Eski ve güzel Nokia’yı Nokia değil n11 satacak

Nokia eski telefonları teker teker çıkarmaya başladı. Sıra 8810’a geldi. Çok sevindik çünkü o efsaneydi. Ama Nokia hevesimizi kursağımızda bıraktı. Getirmeyeceğiz satmayacağız dedi. Tam çok üzülmüştük ki n11.com’dan bir basın bülteni geldi: 

Bir dönemin efsanevi telefon markalarından Nokia, nostaljiyi ve eski sade tasarımları seven kullanıcılar için teknoloji ve minimalizmi bir araya getirerek tasarladığı yeni Nokia 8810 4G’yi n11.com’da satışa sundu. 4G altyapısıyla teknolojiyi yakalayan yeni Nokia 8810 4G, güçlü batarya teknolojisi tek şarj ile 25 güne kadar bekleme süresi oluşturarak kullanıcıların gönlünü fethediyor. 512 MB boyutundaki RAM alanıyla yüksek depolama ve hızlı çalışma yetilerine kavuşan ürün, 4 GB boyutundaki dahili depolama alanıyla da dosya saklamak için büyük bir hafıza yaratıyor. Yeni Nokia 8810 4G, n11.com’da 789 TL’den satışa sunuluyor.

2 MP kalitede sunulan arka kameraya sahip olan ürün, iyi bir görüntü kalitesiyle başarılı fotoğraflar kayda alıyor. Aynı zamanda video da çekebilen Nokia 8110 özellikleri arasındaki LED flaşlı kamera desteğiyle ışığın yeterli yoğunluğa ulaşamadığı alanlarda video ve fotoğraf çekmek kolay hale geliyor. Hem gençler hem de yaşlılar için sunduğu kolay kullanım özellikleriyle yediden yetmişe tüm kullanıcılara hitap eden 8810 4G, ikonik ‘yılan’ oyunu yüklü geliyor. Dokunmatik mat tuş takımı özelliği fiziksel olarak tuş içermeden tuş takımı kullanabilmeyi sağlayan dokunma teknolojisiyle eski ve yeniyi bir araya getiren Nokia 8810 4G, kapak mekanizması yardımıyla da kolay açılıp kapanabilir form sunuyor. Yeni Nokia 8810 4G, n11.com’da 789 TL’den satışta.

Bu hikayeden alınacak ders: Eğer siz getirmezseniz birisi mutlaka getirir. Eğer iletişimi siz yapmazsanız sizi bir dönemin efsanesi olarak tanıtırlar.

Apple müşteriler “telefon yavaşlamasından kuşkulanıyor” sanıyor

Bunun bir teknoloji yazısı olması gerekiyordu ama bu bir iletişim kuralları yazısı aslında.

Apple yıllardır iyi bir iletişim yapmıyor. Hatta hiç iletişim yapmıyor. Telefonları iki senelik olunca bir anda birer birer ölüyor ve bu konuda ne bir açıklama geçiyor ne de tek çift laf ediyor bu konuyla alakalı. Yurt dışındaki belli başlı bazı kanallara kendi kafasından geçenleri söylüyor. Ülkemizden etkinliklerine götürürken yazım kurallarını imzalattığı belli başlı bazı kişiler üstünden iletişim  kurmayı yeterli sayıyor. Ama öyle olmuyor işte.

Bugün geldiğimiz noktada Apple, yıllardır yaptığı hatayı kabul etmiş oldu, özür diledi. Pil parasını ucuzlatacağım, hatta yazılımımı değiştireceğim dedi.

Ama en büyük yanılgısı, üstüne gidilmemiş bir kriz ve iletişim konusunu dile getirme biçimi: Müşteriler Apple’ın niyetinden kuşkulandı diyorlar. Hayır Apple müşteri hiçbir şeyden kuşkulanmadı. Onlar bunu yaptığınıza emin.

Apple bunu yapıyor mudur benim kafamda bazı kuşkular olabilir. Ama çoğunluğu 6+ ve daha eski kullananlarla konuştuğumda onlarda en ufak bir kuşku görmüyorum. “Bir daha iPhone alırsam…” diye başlayan cümleler kuruyorlar. Bu konuda minik bir algı araştırması yapsalar onlar da görürler. Ama etkinliğe götürdükleri gazetecilere sorarak öğrenmeleri zor bu gibi şeyleri.

Bu tip şirketlerin içindekilerle konuştuğunuzda size iletişimin tek elden ve ABD’den yapıldığını söyleyecekler size. Bunun arkasına sığınarak “biz de istiyoruz anlatmayı ama” diye başlayan cümleler kuracaklar. Neticede tüm dünyada iletişim kuramcılarının kabul ettiği yerel pazarın şartlarına ve durumuna göre iletişimi kavramını zıt geçiyorlar. Zıt geçtikleri zaman pazarlar da onları zıt geçer.

Uzayda hiçbir alan boş kalmaz. Hemen yenisiyle doldurulur. 2000’lerin öncesi ve hemen başında Nokia kraldı. Bir iki yanlış adımla kaybolup gittiler. Gidin sorun bakalım kim hatırlıyor o zamanki efsane telefonları… 10 sene içinde Apple ismini de kimse hatırlamaz hale gelebilir. Kimlerin silinip gittiğini gördük şu kısa teknoloji yazarlığı hayatımda…

 

Eğer iPhone’un çıkışında yaşadıkları efsane büyümeyi efsane kayboluşa çevirmek istiyorlarsa aynen böyle devam edebilirler.

İPhone 7 lansmanının derin analizi

Dünyada merakla beklenen iPhone 7 serisi lansmanı 7 Eylül günü yapıldı. Bu konuda telefonun ve çevre birimlerinin özelliklerinden çok şirketin gidişatı üstüne anlatacak şeyler var. Bunları masaya yatıralım istiyorum.

Apple’ın son birkaç lansmanı gerçekten sönük geçti. Hatta öyle ki şirket yetkilileri lansmanı yapıp bitirdikten sonra hala ekranlara bakıp bu kadar olamaz mutlaka bir şeyler daha söyleyeceklerdir diye bakıp durduk. Saat kayışı ve eski telefonun değişik renklisi gibi eski hızından ve yeteneklerinden çok uzak şeyler alattı ve bunu satın almamazı bekledi Apple. Ancak en büyük Apple taraftarları bile şirkete sinir oldu.

Bu lansman gerçekten de çok büyük önem taşıyordu. Kaçıracak treni kalmamıştı Apple’ın. Bu lansman o kadar çok dikkate alındı ki Samsung gibi en dişli rakip dahi, amiral gemisi Note ürününün modelini 5’ten 7’ye yükseltti sırf aynı isimde olabilmek için…

Apple küçük lansman salonlarından yine eski büyük alanlarda yaptı lansmanını. Yine eski model şirket CEO’lu tanıtımlara verdi kendini. Büyük kalabalıklar getirerek herkesin şaşkınlık nidalarını ve olur olmaz şeyleri beğenen alkışlarını verdi yayına. Sonda söyleyeceğimizi baştan söyleyeyim: Ben ürüne bakınca hayal kırıklığına uğramadım. Ama en azından 6 serisi çıktığı zamanki gibi bir heyecana da kapılmadım.

Apple son zamanlardaki trendinde yaptığı gibi iPhone 7 ve iPhone 7 Plus’ı tanıttı. Aklımızda kalan ne? Daha yüksek fotoğraf kalitesi… iPhone’un eski modellerine kıyasla bir diş daha yükseltilmiş pil ömrü… Akıllıca tasarlanmış stereo ses deneyimi yaşatan hoparlörler…  Eskiye oranla daha iyi bir ekran… Su ve toz geçirmeme ihtimali… 

Son birkaç haftadır Note 7 deneyimledim ve sıkça dile getirdiğim gibi şimdiye kadar bir cep telefonundan aldığım en acayip kamera deneyimini yaşadım. Gerçekten de şimdiye kadar karanlıkta çekip yapabilen ve ışıksız ortamda dahi bu kadar hızlı odaklayan, gündüz çekimlerinde bu kadar doygun renkler veren bir alete rastlamadım. Neredeyse SLR fotoğraf makinesi kalitesine ulaştığımı söylemem lazım.

Apple bu algının çok farkında bir şirket olarak en büyük odağını kameraya vermiş. Kameranın içine sırf bu işe özel bir çip koymuş. Bildiğiniz çektiğiniz her fotoğrafı resim işleme yazılımından geçirir gibi, Photoshop ile oynar gibi düzeltiyor. Plus ürününde çift kamera olması, iki kat optik zum ve 10 kat dijital zum sağlıyor. Ürünü henüz denemediğim için Samsung ile farkını dile getirmem mümkün değil. Bu yazıyı yazarken elimdeki tek somut kaynak lansman sırasında canlı renklere insanların verdiği “vaaaoov” tepkisi… Daha çok LED ile daha parlak flaş bize ne sağlar? Benim çekim deneyimlerimde hiç flaş açmışlığım yok. Telefonun flaşıyla güzel resim çekilebileceğine inanan biri değilim.

Performansa geldiğimizde karşımıza elbette yeni çip seti A10 çıkıyor. Apple bunun için piyasadaki en hızlı işlemci tanımını getirmiş. Uzmanı değilim. Karşısında ya da yanında olmak bu yüzden imkansız. Ama ilk iPhone’a kıyasla bilmem kaç yüz kat daha hızlıymış. Açıklama bana anlamsız geldi. iPhone 6s’ten üç kata kadar daha hızlı çalışan ve onun kullandığı gücün yarısı değerde bir gücü kullanan daha güçlü bir grafik performansa da sahipmiş. “Ay hadi inşallah” deyip geçelim.

Pil konusundaki tanımları tam bir iletişim sihirbazlığı: Şu ana kadarki en iyi iPhone pili ne demek? Mesela şu ana kadar giden en hızlı Murat 124 dersem ne anlarsınız? Lansman sırasında bizim ekrana aptallaşmış biçimde bakmamızı sağlayan bir cümle kullandılar: iPhone 7 eskisinden 2, Plus ise eskisinden 1 saat daha fazla çalışmasını sağlayacak pile sahip. İyi de ne yaparken? Stand by durumunda mı? Konuşurken mi? İnternete girerken mi yoksa fotoğraf çekerken mi? Ben bunun detayını göremedim açıklamalarda. Muhtemelen ilerleyen zamanlarda çıkar ortaya…

Lansmanda göremediğim sonrasında dokümantasyon okurken rastladığım en önemli bilgiyi sizlerle paylaşayım: iPhone ilk kez LTE bağlantının hakkını vermeye başladı. Yeni cihazla 25 LTE bandına kadar destek veriliyor. 6 serisi ile 70 megabitlerde maksimum hız alınabilirken bu yeni seriyle “teorik olarak” 450 Mbps’ye kadar veri alışverişi mümkün.

Biz 4.95G yapmayı da biliriz

Cep telefonu ve kablosuz teknolojiler alanında bir dönemin önde gelen, ancak sonrasında aradığını bulamayan Nokia tekrar harekete geçiyor: Yıl sonuna kadar yaptığı çalışmaları sonuca vardıracağını dünyaya duyuran şirket, cep telefonlarından 1.000 megabitin üstünde hızlarla internete girmemizi mümkün hale getireceğini duyurdu. Nokia 4,5G Pro olarak adlandırılan bu teknolojiye yeni bir isim de koydu: 4.9G

4G hizmetlerinden 10 kat daha hızlı olacağı dile getirilen bu yeni bağlantıyı 4G teknolojileriyle sağlanabilecek en yüksek hız olarak tanımlıyor. Bu yüzden de araya başka rakamlar girmesin diye 4.9G ismiyle taçlandırılmış. Bu teknoloji beş taşıyıcı bandın birleştirilmesinden oluşuyor.

Teknolojiler üstünde yapılan isim değişiklikleri özellikle mobil dünyada oldukça sık rastlanıyor. Huawei bundan iki yıl önce hayata geçirdiği teknolojilerin ismini 4.5G olarak koydu. NTT Docomo 3G kullanıldığı zamanlarda hayata geçirdiği teknolojiler için 3.9G ismini koymuştu.

Nokia, atılacak bu adımlarla hız ve veri taşıma kapasitesi artarken ağ üstündeki gecikmelerin de engelleneceğini dile getiriyor. Şirket bu teknolojilerin hayata geçirilmesiyle 5G’ye çok yaklaşılacağı da dile getiriliyor. Nokia yetkililerinin verdiği bilgiye göre şimdiden 90’a yakın mobil operatör onlarla bu hizmetin verilebilmesi için ön görüşmelerini tamamlamış bile…

Her ne kadar Nokia yaptıklarını 5G’ye yaklaşmak olarak nitelese de aslında yaptıkları 5G için Birleşmiş Milletler seviyesinde kurulan konsorsiyum tarafından kabul görmeyebilir. Çünkü 5G yolunda atılacak adımlar için yapılan toplantılar 2018 yılına yoğunlaşıyor. Standartların belirlenmesi için 2019 yılı beklenecek ve bu hizmetin resmi olarak devreye girmesi 2020 yılını bulacak. Yani bugünden itibaren bu sistemin kullanılabilmesi için 3 yıldan fazla zaman var. Yine Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2021 yılında 5 milyarın üstünde mobil telefon kullanacak dünyada sadece 24 milyon 5G kullanıcısı olacak.

Bir oksimoron örneği: Nokia Türk baz istasyonu üretecek

Çok enteresan başlangıcı olan bir basın bülteni geldi bugün. Bülten şöyle başlıyor:

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom, Türkiye’de ilk kez Nokia tarafından üretilecek olan mobil iletişim donanımını kullanarak, yerli üretime destek vermeye devam edecek.

Müthiş bir mizah olarak düşündüm bunu. Evet en sonunda mizahi içeriğe sahip basın bültenleri de bizimle paylaşılmaya başlandı dedim. Ama değildi. Bülten tamamen ciddiydi.

Yerli baz istasyonu konuşmak Nokia’ya düştü

Heiko Straulino

Öyle acayip bir ülkeyiz ki biz… Neyi niye yaptığımız o kadar belirsiz ki… Gazetelere yansıyan bir haberi sindirmek için kendi kendime üç dört gün bekledim. Konu yerli baz istasyonuydu. Şimdi on binlerce yeni baz istasyonu gelecek ya 4G ile beraber… Onları Türkleştirmek zorundayız ya kanun olarak. Nasıl yaparız diye bakınıp durma zamanımız başladı.

Bence yerli baz istasyonu tartışmalarının en enteresan ayağını Nokia’nın Münih Teknoloji Merkezi Başkanı ve İnovasyon Direktörü Heiko Straulino gerçekleştirdi. Bizim Türk baz istsayonu için harcayacağımız çabayı çok önemli buluyor ve diyor ki “yerli bir baz istasyonu üretmek teknolojik olarak bir meydan okumadır…” 

Ben anlamıyorum ki Straulino neden böyle bir şey söylüyor? Kendini Türk mü görüyor? Bizi Finlandiyalı mı sanıyor?

Biz baz istasyonlarını Türk yapacağız deyince Ericsson’dan Huawei’ye Nokia’ya kadar herkesin bir Türkleşesi tuttu. Parasını verince herkesi Türk yapabiliyormuşuz meğerse ne güzel…

Ha şu anda da baz istasyonlarımız yerli zaten. Aküsünü yapıyoruz, sanayide dış kaplamasını yapıyoruz, aküsünü yapıyoruz, dış kaplama, akü…

Yani kısaca biz Türkiye’de teknoloji üretmek yerine yabancı teknoloji şirketlerini Türkleştirerek konuyu hallettik sanırım…

Asyalılar Kuzey Avrupalılarla LTE-M ortaklığına giriyor

Biz Türk 5G’si filan araştırırken dünya boş durmuyor. Dünyanın iki ucundan iki firma; Güney Koreli GSM operatörü KT ile Finlandiya’dan Nokia Networks LTE-M üstünde ortak çalışmalar yürütmeye başladı. En temel tanımıyla LTE-M makineden makineye iletişim kuran LTE sistemleri anlamına geliyor.

2015 yılının son çeyreğine yetiştirilmesi planlanan bu sistemin, konusunda dünyanın ilki olacağı dile getiriliyor.

Dikkatlerden kaçıyor olabilir ama M2M uygulamaları şu anda GSM operatörlerinin taşıyıcısı rolünde. 2G, 3G ve 4G bantlarında hizmet veriyorlar.

Nokia Networks, yapılan çalışmaların sonucunda M2M modüllerinin 10 doların altında olacağını öngörüyor. Hem hücre temelli GSM ağında çalışacak hem de WiFi ve Bluetooth bağlantılarını destekleyecek. Düşük enerji gereksinimlerine sahip cihaz, ölçüm pazarını baştan yazma potansiyeli taşıyor.

Daha önce Huawei bu cihazları gelecek sene satışa çıkarabileceğini duyurmuştu.

Görülebileceği gibi şirketler 5 ya da 6G gibi 2020 teknolojilerini değil, piyasaya direkt etki edecek M2M cihazlarının peşinden koşuyor. Daha hızlı, daha uçuk teknolojiler değil, laboratuvarda noter huzurunda hız testi yapmak değil… Şirketler daha çok paraya dönecek teknolojileri geliştirerek dünyaya pazarlanabilir ürünler yaratmak derdindeler.

IoT, yani Internet of Things, yani nesnelerin interneti laboratuvarı kuruyor bu şirketler.

Bize de ders olmalı bu. GSM şirketlerimize… Onlarla iş yapmak isteyen şirketlere…

 

Alcatel Nokia birleşmesinin arka planında olan biten…

Türkiye’de biz gazetecilere konuşmaktan imtina eden, sadece bitmiş ürünlerinin basın bültenleriyle yetinen firmaları takip etmenin tek ve en önemli yolu yabancı basını takip etmek. Bugünün Le Monde gazetesinde yayımlanan röportajlarından satır başlarını sizlerle TKNLJ formatında paylaşmak istiyorum:

  • 15,6 milyar euroluk bir operasyon oldu. Bunun 2016 yılının ilk çeyreğinde sonuçlandırılması lazım
  • Bu operasyonun sosyal yönleri de vardı
  • Bu operasyonun birçok regülatif yönleri vardı. Aynı anda sendika ve çalışan maaşları üstünde de ciddi çalışmalar yapılması gerekti
  • Sendikalar sadece maaşlarla değil operasyonun yapısıyla da ilgileniyor. Çalışanlara işten kimsenin çıkarılmayacağı (4.200 kişi) garantisini verdik.
  • Ar-Ge konusu şirketin en önemli değerlerinden biri olmaya devam edecek
  • Fransız girişimcilerini desteklemek için fonlarımız devam edecek, bunda herhangi bir azala olmayacak
  • Nokia ve Alcatel’in birbirini çok iyi tamamlayan yönleri var. 4G üzerinden yüksek bant genişliklerini araştıracak ve kısa zaman içinde de 5G için daha çok çalışmaya başlayacağız. Bulut bilişim de en önemli alanlarımızdan biri olacak
  • Dörtlü oyun adı verilen mobil, internet, televizyon ve telefon işlerine de ağırlık verecek ve operatörlerin bu konulardaki çalışmalarına elimizden gelen desteği vereceğiz.
  • nokia teknolojide yeni bir şirket olabilir ama aslında yüksek tecrübeye sahip bir geçmişi var. Kereste işinden kağuçuğa kadar uzanan çok ilginç alanlarda iş yaptı. Son 20 yılda teknolojik gelişmeleriyle tanınsa da aslında üretim alanının her yanında bulundu. Çevrede olan yeni gelişmelere çok hızlı adapte olabiliyor.
  • Ağ teknolojisi bizim en güçlü olduğumuz alanlardan biriydi. Bu yüzden de mobil teknolojilerde başarılı olduk. Siemens ile yapılan işbirlikleri bunun göstergesiydi. Alcatel ile yaşanan birleşme bu bakış açısıyla bizim en iyi olduğumuz alanları ortaya çıkarıyor ve bizi yeniden “şampiyon” seviyesine getirebilir.
  • Alcatel ve Lucent evliliklerine kıyasla içinde bulunduğumuz dönem çok daha önemli avantajlar sunuyor. Üstelik Alcatel Lucent birleşmesiyle kıyaslayınca Nokia – Alcatel birleşmesinde fonlarımız çok daha fülü. 7,4 milyar euroluk bir likiditemiz var.

Dünyayı daha yakından anlayabilmek için dünya devlerinin bize rakam dahi vermeyen Türkiye operasyonlarına değil, dünya basınına güvenmek çok acı. Ama ülkenin gerçeği de bu…

5 milyonu duyan 17 firma “ben telefon yaparım” dedi

TÜBİTAK çok enteresan bir açıklama yaparak Türkiye’nin içinde bulunduğu acıklı durumun haritasını verdi.

Hatırlanacağı gibi hükümet ülkenin trilyon dolarlık petrol alımından, silah alımından doğan açıkları telefon ve tabletlere yüklemeye çalıştılar. Sonrasında “acaba biz ülke olarak kendi telefonumuzu yapabilir miyiz” diye sordular. Sonra biz Türk telefonu ürettik diyen şirketler çıktı ortaya. Çin’de birleştirilip birleştirilip ütsüne Türk yazılıp bize gönderilmiş ürünlerdi bunlar. Biz yemedik ama yiyenler mutlaka olmuştur.

Arada çok enteresan bir çıkış oldu ve TÜBİTAK kanalıyla dendi ki “kendi telefonumuzu üretme konusunda adım atacak kurumlara 5 milyon TL’ye kadar kredi verilecek”… Bir anda 17 tane şirket çıktı ortaya ve bu krediye başvurdu.

Dedik ki vay be demek ki bizim tek eksiğimiz 5 milyon liraymış. Dünyanın 25 yılda yakaladığı cep telefonu trendini bizim çözmemiz ve kendi telefonumuzu üretmemiz için ihtiyaç duyulan paraymış meğer… Türk telefonu yaparız deyince ne kadarını Türk yapacaklarını bir tartışalım: Acaba pil mi yapacaklar, işlemci mi? Ekran mı? Saklama alanı mı? Kılıf mı?

Bunların hangilerini yapınca telefonlar Türk olacak?

Toplam başvuruların istediği ücret 32 milyon liranın üstünde olmuş. Yürü be Türk telefonu kim tutar seni? Kork bizden LG, Samsung, iPhone ve Nokia… Türkler geliyor 5 milyon liraya…

Nokia’nın yeni genel müdürünü zor günler bekliyor

Nokia’nın yeni genel müdürü haberi duygusal bir toplantıyla gazetecilerle birinci ağızdan paylaşıldı ve Sertaç Şener oldu. Sertaç Şener, 1999’da Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. Mobil iletişim sektöründe yaklaşık 15 senelik bir deneyime sahip. 2000-2010 seneleri arasında Nokia’da yerel ve bölgesel pozisyonlarda  pazarlama ve satış alanlarında görev yaptı.

Peki Şener’i neler bekliyor? Gelin bunları TKNLJ formatında derinlemesine kurcalayalım:

  • Nokia geçtiğimiz hafta resmen Microsoft’un malı oldu. Bu anlamda globalde ve Türkiye’de çok ciddi yönetsel krizler çıkabilir. Bu iki firmanın içini de bildiğimden değil her birleşen şirketin içinde yaşandığını gördüğüm verilere dayanıyor. Kriz çıkar diyen değil çıkmaz diyen falcıdır bu anlamda…
  • Nokia giderek satışları düşn bir firma. Bu anlamda neredeyse son on yıldır ne bir rakam açıkladılar ne de buna yakın bir bilgi notu geçtiler. Bu anlamda iletişim işi çok zor olacak.
  • Yeni çıkan X serisi gibi telefolar bir yandan Microsoft’un malı ama diğer yandan Nokia’nın mevcut işletim sisemleriyle Android gerçeğine uzak kalmamaya çalışacak. Bunları açıklamak da zor olacak.
  • Eskilerin çok lider çok elit telefonu Nokia, son yıllarda ucuz telefonlarla piyasada tutunmaya çalıştı. Ancak artık akıllı telefonların da çok ucuzları var. Microsoft işletim sistemiyle ucuzda kalmak nasıl olacak hep birlikte göreceğiz.
  • Özellikle kamera ve görüntüleme sistemlerilye kendine çıkış arayan Nokia Apple’ın kendinden oluşan, Samsung e LG gibi telefonların çok kuvvetli iletişim gücü altında çok zor hareket edecek. Çünkü 2000’li yılların başında sahip olduğu pazarlama ve tanıtım bütçelerinden çok uzak bir tutum sergiliyor.

Sertaç, yıllardır yakından takip ettiğimiz sıcak bir mobil dünya çalışanı. Genel müdürlük için çok zor bir zamanı seçti. Hayırlısı diyelim…

Teknoloji (onu satanlara) değer katar

Dünyanın en değerli markaları araştırması her sene yapılır. Bu sene bu araştırmada önemli bir eşik atlandı: Dünyanın en değerli markası artık Coca Cola değil, bir teknoloji markası, Apple. En değerli markalar sıralamasının ilk beşinde dört tane teknoloji firması var.

Bu konuda listeye bakarak TKNLJ stilinde küçük notlar paylaşalım:

  • İlk iki sıra teknonoloji
  • İlk beş sırada 4 teknoloji şirketi var
  • İlk on sırada 7 teknoloji şirketi var
  • Amazon’u teknoloji şirketi olarak tanımlayacak olursak ilk 20 sırada 11 teknoloji şirketi var
  • İlk yüzde 27 adet teknoloji ve türevi şirket var
  • Bahsi geçen şirketlerin toplam marka değeri büyüklüğü 687.4 milyar dolar.
  • Teknoloi firmalarının ardından listede en geniş kategoriyi 14 markayla otomotiv temsil ediyor
  • İlk beş sıradaki 3 firmanın işletim sistemi var. 5. olan IBM’in de 1990’larda bir işletim sistemi vardı
  • Marka değerinde en çok düşüş yaşayan 10 firmanın beşinde de teknoloji firmaları var. Birinci yüzde 65’lik erimeyle Nokia. Nintendo, Dell, Canon, Sony, Intel onu takip ediyor.
  • Nokia geçen sene 21 milyar dolar değerindeydi ve o sene de bir önceki seneden yüzde 16’lık bir düşüş devralmıştı.
  • 2011 yılında Google 55 milyar, Apple 33 milyar dolar değere sahipti. Arada Apple inanılmaz biçimde değer kazandı. Yine de Google her an tahtını devralabilirmiş gibi duruyor. En azından rakamlar bunu söylüyor.
  • Haritanın detayını bu adresten edinebilirsiniz

Dünyadaki telefon satışları bize ne diyor?

Gartner’ın yayımladığı 2013 yılının ikinci çeyreği telefon satış rakamları, sadece sütun ve kolanlardan ibaret değil. Bize satır aralarında birçok önemli şeyi söylüyor. Sizler için bunları kısa notlar halinde çıkardım:

  • Nokia akıllı telefon pazarında yok. Marka olarak yüzde 4.3 pazar payına ve 9.6 milyonluk satışa sahip ZTE’nin altında “others” kategorisinde gözüküyorlar
  • iPhone satışlarında geçen yılın aynı çeyreğine oranla 3 milyonluk bir artışı var ama toplam pazar payından yüzde 4.6, yani Nokia’nın toplam pazar payından fazla kaybetmiş.
  • Bu rakamlar bizde Apple pazardan alacağını aldı gibi bir izlenim uyandırsa da aslında şöyle düşünmek de çok yanlış değil: “Apple çıkar çıkmaz herkes bu cihazı almak için birbirini çiğniyor. İkinci çeyreğe de alacak bir şey kalmıyor.” Diğer çeyreklerin rakamları daha farklı çıkabilir.
  • Samsung S serisiyle ciddi yeni kullanıcı alıyor. Apple’ın tahtı bu bakış açısıyla sallanabilir. Samsung’un pazar payı yüzde 2 artmış gözükse de satışları 25 milyonun üstünde artmış.
  • LG’nin satışları iki katı, Lenovo’nunkiler 2.5 kat artmış. Bu çıkışı biraz da Samsung’un yolundan gitmeye borçlular gibi gözüküyor.
  • Akıllı telefonlarda Symbian varlığı geçen seneki yüzde 6 civarı pazar payından binde 3’e düşmüş. Artık Symbian kelimesinin kullanımdan çıkma vakti gelmiş…
  • İşletim sistemi olarak Microsoft 7.4 milyon ürün satmış. iOS’in dörtte birinden az. Ama umut vaadediyor. Çünkü geçen sene aynı dönemde 4 milyon satışı varmış.
  • Yüzde 79 ile işletim sistemi pazarını tartışmasız domine eden Android, nasıl oluyor da yüzde 14’lük iOS karşısında uygulama pazarında bu kadar geride kalıyor inanılır gibi değil. Bunun altındaki sebepleri bir uygulama geliştiricisi gözlüğünden sizlerle paylaşacağım.
  • Akıllı olmayan telefonlar pazarına baktığımızda Nokia inanılmaz bir satış, 60 milyonla ikinciliğe çıkıyor. Samsung’un ise akıllı olmayan telefonlarının sayısı 36 milyon civarında
  • Dünya çapında geçen çeyrekte akıllı telefon satışı 225 milyon. Toplam telefon sayısı ise 435 milyon. Yani yeni akıllı YENİ telefon satışı yüzde 50’nin üstüne çıkmış

Nokia Microsoft’a (neredeyse) bedavaya gitti

Nokia, cep telefonlarının yaygınlaşması ve farklı bir yere gelmesini sağlayan şirket. Geçmişten bugüne herkesin cebinde en azından bir kere bir Nokia telefon olmuştur. Ama şirket, kurumların birbirlerini 100’er milyar dolara aldığı günümüzde 7.2 milyar doar gibi çok düşük bir fiyata satın aldı. İşte satın almadan küçük notlar:

  • Microsoft anlaşma kapsamında 5 milyar dolar şirkete, 2.2 milyar dolar da patentlerine verecek
  • Microsoft ile Nokia arasındaki elektriklenme 2011 şubatında Nokia’nın Microsoft işletim sistemli telefonlar üretme kararıyla başlamıştı.
  • Anlaşmayla birlikte Nokia’nın 32 bin çalışanı Microsoft kadrosuna geçecek
  • Microsoft işletim sistemli telefonların deli gibi sattığı söylenemez ama Blackberry’nin satışlarını geçtiğini söylemek yine de bir yol aldıklarının göstergesi
  • Microsoft’un Skype için verdiği paranın 9.3 milyar dolar olduğunu düşünelecek olunursa Koca Nokia’ya verdiği ücretin düşüklüğü yine göze çarpacaktır
  • Son yıllarda tablet ve oyun konsollarıyla cihaz işine girmek isteyen Microsoft’un bu adımı artık bazı şeylerin çok ciddileştiği anlamına gelebilir. İlk gelen sinyaller bu birlikteliğin sonucunda tabletlerin çıkacağı yönünde yoğunlaşıyor
  • Nokia deyince herkesin aklına cep telefonları ve teknolojileri gelse de aslında şirketin 1865 yılında kurulmuş bir ağaç işleme şirketi olduğunu unutmamak lazım
  • Nokia ilk teknolojik ürününü 1962 yılında nükleer santrallar için yapmış
  • Nokia – Microsoft arasında yapılan anlaşmanın 2011 yılında duyurulmasıyla şirketin hisselerinin yüzde 14 oranında düştüğünü hatırlatmak lazım
  • Microsoft CEO’sunun bu anlaşmadan sadece 10 gün önce ayrılacağını açıklaması enteresan bir açılım oldu
  • IDC rakamlarına göre Windows telefonlar şu anda toplam akıllı telefon pazarının yüzde 3.7’sini oluşturuyor
  • Microsoft için satın almada en enteresan taraflardan biri de Nokia’nın ABD dışında bir şirket olması. Microsoft ülke dışındaki paraları kullanarak aynı Skype örneğinde olduğu gibi kendi ülkesindeki birçok vergiden kazanç sağlayacak
  • Nokia’nın dünya üstünde 98 bine yakın çalışanı var. Tüm markanın geçtiğimiz sene yaptığı satışlar yaklaşık 40 milyar dolar. Dünyanın en kuvvetli 22 markasından biri olarak tanımlanıyor

Phablet konsepti Nokia’yı da harekete geçirdi

Telefonlar iş aleti olarak kullanmak için fazla küçük. Tabletler telefonun yanında ek olarak ikinci bir alet olmak için fazla kalabalık yapıyor. Bu anlamda dünya devleti Phone ve Tablet kelimelerinin birleştiği bir Phablet konsepti üretildi.

Bu konsepte dünya cihaz devleri kayıtsız kalmadı. Samsung ve Huawei gibi şirketler hemen bu konuda çalışmalarını yapıp iri telefonlar hayata geçirdiler. Bu konsepte şimdi Nokia da katılıyor. Sızan bilgilere bakılacak olunursa Nokia Eylül ayı kadar yakın bir tarihte büyük ekranlı bir telefon hayata geçirmeyi planlıyor.

Sızan bilgilere göre yeni telefonlar 5 inçin üstünde ekran büyüklüğüne sahip olacak. Nokia yetkilileri henüz bu konuda onaylama ya da yalanlama gibi bir bilgi vermekten kaçındı.

Analistler phabletlerin toplumda ciddi ilgi gördüğünü, bu ilginin de daha yüksek ekran büyüklüğü isteyen uygulamaların artmasıyla yükseleceğini öngörüyor.

 

Baz istasyonundan uygulama indirmek mümkün olacak

Nokia Siemens Networks, NSN ve  Intel, mobil genişbant üstünden zengin medya hizmetleri verebilmek için anlaşmaya vardı. Bu anlaşmanın sonucunda ortaya GSM operatörlerinin yepyeni bir kanaldan ciddi bir biçimde para kazanması ve kendini farklılaştırması bekleniyor.NSN’nin Likid Uygulama Platformu üstünde geliştirilen bu sistemler, bu platformdaki her hizmet gibi baz istasyonlarının üstüne konumlandırılıyor.

Bu hizmetlerin baz istasyonuna taşınmasından en önemli faydayı sağlayacak şirketlerin başında OTT’ler geliyor. Google, Facebook ve Microsoft gibi şirketler baz istasyonları üstünden ciddi bir içerik akışı sağlayacaklar. Bunun dışında bağımsız yazılımcılar burada kendi ürünlerini satmaya başlarken uygulama ve hizmet kiralayacılar yine kazançlı çıkacak.

Bu sayede şimdiye kadar birbirinden oldukça uzak duran ve hiçbir ülkede orta halli de olsa bir platformda birleşemeyen operatör ve yazılım sektörü belki de ilk kez birbirinden ciddi biçimde fayda sağlayacak. Ancak bunun için hep birlikte masaya oturarak iş modellerinin geliştirilmesi gerekiyor.

Bu uygulama, baz istasyonlarına bu programların yüklenmesiyle çalışıyor. Uygulamalar baz istasyonları üstünden çalışmaya başlayınca bunlar, operatör ağlarının daha akıllı parçaları haline dönüşecek ve kullanıcılara inanılmaz boyutlarda içerik pompalayacak.

Intel bu noktada NSN’in Radio Applications Cloud sunucuları için düşük güç isteyen işlemciler üretecek.

Turkcell Nokia ile yazı şenlendiriyor

Turkcell 16 Ağustos’a kadar geçerli olan Yaz Cihaz Kampanyası ile, Turkcell T10, Nokia C2-01, Nokia C3, Nokia C3-01 ve Nokia E5 cep telefonlarına en uygun koşullarda sahip olma imkanı sağlıyor. Bu kampanya sayesinde hayata Turkcell’le bağlanmayı tercih edenler, hayallerindeki koşullarla en iyi akıllı telefon deneyimini yaşama fırsatını buluyor.

Turkcell’in yaz coşkusunu cebe taşıyan Yaz Cihaz Kampanyası, ‘Süper Paket’, ‘Full Paket’, ‘Kamu 1000’, ‘Yeni Genç Tarife’, ‘Haydi Gel Tarifesi Küçük Paket’, ‘Bizbize Hepimiz Alo 60’, ‘Bizbize Hepimiz Alo 120’ ya da ‘Faturalı Çiftçi Tarifesi’nden birine 24 ay kontratla üye olan herkese açık. Bu tarifelerden faydalanan Turkcell’liler, aylık tarife bedeline 9,90 TL ile 19,90 TL arasında ödemeler ekleyerek diledikleri akıllı telefona sahip olabiliyor. Üstelik Turkcell, Yaz Cihaz Kampanyası sayesinde akıllı telefonlarına kavuşanlara ilk üç ay boyunca 250 MB internet hediye ediyor. Kampanyadan yararlanmak için, Turkcell müşterileri Turkcell İletişim Merkezleri’ne (TİM) ya da anlaşmalı zincir mağazalara başvurulabiliyor.

Ayda 4 TL’ye akıllı telefon

Avea aboneleri ayda sadece ek 4 TL ödeyerek 3Gli ve 2MP kameralı Nokia 2730 sahibi oluyor. Stoklarla sınırlı olan kampanya 26 Mayıs -14 Ağustos 2011 tarihleri arasında devam edecek. Avea bayilerine gelen kullanıcılar, bu cihaza, faturalı tarifelerden birini seçerek, 24 ay taahhütle ayda sadece ek 4 liraya sahip olabiliyor. Üstelik ödemelerini Yapıkredi, Garanti, Bankası ve Akbank’a ait kredi kartlarıyla yapabiliyorlar.

Avea’nın sunduğu Nokia 2730; 2MP kamerası ve 3G özelliği ile öne çıkıyor. Dünyanın en büyük telefon üreticilerinden biri olan Nokia’nın iddialı telefonlarından biri olan Nokia 2730, müzik çalar, FM Radyo, Bluetooth, 30 MB dahili dinamik hafıza kartı desteği, e-posta, GPRS ve EDGE özelliklerine sahip.

Yakınsama adımları hızlandı

Ev telefonu tarifesiyle internet üzerinden arama yapılmasını sağlayarak, özellikle yurtdışından gerçekleştirilen aramalarda fiyat avantajı sunan Wirofon, yeni Nokia C5-03 cep telefonunu müşterisinin beğenisine sunuyor.

Wirofon kullanılarak cep telefonu cihazı ya da bilgisayar üzerinden yapılan aramalar tanımlanan ev telefonunun mevcut tarifesi üzerinden ücretlendiriliyor ve ev telefonu faturasına yansıyor. Tarifede bulunan ücretsiz dakika ve indirimler Wirofon aramaları için de geçerli oluyor. Böylece Wirofon sayesinde ev telefonu mobil hale geliyor.

Wirofon abonesi olan ya da Wirofon dünyasına katılmak isteyen tüm bireysel kullanıcılar ayda 24,99 TL’ye Nokia C5-03 ile ev telefonu tarifesiyle internet üzerinden konuşma teknolojisiyle tanışacak. 25 Nisan – 31 Temmuz 2011 tarihleri arasında devam edecek kampanya, katılımcılarına 24 ay taksit seçeneği avantajı da sunuyor.

Nokia C5-03 cep telefonu ile Wirofon abonesi olan herkes, Türk Telekom’un 30 Haziran 2011 tarihine kadar devam edecek olan Wirofon Her Yöne 60 Dakika ve Wirofon’dan Wirofon’a Bedava kampanyalarından da faydalanabilecek.

Avea’dan Nokia X2-01 atağı

Avea, ürün ve hizmetlerinde fark yaratmak için Nokia X2-01’i pazara sunuyor. Avea ile sunulan Nokia X2-01’i alacak müşteriler Avea’dan 1 yıl boyunca 250 dk her yöne konuşma süresi ve 250 MB internet hediyesi kazanıyor.

Avea Ortaklık Yönetimi Direktörü Sertaç Şener, “Nokia X2-01 kampanyamızla, Avea’nın müşterilerine en avantajlı cep telefonu kampanyalarını sunma geleneğini devam ettiriyoruz” dedi.

Nokia’nın ekonomik ve QWERTY klavye desteğine sahip Nokia X2-01 telefonu büyük ekran, mesajlaşma ve e-posta hesaplarıyla birlikte en sevilen sosyal ağlara hızda erişim özelliklerine sahip. Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlardaki en son gelişmeler telefonun ana ekranından takip edilebiliyor. Nokia X2-01 ayrıca VGA kamera ve FM radyo özelliklerine sahip. Müzik çalara yalnızca bir tuşla erişilebiliyor, Bluetooth ve 8GB’ye kadar hafıza kartlarını destekliyor. E-posta ve sohbet erişimi de herhangi bir PC gerektirmeden, telefon üzerinden kolayca kurulabiliyor.