Apple vergi indirimini aldı ABD’ye 350 milyar dolar getiriyor

MANŞET, RAPORLAR, ULUSLARARASI TELEKOM

Apple, yurtdışı nakit ödemelerde yeni yatırım ve vergi ödemelerinin karışımı ile önümüzdeki beş yıl içinde ABD ekonomisine 350 milyar doları “pompalama” sözü verdi.

Şirket, yaptığı açıklamada; ABD’ye geri göndermeyi planladığı şu anda deniz aşırı fonlarda duran 250 milyar dolarla 38 milyar dolarlık rekor bir vergi ödemesi yapacağını açıkladı.

Neden oldu bu? Çünkü Apple Aralık 2017’de yürürlüğe giren vergi yasasındaki değişikliklerden yararlandı: Kurumsal vergi oranları yüzde 35’ten yüzde 21’e düşürüldü. Bir de bunların üstüne yurtdışında depolanan nakitlerin bir defalık geri dönüş oranını yüzde 35’ten yüzde 15,5’e düşürüldü. Geri dönmek için güzel fırsatlar bunlar.

Beş yıllık finansman rehininin bir parçasını oluşturan Apple, yerli veri merkezlerini genişletmek için 10 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı planlarken sermaye harcamalarına 30 milyar dolar ayırdı.

Şirket ayrıca, Gelişmiş Üretim Fonu yatırımlarını 1 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarmayı planlıyor. Fon, mevcut ABD merkezli üreticilere destek sağlıyor ve diğer şirketleri piyasaya girmeye yardımcı oluyor.

Yeni işler de gündemde: Apple, henüz inşa edilecek bir Amerikan kampüsünde ve ABD’deki diğer yerlerinde 84 bin çalışan iş gücüne 20 bin yeni çalışan ekleyeceğini taahhüt etti. Şirket, Apple müşterilerine teknik destek sağlayacak yeni kampüsün yerini bu yılın ilerleyen saatlerinde ilan edecek.

Apple’ın CEO’su Tim Cook, “Amerikan yaratıcılığının gücüne derinden inanıyoruz ve yatırımlarımızı iş yaratma ve işe hazırlık üzerinde doğrudan etkide bulunabileceğimiz alanlara odaklıyoruz” dedi.

Şirket, 2018’deki Amerikan tedarikçilerine yaklaşık 55 milyar dolar kazandıracağını da notlarına ekledi.

Apple, eğitim alanındaki çabalarını güçlendirme planlarını detaylandırdı ve kodlama becerilerindeki eksikliği gidermek için harekete geçilmesi gerektiği belirtildi. Şirket, sözde iOS uygulama ekonomisinin şimdiye kadar ABD’de 1,6 milyon iş yarattığını ve yalnızca 2017 yılında yerli uygulama geliştiricileri için 5 milyar dolar gelir sağladığını söyledi.

Oysa dünya telefon lideri olmamız gerekiyordu

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

telefonlarZaman gazetesi harika bir haber yapmış ama haberin içindeki mizahı kaçırmış. Haberin detayı çok net: Türkiye, cep telefonu cihazlarında dünyanın en çok vergi alan ülkesi! Ve hala telefonlara yeni vergiler getirmek istiyor. Niye? Çünkü Türk firmalar ağlaşıyor yabancılar çok yaman bir telefon geliştiremiyoruz diye… E peki dünyanın en büyük vergisini biz veriyormuşuz hala mı yetmiyor diye sormamış Zaman gazetesi. Biz soralım.

Haber diyor ki Dünya GSM Birligi’nin 2015 raporuna göre Türkiye yüzde 41,2 oranıyla telefon ve iletişimde uygulanan vergiler konusunda listenin ilk sırasında yer alıyor. Sıralama şöyle:

  1. Türkiye yüzde 41,29
  2. Ürdün yüzde 38,5
  3. Gabon yüzde 36,3
  4. Tanzanya yüzde 36
  5. Jamaika yüzde 35,6
  6. Yunanistan yüzde 34,5
  7. Brezilya yüzde 33,2
  8. Pakistan yüzde 31,9
  9. Arjantin yüzde 30,7
  10. Myanmar yüzde 30,4

Vergi konusunda yarıştığımız ülkeleri görüyorsunuz. Hepsi dünya ülkeleri, teknoloji devleri, ekonomi cambazları. Bir Gabon olsun, bir Myanmar olsun, bir Ürdün ve Pakistan olsun… Bu ülkeleri bir alanda olsun geçebildiğimiz için gurur duyuyorum ülkemle…

Zama ngazetesi haberinde örnek de verilmiş: Örneğin 1.200 liraya ülkeye giriş yapan bir akıllı telefon yüzde 25 ÖTV’ye (Özel Tüketim Vergisi) tabii tutuluyor. Bu durumda fiyatı 1.200’den 1.500 liraya çıkıyor. Bunun üzerine yüzde 18 KDV eklenince fiyat 1.770 lira oluyor. Böylece 1200 liralık cihaz için vatandaş 570 lira vergi ödüyor. Bıınıın üzerine yakın zamanda yapılacak ek vergi de hesaba katıldığında fiyatlann daha da artacağı belirtiliyor.

Tüm vergi severlere ve daha yüksek vergi gelince Vestel’in daha iyi telefonlar üretebileceğine yönelik umuda sahip olanlara gelsin bu haber…

Ek yüzde 20 vergi getireceğine mevcut yüzde 42’yi yerli telefonlar için yüzde 20’ye indirmeyi düşünmemiş kimse… Vestel de unutmuştur bunu önermeyi…

Apple Türkiye’nin kurumlar vergisinin yarısı kadar vergi veriyor

DONANIM, MANŞET, RAPORLAR

appleGeçtiğimiz yıl Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye genelinde 2013 yılında kurumlar vergisi beyannameleri ile 151 milyar 286 milyon 386 bin lira kurumlar vergisi matrahı beyan edildiğini ve bu tutar üzerinden 29 milyar 453 milyon 769 bin lira kurumlar vergisi tahakkuk ettirildiğini açıklamıştı.

Apple dün itibarıyla gelirlerini ve dolayısıyla verdiği vergi miktarını açıkladı. 6,39 milyar dolar vergi veren şirketin verdiği vergiyi mevcut kurdan Türk lirasına çevirdiğimizde 15,2 milyar TL vergi çıkıyor karşımıza.

Yani Türkiye’nin kurumlar vergisi tahakkukunun yüzde 52’sine denk gelen bir tutar bu.

Bu arada Apple’ın vergisini gerektiği kadar vermediği, bazı ülkelere hakettiği vergiyi bırakmadığı yönde haberler çıkıp duruyor. Yani 6,4 milyar dolar bazı yayınların sözlerine bakılırsa yeterli değil.

Devletimizin katma değerli ürünler yaratılması, Türkiye’den uluslararası şirketler çıkarılması üzerine biraz daha düşünmesi gerekiyor.

Ha elbette bir Apple kolay çıkmıyor ve dünyada onun kadar değerli bir şirketin olmadığını söylemek mümkün. Ama ülkenin kurumlar vergisinin yüsde 52’si diyoruz. Saatte 8 milyon doların üstünde para kazanan bir şirket diyoruz.

Daha ne diyelim bilmiyorum.

Rakip şirketler konu TV vergisi olunca kol kola girdi

BÜLTEN, DONANIM, MANŞET, TÜRK TELEKOM, TURKCELL

tvTelkoder, TV yayınları için kendi içinde bir yapı oluşturdu. Bu yapıya D-Smart, Tİvibu ve Turkcell dahil oldu. Normalde kendi içinde kıyasıya rekabet eden şirketler bu komisyon kapsamında ortak hareket edecek… İşin ilginç yanı Telkoder Tivibu’nun şemsiye grubu Türk Telekom’a sürekli negatif mesajlar çıkarken bir noktada beraber çalışmayı benimsemesi…

Hatırlanacağı gibi 1999 yılında yaşanan deprem ile geçici olarak Özel İletişim Vergisi (ÖİV) hatımıza girdi. Sonra bu vergi çok beğenildi ve kalıcı oldu. Bu vergi daha sonraki yıllarda İnternet hizmet bedelleri %25-15’ler seviyesinden %5’lere kadar çekildi. Ancak, yayıncılık platformu hizmetlerindeki vergi yükü olduğu gibi bırakıldı. Bu durumdan bilgi ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan yayıncılık platformu olumsuz yönde etkileniyor ve tabii ki işin yükünü tüketici çekiyor. Bu vergiler, tüketicinin cebinden çıkıyor ve bilginin büyük kitlelere ulaşmasını önlüyor.

Dünyada iletişim hizmetlerine uygulanan vergiler ile ülkemizde uygulanan vergiler karşılaştırıldığında, Türkiye’de hem uygulanan vergilerin çok çeşitli ve karmaşık olduğu hem de vergilerin çok yüksek oranlarda uygulandığı görülüyor. Dünyada tüketicinin TV seyretmek için verdiği vergi oranı ortalama yüzde 20’ler seviyesinde iken ülkemizde yüzde 33 (KDV+ÖİV) oranında olduğu görülüyor. Ayrıca, ülkemizde yayıncılık platformlarının yayınlarının izlenebilmesi için kullanılan alıcı cihazları üzerinden ithalat veya imalat aşamasında yüzde 19,7 oranında Özel Tüketim Vergisi, Bandrol ve Kültür Bakanlığı kesintileri de alınıyor. Bunların da en fazla yüzde 10 olacak şekilde azaltılması gerekiyor.

Bu vergiler ve kesintiler kullanım yaygınlığını olumsuz etkiliyor. Avrupa Birliğinde yüzde 63, Doğu Avrupa ülkelerinde  yüzde 50’ler seviyesinde olan kullanım yaygınlığının ülkemizde yüzde 30’lar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Hatta Doğu Avrupa ülkelerinde 2017 itibariyle yüzde 61 seviyesine ulaşması bekleniyor. Ülkemizde, Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma Denizcilik Haberleşme Bakanlığı tarafından acil olarak yeni bir sektörel vergi reformu yapılmasına ihtiyaç duyuluyor.

Diğer yandan, Yayıncılık platformlarınca yapılan TV ve radyo gibi içerik satışı elektronik haberleşme hizmeti olmadığından sunulan bu hizmetler dolayısıyla alınan içerik bedellerinin Özel İletişim Vergisi (ÖİV)’ye tabi tutulmaması da gerekiyor. Tüketiciler içerik üzerinden ÖİV ödemek zorunda kalmamalılar.

Ülkemizde uydu ve İnternet üzerinden film, dizi gibi alanlarda yayın yapan ve 6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında yerleşik kabul edilmediğinden lisans almak zorunda olmayan bazı yabancı kanallar ücret karşılığında izleniyor. Ancak bu yayınları yapan yabancı şirketler devlete vergi ödemiyorlar. Aynı işi yapan yerli şirketler ise devlete her türlü vergilerini ödüyorlar. Bu durum sektörde haksız rekabete yol açıyor. Devlet vergi kaybediyor. Haksız rekabete sebep olan ve vergi kaybına yol açan bu uygulamaların da makul çerçevede düzenlemesi, şartların dengelenmesi gerekiyor.

Amaç Türk firmalarını korumak değil vergi almak

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

mobil telefonTürkiye’de her hafta birbirinden ilginç olaylar ve demeçler olmasına alıştık artık. Bunun bir örneğini geçtiğimiz haftalarda telefon pazarında gördük. Vestel; NCB, Telpa, Ova ve Erkayasan şirketleriyle birlikte ithalat koruması istedi. Bir başka deyişle “Yabancı şirketler Türkiye’de çok iyi satıyor ve biz Türk şirketler olarak bundan zarar görüyoruz. Bu konuda devlet bir şey yapsın” dediler.

Ardından bu hafta içinde Ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi bir açıklama yaparak Türkiye’ye gelen cep telefonu, bilgisayar ve elektronik aletlere anti-damping vergisi getireceklerini açıkladı. Amaç elbette yerli üreticilerin pazar payını artırmak. Zeybekçi “Türkiye çok başarılı bir şekilde mobil telefon üretebiliyor, tablet üretebiliyor, laptop üretebiliyor” diyerek bu vergilerin konma sebebini kendince gerçeklemeye çalıştı.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta gözden kaçıyor: Eğer gerçekten Türk şirketleri koruma altına alınmak istense o zaman bu ürünlere getirilen vergilerin düşürülmesi gerekirdi. Türk ürünlerinden alınan vergilerin düşürülmesiyle bu ürünler zaten yabancı muadillerine kıyasla daha hesaplı bir hale gelecekti.

Ama hayır. Hükümet bunu yapmak yerine yabancı ürünlere ekstra vergiler getirme kararı alacağını beyan etti. Yani temel sebep Türk üreticisini daha satın alınabilir hale getirmek değil yurt dışından getirilen ürünlerden ekstra vergi alabilmek ve bütçe açığını bu şekilde azaltmaya çalışmak.

Bilişimin ülkeyi kalkındıracağı, bilişime yapılan yatırımın hepimizin geleceği ve ekonomisine katkıda bulunacağını bilmeyen yok. Ama biz Türk üreticileri koruma bahanesiyle bilişimi daha da zor ulaşılabilir hale getiriyoruz. Belki de insanların bilgiye daha kolay bir biçimde ulaşmasını istemiyoruz.

Geçtiğimiz hafta gördük ki Diyanet İşleri Başkanı’nın ısıtmalı koltukları olan güvenli sürüş imkanı tanıyan 1 milyon liralık Mercedes S500 kullanabilmesi için vergiyi sıfırlayabiliyoruz. Peki halkımızın bilgiye daha kolay ulaşması için bu vergi indirimini neden yapamıyoruz, bunu anlayabilmek ve kabullenmek çok güç.

Açıkçası Vestel ve beraberindeki şirketlerin bu başvuruyu gerçekten bunu düşünerek mi yaptığını, yoksa yapmaları için hükümet tarafından mecbur bırakılıp bırakılmadıklarını bilemiyoruz. Ama onların da diğer şirketlere ekstra vergi getirilmesi yerine kendi vergilerinin düşürülmesi konusuna sıcak bakacaklarına eminim.

Hangi telefonlar Türk sayılır, bir telefon ya da bilgisayarın tam anlamıyla Türk olabilmesi için işlemcisinden piline, ekranından kılıfına kadar hangi parçalarının Türkiye’de üretilmesi gerektiğini bilmiyorum. Tek bildiğim bu şekilde giderse Türkiye’de daha az insanın internete girmesi, daha az bilgisayar satılması söz konusu olabilir.

TTnet’e talkını veren devlet kendi salkımı yutuyor

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

vergiGelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Özel İletişim Vergisi Tebliğ Taslağı’na göre, ön ödemeli halk arasındaki tanımıyla kontörlü cep telefonu hattından internet hizmeti alan yaklaşık 14 milyon aboneden internet kullanımı nedeniyle fazla alınan vergiler iade edilecek. Konunun detaylarını TKNLJ formatında inceleyleim:

  • Tebliğ yürürlüğe girerse, abonelerin ön ödemeli hatlarını haberleşme hizmetlerinin yanı sıra internet erişim hizmeti için de kullanmaları halinde, fazla veya yersiz hesaplanan Özel iletişim vergisi abonelere geri verilecek.
  • Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, bu şekilde internet erişimi hizmetinden yararlanan yaklaşık 14 milyon ön ödemeli hat abonesinin fazla veya yersiz ödediği vergileri takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla hesaplayarak, dönemi takip eden ayın sonuna kadar abonelere bildirecek ve abonenin tercih ettiği usule göre iade edecek.
  • Söz konusu Kanuni düzenleme 1 Mart 2014 tarihinde yürürlüğe girdiği için ilk hesaplama işleminin Mart-Eylül 2014 dönemini kapsayacak. Sonraki dönemlere ilişkin hesaplamalar, Ekim-Aralık döneminden başlayarak üçer aylık devam edecek.
  • Aboneler, söz konusu verginin nakit olarak ya da hatlarına yükleme yapılması suretiyle iade edilmesini de tercih edebilecek.
  • Abonelerin hatlarını kapattırmaları veya operatör değiştirmeleri durumunda iade işlemi nakit olarak yapılacak.
  • Abonelerin iadeyi nakit olarak almak yerine hatlarına yükleme yapılmasını tercih etmeleri durumunda, mobil elektronik haberleşme işletmecilerince, ön ödemeli hatlara yapılan yüklemeler için normal satışlarda olduğu gibi ÖİV ve KDV hesaplanacak.
  • Abonelerine iade ettikleri tutarların mobil elektronik haberleşme işletmecilerine iadesi standart iade talep dilekçesi kullanılarak yapılacak.

Bu noktada devletin işbilmezliği söz konusu. Devlet TTnet’e fazladan para kestiği için 30 milyon ceza verirken kendisi aynı işbilmezlikle 14 milyon aboneden fazla para almış. Hem de adını haraç gibi vergi koyarak.

Peki bunun cezasını kim verecek? BTK bu konuda devlete ceza kesebiliyor mu? Devletin ama maleyesinden ama ulaştırmasından bir keşe çıkıp bu beceriksizliğin faurasını sırtlanacak mı? Bu işin faizi ne olacak?

Özel İletişim Vergisi kalkıyor

ANKARA, MANŞET

vergi azaldiHaberlerini yakından takip ettiğim Dünya Gazetesi’nden Meltem Gündüz’ün haberine göre Özel İletişim Vergisi kalkıyor. Halen yüzde 5 olarak uygulanan Özel İletişim Vergisi’nin (ÖİV) önümüzdeki günlerde TBMM’ye gelecek torba yasaya dahil edilerek kaldırılması planlanıyor. Aynı kapsamda sanal alışveriş vergilerinin de şekillendirileceği öğrenildi.

GSM operatörleri ve sivil toplum örgütlerinin sık sık dile getirdiği vergi indirim talebinde sona yaklaşıldı. Ulaştırma Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, kısa bir süre içinde Meclis’e gelecek torba yasa ile uzun süredir beklenen indirim gerçekleştirilecek.

Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcüığı hizmetine ilişkin ÖİV, 3G ihalesi öncesi, 2009 yılında yüzde 15’ten yüzde 5’e indirilmişti. Bakanlık yetkilileri, “Türkiye’de çok iyi bir internet altyapısı bulunuyor. Bunun önündeki tüm engellerin kalkmasını ve internetin gelişmesini istiyoruz” dedi.

Bu bize ne sağlayacak, hayatımızda neler değişecek?

  1. Cep telefonu ücretleri daha da ucuzlayacak. Konuşma için verdiğimiz parayla faturada gördüğümüz ücretler birbirine yaklaşacak.
  2. Devletin aldığı vergide düşüş yaşanacak gibi gözükse de aslında daha sağlıklı bir vergilendirme sistemine sahip olacağız.
  3. Daha ucuz telefonlaşma ücretlerinin gelmesiyle halk daha çok konuşacağından aslında hem daha çok hizmet hem de daha çok vergi alınması gündeme gelebilir.