Türkiye genişbantta dünyanın neresinde? En hızlı ADSL şirketi kim?

Sizlere TKNLJ bünyesinde sıklıkla yabancı sitelerin ve içerik sağlayıcıların dünya çapında yaptığı hız istatistiklerini paylaşıyorum. Türkiye’de bizlere sunulmayan ve BTK tarafından yasaklanan hız testleri yüzünden önümüzü göremediğimiz için bu tip veriler bizlere baz oluşturan çok önemli çalışmalar olarak ön plana çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde Steam’in dünya çapında yaptığı testler karşıma çıktı. Eldeki verilen güzel analiz fırsatları veriyordu bana. O yüzden bu fırsatı kaçırmadım.

Steam çoğu gencin çok iyi bildiği bir oyun oynama, olun indirme ve bunu çalıştırma platformu. Dünya üstündeki mevcut birçok oyun, kendini satabilmek için Steam platformunu kullanıyor. Bundan daha da önemlisi, Steam 50-100 gigabaytlık oyun indirttiği için onların hız verileri, diğerlerine göre çok daha önemli oluyor. Gelin onların Türkiye için hazırladığı hız tablosuna bakalım

Bu noktada konuşulması gerekenleri küçük notlar halinde TKNLJ formatında sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • Bu veriler kesin ve net bir biçimde şu servis sağlayıcı diğerinden bu kadar hızlıdır anlamına gelmiyor. Bunlar dünya üstünde Steam sistemine erişme hızları. CNN’e erişim hızında birinci olan sekizinci çıkabilir, Microsoft’a erişim hızında sonuncu birinci çıkabilir. Çıkmayabilir de. Yani bunu genel olarak büyük resmi görebilme fırsatı olarak kullanın lütfen…
  • Geçen haftalarda yine Türkiye’de çok kullanılan Netflix’in sunduğu hız tablosunu sizinle paylaşmıştım. O tabloda olan biteni yine size anlatmıştım. O haberin tablosunu beraberce hatırlayalım:

  • Bu tablo bize aslında Steam’in rakamlarını doğrulayan bir nitelik taşıyor. Şöyle ki: Her iki tablonun da ilk üç sırası aynı. Steam tablosunda ikinci sıradaki Tellcom aslında teknoloji tarihimizi yaktından takip edenlerin hatırlayabileceği gibi Turkcell Superonline’ın diğer adı.
  • Türksat’ın kablosu neden hep birinci sırada çıkıyor? Çünkü kablo güzel bir teknoloji ve iyi iş yapıyorlar bunu öne koyalım. Ama yaygın ve teknolojik altyapıya rağmen sonuçta 800 bin aboneleri var.
  • Turkcell Superonline her iki tabloda da ikinci. Ama Steam tablosu bu noktada bölünmeleri bize gösterebildiği için karşımıza ilginç bir kıyas fırsatı çıkıyor: Tellcom IP’leri büyük bir ihtimalle Turkcell’in fiber altyapısını temsil ediyor. Superonline ADSL ve Global İletişim gibi fiber olmadığı aşikar hizmetler daha aşağıda görünüyor.
  • Bu tablonun ve diğerinin üçüncü sırasındaki TurkNet ilginç bir konumda: Daha önce de vurguladığım gibi bu şirket kotasız internet sattığı için yavaşlayabilir algısı piyasada çok etkindi. Demek ki öyle olmuyormuş. Kotasız, dilediğince, özgürce internet kullandırmak şirketi ve kullanıcıları yavaşlatmazmış demek ki… Bence bu ver hepimiz için çok önemli.
  • Daha da enteresan bir bilgi: TurkNet’in üstünde kablolu ve fiber teknolojisi var. Bilindiği gibi TurkNet de ADSL dışında bir teknoloji satıyı yapmıyor. Buradan şunu çıkarabiliriz: Türkiye’de en hızlı ADSL hizmetini bu kurum veriyor.
  • Türk Telekom ve D Smart her iki araştırmada da en altta yer alıyor. Bu da sanırım kaçınılmaz bir biçimde bir veri sunuyor bize…

Netflix raporlarıyla Türkiye’nin hız haritası

Netflix… Dünyanın en önemli içerik platformlarından biri. 109 milyon abonesiyle 190 ülkede günde 125 milyon saatten fazla içerik gösterimi yapıyor. Dünyanın her yerinden kendine gelen müşterilerinin hızlarını inceleyen Netflix enteresan bir çalışmaya imza atıyor aylardır: Ülkelerin hızlarını düzenli olarak ölçüyor.

Peki bu hızları nasıl ölçüyor? Bunun için her ülkenin Prime Time adı verilen en çok yayın izlenen zaman dilimi içinde hızlarını alıyor ve ortalamasına bakıyor.

Bu noktadan itibaren Netflix tablolarından almamız gereken dersleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • Bu tablolar kesinlikle “şu servis sağlayıcı daha hızlı bu daha yavaş” önergesinin birincil göstergesi değil. Yazıda da belirttiğim gibi bunlar Netflix’e en hızlı ulaşan servis sağlayıcılar listesi
  • Burada dünyanın en hızlı bağlantısının 4,11 megabit olduğunu göz önünde bulunduracak olursanız hızların 3 virgül bir sayı olduğuna şaşırmamanız gerektiği ortaya çıkar. Öteki ülkelerde Netflix’e 50 megabitle ulaşan kimse yok yani.
  • Türkiye’nin ortalama hızı 3,24 megabit. İlk 6 sıradaki servis sağlayıcılarımızın 4’ü bu ortalamanın üstünde. Türk Telekom ve D Smart gerçekten çok düşük olunca ortaya böyle bir sonuç çıkıyor.
  •  Türkiye, 3,24 megabit ortalamasıyla 59 Netflix ülkesi arasında 31. sırada. Neredeyse tam ortadayız yani. Alt tarafımızda en diye dokunur ülke Japonya ve Fransa. Üstümüzde Trinidad var.
  • Türkiye’nin birinci sıradaki İsviçre ile arasında yüzde 27’lik bir hız farkı var. ABD ve İngiltere’den yüzde 13 daha yavaşız. Son sıradaki Venezuella’dan yüzde 61 daha hızlıyız.
  • Gelelim Türkiye karşılaştırmalarına: Türkiye’nin birinci sırasında 3,73 megabitle Türksat var. İkinci sırada Turkcell Superonline 3,67 megabitle geliyor. Listenin en ilginç ismi 3,41 ile TurkNet.
  • Şirketleri dünya ile karşılaştırdığımızda mesela 3. sıradaki TurkNet, dünyada 20. sırada; İsrail, İspanya, Kanada ve İtalya gibi ülkelerin ortalamasından daha hızlı gözüküyor.
  • Bu arada aylara uzanan bir bakış açısıyla baktığımızda Türksat ve Turkcell’in hızlarının giderek düştüğü gözlemleniyor. Türkiye’de hızı önceki ayara göre en çok artan şirket TurkNet olmuş ve onun altında da Vodafone var.
  • Bu tarzdaki yurt dışı kaynaklı hız ölçümleri, Türkiye’deki şehir efsanelerinin de yerle bir olmasına neden oluyor. E han kotasız internet kullandırdığı için TurkNet’in hızı giderek düşecekti? Dünya devi Vodafone’un üstüde, Türkiye’nin fiber şampiyonu karasal dev Türk Telekom’dan yüzde 16 daha hızlı…
  • Türkiye’ye daha çok internet baronu gelirse bu gibi yurt dışı hizmetlere daha hızlı erişebiliriz. Hatta keşke ülkemizde barındırılabilse bu hizmetler

Fiber kullanıcı sayısı konusunda hala anlaşamamak

Türkiye’de fiber, internete bağlanmanın en hızlı, hatta en hesaplı yolu. Ama bir sorunumuz var ki fiberin evlere girebilmesi için ülkede ciddi yatırımlar yapılması gerekiyor. Bu yatırımlar uzun süre o ya da bu sebeple, o ya da bu şekilde engellendi. Ama şirketler Türkiye’de fiberin yaygınlaşması için çok ciddi çabalar sarfettiler.

Mesela Turkcell Superonline, fiber satabilmek için 5,2 milyar TL yatırım yaptı. Bunun karşılığında 40 bin kilometre fibere kavuştu. Ama en önemlisi, homepass adı verilen, fiber almaya muktedir, içine fiber internet girebilecek hane sayısı 3 milyona ulaştı.

Bu noktada rakibi Türk Telekom rakamlarına bakalım. Türk Telekom’un Türkiye sınırları dışında Turkcell Superonline kadar, yani 40 bin kilometre fiberi var. 246 bin kilometre döşenmiş fiberi var. 15,4 milyon haneye ulaşıyor.

Haberin derinliklerine indiğimizde karşımıza 1,2 milyon fiber müşterisi çıkıyor Turkcell’e ait. Türk Telekom resmi çeyrek açıklamasında 2,2 milyon fiber müşterisi olduğunu söylüyor. Diğer taraftan BTK’nın pazar verisi açıklamalarına baktığımızda kurum Türkiye’de fiber abone sayısının 2,1 milyona yaklaştığını söylüyor.

Şimdi Türkiye’deki yakışıklı insan sayısını araştırıyoruz dersek, yakışıklılık göreli bir kavram olduğu için kimine göre 1 milyon, kimine göre 3, kimine göre 40 milyon çıkması normal. Ama fiber bu. Işıl ışıl bir kablo bu. Evde olursa anlarsınız, yoksa hemen belli olur zaten. Yani BTK’nın bir önceki çeyrek verilerine bakacak olursanız Türk Telekom’un rakamı kesin yanlış, Turkcell’in rakamlarının yanlış olma ihtimali var. Ya da ikisi de doğru ve yıllardır pazar verilerini toplayan, bu verileri Türk Telekom, Vodafone ve Turkcell’den bizzat alan BTK yanılıyor.

Bunun ötesinde Turkcell Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan iki yıldır pazar lideri olduklarını söyleyerek Türk Telekom’un 2 milyonun üstünde fiber rakamını da gömecek açıklamalar yapıyor.

Yani bugün haydi bizim gibi yıların teknoloji muhabirlerini bir kenara bırakın. Diyelim ki Türkiye’ye bir şirket geldi yatırım yapmak için veya ürün satmak için veya Türkiye’nin hızlı internetine güvenerek iş yapmak için… Adam fiber kullanıcı sayısını soruyor. Acayip acayip, değişik değişik rakamlar çıkacak karşısına hepsi güvenilir olan kaynaklardan. Borsaya yıllardır açık şirket bir rakam söyleyecek, onu regüle eden kurum bambaşka bir şey söyleyecek.

Siz sıkılmadınız mı bundan?

Devletim bir el atsa bu rakamlara da kimin neyi söylediğini anlasak…

Vodafone Kurumsal’ın başına “Şahin” geliyor

Vodafone Türkiye üst yönetiminde yeni bir atama gerçekleşti. Meltem Şahin, 1 Ağustos 2017’den itibaren geçerli olmak üzere Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi İcra Kurulu Başkan Yardımcılığına getirildi. Son olarak Millenicom Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Şahin, Vodafone’un Türkiye’yi uçtan uca dijitalleştirme vizyonu doğrultusunda yenilikçi endüstriyel ürün ve çözümlerin hayata geçirilmesinden sorumlu Kurumsal Pazarlama ve Kurumsal Satış ekiplerine liderlik edecek. Vodafone Türkiye İcra Kurulu’ndaki ikinci kadın yönetici olan Şahin, şirketin “Yarına Hazırım Platformu” ve “Akıllı Şehirler” gibi alanında öncü kurumsal programlarını da yönetecek.

Son olarak EWE Turkey Grup bünyesindeki Millenicom şirketinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Meltem Şahin, bu görevleri kapsamında şirketin büyüme esaslı bir şirkete dönüşme sürecine liderlik etmiştir.

Millenicom’a katılmadan önce 10 yıl boyunca Turkcell bünyesinde pazarlama ve müşteri deneyimi alanlarında farklı deneyimleri olan Şahin, Superonline Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı, Eğlence ve IoT Servisleri Direktörlüğü, Müşteri Deneyimi Direktörlüğü gibi görevler üstlenmiş aynı zamanda  Müşteri Merkezli Dönüşüm programına liderlik etmiştir.

Şahin, Sony Ericsson ve Procter & Gamble şirketlerinde de çeşitli yerel ve global görevler üstlenmiştir.

Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun Şahin, Bilkent Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı programını tamamlamıştır. Şahin, evli ve iki çocuk annesidir.

İnternet baronları sonunda Türkiye’de

Superonline’ın kendi adıyla hizmet verdiği zamanlarda o zamanki genel müdürü Murat Erkan ile yaptığımız söyleşinin ardından şu şekilde bir haber tasarlamış ve bunu sizlerle paylaşmıştım…

Avea ve TTnet’in cenazesini Turabi ve Hadise kaldırdı

Türk Telekom, basının birçok ismini çağırdığı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı Antalya’da iki gün sürdü. Ne yazık ki yaşamsal koşturmacalar yüzünden toplantıya katılamadım. Toplantının ne olduğunu, neden bu kadar büyük bir etkinlik düzenlendiğini merak etmekteydim ki imdadıma oradan gelen basın bültenleri değil gazetelere ve ajanslara yansıyan yazılar yetişti: Avea ve TTNET artık Türk Telekom ismi ve çatısı altında birleşmişti.

Toplantıya katılan arkadaşların sosyal medya hesaplarından görebildiğim kadarıyla oldukça geniş katılımlı ve eğlence tarafı ağır basan bir etkinlik olmuş. Rıdvan Dilmen, soyadını bilmediğim hiç de merak etmediğim Survivor Turabi, soyadını kimsenin bilmediğini düşündüğüm Hadise ve gurmeler gurmesi Arda Türkmen gibi konusunun en önde gelen isimleri hoşça vakit geçirtmek için elinden geleni yapmış. Bir anlamda Acun Medya etkinliği olmuş.

Yapılanlara baktığımızda aslında Avea ve Ttnet’in tarihe karışması etkinliğiydi bu. Sonuçta eğlence dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bir cenaze etkinliği olmuş bu.

Türkiye’nin fiberle imtihanının analizi

Neresinden bakarsanız bakın Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri fiber haline gelecek yakın zamanda… Çünkü ülkemiz hızla teknolojiye daha yakın hale geliyor. Gerek giderek artın data kullanımı, gerek her sene ikiye katlanan mobil data ihtiyacının üstüne eklenecek 4G, gerekse karasal hatların bir türlü aratamayışının getirdiği tıkanıklık…

Turkcell Superonline’ın eski genel müdürü, şimdinin Turkcell genel müdür yardımcısı Murat Erkan, ilk basın toplantısını Eskişehir’de gerçekleştirdi. Konu her ne kadar Eskişehir ilimizin fiber ile tanışması olsa da aslında fiberi total olarak konuştuğumuz konular, içinde BTK raporlarının da olduğu bilgileri kapsadı. Bu toplantı bu bakış açısıyla yüklü bir analizi hakediyor diye düşünüyorum.

Eskiden tek başına hareket eden Superonline, Erkan’ın da geçişinden anlaşılacağı üzere Turkcell’in bünyesine geçirildi. Türk Telekom’da mobilin sabite geçişinin tam tersi bir süreç göze çarptı burada. Bu olaylarda regülasyonlarla ve rekabet kurumları nasıl hareket edecek diye sorgulamaktan bıktım. Demek ki bizim bilmediğimiz hukuk kuralları varmış bunu mümkün kılacak. Bu ayrı bir analiz konusu olsun.

Turkcell 13 ilinin yanına Eskişehir’i ekleyerek ağır girdiği iller sayısını 14’e çıkardı. Ağır girdiği iller diyorum çünkü 14 ilden ibaret değil bu kurumun yaptığı çalışmalar. Ama etkin çalışıtıkları illeri söylemeyi istiyorlar buna da saygı göstermek lazım.

Neden Eskişehir diye sormaya gerek yok sanırım. Hem Marmara bölgesinin yanıbaşında hem üniversitenin oluşturduğu kıpır kıpır bir kitle var. Ticaret deseniz yerinde duramıyor. Murat Erkan’a neden Eskişehir, bu illeri Nasıl seçiyorsunuz diye sorduğumuzda tarihi bir cümle kurdu: “Biz önceliğimizi gelişmek ve teknolojiyi kullanmak isteyen şehirlere verdik…” Tabii ki öyle olacak. Belediyelerin operatörleri rant kapısı olarak gördüğü aptallıklarla boğuşacağınıza, paranızla rezil olacağınıza, böyle pırıl pırıl insanların bulunduğu yerde kendinizi konumlandırmakta büyük fayda var.

Eskişehir’de ne yapacaklar? 95 milyon TL yatırımla 1.000 kilometre fiber çekecekler. Böylece 200 bin hanenin “evinin” kapısına kadar interne2t getirecekler. Ev kapısı olması çok önemli. Çünkü evin yakınlarındaki kutuya internet getirip bizim fiberimiz var diyenlerden farklı bir iş yapıyorlar. Eve kadar fiber var, binaya kadar fiber var ama kutuya kadar fiber diye bir şey yok.

200 bin ev ne demek? 2014 sayımına göre 814 bin nüfusa sahip Eskişehir için neredeyse nüfusun tamamı demek. Toplantı sırasında yerel bir gazeteden bir arkadaş çok enteresan ama bir o kadar realist bir soru sordu: “Bunu getireceksiniz de bize faydası ne olacak?” E bir de para verselerdi fiberi getirmek için diyecek oldum diyemedim arkadaşa. 8 megabite kadar internete verdiğin paranın altında bir ücrete 50 megabit alacaksın, üstelik fiber, daha ne istiyorsun diyemedim. Çünkü o sırada yanımda oturan yerel gazeteci arkadaş “şimdi Eskişehir kaçıncı oldu” diye sordu sulağıma. 14 deyince kaç il arasında dede, 14 diye cevap verince dudak büktü. Onlar olaya lig usulü bakıyorlar sanırım. Bari şu Diyarbakır’ı geçseydik mi demek istedi bilemiyorum.

Fiberin çok şey katacağı bu Eskişehir konusunu böylece kapatalım.

Markalar ölmez TT bölünmez!

Hürriyet gazetesinde çok yakından takip ettiğim Ahmet Can çok enteresan bir kulis haberine imza atmış. Habere göre Türk Telekom ve grup şirketleri son zamanlarda yönetici ve satış mekanlarını birleştirmekle kalmayacak tek bir marka altında, Türk Telekom ismi altında birleşecek. Ardından mobil telekom işletmecisi Avea ve internet bağlantılarını satan TTnet markaları öldürülecek. Konuyu TKNLJ formatında masaya yatıralım:

  • Türk Telekom’un farklı markalarla iş yapmasının çok önemli bir sebebi vardı. Çünkü Türk Telekom, Türk vatandaşlarının vergileriyle kurulmuy bir kurum olarak özelleşse de diğer firmalara altyapı hizmetleri satmak zorundaydı.
  • Kanunlara hangi gözlükle bakarsanız bakın Türk Telekom gibi bir yapının hangi devlet anlaşmasıyla kurulmuş olursa olsun hep toptancı hem de perakendeci olması mümkün değildir. Çünkü özellikle piyasayı etkileyecek bu gibi durumlarda kendisine özel çıkar sağlama ve toptan sattığı firmaları öldürme riski barındırmaktadır.
  • Şu anda Türkiye’de diğer firmaların fibar ve altyapı hizmetleri yaratması önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Dolayısıyla şu anda fiilen ülkenin telekom altyapısı tek bir şirketin kucağında tutulmaktadır çıkarılmayan ve çıkarılan yönetmelikler marifetiyle. Bugün bir şirket toprak altınra fiber döşemek için orada fiber zaten varsa Türk Telekom’dan izin almak zorundadır.
  • Ülkede telekomünikasyon alanında rekabet var mı sorusunun cevabı 3 büyük firma arasında pozitife yakın olsa da serbest telekom işletmecileriyle büyükler arasında bakıldığında net bir “hayır”dır.
  • Türk Telekom’un bunu yapma sebebi giderek kan kaybettiği sabit telekom alanındaki hakim güç konumlandırmasını kaldırabilmek, telekom alanında hakim güç olarak gösterilen tek şirketin Turkcell olmasını sağlamaktır. Türk Telekom’un sabit pazardaki payı her ne kadar müşterilerinin büyük bölümünü kaybetmiş olsa da hala yüzde 90’lar civarındadır.
  • İşin en ilginç tarafı ise daha önce Türk Telekom üstünden satış yapma çabaları, Lokum örneğinde olduğu gibi rekabete aykırı bulunmuştur. Hala konu üstünde uğraş vermelerini anlamak gerçekten çok güç…

Başlıkta biraz da şaka olsun diye böyle bir cümle kullandım. Ama net bir şekilde bu başlığın tersinin olacağını hepimiz biliyoruz…

Konuyu bir anketle kapatalım

[poll id=”5″]

Turkcell “Gelirde Rekor” dedi

Turkcell açıkladığı çeyrek rakamlarında üst üste birkaç rekor gördü. Bunlardan ana başlıkları sizlere küçük notlar haline verelim:

  • Turkcell Grup gelirlerde şimdiye kadar ulaşılmış en yüksek birinci çeyrek rakamına ulaşıldı: 2,978 milyar TL
  • Turkcell Grup Türkiye içinde 779 milyon TL net kar gösterse de döviz üzerindeki devalüasyon yurt dışı şirketlerinin inanılmaz zarar yazmasına neden oldu. Bu yüzden toplam grup karı 141 milyonda kaldı
  • Mobil abone sayısı bir önceki çeyreğe göre 300 bin bir önceki yıla göre 500 bin düştü
  • Fiber abone sayısı bir yılda yüzde 51 artarak 495,5 bine geldi…
  • Abone başı elde edilen aylık gelir mobilde 22,7 TL olurken aynı rakam Turkcell’in fiks tarafında 47,1 TL oldu
  • Uzaktan bakınca karmaşanın dibini gördüğümüz Ukrayna’da Turkcell 1,2 milyon abone kazanarak ilginç bir işe daha imza attı
  • Raporlanan 2,7 milyar TL’lik gelirin kırılımı şu şekilde oluştu: Turkcell Superonline 349 milyon, ses 1,485 milyar, mobil genişbant 606 milyon, mesajlaşma 136 milyon ve mobil servisler 124 milyon…

Kota satın alma hakkımızı istiyoruz

İnternet aldı başını gitti artık her eve onlarca megabit hızında internet geliyor diyoruz. Fakat her daim başımızın üstünde Demokles’in kılıcı gibi duran kota problemi var. Ben sonsuz sınırsız kota olsun istemiyorum. Ama kotayı tükettiğimiz zaman 3 megabit internete tıkanıp kalmak çok saçma. Konuyla ilgili fikirleri TKNLJ formatında size sunmak istiyorum:

  • Kota sınırsız olamaz çünkü kıt kaynak. Birileri film indirecek diye benim parasını verdiğim internetin yavaşlama ihtimalini göze alamam. O bağlamda her ne kadar çok hoşuma gitmese bile kotalı internete çok karşı değilim
  • Herkes benim gibi internet kullanmıyor: Bugün konuştuğum bir arkadaşım video yazılımı konusunda testler yaptığını beher testinin bir gigabayt veri tükettiğini söyledi. Ancak çevresindeki internet yetersizliği yüzünden mevcut kurumlarının dışında hizmet alabileceği o hızda bir kurum yok. Ama ekstra kota satın alamıyorlar. Dolayısıyla ayın daha yarısı gelmeden internetleri tükeniyor. Peki ne yapacak bu insanlar? Çalışmayacaklar mı? Kota satabilen kurumların olduğu yere mi taşınacaklar?
  • Bir başka örnek: Moda’da bulunan mezunlar derneğimize internet bağlattık. Oraya gelen gidenlerin kullanması için hızlı internet vererek bunların kullanımını kullanıcı adına bağlamak suretiyle 5651 garabetinden kendimizi kurtarmaya çalıştık. Ama yine satın alamadığımız bir kota problemimiz var. Oraya gelen giden insanlar sadece Facebook hesaplarına dahi baksalar ayın ilk haftasında kotayı sömürüp bitiriyorlar. E biz insanlara gelmeşin, internete şöyle bir girin çıkın mı diyelim?
  • Benim anlamadığım örneğin Türk Telekom’dan bize iyilik yapmasını istemiyoruz. Parasıyla kota satmalarını, dolayısıyla daha çok para kazanmalarını istiyoruz. Ama bu iki kurumun parasıyla kota satın alabilecekleri bir yapıları yok. Şirketlerin bunu önemseyip acilen bunu oluşturmaları gerekiyor.

Umarım şirketler bunu dikkate alarak adımlar atarlar… Böyle internetçilik olmaz!..

Turkcell Grup şirketlerinden 41 bin hanelik elektrik tasarrufu

Turkcell ve grup şirketlerinden Turkcell Superonline, iş süreçlerinin her aşamasında hayata geçirdiği enerji tasarrufuna yönelik teknoloji ve uygulamalarla, hem çevre korumasına hem de ülkemizin enerji faturasının azaltılmasına katkı sağlıyor. Uygulanan verimlilik ve tasarruf çözümleri sayesinde, 2014 yılında, 30,7 milyon TL’ye karşılık gelen 111 milyon kilovat saatlik enerji tasarrufu sağlandı.

Turkcell, hibrit iletişim ünitelerinin yanı sıra elektrik şebekesinin ulaşamadığı 26 noktaya kurulan güneş panelleri ve rüzgâr tribünleriyle çalışan iletişim üniteleri ve şebekede yapılan diğer tasarruf çalışmaları sayesinde bir yılda 87 milyon kilovat saatlik enerji tasarrufu elde etti. Bu tasarrufla çevreye yaklaşık 52.200 ton daha az karbondioksit salınımı gerçekleştirilirken ortaya çıkan enerji tasarrufunun miktarı ise 32 bin 200 hanenin bir yıllık toplam elektrik tüketimi seviyesine ulaştı. Turkcell ayrıca, bir yılda yaptığı toplam karbondioksit azaltımıyla, 83bin 780 adet yetişkin kızılçam ağacının yaptığına eşit oranda karbondioksit azaltımı yapmış oldu.

Tasarruf konusunda yaptığı çalışmaları sadece altyapı ile kısıtlı tutmayan Turkcell, binalarındaki elektrik ve mekanik sistemlerde de enerji tasarrufu çalışmalarını sürdürdü. Bu sayede de bir yılda 1670 hanenin yıllık enerji tüketimine karşılık gelen 4,5 milyon kilovat saat enerji tasarrufu sağlandı.

Turkcell Superonline, alt yapı çözümlerinde kullandığı üstün teknolojiyle tasarruf sağlıyor

Türkiye’de evlere fiber internet hizmetini GPON teknolojisini kullanarak sunan ilk şirket olan Turkcell Superonline ise, bu şebekeyi kullanarak, bir yıldayaklaşık 19,5 milyon kilovat saat elektrik enerjisi tasarrufu elde etti. Ayrıca bu teknolojinin kullanımıyla, cihazların ve soğutma sistemlerinin yayacağı 26,7 milyon kilovat saatlik ısı enerjisi de engellenmiş oldu. Ayrıca, 10 Gbps yerine 100 Gbps’lik dalga boyuna geçen şirkette, yaklaşık 299.000 kilovat saat elektrik enerjisi tasarrufu sağlandı. Turkcell Superonline yaptığı tasarruflarla toplamda 7256 hanenin elektrik tüketimine denk gelen enerji tasarrufunu sağladı.

Turkcell, mobil iletişim sektöründe, enerji yönetiminde sistematik yaklaşımıyla da ISO50001 Enerji Yönetim Sistemi Standardı sertifikasını almaya hak kazanan ilk GSM şirketi oldu. Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim alanlarındaki başarılı politikalarıyla da Turkcell, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı.

Turkcell, enerji tasarrufu bilincini şirketle sınırlamayarak abonelerine de yaymayı amaçlıyor. Bu kapsamda hem kağıt tüketimini hem karbon salınımını azaltan çevre dostu bir uygulama olarak  e-fatura kullanımını teşvik eden Turkcell’de, e-fatura kullanımı ile sadece 1 ayda 28 ton daha az kağıt kullanılarak 476 ağaçkesilmekten kurtarılıyor. Bu da yılda 5.712 ağacın varlığının korunması anlamına geliyor.

2014 yılında Turkcell Makineler arası iletişim (M2M) çözümlerinin daha fazla kullanılmasıyla, birçok alanda da enerji tasarrufu ve ülke ekonomisine katkı sağlandı. Lojistikten tarıma, su ve elektrik sayaçlarından beyaz eşya sektörüne ve konutlara kadar kullanım alanı çok geniş olan teknoloji sayesinde bir yılda ülke ekonomisine, 1,8 milyar TL’den fazla fayda sağlandı. Turkcell M2M Akıllı Araç çözümleri sayesinde ise sadece trafikteki araçların yakıt tüketiminin azalmasıyla 1,3 milyar TL tasarruf sağlanmış oldu.

Teknolojinin 2015 sihirli küresi

4G nasıl gelecek?

2014 yılının son çeyreğinde en önemli tartışma konularından biri 4G oldu. Türkiye 3G’ye geçerken dünyada yaygınlaşan 4G’nin 2015 yılında kullanıma gireceği müjdelendi. Ancak operatörlere bu hizmetin nasıl dağıtılacağı konusu açıkta kaldı. 4G için en önemli şey frekanslar ve bunların nasıl dağıtılacağı belli olmadı. Mevcut duruma bakıldığında devlet tüm operatörlere eşit biçimde yaklaşmayı ve frekansları en çok para verene göre değil, eşit bir biçimde dağıtmayı hedefliyor. Ancak daha netleşmiş değil. Bu arada yine geçtiğimiz senelerde çok konuşulan tesis paylaşımı da 2015 yılında gündeme gelebilir. Mevcut durumda hiçbir operatör baz istasyonunu diğeriyle paylaşma üzerine bir anlaşma yapmadı. Sadece baz istasyonlarının takıldığı kulelerde paylaşıma gidildi. Ülke kaynaklarının daha az harcanması ve herkesin kurduğu sistemi rakibinin bulunmadığı bölgelerde kiralaması 2015 yılında gündeme gelebilir. Türkiye’de 4G için ekipmanlara daza az para yatırılması ve bütçe açığı yaratmaması için 4G baz istasyonu teknolojilerinin yaratılması da özendirilebilir.

Fiberin artış yılı olacak

Son iki yıl içinde fiber konusunda hiçbir somut adım atılamadı ve şirketlerin fiber döşeme hızı diğer yıllara göre oldukça düştü. Bu konuyu gündemlerinde tutan BTK ve ilgili bakanlıkların yaptığı çalışmalar sonlanmak üzere olduğu dile getiriliyor. Bu sayede hem fiberin istenen her yere döşenmesi mümkün olacak hem de bazı telekom firmalarının ellerinde bulunan fiberi paylaşmak için isteksizlikleri devlet eliyle ortadan kaldırılacak. İki sene öncesinin fiber döşeme hızı yakalandığında fiberin ülkenin birçok alanına daha çok yayılması ve ADSL gibi giderek eskiyen ve fibere göre yavaş kalan teknolojilerden kurtularak ülkede gerçek yüksek geniş bant teknolojilerinin gelmesi söz konusu olabilir. Zaten 4G’nin için en önemli gerekliliklerin başında fiber teknolojileri geliyor. Fiberin dağılımının artmasıyla hem şirketler hem de bireyler daha hızlı internete girebilecek.

 

Telekomünikasyonda eski tatlı karlar olmayacak

Türkiye’de telekomünikasyon, dünyadakinin aksine bir gelişme gösteriyor ve global daralmaya rağmen giderek artıyordu. Daha çok konuşma süresi, durmadan artan kar oranları ve tüm dünyayı kıskandıracak kadar hızlı artan 3G kullanımı. Ancak telefon penetrasyonunda neredeyse yüzde 100’e gelindi. Türk Telekom’un sabit abone sayısında yaşadığı kayıplar onu ülkenin dördüncü operatörü haline getirdi. Avea 2014 yılının başında hala karlılık açıklayamazken Vodafone Turkcell’i yakalamak için yüksek pazarlama bütçeleriyle çalışmaya başladı. Turkcell ise neredeyse kurulduğu günden bugüne ilk kez abone sayısında Pazar toplamının yüzde 50’sinin altına düştü. 2015 yılında şirketler toparlanma dönemine girecek. Yüksek ihtimalle karlılığı artıracak tedbirler alınacak ve fiyat rekabetinin hızı düşecek. Şirketler birbirleriyle teknoloji ve 4G gibi alanlarda yarışırken daha ucuz olmak artık bir seçenek olmaktan çıkacak.

 

İnternet ve telefon dinlemeleri

2015 yılında dinlemeler Türkiye’de en az konuşulan konulardan biri olacak. Çünkü artık dinlemeler tamamen MİT kontrolüne geçecek. Doğal olarak da kimin, nasıl ve hangi sebeplerden dolayı dinlendiği konusunda daha az hesap verilmeye başlanacak. BTK içinde yapılanan TİB’i daha az duyuyor olacağız. Bunun yanında 2014 yılında etkin bir biçimde konuşulan internet dinlemeleri 2015’te de en önemli konulardan biri olacak. Her ne kadar Facebook ve Twitter arzu edildiği kadar çok kimlik bilgilerini Türk yargısıyla paylaşmıyor olsa da yine de buzlama ve yayından kaldırma işlemi sayesinde daha sakin bir seçim dönemi geçirilecek. Bu bakış açısıyla, çok önemli bir şey çıkmadığı sürece Twitter ve Youtube gibi sitelerin kapatılması beklenmiyor. Ancak seçim süreci boyunca etkinliği artan Türk haber sitelerinde geçmiş döneme göre daha büyük yasaklar gelebilir…

 

Mobil telefon dünyası

Mobil teknolojilerde özellikle telefonlar alanında geçmiş senelere kıyasla daha küçük gelişmeler olması bekleniyor. Telefonların parçalarının üretiminin tamamına yakını Çin’de yapıldığı için cihazlar birbirlerine çok benzeyecek. Daha yüksek pikselli fotoğraf makinesi, daha büyük ekran gibi teknolojilerde sınırlara gelindiği için yenilikler tasarım alanında aranacak. Telefonların çok fazla birbirine benzemesi, rekabeti fiyata çekecek ve tüm pazar araştırmalarının gösterdiği gibi dünyada markasız (no name) Çin malı ucuz ürünlerde patlama yaşanacak. Markalar bir anlamda kendilerini yaratan ve ucuza satılmasını sağlayan kaynaklarla fiyat rekabetine hazırlanıyor. Bu savaşı kullanıcısıyla duygusal bağ kurmayı başaran ürünler kazanacak. Ancak giderek zorlaşan bir ekonomide fiyat ve duygusal bağ arasındaki savaşın oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Türkiye’de üretimi özendirebilmek için devlet önümüzdeki sene yabancı telefonlara ekstra vergi getirmek istediğini söyledi. Bu da yabancı telefonlarla Türk olanlar arasında çok ciddi bir fiyat farkının doğabileceğini gösteriyor. Yani 2015 yılında ülkemizde ya Türk telefonlar ya da tamamen isimsiz Çin malı ürünler görme ihtimalimiz çok yüksek…

 

Bilgi güvenliğinde daha da çok zorlanacağız

2014 yılında insanların internet üstünden dolandırılması ve dijital saldırılara maruz kalması olaylarını çok görmüştük. Ne yazık ki saldırılar dozunu ve yaratıcılıklarını daha da artırarak sürdürecek. Dolandırıcılıklar yerel hırsızlık vakalarından çıkarak uluslararası bir boyut kazanacak. Kişisel bilgilerin ortada dolaşması eskisinden daha çok rahatsız edici olacak. E-Devlet hizmetlerinin de giderek artış göstermesiyle dijital kimlikleri çalınan vatandaşların adına sanal şirketler kurulabilecek, banka hesapları boşaltılacak, hatta işinden dahi olabilecek. Bilgisayar korsanlarının yeni ve en önemli hedefi ise herkesin kişisel bilgilerinin bulunduğu cep telefonları olacak. Önümüzdeki sene bilgisayar saldırılarıyla cep telefonu saldırı sayısının eşitlenmesi bekleniyor.

 

İstenmeyen SMS ve maillere son

Yıllarca herkesin her daim yanında olan telefonlara gelen istenmeyen mesajlar kullanıcılara hayatı zehir etti. Ancak 2014 yılının son çeyreğinde çıkarılan bir kanunla kullanıcıların istemedikleri SMS’leri göndermek isteyenlere ciddi para cezaları verilmesi gündeme geldi. 2015 yılının ortasından itibaren şirketler SMS atmak istedikleri kullanıcılardan öncesinde izin almış olmaları gerekiyor. Böylece otomobil tamircilerinden kuru temizleme şirketlerine, uydu çanak satıcılarından internet hattı dağıtan bayilere kadar birçok şirketin önü kesilmiş olacak. Özellikle GSM şirketleri ciddi adımlar atmak ve kendileri üstünden gönderilen SMS’lerin kanuna uygunluğunu denetlemek zorunda kalacak. Kurumlar kullanıcıları SMS almaya ikna etmek için yaratıcı kampanyalar yapmaya başlayacak.

 

Nesnelerin interneti patlayacak

Makinelerin arada insan müdahalesi olmadan kendi aralarında haberleşerek veri oluşturması ve belirli bazı işleri yapabilmesi anlamına gelen nesnelerin interneti 2015 yılında çok daha ileri gidecek. Makinelere takılan GSM hatlarına vergi avantajı sağlanmıştı. Artık belirli bir doygunluğa ulaşmış, halkın yüzde 100’üne erişmiş GSM pazarında satılacak “makineler arası iletişim” hatları yepyeni bir soluk getirecek. M2M adı verilen bu sistem, aynı zamanda şirketlerin iş yapış biçimlerini de değiştirerek daha verimli çalışmalarını sağlayacak. Tarımdan fabrikalara, belediye hizmetlerinden elektrik su ücretlerinin toplanmasına kadar birçok alanda devrimsel ilerleme söz konusu olacak.

 

Buluta güvenlik geliyor

Bulut bilişim bundan birkaç sene önce, çok hızlı bir biçimde kullanıma girdi. Verilerin internet üstünde tutulması ve yedeklenmesi şirket ve kullanıcıların kafasında yepyeni ufuklar açtı. Ancak 2014 yılında bu verilerin kötü niyetli kullanıcılar tarafından ele geçirilmesi ve sanatçıların istenmeyen fotoğraflarının kamuoyuyla paylaşılması buluta olan güvenin sarsılmasına neden oldu. Bilgilerin sızma nedeni olarak kullanıcıların yeterince sağlam parola belirlememesi gösterildi. 2015 yılında alınan dersler ışığında bulutun güvenliğine daha çok önemi verilecek. Apple, Google ve Microsoft gibi verileri buluta taşıyan şirketler yepyeni kurallar belirleyecek ve bilgilerin çalınmasını engellemeye çalışacak.

 

Bilgisayar yerini tablete bırakacak

Mikro işlemci teknolojilerinin giderek gelişmesi, eskiden sınırlı işler yapabilen tabletlerin yeteneklerini artırdı. Bilgisayarlar ve tabletler arasındaki fark giderek kapandı. Özellikle tabletler içinde bulunan yazılımın getirdiği destekle de geniş kitleler için bilgisayar kullanmak anlamsız hale gelmeye başladı. Tüm teknoloji analistleri, 2015 yılında tabletlerin çok ucuzlayacağını, bu yüzden de satışların patlayarak bilgisayarları tahtından indireceğini söylüyor. Uzmanlar 2015 yılında bilgisayar almak isteyenlerin tablet seçeneklerini gözden geçirmeden satın alma yapmamaları gerektiğini dile getiriyor.

 

Yazılıma harcanan para artacak

Geçtiğimiz yıllarda çok yüksek fiyatlara satılan yazılımlar tablet ve akıllı telefonların gelmesiyle farklı bir dönemece girdi. Korsan kullanımın bu cihazlar sayesinde azalmasıyla yazılımlar son derece ucuzladı. Bundan on sene önce 100-300 dolarlar mertebesinde satılan yazılımlar herkesin bunu almaya başlamasıyla birlikte 10 doların altına düştü. Hatta çoğu yazılım sadece 1 dolara satılıyor. Bu yüzden kullanıcılar daha fazla yazılıma para verir hale geldi. Yazılımcıların daha çok para kazanması ise hemen her konuda yeni bir yazılımın üretilmesine neden oldu. Kullanıcıların yazılımlar için harcadığı para, neredeyse akıllı telefon ve tabletlerine verdiği ücretle eşdeğer hale geldi.

Superonline SüpereSor diyor

Dijital dünyada hayatı kolaylaştıran vazgeçilmez teknoloji ortağı Turkcell Superonline, teknoloji dünyasıyla ilişkileri kolaylaştıran yeni bir hizmeti müşterileriyle buluşturdu. Turkcell Superonline bireysel müşterileri, teknoloji uzmanları ile uzaktan bağlantı ve 7/24 kesintisiz canlı destek imkanı sunan SüpereSor ile artık bilgisayarda yaşadıkları her türlü sorunu hızlı ve güvenilir şekilde çözebiliyor.

SüpereSor kapsamında sunulan hizmetler arasında bilgisayarların performans ayarlarının güncellenmesiyle yavaşlık sorunlarının çözümü; kamera, yazıcı, tarayıcı gibi tanımlama bilgisi gerektiren bilgisayar çevre birimlerinin kurulumu ve desteği yer alıyor. Aynı zamanda satın alınan yazılımların kurulumu ve gerekli ayarları SüpereSor ekibi tarafından gerçekleştirilebiliyor. Sistemi bozan ve yavaşlatan virüs, trojan gibi zararlı kodların temizlenmesi; işletim sisteminin sürüm güncellemesi ve yükseltmesi ile e-posta hesap kurulum ve ayarları da SüpereSor bünyesinde verilen hizmetler arasında yer alıyor.

Turkcell Superonline müşterilerinin teknolojide yeni çözüm ortağı SüpereSor ilk ay ücretsiz olarak sunuluyor. Herhangi bir taahhüt gerektirmeyen SüpereSor uygulamasının aylık fiyatı 4,90 TL; telefonla destek imkanı içeren Alo Destek paketi ile birlikte ise 6,90 TL.

Tüm bireysel Turkcell Superonline internet müşterilerinin kullanımına açık SüpereSor hizmetinden yararlanmak için “ABONE SUPERESOR” ya da “ABONE SUPERESOR ALO”  yazıp 2220’ye SMS atmak; 0850 222 0 222 numaralı Turkcell Superonline Müşteri Hizmetleri’ni aramak ya da Turkcell Superonline bayilerine başvurmak yeterli. Uygulamayı indirmek için ise www.superonline.net/super-servisler/superesor adresindeki butona basmak gerekiyor. SüpereSor hizmetinden Windows (XP,2000,Vista,7,8,Intel) işletim sistemine sahip bilgisayarlardan yararlanılabiliyor.

Türk Telekom müşteri kaybettikçe daha çok kazanıyor

Her üç ayda bir derinlemesine açılımını yaptığımız BTK raporunun yenisi açıklandı. Hemen sizlerle birlikte bu raporun detaylarına bakalım:

  • Gelirler feci şekilde arttı. 4 büyük işletmecinin gelirleri bir önceki çeyreğe göre yaklaşık 500, bir önceki yıla göre 700 milyon TL arttı. 4 operatörün de geliri arttı, aralarında artmayan yok.
  • Şirketlerin üç aylık yatırımları 990 milyon TL’ye geldi. Geçen sene aynı döneme göre düşük olsa da bu yılın en yüksek yatırım rakamına ulaşıldı.
  • Yatırımda rakamsal olarak en yüksek artışı Turkcell yaşarken oransal olarak en yüksek artıyı geçen dönemde yatırımı çok düşen Avea yaşadı. Bir tek Vodafone’un yatırım oranı geçen çeyreğe göre düştü.
  • Konuşma oranlarının mobilde arttığını, her zamanki gibi sabitte süründüğünü söylemek mümkün. Geçen sene ilk üç çeyrekte 13 milyar dakikalarda olan sabit konuşma trafiği bu sene 11 milyar dakikalara düşmüş. İnanılmaz büyük hızla geriliyor.
  • Mobilde konuşma dakikaları ise 2. çeyrekte aldığı gazı bırakmıyor. 5 milyar dakikalık konuşma zıplaması 3. çeyrekte de etkisini devam ettirdi.
  • Sabit telefonu kaybın sabitten sabit telefonların aranması yönünde gerçekleşiyor. Çeyrek bayına kayıp 400 milyon dakikayı aşıyor.
  • Yüzdesel olarak trafik dağılımına bakıldığında 2012 yılının başında yüzde 10 seviyelerinde olan sabitten sabit arama 2014 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4 civarlarına düşmüş.
  • Mobilden mobile aramalar 2012 yılında yüzde 83 civarındayken şimdilerde yüzde 89’un üstüne çıkmış.
  • Sabit abone sayısı 2008 yılında 17.5 milyondayken bu çeyrekte 12.7 milyona düştü ve ilk kez 13 milyonun da altını gördü.
  • Serbest telekom işletmecilerinin liderinin de yüzde 50’nin üstünde bir oranla TTnet olması aslında sektördeki serbestleşmenin becerilemediğini gösteriyor bize
  • Türk Telekom’un üç aylık gelirlerine baktığımızda sabit konuşma gelirlerinin inanılmaz biçimde düştüğünü görüyoruz. 2013 yılının ocağında yüzde 52.3 olan PSTN gelirleri 2014 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 38’e düşmüş.
  • BTK raporunun bence en ilginç verisi Türk Telekom’un diğer diye bir gelir kaleminin olması ve bunun geçen çeyreğe göre gelirler içindeki payının yüzde 5’in üstünde artarak yüzde 11’in üstüne çıkması
  • Tüm bunlar olurken, her yerde kayıplar yaşanırken EBIDTA marjının 2013 yılı başındaki yüzde 49’luk seviyesinden yüzde 52,4 gibi devasa bir seviyeye çıkmış olması inanılmaz…
  • Çağrı başlatmalarda TT, serbest telekom hizmeti verenlere kıyasla yüzde 85 – 15 gibi bir oranla açık farkla öndeyken şehirlerarası trafikte yüzde 67 – 33’e, milletlerarasında 59-41 oranına değişiyor.
  • Bedava verilen dakikalara rağmen kişi başına kullanım dakikalarında da erime tüm hızıyla sürüyor:  2013 yılı başında 188 dakika olan kişi başı konuşma sayısı son çeyrekte 147’ye düşmüş
  • Herşey düşerken gelirin yükselmesi çok acayip ama kişi başına kazanç, bu çeyrekte 23 TL sınırını aştı.

Turkcell’in televizyona kattığı ‘artı’ya derin analiz

Turkcell, erişim ve iletişim hizmetleri içinde eğlenceyi ön plana çıkarmak için Turkcell TV Plus adıyla televizyon platformu hayata geçiriyor. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, bu platformun en büyük gücünün Turkcell’in mobil ve Turkcell Superonline’ın fiber bağlantısı olduğunu dile getirdi. Ciliv, iki senedir devam eden televizyon çalışmalarıyla geleceğin TV platformunu yarattıklarını vurguladı.

Televizyon platformu kurmada en önemli sorunun doğru stratejiyi yakalamak olduğunu belirten Ciliv şöyle konuştu: “Araştırmalara bakıldığında akıllı cihazlar son dört yılda 50 milyondan bir milyara ulaştı. 2014 yılında 1,5 milyar film izlenebilecek cihaz satılacak. 2006 yılında kullanıcıların tamamına yakını TV kanalının kendilerine sunduğu yayını izlerken bugün bu sayı yüzde 32’ye düştü. Kullanıcıların üçte ikisinden fazla bir kısmı kendi yayınını kendi oluşturuyor. İşte bu yüzden kişiselleştirilmiş televizyon çok önemli…”

Yeni platform için eve cihaz takılıyorsa da yayınları tablet, akıllı telefon ve bilgisayardan da seyretmek mümkün oluyor. Yayınları izleyenler 12 saat geri giderek yayını istedikleri yerinden tekrar izleyebiliyorlar. Bunun yanında izlenen yayınları kumanda tuşundan istenen dakikayı tuşlayarak o zamandan itibaren izlemek de mümkün.

Bunun yanında Turkcell TV Plus’ın sunduğu en önemli özelliklerin başında sınırsız sayıda yayını buluta kaydetme imkanı sunuyor. Bir kullanıcı bir gün boyunca izlemeyi düşündüğü yayınların tümünü kayıt olarak verebiliyor. Kayıtlar bulut üstünde durduğu için sayısı ya da kapladığı alan konusunda hiçbir sınırlama yok.

Yayın akışında aradığını bulamayan TV izleyicileri için sinema dünyasının son filmleri de geniş bir seçim yelpazesiyle 2 TL’lik fiyatlarla izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Yine sistemin sağladığı en önemli özelliklerden biri de dijital platformların önemli getirilerinden olan kaldığı yerden izleme şansı. Televizyondan seyredilen bir filmi durdurup dışarı çıkınca o anda kaldığı yerden izleme özelliği televizyona artı değer getiriyor. Bunun yanında kullanıcılar o anda hangi filmi izlediklerini sosyal medya ve diğer Turkcell aboneleriyle anında paylaşabiliyor.

Gelelim işin analiz tarafına ve TKNLJ formatında maddelerle açıklayalım size aklımızdan geçenleri:

  • Olayın esas önemli tarafı LTE geldiğinde yaşanacaklar. Hayır data hızı olarak değil: LTE baz istasyonları tıpkı birer tek yönlü TV anteni gibi çalışıyor. Böylece data trafiğine hiç girmeden isteyen istediği kadar TV seyredecek mobil ortamdan. Bu başlayana kadar yapılan herşey ara oyun gibi duruyor benim gözümde. Çünkü esas o zaman büyüyecek iş
  • Süreyya Ciliv’e özellikle futbol ihalesine girip girmeyeceklerini sordum. Biz herkesle işbirliğine açığız şeklinde kaçındı cevap vermekten. Bir futbol ihalesi düşünün ki bir anda Digiturk, bir yanda onun rakibi D-Smart, bir yanda Turkcell ve TV Plus diğer yanda Türk Telekom ve Tivibu. O kadar acayip paralara gider ki lig… İki sene sonra kesin batar…
  • Sistemin ücretlendirmesini beğenmedim. Net değil. Birçok farklı parametreler içinde boğulmuş durumda. Örneğin ayda 6 liraya cepten TV seyredebiliyorsunuz. Ama bir film yaklaşık 750 megabayt. Şöyle oturaklı birkaç saat seyretseniz cart diye bitirirsiniz kotayı. Parasal konulara gireceğiniz zaman 50 liraya kadar kota parasını da hesaba katmanız şart. Benzer sistemlerin fiyatlandırmasıyla paralel gitmesinde fayda var. Teker teker film satın alma fiyatlarının Apple TV gibi sistemlerle rekabet edebilmesi de bunu kullanacak insan sayısını gösterecektir bizlere…
  • Eve yeni bir kutu almak ister miyim bilmiyorum. Şu anda televizyonun altında Xbox One, Playstation 3, Apple tv ve Digiturk IQ var. Bunun yerine cepten izleyip onu televizyona aktarmak daha iyi hem de ucuz olur benim için… Veya Xbox içinde kullanabileceğim bir uygulama olarak Turkcell TV Plus… Ya da akıllı TV içine yükleyebileceğim bir uygulama… Bunu Turkcell Teknoloji genel müdürüyle konuştum, üstünde çalıştıklarını söyledi.
  • Bulut konusu çok önemli. Turkcell çok akıllıca bir iş yapıp bütün yayınları buluta kaydediyor. Siz onun için kayıta bastığınızda aslında sadece kaydedilen yayının belli bir süresine kendinizi taglemiş oluyorsunuz. Böylece ister eş zamanlı ister istediğiniz gibi binlerce yayın kaydedebilirsiniz. Bulut tarafında sizin için bir başlangıç ve bitiş saati olduğundan öyle ağır bir yük de getirmeyeceksiniz. Çok zekice
  • Turkcell TV için iş ortaklıkları çok önemli. Turkcell burada kanal açmak isteyenlerden ne kadar para isteyecek? Digiturk yüzbinlerce dolar istiyor. Bu konu da çok önemli. Benim topul diyerek istediğini oyuna alan istemediğini almayan mahallenin zengin ve şişko çocuğu olma tuzağına düşeceğini zannetmiyorum Turkcell’in. Ne yazık ki Digiturk bu tuzağın tam ortasında.

Superonline “en çok sabit numara bize taşındı” dedi

Turkcell Superonline, sabit numara taşıma uygulamasını başlatan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yönetmeliğinin 5. yılında sabit numara taşıma rakamlarını açıkladı. Bu 5 yıllık sürede toplam 673 bin numara taşıma işlemi gerçekleşti.

İnterneti 1,9 milyon ev ve işyerinin kapısına kadar ulaştıran şirket, 2014 yılının ilk yarısında gerçekleştirilen sabit numara taşıma işlemlerinin yüzde 89,4’ünde tercih edilen operatör oldu. Bu dönemde, sabit hat ücreti ödemeden ses hizmetlerinden yararlanmak isteyen yaklaşık 96 bin kişi sabit telefon hizmetini Turkcell Superonline’dan almaya başladı.

Peki mobil dünya ne durumda? Ben size söyleyeyim çok acayip. Mobil numara taşınabilirliği çıktığından bu yana yaklaşık 72.5 milyon numara taşındı. Sadece 2014 yılının ikinci çeyreğinde 3.5 milyon mobil numara taşındı.

Peki neden mobilde bu iş bu kadar işi giderken sabitte daha yavaş kaldı? Çünkü devletimiz mobilde numara taşınabilirliğini çok istedi. Sabitte o kadar istemedi. Mobil numara taşınabilirliğinde atılan adımlar ve varolan isteklilik sabitte olsaydı Türk Telekom özelleştiğinde 19 milyon olan sabit hat müşterisi sayısı şimdiki gibi 13 milyonların altına düşmezdi. Bir sürü de insan bundan ekmek yiyor olurdu.

Bu ülkede yıllar boyu sabit numara taşınabilmesini sağlamak için BTK kapılarında yatan işletmeler oldu. Onlara yapılanlar eğer mobil numara taşınmasını isteyenlere de yapılmış olsaydı bugün değil 72 milyon, 7 milyon bile numara taşınmamış olabilirdi.

Fiber patladı ADSL çatladı

BTK’nın 2014 ikinci çeyrek raporunda internet konusu çok dikkatli okunmalı. İşte TKNLJ formatında satır başlıkları:

  • BTK raporunda internetle ilgili bölümlerin en çarpıcı kalemi, internet genişbant kullanıcı sayısının 3 ayda 2 milyon artmış olması…
  • İnternetteki artışın tamamına yakını cepten genişbant internet kullanımını kapsıyor. 37 milyonun 27 milyonu cepten “geniş”bantlı internet kullanıyor. 2 milyon artışın da tamamına yakını oradan
  • ADSL düşüş trendini devam ettiriyor. 1 milyonu aşan fiber geçen sene bu zamana oranla yüzde 54 artışla gerçek yükselişi ortaya koyuyor. Ah bu çekilemeyen kabloların gözü körolsun…
  • Peki cep telefonlarıyla şişirilmiş genişant interneti bırakırsak, genişbant penetrasyonunda dünyada neredeyiz? Tamamen sonuncuyuz. OECD ülkelerinin yanında esamemiz okunmuyor. 2023 yılında nasıl dünya lideri olacaksak artık…
  • Sabit internete bakıldığında ülkenin yüzde 61’i 4 ila 8 megabit arası bir hıza sahip… VDSL ve fiberin verdiği gazla biraz biraz kendimizi gelmişiz 10 ila 30 megabit arasındaki hızlarda. 100 megabit ve üstünü ülkenin binde biri kullanabiliyor.
  • Bilgisayardan mobil internet kullananların yüzde 53 gibi büyük bir kısmı 1 ila 8 gigabayt arası kota kullanımına sahip ki bunların yüzde 34’ü 4-8 gigabayt bandında bulunuyor.
  • Ne var ki cep telefonundan internet kullananların yüzde 24 gbi bir kısmı 1 gigabayt kota kullanımının üstüne çıkabiliyor.
  • Cep telefonu kullanıcılarının yüzde 29’u, yani Türkiye’de genişbant internet kullandığı söylenen kitlenin yaklaşık 9 milyonu 5 megabayt bile internet kullanmıyor. E hani genişbanttı bizim ülke? Bırakalım bunları. Cep telefonlarını koyarak bunu söylemek herkese haksızlık olur.
  • Toplam genişbant pastasında fiberin geçen seneden bu zamana kadar yüzde 5 pay almış olması fiber verilen herkesin aldığını gösteriyor. Şu fiberin önüne geçmeyin be. Bırakın yapsınlar bırakın çeksinler

Türk Telekom artık resmen ses değil internet firması

BTK, telekomünikasyon sektörünün 2014 ikinci çeyrek rakamlarını aıkladı. Hemen sizler için bunları TKNLJ formatında hızlıca okunabilir hale getirelim:

  • Türk Telekom, Turkcell, Avea ve Vodafone’un satış rakamlarının üç aylık toplamları 6,8 milyar TL oldu. Rakamlar hem bir önceki çeyrek hem de geçen sene aynı döneme göre artmış gözüküyor.
  • Yatırımlara baktığımızda Türk Telekom ve Avea’da bir önceki yılın aynı çeyreğine göre gözle görünür bir düşüş var. Turkcell yüzde 12 civarı, Vodafone ise yüzde 6 artış sağlamış. Ama genellikle Türk Telekom grubu yılda harcaması gerekeni üç ve dördüncü çeyreklerde harcıyor.
  • Sabit hatlar üstünden aramalar yine hızla düşüşünü sürdürürken mobilde yaz ve bayramın etkisiyle ciddi bir artış yaşandı. Yaklaşık 5 milyar dakikalık artış gerçekten de çok ciddi bir rakam…
  • 5 milyar dakikalık artışın çok büyük bir bölümü mobilden mobile yaşanmış. Pek azı mobilden sabite doğru gerçekleşmiş. Yüzdesel olarak baktığımızda mobilden mobile yüzde 1,1 artmış.
  • Müşteri şikayetlerine baktığımızda yaşanan sorun bu sektörde kablo ve uydu pazarının doğru hizmet veremediğini gösteriyor: En büyük şikayet kalemi fesih ve durdurmada gerçekleşiyor.
  • Sabit abone sayısı gelecek çeyrekte 13 milyonun da altına inecek gibi görünüyor. Sabit telefondaki kan kaybı durdurulamıyor. 3 seneye kadar 10 milyonun altına inecek gibi duruyor.
  • Türk Telekom için çok önemli bir olay gerçekleşti bu dönemde: Kurulduğundan beri Türk Telekomun ses gelirleri ilk kez veri gelirlerinin altına düştü. Türk Telekomünikasyon tarihi bunu atlamamalı
  • Türk Telekom’un Sabit telefon gelirleri geçen yıla oranla 300 milyon TL kaybetti. TT, serbest telekom işletmecilerine göre yüzde 1 pazar kaybetti.
  • TT’nin şebeke içi aramaları geçen senenin başında yüzde 82 iken bu çeyrekte yüzde 72’ye düştü.
  • Yaz boyunca sabitten en çok aradığımız ülke tabii ki Almanya. Ama ikinci sırada Gürcistan’ın olması hepimizi şaşırttı. Dördüncü sırada Türkmenistan’ın olması da kolay açıklanabilir bir veri değil.
  • Türk Telekom sabit pazarda abone başı 22 liranın üstünde gelir elde ediyor. Türk Telekom’un sabit ücretinin 20-25 TL arasında olduğu göz önünde bulundurulursa şirketin konuşmadan hiç para kazanmadığı, hatta kaybettiği söylenebilir…
  • Sabit telefon numara taşınabilirliğinde 49 bin abone kaybeden Türk Telekom, bunların büyük bir çoğunluğunu, 45 bine yakınını Superonline’a vermiş…

Fiber niye gelmiyor?

  1. Fiberin arazisinden geçmesi gereken belediye ve benzeri devlet kurumları firmaları yolunacak kaz gibi görüyor ve fahiş fiyatlar istiyor.
  2. Bir yerde baz istasyonu varsa ikincisinin dikilmesine izin veren devlet bir yerde fiber varsa ikincisinin oradan geçmesine izin vermiyor ve ilk fiber sahibine (çoğunlukla Türk Telekom’a) sorun diyor.

  3. Bir kurumun yatırım yapmak için Türk Telekom’dan yani zaten hakim ve en büyük rakibinden izin almaya çalışmasının ne kadar imkansız olduğunu herkes görüyor bu yüzden 8 aydır tek bir çalışma sonlandırılabilmiş değil.

  4. Diyelim ki uzlaşma oldu ve şirket fiberlerinin kullanım iznini verdi. Türk Telekom o kadar ciddi rakamlar istiyor ki kira ve bakım ücretlerinin toplamı kendi fiberini çekmek isteyenlere daha ucuza geliyor.

  5. Her alanda mükemmel bir regülasyon çalışması gösteren BTK, ne yazık ki belirlenen fiyatların elden geçirilmesinde çok geride kaldı. Şimdiye dek yapılan eleştirileri haklı ya da haksız bulmadı. Fiyat ayarlaması konularında sessizliğine alışık değiliz kurumun…

  6. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bu konuyu çözecek her tür kanuni imkana sahip. Ama nedense onlarda da ses yok. Ne belediyelere sesini çıkarabiliyor ne de tıkanıklık noktalarını açacak adımlar atıyor. Twitter’a yaptığı buyurgan tavrın yarısını bile getiremiyor ne Çemişkezek Belediyesi’ne ne de Türk Telekom’a…

  7. Şu anda toplam kullanıcı nüfusunun sadece yüzde 15’i fibere kavuşmuş durumda. Bu noktada rekabet ortamı sağlanırsa daha önce düşülen hataları tekrar yaşamamış oluruz. Ama bir şirket toplam kullanıcının yüzde 60-70’ini alıp resmi tekelini kurduktan sonra tren kaçmış olacak. Ondan sonra yine alternatif telekomünikasyon şirketleri büyük şirketlerin abone merkezleri gibi çalışmaya mahkum olacak.

Yarın, hemen bakanlık harekete geçmeli ve kanunla kendine yüklenen görevleri uygulamalı. BTK numara taşıma ve 3G gibi alanlarda verdiği aktif duruşu yeniden sergilemeli.

Türkiye’de artık kimse ADSL’i hak etmiyor.

Saniyede 100 megabit hızla kaçan fiber treni

Türkiye tam fiber trenini yakalamaya başlamışken devlet nereden çıktığı kimin çıkardığı bilinmez bir karar aldı: Eğer bir yerde fiber varsa ikincisini çekmeyin ülkenin parası çarçur olmasın, aranızda anlaşıp fiberi paylaşın…

Harika bir karar gibi gözükse de ne kadar saçma olduğu hemen ortaya çıktı: Fiber bu ülkede büyük oranda tek bir kurumun, Türk Telekom’un tekelinde. O da açık bir şekilde bunu diğerleri sahip olsun istemiyor. Bu yüzden de gerek yarattığı yüksek fiyat politikası, gerekse yokuşa sürme isteğiyle bunun önünü kesiyor. Bunu Vodafone, Superonline ve TELKODER başkanları üstüne basarak söyledi.

Türk Telekom gibi yatırımcılarını korumakla yükümlü bir şirketin bunu yapmasını yadırgamıyoruz. Şirketlyer için çoğu zaman karını maksimize etmek ve piyasa etkin gücünü korumak, ülke yararının önünde gelebilir. Ancak bunun için kurulmuş kural koyucu kurumlar var. Örneğin BTK… Kurum 8 ay boyunca bu konuya hiçbir müdahalede bulunmadı. 8 ay boyunca ülkede bir metre dahi fiber kablo çekilemedi. Kim kazandı sorusu cevaplandığı için geçiyorum. Peki kim kaybetti? Metropollerin göbeğinde ADSL’e mahkum bırakılmış, 8 megabite kadar garabeti altında internete girmeyi başaramayan halkımız…

Hafta sonu Hürriyet gazetesinde fiber savaşa hızlı müdahale başlığı altında adımlar atıldığı söylenmesi bana bir şey ifade etmiyor. 8 ay bir ülke için çok büyük bir kayıptır. Saniyede 100 megabit hızla 8 ay boyunca kaçan bir trendir bu. BTK’nın daha önce, daha hızlı müdahale etmesi gerekirdi. Yapamadılar.

Bugün söylenenlere bakılırsa Ulaştırma Bakanlığı internet sitesinde yayınlanan “Geçiş Haklan Yönetmeliği Usul ve Esasları’nda yeni düzenlemelere yer verlidi. Düzenlemeyle, belirli iki nokta arasında uçtan uca erişim sağlanamadığı (talep edilen güzefgahın sadece belirli kısımlarında kapasite veya altyapı olması) durumunda alternatif operatörlerin uçtan uca olmayan eksik olan parçaları tamamlayıcı yatırım yapabilmeleri mümkün oluyor. Parçalı yatınm, esas olarak belirli iki nokta arasmda planlanan bir yatırımın tesis paylaşımı çerçevesinde kısmen mevcut tesis üzerinden ve bunun olmadığı yerde bağlantı yatırımının kazı gibi yöntemlerle tamamlandığı bir yatırım modelini ifade ediyor.

Yeter mi? Kesinlikle yetmez. Lütfen ülke olarak biraz kendimize gelelim. Bu ülkede alternatifli bir fiber şebeke olmadığı sürece ne yapsak ne desek suya yazmış olacağız. Bu ayıbı silelim üstümüzden.