Peki biz o bokları neden yedik?

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Padişah veziriyle gezintiye çıkmış. Hava güzel, kuşlar cıvıl cıvıl. Keyif dolmuş yürürken. Derken yolda bir öbek bok görmüşler. Padişah keyifle vezirine takılmış: “Vezir şu bokların hepsini son kırıntısına kadar yersen kavuğu sana vereceğim padişah sen olacaksın…”

Vezir bir boka bakmış, bir padişaha. Hemen gidip hapır hupur boku son kırıntısına kadar yemiş. Herkes donup kalmış. Padişah o kadar adamın arasında verdiği sözü yutamamış. Sıkıntı içinde kavuğunu çıkarıp vezire vermiş.

Vezir önce acayip sevinmiş. Fakat sonra bir bakmış ki etrafında kellesini almak isteyen adamlar… Sırada bekleyen devlet işleri. Savaşlar… Bu kadar adamın idaresi… Yaptığına son derece pişman olmuş. Tam o anda imdadına yeni bir öbek bok yetişmiş. Heyecanla dönmüş eski padişah yeni vezire… “Şu bokları yersen kavuğu sana vereceğim” deyivermiş.

Pişmanlıktan ölen padişah durur mu? Koşmuş kafayı gömmüş bokun içine hepsini hapır hupur yemiş bitirmiş.

Saraya doğru dönerken sakalındaki bokları temizlemeye çalışan padişah “yahu” demiş vezire… “Demin sen vezirdin ben padişahtım. Şimdi yine sen vezirsin ben padişahım. Peki biz o bokları neden yedik?”

Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın yaptığı açıklamaya göre 24 Mayıs’ta Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilecek törende, tüm telekomünikasyon şirketleri sabit elektronik haberleşme altyapılarını karşılıklı kullanıma açan protokole imza atacaklar.

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Türksat CEO’su Cenk Şen arasında imzalanması beklenen anlaşma, ülkemizin gücüne güç katacak.

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, telekomünikasyon şirketlerinin aldığı bu kararın; uzun yıllardır süregelen fiber altyapı meselesini çözeceğini, yeni altyapı kurulması için yapılması gereken 25 milyar liralık yatırımı 4-5 milyara liraya düşüreceğini ve internet fiyatlarının düşmesine destek vereceğini dile getirdi.

Turkcell ile bağlan finansa

BÜLTEN, MANŞET, TURKCELL

Soldan Sağa: Mehmet Cantekin, Cemal Kişmir, Kaan Terzioglu

Müşteri ihtiyaçlarına uygun geliştirdiği yenilikçi çözümlerle, farklı pazarlardaki tüketicileri güvence altına alan BNP Paribas Cardif Türkiye ve Financell , gerçekleştirdikleri iş ortaklığı  kapsamında ilk olarak Financell’den kredi kullanan müşterilere Financell Kredim Güvende ürününü sunuyor.

Müşterilerinin kendilerini sadece bir finansman şirketi olarak değil, bir “iş ortağı” olarak görmelerini istediklerini açıklayan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Turkcell olarak son dönemde finansal hizmetler alanında Financell ve Paycell markalarıyla hizmet verdiğimiz iki önemli girişimimiz oldu. Bu girişimlerle, ülkemizin mobil iletişim alanında nüfusun tümünü kapsama başarısını finansal hizmetler alanına da taşımayı hedefliyoruz. Önceliğimiz hem tüketici finansmanı hem de ödeme hizmetleri konusunda müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik, basit ve kullanılabilir ürün ve servisler sunmak.  Turkcell müşterilerinin finansman ihtiyaçlarını karşılamak için Financell markamızla yıl sonunda 2 milyona yakın müşteriye ulaştık. BNP Paribas Cardif ile yaptığımız işbirliğimizle yeni bir pazarın kapılarını açarken, müşterilerimize en iyi hizmeti sunarak onların memnuniyetini arttırmak noktasında buluştuk. Hayata geçirdiğimiz bu işbirliği sayesinde teknolojiye ulaşmak isteyen müşterilerimiz artık finansmana erişimin yanı sıra beklenmedik durumlara karşı da güvende olabilecekler. İşbirliğimizi önümüzdeki dönemde geliştirerek devam ettireceğiz” dedi.

Turkcell Finansman A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Cantekin ise “Biz, bir yılını daha yeni dolduran çok genç bir şirketiz. 2016 yılında Turkcell teknolojisini ve gücünü arkamıza alarak Turkcell Finansman A.Ş.’yi hayata geçirdik. Finansman sektörüne en yüksek ödenmiş sermayeli şirket olarak girdik. 2016 yılı sonunda 2 milyona yakın müşterimize yaklaşık 3 milyar TL finansman desteği sağladık. Finansal Kurumlar Birliği’nin 2016 verilerine göre de finansman sektöründeki toplam kredi adedinin yüzde 85’ini Financell verdi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün de teknolojiyi finanse eden Financell olarak teknolojiyi sigortalayan BNP Paribas Cardif ile bir araya geldik. “İyi günde de kötü günde de yanınızdayız” söylemimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz “Financell Kredim Güvende” ürünüyle müşterilerimize sunduğumuz kredileri sigortalayarak onları güvence altına alıyoruz. Müşterilerimizin bizi sadece bir finansman şirketi olarak değil hayatlarını kolaylaştıran bir ortakları olarak görmelerini istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de sigorta alanında müşterilerimize değer katacak birçok yenilik sunacağız” dedi.

BNP Paribas Cardif olarak globalde benimsedikleri “İş Ortaklığı” modeli ile her biri alanında lider olan iş ortaklarına ve onların müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun sigorta çözümleri sunduklarını belirten BNP Paribas Cardif Türkiye Genel Müdürü Cemal Kişmir: “İş ortaklığı, BNP Paribas Cardif’i koruma sigortaları alanında global lider yapan, markamızın doğasında olan bir iş modeli. Türkiye’de finansal hizmetler, otomotiv ve teknoloji sektöründeki iş ortaklarımıza koruma ürünleri sağlıyoruz. Turkcell bünyesindeki Financell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile  de telekom sektörüne hizmet vermeye başladık. Böylece tüketici finansmanı alanında kısa sürede pazar yaratarak sektörü büyüten Financell ile uzun soluklu olacağına inandığımız bir iş birliğinin temellerini attık. BNP Paribas Cardif olarak müşteri ihtiyaçlarına uygun geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerimizle, farklı pazarlarda tüketicilerin yanında olmayı, onları ve değer verdiklerini güvence altına alarak hayatlarına değer katmayı hedefliyoruz” dedi.

“Financell Kredim Güvende” hayat sigortası, vefat veya tam ve daimi maluliyet durumlarında kalan kredi borcunu ödeyen, geçici iş göremezlik ve istemdışı işsizlik gibi durumlarda ise çalışma durumuna göre değişen teminatlar çerçevesinde altı aya kadar müşterilerin kredi taksitini ödeyen bir sigortadır.

Kredi Koruma Sigortası ile müşteriler istemdışı işsizlik, geçici iş göremezlik ya da hastanede gündelik tedavi görülmesi durumlarında cihaz kredisi taksitlerinin teminatlar dahilinde geri ödenmesini, vefat ve maluliyet gibi durumlarda ise kalan kredi borcunun tamamının ödenmesini güvence altına alıyor. Financell’den cihaz kredisi kullanan, 18-67 yaş arasında herkes “Financell Kredim Güvende”den faydalanabiliyor. Sigortanın basit ve hızlı bir başvuru süreci bulunuyor.

BTK’dan tarihi imza bakandan tarihi ayar

5G, ANKARA, MANŞET, TÜRK TELEKOM, TURKCELL

imtiyaz sozlesmesiÜlkede 4G’nin gelmesiyle birlikte çok şeyin değişeceğini söyledik. Gerçekten değişiyor da. Hayır değişecek şeyler yaygın basının dile getirdiği gibi hız ve makinelerin birbiriyle konuşmasından ibaret değil. Telekomünikasyona bakışımız değişiyor işte…

9 Şubat 2016 Salı günü BTK İstanbul binasında bir imza töreni düzenleneceği dile getirildi. Neydi bu imza töreni? GSM ve 3G (IMT200/UMTS) İmtiyaz Sözleşmeleri içinde yapılacak olan değişikliklerin şirketler tarafından onaylanmasını kapsayan bir imza atılacaktı.

Turkcell’in ambargosu kalkan İran ile ilişkilerinin tarihçesi

İNTERNET, MANŞET, POLEMİK, TURKCELL, ULUSLARARASI TELEKOM

Irancellİran bir anda dünyanın en sıcak konusu haline geldi. Hatırlanacağı gibi nükleer bomba üreteceği kuşkusuyla tüm dünya ile İran arasında sürtüşmeler olmuştu. Bu sürtüşmeler sonucunda İran’a ambargo başlatıldı ve oraya para vermek ve oradan para almak neredeyse imkansız hale geldi.

Ambargo kalktıktan hemen sonra İran’ın 110 milyar dolarlık bir parayı yurt dışına açacağı dile getirildi. Başta ABD ve AB olmak üzere tüm ülkelerin gözü bu ülkeye çevrildi. Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, bölge ülkelerinde büyüme planları kapsamında İran’ı incelediklerini belirterek, İran’daki sabit ve mobil oyuncularla iletişim halinde olduklarını ve bu ülkedeki yatırım fırsatlarını değerlendirmek istediklerini söyledi.

Reuters ile yaptığı söyleşide şirketin önümüzdeki dönem planları ile ilgili değerlendirmede bulunan Terzioğlu, “Bir şirketin bir ülkeye küsme şansı yoktur. İran’ı çok önemli bir pazar olarak görüyoruz. İranlı müşterilerimize verebileceğimiz hizmetleri düşünüyoruz. Bunların bazıları dijital olabilir, OTT olabilir, bazıları orada fiilen olmak yoluyla olabilir. Bütün bu opsiyonları değerlendireceğiz. İran büyük bir pazar ve bizim de ilgi alanımızın içinde” dedi.

Peki Turkcell İran’da ne yaşadı? Bunun tarihsel sürecini zamanında notlar çıkarmış ve konu hakkındaki takibini asla bırakmamış bir gazeteci olarak sizlerle paylaşmak istiyorum…

Bir çağrı merkezi anatomisi

MANŞET, TURKCELL

cagri merkeziÇağrı merkezi dediğimiz yer nedir? İçinde çalışanların deyimiyle bir telefon hattı, bir masa ve bir bilgisayar… Peki ne işe yarıyor çağrı merkezi? Herkesin bildiği anlamıyla bakıldığında birinin bir şeye ihtiyacı olduğunda onlara destek veren insanların oturduğu merkez.

Peki gerçekte ne? Öncelikle çağrı merkezi bir şirketin içinde bulunan Deliklerin kapatıldığı yerdir… Bir şirketin çalışanları kendi akıllarına göre kampanyalar yaratırlar. Ortaya çıkan kampanya, ürün ve hizmetlerin mükemmel olduğuna inanırlar. Ancak hizmet sahaya indiğinde hiç de öyle olmadığı, fiziksel şartların ürün çıktığında umut edilenden çok daha farklı olduğu ortaya çıkar.

Kullanıcı ortaya çıkan saçma sapan durumların içinden kurtulmak için bütün memnuniyetsizliği, sinir ve küfürleriyle şirketi; daha doğrusu çağrı merkezini arar. Amaca olayı çözmek gibi görünse de aslında o şirketten birilerini paralamaktır. Çağrı merkezinin önüne gelir konu.

Çağrı merkezinde çalışan üniversitede okuyan ya da taze bitirmiş gençlerin kulağına girer adam bütün siniriyle. Eleman önce karşısındaki insanı sakinleştirir. Sonra konuyu anlamaya çalışır. Aslında o hizmeti düşüncesizce hayata geçiren pazarlama müdürünün işitmesi gereken küfürleri duymak ve üstüne almamak durumundadır. “Oğlum bak düzgün konuş kırarım çeneni” demeden sinirleri alınmış vaziyette dinler karşısındakini. Sonra birkaç profesyonel dokunuşla başta o saçma hizmeti tasarlayan müdür olmak üzere şirketinin itibarını kurtarır.

Bütün bunları yaparken o eleman isimsiz bir çalışandır. Muhtemelen başarıyı üstüne alan pazarlama müdürünün onda biri kadar maaş almaktadır. Muhtemelen o pazarlama müdürünün on katı stresle çalışmaktadır. Pazarlama müdürünün sandalyesi bile onun ev kirasından fazla para etmektedir. Pazarlama müdürünün telefonundan oynadığı candy crush ile geçirdiği zaman kadar dahi tuvalet molası vakti yoktur.

Yıl sonunda başarı primleri dağıtılırken “ne kadar aptalca işler yaptın ibiş” demez kimse çağrı merkezinin kıçını kurtardığı pazarlama müdürüne. Çağrı merkezi elemanlarının yıl sonu primleri, pazarlama müdürünün candy crush’ı daha hızlı oynamak için verdiği inapp purchase parasının altında dahi olabilir.

Turkcell’in 4G bakış açısı analizi

5G, ANKARA, MANŞET, TURKCELL
Kaan Terzioğlu

Kaan Terzioğlu

Turkcell 4G için açıklamalar yaptı. Aynı diğer şirketlerin yaptığı gibi Turkcell de konuyla ilgili canlı soru cevap iletişiminden kaçındı (basının büyük bir kısmı için)… Yine onların gönderdiği açıklamalar ve basına yansımalarından yola çıkarak söylediklerinin derinlemesine analizini TKNLJ formatında yapalım…

  • Kamuoyunun 4.5G adıyla benimsediği bu ihale öncesinde stratejik planlama sürecimiz tarihe geçecek bir deneyimdi: Kamuoyu bu algıyı benimsemedi. Şirketlerin de içine sindiğini düşünmüyorum. Büyüklerimiz öyle söyledi diye herkes öyle söylüyor. Ama ne yaparsanız yapın bu bir frekans ihalesi. Öyle buçuklu şeylerin değil…
  • Frekans başına 9,4 milyon euro ödeyeceğiz. Bu teknik olarak bile bir mucize: Frekans başına ödenecek olan ücret gerçekten çok önemli. En çok parayı veren Turkcell aslında en hesaplı frekanslara ulaşan şirket olarak ön plana çıkıyor. Vodafone frekans başına 10,68 Avea ise 10,58 milyon euro ödedi. Bu anlamda Turkcell’in çok doğru strateji geliştirdiğini kimse, rakipleri de dahil inkar edemez. Ki frekans sayısından öte alınan frekans kalitesine de dikkat etmek lazım…
  • Frekans demek, hız demek, kapasite demek, pazar payı demek: Nasıl frekansın gereksiz bir şey olduğunu iddia edemiyorsak daha çok frekans alamamış bir şirketin biz süper alışveriş yaptığını da iddia edememiş olmamız gerekiyor.
  • Biz sadece 4.5G’nin spektrumunu almadık, 5G’nin de spektrumunu aldık: Bu nokta da çok önemli. Busözümü lütfen dikkate alın: Bundan 5 sene sonra ama bu frekans dağılımları çok yanlış derse birileri… Mesela biz en doğru frekansları aldık diyenler… Çok ağır konuşmamız lazım.
  • Türkiye, cep telefonunda 1000 Mbps’in üzerinde hızları ilk kez Turkcell ile görecek: Çok önemli bir iddia. Diğerlerinin yeterli frekansı mı yok, yoksa Turkcell daha hızlı bunları hayata geçireceğine mi inanıyor… Bu toplantıda olsam onlara sorardım… İkisinin arasında ciddi farklar var çünkü.
  • Halen 34.200 kilometreden fazla fiber ağa sahibiz. Türkiye’nin 81 ilinde varolan güçlü bir ağ bu. 2,2 milyon hanenin kapısına fiber götürdük. 818 bin fiber abonemiz ve bu alanda da yüzde 53 pazar payı ile lideriz: Turkcell bunu neden gündeme getirmiyor anlamakta zorluk çekiyorum. Benim pazarlama müdürüm rakibimden 5,6 kat uzun fiberle pazarın lideri olamasa ben çok şaşırır ve hesap sorardım. Ama Türkiye’de bu tip işler sorgulanmıyor.
  • 2100 MHz spektrumu mevcut mobil internet kapasitesini artırmak ve yeni nesil mobil teknolojiler için ihtiyaç duyulan kapasiteyi sağlayan bant olması açısından kritik öneme sahip. Bu bakımdan 4.5G ihalesinde bu spektrumda yetkilendirmesi yapılan tüm bantları alarak rakiplerimizin sunamayacağı bir kapasiteye sahip olmaktan memnunuz: Firmalar kendi aralarında karar vermeli: 2100 MHz gerçekten gerekli mi değil mi… Ben gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama Avea ve Vodafone ihtiyacımız olan her şeyi aldık diyor. Biri yanlış söylüyor. Bu felsefe değil ki sen de haklısın diyebilelim. Bildiğiniz mühendislik ve matematikten farklı neler var bu işin içinde bilmek bizim de hakkımız…
  • Türkiye’yi uçtan uca fiberle donatmak için sektörümüzdeki diğer oyunculara çağrıda bulunuyoruz; gelin hep birlikte bir altyapı şirketi kuralım ve bu şirket ülkemizin eşsiz bir fiber altyapıya kavuşması için canla başla çalışsın: Bu çok önemli bir çağrı. Bencegönderilen tüm bilgiler arasında manşete çıkması gereken tek madde. Gazeteler bu bilgi ve çağrıyı es geçtiler. Haydi gazeteciler olayı sezinleyemedi. Haydi diğer operatörler algıda geriye düşmemek için bunun üstüne gitmedi. Peki bunu zaten düşünmüş olması gereken Ulaştırma Bakanlığı ve BTK bu konunun üstüne gitmeyecek mi? Bunu ciddiye alan tüm devlet yetkililerini el üstünde tutmak ve pamuklara sarmak gerekir…

5 sayfalık basın bülteninin en önemli noktaları bunlar. Böylece sizler için Avea ve Vodafone’un görüşlerini eksiksiz olarak hazırlamış olduk… Tarihte bu başlıklar çok büyük önem taşıyacak.

Turkcell’in yeni CEO’sunun ilk incelemesi…

MANŞET, TURKCELL

turkcell-genel-mudurlugu-icin-kimlerin-adi-geciyor-77761-29012015120808Turkcell yeni CEO’sunu duyurdu: Kaan Terzioğlu… 1 Nisan’dan itibaren Turkcell’in başına geçecek.

İşin komik kısmından başlayacak olursak Kaan Terzioğlu fiziksel olarak bir önceki CEO, yani Süreyya Ciliv’e inanılmaz derecede benziyor. Magazini bir kenara bırakıp devam edelim…

English High School’u bitirmiş. Ardından Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde 1986-1990 yılları arasında okumuş. 4 senede Boğaziçi İşletmeyi bitirmiş olmak tarihe not düşülmesi gereken bir nokta… Okulu bitirmeden Arthur Anderson’da auditor olarak çalışmaya başlamış. Şirketleri daha okulu bitirmeden değerlendirmeye başlamak da önemli.

Ardından Andersen’de yöneticilik safhasına giriliyor. 10 yıla yakın bir süre bu şirkette farklı görevlerde bulunuyor. ABD’de Bilişim Stratejileri ve Bilgi Güvenliği Uzmanlığı yapıyor. Ardından Belçika’ya geçiyor ve Bilgi Yönetimi ve Dijital Strateji Hizmetleri Lideri oluyor. Sonra Türkiye günleri başlıyor ve Danışmanlık Hizmetleri Türkiye Operasyonları Başkan Yardımcısı oluyor.

1999-2012 yılları arasında Cisco Systems Brüksel ofisinde sırasıyla, EMEA Bölgesi e-ticaret Strateji Takım Lideri, EMEA Bölgesi İleri Teknoloji Satış Direktörü, Teknoloji Pazarlama Organizasyonu Yönetici Direktör EMEA ve Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı görevlerini üstleniyor. 3 Nisan 2012 tarihinde Akbank’a Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanıp ayrıca Aksigorta A.Ş., Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş., ve Carrefoursa A.Ş.’de Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapıyor.

Bunların dışında Terzioğlu hakkında neler biliniyor konsuna derinlemesine girdim. Bunun için onun ismi açıklandıktan sonra sosyal medya yansımalarına bir göz atmak yeterli aslında: Genel olarak onunla çalışmış olanlar yazdıklarında çok iyi bir yönetici olduğunu dile getiriyorlar. Onunla çalışmanın keyifli bir şey olduğunu söylüyorlar.Ancak 2012 tarihinden bu yana çalışanlara birebir yapılması gereken şeyleri söyleyen biri olmadığını dile getirmekte fayda var.

Biraz da onun sosyal medya varlığına bakmak istedim. Linkedin profilini oldukça güncel tutuyor. Özenle hazırlanmış bir sayfası var. O dünyadan uzak olmadığı belli. Twitter’ı etkin bir biçimde kullanıyor. 2 bine yakın kullanıcıyı takip ediyor. Takip ettikleri arasında genelde haber kaynakları var. Yerine geçtiği Turkcell’in eski CEO vekili İlker Kuruözü de Ocak ayı sonunda takibe almış. Turkcell’in resmi hesabını takip etmeye Şubat ayı sonunda başlamış.

2009 ortasından beri Twitter’da ve 6 binin üstünde mesaj paylaşmış.Turkcell CEO’su olduktan sonra 24 saatte 1.100 yeni takipçi kazanmış. Sosyal medyada kesinlikle tembellik etmeyen biri, bunu söylemek mümkün. Büyük bir ihtimalle tabletten haber takibi yapıyor ve beğendiği haberleri de mutlaka Twitter ortamından paylaşıyor. Çoğunlukla yabancı kaynaklı haberler bunlar. Türkiye’den paylaştığı ender köşe yazarları var ve Tulu Gümüştekin yani eşinin Sabah’ta yazdığı yazıları başta geliyor.

Mesajlarının arasında en dikkat çekici olanı Digiturk’ten seyredemediği bir yayın yüzünden şirket yönetimine veryansın etmesi… Şikayetini dile getirdiği gün 8 Mart, yani Fenerbahçe Galatasaray maçının olduğu gün. Muhtemelen iyi bir futbol taraftarı…

Özetle geçmişi ve sosyal medya varlığına bakınca okuyan, paylaşımcı ve mobil bir patron izlenimi uyandırıyor.

Gelecek günlerde demeçleri ve onunla yaptığımız konuşmalardan daha detay bilgileri sizlerle paylaşacağım…