Amerika bize Twitter kullanıcısı bilgisi verebilir mi?

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, SOSYAL MEDYA, ULUSLARARASI TELEKOM

d74c6171033705f4

Yeni Şafak ve Habertürk gazetelerinde enteresan bir haber var. Ki bu haber bugünün gündemini belirledi sessiz sedasız. Ama kimse bu haberin aslında ne anlama geldiğini kavrayamadı. Üstüne de gitmedi. Biz gidelim. TKNLJ formatında…

  • Twitter’ın bize bir bilgiyi vermesi için bir takım uluslararası arenada suç sayılan şeylerin oluşması gerekiyor. Twitter bize bu bilgiyi vermedi çünkü bizi üçüncü dünya ülkesi sayıyor yaklaşımı çok ezik.
  • Twitter’ın vermediği bilgiyi Amerika verdi demek çok acayip. Çünkü Amerika bir şirketinin vermek istemediği bir bilgiyi onun ciğerinden alıp nasıl versin ki? Size mantıklı geliyor mu?
  • Edward Snowden şu anda neden o ülke sizin bu ülke benim gezip duruyor? Çünkü o Amerika’nın Twitter ve Facebook gibi kurumlardan bilgi aldığını söyledi. Amerika bunu reddetti ve adamı istenmeyen adam ilan etti. Şimdi Amerika Habertürk e Yeni Şafak gazetesi aracılığıyla Snowden doğru söyledi aslında mı diyor?
  • Amerika bu bilgileri nasıl alıyor? Twitter’ın arka kapısından onun haberi olmadan mı giriyor? Yoksa kendi iç güvenliği için Snowden’in dediği gibi zaten böyle mekanizmalar ona açılmış durumda mı? Her ne olursa olsun Amerika kendi güvenliği için topladığı bilgileri Türkiye’nin güvenliği için bize verir mi?
  • Diyelim ki bu bilgiler bize bahsi geçen haberdeki gibi Twitter tarafından değil dolambaçlı yollardan Amerika tarafından verildi. Peki Amerika’nın kriteri ne bu bilgileri vermek için? Mesela bu Serhat Ayan çok alengirli haberler yazıyor kesin Ankara patlamasında parmağı vardır derse benim IP bilgilerimi de verecek mi Amerika? Çok korkunç değil mi böyle düşününce?
  • Umuyorum ve istiyorum ki bir mekanizma olsun ülkeler arasında teröre karşı. O mekanizma çalıştırılmış olsun. Ama o zaman da şunu yerine oturtamıyorum: Twitter ülkeler arasındaki anlaşmaları onaylamayacak kadar büyük mü ki o vermiyor da Amerika ondan zorla alıp veriyor.
  • TİB ve/veya BTK bu konuda bir açıklama yapsa süper olur. Bu haberin yalanlanması yetmez ama… Bugün gazete ve televizyonlara yansıyan o mesajları atanlar PKKlıymış bilgisini nereden aldıklarını anlatabilmeleri lazım…

Birileri bunu acilen cevaplamalı bence…

İnternet kafeler bizi “dümdük” dinleyebiliyor mu?

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

internet kafeGazetelerin alt sütunlarında kalan haberleri okumayı severim. Çünkü esas haberler oralardadır. Dün çok enteresan bir haber çıktı. Size kısaca haberi aktarmak isterim:

Dün gece saat 23.00 sıralarında Cevdet Paşa Mahallesi’ndeki bir internet kafeye giren şüpheli bir kişi, Facebook hesabı üzerinden biriyle yazışmaya başladı. Durumdan şüphelenen kafe sahibi, yazışmaları takibe alarak kaydetti. Sohbet sırasında, kafedeki kişinin, karşısındaki M.A. adlı kişiye, ’Mutlaka görüşelim. HDP binasına saldırı yapacağız. Seni de çağırayım dedim’ diye yazdı. Bunun karşılığında cevap alamayan şüpheli, bilgisayarı kapatarak kafeden çıktı ve bir araca binerek uzaklaştı.

Kafe sahibini, bu durumu ve yazışmaları bugün HDP Van İl Başkanlığı yetkililerine bildirdi, onlar da durumu polise iletti. Hem polis, hem de HDP’liler alarma geçti. HDP il binasına gelen polisler, çevrede incelemeler yaptıktan sonra bina önünde tedbirlerini arttırdı. Polis şimdi yazışmayı yapan şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

Haberle ilgili yorumlarımı TKNLJ formatında sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • Yapılan çok ilginçtir. Çünkü bir internet kafe sahibi inisiyatif kullanarak belki de olası bir saldırıyı engellemiştir
  • Yapılan şey çok çirkindir. Çünkü internet kafe sahibi insanların konuşmalarını inisiyatif kullanarak kaydedebilmektedir. Buna yetkisinin olmasını bir kenara bırakın buna imkanının olması bile içinde kabul edilemez bir şey
  • Şüpheli şahıs olmanın kriteri nedir? Mesela benim sakalım var. İnternet kafeye girersem dinlenmek için yeterli kriterleri yerine getirebiliyor muyum? Göbeğin boyutu, elbise modeli, saç rengi… Şüpheli olmanın kriterleri nelerdir acaba?
  • Bu ülkede iletişimin gizliliği ilkesini ihlal etmek bu kadar kolay mıdır? Bu konuda hukuk yok mudur? Mesela “şüpheli gördüm öldürdüm” ile “şüpheli gördüm dinledim” arasındaki hukuksuzluk farkı nedir?
  • İnternet kafelerde bulunan kişilerin IP adresleri ve bulunduğu internet sitelerinin isimlerini loglamak başka, adamın yazdığı her şeyi keylogger adı verilen sistemle kontrol altına almak başkadır. Bu sisteme sahip bir internet kafe sahibinin oradaki kullanıcının girdiği banka hesap numaralarını, şifrelerini ve benzeri özlük bilgilerini çalmasını engelleyen şey nedir?

Devlet bu çirkinliğe acilen el atmalı, eğer kanunen bu hak verilmişse acilen kanun değiştirilmeli, eğer kendi kendine inisiyatif kullanan varsa en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Ben bunu yazınca “teröristler istediği gibi at mı oynatsın bu ülkede” diyecek, IQ seviyesi oda sıcaklığıyla yarışanlar da olacaktır biliyorum. Ama o kafeye giren bir gencin özlük bilgilerinin ve özel hayat verilerinin çalınmasını engelleyen şeyi düşünüp bana iletmenizi istiyorum.

Kişisel gizlilik haklarımızı ihlal etmek bu kadar da kolay olmamalı…

O mesajı sana yol-la-ya-ca-ğız işte o kadar

MANŞET, POLEMİK, TÜRK TELEKOM

Türk Telekom Grup KüreTürk Telekom müşterilerine bir mesaj göndermiş:

Türk Telekom avantajlı tekif ve kampanyalarını içerek iletilerinin her türlü iletişim kanalı üzerinden size gönderileceği hususunu bilgilerinize sunarız

Türk Telekom bu mesajı beni bir kullanıcı olarak çok rahatsız etti. Bu konuda internette çok yazıldı çizildi. Bunları ve aslında olması gerekeni TKNLJ formatında sizler için toparladım:

  • Pazarlama amaçlı mesajlar kullanıcıların isteği ve onayıyla gönderilir. Ben size mesaj göndereceğim işte o kadar demek en hafif söyleyince çok ayıptır.
  • Hukuki olarak önümüzdeki Mayıs ayında devreye girecek kanunla kullanıcının belirli somut izni olmadan pazarlama içerikli mesajları göndermek kanunen yasak olacak ve buna ciddi bir ceza verilecek.
  • “Ben size bu mesajı gönderdim siz itiraz etmediniz o zaman benim size her türlü mesaj göndermeye hakkım oluyor” gibi bir düyünce içinde olan hukuk bölümündeki insanlarla tanışmak istiyorum. Ve şu anda o insanların hukuki bilgisini her türlü iletişim kanalı üstünden speküle ediyorum.
  • Şirketlerin bu kadar kötü bir şey yapacağını, istenmeyen mesajları bir de buldukları her tür ortamdan takır takır yollayacaklarını söyleyen çirkin mesajın ne kadar kötü bir iletişim şekli olduğunun farkında mı acaba Türk Telekom iletişim departmanı? Bu iletişimi nasıl kabul ediyorlar ve içlerine sindirebiliyorlar acaba?
  • Bu metni göndermek Türk Telekom da dahil kimseye bir fayda sağlamıyor. Göndereceksen gönder, hukuki sonuca bir etkisi de yok. O zaman neden insanları şirketinize karşı zıplatıyorsunuz?
  • Konu hakkında yazılı basın organlarına Türk Telekom korkusuyla bir yazının çıkmamış olması yaptığınız işin çok da kötü olduğunu göstermez. Herkes bunun farkında ve ciddi bir tepki var. Ben olsam özür dilemek için hemen bir iki adım atardım şirket olarak…
  • Önümüzdeki günlerde daha kötü şeyler yaşayacağız ki bunun bir örneğini geçtiğimiz günlerde Vodafone ile gördük: Şirket sizin yapmak zorunda olduğunuz bazı işlemlerin altına zorunlu bir “bunu kabul ederek bizim ve tüm iş ortaklarımızın size mesaj göndermesini kabul ediyorsunuz” kutusu koymuş. Bu çakallığa DA izin vermeyeceğimizi şimdiden duyuralım dosta düşmana…

Bu çok kötü hatadan tüm şirketlerin bir an önce dönmesini istiyorum bilişimi seven ama kişisel özgürlükleri daha çok seven bir kişi olarak.

Fatih Terim kişisel hakların bayrağı olacak

İNTERNET, MANŞET, SOSYAL MEDYA

terimFatih Terim, aralarında yaptıkları mesajlaşmaların basında yayınlanmasına neden olduğu için Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ı dava etti. Aysal hakkında “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Savcılık, bu mesajları televizyonda yayınlayan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında da hakaret ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 1 yıldan 6 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep etti.

Çok enteresan bir karar bu. Şimdiye kadar muhtemelen onlarca dava açılmıştır u yüzden. Ancak davanın bu kadar ünlü simalar eşliğinde basına bu derece yansıması, kişisel hak ve özgürlükler anlamında ülkede yepyeni bir çağın açılmasına neden olacak. Bayraktarlığını Fatih Terim’in yapması olayı daha da takip edilebilir hale getiriyor.

Artık benim mesajlarımı başkalarına çeviren insanlar bu konuda iki kez düşünmek zorunda kalacak. Hatta bunları paylaşan ve haberini yapmak isteyenler de iki yıla yakın hapis cezasıyla yargılanmak durumunda kalacaklarını çok net bir biçimde görmüş oldular.

İddianamede, telefon mesajlarının müşteki Terim ile şüpheli Aysal arasında daha önce gerçekleşmiş olan ve herhangi bir ortam ve yerde alenileşmemiş haberleşme içerikleri olduğu belirtildi. İddianamede ayrıca şüpheli Kütahyalının, şikâyetçi Terim’e karşı farklı tarihlerde yazdığı öne sürülen Twitter mesajları ve özel bir kanalda yayınlanan program sırasında yapmış olduğu açıklamalar ile de alenen hakaret suçunu işlediği öne sürüldü.

7 liraya dinlenememe garantisi

DONANIM, MANŞET, YAZILIM

dinlemeTürkiye’de şifreli görüşmelerin yapılması için ilginç bir yönetmelik var: “Regülatör kurumdan izin alınmadan yapıldığı tespit edilen kodlu veya kriptolu haberleşmeler iletişime kapatılır ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulur” deniyor. Ancak böylesi bir uygulamanın yurt dışında üretilmesi, uygulamanın bu tip kurallara takılmaması anlamına geliyor. Uygulamanın üreticisi Can Birinci de zaten yurt dışında yaşıyor ve çalışmalarını oradan yürütüyor.

Sistem temel olarak; sesin arama yapılan cep telefonunda Advanced Encryption Standart (AES) ile şifrelenerek, bir sunucu üzerinden karşı tarafa iletilmesi mantığına dayanıyor. Novende sesi mümkün olan en yüksek standartta şifreledikten sonra karşı tarafa o şifreyi nasıl çözeceği bilgisini de gönderiyor. Bir başka deyişle aslında bu konuşmayı çözecek bir anahtar yok. Bu bakış açısıyla da çalınabilir, ele geçirilebilir bir şifresi yok. Novende her aramada yeni baştan bir anahtar üreterek başkalarının kapıdan içeri girmesini engelliyor.

Uygulamanın yaratıcısı Can Birinci uygulamanın çıkışını şöyle anlattı:

“Şifreli konuşma yazılımı fikri, aslında eski kız arkadaşımla telefonda yaptığım bir konuşma sırasında aklıma geldi. Hani nasıl derler biraz özeldi. Sonra kendi kendime dedim ki ‘Bu muhabbetimizi arkadaşlarım duysa amma dalga geçerler…’ Sonra şifreli konuşma için mobil uygulama yazmaya karar verdim.”

Ancak konu için bir araştırma yaptım, ilgili kurumun bir yönetmeliği var diyor ki “Kurumdan izin alınmadan yapıldığı tespit edilen kodlu veya kriptolu haberleşmeler iletişime kapatılır ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulur”. Tamam izin almak için başvurayım ama kurum “bana tüm kaynak kodlarını vereceksin ben oradan bazı yerlere hat çekebiliyor muyum ona bakacağım sonra izin veriririm” demek istiyor.

 

Sorun şu ki bu izni asla alamazdım zira Novende uçtan uca şifreleme yapıyor araya bir yere dinleme için hat falan çekemezsin, mimarisi buna uygun değil ayrıca hem “iletişim özgürlüktür”diyeceğim hem de aslında şifreleme yapmayan, dinlemeye uygun bir mimari yaratacağım, hayır bu hem etik, hem doğru hem de ahlaklı bir davranış olmazdı. Bu yüzden ürünü ABD’de yazdım ve yine ABD’de yayınladım.

 

Ürünün Google ve Youtube reklam lansmanını ilk Türkiye için yaptım çünkü ülkenin buna ihtiyacı var. Sonra Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Hindistan gelecek. Söz konusu bu ülkelerde otoriteler kafa göz yara yara sınırsız dinliyor.

 

Bende herkes gibi sosyal medyaya düşen ses kayıtlarını dinledim ama açık söylemek gerekirse beni Türkiye’ye odaklanmaya iten belli başlı faktörlerden birisi, önemli bir kişinin akrabasının evli bir kadınla yaptığı telefon görüşmesinin de Youtube’da yayınlanması oldu. Bu adamla kadının yaşadığı bazılarına göre ahlaksızlık olarak gelebilir ama ahlak göreceli bir kavramdır. Ayrıca o görüşmenin suç takibi ile ne alakası var ? Hadi dinledin niye yayınlıyorsun !

 

Gelen sorulardan biriydi ve aslında uygulamayı yazarken zaten kendime çokça sorduğum bir konuydu; “Ya uyuşturucu kaçakçıları, terör örgütleri, yada benzeri illegal gruplar uygulamayı kullanır ve istihbarattan kaçarsa? Ülke güvenliği?”… O zaman kararımı verdim; dinlemeler ile ilgili gerçekten adam gibi yasal düzenlemeler yapıldığında, suçtan bağımsız aykırı dinleme yaparak kişisel hak ve hürriyetlerin ortadan kalkmasına neden olanlara ağır cezalar verildiğinde, adli unsurlar ya da istihabarat kuruluşları dinleme ile ilgili işlerini düzgün yaptığı gün söz veriyorum Novende uygulamasını kapatacağım.

 

İnsanlar o kadar korkmuş ki “Tabi tabi uygulamayı yükleyin telefonunuza rahatça dinlenebilsin bizde yedik” şeklinde yorumlar da aldım. Yazılımın kaynak kodlarını açmadan, sunucunun içeriğini göstermeden zaten “ha tamam şimdi güveniyorum” dedirtme şansım yok, olursa zaten Novende diye bir şeye gerek yok.

 

Bir diğer soru şuydu; Novende ile ortam dinlemesi yapılabilir mi? Hayır Novende sunucu ile bağlantılı bir uygulama olduğu için onun üzerinden ortam dinlemesi yapılamaz. Eğer çok pimpirikli bir adamsanız SIM kartı çıkartıp ortam dinlemesi ihtimalini ortadan kaldırabilir ve Novende’yi Wi-Fi üzerinden kullanabilirsiniz.

 

Bir kullanıcı 6.90 lirayı pahalı olarak nitelemişti, ona verdiğim yanıtı ise bence neşeli olduğu için paylaşıyorum, “Sayın “XXX”, kız olsam arkadaşınız olmak istemezdim. Valeye garsona bahşiş bile bırakmaz beni mahçup ederdiniz. Size güvenle kullanabileceğiniz gerçekten iyi bir programı sadece aylık 6,90 liraya veriyorum, nasıl pahalı olabilir ki. Eğer gizli saklı konuşacağınız bir konu yoksa 41 ülke ile ayda sadece 6,90 liraya 7 gün 24 saat sınırsız konuşma imkanı sunuyorum. Açın Japonya’daki arkadaşınıza hava durumunu sorun açın ABD’deki arkadaşınıza Türkiye’den müzik dinletin. Bu da mı gol değil :)”

 

Sırada ne var diye soranlar oldu; Aslında şu sıralar bir proje için California’da bir emlak şirketinin bilgi işlem merkezinde çalışıyorum.Ancak sırada önümüzdeki yıl piyasaya sürmeyi planladığım Apple versiyonu ve şifreli SMS gönderimi var. Mevcut Novende kullanıcıları, şifreli SMS’i ücretsiz olarak alabilecek. Bunun dışında şifreli anında mesajlaşma, şifreli grup yazışma, şifreli dosya paylaşımı ve gene şifreli video sohbet de yapmayı planladığım projeler arasında. Akşamları tek başıma kod yazdığım için projeler 2016’ya sarkabilir tabi.

 

Ürünü yayınlamamın ardından 10 gün içerisinde şöyle güzel bir gelişme de oldu; yazılımın potansiyelini kavrayan bir Amerikan sigorta şirketinin talebi ile Novende’nin klonunu sigorta şirketinin verdiği bir başka bir adla, kendi sunucularına kurduk, güvenlik testlerini yaptılar ve ardından parasını ödeyerek satın aldılar. Artık yönetim, şirket elemanları ile kendi aralarında güvenle konuşabilecekler. Eğer kurumsal satış ile hedeflediğim rakamlara ulaşabilirsem Novende’nin fiyatı düşebilir, belki ücretsiz bile olabilir sonuçta “iletişim özgürlüktür” dedim.

AYM: Bu işe BTK değil kanunlar baksın

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

anayasa-mahkemesiÇok acayip, ders gibi bir olay yaşandı sessiz sedasız. Şöyle bir baktım, çok az gazete konuyla ilgilenmiş. Onlar da konuyu tam olarak çözememişler. Ben size hikayeyi anlatayım. Hem eğlenin, hem öğrenin…

  • 2008 yılının kasım ayında 5809 adında bir kanun çıkıyor. Bu kanun insanların kişisel bilgilerinin nasıl ve hangi yollarla korunacağına yönelik…
  • 2012 yılının temmuz ayında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurumu diyor ki “ne yapıyorsunuz siz böyle kanun mu olur”… Ve Anayasa Mahkemesi’ne kanunun iptali için başvuruyor.
  • İtiraz edilen 5809 nolu kanunun 51. maddesinde diyor ki “Kurum (BTK), elektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına yönelik usül ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
  • Peki ne sebeple itiraz ediyorlar? Anayasa’nın 2. yani ülkenin bir hukuk devleti olduğu, 7. yani yasama yetkisinin TBMM’den alınıp BTK gibi bir kuruma devredilemeyeceği dile getiriliyor. Bu arada anayasanın 13 ve 20. maddelerine de aykırı çünkü zaman ve yetki limiti yok. Çok geniş alan bırakılmış ve bu maddeyle BTK istediğini yapabilir…
  • Anayasa Mahkemesi “doğru diyorsun” diyor ve  yine hükümetin hızlı kanun yapıp karar alma alışkanlığını eleştiren birkaç küçük not düşüyor tarihe…
  • AYM diyor ki “Kişisel veri deyince öyle adı soyadı doğum tarihiyle gelmeyin bana. Bu işin içinde, IP adresi var, parmak izi var, genetik bilgi var, resimler var, üye olduğu gruplar var, tercihleri var, etkileşimde olduğu kişiler var…
  • Şöyle bir tirada imza atmış AYM:

“Kişisel verilerin korunması hakkı, kişinin insan onurunun korunmasının ve kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı alaçlamaktadır. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler sonuçunda, gelenekse yöntemlerle mümkün olmayan çok sayıda verinin toplanabilmesi; daha önce birbirinden ilişkisiz şekilde tutulan pek çok verinin merkezi olarak bir araya getirilmesi; verilerin, veri eşleştirme ve veri madenciliği gbii ileri teknolojik imkanlarla analize tabi tutmak suretiyle, veriden yehi veriler üretme kapasitesinin artması; verilere erişim ve veri transferinin kolaylaşması; kişisel verilerin ticari işletmeler için kıymetli bir varlık niteliği kazanması neticezinde, özel sektör unsurlarınca yaratılan risklerin daha yaygın ve önemli boyutlara ulaşması ve terör ve suç örgütlerinin kişisel verileri ele geçirme yönündeki faaliyetlerinin artması gibi etkenler, günümüzde kişisel verilerin en üst seviyede korunmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda Anayasanın 20. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde, “kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir” hükmüne yer verilerek kişisel verilerin korunması hakkı anayasal güvenceye bağlanmış ve bu şekilde kamu makamlarının keyfi müdahalelerine karşı koruma altına alınmıştır.

  • Bir diğer deyişle Anaşama Mahkemesi diyor ki “Bebeğim bu konu çok önemli. Öyle senin atadığın, senin emrinde olan adamların eline verip al istediğin gibi oyna diyemezsin. Dedirtmem sana… Gel şu işi adam gibi kanun yap sen de ben de millet de… Hepimiz rahatlayalım.”

Bu olayın ne olduğunu ne olmadığını herkes bir şekilde anlatır size… Ben halk ağzıyla özetini geçeyim istedim. Gerisi hikaye…

866 bin kişinin dinlenmesi kimin suçu?

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

dinlemeDevletimiz her zaman yaptığı gibi bir toplantıda paralel yapıyı hedefe koyarak neredeyse ağlamaklı bir ses tonuyla 866 bin kişinin paralel yapı tarafından dinlendiğini söyledi.

866 bin kişi dinlenebilir mi? Eldeki imkanlarla kesinlikle ve kolayca dinlenebilir. Çünkü dinlemeyi otomatik olarak bilgisayar yapıyor. Peki 86 bin kişinin dinleme bilgileri çalınabilir mi? Kesinlikle çalınabilir. Çünkü elinde bir kullanıcı adı ve parolası olan herkes sisteme bağlanarak megabayt bile olmayan bu konuşmaları kendi bilgisayarına indirebiliyor.

Peki bunların çalınması paralel yapının kurnazlığı mı? Kesinlikle hayır. Bence kesinlikle ve kesinlikle devletin işbilmezliği, hesapsızlığı ve yanlışı… Devlet dinlemeleri kolaylaştırmak için bizim tüm uyarılarımıza rağmen bu dinlemeleri TİB üzerinden mümkün hale getirdi. Herhangi bir somut delil aranmadan ismi girilen herkesin cebinin dilenmesine izinverdi. Sonuç? Başbakan ve ailesi dahil herkes dinlendi, bir de üstüne aslında dinlenmedik bunların hepsi hece hece bir araya getirilmiş montaj muhabbeti yapıldı.

Adam gibi telefon güvenliğimizi sağlayamadığı için bu hükümetin koşa koşa istifa etmesi gerekirken basın toplantıları yaparak bize ağlayıp “var yaa sizin seslerinizi çaldılar” diye salya sümük bize yakınıyorlar. Çaldırmasaydın kardeşim, korusaydın beni…

Peki ülke bundan ders aldı mı? Tabii ki hayır. Şimdi aynını internet bağlantıları için Tük Telekom’a hukuk sınırları dahilinde aldırdıkları aletlerle yapacaklar. Ben yine söylüyorum, bakın internette yapılanları dinlemeye başlarsanız sonra yine sizin, çocuğunuzun, başbakanınızın meclis başkanınızın bir şeyleri çıkar ortaya. Çünkü ortada bir yere kaydediorsunuz bu dinlemeleri. Türk Telekom’a emanet araçlarla bakacaksınız sağa sola. Bu birinin eline geçerse sonra çok başınız ağrır.

Bu kadar insanın dinlenmesi, hatta dinlenebiliyor olması sizin suçunuz. Yeter artık artırmayın bu suçun yükünü. İptal edin bu alımları…