Vodafone Türkiye’yi farklı yönetim kurullarında temsil ederek bu konudaki bilinçlenmeye katkıda bulundu.

Vodafone Türkiye ailesine Mayıs 2004’te katılan Burak Balkış, maliyet bilincini ve duyarlılığını şirket kültürü haline getirmeye aracılık eden “Benim Vodafone’um Benim İşim” projesinde stratejik rol aldı; insan kaynakları alanında betimsel ve öngörüsel analiz yapabilmeye olanak sağlayan “İK analitiği” sistemlerinin kurulması, çalışanların kendi ihtiyaçlarına uygun “Esnek Çalışma” modeli ve “Yan Fayda” uygulamaları konusunda liderlik yaptı.

Vodafone’un bayram bilançosu: 11,5 milyon gigabayt internet

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Vodafone, bu yıl da Ramazan Bayramı’nda müşterilerine özgürce ve doyasıya iletişim kurmanın keyfini yaşattı. Türkiye genelinde 23,3 milyon abonesi bulunan Vodafone’un Ramazan Bayramı süresince gerçekleşen GSM trafiğine ilişkin açıkladığı verilere göre, Vodafone’lular arife günü ve bayramı kapsayan toplam 4 günde yaklaşık 900 milyon dakika konuştu, 440 milyon SMS attı ve 11,5 milyon GB mobil internet kullandı. Ramazan Bayramı’nı mobil internet üzerinden bayramlaşarak geçiren Vodafone’luların mobil internet kullanımı geçen yıla göre 1,5 kat arttı.

Bayram süresince en çok konuşan 10 il sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Samsun, Konya ve Van olurken, en çok SMS gönderen iller sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, Konya, Adana, Samsun, Antalya, Bursa, İzmir ve Van olarak gerçekleşti. En çok mobil internet kullanan iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Şanlıurfa, Balıkesir, Kocaeli ve Samsun şeklinde sıralandı.

Peki biz o bokları neden yedik?

Padişah veziriyle gezintiye çıkmış. Hava güzel, kuşlar cıvıl cıvıl. Keyif dolmuş yürürken. Derken yolda bir öbek bok görmüşler. Padişah keyifle vezirine takılmış: “Vezir şu bokların hepsini son kırıntısına kadar yersen kavuğu sana vereceğim padişah sen olacaksın…”

Vezir bir boka bakmış, bir padişaha. Hemen gidip hapır hupur boku son kırıntısına kadar yemiş. Herkes donup kalmış. Padişah o kadar adamın arasında verdiği sözü yutamamış. Sıkıntı içinde kavuğunu çıkarıp vezire vermiş.

Vezir önce acayip sevinmiş. Fakat sonra bir bakmış ki etrafında kellesini almak isteyen adamlar… Sırada bekleyen devlet işleri. Savaşlar… Bu kadar adamın idaresi… Yaptığına son derece pişman olmuş. Tam o anda imdadına yeni bir öbek bok yetişmiş. Heyecanla dönmüş eski padişah yeni vezire… “Şu bokları yersen kavuğu sana vereceğim” deyivermiş.

Pişmanlıktan ölen padişah durur mu? Koşmuş kafayı gömmüş bokun içine hepsini hapır hupur yemiş bitirmiş.

Saraya doğru dönerken sakalındaki bokları temizlemeye çalışan padişah “yahu” demiş vezire… “Demin sen vezirdin ben padişahtım. Şimdi yine sen vezirsin ben padişahım. Peki biz o bokları neden yedik?”

Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın yaptığı açıklamaya göre 24 Mayıs’ta Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilecek törende, tüm telekomünikasyon şirketleri sabit elektronik haberleşme altyapılarını karşılıklı kullanıma açan protokole imza atacaklar.

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Türksat CEO’su Cenk Şen arasında imzalanması beklenen anlaşma, ülkemizin gücüne güç katacak.

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, telekomünikasyon şirketlerinin aldığı bu kararın; uzun yıllardır süregelen fiber altyapı meselesini çözeceğini, yeni altyapı kurulması için yapılması gereken 25 milyar liralık yatırımı 4-5 milyara liraya düşüreceğini ve internet fiyatlarının düşmesine destek vereceğini dile getirdi.

Vodafone geleceğe 620 milyonluk yatırımla varabilir mi?

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy:

“Mali yılımızın ilk yarısında gerçekleştirdiğimiz 620 milyon TL yatırımın büyük kısmını 4.5G ve fiber alanında yaptığımız yatırımlar oluşturdu. Çünkü en önemli amacımız müşterilerimize verdiğimiz hizmet kalitesini sürekli artırmak ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu avantajlardan herkesin her yerde faydalanmasını sağlamak. 4.5G Türkiye’de hizmete sunulmaya başlandığında, ülkemizin en ücra köşesine kadar bu hizmeti götürmeyi taahhüt etmiştik. Bugün, 81 ilde 12 bini aşkın 4.5G iletişim noktasıyla Türkiye’nin en geniş 4.5G kapsamasını sunan operatörü olarak bu sözümüzü yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Eylül 2017 itibari ile 23,2 milyon abonemizin yaklaşık 11 milyonu 4.5G kullanıcısı. Abonelerimizin bize duyduğu bu güvenden hareketle, biz de yenilediğimiz 4.5G ve altyapı hizmet stratejimizi “Vodafone Güvenle Kapsar” ismiyle hayata geçirdik. Yeni stratejimiz kapsamında altyapı ve şebeke yatırımlarına aynı hızla devam edeceğimiz gibi, abonelerimize de önemli avantajlar sunuyoruz. WiFi üzerinden arama (VoWiFi) teknolojisi ile, ek bir uygulama kullanmadan sadece SIM kart ve WiFi bağlantısı ile abonelerimize yüksek ses kalitesiyle iletişim kurabilme imkanı sunuyoruz. Bu sayede Vodafone aboneleri uçak, asansör gibi hiç beklenmeyen yerlerde bile tüm dünya ile HD ses kalitesiyle konuşabiliyor. Herkesin her yerde 4.5G ve yeni nesil teknolojilerin avantajlarından, Vodafone kalitesinde kesintisiz hizmet deneyimi ile yararlanmasını sağlamaya devam edeceğiz.

Tüm bu yaklaşımların temelinde, müşterilerimizin ve toplumun yeni dijital trendlere uyum sürecine ve başarılarına destek olma vizyonumuz yer alıyor. Türkiye’nin dijital geleceği yeni teknolojilerin sayesinde heyecan verici olacak. Dolayısıyla biz de Vodafone olarak müşterilerimize, “Gelecek heyecan verici. Hazır mısın?” diyoruz.”

Netflix raporlarıyla Türkiye’nin hız haritası

Netflix… Dünyanın en önemli içerik platformlarından biri. 109 milyon abonesiyle 190 ülkede günde 125 milyon saatten fazla içerik gösterimi yapıyor. Dünyanın her yerinden kendine gelen müşterilerinin hızlarını inceleyen Netflix enteresan bir çalışmaya imza atıyor aylardır: Ülkelerin hızlarını düzenli olarak ölçüyor.

Peki bu hızları nasıl ölçüyor? Bunun için her ülkenin Prime Time adı verilen en çok yayın izlenen zaman dilimi içinde hızlarını alıyor ve ortalamasına bakıyor.

Bu noktadan itibaren Netflix tablolarından almamız gereken dersleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • Bu tablolar kesinlikle “şu servis sağlayıcı daha hızlı bu daha yavaş” önergesinin birincil göstergesi değil. Yazıda da belirttiğim gibi bunlar Netflix’e en hızlı ulaşan servis sağlayıcılar listesi
  • Burada dünyanın en hızlı bağlantısının 4,11 megabit olduğunu göz önünde bulunduracak olursanız hızların 3 virgül bir sayı olduğuna şaşırmamanız gerektiği ortaya çıkar. Öteki ülkelerde Netflix’e 50 megabitle ulaşan kimse yok yani.
  • Türkiye’nin ortalama hızı 3,24 megabit. İlk 6 sıradaki servis sağlayıcılarımızın 4’ü bu ortalamanın üstünde. Türk Telekom ve D Smart gerçekten çok düşük olunca ortaya böyle bir sonuç çıkıyor.
  •  Türkiye, 3,24 megabit ortalamasıyla 59 Netflix ülkesi arasında 31. sırada. Neredeyse tam ortadayız yani. Alt tarafımızda en diye dokunur ülke Japonya ve Fransa. Üstümüzde Trinidad var.
  • Türkiye’nin birinci sıradaki İsviçre ile arasında yüzde 27’lik bir hız farkı var. ABD ve İngiltere’den yüzde 13 daha yavaşız. Son sıradaki Venezuella’dan yüzde 61 daha hızlıyız.
  • Gelelim Türkiye karşılaştırmalarına: Türkiye’nin birinci sırasında 3,73 megabitle Türksat var. İkinci sırada Turkcell Superonline 3,67 megabitle geliyor. Listenin en ilginç ismi 3,41 ile TurkNet.
  • Şirketleri dünya ile karşılaştırdığımızda mesela 3. sıradaki TurkNet, dünyada 20. sırada; İsrail, İspanya, Kanada ve İtalya gibi ülkelerin ortalamasından daha hızlı gözüküyor.
  • Bu arada aylara uzanan bir bakış açısıyla baktığımızda Türksat ve Turkcell’in hızlarının giderek düştüğü gözlemleniyor. Türkiye’de hızı önceki ayara göre en çok artan şirket TurkNet olmuş ve onun altında da Vodafone var.
  • Bu tarzdaki yurt dışı kaynaklı hız ölçümleri, Türkiye’deki şehir efsanelerinin de yerle bir olmasına neden oluyor. E han kotasız internet kullandırdığı için TurkNet’in hızı giderek düşecekti? Dünya devi Vodafone’un üstüde, Türkiye’nin fiber şampiyonu karasal dev Türk Telekom’dan yüzde 16 daha hızlı…
  • Türkiye’ye daha çok internet baronu gelirse bu gibi yurt dışı hizmetlere daha hızlı erişebiliriz. Hatta keşke ülkemizde barındırılabilse bu hizmetler

Stadın altından yıldızlar çıkacak

Vodafone, Vodafone Park’ta Türkiye’nin en son teknolojiye sahip profesyonel müzik stüdyolarından birini açacak, müziğini geliştirmek ve geniş kitlelere ulaştırmak isteyen genç yeteneklere destek olacak.

Bizzat gittim gördüm. Dünyada bir stadyum içinde açılmış ilk dijital müzik stüdyosu olduğunu söylüyorlar bunda da haklı olabilirler. Kimin aklına gelir k bir stadyumun içine müzik çalışması yapacak gençler için stüdyo kurmak? Orada gençlerin hemen kendi ceplerinden verdikleri parayla alamayacakları ekipmanları da koymuşlar. İçeride şahane bir ses kontrol sistemi de var. Bir de bütün bunların üstüne orada bulunacak profesyonel ekiplerden koçluk alarak kayıt yapabilecekler. Daha ne isterler bilmiyorum.

Vodafone akıllıca bir şey yaparak bütün bunlara kendi tanınırlık ve iyi tanıtma gücünü de eklemiş. Mesela siz burada bir kayıt yapacaksınız… Beğenirlerse bunu kendi imkanlarıyla tanıtacaklar, gerektiğinde size single bile yapacaklar. Buradan canlı yayınlar yapacaklarını dile getiriyorlar.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy atını sağlam kazığa bağlamış. İşin en iyilerini almış getirmiş GNL Entertainment’ın Kurucusu ve CEO’su Alp Çağrı Günal ve müzik sektörünün deneyimli isimlerinden Şafak Ongan gibi…

Mekan zaten Türkiye’nin en prestijli alanlarından biri olan uluslararası stadyumun içi. Zaten insan oradan geçerken bile hafif bir gaz alma olayını yaşıyor. Bir de içeri girip müzik yapma filan… Gençlerin bunun üstüne atlaması lazım. Atlarlar gibi de geliyor bana.

Rakiplerinin müzik konusunda attığı önemli adamlar kadar adım attı Vodafone ve ötesine geçiyor. Engin Aksoy, konuyu şöyle özetledi:

“Vodafone olarak, müzik yatırımlarımızda genişbant teknolojilerini kullanarak hem daha iyi bir müzik deneyimi sağlıyor, hem de müziğin daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı oluyoruz. Vodafone FreeZone çatısı altında bugüne kadar müziğe 90 milyon TL yatırım yaptık. Önümüzdeki 5 yılda müziğin dijitalleştirilmesine 100 milyon TL daha yatırım yapmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin en son teknolojiye sahip profesyonel müzik stüdyolarından biri olan Vodafone FreeZone Stüdyo ile hem müzik yapan hem de müzik dinlemeyi seven gençlere ulaşmayı hedefliyoruz.

Müziğini daha profesyonel bir seviyeye taşımak isteyen gençler için teknik ve lojistik engelleri ortadan kaldırarak yaptıkları müziği daha geniş kitlelere ulaştırma imkânı sunacağız. Gençlerimiz, bu stüdyo sayesinde, kaliteli ekipmanlarla ve bir tonmaysterden teknik destek alarak kayıt yapabilecekler. Ayrıca, sevdikleri sanatçıların daha önce başka yerde görmedikleri performanslarını canlı izleyebilecekler. Böylece Vodafone FreeZone Stüdyo, hem bir ‘dijital müzik stüdyosu’, hem de bir ‘dijital konser sahnesi’ olarak hizmet verecek.

Yılda 1.000’den fazla müzik grubunun stüdyonun olanaklarından faydalanmasını hedefliyoruz. Bu yatırımımızın hem gençlerin gelişimine hem de sektörün büyümesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Vodafone FreeZone olarak, ‘müzik’ ve ‘müzik alanında genç yetenekleri desteklemek’ denince akla gelen ilk marka olmak istiyoruz. Bu kapsamda, gençlerin yeteneklerini özgürce sergileyebilecekleri alanlarda onlara yeni fırsatlar sunmaya devam edeceğiz.”

Mekan, Vodafone FreeZone Stüdyo, Türkiye’de müzik yapan tüm gençlere açık olacak. Genç yetenekler, haftanın 6 günü 12.00-24.00 saatleri arasında hizmet verecek Vodafone FreeZone Stüdyo websitesi üzerinden online rezervasyon yaptırarak stüdyoda 4 saat boyunca diledikleri gibi çalışabilecek, tonmaysterden teknik koçluk alarak kayıtlarını gerçekleştirebilecek ve stüdyodan çıkarken bu kayıtları alabilecek. Böylece Vodafone FreeZone Stüdyo, genç müzikseverlere profesyonel kayıt yaparak Türkiye genelinde isimlerini duyurma fırsatı verecek.

Vodafone FreeZone Stüdyo, müzik yapan gençlerin yanı sıra müziksever gençlere de imkânlar sunacak. Bu gençler, sevdikleri sanatçıların canlı konserlerini her ay en az 1 kere Vodafone FreeZone Stüdyo websitesi üzerinden ister cep telefonlarından, ister bilgisayarlarından, isterlerse tabletlerinden izleyerek ve etkileşime geçerek dijital konser deneyimi yaşayabilecek. Müziksever gençler, bu sanatçıların başka yerde bulamayacakları performanslarını, hikâyelerini ve röportajlarını Vodafone FreeZone Stüdyo websitesinden ve Vodafone FreeZone YouTube kanalından takip edebilecek. YouTube kanalında farklı müzik tarzlarından sanatçıların katılacağı ve Vodafone FreeZone Stüdyo içinde gerçekleşecek etkinliklerin videoları yayınlanacak. Vodafone FreeZone Stüdyo ayrıca, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle düzenlenecek özel performanslara da ev sahipliği yapacak.

Vodafone FreeZone Stüdyo’da kayıt yapan gençlerin videoları da çekilecek ve bu videolar gençlerin seslerini geniş kitlelere duyurabilmesi için Vodafone FreeZone YouTube kanalına yüklenerek Türkiye geneline ulaştırılacak. Performanslar arasından seçilecek bir gruba single yapma fırsatı da sunulacak. Böylece genç yetenekler, yeni hayranlar ve takipçiler kazanarak sektörde keşfedilme şansı elde edecek.

Kayıt yapan gençlerin yanı sıra stüdyoda gerçekleşecek canlı konserler, özel performanslar ve farklı tarzlarda içerikler de YouTube kanalında yer alacak. Ayrıca, müzik dünyasının bilirkişilerinin eğitici ve yönlendirici videoları Vodafone FreeZone YouTube kanalından tüm gençlerle paylaşılacak.

Hedef, yılda 1.000 müzik grubu

Müziğiyle özgürce kayıt yapmak isteyen tüm gençler Vodafone FreeZone Stüdyo’dan sembolik ücretlerle faydalanabilecek. Vodafone FreeZone’lu gençler için stüdyo rezervasyonlarında ve canlı konserlerde %50 indirim sağlanacak. Stüdyodaki içerikler ise Vodafone FreeZone YouTube kanalından tüm gençlerin erişimine açık olacak. Vodafone’lu gençler, Vodafone’un özel paketleri sayesinde YouTube içeriklerini internetlerinden yemeden de tüketebilecek.

Vodafone FreeZone Stüdyo ile rezervasyon aracılığıyla 1 yılda 1.000’den fazla müzik grubuna, canlı konserlerle 1 milyonu aşkın kişiye, YouTube kanalındaki içeriklerle de Türkiye genelinde tüm gençlere ulaşılması hedefleniyor.

Özel akustik mimari

Toplam 110 metrekare alana kurulan Vodafone FreeZone Stüdyo, ses mühendislerinin çalışabileceği bir kontrol odasının yanı sıra özel etkinlikler için oturma düzenine de sahip bulunuyor. Özel akustik mimari tasarıma sahip kontrol odası, video kayıt, audio prodüksiyon, post prodüksiyon, mastering, online streaming, konser gibi fonksiyonlar düşünülerek tasarlandı.

Diğer yandan, canlı performans ve video yayın platformu gibi ihtiyaçlara da yanıt verecek şekilde çokfonksiyonlu olarak tasarlanan kayıt odasında ise dünyadaki benzerlerinden farklı olarak bir sahne platformu yer alıyor. Normal kayıt formunda 16 müzisyenin aynı anda icrasına imkân tanıyan kayıt odası, oturarak 30, ayakta 50 kişilik seyirci kapasitesine sahip bulunuyor.

Vodafone’dan çocukları güvenle izlemek için saat çözümü

Geleceğin dijital teknolojileri konusunda müşterilerinin “dijital yol arkadaşı” olmayı hedefleyen Vodafone, Alcatel tarafından geliştirilen yeni “Akıllı Çocuk Saati” çözümüyle ebeveynlere çocuklarını günün her saatinde takip etme ve diledikleri zaman onlarla iletişim kurma imkânı veriyor. Dijital Yaşam Tarifesi ile birlikte gelen “Akıllı Çocuk Saati”, 12 ve 24 ay taksit seçenekleri ve tarifeye ek ayda 10 TL’den başlayan fiyatlar ile sunuluyor. GPS konum belirleyici, güvenli bölge oluşturma, yalnızca ebeveyn tarafından belirlenen en fazla 10 kişiyle konuşma ve sesli mesajlaşma gibi özellikler içeren “Akıllı Çocuk Saati”, ebeveynlerin çocuklarını takip edebilmesi için güvenilir bir çözüm sunuyor.

Müşterilerinin yaşam kalitesini yükselten dijital teknolojiler sunmaya devam ettiklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi:

“Vodafone olarak, dijitalleşmeyi mümkün olduğu kadar çok insanın hayatına entegre edecek, dijital bağlantılı yaşamı bireyler ve kurumlar için kolay ve erişilebilir kılacak yenilikçi ürün ve servisler sunmaya odaklanıyoruz. Herkesi geleceğin heyecan verici yeni teknolojilerinden yararlanmaya davet ediyoruz. Bu doğrultuda, çocuklarına her an her yerden ulaşmak ve nerede olduğunu bilmek isteyen tüm anne babalar için güvenilir bir çocuk takip çözümü sunuyoruz. Alcatel işbirliğiyle sunduğumuz ‘Akıllı Çocuk Saati’ ile ebeveynler çocuklarını günün her saatinde takip edebilecek ve diledikleri zaman onlarla iletişim kurabilecek. Vodafone olarak, abonelerimizin hayatını her alanda kolaylaştırmaya ve akıllı hale getirmeye devam edeceğiz.”

Ağırlıklı olarak 4-10 yaş aralığındaki çocuklar için geliştirilen “Akıllı Çocuk Saati”, GPS konum belirleyici, yalnızca ebeveyn tarafından belirlenen en fazla 10 kişiyle konuşma ve sesli mesajlaşma, acil durumlar için en fazla 10 numaranın kaydedilebildiği SOS butonu ve 112’yi arama, güvenli bölge tanımlama, güvenli bölge giriş/çıkış uyarıları, güvenli kişileri tanımlama gibi özellikleriyle ebeveynlerin çocuklarını takip edebilmesi için güvenilir bir çözüm sunuyor.

Suya ve toza dayanıklı olan “Akıllı Çocuk Saati”, 4 güne kadar bekleme süresi, çocukların hareketlerini izleme imkânı veren adım sayar, Nano SIM kart girişi, iOS/Android uygulamaları gibi özellikleriyle hem ebeveynlerin hem de çocukların hayatında önemli kolaylıklar sağlıyor.

Fiber kullanıcı sayısı konusunda hala anlaşamamak

Türkiye’de fiber, internete bağlanmanın en hızlı, hatta en hesaplı yolu. Ama bir sorunumuz var ki fiberin evlere girebilmesi için ülkede ciddi yatırımlar yapılması gerekiyor. Bu yatırımlar uzun süre o ya da bu sebeple, o ya da bu şekilde engellendi. Ama şirketler Türkiye’de fiberin yaygınlaşması için çok ciddi çabalar sarfettiler.

Mesela Turkcell Superonline, fiber satabilmek için 5,2 milyar TL yatırım yaptı. Bunun karşılığında 40 bin kilometre fibere kavuştu. Ama en önemlisi, homepass adı verilen, fiber almaya muktedir, içine fiber internet girebilecek hane sayısı 3 milyona ulaştı.

Bu noktada rakibi Türk Telekom rakamlarına bakalım. Türk Telekom’un Türkiye sınırları dışında Turkcell Superonline kadar, yani 40 bin kilometre fiberi var. 246 bin kilometre döşenmiş fiberi var. 15,4 milyon haneye ulaşıyor.

Haberin derinliklerine indiğimizde karşımıza 1,2 milyon fiber müşterisi çıkıyor Turkcell’e ait. Türk Telekom resmi çeyrek açıklamasında 2,2 milyon fiber müşterisi olduğunu söylüyor. Diğer taraftan BTK’nın pazar verisi açıklamalarına baktığımızda kurum Türkiye’de fiber abone sayısının 2,1 milyona yaklaştığını söylüyor.

Şimdi Türkiye’deki yakışıklı insan sayısını araştırıyoruz dersek, yakışıklılık göreli bir kavram olduğu için kimine göre 1 milyon, kimine göre 3, kimine göre 40 milyon çıkması normal. Ama fiber bu. Işıl ışıl bir kablo bu. Evde olursa anlarsınız, yoksa hemen belli olur zaten. Yani BTK’nın bir önceki çeyrek verilerine bakacak olursanız Türk Telekom’un rakamı kesin yanlış, Turkcell’in rakamlarının yanlış olma ihtimali var. Ya da ikisi de doğru ve yıllardır pazar verilerini toplayan, bu verileri Türk Telekom, Vodafone ve Turkcell’den bizzat alan BTK yanılıyor.

Bunun ötesinde Turkcell Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan iki yıldır pazar lideri olduklarını söyleyerek Türk Telekom’un 2 milyonun üstünde fiber rakamını da gömecek açıklamalar yapıyor.

Yani bugün haydi bizim gibi yıların teknoloji muhabirlerini bir kenara bırakın. Diyelim ki Türkiye’ye bir şirket geldi yatırım yapmak için veya ürün satmak için veya Türkiye’nin hızlı internetine güvenerek iş yapmak için… Adam fiber kullanıcı sayısını soruyor. Acayip acayip, değişik değişik rakamlar çıkacak karşısına hepsi güvenilir olan kaynaklardan. Borsaya yıllardır açık şirket bir rakam söyleyecek, onu regüle eden kurum bambaşka bir şey söyleyecek.

Siz sıkılmadınız mı bundan?

Devletim bir el atsa bu rakamlara da kimin neyi söylediğini anlasak…

Vodafone dakikayla datayı nasıl buluşturduğunu anlattı

Vodafone Gani isimli tarifesiyle büyük bir yeniliğe imza attığını duyurdu. Buna göre dakika verecekti, biz bu dakikayı istersek konuşma istersek internet olarak kullanacaktık. Bunun için şöyle bir bülten ve açıklama gönderdi:

(…) Faturasız abonelere GB hesabı yapmadan interneti özgürce kullanma imkânı veren “Vodafone Gani Tarifeler” ile 3000 dakikaya kadar internet ilk kez ve sadece Vodafone’da sunulacak. Tarife içeriklerini ihtiyaçları doğrultusunda kendileri paylaştıracak olan aboneler, Gani Dakikaları isterlerse internete girmek, isterlerse konuşmak için kullanabilecekler.

(…) “Vodafone Gani Tarifeler” kapsamında sunulan ve “dakikanın bir üst modeli” olarak tanımlanan Gani Dakikalar, hem internete girmek, hem de konuşmak için kullanılabiliyor. Gani Dakikalar kapsamında yapılan yurtiçi her yöne aramalar ve yurtiçi mobil internet kullanımı aynı kotadan düşüyor. Örneğin, 750 Gani Dakika hakkı olan ve 10 dakika mobil internet kullanımı yapan bir abonenin, yurtiçi her yöne aramalarda ve yurtiçi mobil internette kullanmak üzere 740 Gani Dakikası kalıyor. Bu abone daha sonra 20 dakika arama yaparsa, yine aynı kotadan düşüyor ve yurtiçi her yöne aramalarda ve yurtiçi mobil internette kullanabileceği 720 Gani Dakikası kalıyor.

(…) “Vodafone Gani Tarifeler”de abonelerin internet kullanımı MB üzerinden değil dakika üzerinden hesaplanıyor. Abone, sadece veri indirdiği zaman internetinden düşüyor. Başka bir deyişle, abone internete kaç dakika aktif olarak girerse, o kadar Gani Dakika harcıyor. Örneğin, 5 dakikalık bir video izleyen abonenin internet kullanımı MB ile ölçülmüyor, bakiyesinden 5 Gani Dakika düşüyor.

Vodafone Faturasızlar, Gani Dakika haklarıyla 30 gün içinde 30GB’a varan internet kullanabiliyor. Örneğin, 1500 Gani Dakikası olan bir abone, 1 ayda 10 saat HD dizi izleyebiliyor, 5 saat müzik dinleyebiliyor ve 15 saat sosyal medyada fotoğraf paylaşabiliyor.

“Vodafone Gani Tarifeler”de, arka planda çalışan uygulamalar internetten yemiyor. Buna göre, 1 dakikada 100KB’ın altında veri kullanıldığı sürece Gani Dakika bakiyeden düşmüyor. Örneğin, arka planda kendini güncelleyen hava durumu uygulamaları ya da WhatsApp’a gelen okunmamış mesajlar için Gani Dakika harcanmıyor.

“Vodafone Gani Tarifeler”, 20 TL’den başlayan fiyatlarla 3 ayrı tarife halinde sunuluyor. Buna göre, “Gani M Tarifesi” 750 Gani Dakika, “Gani L Tarifesi” 1500 Gani Dakika ve “Gani XL Tarifesi” ise 3000 Gani Dakika içeriyor. Tüm tarifelerde Gani Dakikalara ek olarak 100 SMS hakkı da sunuluyor.

 

Açıkçası bu açıklama gelince benim anlayamadığım kafamda tam anlamıyla oturtamadığım noktalar oldu. Hatta öyle ki gazeteci arkadaşlarla bunu tartıştığımızda akıl fikir yürüterek işin içinden çıkmakta zorlandık. Ben bülteni anlamadığımı itiraf etme pahasına Vodafone’a sorularımı gönderdim. Sağolsunlar açıklıkla yanıtladılar. Kafamıza takılan bu soruların cevaplarını da sizinle paylaşmak istiyorum…

Vodafone dijital TV işine giriyor

Bazen siz haber arar bulursunuz bazen haber sizi bulur.

Linkedin İş Arama sayfaları bana Vodafone TV içerik sorumlusu arıyor dedi. Gerçekten mi dedim ve detayına tıkladım.

Detaylara bakacak olursanız Türkiye’de dijital “transformasyon”dan sorumlu olunacağını duyuruyor. “Manager” seviyesindeki kişi, Vodafone Türkiye’nin Connected Home&TV Services yöneticisine raporlayacakmış.

Peki neler bekleniyor bu işi yapacak olan kişiden? İçerik stratejisini yaratacak ve hayata geçirecek. İçerik sağlalıcılarla uzun vadeli ilişki tesis edecek. İçerik anlaşmalarını yapacak. Günlük içerik operasyonlarını yürütecek. Finans ve hukuk gibi iç birimlerle düzenli olarak konuşup görüş alışverişi yapacak. Ayrıca analizler de yapacak.

Evet dijitalleşmeye bu kadar önem veren Vodafone’un şimdiye dek bir dijital televizyon kurmasını bekliyorduk. Hatta Netflix ile bir işbirliği yaparlar diye de bekledik. Bugün yarın çıkar diye konuşuyorduk gazeteciler kendi aramızda…

Bunu soru olarak yöneltsem muhtemelen Vodafone evet ya da hayır cevabı vermekte zorlanırdı. Linkedin aracılığıyla öğrenmek açıkçası sürpriz oldu.

İngiltere’de 2015 yılından beri var. İspanya ve Yeni Zellanda gibi ülkelerde zaten sürdürüyor dijital televizyon organizasyonlarını…

Bu hikayeden alınacak ders, kurumsal iletişimin sosyal medyaya yansıyan TÜM iletişimi kontrol etmesi, en azından tamamından haberdar olması şart.

 

Vodafone Kurumsal’ın başına “Şahin” geliyor

Vodafone Türkiye üst yönetiminde yeni bir atama gerçekleşti. Meltem Şahin, 1 Ağustos 2017’den itibaren geçerli olmak üzere Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi İcra Kurulu Başkan Yardımcılığına getirildi. Son olarak Millenicom Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Şahin, Vodafone’un Türkiye’yi uçtan uca dijitalleştirme vizyonu doğrultusunda yenilikçi endüstriyel ürün ve çözümlerin hayata geçirilmesinden sorumlu Kurumsal Pazarlama ve Kurumsal Satış ekiplerine liderlik edecek. Vodafone Türkiye İcra Kurulu’ndaki ikinci kadın yönetici olan Şahin, şirketin “Yarına Hazırım Platformu” ve “Akıllı Şehirler” gibi alanında öncü kurumsal programlarını da yönetecek.

Son olarak EWE Turkey Grup bünyesindeki Millenicom şirketinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Meltem Şahin, bu görevleri kapsamında şirketin büyüme esaslı bir şirkete dönüşme sürecine liderlik etmiştir.

Millenicom’a katılmadan önce 10 yıl boyunca Turkcell bünyesinde pazarlama ve müşteri deneyimi alanlarında farklı deneyimleri olan Şahin, Superonline Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı, Eğlence ve IoT Servisleri Direktörlüğü, Müşteri Deneyimi Direktörlüğü gibi görevler üstlenmiş aynı zamanda  Müşteri Merkezli Dönüşüm programına liderlik etmiştir.

Şahin, Sony Ericsson ve Procter & Gamble şirketlerinde de çeşitli yerel ve global görevler üstlenmiştir.

Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun Şahin, Bilkent Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı programını tamamlamıştır. Şahin, evli ve iki çocuk annesidir.

Bu yıl kişi başı ortalama 72,9 gigabayt internet kullandık

BTK’nın 2017 birinci çeyrek raporu alışılmışın üzerinde bir gecikmeyle bugün itibarıyla yayımlandı. Çok enteresan ve üstünde konuşmaya değer veriler var. Bunları size yine TKNLJ formatında sunayım, üstünde konuşacak çok şeyimiz olacak…

  • Gelirler itibarıyla bakıldığında Türk Telekom ve Avea’yı iki ayrı şirket gibi düşündüğümüzde Türk Telekom resmen üçüncü şirket konumuna geriledi.
  • Gelirler açısından bakıldığında Vodafone ile Turkcell arasında sadece 600 milyon liralık bir fark kaldı
  • Yatırımlar açısından bakıldığında 2017 ilk çeyreğinde Turkcell 330 milyonun üstünde yatırımla toplam 736 milyonluk operatör yatırımları arasında birinci sırayı, neredeyse yüzde 50’lik payı aldı.
  • En az yatırımı 118 milyon liralık yatırımıyla geçen senenin zarar şampiyonu Avea gerçekleştirirken fiber işine giren Vodafone’un 143 milyon liralık yatırımda kalması dikkat çekti
  • Türkiye içindeki arama pazarında dakika bazında düşüş iyiden iyiye kendini göstermeye başladı. 2016 3. çeyrekte 64,2 milyar dakikaya çıkan konuşma, 2017 birinci çeyrekte 62 milyara düştü.
  • Sabit telefon görüşme dakikaları, çeyrek bazında 2,1 milyar dakikaya kadar düştü.
  • Şikayet sayıları aslında Türkiye’nin hale-i ruhiyesini gösterir nitelikte: 2016 son çeyreğiyle 2017 başında mobilden şikayet oranı 14 binden 26 bine kadar zıplamış. Bunda 4G’nin etkisi mi var, oluşturulan yanlış tarifelerin mi yoksa şirketlerin eskiye oranla müşteriye karşı daha umarsız olmaları mı… Bunu sizin değerlendirmenize bırakıyorum. (Mobil hizmetlerde gelen en çok şikayeti yüzde 21,6 ile faturalar oluşturuyor)
  • Telefon pazarında Serbest Telekom Hizmeti veren işletmecilerin payları giderek artıyor artmasına ya… O pazarın da lideri Türk Telekom’un TTnet’i ve Turkcell’in Superonline’ı… üçüncü sırada gelen Türksat’ı da bir kenara bırakırsak en serbest işletmeci olarak Turk.Net gözüküyor. Onun pazar payı yüzde 5,8…
  • Türk Telekom gelirlerinin lideri yüzde 58 ile erişim… Bir çeyrekteki payı yüzde 5’e yakın artmış.
  • Türk Telekom’un yüzde 25,8 olan telefon gelirleri 713 milyon. Bir başka bakış açısıyla erişim gelirleri 1,6 milyar TL.
  • Uluslararası aramalarda Türk Telekom pazar payı ilk kez diğerlerinin altına düştü. Yüzde 47,4’ye kadar geriledi. Dışarıdan Türkiye’nin arandığı trafiklerde ise STH’lar yüzde 80,2 ile inanılmaz derecede uçtular.

Vodafone köyden şehire indi: TechCity 2.0

Vodafone akıllı köy hareketi başlatmıştı. Böylece tarımı ve köy hayatının daha iyi hale gelmesi için deneyler ve herkesin işine yarayacak adımlar atacaktı. Ardından bunu bir adım ileri götürerek köy hayatının dışında, şehirlerde de bir hayat olduğunu ortaya koydu ve şehir hayatını incelemeye başladı.

Huawei ve Vodafone Türkiye, TechCity2.0 Projesini İstanbul’da başlattı. Bu yeni proje, Türkiye’nin dijitalleşmesine öncülük eden, hem gelecek teknolojilerdeki liderliğini hem de dikey yapıyı ve toplumsal değerleri geliştiren Vodafone Türkiye ile her iki tarafın da daha geniş bir işbirliği yapmasını sağlayacak.

TechCity2.0 Projesi ile her iki şirket de sadece yeni teknolojileri sağlamak ve bunları ticari olarak devreye almak için işbirliği yapmayı sürdürmekle kalmayacak; aynı zamanda çeşitli teknoloji ve çözüm kümeleri sunarak ticari başarı ve sosyal değerlerin gelişmesini sağlayacak. Proje anlaşması, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Huawei Orta Asya ve Kafkasya Bölge Başkanı James Chen tarafından imzalandı. İstanbul, Mayıs 2016’da dünyanın önde gelen 14 Teknokent’inden (TechCity) biri seçilmişti. Proje, İstanbul’daki megakent sorunlarına çözümler üretiyor; yenilikçi teknoloji ve hizmetler sunarak hayatı kolaylaştırarak, iletişim deneyimini geliştiriyor.

TechCity projesi geçen yıl bazı ileri teknolojileri Türkiye’de başarıyla devreye soktu. Vodafone Türkiye sponsorluğundaki Beşiktaş stadyumunda TechCity projesi kapsamında 4*4 MIMO ve CRAN teknolojisi kullanıldı. Bu sayede stadyumu dolduran binlerce kişiye mükemmel bir kapasite ve hız sağlandı. Stadyumun mağazasında, Huawei Lampsite baz istasyonuyla dünyanın ilk ticari lisanslı ve lisanssız bantlarını (LAA 3CC) birleştiren (LAA CC) teknolojisi kullanılarak 400Mbps hızlarına ulaşıldı. Kapsama alanı ve kapasiteyi artırmak için DRAN ve Easy Macro çözümleri kullanılarak, üniversite alanları, oteller, konser, sosyal etkinlik alanları ve çok kalabalık ulaşım yolları gibi yoğun alanlarda en iyi internet deneyimi sağlandı.

Vodafone Türkiye ve Huawei, GL frekans (spektrum) paylaşım çözümünün dünyadaki ilk denemesini Vodafone’un İstanbul’daki ticari ağlarında yakın zamanda gerçekleştirdi. Bu yenilikçi çözüm, hem LTE veri hızını hem de hücre kapasitesini artıran GSM ve LTE arasındaki frekans paylaşımını mümkün kılıyor. LTE, 5M ile karşılaştırıldığında, LTE tepe noktası oranı yaklaşık yüzde 80 artıyor. Bu da müşterilerin daha yüksek hızlara ulaşmasını ve daha iyi bir 4.5G deneyimi yaşamalarına imkân sağlıyor.

Akıllı Köy + Akıllı Köylü = Zengin Köylü + Ucuz Yiyecek + Tasarruf

Bu ülke ne yaparsak yapalım bir tarım ülkesi. Tamam teknoloji ile ilgili adımlar atılsın diye kasıyoruz kendimizi. Ama bu, bizim genetik gerçekliklerimizi değiştirmiyor. O zaman ne yapmak lazım? Teknoloji ve tarımı tek bir potada eriterek ileri doğru atılacak doğru adımları hedeflemeliyiz…

Vodafone bu konuda benim şimdiye dek gördüğüm en iyi pilot çalışmalardan birini gerçekleştirdi. Aydın’da Kasaplar Köyü’nü hedef aldı.

Toplam 298 dönüm araziye yayılan Vodafone Akıllı Köy projesi için 88.400 metrekarelik bitkisel üretim alanı, üst kullanım hakkıyla birlikte 25 yıllığına Koçarlı Belediyesi’nden kiralandı. Diğer yandan, 26.000 m2’lik mera alanı, Aydın Valiliği, Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Kasaplar Köyü halkı tarafından 5+5 yıllığına ıslahı ve bakımı karşılığı proje kullanımına verildi. Vodafone Akıllı Köy için 10 yılda yaklaşık 23 milyon TL’lik yatırım yapılma taahhüdü verildi.

Altyapı çalışmalarına 2015 yılında başlanan Vodafone Akıllı Köy’de, modern meyvecilik alanı, tül altı sebzecilik alanı, modern sera uygulamaları, açık tarla sebze ve yem bitkisi yetiştiriciliği, meyve ve sebze işleme deposu, soğuk hava tesisi, toplu sağım ve süt soğutma sistemi, modern mera (otlak) alanı gibi tarım teknolojisinin uygulanacağı alanlar ile birlikte izleme ve takip merkezi, su ve gübre yönetim merkezi, hayvan besleme ve yönetim merkezi, çiftçi karar destek merkezi, yenilenebilir enerji çözüm merkezi, toprak yaprak analiz laboratuvarları, deneyim atölyeleri, eğitim merkezleri, sosyal yaşam ve spor tesisleri gibi bölümler olacak. Vodafone Akıllı Köy’de kurulacak bu modelin domino etkisiyle tüm Anadolu’ya yayılarak Türkiye’deki 38 bin köy ve kırsal yerleşkeye ulaşması hedefleniyor.

Bizim her köyün verimliliğinde yüzde 50’lere varacak bir artırım sağlamamız çevre ülkeler üstünde etkinliğimizi de artırır, ülke enflasyonunu anlamsızca körükleyen gıda harcamalarını da azaltır.

Bunun ilk örneklerinden biri sulama alanında karşımıza çıktı.

Vodafone ve TABİT işbirliğiyle çiftçilerin ekonomik ve sosyal kalkınmasına destek olma hedefiyle Aydın’ın Kasaplar Köyü’nde hayata geçirilen Vodafone Akıllı Köy’de yeni bir işbirliğine daha imza atıldı. 1965 yılında kurulduğu günden bu yana akıllı sulama çözümleriyle tüm dünyadaki tarımsal üreticilerin daha az kaynak kullanarak daha fazla verim almalarına yardımcı olan Netafim, küçük üreticilerin verim ve kârlılığını artırmak için onları ileri teknolojiye sahip sulama ve kontrol sistemleriyle tanıştırdı.

Ülkemizde biz ne kadar su tasarrufu yaparsak yapalım, gerçek hayatta bunun gerçekliği yok. Çünkü toplam su kullanımımızın yüzde 74’ü tarımsal sulamada kullanılıyor. Özellikle aile çiftçiliği yapılan kırsal alanlarda çoğunlukla geleneksel sulama yöntemleri kullanılmaya devam ediyor. Yanlış sulama rejimleriyle kaybedilen su sizin sifondan yapacağınız tasarrufu gözle görünmez hale getiriyor.

Bunun yanında bitkinin ve toprağın ihtiyacından fazla suyun kullanıldığı geleneksel yöntemler hem bitkisel üretime zarar veriyor hem de su rezervlerini tüketiyor. Netafim işte bu noktada devreye giriyor.

Vodafone Akıllı Köy’deki IoT (Nesnelerin İnterneti) uygulamaları Netafim’in sunacağı sulama otomasyon sistemlerini de destekleyecek. Buna göre merkezi bir sunucu ile iletilen ve sulama sistemleri üzerindeki alıcının Vodafone SIM kartı tarafından aldığı sinyaller sulama otomasyonunu meteorolojik veriler de dikkate alınarak aktifleştiriyor ve böylece bitkinin en doğru zamanda ve en doğru miktarda suyla buluşmasını sağlıyor.

Vodafone Akıllı Köy’de her çiftçinin ve ürünün ihtiyacına yönelik basınç ayarlı ve ayarsız damla sulama boruları, otomatik filtrasyon sistemleri, monitörleme, otomasyon, otomatik gübreleme ve uzaktan kontrol sistemleri bulunuyor.

Üretimin damla sulama ve kontrol sistemleriyle desteklenmesi sayesinde, su ve zaman kullanımından kaynaklı maliyet tasarrufunun yanı sıra mahsulde de kayda değer bir verimlilik artışı gözlendi. Böylece, tarımsal üretimi daha kolay ve verimli hale getirmek mümkün oldu ve 30 bin marul üretmeyi başardılar. Ürünlerini yerel ve ulusal zincir marketlerde satışa sunan kadın çiftçiler, günde 2 saatlik bir çalışmayla ilk hasattan yaklaşık 25 bin TL’lik ek gelir elde etti.