İnternet zehir midir?

İNTERNET, MANŞET

Cumhurbaşkanı yaptığı bir konuşmada “zehir evlere girdi” dedi. Ben başta uyuşturucuyu kastediyor sandım. Sonra atık su kanallarına dökülen ve oradan evlerin tuvaletlerinden evi kokutan fabrika atıklarını düşündüm. Hatta üç zehir tuz, şeker ve un bile geçti aklımdan. Ama asla internetten bahsettiği aklımın ucundan geçmedi.

İnternet bu ülkede çok sopa yedi. Yaygınlaştırılamadı. Serbestleştirilemedi. Özelleştirilemedi bile. Sık sık ve olur olmaz her yeri yasaklandı. Ama cumhurbaşkanı seviyesinde zehir olarak nitelenince gerçekten derinden yara aldım. Çok üzüldüm.

Daha önce Fetö ekibi de interneti eleştirmişti. Devvar u gaddar demişti bu gelişmeye. Ben de bunu TKNLJ’ye taşımıştım.

İnternet daha önce Binali Yıldırım’ın bakanlık ve başbakanlık döneminde de dile getirdiği gibi bir alet. Mesela bir bıçak. Yine Yıldırım’ın sözleriyle baktığımızda doktorun elinde hayat kurtaran bir bıçak, katilin elinde kötü bir alet. Biz bunu zehir olarak niteleyerek ülkede zaten giderek batağa saplanan eğitim sisteminin yedek lastiği olabilecek özellikler taşıyan bir güzelliğin hak tarafından kullanılmasını engellemeye çalışıyoruz.

Sevgili devlet büyüklerim. Sevgili aklı başında insanlar. Lütfen bunu yapmayınız. Lütfen hepimiz için çok önemli fırsatlar taşıyan bu güzelliği iyi yönleriyle anlatınız halka. Doğru kullanırsak hayatımızı nasıl kolaylaştıracağını konuşalım. Siz de biliyorsunuz ki bir kesim ne derseniz onu yapıyor nereye derseniz oraya gidiyor.

Eğer bu sistemin güzelliklerini görmekte zorlanıyorsanız elimden gelen yardımı yapmaya hazırım size.

Ey internetten faydalanan insanlar… Lütfen internetin güzelliklerini devlete anlatmamızda, onların bu sistemi eleştirmesini durdurmakta bizlere yardımcı olun…

Teknoloji efsanesi Elon Musk ile Erdoğan niye görüşür?

ANKARA, MANŞET

Elon Musk Türkiye’ye gelip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek cümlesi bomba gibi düştü gündeme. Konuyla ilgili fikirleri arka arkaya sıralayalım bakalım ne kadarını mantık zincirinden yakalayabileceğiz. Tabi ki TKNLJ formatında:

  • Elon Musk, Türkiye de dahil birçok ülkenin sahip olmak isteyip yapamadığı şeyleri temsil ediyor aslında. Onun parası dünyanın en büyük finans organizasyonu Paypal satışından geliyor (ki bizde yasaklı) Onun bir gözü uzay taşımacılığına bakıyor. Mars’ı düşünüyor. Elektronik destekli otomobil konusunda attığı adımlarla 1900’lerin efsanesi Ford’u geride bıraktı. Bunlar elimizde veri olarak dursun.
  • Biz arkamıza 5 babayiğit alarak kendi otomobilimizi yapacağız dedik. Ama herkes, devlet içinde bu konuda çalışanlar da dahil herkes biliyor ki bu saatten sonra sıfırdan bir araba pazarına giriyor olmak çok da karlı bir iş olmayacak. Ama burada vergi avantajı veya sair yöntemlerle Musk’a üretim imkanı verirsek hem Avrupa’ya kolay açılır hem de Türkiye pazarından kendine bir çıkış noktası yakalayabilir. Malumunuz Türkiye yılda 30 milyar liraya yakın otomotiv üretimi ve satışı yapıyor her ne kadar üstünden bize çok az işçilik parası kalsa da… Ama Bursa gibi üretmeyi bilen otomotiv üsleri Musk için zıplama tahtası olabilir.
  • Yeni üretilecek bir otomotiv zinciri. inanılmaz gelecek vaat eden Tesla ile zıplama yapabilir. Bu noktada kimse neden Türk otomobili değil de Musk’ın otomobili diye sormaz sanırım. Dünyada ülkenizde üretilmesini istediğiniz tek marka ne diye sorsak muhtemelen Tesla çok açık ara birinci gelir.
  • Türkiye daha önce Google, Microsoft ve hatta Apple ile başbakanlık ve hatta cumhurbaşkanlığı seviyesinde bir araya geldi. Her ne kadar bunun altından çok bir şey çıkmamış olsa da bizim yavaş yavaş böylesi buluşmalara karşı bir aşinalığımız başladı. Bu konuda (mesela) Arap ülkelerine karşı daha deneyimli ve ayrıcalıklı konumdayız.
  • Türkiye son yıllardaki açılımlarla özellikle Ortadoğu ve yıldızı parlayan Türki cumhuriyetlerin para akıtmaktan kaçınmadığı bir bölge oldu. Musk tek başına bu sermaye pazarlarına girebilir ama bunu ister mi bilmiyorum. Onun yerine bizim üstümüzden elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan açılımlar sağlayabilir kendine. Bunu ciddi bir biçimde cebimizde tutmak lazım.
  • Musk’ın uzay şirketi SpaceX her ne kadar rüya bir şirket olsa da sermayeye ihtiyaç duyuyor. Bir de Musk’ın haber takibini etkin yaptığım için bende şu izlenim var: Musk global bir şirket olmak istiyor. Salt Amerika’nın içinde ve desteğinde olmak onun çok istediği bir şey değil. Türkiye üstünden Avrupa ve Çin’in ortasında bir yerden operasyonlarını çoklamak enteresan olabilir.
  • Bir de SolarCity var tabi. Elon Musk tüm dünyanın peşinden koştuğu güneş enerjisi toplama ve bunu depolama gibi şeylerde çok önemli adımlar attı. Bizimki gibi güneşi bol bir ülkede, güneş enerjisi yatırımı konusunda ciddi adımlar atmak isteyen bir coğrafyada kendine bir açılım bulabilir. Küçük bir ihtimal kabul ediyorum bu kadar nükleer enerji konuşan bir coğrafyada. Ama ben olsam otomobilden sonra bunu konuşurdum

Turkcell Huawei ile stratejik işbirliğini Çin’den duyurdu

5G, ANKARA, BÜLTEN, MANŞET, TURKCELL

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan-Turkcell YK Baskani Ahmet Akca-2Turkcell ve Huawei, 5G teknolojileri üzerinde ortak çalışma, araştırma ve geliştirmeye yönelik işbirliği için karşılıklı bir mutabakat anlaşması imzaladı. İmza törenine Çin’de resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Huawei Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ping Guo tarafından imzalanan anlaşma kapsamında iki şirket, stratejik ortaklıklarını bir üst aşamaya taşırlarken, özellikle 5G teknolojilerinin araştırılması ve geliştirilmesine yönelik gelecekteki işbirliğini artıracak imkânları belirleme konusunda da önemli bir adım atmış oldu.

Turkcell ve Huawei, 5G teknolojileri ile ilişkili araştırma geliştirme çalışmalarının, sektördeki gelişmelerin, küresel 5G standartlaştırma süreçlerinin paylaşılmasına ve Türkiye pazarındaki ihtiyaçların analiz edilmesine yönelik düzenli toplantı ve atölye çalışmaları gerçekleştirmeyi hedefliyor. İki dev şirket, 5G üzerinde yapacakları ortak AR-GE çalışmaları ile nesnelerin kesintisiz ve daha güçlü iletişim kurdukları bir dünya için son kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi amaçlıyor.

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça konuyla ilgili açıklamasında şöyle konuştu: “Turkcell olarak en gelişmiş 5G teknolojilerini şekillendirmek ve uygulamak konusunda kararlıyız. Huawei ile ortak olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini karşılamayı hedefliyoruz. Şirketlerimiz ayrıca AR-GE alanındaki işbirliği fırsatlarını da kollayacak ve inceleyecekler. 5G alanında dünyadaki tüm iş ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışmayı sürdüreceğiz.”

Huawei Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ping Guo ise konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Hem Türkiye’nin hem de bölgesinin inovatif lideri Turkcell, her zaman yeni fikirler ve çözümler yaratıyor. Biz ise Turkcell ile olan işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendirmek istiyoruz. 5G teknolojisi ve mimarisi, 4G ile kıyaslandığında oldukça farklı olacak. Bu bakımdan, iki şirket arasında bugün imzaladığımız anlaşma ile gerçekleştirilecek ortak 5G araştırma ve geliştirme çalışmalarının çok büyük ve değerli sonuçlar yaratacağına ve hem Turkcell hem de Türkiye’nin standartlar ve teknolojiler konusundaki ihtiyaçlarına yanıt sunacağına inanıyoruz.”

4G’nin ertelenmesinden anlamamız gerekenler…

5G, ANKARA, MANŞET, POLEMİK

5g26 Mayıs’ta yapılması gereken 4G ihalesi cumhurbaşkanının bir açıklaması ardından sorgulanmaya başlandı. Konuyla ilgili BTK bir basın açıklaması, bir başka deyişle duruş metni hazırladı. Dikkatle hazırlanmış bu metnin satır aralarını TKNLJ formatında inceleyelim:

  • 2G ve 3G geçmişte tüketici beklentilerini karşılamış ama sonra yetersiz kaldı diyor BTK. Bu bakış açısıyla 5Ggelene kadar 3G ile idare edelim savı kesinlikle geçersiz hale geliyor. Ben bunu anlıyorum…
  • BTK açıklamasında halen sektörde faaliyet gösteren tüm işletmeciler başta olmak üzere ilgili tarafların da görüşleri alınarak ihale süreci başlattığını dile getiriyor. Bu hafta bir araya geldiğimiz TELKODER yetkilileri kendilerine danışılmadığını dile getirerek sitemkar konuştular. Hangisinin doğru söylediğini tartışmaya açmak benim görevim değil. Ben sadece bunu bir tespit olarak masaya yatırmak istedim.
  • İhalenin ertelenmesinin sebebi olarak “değişiklik taleplerinin değerlendirilmesi ve ihaleye katılacak isteklilerin teknik ve finansal hazırlıklarını tamamlayabilmek” gösterilmiş. Eğer durum gerçekten buysa 2,5-3 milyar Avro’ya tamamlanacağı öngörülen ihalede 3 aylık erteleme sorun çıkarmaz hatta hoş görülebilir.
  • Ancak diğer taraftan keşke bunu cumhurbaşkanı 4G çöptür 5G’yi bekleyelim demeden önce bu adımlar atılabilseydi. Keşke BTK bunu apar topar yapıyor zaten onlar ajan diyen Savunma Sanayi Müsteşarlığı yetkilileri ortaya çıkmadan bu karar alınmış olsaydı… Alınan karar çok doğru bile olsa, bu söylemlerden sonra dile getirilmesi olayın bütün inandırıcılığını maalesef aldı götürdü.
  • 3 aylık erteleme sonucunda 5G için yeni teknolojiler mi geliştireceğiz veya 4G çöp olmaktan çıkacak mı sorusu kafamızda yankılanıp duruyor.
  • Bakalım şirketler yeni karar karşısında nasıl bir iletişim süreci yürütecek…

Keşke böyle olmasaydı…

Sayın cumhurbaşkanı dedi diye 5G’ye hız veren İTÜ

5G, ANKARA, MANŞET, POLEMİK

İTÜ, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından da önemine işaret edilen “5G” teknolojileri için bu alanda yaklaşık 1 yıldır süren çalışmalarına hız verdi.

Bu bir bültenin spotunun giriş cümlesi. İTÜ, İstanbul Teknik Üniversitesi, 1773 yılında Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn adıyla kurulmuş devlet üniversitesidir. Bir üniversite, ilim irfan kuruluşu olarak başta devlet yönetimi olarak kimseye eyvallah etmez zaten. Bir sayın dedi diye iş yapmaz. Bir işi yapıyorsa bile bunu bir sayına bağlamaz. Bağlamamalı.

Peki ne yapmış? Okuyalım öğrenelim bültenlerinden:

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca

Türkiye’nin iletişim teknolojilerinde sadece kullanıcı ve ithalatçı konumundan çıkıp hızla teknoloji geliştiren ve satan konuma gelmesi için Elektrik-Elektronik Fakültesi ve Bilişim Enstitüsü’nün işbirliği içinde, “5G Çalışma Grubu” oluşturuldu.

Yaklaşık 1 yıldır 5G üzerine araştırmalarına devam eden İTÜ, ileri teknolojilerde öncü olma misyonuyla yeni bir çalışma başlattı. Bilişim, elektronik ve telekomünikasyon alanında uzman akademisyenlerden oluşan “İTÜ 5G Çalışma Grubu” kuruldu. Bu sayede, sadece ülkemiz değil dünya için de yeni olan bu teknolojiyle ilgili teknolojik bileşenler, standartlar ve insan kaynağı konusunda araştırmalar yürütülecek.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “250. Yaşına doğru ilerlerken dünyanın en köklü üniversitelerinden biri olarak, amacımız yeni teknolojilerin keşfedilme sürecinden itibaren tüm aşamalarında sektörel paydaşlarla işbirliği yaparak yer almak. İTÜ bilimsel ve teknolojik çok sayıda yeniliğe imza atmış, ülkemizi yeni teknolojilerle tanıştırmış bir kurum olarak bugün de pek çok geleceğe yönelik çalışma yürütüyor. Şimdi ise dünyanın gündemindeki böyle önemli bir konuda, geleceğin teknolojilerini yapılandıracak aktörlerden biri olmak için çalışıyoruz” dedi. İTÜ’nün akademik bir kurum olarak başlıca görevleri arasında nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin olduğuna dikkat çeken Karaca, şunları kaydetti:

“5G’nin Türkiye’de şekillenmesi sürecinde aktif yer almak istiyoruz. Bunun standartları, frekansları ve alt teknoloji bileşenlerinin belirlenmesi gibi birçok aşamayı ele alacağız. Ama en önemlisi, bu alanla ilgili uzman işgücünü yetiştirmek hedefindeyiz. Bunun için öncelikle insan kaynağı eksikleri nedir, hangi akademik programlar geliştirilmeli konularına eğileceğiz. 5G üzerine hem sektörde hem de akademik anlamda çalışacak insan kaynağını yetiştirmeye yönelik yüksek lisans ve doktora programları açmayı hedefliyoruz.”

Twitter’ı kapattı ama Twitter’ın lideri oldu

ANKARA, MANŞET, SOSYAL MEDYA

Burson-Marsteller, dünya liderlerinin ve hükümetlerinin Twitter kullanımlarını değerlendiren Twiplomacy araştırmasının 2015 sonuçlarını açıkladı.

166 ülkede bulunan 669 hükümet hesabı analiz edilerek yapılan araştırmaya göre, Birleşmiş Milletler’e (BM) üye toplam 193 ülkenin yüzde 86’sının Twitter’da hesabı var. 172 devlet ve hükümet başkanının kişisel Twitter hesabı bulunurken, ağırlıklı olarak Afrika ve Asya-Pasifik’te yer alan 27 ülke Twitter’da varlık göstermiyor.

Araştırmanın sosyal medyanın gücü ve kapsamı hakkında fikir edinebilmek için vazgeçilmez bir ölçü haline geldiğini belirten Burson-Marsteller Dünya Başkanıve CEO’su Donald A. Baer “Dördüncüsü yapılan Burson-Marsteller Twiplomacy Araştırması iletişim uygulamaları ve dünya liderlerinin ihtiyaçları hakkında kritik öneme sahip bulgular sağlıyor” dedi.

Araştırmaya göre, 24 Mart 2015 itibarıyla, Twitter’da en çok takip edilen 5 dünya lideri, kampanya hesabının 57 milyon takipçisi olan ABD Başkanı Barack Obama @BarackObama, dokuz farklı dildeki hesaplarıyla 20 milyon takipçisi olan Papa Francis Francis @Pontifex, Hindistan Başbakanı @NarendraModi, 6 milyonu aşan takipçisi bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan @RT_Erdogan ve @WhiteHouse olarak sıralandı. Ancak, en çok takip edilen dünya liderleri az sayıda mevkidaşını takip ettikleri görüldü. Örneğin @BarackObama ve @WhiteHouse sadece Norveç’ten Erna Solberg, Rusya’dan Dimitri Medvedev, Birleşik Krallık Hükümeti ve Estonya Dışişleri Bakanı Keit Pentus’a ait dört hesabı takip ediyor.

Twiplomacy 2015’e göre, dünya liderlerinin büyük kitlelere temel mesajlarını iletebilmek için tercih ettiği bir numaralı sosyal medya kanalı haline gelen Twitter’da hükümetler, daha fazla görsel ve video kullanmaya başladı.

Örneğin @Elysee Sarayı resmi ziyaretleri özetlemek, Alman Dışişleri Bakanlığı Dünya Kupası sırasında ulusal takımını teşvik etmek için düzenli olarak altı saniyelik Vine videoları yayınlıyor.

Twitter’ın yeni canlı yayın uygulaması olan Periscope’u ilk benimseyenler ise yine @Elysée sarayı ve Kremlin oldu. Bu kanalı kullanan Kolombiya Başkanı Juan Manuel Santos yakın zamanda Periscope’da canlı yayına girerek FARC gerillalarına karşı hava saldırılarının tekrar başlatılacağını duyurdu.

Twitter halihazırda diplomatik kurumlarca da yoğun olarak kullanılıyor. 4 bin 100 büyükelçilik ve elçi, Twitter’da aktif durumda. New York, Washington, Londra ve Brüksel’deki diplomatik misyonların çoğu Twitter’ı dijital masada seslerinin olması için kullanıyor. Kanada, AB, Fransa, İsrail, Meksika, Hollanda, Polonya, Rusya, İspanya, İsveç, Türkiye, Ukrayna, İngiltere ve ABD büyükelçilik ve misyonlarının çoğunu Twitter’a aktarmış durumda. Londra’da bulunan Birleşik Krallık Dışişleri Ofisi de büyükelçilerinin kişisel olarak katılımını teşvik ediyor; dijital araçları kullanmayanlara diplomat olma fırsatı tanımıyor.

Twiplomacy 2015’te yer alan temel bulgular şunlar:

  •       Günde ortalama 4 tweet atan dünya liderleri, 24 Mart 2015 itibarıyla toplam 2 milyon 653 bin 876 tweet göndermiş durumdalar.

  •       Tüm 669 hesabın toplu olarak 212 milyon 283 bin 753 takipçisi var. Medyan ortalama değer ise 14 bin 207 takipçi.

  •       Biri hariç tüm G20 hükümetleri resmi olarak Twitter’a dahil olmuş durumda ve altı G7 liderinin kişisel Twitter hesabı var.

  •       Kendi tweet’ini kendi atan dünya liderleri oldukça az. Dikkate değer istisnalar arasında Estonya Başkanı Toomas Henrik Ilves @IlvesToomas, Avrupa Konseyi Başkanı @DonaldTusk, Letonya Dışişleri Bakanı @EdgarsRinkevics ve disleksiden muzdarip olduğu için ara sıra yazım hataları yapan Norveç Başbakanı @Erna_Solberg yer alıyor.

  •       @BarackObama en çok takip edilen dünya lideri olmasına rağmen, tweet başına gerçekleşen bin 210 retweet ile Papa Francis’in İspanyolca hesabından gönderdiği tweet başına aldığı ortalama 10 binin retweet’in gerisine düşüyor.

  •      Twitter’e kaydolan ilk dünya lideri 5 Mart 2007’de 813 bin 286 sayılı kullanıcı olarak giriş yapan Barack Obama oldu. O tarihte senatördü. Diğer erken başlayan kullanıcılar Meksika Başkanı Enrique Peña Nieto (@EPN), Kanada Başbakanı Stephen Harper (@PMHarper) ve ABD Dışişleri Bakanlığı @StateDeptidi.

  •      Meksika devlet başkanlığı (@PresidenciaMX) her gün atılan ortalama 68 tweetle en üretken hesaba sahip, Meksika hükümetinin hesabı da her gün atılan 60 tweetle yakından takip ediyor. İki hesap da farklı zamanlarda farklı kitlelere ulaşmak amacıyla tweetlerini genellikle birkaç gün içinde yeniden tweetliyor.

  •      Sadece az sayıda politikacı Twitter’ı seçim kampanyaları sırasında kullanıyor. Endonezya Başkanı Joko Widodo (@Jokowi_do2) Ağustos 2014’te seçildikten sonra 2,7 milyon Twitter kullanıcısını bıraktı. Şili Başkanı Michelle Bachelet @PrensaMichelle de 11 Mart 2014’te seçildikten sonra aynı yolu seçti.

  •        Ruanda’lı @PaulKagame Kenya’lı Uhuru Kenyatta’nın (@UKenyatta) önünde 842 bin 260 takipçiyle Afrika’nın en çok takip edilen başkanı oldu.

  •       Ruanda’lı @PaulKagame aynı zamanda tweetlerinin yüzde 86’sı diğer Twitter kullanıcılarına yanıt olduğu için en konuşkan dünya lideri durumunda.

5G’yi beklerken…

5G, MANŞET, OPERATÖRLER, POLEMİK

5gCumhurbaşkanının talihsiz 5G açıklaması bazı yorumları hakediyor. Ben size bunları alışılılmış TKNLJ formatında maddelerle sunmak istiyorum:

  • 5G 2 sene sonra gelecek çok büyük bir kandırmacadır. Tüm kaynaklarda bu teknolojinin 2020 yılında kullanıma sunulma ihtimalinden bahsediliyor. En erken testler 2016 yılında başlayacak. Resmi testler 2018 olarak öngörülüyor. 2 sene sonra bunun geleceğini öngörmek kadar yanlış bir demeç olamaz
  • 4G bir seçenek değildir. Genelde teknolojiler birbirinin üstüne koyarak ilerler. Yani 4G yapmayalım biraz büyüyünce 5G alırız demek teknolojide bir adımlık eksiklik yaratır. Ev yaparken 4. kat pahalıya geliyor diye 3. kattan sonra 5. kata geçemezsiniz.
  • 3G’yi 4G yerine kullanamazsınız. 3G ile ulaşılan en yüksek hız 40 megabitler mertebesindedir. Bu hızı sağlamak için de 3G baz istasyonuna bağlanan telefon sayısını düşürmeniz gerekiyor. Bu da kesinlikle verimsiz bir şey.
  • 4G ile 800-900-1800-2100 ve 2600 frekanslarından toplu bir paket üretiyorsunuz. Bu kadar çok frekans ve alt paketlerini 3G’nin kısıtlı 900 ve 2100 frekanslarıyla alabileceğini düşünmek o kadar yanlış ki… Matematik ve mantık kurallarına bir yere kadar karşı durabilirsiniz
  • 4G için kaç konsorsiyuma katıldık devlet olarak? Oraya kaç hayet gönderdik? Peki 5G için yapılan çalışmalarda neredeyiz? Dünya şu anda cihazların uyduyla iletişime geçmesini, eş zamanlı 1 gigabit kullanılmasını, bir baz istasyonunun çok yüksek sayıda telefona hizmet verebilmesini amaçlıyor. Biz halen 5 sene önce çalışmaya başlamış sistemi ne kadar güzel ve hızlı test yaptık bültenleriyle medyayı oyalıyoruz.
  • Keşke Türk şirketleri baz istasyonu üretebilse… Bir kanun çıkarsak, belirli bir tarihten sonra belirli oranlarda Türk üretimi kullanacaksınız diye… Ki bu şartnamelerde var. O zaman neden kendimizi çok üzüyoruz ki?
  • Eğer 4G’yi atlarsak 2000 yılından 2020 yılına kadar geçen 20 sene boyunca aynı teknolojiye saplanıp kalmış sıradışı bir ülke olacağız. Bunun farkında mısınız?
  • Hep akredite gazetecilerin bulunduğu Türk Telekom toplantısında bunun neden söylendiğini sorguladım. Aklıma bazı şirketlerin içinde bulunduğu kaynak ve yatırım sorunu geldi. Ama bunların hepsi spekülasyona varacağı için o konulardan hızla çıktım.

Buradaki en büyük sorun cumhurbaşkanının yanlış yönlendirilmesi. Çok acemi bir söylem oldu.

5G ERDOGAN