Onur ve gururla: Honor 20

BÜLTEN, DONANIM, MANŞET

HONOR; HONOR 20 LITE, HONOR 20 ve HONOR 20 PRO’dan oluşan yeni akıllı telefonlarını bugün Londra’da düzenlediği global bir etkinlikte resmi olarak tanıttı. Bu teknoloji harikası koleksiyon HONOR N-Serisinin, üstün tasarım, eşsiz fotoğrafçılık yetenekleri ve gençliğin beklentilerine uygun olarak geliştirilen en üst düzey kullanıcı deneyimi konusunda mükemmelliğini kanıtlıyor.

48 MP AI Dörtlü Kamera, kullanıcıların özellikle AI Ultra Clarity moduyla, gündüzleri çok net fotoğraflar çekmelerini sağlıyor. Çekilen fotoğraflar yapay zeka destekli 7nm Kirin 980 AI yonga setinde bulunan Dual-NPU ve Dual-ISP, 48 MP fotoğrafların her birinden en iyi detaylar tek bir karede “Super 48MP fotoğraf” için bir araya getirilir. Ayrıntılar ve renkler daha fazla canlılık için ayarlanır. 16 MP Süper Geniş Açılı Kamera ile kullanıcılar, 117° görüş açısı ile çok daha fazlasını yakalayabilir. Optik Görüntü Sabitleme (OIS) özelliği sayesinde, en hareketli ortamlarda ya da titreyen elle yapılan bir çekimde bile görüntü kalitesinin akıcı ve net olması sağlanıyor.

 

2 MP Makro lens, çıplak gözün asla göremeyeceği yeni bakış açıları sunarak kullanıcılara yaratıcı bir avantaj sağlar. Çiçek ve fauna çekmekten hoşlanan fotoğrafçılar için ideal olan 4 cm’ye kadar inanılmaz ayrıntıları yakalamalarına imkan tanır. Benzer şekilde, 3X kayıpsız optik zoom, 5X hibrid zoom, 30X dijital zoom da bir nesneyi yakınlaştırma yeteneği, doğayı seven ve vahşi yaşamı fotoğraflamak isteyen fotoğrafçılar ve şehir hayatının karmaşasını canlandıran sokak fotoğrafçıları için tüm detayları çekebilecekleri anlamına gelir.

Dinamik Holografik Tasarım Harikası

HONOR 20 Serisi, HONOR’un tarihindeki çok boyutlu, Dinamik Holografik bir camlı arka cama sahip ilk ürün olarak kullanıcı deneyimini yeniden tanımlamaktadır. HONOR’un sektördeki ilk Üçlü 3D Mesh tekniği ile titizlikle üretilen iki aşamalı işlem, ilk olarak milyonlarca minyatür prizmayı oymak için nanoteknolojiyi kullanarak bir derinlik katmanı oluşturur. Mühendisler, bu karmaşık işlemin tamamlanmasının ardından, 3B eğimli cam, renkli katman montajı ve derinlik katmanı uygular. Işık derinlik katmanındaki prizmalardan geçerken, her yöne yansıtılır ve kırılır.

Fantom Siyahı, Fantom Mavisi, Geceyarısı Siyahı veya Safir Mavisi ile kaplanan HONOR 20 Serisinin renk katmanı, sıcaklık ve basıncın hassas kontrolü altında vakum ortamında, cam ve derinlik katmanı ile birleştirilir. Sonuç, HONOR 20 Serisini öncekilerden farklı kılan derinliğe neden olan bir optik etkidir. Karmaşık işlem nedeniyle, her 100 arka kapaktan sadece 20’si HONOR’un katı standartlarına uygun olarak üretilir.

Çok Yönlü Kullanıcı Deneyimi Harikası

HONOR’un “Her zaman Daha İyisi” mottosu, markayı Dinamik Holografik arka camının dokusal ve renkli tasarımlarının ötesine geçmeye itiyor. HONOR 20 Serisi, yüzde 91,7 ekran / gövde oranına ve 6,26 inç tam görüş ekranına sahiptir. 4,5 mm çapındaki ekran içi kamerasıyla tam görüş ekranı, estetikten ödün vermeden daha da büyüleyici bir görsel deneyim sunar.

Alüminyum çerçevesinin sağ tarafındaki parmak izi sensörü, biri telefonu eline aldığında parmakların doğal yerleşimini tamamlayacak şekilde konumlandırılmıştır. Dört kamera lensinin asimetrik “L-şekilli” konumu, tam gün kesintisiz bir kullanımı destekleyebilen 4.000 mAh pilin telefona konumlandırılmasını sağlar. Bu arada, HONOR 20 Serisi, ısıyı verimli bir şekilde dağıtan ve böylece optimum performansı koruyan yeni bir termal çözüm olan bir Graphene soğutma teknolojisine sahiptir.

Mobil oyunlar açısından, HONOR 20 Serisi, kullanıcılara gelişmiş görsel ve dokunsal bir deneyim sunarak cihazın oyun yeteneklerini artıran, endüstri lideri GPU Turbo 3.0 ile donatılmıştır. Tüketici talepleriyle desteklenen HONOR 20 Serisinde, şu anda Fortnite, PUBG Mobile ve Arone of Valor dahil olmak üzere en çok rağbet gören 25 mobil oyunla bir araya gelmiş bulunuyor.

Görüntüleme ve oyun deneyimlerinin yanı sıra, kullanıcılar, Histen 6.0 tarafından desteklenen Sanal 9.1 Surround Ses özelliği ile etkileyici bir ses deneyimine de katılabilirler. Bu teknoloji ilk kez bir akıllı telefonla beraber sunuluyor. Sanal 9.1 surround teknoloji, ses konusunda beklentisi yüksek olanların özel ihtiyaçlarına göre uyarlanan bir sistem olan gürültü azaltma özelliğine sahip dahili bir mikrofonu barındırır.

Telefonla konuşma ücreti 13 senede yüzde 47500 artmış

ANKARA, DONANIM, İNTERNET, MANŞET, RAPORLAR

TUİK’in yıllık enflasyon verileriyle hazırladığı tablolar aslında bize çok şey anlatıyor. Özellikle teknolojinin gelişimi ve bundan sonra nereye gideceği konusunda bize ciddi veriler sağlıyor. Ben size 2003-2015 arasında sağlanan verilerden bir bilgi saçağı çıkardım. Bilgileri yayına hazırlama aşaması gerçekten yorucuydu ve internet siteme bazı yeni eklentiler indirmek durumunda kaldım. Ama açıkçası verileri koyduktan sonra bunları izlemesi ve üstüne düşünmesi çok daha eğlenceli hale geldi.

Sizler de verileri inceledikten sonra fikirlerinizi vermek isterseniz lütfen hiç çekinmeyin.

telefon ucretleri

Oysa dünya telefon lideri olmamız gerekiyordu

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

telefonlarZaman gazetesi harika bir haber yapmış ama haberin içindeki mizahı kaçırmış. Haberin detayı çok net: Türkiye, cep telefonu cihazlarında dünyanın en çok vergi alan ülkesi! Ve hala telefonlara yeni vergiler getirmek istiyor. Niye? Çünkü Türk firmalar ağlaşıyor yabancılar çok yaman bir telefon geliştiremiyoruz diye… E peki dünyanın en büyük vergisini biz veriyormuşuz hala mı yetmiyor diye sormamış Zaman gazetesi. Biz soralım.

Haber diyor ki Dünya GSM Birligi’nin 2015 raporuna göre Türkiye yüzde 41,2 oranıyla telefon ve iletişimde uygulanan vergiler konusunda listenin ilk sırasında yer alıyor. Sıralama şöyle:

  1. Türkiye yüzde 41,29
  2. Ürdün yüzde 38,5
  3. Gabon yüzde 36,3
  4. Tanzanya yüzde 36
  5. Jamaika yüzde 35,6
  6. Yunanistan yüzde 34,5
  7. Brezilya yüzde 33,2
  8. Pakistan yüzde 31,9
  9. Arjantin yüzde 30,7
  10. Myanmar yüzde 30,4

Vergi konusunda yarıştığımız ülkeleri görüyorsunuz. Hepsi dünya ülkeleri, teknoloji devleri, ekonomi cambazları. Bir Gabon olsun, bir Myanmar olsun, bir Ürdün ve Pakistan olsun… Bu ülkeleri bir alanda olsun geçebildiğimiz için gurur duyuyorum ülkemle…

Zama ngazetesi haberinde örnek de verilmiş: Örneğin 1.200 liraya ülkeye giriş yapan bir akıllı telefon yüzde 25 ÖTV’ye (Özel Tüketim Vergisi) tabii tutuluyor. Bu durumda fiyatı 1.200’den 1.500 liraya çıkıyor. Bunun üzerine yüzde 18 KDV eklenince fiyat 1.770 lira oluyor. Böylece 1200 liralık cihaz için vatandaş 570 lira vergi ödüyor. Bıınıın üzerine yakın zamanda yapılacak ek vergi de hesaba katıldığında fiyatlann daha da artacağı belirtiliyor.

Tüm vergi severlere ve daha yüksek vergi gelince Vestel’in daha iyi telefonlar üretebileceğine yönelik umuda sahip olanlara gelsin bu haber…

Ek yüzde 20 vergi getireceğine mevcut yüzde 42’yi yerli telefonlar için yüzde 20’ye indirmeyi düşünmemiş kimse… Vestel de unutmuştur bunu önermeyi…

Vestel’den çok Zorlu bir iletişim

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

ahmet zorluAhmet Nazif Zorlu’nun iletişim dilini ve tonunu oldum olası sevemedim. Kaş yaparken göz çıkaran bir tarzı var.

Dün devlet ithal cep telefonu ve tabletlere ek vergi getireceğini söyledi. Olayın içinde tek bir kelime ile Vestel geçmezken Daha önce yaptıkları yüzünden olay doğal olarak Vestel’e yansıdı. Hatırlayacaksınız Vestel devlete dudağını büzerek ama bizim ürünlerimiz satmıyooo diye ağlamıştı. Biz de bunun haberini yapmıştık…

Dedik ki bunu sadece sosyal medyada görürüz. Ama Zorlu ne yapmış? Demeç vermiş. Hem de Habertürk’e, hem de “oooh ne güzel oldu harika yapmışız oooh” modunda bir demeç…

Demiş ki Zorlu: “Daha dün akşam sanayici arkadaşlarla bir iftarda bu konulardan bahsediyorduk. Yalnız elektronik değil, birçok alanda Türkiye ithalat cenneti oldu. 7 milyar doları aşan elektronik ürün ithalatı var. Sanayimizi kendimiz kollamazsak olmaz. Pek çok ülke de bunlara benzer tedbirler alıyor. Yerli üretici olarak tabii ki haksız rekabetin karşısındayız. Ek vergi, geç kalınmış bir hamle. Olması gereken buydu. Çünkü iç piyasada kapasitemizi kullanamıyoruz. Türkiye’de pazar edinmek için satışı maliyetine yapılan ithal ürünler var. Kendi bahçemize daha iyi bakmamız lazım.”

İnanılır gibi değil bu söyledikleri. Onun lafın nereye gideceğini düşünmeden söylediklerini TKNLJ formatında masaya yatıralım:

  • Daha dün akşam sanayici arkadaşlarla bir iftarda bu konulardan bahsediyorduk: Sayın Zorlu arkadaşlarıyla yahu ne güzel olur şöyle hayvan gibi bir vergi konsa ithal ürünlere diye mi konuşuyor? Her gece mi konuşuyor yoksa bakanın bunu söyleceğini bildiği gün mü konuşuyor? Ne kadar enteresan değil mi?
  • Yalnız elektronik değil, birçok alanda Türkiye ithalat cenneti oldu: Türkiye dışarıdan LCD ekran alırken sorun yok, televizyon için işlemci satın alırken sorun yok, televizyon uzaktan kumanda devresi satın alırken sorun yok. Yani Ahmet beyin televizyon parçası alarak onlara kendi ürettiği televizyon süsü vermesinde sorun yok. Ama geri kalan her şeyin ithalatı tü kaka…
  • 7 milyar doları aşan elektronik ürün ithalatı var: Peki Vestel’in yıllık cihaz ithalatı ne kadar? Telefonlar için? Televizyon için? Çamaşır makinesi ve buzdolabı için? Bu 7 milyar doların neresinde?
  • Ek vergi, geç kalınmış bir hamle. Olması gereken buydu. Çünkü iç piyasada kapasitemizi kullanamıyoruz: Ek vrgi geç kalınmış bir hamle. Çünkü yurt dışından gelen mallarla rekabet edemiyor Vestel. Samsung, LG, Apple ve muadilleriyle başa çıkamıyor. Çünkü onlar ileri teknoloji işine girdiğinde Vestel hala çamaşır makinesi motoruyla uğraşıyordu. Çağı yakalayamadı. Şu anda da yakalayamadığı çağın öcünün vergilerle alınmasını istiyor. Apple için yurt dışına kaç para veriyoruz? Peki Vestel Venus için kaç para veriyoruz? Kaç lirasını Türkiye’de üretebiliyoruz bu telefonun? Nesini ürtiyoruz? Hiçbir tutar tarafı olmayan, utan kaynağı bu ek vergilere geç kalınmış güzel hamle demekten Zorlu utanmıyor olabilir. Ben onun adına utanıyorum.
  • Kendi bahçemize daha iyi bakmamız lazım: Bahçemiz dediği teknoloi pazarımız. Zorlu bu bahçenin gülü sanırım. Kendi bahçenize bakın, bana bakın ben bir şey yapmayayım gül gibi buranın ortasında durayım para kazanayım diyor. Siz benim temelimi çapalayın, beni gübreleyin diyor.

Zorlu Holding çok kötü bir iş yaptı.

Zorlu’nun bundan sonra çok çalışmasına gerek yok. Hangi sanayi dalına girecekse söylesin devletimiz oraya ek vergi koyar Zorlu’nun bahçesine bakılır…

 

Huawei 46,5 milyar doların 6,5’ini Ar-Ge’ye yatırdı

5G, BÜLTEN, DONANIM, MANŞET, RAPORLAR

Huawei+CFO+Ms.+Meng+WanzhouKüresel bilgi ve iletişim teknolojileri alanının lider şirketi Huawei, 2014 yılına dair denetlenmemiş finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2014 yılında da güçlü büyümesi sürdürdü. Huawei’nin küresel satış geliri bir önceki yıla göre Yuan bazında yüzde 20, ABD doları bazında yüzde 18 artış göstererek 31 Aralık itibariyle 287 – 289 milyar Yuan seviyesine ulaştı.

Huawei CFO’su Meng Wanzhou, Huawei’nin 2014 yılı için ana iş kollarından elde ettiği kârın 2013’e oranla yüzde 12’lik artış göstererek 33,9 ile 34,3 milyar Yuan’a ulaşacağını belirtti. Bu dönemde şirketin operasyon faaliyetlerinden elde ettiği nakit akışı ve şirketin varlıklarının borcuna oranı dengeli seyretti.

Huawei’nin Telekom Hizmetleri geliri yaklaşık yüzde 15’lik büyüme ile bir önceki yılın üzerine çıktı. Büyümenin önemli bölümünü dünya genelinde yapılan 3G yatırımları ve 4G’ye geçiş yatırımları oluşturdu.

Huawei’nin Kurumsal Çözümler Bölümü, yaklaşık yüzde 27 oranında büyüme gösterdi. Bölüm, dünyanın en büyük 500’ü içinde yer alan 100’den fazla şirkete hizmet veriyor. Firma aynı zamanda, SAP ve Accenture gibi önemli firmalarla bulut bilişim ve büyük veriler de dahil olmak üzere müşterek yenilik için stratejik ortaklıklar kurdu.

Huawei Tüketici Hizmetleri ise dünya genelinde hızla büyümekte olan akıllı telefon pazarında orta ve üst segment ürünlerde gerçekleştirdiği yüksek satışlarla bir önceki yıla göre yüzde 32’lik bir büyüme kaydederek gelişmekte olan pazarlardaki güçlü büyümesine devam etti.

Meng Wanzhou, Huawei’nin 2014 yılında gerçekleşen küresel büyümesinde iki etkenin önemli olduğunu söyledi: “Birincisi temel değerleri yeniliklerle destekliyoruz, tüketici odaklıyız, bir vakıfta olduğu gibi kendini işine adamış çalışanlarımız var ve buna bağlıyız. İkinci etken ise organizasyon yapısı genelinde verimliliği arttırmak ve tutkuya ilham vermek için tasarlanmış uygulama yönetimi ve örgütsel dönüşüm sürekli olarak devam ediyor.”

Wanzhou, 2025 itibariyle, dünyadaki bağlantı sayısının 100 milyarı aşarak hava ve su gibi her yerde olacağının beklendiğini söyledi. Yaygın bağlantı ve büyük verinin, akıllı teknolojilerde yeni bir sanayi devrimi başlatarak geleneksel sanayileri modernleşmeye iteceğini, bugünün endüstriyel ve iş çevrelerini ise yeniden şekillenmeye yönlendireceği ifade etti.

Wanzhou sözlerine şöyle devam etti: “Endüstriyel inovasyonun odağı, tüketici internetinden endüstriyel internete taşınacak. Daha güçlü bağlantıya sahip bir dünya bizi bekliyor. Her zaman ve her yerden bağlantı, yeni bir model olacak”.

Huawei, dünya genelinde sayısız sistemi, iş kolunu, şehri ve insanı birbirine bağlamayı vadediyor. Böylece iş verimliliği artıracak, sanayilere dönüşümde yardım edecek, her kullanıcıya daha iyi bir deneyim yaratacak ve fikirlerin serbestçe değişimi sağlanmış olacak. Huawei, bilgi toplumunun önde gelen destekçisi olacak.

Bu yaklaşım sebebiyle Huawei, sürekli olarak gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen teknolojik avantajlar inşa etmeye yatırım yapıyor. 2014 yılında Huawei, 2013’e göre yüzde 28’lik artış ile Ar-Ge’ye 39,5-40,5 milyar Yuan yatırım yaptı. Huawei, son on yıllık toplamda ise Ar-Ge’ye 188 milyar Yuan yatırım yapmış oldu. Buna ek olarak, şirket dünya toplamının yaklaşık yüzde 25’ine denk gelen 3GPP’den LTE ana standartları için toplam 546 öneri sundu.

Huawei, Thomson 2014 yılında açıkladığı “Top 100 Global Inovatörleri” listesinde ilk kez yer aldı. Şirket ayrıca Interbrand’in Top 100 En İyi Global Markalar listesinde 94. sıraya yerleşerek listedeki ilk Çin menşeili şirket oldu.

Meng Wanzhou “Huawei’in yirmi yılı aşan büyüme yolculuğundaki başarısının altında yatan en temel değerler; tüketici odaklı bir şirket olması, işine bağlı/kendini işine adamış çalışanları ve şirkete duyulan büyük bağlılıktır. Huawei, bu Önümüzdeki 10 yılda şirketin her kademesinde bu temel değerlerin ışığında çalışmaya devam ederek bilişim ve iletişim teknolojileri alanında lider bir şirket olmayı hedefliyoruz.” dedi.

Dünya akıllıya biz Türk malına hasret…

ANKARA, DONANIM, MANŞET

turk maliBizim kardeşlerden birisi gazetelere yarın yansıyacak bir haber gönderdi ne diyorsun diye. Ne diyeyim kahkaha attım.

Haberde diyor ki “ithalatında son yıllarda ciddi artış gözlendiği ve yerli üretimin bu ithalattan zarar gördüğü gerekçesi ile cep telefonu ithalatına korunma önlemi soruşturması açıldı.

Bunda bu kadar gülecek ne var demeyin… Sanırsınız ki bizim ülke İsveç, Nokia gibi bir markamız var da dışarıdan gelen telefonlar bizim önümüzü kesiyor.

Yahu bizim bütün telefonlar dışarıdan geliyor. Hadi Türkiye’de de kimilerinin birleştirme dediği bazılarının yerli telefon üretimi olarak adlandırdığı şeyi yapıyoruz diyelim… Onun parçaları da dışarıdan geliyor. Ekranı, işlemcisi, saklama alanı, işletim sistemi…

Hadi Nokia, LG, iPhone ve Samsung ithalatını kıstınız… Yerine koyacak malımız var mı ülkede? Gerçekten var mı?

Habere göre bu başvuruyu bir yerli üretici yapmış. Bakalım kim bu bizi güldüren yerli “üretici”… Bakalım o yerli üretici neyi ne kadar üretiyor da dışarıdan gelen iPhone ve Samsung olmasa şahane işler yapacak…

Cumhurbaşkanı teknolojiye ne kadar karışmalı?

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

erdogan-telefon_2730Cumhurbaşkanı dedi ki:

“İnsanlar o marka telefonu alabilmek için gece dahi saatlerce kuyrukta bekliyorlar. bu marka her yıl model çıkardığı halde, modeller arasında çok büyük farklılıklar da yok ha, bunu da söyleyeyim. Tanınmışlık sayesinde bu uzun kuyrukları oluşturabiliyorlar. burada birçok arkadaşımız da bunu biliyor. aslında satılan telefon değil, satılan o telefonun markası. “bak yenisini aldım” bu.

Bu demeç gerçekten de Türk tarihinin en ilginç yaklaşımlarından biri. Çünkü Cumhurbaşkanı gözle görülür bir biçimde girmemesi gereken bir konuya giriyor, açık bir biçimde bilmediği konuda konuşuyor ve net bir biçimde haddini aşıyor.

Cumhurbaşkanı milli eğitim konusunda konuşabilir, ulaştırmadan dem vurabilir, çocuk psikolojisini bildiğini iddia edip bu konuda ahkam kesebilir ve hatta teknoloji konusunda derinliği olan ya da olmayan şeyleri dile getirebilir.

Ama cumhurbaşkanı bir markayı hedef alarak konuşma yapamaz. Çünkü cumhurbaşkanı memleketinin tüm insanlarına aynı uzaklıkta olduğu gibi (bizim cumhurbaşkanımızın herkese aynı uzaklıkta olduğunu değil olması gerekeni söylüyorum) tüm markalara da aynı uzaklıkta olmalıdır.

Olaya teknoloji gözüyle bakmayın. Marka markadır… Mesela Nuh’un Ankara makarnasını yemeyin o çok lapa oluyor diyemez. Tat konserve yemeyin onun doğallığından şüphelerim  var diyemez. Nova City’de oturmayın orasının ulaşımı kötü diyemez. LG Televizyon almayın onun renkleri kötü diyemez…

Çünkü cumhurbaşkanı herkese ve kurumsal yapılara aynı uzaklıktadır.

Çünkü cumhurbaşkanının cumhur idaresi gibi çok fazla ve ulvi işleri vardır.

Çünkü cumhurbaşkanı eğer bir sorun görmüşse bunu rapor eder ve bunu çözecek devlet erkanı vardır.

Çünkü cumhurbaşkanı “atıp tutamaz”…

Neden biliyor musunuz?

Çünkü birisi çıkıp derse ki “sana ne isteyen istediği kuyrukta bekler, ne anladın modeller arasında çok büyük farklılık olmadığını A7 ile A8 işlemciyi karşılaştıracak bir yetenğin oldu mu hiç hayatında, 4,7 inç ile 5,5 inç arasındaki farklı parmaklarını açarak gösterebilir misin”…

Burada çirkin konumda olan sadece cumhurbaşkanı değil onun temsil ettiği iddia edilen devlet olur.

Eğer etrafında akıllı bir danışan varsa ona sus artık desin. Eğer yoksa bizi dinlesin, sussun…