Twitter Coronavirus için yaptıklarını anlattı

Twitter olarak coronavirus (Covid-19) ile ilgili global kontrol çalışmalarında rolümüz gereği seyahat politikamızı düzenledik. Şirketimiz; iş birlikleri oluşturmak, günlük konuşmaların güvenliğini sağlamak, insanlara güvenilir sağlık bilgisi bulmaları konusunda yardımcı olmak, yardım fonlarını artırmak ve insanların doğru mesajı doğru kaynaktan almalarını sağlamak adına hayır amaçlı reklam desteğine katkıda bulunmak için çalışmalarını hızlandırıyor. Geniş bir kitleden oluşan uzman kuruluşlar, resmi hükümet görevlileri, sağlık profesyonelleri ve hizmetimizdeki epidemiyologlar ile amacımız, güvenilir sağlık bilgisini olabildiğince artırmak ve daha açık hale getirmek.

Covid-19’un global yayılımı araştırması

Covid-19 ile ilgili araştırma deneyiminizde güvenilir içerikle buluşmanızı sağlamak adına, araştırma girişimimizi genişletiyoruz. Yaygın kullanılan yazım hataları ve aranılan sözcükler dahil, hizmetteki konuşmaları sürekli olarak denetliyoruz.

Girişimi başlattığımız her ülkede, ulusal halk sağlığı ajansı veya Dünya Sağlık Örgütü ile direkt olarak ortaklık yaptık. Proaktif araştırma girişimimiz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ve bu hafta gerçekleşecek Sahra Altı Afrika ile dünya çapında yaklaşık 50 ülkede, resmi yerel ortaklıklar ile birlikte yürürlükte. Şu ülkeleri kapsıyor: Arjantin, Avustralya, Avusturya, Bolivya, Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Finlandiya, Fransa, Almanya, Guatemala, Honduras, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, İrlanda, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Nikaragua, Norveç, Panama, Paraguay, Peru, Filipinler, Singapur, Güney Kore, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayvan, Tayland, Birleşik Krallık, Uruguay, ABD, Venezuela, Vietnam.

Günlük konuşmaların güvenliğini sağlamak

Twitter’ın hızı ve sınırsız yapısı, kelimenin yayılması ve insanların dünya çapındaki uzman kaynaklardan son bilgilere erişimini sağlamak adına görülmemiş bir fırsat sunuyor.

Bu görevi desteklemek için global kurulumuz bu kritik zamanda, platformu manipüle edecek ve hizmetimizi kötüye kullanacak teşebbüslere karşı sıfır-tolerans yaklaşımını koruyor. Mevcut durumda, bu konularda kayda değer platform manipülasyon teşebbüsleri görmüyoruz. Bununla birlikte, trendler, arama ve hizmetin diğer yaygın alanlarının kötü davranışlara karşı korunmasını sağlamak adına proaktif özelliklerimize büyük bir ölçüde yatırım yapmış durumdayız. Aynı zamanda bu alanlarda işimizi geliştirmek adına hükümetlerden ve akademisyenlerden yapıcı ve açık bilgi paylaşımını bekliyoruz- bu işte beraberiz.

#AdsForGood Desteği ve ek güvenlikler

Uygunsuz reklamları hedef almak adına Covid-19’in ortaya çıkışını fırsatçı bir şekilde kullanan reklamcılardan gelecek olan herhangi bir girişimi durduracağız. Halkı bilgilendirmek isteyen devlet kuruluşlarının Covid-19 ile ilgili reklamlarının tanıtımını yapmalarına izin verilecek.

Ek olarak, verileri doğrulamak için kampanyalar oluşturabilmelerini sağlamak ve en geniş kitlelere yaygın sağlık bilgisi verebilmeleri için, Ads for Good kredilerini kâr amacı gütmeyen kuruluşlara vakfediyoruz. Örneğin, Uluslararası Veri Doğrulama Ağı’nın bir parçası olarak (IFCN/@factchecknet), dezenformasyonun etkisini veri doğrulaması ve veriye dayalı gazetecilik teknikleri yoluyla azaltmaya yoğunlaşan İspanyol kuruluşu @maldita_es’i ve @malditobulo’yu destekledik. Asya’da, Twitter’ı dünya çapında #CoronavirusFacts aracılığıyla IFCN veri doğrulayanlar ile bağlantı kurmak için kullanan Tayvan Veri Doğrulama Merkezi ile iş birliği yaptık. Güvenilir bilgi bulmak ve Çince söylentilerin gerçek dışılığını ortaya koymak için gerçek zamanlı olarak çalışıyorlar.

İş birliklerimizi ilerletmek

Global Toplum Politika ekibimiz, zararı azaltmak için Twitter’ın gücünü kullandıklarından ötürü hesapla ilgili sorunları giderebilmeleri, uzmanlarının onaylanmış hesaba geçiş yapmaları, stratejik tavsiye arayabilmeleri için Dünya Sağlık Örgütü, birçok global hükümet ve halk sağlık kuruluşları ve dünya çapında yetkililerin de dahil olduğu ilgili üçüncü kişiler ile iletişim kanalları oluşturdu. Aynı endüstridekilerle yakın ilişkideyiz ve ilgili tüm görevler arası toplantılara katılacağız. Açık olan tek servis olarak, verilerimiz her gün araştırmada kullanılıyor ve araştırmacılarımızın alanı halka açık. Covid-19 hakkındaki araştırmayı desteklemek adına Twitter’ın datasının kullanılmasına yönelik başvuruları bekliyoruz. Aynı zamanda, data ürünlerimizin toplum sağlık acil durumlarının akademik ve sivil toplum kuruluşu anlayışını nasıl artırabileceğini değerlendirmek adına daha çok #DataForGood keşfedeceğiz.

Dünya çapında insani müdahale ve yardım girişimlerini desteklemek için çalışanlarımızın bağışlarıyla şirketimizde bir Covid-19 kampanya sayfası oluşturduk. Herhangi bir Twitter çalışanı ilgili kar amacı gütmeyen kuruluşlara bağışta bulunabilir.

Ne yapabilirsiniz?

Bu dönemde Twitter’ı en iyi nasıl kullanabileceğinizle ilgili bir tavsiye ister misiniz?Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve yerel sağlık bakanlığınızı takip edin- güvenilir sağlık bilgisi araştırın ve her konuşulanı dikkate almayın. Şüpheli veya kötü eğilimli bir şey görürseniz bize doğrudan rapor edin. En önemlisi Tweet atmadan önce bir kere daha düşünün. Twitter Moments’ta, Covid-19 ile ilgili global olarak neler olduğuna dair bütün hikayenin anlatıldığı daha uzun formdaki içeriği düzenledik. Eğitmenler ve ebeveynler için UNESCO ile iş birliğiyle oluşturulan medya okuryazarlığı rehberimize başvurun. Rolümüzü yerine getirmeye istekliyiz ve bu durumda gelişmeler oldukça önemli güncel bilgiler sağlamaya devam edeceğiz. Daha fazlası için, @TwitterSafety ve @Policy’i takip edin.

Twitter video tweet devrini başlatıyor

Twitter, özellikle önemli kişilerin ve izleyicilerinin konuşmak için bir araya geldiği olaylar sırasında neler olduğu hakkında bilgi sahibi olmak ve neler olup bittiği konusunda sohbet etmek için kuruldu. 280 karakterde düşündüklerinizi Tweet’lemek kolay, ancak bir fotoğraf veya videoyu hızlıca çekebilmek ve gördüklerinizi o an Tweet’lemek çok daha kolay olabilir. Bu yüzden, fotoğraf veya video çekmeyi ve olan olayları Tweet’lemeyi iyileştirmek adına Twitter kamerasını güncellemeye başlıyor.

Kameraya hızlı erişim olacak. Uygulamayı açıp sola kaydırınca kamera açılıyor.

·Tweet’leri doğru insanların olduğu doğru konuşmalarla etkileşime sokmak daha kolay olacak. Bir etkinlikte iseniz ve konumunuz açıksa kamera, etkinlikle ilgili bir etiket veya konum önerecek. Bu güncelleme büyük etkinlikler ve ABD spor oyunları ile başlayacak ve oradan da genişleyecek.

Güncellenen kameradaki fotoğraflar ve videolar daha büyük ve etkileyici olacak. Fotoğraf ve video gibi medya araçları genellikle konuşmaların başlamasına fırsat veren öğeler olduğundan, sohbet tasarımı da güncellendi.
Bu iş sadece bir başlangıç. Bu gelişmeden sonra daha fazla kamera güncellemesi gelecek, böylelikle herkes konuşmalara katılıp deneyimlerini paylaşabilecek.

Twitter Tüketici Ürünü Başkan Yardımcısı Keith Coleman, konuyla ilgili şu yorumlarda bulundu: “İnsanlar neler olduğunu görmek ve olaylar hakkında konuşmak için Twitter’a geliyor. Tweet atarak fikir paylaşmak kolay bir yöntem olarak öne çıkıyor. Fakat biz gözünüzün önünde gerçekleşen olayların fotoğrafını veya videosunu çekip paylaşmayı daha kolay hale getirmek ve gördüğünüzü doğru kitleye ulaştırmanıza yardımcı olmak istiyoruz. Bu yeni güncelleme hedefimiz doğrultusunda Tweet atmanın evrimi olarak nitelendirebileceğimiz bir gelişmedir.”

Instagram Youtube olma adımları atıyor

Instagram enteresan bir mecra. Facebook içinde olmak istemeyen genç nesli harika bir biçimde toparlayıp bünyesine aldı. Orada harika hayatlar ve mükemmel resimlerle kendi iç kitlesini yarattı. Ancak video alanında biraz zayıftı. Çünkü buraya videoları ölçüp biçerek koymak gerekiyordu, zaman kısıtlaması vardı.

Instagram, WallStreet Journal haberine göre bunu bir kenara bırakıp artık bir saate kadar videoları da bünyesine katma kararı aldı. Bu da başta kaynak gazete olmak üzere herkes tarafından Instagram Youtube olmak istiyor şeklinde yorumlandı.

Bir dakikadan bir saat geçmek Instagram bakış açısı için çok önemli. Bu bakış açısıyla şirketler kurumsal videolarını çok da düşünmeden bu mecraya koymak için adımlar atmaya başlayacak belki de.

Peki neden Youtube’a video konmasın da Instagram’ı tercih etsinler? Bunun birkaç bariz sebebi var. Gelin bunları TKNLJ formatında inceleyelim:

  • Instagram tam bir “bugünün sosyal medya aleti”… Oysa Youtube sosyal medya ortamı değil. Mesela küfürlü yorumlara baktığınızda Youtube çirkinliğin merkezinde ama Instagram’da bunlar göreli olarak çok daha az gerçekleşiyor.
  • Youtube’e kıyasla Instagram’da daha etkin sayıda genç var. Bakın daha çok demiyorum, etkin diyorum. Gençler Youtube ortamında kendilerini ifade etmek istemiyor. Ama Instagram’da bunu yapıyor.
  • Hızla değişen nesil Instagram’da kendini gerçekleyebiliyor ama Youtube içinde kendini kaybolmuş hissediyor paylaşım anlamında. Bu tezimin kaynağı şu: İnsanlar Youtube’a konan mallarını Instagram gibi Twitter gibi alanlarda paylaşıyor. Ama Instagram için aynı şey söz konusu değil. Oraya bir paylaşım yapıldığında konu kapanmış oluyor.
  • Şirketler Youtube’a ne çekerlerse koyuyorlar ama Instagram için özel çalışmalar yürütüyorlar.
  • Instagram reklam konusunda hep daha ileri adımlar atmaya çalışıyor. Bunu video ile yapmak da bence gayet iyi bir fikir.

Hal böyleyken Instagram’ın böyle bir şey yapsak mı acaba sorusu bile heyecan yaratıyor.

Peki insanlar bu alanı neden tercih etmesinler? İşte bu nokta da çok önemli: Youtube içerik geliştiricilere para veriyor. Tamam çekilen videoların daha çok gösterilmesi, Instagram kitlesine sunulması güzel ama bu şirket şimdiye kadar hiç gelir paylaşımlı bir modele gitmedi. Youtube üstünden para kazananlar “varsın para gelmesin yeter ki seyredilsin videom” der mi? Bence demez.

Bir de şunu düşünmek lazım: Instagram bir dakikadan uzun video seyretmek isteyen insanların alanı mıdır? Ben zannetmiyorum. İnsanlar oradaki resimlere bile detaylı bakacak zaman harcamıyorlar bu ortamda…

Değişik tartışmalar bizi bekliyor.

Twitter artık herkes için 280 karakter oldu

Twitter Eylül ayından itibaren dünyadaki herkesin tek bir Tweet’le kendini daha kolay anlatabilmesi için 140 karakter limitini artıran bir test uygulamaya başlatmıştı. Çünkü Twitter kurucuları ve stratejistleri bazı düşüncelerin 140 karaktere sığmayacağını düşünüyordu.

Testlerden ortaya çıkmış ki birçok insan 280 karakter limitini de doldurarak mesaj atmış. Ama bir süre sonra bu değişim olağanlaşmış. İnsanların 140 karakterden daha fazlasını kullanmaları gerektiğinde daha kolay ve daha sık Tweet atmaya başlamış. Yine de ortaya çıkan veriler ışığında görülmüş ki yine de birçok insan 140 karakter içinde kalarak mesaj atmaya da devam etmiş.

İngilizce atılan Tweet’lerin yüzde 9’u karakter limitini dolduruyormuş genelde. Twitter diyor ki bir düşünceyi bir Tweet’e sığdırmak için çaba sarfetmek, Tweet’i düzenlemekle çok fazla vakit harcamak Tweet atmaktan vazgeçmelerine neden oluyormuş insanların…

Karakter sayısı artınca bu sorun ortadan kalkmış testlere göre. Karakter limitini dolduran Tweet sayısı, toplam Tweet sayısının yüzde 1’ine kadar gerilemiş. Artık insanlar daha çok mesaj atmak için daha az vakit harcar hale gelmişler.

Peki bu noktadan itibaren neden 280 karakter diye sormak istiyorum ben de. Ya bunun içine de sığmazsa insanlar… Sonra ne yapılacak? Nereye kadar artırılacak? Ben Twitter’dan hep 280 karakterin mantığını duymayı bekledim ama böyle bir şey bulamadım.

Bugün İnsanların daha iyi mesajlarla daha çok kendini ifade edeceği savıyla mesajlar 280 karakter oldu herkes için. Bana sanki reklamları daha çok toplamak için yaptılar gibi geliyor ama… Bunu kanıtlayacak bir veri yok elimde… Bir his sadece…

 

Twitter babalar günü iletişimi üstünden iletişim dünyası eleştirisi

Twitter ülkemizde de basın iletişimi yapıyor ve bu güzel bir şey. Dünya devlerinin ülkeyi iletişim anlamında ciddiye alıyor olması hem o ülkelye verdiği değeri gösteriyor hem de burada yatırım yapma isteğinin arttığını… Aslında aynı zamanda o ülkeden para kazandığınının da önemli bir göstergesi ya… O konuyu şimdilik bir kenara bırakalım.

Twitter bir babalar günü iletişimi yapmış. Önemli gün ve konuların kendi sistemleri üstünde ne kadar ve nasıl paylaşıldığını anlatmak, bak sohbetler bizim üstümüzde dönüyor demek için çok önemli. Bu doğru bir iletişim. Ama iletişimin tonu çok yanlış. Neden mi?

Çünkü Twitter babalar günü hakkında konuşan halkla ilglii bir bülten yapmamış firmaların orada paylaştıklarını basın bülteni haline getirmiş. Diyor ki bakın Halk Bankası şunu demiş, Gittigidiyor böyle bir resim paylaşmış, Türk Telekom babaları böyle kutlamış, LC Waikiki ne kadar enteresan bir kampanya yapmış.

Peki bundan okura ne? Ben bu basın bültenini neden paylaşayım bir gazeteci olarak? Bana ne bir giyim firmasının söylediklerinden? Ha bu arada ben bir gazeteci olarak ilgilenmiyorum da halk neden ilgilensin? Twiggy ile özel bağı olan biri Twitter’da buna bakıp gülüp geçebilir ama bunun için neden haber okusun?

Bütün bunlar sanırım Twitter’ın reklam aldığı, kendine yatırım yapan şirketleri tanıtma isteği yüzünden meydana geliyor. Herkes babalar gününü Twitter’da kutladı diyerek herkesi şirketlere indergerseniz insanlar sizi şirketlere hizmet veren kurumdan ibaret olarak görür. O kadar net. Siz şirketlere hizmet veren şirketlerle yatıp kalkan bir kuruluş imajından bir adım öteye gidemezsiniz. Oysa şirketlerin Twitter’a gelmesinin ve reklam vermesinin sebebi de orada insanlar olması. Yani Twitter’ın hammaddesi insan aslında. Sanıldığı ve imajda verilmeye çalışıldığı gibi şirketler değil.

Peki ne yapılabilirdi? Ben onların iletişimcisi kadar zeki değilim. Ama ben olsam babalar günü için kaç mesaj atıldı, en çok okunan mesaj hangisi oldu, en çok paylaşılan, en çok like verilen, kelime olarak en çok geçen… Bunlar halkın gerçekleri firmaların para babalarının kodamanların değil…

Şirketler kime iletişim yaptıklarını anlamalı, buna göre kendilerine bir yön seçmeliler. Özellikle de bunu sanki son kullanıcıya gidecekmiş gibi değil, gazeteciye gidecekmiş gibi hazırlamalılar. Basına gönderdiğiniz haberi basın okuyor halk değil. Bunu neden anlatamadık bilemiyorum bir türlü…

Bakanlıkların sosyal medya şeffaflık haritası

Türkiye ve onun yöneticileri şeffaf olmalı. Halka neyi nasıl yaptığını anlatmalı ve onlardan gelen soruları mümkün olduğunca cevaplamalı. Sosyal medya bunun için çok değerli bir katkı sağlıyor aslında yöneticilerin hayatlarına. Zira basın ve iletişim işinde olanlar bilir ki siz bir şeyi söylediğinizde ağzınızdan çıkan her zaman sizin kastettiğiniz şey olmayabilir. Karşınızdaki siz bir şeyi kendinizce doğru ifade etmiş olsanız bile onu anlamakta zorluk çekebilir ve bunu halka farklı yansıtabilir. En önemlisi günümüzyanl basın dünyasında söyledikleriniz kasıtlı olarak çarpıtılabilir. Bunlara karşı alınabilecek en güzel önlem bunu bizzat halka iletmeniz.

Ben neredeyse icat olup hayatımıza girdiğinden bu yana kamu yönetimi ve devlet yetkililerine bunu öneriyorum. Çünkü özellikle Gezi olayları gibi şeyler bize gösterdi ki şeffaf bir iletişim yönetimi insanların tansiyonunu düşürmekte çok önemli rol oynuyor.

Bunun için nasıl bir yöntem izledim size onu da söyleyeyim: 4 Ocak 2016 saat 00:00 itibarıyla tüm bakanlıkların Twitter adreslerini çıkardım. Onların attığı mesaj sayısını ve takipçilerini de ortaya koydum. Mesaj başına kaç kullanıcıya sahip oldukları da benim için önemli bir veri oldu. Bunları sizlerle TKNLJ formatında paylaşacağım…

Twitter “sen kime ne cezası kesiyorsun” davası açtı

BTK Twitter’ın terör örgütünü öven içeriklerini çıkarmadığı için 150 bin TL para cezası kesti. Öylesine… Durduk yerde…

Twitter da şimdi karşı dava açmış. Böyle ceza mı kesilir diyor. Yapılan işin anlamsızlığını dile getiriyor.

BTK terörizme karşı Twitter ile omuz omuza

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Fatih Sayan Twitter Başkan Yardımcısı Colin Crowell ile görüştü. Toplam bir saat süren bir görüşme bu. Sayan daha önce sıkça dile getirilen konuyu tekrar masaya taşıyarak Twitter’ın Türkiye’de ofis açmasına yönelik talebimizi yeniledi.

Sayan konuyu nasıl dile getirdiğini şöyle anlattı: “Türkiye genç ve dinamik nüfus yapısıyla sosyal medya kanallarının en çok kullanıldığı ülkeler arasında yer alıyor. Evrensel hukuk kuralları ile Türk hukuk kurallarının sosyal medya mecralarında da mer’i olması gerekiyor. Görüşmede bu konudaki hassasiyetlerimizi aktardık. Özellikle Türk yargı makamları tarafından verilen kararların uygulanmasının önemine dikkati çektik. Sosyal medya kanallarında açılan sahte hesaplar ile mücadele edilmesinin önemli olduğunu vurguladık.”

Biz Twitter’ın bura ofis açmasını niye istiyoruz? Anladığım kadarıyla adam gibi vergi alabilmek için. Bir de arada bir Fuat Avni ve benzeri karakterleri kulağından tutup yakalayabilmek için. Eğer elimizin altında bir Twitter yetkilisi olursa kafasına vurarak “hadi hala vermedin şunun adresini yaaa” diyebileceğiz.

Ama biz bunu bu şekilde dil getirmiyoruz. Onun yerine ne diyoruz? Günün anlam ve önemini de yansıtan terörizm diyoruz. Sayan, terörizmle sanal platformlarda mücadelenin önemli olduğunu vurgulayarak “Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin terör örgütlerinin propagandasının yapıldığı mecralara dönüşmemesi gerekiyor. Bu konuda bütün dünya ülkelerinin karşılıklı işbirliği ve dayanışma içinde bulunması gerekiyor. Twitter’da Türkiye’ye yönelik faaliyetlerde bulunan terör örgütlerinin ve terörizmin propagandasının yapılmaması gerektiğine yönelik hassasiyetlerimizi aktardık” demiş Twitter müdürüne.

Adam ne diyecek? “Yok kardeşim olmaz” mı? Tabi ki memnuniyetle başını sallamıştır. Sayan, Ankara’da meydana gelen terör saldırısı sonrasında Twitter’den atılan mesajlara yönelik işbirliğinin önemli olduğunu belirterek, Twitter ile acil durumlardaki işbirliklerinin geliştirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını bildirmiş. Fransa’daki terör saldırısı sonrasında Twitter’ın vatandaşları bilgilendirmek, uzak durmaları gereken alanlarla ilgili uyarmak için kullanıldığı bilgisinin paylaşıldığını belirten Sayan, bu konudaki işbirliklerinin Türkiye ile de yapılabileceğinin aktarıldığını belirtmiş. Sayan eğitim, sağlık, afet ve acil durumlarla ilgili konularda Türkiye ile Twitter arasında işbirliklerinin görüşüldüğünü ifade etti.

Ama sorunumuz şu: Biz evrensel anlamda kanun, kanunsuzluk ve meşruiyet kavramlarını çok feci karıştırıyoruz. Mesela Ankara patlamasında Ankara patlaması hakkında konuşmayı yasaklıyor, bu konuda Tweet atanları hapse gönderiyoruz. Aynı şekilde bir terörist bir devlet memurunun başına silah dayayınca bu kareyi paylaşan herkesi terörist olmakla suçluyoruz. Bizim ülkemizin başkentinin belediye başkanı seçim sonuçlarını seçim yasaklarına rağmen açıklayabiliyor ama seçim hakkında fikir beyan edenleri yaka paça tutuklayabiliyoruz.

Dolayısıyla biz kanunsuz bir ülkeyiz. Daha yakın zamana kadar bizim söylediğimiz içeriği kaldırmayan internet sitesi sahiplerini hapisle tehdit ediyorduk. O yüzden Google Facebook bizim kapımızdan geçmiyordu. Bizim terörist tanımımız net değil, hatta yok. Bizde hükümeti oluşturan parti aleyhine laf eden herkes biraz terörist.

Böyle bir Afrika ülkesi olsaydı, siz orada şirketinizin ofisini açar mıydınız?

Bizim terörizme karşı omuz omuz olmamız gerekiyor tüm dünyayla. Ama önce bize ters ters bakan, seçmen kağıdının üstünde lambalı logoyu tutturamayan herkesi terörist olarak nitelemeyi bırakmamız da gerekiyor.

Amerika bize Twitter kullanıcısı bilgisi verebilir mi?

Yeni Şafak ve Habertürk gazetelerinde enteresan bir haber var. Ki bu haber bugünün gündemini belirledi sessiz sedasız. Ama kimse bu haberin aslında ne anlama geldiğini kavrayamadı. Üstüne de gitmedi. Biz gidelim. TKNLJ formatında…

  • Twitter’ın bize bir bilgiyi vermesi için bir takım uluslararası arenada suç sayılan şeylerin oluşması gerekiyor. Twitter bize bu bilgiyi vermedi çünkü bizi üçüncü dünya ülkesi sayıyor yaklaşımı çok ezik.
  • Twitter’ın vermediği bilgiyi Amerika verdi demek çok acayip. Çünkü Amerika bir şirketinin vermek istemediği bir bilgiyi onun ciğerinden alıp nasıl versin ki? Size mantıklı geliyor mu?
  • Edward Snowden şu anda neden o ülke sizin bu ülke benim gezip duruyor? Çünkü o Amerika’nın Twitter ve Facebook gibi kurumlardan bilgi aldığını söyledi. Amerika bunu reddetti ve adamı istenmeyen adam ilan etti. Şimdi Amerika Habertürk e Yeni Şafak gazetesi aracılığıyla Snowden doğru söyledi aslında mı diyor?
  • Amerika bu bilgileri nasıl alıyor? Twitter’ın arka kapısından onun haberi olmadan mı giriyor? Yoksa kendi iç güvenliği için Snowden’in dediği gibi zaten böyle mekanizmalar ona açılmış durumda mı? Her ne olursa olsun Amerika kendi güvenliği için topladığı bilgileri Türkiye’nin güvenliği için bize verir mi?
  • Diyelim ki bu bilgiler bize bahsi geçen haberdeki gibi Twitter tarafından değil dolambaçlı yollardan Amerika tarafından verildi. Peki Amerika’nın kriteri ne bu bilgileri vermek için? Mesela bu Serhat Ayan çok alengirli haberler yazıyor kesin Ankara patlamasında parmağı vardır derse benim IP bilgilerimi de verecek mi Amerika? Çok korkunç değil mi böyle düşününce?
  • Umuyorum ve istiyorum ki bir mekanizma olsun ülkeler arasında teröre karşı. O mekanizma çalıştırılmış olsun. Ama o zaman da şunu yerine oturtamıyorum: Twitter ülkeler arasındaki anlaşmaları onaylamayacak kadar büyük mü ki o vermiyor da Amerika ondan zorla alıp veriyor.
  • TİB ve/veya BTK bu konuda bir açıklama yapsa süper olur. Bu haberin yalanlanması yetmez ama… Bugün gazete ve televizyonlara yansıyan o mesajları atanlar PKKlıymış bilgisini nereden aldıklarını anlatabilmeleri lazım…

Birileri bunu acilen cevaplamalı bence…

Bilal Erdoğan için interneti yakar mısınız?

Basit bir soru: Bir kişinin kişisel özlük hakları için bütün interneti yakar mısınız? Bütün Sosyal medyayı yakar mısınız? Peki bütün Twitter’ı? Bir kişi için internetin ne kadarını kapatmanız doğru olur?

Fuat Avni diye bir sosyal medya fenomeni Cumhurbaşkanı’nın oğlu hakkında iddialarda bulundu.

Onun İtalya’ya kaçtığını oraya babasının paralarını kaçıracağını söyledi. Ardından her seferinde olduığu gibi birileri bunu yalanladı. Halkın büyük bir kesiminin bunu ciddiye alıp “acaba gerçekten bir para var mı yurt dışına transfer edilen” diye düşündüğünü hiç zannetmiyorum. Ama Erdoğan’ın avukatları olayı gererek bambaşka bir yere getirdi.

Avukatlar dediler ki ya bu Fuat Avni’nin yazdıkları silinsin ya da Twitter toptan kapatılsın.

Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Bir kişinin hakkını korumak için koca Twitter ve ondan faydalanan milyonlarca insan bir anda auta çıkarılabilir mi?

Diken haber sitesinin haberine göre Yaman Akdeniz gibi isimler Twitter’ın, bir diğer deyişle vatandaşın haklarını korumak için tüm hukuki bilgilerini seferber etmiş durumdalar.

Onlar bizim için uğraş verirken ben tekrar soruyorum: Bilal Erdoğan için interneti yakar mısınız? Peki cumhurbaşkanının oğlu olmayan biri için? Hakarete uğrayan bir gazeteci için? Çöp toplarken fotoğrafları çekilen bir evsiz için?

Twitter şakayı kaka yaptı

Twitter çok büyük komiklik yaptı: 140 karakterlik yazıların dünyasında bir kullanıcı komik bir espri yapmış. Herkes de buna gülüp geçmiş. Sonra başka kullanıcılar çıkmış ve bu espriyi kullanmışlar. Espriyi ilk yapan kişi “bu benim fikri mülkiyetimdir” demiş ve Twitter çözüm merkezine başvurmuş.

Şirket aramış taramış bakmış hakikaten esprinin kaynağı, en azından ilk yapan kişi bu… Bunun üzerine ondan sonra bu espriyi yapan diğer mesajları silme kararı almış. Şu anda diğer insanların mesajlarına ulaşılamıyor.

Biz ülkemizde kafasına silah dayanan savcıdan içinden silah çıkan TIRlara, sınırdışı operasyonlardan gazetelere kadar yasaklamalara öylesine alışığız ki muhtemelen bu yazıyı okuyan on kişiden sekizi “ee ne var yani” diyecek…

Olan şu: Eğer ülkenizde herşey yolundaysa bir basamak değiştirip (aşağı veya yukarı buna siz karar verin) artık esprilerin fikri mülkiyetlerinin peşinden koşuyorsunuz.

Ama bugünkü ülkemiz şartlarında kimsenin bunu yapacağını zannetmiyorum.

 

Twitter DM’lerdeki 140 karakter sınırını kaldırıyor

Sınırlı sayıda karakterle kendi ifade etmeye zorlayan Twitter, en azından kişilerin kendi aralarındaki özel mesajlaşmalarına getirilen bu sınırı kaldırıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre bu yenilik Temmuz ayı gibi devreye girecek. Ama daha belirgin bir tarih verilmedi.

Uzun özel mesajların kendi içinde de bir sınırı olmayacak. Bunu söylemek biraz tuhaf ama isteyen karşısındakine roman yazıp gönderebilecek.

Vay efendim böyle yapıldı da Twitter bozuldu diyecek olanlara söylenecek üç şey var:

  1. Bu yenilik sadece özel mesajlarda olacak
  2. İsteyen yine 140 karakter ve altında haberleşebilir
  3. Hiç istemeyenler için birçok Twitter benzeri mesajlaşma platformu var

Twitter’ı kapattı ama Twitter’ın lideri oldu

Burson-Marsteller, dünya liderlerinin ve hükümetlerinin Twitter kullanımlarını değerlendiren Twiplomacy araştırmasının 2015 sonuçlarını açıkladı.

166 ülkede bulunan 669 hükümet hesabı analiz edilerek yapılan araştırmaya göre, Birleşmiş Milletler’e (BM) üye toplam 193 ülkenin yüzde 86’sının Twitter’da hesabı var. 172 devlet ve hükümet başkanının kişisel Twitter hesabı bulunurken, ağırlıklı olarak Afrika ve Asya-Pasifik’te yer alan 27 ülke Twitter’da varlık göstermiyor.

Araştırmanın sosyal medyanın gücü ve kapsamı hakkında fikir edinebilmek için vazgeçilmez bir ölçü haline geldiğini belirten Burson-Marsteller Dünya Başkanıve CEO’su Donald A. Baer “Dördüncüsü yapılan Burson-Marsteller Twiplomacy Araştırması iletişim uygulamaları ve dünya liderlerinin ihtiyaçları hakkında kritik öneme sahip bulgular sağlıyor” dedi.

Araştırmaya göre, 24 Mart 2015 itibarıyla, Twitter’da en çok takip edilen 5 dünya lideri, kampanya hesabının 57 milyon takipçisi olan ABD Başkanı Barack Obama @BarackObama, dokuz farklı dildeki hesaplarıyla 20 milyon takipçisi olan Papa Francis Francis @Pontifex, Hindistan Başbakanı @NarendraModi, 6 milyonu aşan takipçisi bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan @RT_Erdogan ve @WhiteHouse olarak sıralandı. Ancak, en çok takip edilen dünya liderleri az sayıda mevkidaşını takip ettikleri görüldü. Örneğin @BarackObama ve @WhiteHouse sadece Norveç’ten Erna Solberg, Rusya’dan Dimitri Medvedev, Birleşik Krallık Hükümeti ve Estonya Dışişleri Bakanı Keit Pentus’a ait dört hesabı takip ediyor.

Twiplomacy 2015’e göre, dünya liderlerinin büyük kitlelere temel mesajlarını iletebilmek için tercih ettiği bir numaralı sosyal medya kanalı haline gelen Twitter’da hükümetler, daha fazla görsel ve video kullanmaya başladı.

Örneğin @Elysee Sarayı resmi ziyaretleri özetlemek, Alman Dışişleri Bakanlığı Dünya Kupası sırasında ulusal takımını teşvik etmek için düzenli olarak altı saniyelik Vine videoları yayınlıyor.

Twitter’ın yeni canlı yayın uygulaması olan Periscope’u ilk benimseyenler ise yine @Elysée sarayı ve Kremlin oldu. Bu kanalı kullanan Kolombiya Başkanı Juan Manuel Santos yakın zamanda Periscope’da canlı yayına girerek FARC gerillalarına karşı hava saldırılarının tekrar başlatılacağını duyurdu.

Twitter halihazırda diplomatik kurumlarca da yoğun olarak kullanılıyor. 4 bin 100 büyükelçilik ve elçi, Twitter’da aktif durumda. New York, Washington, Londra ve Brüksel’deki diplomatik misyonların çoğu Twitter’ı dijital masada seslerinin olması için kullanıyor. Kanada, AB, Fransa, İsrail, Meksika, Hollanda, Polonya, Rusya, İspanya, İsveç, Türkiye, Ukrayna, İngiltere ve ABD büyükelçilik ve misyonlarının çoğunu Twitter’a aktarmış durumda. Londra’da bulunan Birleşik Krallık Dışişleri Ofisi de büyükelçilerinin kişisel olarak katılımını teşvik ediyor; dijital araçları kullanmayanlara diplomat olma fırsatı tanımıyor.

Twiplomacy 2015’te yer alan temel bulgular şunlar:

  •       Günde ortalama 4 tweet atan dünya liderleri, 24 Mart 2015 itibarıyla toplam 2 milyon 653 bin 876 tweet göndermiş durumdalar.

  •       Tüm 669 hesabın toplu olarak 212 milyon 283 bin 753 takipçisi var. Medyan ortalama değer ise 14 bin 207 takipçi.

  •       Biri hariç tüm G20 hükümetleri resmi olarak Twitter’a dahil olmuş durumda ve altı G7 liderinin kişisel Twitter hesabı var.

  •       Kendi tweet’ini kendi atan dünya liderleri oldukça az. Dikkate değer istisnalar arasında Estonya Başkanı Toomas Henrik Ilves @IlvesToomas, Avrupa Konseyi Başkanı @DonaldTusk, Letonya Dışişleri Bakanı @EdgarsRinkevics ve disleksiden muzdarip olduğu için ara sıra yazım hataları yapan Norveç Başbakanı @Erna_Solberg yer alıyor.

  •       @BarackObama en çok takip edilen dünya lideri olmasına rağmen, tweet başına gerçekleşen bin 210 retweet ile Papa Francis’in İspanyolca hesabından gönderdiği tweet başına aldığı ortalama 10 binin retweet’in gerisine düşüyor.

  •      Twitter’e kaydolan ilk dünya lideri 5 Mart 2007’de 813 bin 286 sayılı kullanıcı olarak giriş yapan Barack Obama oldu. O tarihte senatördü. Diğer erken başlayan kullanıcılar Meksika Başkanı Enrique Peña Nieto (@EPN), Kanada Başbakanı Stephen Harper (@PMHarper) ve ABD Dışişleri Bakanlığı @StateDeptidi.

  •      Meksika devlet başkanlığı (@PresidenciaMX) her gün atılan ortalama 68 tweetle en üretken hesaba sahip, Meksika hükümetinin hesabı da her gün atılan 60 tweetle yakından takip ediyor. İki hesap da farklı zamanlarda farklı kitlelere ulaşmak amacıyla tweetlerini genellikle birkaç gün içinde yeniden tweetliyor.

  •      Sadece az sayıda politikacı Twitter’ı seçim kampanyaları sırasında kullanıyor. Endonezya Başkanı Joko Widodo (@Jokowi_do2) Ağustos 2014’te seçildikten sonra 2,7 milyon Twitter kullanıcısını bıraktı. Şili Başkanı Michelle Bachelet @PrensaMichelle de 11 Mart 2014’te seçildikten sonra aynı yolu seçti.

  •        Ruanda’lı @PaulKagame Kenya’lı Uhuru Kenyatta’nın (@UKenyatta) önünde 842 bin 260 takipçiyle Afrika’nın en çok takip edilen başkanı oldu.

  •       Ruanda’lı @PaulKagame aynı zamanda tweetlerinin yüzde 86’sı diğer Twitter kullanıcılarına yanıt olduğu için en konuşkan dünya lideri durumunda.

Twitter ve Youtube neden kapandı?

Twitter ve Youtube yine bir ulusal saçmalığa imza atılarak kapatıldı. Peki neden kapatıldı? Eldeki imkanlarla edindiğimiz belgelere dayanarak sizlerle paylaşalım…

Bekir Altun isimli hakimimiz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından kendine gönderilen belgeye dayanarak kapatma kararlarını çıkardı. Konu, 31 Mart günü yaşanan terör saldırısı. O saldırıdan yola çıkılarak resimlerin paylaşılması, kapatmanın başlıca sebebi olarak gösterildi.

Muhtemelen Youtube, Twitter ve Facebook’a kapatma istekleri gönderildi. Neydi bu istekler? NTV’de yayımlanan bir resim, Facebook’ta belli adreslerde yayımlanan resimler, sondakika.com sitesinde yayımlanan haber, Twitter’da Metin Uca gibi önde gelen isimlerin paylaşımları… Önce üç ana akım da kapatılacakken son dakikada Facebook tekrar açıldı ve gösterime girdi.

Bu kapatma kime ne sağlar? Resimleri gören gördü zaten. Gazetelere yasak da getirildi. Bu saatten sonra getirilen yasaklamalar tamamen halkın haber alma hakını ellerinden almak ve istedikmeri anda istedikleri içeriği kaldırmayan, bir başka deyişle dümen sularına gitmeyen Google ve Twitter’a kafa atmaya yöneliktir.

Bir de 7 Nisan günü milletvekili adayları açıklanacak ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla birçok milletvekili dışarıda kalıp bağırıp çağıracak. Gündemin değişmesi lazım tabi…

3 Twitter hesabı 3 ders

Ders 1: Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyenler, kaybolup gidenler…

Ekmeleddin İhsanoğlu bir hevesle belki de Cumhurbaşkanı olurum diye geldi. Yaşlıydı. Hitabettiği seçmen kitlesiyle alakası yoktu. Hayatı akıl ve mantık kapsamında değerlendiren bir kitleye kendini gökten inen vahiyle anlatmaya çalışan biri olmaya çalıştı. Olmadı tabii ki… O zaman hedef kitlenin en önemli ortak noktası nedir diye baktılar. İnterneti buldular. Orda da tabii ki sosyal medyayı. Yalandan bir hesap açtılar. Basına söylenenleri aynen oraya aktarmaya çalıştılar. Olmadı tabii ki. Sonra seçimi beklendiği gibi kaybedince yalandan seçimi kazanana bir mesajla sahneden çekildiler. Ve 10 Ağustos’tan beri tek bir satır bilgi bile girilmemiş. NE oldu öldü mü? Buharlaştı mı? Demek kihiç inanmadı internete. Şimdi o parti ya da bakış açısından birisi kendine bir sosyal medya hesabı açsa, Allah birdir dese inanacak kimse çıkar mı? Çıkmaz.

Ders 2: Eğer suçlu hissetmiyorsan özür dileme, gerek yok

Mirgün Cabas. Güzel adam. Yolumun kesiytiği, göründüğü gibi olduğunu görünce şaşırdığım bir adam. Doğru söyledikçe köylerden kovuluyor. Artık dokuzuncu köye çok kalmadı. Basit bir şey söyledi:

bu eylem nasıl biterse bitsin çıkarılacak tek ders var: çocukları vurmayin, annelerini yuhalatmayin

İnsanlar onun bu sözüyle teröre destek verdiğini çıkardılar. Ne deseydi çocukları vurun ki bir daha bu eylemler olmasın mı? Anneleri yuhalatmayı bırakmayın geri adım olur demesini mi? Eyleme en ufak bir övgü yok, eylemcilerle ilgili en ufak bir temennisi yok. Bu söylediklerinden yapılan eyleme övgü çıkmaz ama ona karşı edilen küfürlerden edilen tehditlerden ve herşeyden çocukların öldürülmesinden duyulan sevinç annenin yuhalatılmasından duyulan huzur çıkarılabilir.

Ne söylerse söylesin karşısındaki insanlar iletişimi ve Türkçeyi bilmediği için onu anlamayacaklardı. Kendini anlatmak zorunda da değildi. Ama o neredeyse özür sayılabilecek bir metin yayımladı.

Yayınına ara verdi, mesaj yazmayı bıraktı. Linç eden kazandı. Şimdi insanlar biliyorlar ki niteliksiz de olsa yeterince kalabalık bir biçimde toplanırlarsa ve annelere babalara küfür ederlerse o kişiler fikirlerinin doğruluğuna bakmaksızın özür dileyip geri adım atacak. Ah be Mirgün.

Tabi bunları iş yerinden ve yakın çevresinden gelen fiziki saldırıları bilmeden söylüyoruz. Yine de benim bildiğim Mirgün bunlarla savaşacak güç ve enerjiye sahip bir adamdı.

Ders 3: Dik durursan sinip kaçacaklardır

Nevşin Mengü… CNN’in dik duran habercisi. Linç edildi çünkü saldırı haberini ilk kez verirken terör dedi, durdu, daha ne olduğunu bilemiyoruz dedi. Vay efendim olaya terör diyemiyormuşsunuz. Evet o konuşmaya başladığında kimse ne olduğunu biliyor muydu? Devlet bu konuda açıklama yapmış mıydı? Hala IŞİD’in bomba patlatıp onlarca vatandaşımızı öldürdüğü olaylara terör eylemi diyebiliyor muyuz? PKK’nın Güneydoğu Anadolu’da son zamanlarda gerçekleştirdiği eylemlere terör diyebiliyor muyuz? O bir haberci, doğrulamayı bekliyor sadece.

Yine nicelikli ama niteliksiz bir güruh onun üstüne saldırdı. Hiç de geri adım atmadı. Vakar ve dik şekilde durdu cinsiyetçi ve aşağılık küfürlere rağmen. Hatta onlardan korkmadığını göstermek için en aşağılık olanlarını beğendi ve RT’ledi. Elleri arkadan bağlı bir rehinenin yanında duran eli silahlı adamın suratına tükürmesiydi bu hareket.

Başbakanına cumhurbaşkanına karikatürle yaklaşanları mühebbetle yargılayan hukuk sistemi bir kadının tehdit edilmesine, sözlü cinsel saldırılarda bulunmasına hiiiç sesini çıkarmadı. Gerçi Nevşin’in çok da umurundaymış gibi durmuyor. O işini yapıyor. Normal hayatına ve mesajlarına da devam ediyor.

Nevşin Mengü sosyal medyada yapılması gerekenleri göstermesi açısından benim kahramanımdır…

Türkiye Twitter’ı sansür şampiyonu yaptı

Twitter’da içerik sildirmede yine dünya birincisi olduk. Twitter’a gelen 796 içerik kaldırma talebinin 477’si Türkiye’den gitti. Gizlenen 1982 mesajdan 1820’si, askıya alınan 85 hesaptan da 62’si Türkiye’nin isteğiyle yapıldı.

Bunu necip Türk basınının yapmayı düşünmediği farklı bir yöntemle inceleyelim ne mal olduğumuz daha iyi ortaya çıksın:

  • Gizlenen veya hükümetimizin daha şirin gözükmek için icat ettiği deyimiyle buzlanan mesajların yüzde 92’si Türkiye’den…
  • Bu içerik olmamış çok zararlı bunu kaldıralım taleplerinin yüzde 60’ı Türkiye’den
  • Bu adamlar çok tehlikeli bunların hesabını kapatalım taleplerinin yüzde 73’ü Türkiye’den…

Bu şekilde baktığımızda eğer Türkiye Twitter’a girmeseydi bu ortam yüzde 60 ile 92 arasında daha az sansürcü görünecekti.

Yılın ikinci yarısında Twitter’dan içerik kaldırma talepleri 2014’ün ilk yarısına göre yüzde 84 artış gösterdi, engellenen hesap sayısındaki artış ise yüzde 348’i buldu.

Yani biz sansürcü yeteneğimizi hızla artırıyoruz. Twitter hızla sansüre dönüyor bizim sayemizde. Elimizi değdirip de bozmadığımız bir sosyal medya kalmıştı.

Artık kalmadı…

Facebook, Twitter ve Google Plus her an kapanabilir

Ankara’dan aldığımız haberlere göre Facebook, Twitter ve Google Plus sosyal medyaya yansıyan ve sosyal medya şirketlerinden içeriğinin kaldırılması istenen haberlerin kaldırılmaması yüzünden her an kapanabilir.

Kapanma sebebinin Adana’da ele geçirilen MİT tırları olduğu iddia ediliyor.

Türkiye’yi yine sosyal medyasız ve karanlık günler bekliyor olabilir.

Ayrıntılar birazdan sitemizde olacak. Eğer sosyal medya imkanları kesilirse lütfen gelişmeleri buradan takip edin.

VPN yazılımlarınızı koyduğunuz dolaplardan çıkarın.

Son dakika eklemesi

Facebook içerik çıkarmayı halletmiş… O kapanmayacak…

Üç büyük sosyal medya şirketinden belli içerikleri çıkarması istendi, böylece mahkeme kararının geçersiz sayılacakmış. Şu ana kadar sadece Facebook bu içerikleri bünyesinden çıkardı… ABD’de mesai saatinin başlamasıyla birlikte kapatmalar ya da içerik çıkarmalar gerçekleyebilir…

Şu anda gelen habere göre sosyal medya şirketleri içeriği çıkarmış, Twitter buzlamayı bitirmiş. Bir kapanma tehlikesini daha çok ucuz atlattık…

Teknolojinin 2015 sihirli küresi

4G nasıl gelecek?

2014 yılının son çeyreğinde en önemli tartışma konularından biri 4G oldu. Türkiye 3G’ye geçerken dünyada yaygınlaşan 4G’nin 2015 yılında kullanıma gireceği müjdelendi. Ancak operatörlere bu hizmetin nasıl dağıtılacağı konusu açıkta kaldı. 4G için en önemli şey frekanslar ve bunların nasıl dağıtılacağı belli olmadı. Mevcut duruma bakıldığında devlet tüm operatörlere eşit biçimde yaklaşmayı ve frekansları en çok para verene göre değil, eşit bir biçimde dağıtmayı hedefliyor. Ancak daha netleşmiş değil. Bu arada yine geçtiğimiz senelerde çok konuşulan tesis paylaşımı da 2015 yılında gündeme gelebilir. Mevcut durumda hiçbir operatör baz istasyonunu diğeriyle paylaşma üzerine bir anlaşma yapmadı. Sadece baz istasyonlarının takıldığı kulelerde paylaşıma gidildi. Ülke kaynaklarının daha az harcanması ve herkesin kurduğu sistemi rakibinin bulunmadığı bölgelerde kiralaması 2015 yılında gündeme gelebilir. Türkiye’de 4G için ekipmanlara daza az para yatırılması ve bütçe açığı yaratmaması için 4G baz istasyonu teknolojilerinin yaratılması da özendirilebilir.

Fiberin artış yılı olacak

Son iki yıl içinde fiber konusunda hiçbir somut adım atılamadı ve şirketlerin fiber döşeme hızı diğer yıllara göre oldukça düştü. Bu konuyu gündemlerinde tutan BTK ve ilgili bakanlıkların yaptığı çalışmalar sonlanmak üzere olduğu dile getiriliyor. Bu sayede hem fiberin istenen her yere döşenmesi mümkün olacak hem de bazı telekom firmalarının ellerinde bulunan fiberi paylaşmak için isteksizlikleri devlet eliyle ortadan kaldırılacak. İki sene öncesinin fiber döşeme hızı yakalandığında fiberin ülkenin birçok alanına daha çok yayılması ve ADSL gibi giderek eskiyen ve fibere göre yavaş kalan teknolojilerden kurtularak ülkede gerçek yüksek geniş bant teknolojilerinin gelmesi söz konusu olabilir. Zaten 4G’nin için en önemli gerekliliklerin başında fiber teknolojileri geliyor. Fiberin dağılımının artmasıyla hem şirketler hem de bireyler daha hızlı internete girebilecek.

 

Telekomünikasyonda eski tatlı karlar olmayacak

Türkiye’de telekomünikasyon, dünyadakinin aksine bir gelişme gösteriyor ve global daralmaya rağmen giderek artıyordu. Daha çok konuşma süresi, durmadan artan kar oranları ve tüm dünyayı kıskandıracak kadar hızlı artan 3G kullanımı. Ancak telefon penetrasyonunda neredeyse yüzde 100’e gelindi. Türk Telekom’un sabit abone sayısında yaşadığı kayıplar onu ülkenin dördüncü operatörü haline getirdi. Avea 2014 yılının başında hala karlılık açıklayamazken Vodafone Turkcell’i yakalamak için yüksek pazarlama bütçeleriyle çalışmaya başladı. Turkcell ise neredeyse kurulduğu günden bugüne ilk kez abone sayısında Pazar toplamının yüzde 50’sinin altına düştü. 2015 yılında şirketler toparlanma dönemine girecek. Yüksek ihtimalle karlılığı artıracak tedbirler alınacak ve fiyat rekabetinin hızı düşecek. Şirketler birbirleriyle teknoloji ve 4G gibi alanlarda yarışırken daha ucuz olmak artık bir seçenek olmaktan çıkacak.

 

İnternet ve telefon dinlemeleri

2015 yılında dinlemeler Türkiye’de en az konuşulan konulardan biri olacak. Çünkü artık dinlemeler tamamen MİT kontrolüne geçecek. Doğal olarak da kimin, nasıl ve hangi sebeplerden dolayı dinlendiği konusunda daha az hesap verilmeye başlanacak. BTK içinde yapılanan TİB’i daha az duyuyor olacağız. Bunun yanında 2014 yılında etkin bir biçimde konuşulan internet dinlemeleri 2015’te de en önemli konulardan biri olacak. Her ne kadar Facebook ve Twitter arzu edildiği kadar çok kimlik bilgilerini Türk yargısıyla paylaşmıyor olsa da yine de buzlama ve yayından kaldırma işlemi sayesinde daha sakin bir seçim dönemi geçirilecek. Bu bakış açısıyla, çok önemli bir şey çıkmadığı sürece Twitter ve Youtube gibi sitelerin kapatılması beklenmiyor. Ancak seçim süreci boyunca etkinliği artan Türk haber sitelerinde geçmiş döneme göre daha büyük yasaklar gelebilir…

 

Mobil telefon dünyası

Mobil teknolojilerde özellikle telefonlar alanında geçmiş senelere kıyasla daha küçük gelişmeler olması bekleniyor. Telefonların parçalarının üretiminin tamamına yakını Çin’de yapıldığı için cihazlar birbirlerine çok benzeyecek. Daha yüksek pikselli fotoğraf makinesi, daha büyük ekran gibi teknolojilerde sınırlara gelindiği için yenilikler tasarım alanında aranacak. Telefonların çok fazla birbirine benzemesi, rekabeti fiyata çekecek ve tüm pazar araştırmalarının gösterdiği gibi dünyada markasız (no name) Çin malı ucuz ürünlerde patlama yaşanacak. Markalar bir anlamda kendilerini yaratan ve ucuza satılmasını sağlayan kaynaklarla fiyat rekabetine hazırlanıyor. Bu savaşı kullanıcısıyla duygusal bağ kurmayı başaran ürünler kazanacak. Ancak giderek zorlaşan bir ekonomide fiyat ve duygusal bağ arasındaki savaşın oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Türkiye’de üretimi özendirebilmek için devlet önümüzdeki sene yabancı telefonlara ekstra vergi getirmek istediğini söyledi. Bu da yabancı telefonlarla Türk olanlar arasında çok ciddi bir fiyat farkının doğabileceğini gösteriyor. Yani 2015 yılında ülkemizde ya Türk telefonlar ya da tamamen isimsiz Çin malı ürünler görme ihtimalimiz çok yüksek…

 

Bilgi güvenliğinde daha da çok zorlanacağız

2014 yılında insanların internet üstünden dolandırılması ve dijital saldırılara maruz kalması olaylarını çok görmüştük. Ne yazık ki saldırılar dozunu ve yaratıcılıklarını daha da artırarak sürdürecek. Dolandırıcılıklar yerel hırsızlık vakalarından çıkarak uluslararası bir boyut kazanacak. Kişisel bilgilerin ortada dolaşması eskisinden daha çok rahatsız edici olacak. E-Devlet hizmetlerinin de giderek artış göstermesiyle dijital kimlikleri çalınan vatandaşların adına sanal şirketler kurulabilecek, banka hesapları boşaltılacak, hatta işinden dahi olabilecek. Bilgisayar korsanlarının yeni ve en önemli hedefi ise herkesin kişisel bilgilerinin bulunduğu cep telefonları olacak. Önümüzdeki sene bilgisayar saldırılarıyla cep telefonu saldırı sayısının eşitlenmesi bekleniyor.

 

İstenmeyen SMS ve maillere son

Yıllarca herkesin her daim yanında olan telefonlara gelen istenmeyen mesajlar kullanıcılara hayatı zehir etti. Ancak 2014 yılının son çeyreğinde çıkarılan bir kanunla kullanıcıların istemedikleri SMS’leri göndermek isteyenlere ciddi para cezaları verilmesi gündeme geldi. 2015 yılının ortasından itibaren şirketler SMS atmak istedikleri kullanıcılardan öncesinde izin almış olmaları gerekiyor. Böylece otomobil tamircilerinden kuru temizleme şirketlerine, uydu çanak satıcılarından internet hattı dağıtan bayilere kadar birçok şirketin önü kesilmiş olacak. Özellikle GSM şirketleri ciddi adımlar atmak ve kendileri üstünden gönderilen SMS’lerin kanuna uygunluğunu denetlemek zorunda kalacak. Kurumlar kullanıcıları SMS almaya ikna etmek için yaratıcı kampanyalar yapmaya başlayacak.

 

Nesnelerin interneti patlayacak

Makinelerin arada insan müdahalesi olmadan kendi aralarında haberleşerek veri oluşturması ve belirli bazı işleri yapabilmesi anlamına gelen nesnelerin interneti 2015 yılında çok daha ileri gidecek. Makinelere takılan GSM hatlarına vergi avantajı sağlanmıştı. Artık belirli bir doygunluğa ulaşmış, halkın yüzde 100’üne erişmiş GSM pazarında satılacak “makineler arası iletişim” hatları yepyeni bir soluk getirecek. M2M adı verilen bu sistem, aynı zamanda şirketlerin iş yapış biçimlerini de değiştirerek daha verimli çalışmalarını sağlayacak. Tarımdan fabrikalara, belediye hizmetlerinden elektrik su ücretlerinin toplanmasına kadar birçok alanda devrimsel ilerleme söz konusu olacak.

 

Buluta güvenlik geliyor

Bulut bilişim bundan birkaç sene önce, çok hızlı bir biçimde kullanıma girdi. Verilerin internet üstünde tutulması ve yedeklenmesi şirket ve kullanıcıların kafasında yepyeni ufuklar açtı. Ancak 2014 yılında bu verilerin kötü niyetli kullanıcılar tarafından ele geçirilmesi ve sanatçıların istenmeyen fotoğraflarının kamuoyuyla paylaşılması buluta olan güvenin sarsılmasına neden oldu. Bilgilerin sızma nedeni olarak kullanıcıların yeterince sağlam parola belirlememesi gösterildi. 2015 yılında alınan dersler ışığında bulutun güvenliğine daha çok önemi verilecek. Apple, Google ve Microsoft gibi verileri buluta taşıyan şirketler yepyeni kurallar belirleyecek ve bilgilerin çalınmasını engellemeye çalışacak.

 

Bilgisayar yerini tablete bırakacak

Mikro işlemci teknolojilerinin giderek gelişmesi, eskiden sınırlı işler yapabilen tabletlerin yeteneklerini artırdı. Bilgisayarlar ve tabletler arasındaki fark giderek kapandı. Özellikle tabletler içinde bulunan yazılımın getirdiği destekle de geniş kitleler için bilgisayar kullanmak anlamsız hale gelmeye başladı. Tüm teknoloji analistleri, 2015 yılında tabletlerin çok ucuzlayacağını, bu yüzden de satışların patlayarak bilgisayarları tahtından indireceğini söylüyor. Uzmanlar 2015 yılında bilgisayar almak isteyenlerin tablet seçeneklerini gözden geçirmeden satın alma yapmamaları gerektiğini dile getiriyor.

 

Yazılıma harcanan para artacak

Geçtiğimiz yıllarda çok yüksek fiyatlara satılan yazılımlar tablet ve akıllı telefonların gelmesiyle farklı bir dönemece girdi. Korsan kullanımın bu cihazlar sayesinde azalmasıyla yazılımlar son derece ucuzladı. Bundan on sene önce 100-300 dolarlar mertebesinde satılan yazılımlar herkesin bunu almaya başlamasıyla birlikte 10 doların altına düştü. Hatta çoğu yazılım sadece 1 dolara satılıyor. Bu yüzden kullanıcılar daha fazla yazılıma para verir hale geldi. Yazılımcıların daha çok para kazanması ise hemen her konuda yeni bir yazılımın üretilmesine neden oldu. Kullanıcıların yazılımlar için harcadığı para, neredeyse akıllı telefon ve tabletlerine verdiği ücretle eşdeğer hale geldi.

Lütfi Elvan sosyal medya araçlarını tehdit etti

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme BakanıLütfi Elvan, internet ortamında erişim engelleme ya da içerik çıkarma gibi konularda mahkeme kararlarını uygulamayan şirketlere para cezası getireceklerini, bununla ilgili bir düzenleme yapacaklarını bildirdi.

Bakan Elvan, sosyal medyayı çok önemsediklerini, buna karşılık sosyal medyanın da kendi içinde bazı ahlaki değerlerinin olması gerektiğini belirtti. Özellikle Twitter, Facebook gibi sosyal medya şirketlerinin önümüzdeki günlerde gerekli tedbirleri almadıkları takdirde toplum nezdinde kredibilitelerinin azalacağını, uluslararası arenada sosyal medyaya yönelik olumsuz bir bakış açısının ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Sosyal medyada yer alan hesapların yarıya yakınının sahte olduğunu belirten Elvan “Sahte hesapların yanı sıra insanları yanlış bilgiye yönlendirme doğrultusunda çok ciddi çalışmaların olduğunu görüyoruz. Örneğin 18 yaşındaki  genç bir çocuğa ‘sen sahte hesaplardan benim adıma 25 bin tweet at, benim twitter hesaplarımdaki  görünürlülüğümü yükselt veya rakibi aşağıya çek’ diyebiliyorlar. Düşünün 25 bin tweet’i 250 lira karşılığı atıyor. 750 lira veriyorsunuz bir gecede 75 bin tweet atıyor. Sizin adınıza birilerini yerme, birilerini  göklere çıkarma pahasına tweet atabiliyorlar. Bu da kamuoyunda insanların yanlış yönlendirmesine, yanlış bilgilendirmesine yol açıyor. Bunlar gerçekten çok büyük problemler. Bildiğim kadarıyla hem Twitter hem Facebook hem diğer sosyal medya şirketleri bu konuda çalışma yürütüyor özellikle içerik çıkarılmasına yönelik. Sözkonusu şirketlerin kredibilitelerini korumak, güvenirliliklerini sağlamak açısından mutlaka bu çalışmaları yapıp, sahte hesapları ortadan kaldırmaları gerekir diye düşünüyorum.” dedi…

Twitter ile başta yaşanan sorunların ardından yapılan görüşmelerde sıkıntıları aktardıklarını ve Twitter’ın da olumlu bakış açısı sergilediğini anlatan Elvan, “Başlangıçta hiçbir mahkeme kararını dikkate almayan Twitter’ın bugün mahkeme kararlarını dikkate aldığını görüyoruz. Ancak ofis açma konusunda olumlu bir adım atmadılar. Bu konuda bir çalışma yapacaklarını arkadaşlarımıza ifade ettiler, ancak şu ana kadar olumlu bir adım söz konusu değil” diye konuştu.

Bakan Elvan, internet ortamına ilişkin herhangi bir mahkeme kararını uygulamayan şirketlere para cezası getiren düzenleme yapacaklarını bildirdi. Türk mahkemelerinin aldığı kararları ister yerli, ister yabancı olsun bütün firmaların uyması gerektiğini belirten Elvan, “Diyelim ki bir mahkeme kararı var, erişimin engellenmesi isteniyor. Erişim, ilgili şirket tarafından engellenmemişse veya içerik çıkarılmamışsa bu cezayla karşı karşıya kalacaklar. Dolayısıyla mahkeme kararlarımızın bizatihi uygulanmasını teşvik edici bir unsur olarak ortaya çıkacak” dedi.

Bu haberden ortaya çıkan, Elvan’ın anlamadığı en önemli şey, ismini yazmayanların anonim kalma hakkını kullananların otomatik olarak sahte hesap olarak tanımlanması…

Twitter 2014 yılının bilançosunu yayınladı

Twitter için 2014, Dünya Kupası, Ebola salgını ve meşhur Oscar selfie’si yılı oldu. Türkiye’de ise yine Dünya Kupası, futbol liginde yaşanan heyecanlı maçlar ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gibi önemli olaylar Twitter’a damgasını vurdu. Yepyeni bir yıla başlamadan önce yılsonunu notlandırmak amacıyla “Twitter’da bir yıl” özetimizi oluşturmak için verilerimizi inceledik. Bu özetin yer aldığı, Dünya genelinde popüler Tweet’leri ve en etkili anları 2014.twitter.com adresinden inceleyebilirsiniz.

Twitter, 2014 yılında yaşanan tarihi ve önemli olaylara eş zamanlı bir film müziği işlevi gördü. Dünyada olup biten ne varsa, ister Dünya Kupası olsun ister siyasi referandumlar, birçok önemli olay aynı anda Twitter’da da yaşandı. Türkiye’de ise en çok konuşulan konu bu yıl futbol oldu. Dünya Kupası karşılaşmaları, Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ve önemli derbiler Twitter’daki Türk kullanıcıların en çok tartıştığı konular içerisinde yer aldı.

Twitter, 2014 yılında yaşanan tarihi ve önemli olaylara eş zamanlı bir film müziği işlevi gördü. Dünyada olup biten ne varsa, ister Dünya Kupası olsun ister siyasi referandumlar, birçok önemli olay aynı anda Twitter’da da yaşandı. Türkiye’de ise en çok konuşulan konu bu yıl futbol oldu. Dünya Kupası karşılaşmaları, Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ve önemli derbiler Twitter’daki Türk kullanıcıların en çok tartıştığı konular içerisinde yer aldı.

Türkiye’de en çok konuşulan önemli anlar

Türkiye’de Twitter’ın kullanımı politik haber takibi üzerine olsa da, bu trend yerini futbola bıraktı. Twitter istatistikleri, Türkiye’nin büyük bir futbol hayran kitlesi olduğunu gösterdi…

2014 Dünya Kupası, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok Tweet atılan konu olarak tarihe geçti. Özellikle 8 Temmuz 2014’te yapılan Almanya- Brezilya karşılaştırması Türkiye’de en çok konuşulan konu olarak ilk sıradaki yerini aldı. İkinci sırada, 10 Ekim’de Euro 2016 elemeleri için evimizde yapılan ilk Milli maç olan ve 2-1 mağlubiyet aldığımız Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçı oldu. Diğer en çok konuşulan karşılaşmalar ise Fenerbahçe- Galatasaray derbisi (25 Ağustos) ve Fenerbahçe- Sivasspor (26 Eylül) karşılaşması oldu.

2014, Türkiye için yoğun ve birçok önemli olayın yaşandığı bir yıl oldu. 2014’te yapılan ve ilk kez halkoyuyla belirlenen Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Başbakanlık değişimi bu önemli olaylardan birkaçı olarak tarihe geçti.

Dünya Kupası boyunca 672 milyon Tweet!

Dünya Kupası sırasında, Dünya genelinde 672 milyondan fazla Tweet atıldı. Bu rakam, bir etkinlik ile ilgili atılan en yüksek Tweet sayısıydı; 32 günlük, 64 maçtan oluşan Dünya Kupası’nı 16 günlük Olimpiyatlar’la karşılaştırmak bile zor.

2014’te en fazla “Retweet” edilenler

Her yıl en fazla Retweet edilen Tweeti ‘altın Tweet’ olarak ödüllendiriyoruz. Her yıl bu Tweet dünya üzerinde kaç milyon Twitter kullanıcısıyla hangi mesajın etkileşime geçtiği konusunda farklı bir hikâye anlatıyor.

Bu yıl, Ellen Degeneres’in Oscar törenindeki Tweet’i, 2013’teki (Lea Michele) ve 2012’deki (Barack Obama) en fazla Retweet edilmiş Tweet’leri de geçerek yılın en çok Retweet edilen Tweet’i oldu. Ellen’ın Tweet’i 3 milyondan fazla Retweet edildi.

İnsanlar aynı zamanda takip ettikleri hesaplardaki mesajlara cevap vererek, favorileyerek ve Retweet ederek idolleriyle daha yakın temasa geçebilmek için Twitter’ı aktif olarak kullanmaya başladı. 2014’ün en popüler Tweet’lerini keşfetmek için, dünya genelinde zirve yapmış en fazla Retweet edilen Tweet’lerden birkaçını sizler için inceledik:

· Justin Bieber (@JustinBieber) Twitter’da hayranlarına her zaman değerli olduklarını ve güçlü ve inançlı olmaları gerektiğini söyledi ve bu tweet hayranları tarafından, zirve yaparak 471.000 kezden fazla Retweetle paylaşıldı.

https://twitter.com/justinbieber/status/426859986715553793

· Bu arada, One Direction’ın boyband yıldızı Niall Horan (@NiallOfficial) hayranlarına gruba destek oldukları 4 yıl için Twitter’da teşekkür etti ve bu tweet özel 4. Yıldönümlerini paylaşırlarken, dünya üzerindeki hayranları tarafından büyük sayılarda retweet edildi, bu Tweet 366.943 Retweet’te zirve yaptı.:https://twitter.com/NiallOfficial/status/491885069351780352

· Bu yıl aktör Robin Williams (@RobinWilliams) vefat etti, Akademi Alaaddin’den alıntı yapıp Robin’in ölümünü anmak için Twitter’ı kullandı. Herkes tarafından hatırlanacak bu Tweet 327.432 Retweet’te zirve yaptı.

https://twitter.com/TheAcademy/status/498996314395246593

· Liam Payne’in (@Real_Liam_Payne) grup arkadaşı Niall Horan’ın gözlerinden oluşan kolajı paylaştığı Tweet 330,777 Retweet’te, Niall’a onu ne kadar sevdiğini söylediği Tweet’i de 324,894 Retweet’te zirve yaptı:https://twitter.com/Real_Liam_Payne/status/496401744344416256

https://twitter.com/Real_Liam_Payne/status/496403574919020544

2014’te en fazla takip edilenler

Ünlü futbolcu Neymar Jr, 1.5 milyondan fazla takipçi kazanarak 2014’ün en fazla takipçi artışına sahip “VIT” oldu. Neymar Jr. Çeyrek finallerde Brezilya’ya 4 gol kazandırdı ama Kolombiya’yla oynanan o maçta sırtındaki bir kemiğin kırıldığı bir kaza geçirdi ve Dünya Kupası’nın geri kalan kısmına katılamadı.

Sevdiğiniz herkes Twitter’da!

Ünlü komedyen Cem Yılmaz’a ait Twitter hesabı bu sene de Twitter’da en çok takipçisi olarak listenin başını çekti. Cem Yılmaz’ın Twitter hesabını 5,323,814 takipçi ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hesabı izledi. Twitter’da en çok takip edilen diğer hesaplar ise aşağıdaki gibi sıralandı.

2014’te Türkiye’de en fazla takip edilen 10 hesap:

Twitter Hesabı Takipçi Sayısı

1. CMYLMZ Cem Yılmaz 7,575,029

2. cbabdullahgul Abdullah Gül 5,323,814

3. atademirer Ata Demirer 4,560,527

4. GalatasaraySK Galatasaray SK 4,470,164

5. DemetAkalin Demet Akalin Kurt 4,229,575

6. ntvspor NTV Spor 3,991,558

7. okanbayulgen Okan Bayulgen 3,983,836

8. Fenerbahce Fenerbahçe SK 3,663,684

9. ntv NTV 3,409,925

10. yilmazerdogan Yılmaz Erdoğan 3,241,538

2014’te neler yaşandığını bir kez daha hatırlamak için geç kalmadınız. 2014.twitter.com’u ziyaret edin ve geride bıraktığımız yılın önemli olaylarına bir kez daha göz atın