Gençler interneti takas aracı olarak kullanacak

Türk Telekom’un gençlik dünyası Selfy, hayata geçirdiği yeni “Dijital Paketler” ile sadece internetten oluşan bir teklif sunuyor. Bu paketlerdeki internet, ihtiyaç halinde dakika ve SMS’e dönüşerek, gençlere kolaylık ve esneklik sağlıyor. Selfy’liler, Dijital Paketlerdeki internetlerini, özel bir işlem yapmalarına gerek olmadan otomatik olarak SMS ve dakikaya dönüştürerek kullanabiliyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Ümit Önal, “Türk Telekom olarak gençleri dinliyor, onlara ihtiyaçlarına uygun esnek çözümler sunuyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Selfy’nin yeni Dijital Paketleri ile ‘Bana SMS, dakika değil internet lazım’ diyen gençler için internetten oluşan bir paket hazırladık. Onların değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmek için de paketteki interneti, konuşma ve mesajlaşmaya dönüşebilir hale getirdik. Bu paketteki GB’lar özel bir işleme gerek olmaksızın, konuşma ve mesajlaşma için kullanabiliyor. Dijital paketlerin avantajlı yapısı ile gençlerin paket içeriği aylık ihtiyaçlarına göre değişebilecek. Selfyli gençler, telefonlarında kuralları kendileri koymaya devam edecek” dedi.

5 GB’lık paket 23 TL, 10 GB’lık paket 33 TL ve 15 GB’lık paket de 39 TL olarak sunuluyor.

Selfy Dijital Paketlerde gerçekleşecek dakika kullanımları 1 dakika = 5 MB ve SMS kullanımları 1 SMS = 0,25 MB olarak değerlendirilecek; MB’lar tarifedeki internet hakkından otomatik düşülecek.

Vodafone’un bayram bilançosu: 11,5 milyon gigabayt internet

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Vodafone, bu yıl da Ramazan Bayramı’nda müşterilerine özgürce ve doyasıya iletişim kurmanın keyfini yaşattı. Türkiye genelinde 23,3 milyon abonesi bulunan Vodafone’un Ramazan Bayramı süresince gerçekleşen GSM trafiğine ilişkin açıkladığı verilere göre, Vodafone’lular arife günü ve bayramı kapsayan toplam 4 günde yaklaşık 900 milyon dakika konuştu, 440 milyon SMS attı ve 11,5 milyon GB mobil internet kullandı. Ramazan Bayramı’nı mobil internet üzerinden bayramlaşarak geçiren Vodafone’luların mobil internet kullanımı geçen yıla göre 1,5 kat arttı.

Bayram süresince en çok konuşan 10 il sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Samsun, Konya ve Van olurken, en çok SMS gönderen iller sırasıyla İstanbul, Ankara, Şanlıurfa, Konya, Adana, Samsun, Antalya, Bursa, İzmir ve Van olarak gerçekleşti. En çok mobil internet kullanan iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Şanlıurfa, Balıkesir, Kocaeli ve Samsun şeklinde sıralandı.

Seçimlerde siyasi partiler SMS gönderemeyecek

Siyasi partiler, parti üyesi olanlara bilgilendirme yapmak dışında SMS gönderemeyecek, propaganda için bu alanı kullanamayacak. Çok fazla tartışmaya açık olmayan bu kuralı TKNLJ formatında yorumlayalım ki açıkta hiçbir şey kalmasın:

  • Devletin bu yasağı getirirken yasaklara uymayanların alacağı cezaları açık bir biçimde duyurması gerekiyordu. Bu, atlanmamalıydı.
  • İstenmeyen SMS’lerin gönderilmesi durumunda vatandaşın şikayet edeceği kurum veya adresler açık bir biçimde ifade edilmeliydi. Vatandaş’a bunun yasak olduğunu söyleyip şikayet mekanizmasını dile getirmezseniz o tam anlamıyla yasak olmuyor.
  • Geçtiğimiz dönemlerde örneğin genel seçimlerde Ankara eski belediye başkanı Melih Gökçek’in açık bir propaganda olarak herkese attığı SMS’in algısı hala ortada dolaşırken vatandaşı böyle bir yasağın olduğuna ikna etmek kolay olmayacak
  • Toplu SMS gönderimlerinde (iktidar ya da muhalefet) kurumların engellenmesi için GSM operatörlerinin önemli adımlar atması ve önlemler alması gerekiyor. Bence süper 5G teknolojisi tanıtmak yerine bu konuyu nasıl engelleyeceklerini anlatmak GSM firmalarını daha yukarı çekecektir.
  • Seçim yasaklarının başladığı anlarda, seçim günü toplu SMS gönderimleri engellenmeli. Kim o gün toplu SMS atmak reklam yapmak ister ki? Çok da demokratik olmayan böylesi bir engelleme kötü niyetli kişi ve partilerin yapacaklarını engelleyecektir.
  • Yurt dışından gönderilen ve GSM şirketlerinin engelleyemediğini söylediği SMS’ler için seçim yasakları kapsamında acil bir çözüm bulunmalı. GSM teknolojisi bunun altından kalkabilecek süper beyinlere sahip. Ya seçim günü FETÖ’cü hainler yurt dışından bütün Türkiye’yi SMS yağmuruna tutarsa?.. Bunun altından kimse kalkamaz.

İnsanlar tanklara da çıktı telefonlara da

15 Temmuz kalkışmasının en önemli sıkıntılarından biri de ekonomiye yaptığı olumsuz etkilerdi. Bakıldığında hemen her sektör yılın üçüncü çeyreğini “yaşanmamış” aylar listesine ekledi ve büyük zararları sineye çekti.

Ancak Telekom sektöründe durum tam da öyle olmadı. Hatta uzun zamandır yapamadığı gelişmeleri bu sayede hayata geçirdi. BTK’nın yılın her çeyreğinde yayımladığı Pazar Verileri Raporu’na göre şirketler ciro ve karlarını, hatta abone sayılarını artırdılar.

  • Bir yıllık süreçte baktığımızda Türk Telekom gelirini yüzde 14, Turkcell yüzde 2, Vodafone yüzde 13,2, Avea ise yüzde 13 artırdı. Çeyrek bazında Türk Telekom yüzde 3,2, Turkcell yüzde 6,4, Vodafone 2,7, Avea yüzde 5 arttı.
  • Teknolojik yatırımlar açısından bakıldığında hem bir yıl öncesine göre hem de bu çeyrek için yatırımlarını artıran bir tek Türk Telekom var. Turkcell bir yıl öncesine göre yatırımını artırmış ancak geçen çeyreğe göre düşürmüş. Avea ve Vodafone’un her iki alanda düşmüş. Hatta Avea ve Vodafone’un çeyrek yatırım toplamları sadece Vodafone’un geçen çeyrek yaptığı yatırıma zar zor erişiyor.
  • Konuşma 64,2 milyar dakikaya çıkmış çeyrek başına… Şimdiye kadar yapılan en yüksek konuma. Bir yıl öncesine göre baktığımızda yüzde 12,2’lik bir artış söz konusu.
  • Enteresandır, 15 Temmuz’un yaşandığı dönemde belki de telekomünikasyon şirketlerinin yaptığı değişik kampanyalar yüzünden şikayetler neredeyse bıçak gibi kesilmiş. Mobil şikayetlerdeki düşüş yüzde 25 azalmış. Tüm şikayetler açısından baktığımızda bir çeyrekte yüzde 11 düşüş var.
  • Türk Telekom iyice data şirketi oldu. Erişim kalemi 2009 yılında toplam gelirin yüzde 24,3’ü iken bu çeyrekte yüzde 55,4 oldu. Hatırlanacağı gibi 2014 yılında erişim gelirleri ik kez konuşma da dahil tüm gelirleri geçmiş, 2016 yılı başında da yüzde 50’nin üstüne çıkmıştı.
  • Tam bir yılda erişimin toplam gelirlerdeki payısını yüzde 7,3 artırması, Türk Telekom ölçeğindeki bir firma için inanılmaz.
  • 10,1 milyonu sabit olmak üzere 59,1 milyon internet kullanıcısı var.
  • Mobil cepten internet korkunç derecede şişiriliyor. Bir sene içinde yaklaşık 12 milyon yeni mobil genişbant internet kullanıcısı yaratıldığı diye getirilmiş. Buna karşın esas gelişmişliği gösteren fiber kullanıcı sayısındaki artış çeyrek bazında 50 bin bile değil. Yıllık ise 200 bin civarında.
  • Abone başı internet kullanımı sabitte bir çeyrekte 3,5 gigabayt arttı. Mobilde ise yüzde 12 arttı. Mobilde yıllık artış ise yüzde 35…
  • 47 milyon mobil telefon sahibinin yüzde 18,4’ü, yani 8,8 milyonu, yanlışlıkla dahi internete girmemiş gözüküyor.
  • 4G’nin gelip artık iyice oturduğu şu günlerde BTK 7 ilde mobil internet hızını ölçmüş. En hızlı ilde hızımız 8 megabit. Yani öyle 300 megabit, 1 gigabit filan yok ortalıkta…

  • OECD ülkeleri arasında Sabit mobil genişbant yaygınlığında her zamanki gibi Macaristan, Şili ve Meksika’dan iyiyiz

Bayramdan bayrama Turkcell…

GSM şirketleri her sene bayramda şu kadar konuşturduk bu kadar SMS attırdık diye bülten geçerler. Eskiden bir heyecanla kullandığımız bu bültenlerin son zamanlarda gazı kaçtı. Telekomünikasyon sektörünün ve onun iletişiminin gazı kaçtı aslında. Öyle ki Turkcell son dört başramdır aynı görselle servis etmiş bu türdeki bülteni…

Turkcell’in verilerinin toplu olarak durmasından yola çıkarak 2012 yılının Ramazan bayramından bu yana ne gibi değişiklikler yaşamışlar bunları hızlıca dökmek istedim. İşte sonuçlar:

 

SMS tarafında Turkcell, aynı bu sektörünün tamamında olduğu gibi hızlı bir düşüş içinde. WhatsApp tarzı uygulamaların yayıldığı 2014 yılından bu yana iyicee düşüyor, hızla düşüyor…

Ses sanki korunuyor gibi duruyor. Unutmyalım ki bu bayramda, insanların birbirini anlamsızca çok aradığı zamanda yapılmış bir çalışmanın verisi. Bayramın süresine göre, kaç gün sürdüğüne göre artıyor ya da azalıyor. Ama şunu unutmayın:  Normalde böylesine düz birçizgi değil ve giderek aşağı doğru iniyor.

Ve data… dur durak bilmeden artıyor. SMS’in kaybını da konuşmanın kaybını da üstüne alıp yürüyor. 2012 yılıyla karşılaştırdığınızda artış birkaç katı. Başka hiçbir şeyin böylesine arttığını göremiyoruz. Ha bu artış böyle yaşanmış da gelirler aynı oranda artmış mıdır… Hiç zannetmiyorum. Çünkü o zaman verdiğimiz paranın birkaç katını vermiyoruz, hatta daha azını veriyoruz. Kendimden biliyorum.

Malınız gelsin diye cebinizi verirseniz reklam da gelirmiş

Aslında şirketin adı çok önemli değil. Ama haberin tutarlı olması için ismini vermek durumundayım: GittiGidiyor’dan bir SMS geldi. Metin şöyle:

Bilgilendirme: Iletisim onayiniz dogrultusunda tarafiniza kampanya ve indirimler ile ilgilli SMS gonderimleri yapilmaktadir. SMS gonderim listemizden cikmak icin GITTIGIDIYOR RET, iletisim icin GG ILETISIM yazip 4933’e gonderebilirsiniz. Mersis: 0396045885100010 SS:DATAPORT

Benim çok hassas olduğum bu konuda yine tüylerim diken diken oldu. Çünkü ben bu kuruma herhangi bir şekilde bana reklam göndermesi için onay vermedim. Çıkabilmek için neden kendimi zora sokayım sorusu beynimi son derece rahatsız etti.

Bayramda hangi kim ne kadar konuşturdu?

Turkcell bayramda konuşma istatistiklerini vatandaşla paylaştı. Muhtemelen Vodafone ve Avea da Turkcell’den sonra bu paylaşımları gerçekleştirirler. Ben size 10 milyon DVD indirildi filan gibi çocuksu şeyleri bir kenara bırakıp işi detaylı inceleyelim, ciddi olalım…

23 – 27 Eylül tarihleri boyunca geçen zamandan bahsediyoruz. Turkcell kullanıcıları toplam 1,5 milyar dakika konuşmuş. Geçen çeyrekte, 90 günde yaklaşık 21 milyar dakika konuşulmuş Turkcell ile. Günde 233 milyon dakika yapıyor. Bayramda bu rakam günlük 300 milyon dakika olmuş. Yani net bir biçimde yüzde 30’luk artış var. Hiç de fena bir artış değil. Ama bayramda ne kadar çok konuşulduğunu düşüncek olursak… Sanki daha da artmalıymış gibi geliyor insana…

Bu arada Ramazan bayramı verilerine baktığımızda 4 günde 1,2 milyar dakikalık konuşma yapıldığını hatırlıyoruz. Yine 300 milyon dakika ortalama… Ama geçen bayram dört gün sürmüştü şimdi 5 gün sürdü. Tek değişen o olacak.

Turkcell kullanıcıları geçen bayramda 749 milyon SMS attı. Bu bayramda 897 milyon SMS atılmış. Yine toplama oranla ne kadar artmış diye baktığımızda geçen çeyrekteki 5 günlük herhangi bir ortalama süreçte atılan SMS sayısı 572 milyon… Bayram yaramış diyebiliriz…

Gelelim veri iletimine… Tatil boyu kullanılan data miktarı 4,8 milyon GB olmuş. Geçen sene bu miktar 3 milyon GB olmuş. Gün hesabına vuracak olursak 210 milyon gigabaytlık bir artış söz konusu. Turkcell’in söylediklerine bakacak olursak bu data kullanım artışı normal günlere kıyasla yüzde 140…

Turkcell kullanıcıları yurt dışını 9 milyon dakika aramış. Tabii ki en çok aranan ülke Almanya… Yurt dışından en çok hangi ülkeden aranmışız diye baktığımızda karşımıza sürpriz bir isim çıkıyor: Suudi Arabistan…

Devletin onay SMS’ini beklerken…

Bu adreste açılan siteye hızla girdim ve önce özlük bilgilerimi, sonra telefon numaramı girdim. O kadar mutluydum ki…

Bana SMS ile bir kod gönderecekler ve bu kodla telefonumun gerçekliğinden emin olacaklardı.

İlk bir dakikada çok heyecanlıydım. Şikayet edeceğim tüm kurumların bir listesini çıkardım telefonumdan. Kanun çıktıktan sonra nasıl SMS atarlardı? Yoksa devleti takmıyorlar mıydı?

Beşinci dakikada herhalde telefonumda bir sorun var SMS almıyor diye aleti kurcalamaya başladım.

  1. dakikada eşimden yardım rica ettim ve bana bir  SMS göndermesini istedim. Böylece bana SMS gelip gelmediğini anlayacaktım.

Birinci saatimde çağrı merkezini arayarak telefon hattımda bir sorun olup olmadığını sordum.

Birinci günün sonunda bilgisayar hala kucağımda gözlerinin altı torba olmuy vaziyette bekliyordum.

Birinci haftanın sonunda etrafımdaki insanların da benim gibi kara kara düşünerek beklediğini öğrendim.

Birkaç kere daha bana şifre göndermesini istedim ama nafile.

Yok arkadaş bu devlet bana gelen SPAM SMS’lerin önünü kesmek istemiyor. Bu arada Garanti Bankası olsun, Yapı Kredi Bankası olsun, Generali Sigorta olsun bütün firmalar takır takır izinsiz SMS gönderiyorlar ve utanmadan altına üstüne istemezseniz göndermeyiz ne var yazıyorlar.

Devlet için vatandaş önemli değil. Onların yanına gelip bizim SMS göndermemiz için bize engel çıkarma diyen igrenç çıkar gruplarının sözünü dinliyorlar.

Böyle şey olmaz.

Devlette de biraz utanma sıkılma olmalı.

Yoksa devlet olmamalı…

2013 ve 2015 bayramlarında Turkcell konuşma oranları

Turkcell bu bayramda da en yoğun dönemlerinden birini yaşadı. Turkcell’liler, arife günü ve Ramazan Bayramı’nı kapsayan 16-19 Temmuz tarihleri boyunca sevdikleriyle toplam 1,2 milyar dakika konuştu. Bayramda en çok konuşan 10 il ise sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Mersin, Kocaeli, Adana ve Hatay oldu. Bayram boyunca Turkcell’lilerin gönderdiği kısa mesajların sayısı ise 749 milyonu geçti. Bayram coşkusunu görüntülü mesajla paylaşanlar da 2,8 milyon MMS gönderdi.

Bayram tatiliyle birlikte mobil internet kullanımında da artış kaydedildi. Tatil süresince kullanılan data miktarı, 3 milyon GB’ı aştı. Data kullanımının en yoğun olduğu il İstanbul oldu. İstanbul’u sırasıyla İzmir, Ankara, Antalya, Muğla, Bursa, Mersin, Kocaeli, Balıkesir, Hatay takip etti.

Bayram sevincini sınır ötesine taşıyan Turkcell’liler, 4 gün içinde yurt dışıyla toplam 7 milyon dakika konuştu. En çok aranan ülke ise Almanya oldu. Bayram tatili için yurtdışına çıkan Turkcell’liler de Türkiye’yi en çok Yunanistan’dan aradı.

Bayramlaşma trafiği, Turkcell Europe’da da yoğun olarak yaşandı. Almanya’da yaşayan Turkcell Europe müşterileri, bayram boyunca Turkcell’lilerle 474 bin dakika konuştu. Turkcell Europe müşterilerinin en çok aradığı ilk 10 il sırasıyla, İstanbul, İzmir, Trabzon, Ankara, Antalya, Hatay, Balıkesir, Giresun, Gaziantep, Bursa oldu.

Bu arada iki yıl öncesi Ramazan bayramı Turkcell rakamlarına gidecek olursak…

Turkcell, Ramazan Bayramı ve arefe günlerini kapsayan 7-10 Ağustos tarihleri arasında en yoğun dönemlerinden birini yaşadı. Turkcell aboneleri 4 gün boyunca 1.1 milyar dakika konuştu. En çok konuşan ilk 10 il sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Mersin, Diyarbakır, Adana, Kocaeli, Muğla oldu.

Turkcell’liler bayram tatili boyunca cepten 1 milyar 140 milyon kısa mesaj (SMS) gönderdi. Görüntülü mesajda (MMS) ise aynı tarihlerde 2.3 milyon MMS gönderildi. Turkcell’liler, bayram coşkusunu yurt dışındaki sevdikleriyle de paylaştı. Bayram boyunca Türkiye’deki Turkcell şebekesinden yurt dışında en çok Almanya’ya arama gerçekleştirildi. Almanya’yı izleyen ülkeler ise Suriye ve Rusya oldu.

Devlet Melih Gökçek’i halktan ve kanunlardan korudu

Melih Gökçek seçim sırasında hemen herkese birkaç SMS göndererek televizona çıkacağını ve kendini seyretmemiz gerektiğini dile getirdi. Yapılan bu iş hepimize ters geldi çünkü devlet bizi istemediğimiz SMS’lerden koruyacak bir kanun çıkarmıştı. Hem istenmeyen SMS’leri atmak yasaktı hem de seçimler sırasında politikaya yönelik SMS yasaktı.

Devletin tüm vatandaş ve partilere aynı eşit uzaklıkta olacağı zannıyla bu konuda ilgili birkaç birime başvuruda bulundum. Benim gibi birçok arkadaşım da başvurdu. Bunlaran biri Bimer idi. Dedim ki ne oluyor lütfen şu olaya bir bakın.

515518 nolu başvuruma şu cevap geldi:

İlgide kayıtlı şikâyet başvurunuz incelenmiştir. Bilindiği üzere, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 1/5/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun, ticari iletişimi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını, elektronik iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmeler ile elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımları kapsamaktadır. Söz konusu Kanunun “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinde yer alan, “ticari iletişim” ve “ticari elektronik ileti” tanımlarından da görüleceği üzere, anılan Kanun uyarınca mesleki veya ticari faaliyet kapsamında kazanç sağlamaya yönelik ve ticari amaçlarla gönderilen iletilerin Bakanlığın görev ve yetki alanı çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün olabilecektir. Diğer yandan, devlet ve mahalli idareler gibi kamu tüzel kişilerinin yetkili görevlilerinin, kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla 15/2/2011 tarihli ve 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanununa tabi yayınlara katılımlarına ilişkin gönderilen iletilerin 6563 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bilgilerinizi rica ederim.

Yani devletim bana diyor ki: Atılan SMS ticari değil. Siyasi de değil. Senin isteyip istememen beni bağlamaz. Biz bu kanunu zaten öylesine çıkardık. Sen gerçekten seni düşündüğümüzü mü sandın?

Hakkımı helal etmiyorum.

Generali Sigorta Türkiye’yi müstemleke mi sanıyor?

Müstemleke kelimesine aşina olayanlar için: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, sömürge, koloni…

Generali Sigorta’dan şöyle bir SMS geldi GENERALI başlığıyla:

FIRSAT:Trafik sigortanizi bu hafta alin,Hepsiburada’da 50TL hediye ceki kazanin. 0850 555 5555 hemen arayin ve 50TL kodunu kullanin.

Iptal:GNRL yaz 3172 gonder

Bu gönderien SMS, elektronik ticaretle ilgili çıkan her tür kural ve kanuna karşı geliyor. Bir kişinin verisini onun rızası olmadan kullanamazsınız, bir kişiye onun yazılı isteği olmadan SMS ya da e-mail atamazsınız…

Ama Generali atmış işte. Neye güveniyor, kime güveniyor, arkasına kimi almış da Türk devletinin koyduğu kurallara böylesine açık bir biçimde karşı geliyor bilemiyorum. Ama net bir biçimde bunu yapıyor işte.

Bunu Twitter adresine şikayet ettiğimde resmi hesabından da değil destek bölümünden kişisel bilgilerinizi yollayın biz sizi sistemden çıkaralım dediler. Hayır efendim o sisteme benim girmiş olmam zaten en büyük hata.

Peki acaba bir İtalyan sigorta şirketi olan Generali’nin ülkesinde serbest de o yüzden mi şaşırıp bizlere de SPAP yapma hakkını kendinde buldu? Kesinlikle hayır. O ülkedeki anti-spam kanunları o kadar sıkı ki bırakın hoşgörmeyi, devlet böylesi bir gönderim yapan şirketin ocağını söndürüyor.

DL 196/2003 Kişisel verilerin korunma kanunu, DL 675/1996 mahremiyetin korunması maddelerine göre her kurumsal yapı, mesaj göndermeden önce her kullanıcıdan izin almalı. Aynı Türkiye gibi… Bunun DL 171/1998 kanunu var, DL 185/1999 kanunu var ki bunlar kaynağını 97/7/CE sayılı Avrupa Birliği direktiflerinden alıyor.

Orada yapamadığını nasıl burada yapıyor, karşı gelemediği kanunlara ne hakla karşı geliyor bunu şirket yönetimine cidden sormak lazım.

1919 yılında ellerini kollarını sallayarak Antalya’ya girdiler ve kovulana kadar işgalcilik oynadılar.

Ama o 96 yıl önceydi.

Gençlerin dilinden izinli pazarlama: Boş değilim

Pazarlamayla ilgili mesajlar özel izine bağlanınca şirketler panik oldu ve yalvaran sözler ve ağlayan gözlerle tekrar SMS gönderebilmek için izin istemeye başladılar. İzin istedikleri dil iletişim olarak çok yanlıştı. Öyle şeyler söylüyorlardı ki insanlar onların kötü bir şey yapmak için izin istediğini düşünüyordu.

Turkcell bu konuda ilginç bir adım atarak insanların bilgilerini almayı hedef kitlesi gençlere göre özelleştirmiş.

Genç Turkcell kullanıcılarına “gnçtrkcll sana yazıyor” diyor. Eğer siz onun size yazmasını istiyorsanız “BOSDEGILIM” yazıp 2222’ye gönderiyorsunuz. Cinsel çağrışımları var ama iletişim olarak tam hedef kitlesine göre. Kendi özlük bilgilerini vermeyi oyunlaştırıyor.

Bir de üstüne mesaj gönderme izni verenleri hediyelere boğuyor. Haftalık 1GB internet, haftalık 250MB internet, 3 ay geçerli hafta sonları hediye her yöne SMS ve haftalık her yöne 1000SMS paketlerinden biri; 20 Ağustos’ta yapılacak çekilişle Mini Cooper, Vespa, 2 kişilik Amerika seyahati, Microsoft Xbox One, iPhone 6, Samsung Galaxy S5, Turkcell T50, iPad Mini ve yurtiçi tek yön uçak bileti kazandırmayı taahhüt ediyorlar.

Ben beğendim. Ha Turkcell profesyoneller kulübü için patronlarımdan nefret ediyorum yazarsanız SMS gönderimine izin veriyor olabilirsiniz. Veya kamu paketindeyseniz için “bugün git yarın gel” yazıp SMS göndermeye izin verebilirsiniz.

Sanırım slogan yaratmada benden iyiler…

Dün bu hizmet çok ciddi dalga geçilerek Twitter’da trending topic oldu. Bu da işin bir parçası ve kontrollü iletişimiydi sanırım…

Çirkin SMSçilerden öğrendiklerimiz

SMS kanunu çıkarken burada SMS atan çirkin firmalardan neler öğrendiğimi sizlerle detaylarıyla paylaşmak istedim. Bunları bilelim ki insanların ne kadar kötü olabileceğini hep beraber anlayalım. TKNLJ formatında paylaşıyorum…

  • Bizim insanımıza 1 Mayıs’tan itibaren SMS atmak yasak derseniz kendini buna hazırlamaz, onun yerine demek 1 Mayıs’a kadar istediğimiz kadar SMS atmak serbestmiş der. İşte bizim pazarlamacılarımız bu kadar çirkin
  • Elde kalan SMS’ler can yakmış olacak ki 30 Nisan günü, yani SMS gönderisini izinli yapmamıza dakikalar kala hala SMS geliyor. Bugün Türk SMS tarihinde muhtemelen bir rekor kırıldı.
  • Bizim insanımız ne kandırsam o kardır diyor. Kanun açık bir biçimde SMS göndermek için izin almalısınız diyor. Ama bizim çirkin pazarlamacılarımız bizi kandırmaya çalışarak biz hayır demezsek SMS gelmesi doğal gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Çok çirkinler
  • Şimdiye dek yalvarsak bile bize gönderilen SMS’leri kesmeyen firmalar son iki gündür yalvarıyor bizlere “nooolur izin verin de gönderelim” diye. Zamanında insan gibi davransaydınız da ben isteyince beni serbest bıraksaydınız da sizi şu anda dinleseydim. Ama siz şu anda çirkinsiniz ve hayatımızdan çıkmak zorundasınız
  • Bir de benim sana SMS göndermemi kabul et ben de sana iPhone çekiliş bileti vereyim diyenler var. Hani çekiliş için izin nasıl alınıyor kimlerden onaylatmak gerekiyor bilmesem yiyeceğim. Siz de yemeyin öyle bir şey olmaz. İnsanlar Milli Piyango idaresinden izin almadan kendi kendine iPhone çekilişi yapamazlar. Yalancı ve çirkinler…
  • Gelelim bize imzalatmaya çalıştıkları dokümanlara: Bize gönderilen minik yazılarda ben istersem senin adresini üçüncü kişilerin pazarlamasına da açarım diyorlar. Yok yahu? Gerçekten yapabilir misin bunu? Demek senin bana imzalattığın şey kanunun üstünde ve kanunla ters düşebiliyor öyle mi? Şakacı ve çirkinsiniz…

Bu noktada beni korkutan şeyleri söyleyeyim size, ki bunlar da devletin yetersizlik ve yeteneksizliklerinden kaynaklanıyor. Yine TKNLJ formatında…

  • Kanun için bir yıldan fazla çalışıldı. Kabul edildikten sonra üstünden 6 ay geçti. Hala bir yönetmelik çıkaramadılar. Ayıptır bu konuyla ilgili devlet memurları…
  • SMS veya e-mail gönderildiğinde ben bunu kime şikaet edeceğim? Hala belli değil. Kanunu güdük bırakarak bizim rahat bir soluk almamızı engellemeye çalışıyorlar.
  • Verdikleri para çezası yapılan işle karşılaştırıldığında cücük kadar kalıyor. Adam diyor ki “50 bin lira lan… 1 milyon kişiye böldüğümde para değil. Versenize bu adamlara attıkları SMS kadar para cezası… 1 milyon kişiye atmışlarsa verin bakalım 1 milyon TL cezayı bir daha yapıyorlar mı bakalım… Ama sizin de işinize gelmiyor değil mi devlet memurları?
  • Çağrı merkezlerinin haklarını savunan bir kurum basın bülteni geçmiş, on binlerce insan işsiz kalacak diye… Çok üzüldüm. Ama demek ki kanunsuz bir iş yapıyorlarmış. Kanunlar düzelince işsiz kalıyorlarsa buna çok üzülemeyeceğim. Mesela para kasası açmak yasak diye bir kanun çıkarsa bütün kasa hırsızlarının işsiz kalmasına üzülür müsünüz? Ben üzülmem. Ayrıca adamlar işsiz kalıyor diye sabahtan akama kadar sigorta ve kuru temizleme aramalarına maruz kalmayı kabul edemeyeceğim. Agent aradaşlar kusuruma bakmasın…

Yeni e-ticaret kanununu püf noktaları

1. Bir elektrik posta gönderimi yapan şirket kullanıcıdan aldığı izin için birden fazla sayıda şirketin tanıtım postalarını gönderebilir mi?

Hizmet sağlayıcıların, diğer bir deyişle, elektronik ticaret faaliyetinde bulunan tüzel kişilerin, alıcılardan iletişim için gerekli izinleri alırken, bu izinleri hangi amaçla aldıklarını açıkça belirtmeleri gerekiyor. Sipariş onayı ve teslimat bilgileri gibi paylaşımlar için izin alınması gerekmiyor.

Alıcılardan paylaşım izni açık ve net olarak bu şekilde alınmış ise ve iletide de bunu açıkça belirtiyorsa, gönderebilir, kanunen hiçbir sakıncası bulunmamaktadır.

Yeni Kanunda, “ticari elektronik iletinin içeriği, alıcıdan alınan onaya uygun olmalıdır“ maddesi de mevcut.

“Kampanyalarımız ve iş ortaklarımızın size özel tekliflerini…”

2. Elektronik posta gönderimi yapanlara düşen yükümlülükler nelerdir?

Öncelikle, yapılacak paylaşımla ilgili olarak alıcıdan net bir onay alınması gerekiyor.

Sonrasında, e-posta ile yapılan paylaşımların gönderim adresinin, gönderici adının ve içeriğinin konusunun net olarak belli olması ve tabii ki içeriğinin de konusuyla ilgili olması gerekiyor. Bunlara ek olarak, iletinin içinde, gönderim yapan firmanın iletişim bilgilerinin yer alması ve alıcıların diledikleri zaman, hiçbir gerekçe göstermeksizin iletileri kolayca reddedebilecekleri bir bağlantının da sunulması bir kanuni zorunluluk.

Alıcının ret hakkını kullanması durumunda da, gönderim yapan firmanın o alıcıya reklam iletişimini, sorgulamadan derhal durdurması gerekiyor.

3. Kullanıcılar istemediği elektronik posta alımında hangi mekanizmaları kullanarak şikayet edebilecek?

6563 sayılı kanunun yönetmelikleri henüz net değil ama resmi merci olarak Gümrük ve Ticaret bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na şikayetler yönlendirilebilir.

4. Kullanıcıların bu sisteme kendi isteğiyle üye olduğunun söylenmesi durumunda gönderici şirket ne kadar zaman içinde bunu kanıtlamak zorunda olacak?

Kanuni tebligat ve cevap verme sürelerinin geçerli olduğunu düşünüyorum. Buradaki diğer hassas nokta ise, şikayet aşamasında gönderimler birden fazla aynı statüdeki alıcıya yapılmaya devam edilirse, cezai tutar 10 kat fazlasına yani 150.000 TL’ye kadar yükselebiliyor.

5. Gönderim yapan şirketler nasıl bir metinle kullanıcılardan onay almak zorunda?

Hangi konuda ve ne tür paylaşımlar yapacaklarını net olarak onay talep mesajında belirtmeleri gerekiyor.

Ömeğin:

“Size yeni ürünlerimiz ve size özel tekliflerimizi iletebilmemiz için onayınızı rica ediyoruz.

Lütfen onaylamak için tıklayınız.“

gibi bir mesaj kullanılabilir.

Bu mesajın da normal şartlarda bir “havuç” içermemesi gerekiyor. Verilmek istenen havuç, CRM etkisini artırmak amaçlı, onay sonrasında ayrı bir mesaj ile alıcıya iletilebilir.

6. Sistemden çıkılmak istendiğinde ne kadar zamanda bu istek yerine getirilmeli? Bir zaman sınırı var mı?

Alıcının reklam paylaşımlarından çıkmayı talep etmesi durumunda, bu işlemin kanunen 3 gün içinde gerçekleşmiş olması gerekiyor ama modern e-posta otomasyon yazılımları bu talebi anında gerçekleştirip, o alıca bir mesaj daha gitmemesini sağlayabiliyor.

O mesajı sana yol-la-ya-ca-ğız işte o kadar

Türk Telekom müşterilerine bir mesaj göndermiş:

Türk Telekom avantajlı tekif ve kampanyalarını içerek iletilerinin her türlü iletişim kanalı üzerinden size gönderileceği hususunu bilgilerinize sunarız

Türk Telekom bu mesajı beni bir kullanıcı olarak çok rahatsız etti. Bu konuda internette çok yazıldı çizildi. Bunları ve aslında olması gerekeni TKNLJ formatında sizler için toparladım:

  • Pazarlama amaçlı mesajlar kullanıcıların isteği ve onayıyla gönderilir. Ben size mesaj göndereceğim işte o kadar demek en hafif söyleyince çok ayıptır.
  • Hukuki olarak önümüzdeki Mayıs ayında devreye girecek kanunla kullanıcının belirli somut izni olmadan pazarlama içerikli mesajları göndermek kanunen yasak olacak ve buna ciddi bir ceza verilecek.
  • “Ben size bu mesajı gönderdim siz itiraz etmediniz o zaman benim size her türlü mesaj göndermeye hakkım oluyor” gibi bir düyünce içinde olan hukuk bölümündeki insanlarla tanışmak istiyorum. Ve şu anda o insanların hukuki bilgisini her türlü iletişim kanalı üstünden speküle ediyorum.
  • Şirketlerin bu kadar kötü bir şey yapacağını, istenmeyen mesajları bir de buldukları her tür ortamdan takır takır yollayacaklarını söyleyen çirkin mesajın ne kadar kötü bir iletişim şekli olduğunun farkında mı acaba Türk Telekom iletişim departmanı? Bu iletişimi nasıl kabul ediyorlar ve içlerine sindirebiliyorlar acaba?
  • Bu metni göndermek Türk Telekom da dahil kimseye bir fayda sağlamıyor. Göndereceksen gönder, hukuki sonuca bir etkisi de yok. O zaman neden insanları şirketinize karşı zıplatıyorsunuz?
  • Konu hakkında yazılı basın organlarına Türk Telekom korkusuyla bir yazının çıkmamış olması yaptığınız işin çok da kötü olduğunu göstermez. Herkes bunun farkında ve ciddi bir tepki var. Ben olsam özür dilemek için hemen bir iki adım atardım şirket olarak…
  • Önümüzdeki günlerde daha kötü şeyler yaşayacağız ki bunun bir örneğini geçtiğimiz günlerde Vodafone ile gördük: Şirket sizin yapmak zorunda olduğunuz bazı işlemlerin altına zorunlu bir “bunu kabul ederek bizim ve tüm iş ortaklarımızın size mesaj göndermesini kabul ediyorsunuz” kutusu koymuş. Bu çakallığa DA izin vermeyeceğimizi şimdiden duyuralım dosta düşmana…

Bu çok kötü hatadan tüm şirketlerin bir an önce dönmesini istiyorum bilişimi seven ama kişisel özgürlükleri daha çok seven bir kişi olarak.

Teknolojinin dinle imtihanı

Gazetelere yansıyan, günün en önemli, üstünde en çok tartışılması gereken haberlerinden biri fitre tartışmasıydı. Bir vatandaş BTK’ya başvurarak fitre paralarının olması gerektiği zamanda ödenmediğini dile getirmiş. Bunun ne demek olduğunu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden hatırlayalım: Fitre, şartları yerinde olan her müslümanın vermekle yükümlü olduğu bir sadaka. Ramazan ayında, Bayram namazının başlamasına kadar veriliyor. Eğer o tarihe kadar veremediyseniz sonrasında normal sadaka yerine geçiyor ve fitre kavramının dışına çıkıyor.

Şimdi gelelim teknolojinin dinle imtihanı tarafına:

  1. Bir GSM şirketi güzel bir iş yaparak SMS ile ihtiyacı olanlara fitre verilmesi üstüne bir mekanizma kurmuş. Harika. Peki siz fitre SMS’inizi bayram namazına kadar atarak bu yükümlülükten kurtuluyor musunuz? Mantık öyle diyor.
  2. Peki siz bu ödemeyi yaptınız ama ödemeyi yaptığınız şirket bunu fakirlere bayram namazı sonrasında gönderdi. Siz fitrenizi doğru bir biçimde ödemiş oluyor musunuz? Burası biraz gri bir alan.
  3. Peki siz fitre SMS’inizi attınız. GSM firması bunun ödemesini sizin için yaptı. Ama siz resmi olarak bunun parasını GSM şirketine bayramdan sonra verdiniz. Yani mantıken siz bunun parasını vermemiş oluyorsunuz. Burası çok koyu gri bir alan.

Bu noktada İslam mantık dinidir diyerek önemli olanın yapılmak istenen şeydeki sizin niyetiniz olduğunu söyleyebiliriz. O kadar kalın kırmızı çizgileri yok dinin…

Ama burada GSM ve diğer teknoloji şirketlerine bir iş düşüyor: Böylesi iş akışları kurmadan önce vatandaşı adam gibi bilgilendirmek ve özellikle Diyanet gibi akil kurumlardan bu gri alanları aydınlatacak bilgileri edinmek gerekiyor.

Her şeyi iyi niyete bırakmak o kadar da doğru değil.

Little Caesars’tan bol malzemeli SPAM dosyası

İsim vererek haber yapmak ve firmaları hedef göstermek benim çok severek yaptığım bir şey değil. Ama konu SPAM olunca ve tüm yollardan geçmeye çalışıp bunu engellemeyi başaramadığımda bu firmaları ifşa etmek, belki onları durdurabilir, insanımızın insan gibi cep telefonu kullanmasını sağlayabilir diye bunu yapmayı görev biliyorum.

Little Caesars bir pizza firması. Kimi zaman severek satın aldığım ürünleri var. Bu firmanın bulunduğu yerleri de bilmiyorum. İhtiyacım olduğunda yemeksepeti.com sitesi üstünden alışveriş yapıyorum. Buraya kadar herşey yolunda gidiyor.

Ne var ki Little Caesars, her sipariş verdiğinde benim telefonlarımı bana sormadan SMS gönderim listesine alıyor. Her seferinde dememin sebebi şu: Her seferinde o isteden çıkıyorum ve her siparişimden sonra otomatik olarak bana SPAM SMS’leri gelmeye başlıyor.

Ben telefon numaramı onlara değil yemeksepeti.com adresine veriyorum. Sebebi de gelir de beni bulamazlarsa adresim için beni aramalarını sağlamak. Ama LC kendinde bana SMS atma hakkı görüyor. Her allahın günü bir promosyon SMS’i gönderiyor bana. Çünkü pazarlamayla uğraşan şahıs, yoğun SPAM SMS gönderimiyle beni pizza almaya ikna edeceğini düşünecek kadar yetersiz bir kişi.

Her seferinde onlara telefon açıp zavalı şubedekileri benim telefon numaramı silmeye ikna etmeye çalışıyorum. “Ama he yavrum he sildim sildim” modunda hemen telefonu kapattıktan iki saat sonra tekrar SMS aldım.

İşin en acı yönü bir gazeteci olarak şirketin merkezini aradım. Basın bölümünden, SMS atımı sağlayan pazalama biriminden herhangi biriyle görüşebilmek istedim. İlgili kişi yokmuş. İlgili kişi olmayınca şirketin iletişimi de olmamış sayıldı.

LC bana istemediğim SMS’i atamaz. Buna hakkı yok. İstemediğimde silme hakkına sahip değil. Çünkü ben istemeden bana SMS atma hakkına sahip değil. Ben her gün gidip LC’nin kapısına pislesem, isemediğinizde söyleyin bir daha yapmayayım desem bu hoş karşılanır mı? Zannetmiyorum.

Büyük kurum olmak çok dükkan açmakla değil, müşterisine özen göstermekle olur. LC müşterisini sevmiyor. En azından beni sevmiyor. Onların SMS’leri geldikçe onları ifşa etmeye devam edeceğim.

Bu arada oradan bir daha hiçbir ürün almayacağım. Benim hakkımı gaspeden firmaya para kazandırmak istemiyorum.

Teknolojinin 2015 sihirli küresi

4G nasıl gelecek?

2014 yılının son çeyreğinde en önemli tartışma konularından biri 4G oldu. Türkiye 3G’ye geçerken dünyada yaygınlaşan 4G’nin 2015 yılında kullanıma gireceği müjdelendi. Ancak operatörlere bu hizmetin nasıl dağıtılacağı konusu açıkta kaldı. 4G için en önemli şey frekanslar ve bunların nasıl dağıtılacağı belli olmadı. Mevcut duruma bakıldığında devlet tüm operatörlere eşit biçimde yaklaşmayı ve frekansları en çok para verene göre değil, eşit bir biçimde dağıtmayı hedefliyor. Ancak daha netleşmiş değil. Bu arada yine geçtiğimiz senelerde çok konuşulan tesis paylaşımı da 2015 yılında gündeme gelebilir. Mevcut durumda hiçbir operatör baz istasyonunu diğeriyle paylaşma üzerine bir anlaşma yapmadı. Sadece baz istasyonlarının takıldığı kulelerde paylaşıma gidildi. Ülke kaynaklarının daha az harcanması ve herkesin kurduğu sistemi rakibinin bulunmadığı bölgelerde kiralaması 2015 yılında gündeme gelebilir. Türkiye’de 4G için ekipmanlara daza az para yatırılması ve bütçe açığı yaratmaması için 4G baz istasyonu teknolojilerinin yaratılması da özendirilebilir.

Fiberin artış yılı olacak

Son iki yıl içinde fiber konusunda hiçbir somut adım atılamadı ve şirketlerin fiber döşeme hızı diğer yıllara göre oldukça düştü. Bu konuyu gündemlerinde tutan BTK ve ilgili bakanlıkların yaptığı çalışmalar sonlanmak üzere olduğu dile getiriliyor. Bu sayede hem fiberin istenen her yere döşenmesi mümkün olacak hem de bazı telekom firmalarının ellerinde bulunan fiberi paylaşmak için isteksizlikleri devlet eliyle ortadan kaldırılacak. İki sene öncesinin fiber döşeme hızı yakalandığında fiberin ülkenin birçok alanına daha çok yayılması ve ADSL gibi giderek eskiyen ve fibere göre yavaş kalan teknolojilerden kurtularak ülkede gerçek yüksek geniş bant teknolojilerinin gelmesi söz konusu olabilir. Zaten 4G’nin için en önemli gerekliliklerin başında fiber teknolojileri geliyor. Fiberin dağılımının artmasıyla hem şirketler hem de bireyler daha hızlı internete girebilecek.

 

Telekomünikasyonda eski tatlı karlar olmayacak

Türkiye’de telekomünikasyon, dünyadakinin aksine bir gelişme gösteriyor ve global daralmaya rağmen giderek artıyordu. Daha çok konuşma süresi, durmadan artan kar oranları ve tüm dünyayı kıskandıracak kadar hızlı artan 3G kullanımı. Ancak telefon penetrasyonunda neredeyse yüzde 100’e gelindi. Türk Telekom’un sabit abone sayısında yaşadığı kayıplar onu ülkenin dördüncü operatörü haline getirdi. Avea 2014 yılının başında hala karlılık açıklayamazken Vodafone Turkcell’i yakalamak için yüksek pazarlama bütçeleriyle çalışmaya başladı. Turkcell ise neredeyse kurulduğu günden bugüne ilk kez abone sayısında Pazar toplamının yüzde 50’sinin altına düştü. 2015 yılında şirketler toparlanma dönemine girecek. Yüksek ihtimalle karlılığı artıracak tedbirler alınacak ve fiyat rekabetinin hızı düşecek. Şirketler birbirleriyle teknoloji ve 4G gibi alanlarda yarışırken daha ucuz olmak artık bir seçenek olmaktan çıkacak.

 

İnternet ve telefon dinlemeleri

2015 yılında dinlemeler Türkiye’de en az konuşulan konulardan biri olacak. Çünkü artık dinlemeler tamamen MİT kontrolüne geçecek. Doğal olarak da kimin, nasıl ve hangi sebeplerden dolayı dinlendiği konusunda daha az hesap verilmeye başlanacak. BTK içinde yapılanan TİB’i daha az duyuyor olacağız. Bunun yanında 2014 yılında etkin bir biçimde konuşulan internet dinlemeleri 2015’te de en önemli konulardan biri olacak. Her ne kadar Facebook ve Twitter arzu edildiği kadar çok kimlik bilgilerini Türk yargısıyla paylaşmıyor olsa da yine de buzlama ve yayından kaldırma işlemi sayesinde daha sakin bir seçim dönemi geçirilecek. Bu bakış açısıyla, çok önemli bir şey çıkmadığı sürece Twitter ve Youtube gibi sitelerin kapatılması beklenmiyor. Ancak seçim süreci boyunca etkinliği artan Türk haber sitelerinde geçmiş döneme göre daha büyük yasaklar gelebilir…

 

Mobil telefon dünyası

Mobil teknolojilerde özellikle telefonlar alanında geçmiş senelere kıyasla daha küçük gelişmeler olması bekleniyor. Telefonların parçalarının üretiminin tamamına yakını Çin’de yapıldığı için cihazlar birbirlerine çok benzeyecek. Daha yüksek pikselli fotoğraf makinesi, daha büyük ekran gibi teknolojilerde sınırlara gelindiği için yenilikler tasarım alanında aranacak. Telefonların çok fazla birbirine benzemesi, rekabeti fiyata çekecek ve tüm pazar araştırmalarının gösterdiği gibi dünyada markasız (no name) Çin malı ucuz ürünlerde patlama yaşanacak. Markalar bir anlamda kendilerini yaratan ve ucuza satılmasını sağlayan kaynaklarla fiyat rekabetine hazırlanıyor. Bu savaşı kullanıcısıyla duygusal bağ kurmayı başaran ürünler kazanacak. Ancak giderek zorlaşan bir ekonomide fiyat ve duygusal bağ arasındaki savaşın oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Türkiye’de üretimi özendirebilmek için devlet önümüzdeki sene yabancı telefonlara ekstra vergi getirmek istediğini söyledi. Bu da yabancı telefonlarla Türk olanlar arasında çok ciddi bir fiyat farkının doğabileceğini gösteriyor. Yani 2015 yılında ülkemizde ya Türk telefonlar ya da tamamen isimsiz Çin malı ürünler görme ihtimalimiz çok yüksek…

 

Bilgi güvenliğinde daha da çok zorlanacağız

2014 yılında insanların internet üstünden dolandırılması ve dijital saldırılara maruz kalması olaylarını çok görmüştük. Ne yazık ki saldırılar dozunu ve yaratıcılıklarını daha da artırarak sürdürecek. Dolandırıcılıklar yerel hırsızlık vakalarından çıkarak uluslararası bir boyut kazanacak. Kişisel bilgilerin ortada dolaşması eskisinden daha çok rahatsız edici olacak. E-Devlet hizmetlerinin de giderek artış göstermesiyle dijital kimlikleri çalınan vatandaşların adına sanal şirketler kurulabilecek, banka hesapları boşaltılacak, hatta işinden dahi olabilecek. Bilgisayar korsanlarının yeni ve en önemli hedefi ise herkesin kişisel bilgilerinin bulunduğu cep telefonları olacak. Önümüzdeki sene bilgisayar saldırılarıyla cep telefonu saldırı sayısının eşitlenmesi bekleniyor.

 

İstenmeyen SMS ve maillere son

Yıllarca herkesin her daim yanında olan telefonlara gelen istenmeyen mesajlar kullanıcılara hayatı zehir etti. Ancak 2014 yılının son çeyreğinde çıkarılan bir kanunla kullanıcıların istemedikleri SMS’leri göndermek isteyenlere ciddi para cezaları verilmesi gündeme geldi. 2015 yılının ortasından itibaren şirketler SMS atmak istedikleri kullanıcılardan öncesinde izin almış olmaları gerekiyor. Böylece otomobil tamircilerinden kuru temizleme şirketlerine, uydu çanak satıcılarından internet hattı dağıtan bayilere kadar birçok şirketin önü kesilmiş olacak. Özellikle GSM şirketleri ciddi adımlar atmak ve kendileri üstünden gönderilen SMS’lerin kanuna uygunluğunu denetlemek zorunda kalacak. Kurumlar kullanıcıları SMS almaya ikna etmek için yaratıcı kampanyalar yapmaya başlayacak.

 

Nesnelerin interneti patlayacak

Makinelerin arada insan müdahalesi olmadan kendi aralarında haberleşerek veri oluşturması ve belirli bazı işleri yapabilmesi anlamına gelen nesnelerin interneti 2015 yılında çok daha ileri gidecek. Makinelere takılan GSM hatlarına vergi avantajı sağlanmıştı. Artık belirli bir doygunluğa ulaşmış, halkın yüzde 100’üne erişmiş GSM pazarında satılacak “makineler arası iletişim” hatları yepyeni bir soluk getirecek. M2M adı verilen bu sistem, aynı zamanda şirketlerin iş yapış biçimlerini de değiştirerek daha verimli çalışmalarını sağlayacak. Tarımdan fabrikalara, belediye hizmetlerinden elektrik su ücretlerinin toplanmasına kadar birçok alanda devrimsel ilerleme söz konusu olacak.

 

Buluta güvenlik geliyor

Bulut bilişim bundan birkaç sene önce, çok hızlı bir biçimde kullanıma girdi. Verilerin internet üstünde tutulması ve yedeklenmesi şirket ve kullanıcıların kafasında yepyeni ufuklar açtı. Ancak 2014 yılında bu verilerin kötü niyetli kullanıcılar tarafından ele geçirilmesi ve sanatçıların istenmeyen fotoğraflarının kamuoyuyla paylaşılması buluta olan güvenin sarsılmasına neden oldu. Bilgilerin sızma nedeni olarak kullanıcıların yeterince sağlam parola belirlememesi gösterildi. 2015 yılında alınan dersler ışığında bulutun güvenliğine daha çok önemi verilecek. Apple, Google ve Microsoft gibi verileri buluta taşıyan şirketler yepyeni kurallar belirleyecek ve bilgilerin çalınmasını engellemeye çalışacak.

 

Bilgisayar yerini tablete bırakacak

Mikro işlemci teknolojilerinin giderek gelişmesi, eskiden sınırlı işler yapabilen tabletlerin yeteneklerini artırdı. Bilgisayarlar ve tabletler arasındaki fark giderek kapandı. Özellikle tabletler içinde bulunan yazılımın getirdiği destekle de geniş kitleler için bilgisayar kullanmak anlamsız hale gelmeye başladı. Tüm teknoloji analistleri, 2015 yılında tabletlerin çok ucuzlayacağını, bu yüzden de satışların patlayarak bilgisayarları tahtından indireceğini söylüyor. Uzmanlar 2015 yılında bilgisayar almak isteyenlerin tablet seçeneklerini gözden geçirmeden satın alma yapmamaları gerektiğini dile getiriyor.

 

Yazılıma harcanan para artacak

Geçtiğimiz yıllarda çok yüksek fiyatlara satılan yazılımlar tablet ve akıllı telefonların gelmesiyle farklı bir dönemece girdi. Korsan kullanımın bu cihazlar sayesinde azalmasıyla yazılımlar son derece ucuzladı. Bundan on sene önce 100-300 dolarlar mertebesinde satılan yazılımlar herkesin bunu almaya başlamasıyla birlikte 10 doların altına düştü. Hatta çoğu yazılım sadece 1 dolara satılıyor. Bu yüzden kullanıcılar daha fazla yazılıma para verir hale geldi. Yazılımcıların daha çok para kazanması ise hemen her konuda yeni bir yazılımın üretilmesine neden oldu. Kullanıcıların yazılımlar için harcadığı para, neredeyse akıllı telefon ve tabletlerine verdiği ücretle eşdeğer hale geldi.

Vekiller SMS limitlerini geçince kandırıldık demişler

Vahdet gazetesi haberine göre mecliste telekomünikasyon tarifeleri alanında çok ciddi bir sorun yaşanmış. Vekillerin SMS kotaları dounca onlara ciddi ücretler gelmiş, meclis bu gelen ekstra ücretleri vekillere yansıtınca vekiller küplere binmiş ve bizim limitimiz var zannetmiştik sözüyle kendilerini savunmaya çalışmışlar.

Bundan sonrasını TKNLJ formatında maddelerle inceleyelim:

  • Eğer son birkaç ayda bir değişiklik yaşanmadıysa meclisteki milletvekillerinin telefon hizmetleri Avea tarafından sağlanıyor
  • Milletvekillerine iletişim, yani telefon ve faks gibi ihtiyaçlar için ödenen ücret yaklaşık 27 bin TL. 550 milletvekiliyle çarpıldığında ayda 14 milyon 850 bin TL ediyor. Helal olsun vekillerimize
  • Avea’nın meclise verdiği tarife nedir bilmiyorum. Ama 27 bin liranın önemli bir kısmının ceplere çıkarıldığını tahmin ediyorum. Avea’nın SMS paketleri nelermiş diye baktığımızda Avealılara 100 bin her yöne 10 bin gibi bir paket çıkıyor karşımıza. Bunun da fiyatı 12 TL. 27 bin liralık paketin içinde (tekrar söylüyorum bunun tamamı GSM değildir ama önemli bir bölümünün GSM olması gerek diye düşünüyorum) bulunan SMS sayısını hayal etmekte zorlanıyorum
  • Milletvekillerimiz böylesi yükteki SMS paketini bitirip bir de üstüne borç yazdırıyorarsa o zaman cepten SPAM’in kralını yapıyorlar demektir. Kimse devlet işi için yazışma yaparak o hacimde bir paketi bitiremez.
  • Milletvekillerinin en çok şikayet ettiği şey limitlerini sorduklarında “daha var atabilirsiniz” cevabını almaları ve o yüzden SMS’e abanmaları olmuş. O işe de BTK bakıyor muhtemelen bunu şikayet kabul etmişlerdir…
  • Haberi yapan Vahdet gazetesi Ankara muhabiri Erol Metin’i kendi adıma kutluyorum. Bomba gibi bir haber yakalamış…

Artık şirketler keyfine göre SMS atamayacak

Yazı uzun olacak. Sizin için minik parçalara böldüm. Çünkü konuyla ilgili anlatılacak çok şey var. Umarım gazeteciler konuyu çok farklı yönleriyle inceleyebilir. Bu vesileyle bu kanunu düşünenlere ve kanun için görüş bildiren devlet kurumlarına kendi adıma teşekkür ediyorum…

Önce bu kanun da nesi diyenler için minicik bir özet geçelim:

Şimdiye kadar şirketler keyiflerine göre takır takır elektronik posta ve SMS atıyorlardı. Artık atamayacaklar. Atarlarsa 10 bin liraya kadar cezayla karşı karşıya kalacaklar.

Peki bu işten kim kazanıyordu? Onu da mümkün olduğunca özet halinde masaya yatıralım:

  1. 100 bin kişiyi SMS ile rahatsız edip arasından iki kişiye mal satan çirkin şirketler
  2. İnsanların SMS atmasını mümkün hale getiren, sizi çileden çıkaran SMS’ler üstünden para kazanan ara şirketler
  3. Şirketlere sizin telefon numaranız ve elektronik posta adresinizi satan çok çirkin şirketimsiler
  4. GSM operatörleri

Kanunun en önemli noktası ne?

Kanunun çıkacağı belliydi. Ama bu kanunun içine şirketler biz bir kez atalım, millet istemezse bize istemediğini söylesin diyordu. Yani ben geleyim sizin evinizin önüne kakamı yapayım. Eğer siz istemiyorsanız bana söyleyin ertesi gün yapmayı bırakırım. Kanun nasıl çıktı? Sen önce izin al, sonra atarsın iznini aldıktan sonra SMS mi istiyorsun, mail mi istiyorsun…