Vodafone İş Bankası ile çiftçiye “büyük oynuyor”

BÜLTEN, MANŞET, VODAFONE

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösterenVodafone, işletmelerin dijital iş ortağı olma hedefiyle hayata geçirdiği işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye İş Bankası ile güçlerini birleştiren Vodafone, tarımda dijitalleşmeye katkıda bulunacak yeni bir proje başlattı. Dijital Tarım Projesi kapsamında çiftçiler, Vodafone’un sunduğu Dijital Tarım İstasyonu’na Türkiye İş Bankası’nın tarım kredisiyle sahip olabilecek. Vodafone ve Türkiye İş Bankası, teknolojiyi ve finansmanı bir arada sundukları bu çözümle, Türkiye tarım sektöründe dijitalleşmenin hız ve yaygınlık kazanmasına destek olacak.

Dijital Tarım Projesi kapsamında, ilk etapta, Mersin’in Silifke İlçesi’nde 10 istasyon kurulumu gerçekleştirildi. Türkiye İş Bankası ve Vodafone işbirliği ile başlatılan pilot projeye önümüzdeki dönemde 20 istasyon ile devam edilecek. Toplam 30 istasyonundevreye alınacağı pilot proje, Dijital Tarım Projesi’nin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak.

Vodafone ve Türkiye İş Bankası’nın tarım bankacılığında yeni bir dönemin başlangıcına işaret eden işbirliğinin detayları, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ve Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek’in katılımıyla düzenlenen toplantıda aktarıldı. Toplantıda katılımcıların Dijital Tarım İstasyonu’nu canlı olarak deneyimlemeleri de sağlandı.

Meltem Bakiler Şahin: “Dijital Tarım Projemiz ile hem çiftçimiz hem Türkiye kazanacak”

Türkiye İş Bankası ile güçlerini birleştirmekten son derece mutlu olduklarını belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

“Vodafone Business olarak, müşterilerimize uçtan uca mobil ve sabit telekomünikasyon hizmetlerimiz ve teknolojik çözümlerimiz ile destek oluyoruz. Bu çözümlerin başında da Nesnelerin İnterneti geliyor. 50’yi aşkın ülkede 85 milyondan fazla nesneye hayat veren Grubumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’de de IoT odağında hayata geçirdiğimiz ve planladığımız birçok önemli yatırımla ülkemizdeki tüm sektörlerin dijitalleşme yolculuklarında yanlarında olmayı hedefliyoruz. Bugün tarımsal IoT çözümlerinin verimli kullanılması halinde, üretimde ve kalitede en az %25 artış olabileceği gibi, girdi maliyetlerinde de %50’ye kadar tasarruf sağlanabiliyor. Biz de dijital tarım sistemlerimizle dijital dönüşümü tarım sektöründe de sağlamak ve verimlilik çalışmalarımızla tarımsal üretime katkıda bulunmak istiyoruz. Bu kapsamda sunduğumuz Dijital Tarım İstasyonu, toprağın nemini ve kalitesini, ayrıca hava durumunu anlık takip eden ve haşere, doğal afet gibi konularda erken uyarı veren bir ürün. Dijital Tarım İstasyonu’nu daha fazla çiftçiye ulaştırabilmek için Türkiye İş Bankası ile işbirliğine gittik. Ürünümüzü Türkiye İş Bankası’nın tarım kredisiyle birlikte sunarak müşterilerimize finansman desteği sağlıyoruz. Böylece, müşterilerimize hem teknolojiyi hem de finansmanı aynı anda temin edebilecekleri entegre bir dijital çözüm öneriyoruz. Bu çözümle, çiftçilerimiz 7 gün 24 saat ne zaman isterse cep telefonundan tarlasını uzaktan da takip edebilecek ve mahsulünü sağlama alabilecek. Bu sayede, hem çiftçimiz, hem Türkiye kazanacak. Vodafone olarak, Türkiye’nin dijitalleşmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Şahismail Şimşek: “Dijital Tarım Projesi ile tarımın geleceğini şekillendiriyoruz”

Dünya çapında teknoloji alanında üst sıralarda yer alan Vodafone ile güçlerini birleştirerek başlattıkları Dijital Tarım Projesi’nin tarımın geleceğini şekillendireceğini ifade eden Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin Bankası olarak, üreticilerimizin ihtiyaçlarında en doğru çözümlerle yanlarındayız. Teknolojideki gelişmeler, kalite ve verimlilik artışının gerekliliği, gıda güvenliği, insan sağlığı, doğal kaynakların etkin kullanılması gibi hususlarla artık tarımda dijitalleşme kaçınılmaz. Tarım hepimizin geleceği. Bu doğrultuda, İş Bankası ve Vodafone olarak güçlerimizi birleştirdik ve Dijital Tarım Projesi’ni hayata geçirdik. Tarımda ‘tahmin ve erken uyarı’ stratejik önemde. Bunun için 30 adet Dijital Tarım İstasyonu ile projeye katkıda bulunduk ve Vodafone ile birlikte belirlenen yerlerde faaliyete geçirmek için ilk adımı attık. Vodafone tarafından projeye özel geliştirilen mobil ve internet tabanlı uygulama ile de üreticiler nerede olurlarsa olsunlar, üretimlerine ilişkin gelişmeleri ve anlık bildirimleri gözden kaçırmayacaklar. Üreticilerimizin proje kapsamında oluşacak ihtiyaçları için de finansman desteği sunacağız. Dijital Tarım Projemizin, ülkemiz ve tarım sektörüne önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. İş Bankası olarak güncel dijital teknolojileri içeren uygulamaları desteklemeye, üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Çiftçi, tarlasını uzaktan takip edebiliyor

Dijital Tarım İstasyonu, hava durumunu anlık olarak takip ederken, toprağın nemini ve kalitesini de analiz ediyor. Haşere, doğal afet gibi konularda da erken uyarı sistemi mevcut. Çiftçilere tarımsal işlemlere dair sulama ve gübreleme zaman önerileri sunan ürün, ayrıca toprak sıcaklığı ve nemine bağlı tohum ekim zamanı öneriyor; gübreleme, ilaçlama, budama, hasat zamanına yönelik iş planlaması yapılmasına yardımcı oluyor. Dijital Tarım İstasyonu ile tarımsal veriler anlık takip edilip depolanıyor, analiz ediliyor ve güvenilir bir şekilde raporlanabiliyor. Bu verilerle risklere karşı efektif önlemler alınarak, daha güvenli tarım üretimi yapılması ve üretimin artırılması mümkün oluyor. Çiftçilere online ortamda uyarı gönderilmesini sağlayan sistem, tarlaların kameralar aracılığıyla canlı olarak uzaktan takip edebilmesini de mümkün kılıyor.

Dijital Tarım İstasyonu’nun teknik özellikleri:

  • İstasyona tanımlanan modülle koordinata özel hava tahmini (sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr hızı, rüzgâr yönü, solar radyasyon, bulutlanma tahminleri) yapabiliyor.
  • Dahili olarak hava sıcaklığı ve nem sensörü ile birlikte geliyor.
  • Solar panel, dahili batarya ve GPRS modülüne sahip.
  • İstasyona bağlanan sensörlerle bitki hastalık ve zararlıları için erken uyarı verebiliyor.
  • ET (evapotranspirasyon) hesaplaması yaparak sulama yönetimi yapılmasına yardımcı oluyor.
  • Kullanım amacına göre sensör ilaveleri yapılabilen sistem, 300 farklı sensör grubunu destekliyor.
  • Sistem, üzerinde bulunan sensörlere göre don, yağış, fırtına için alarm verebiliyor ve mobil telefonlara SMS gönderebiliyor.

İş Bankası’nın bugünü anlayan mükemmel kumbara fikri

MANŞET

Küçüken benim de kumbaram vardı. Hem de İş Bankası kumbarasından… Ama ben çok sağlamcı adam olmanın ve küçük yaşlarda ekonomiye vakıf olamamanın ceremesini çektim hep. Kumbarama nerede para bulsam koyardım. İçi ağzına kadar dolmadan da açılmasını istemezdim.

İçinde ne kadar para olduğunu asla bilemedim. Kumbara dolarken içindeki parayla 10 tane kitap alınıyorsa açıldığında içinden çıkan parayla bir kitap bir dondurma alınabiliyordu. Çünkü bin enflasyonist bir ülkede yaşıyorduk. O zamanlar bunu anlamama imkan ve ihtimal yoktu. Babam bunu biraz anlatmaya çalıştı ama ben ağladım ben uyurken gizli gizli biri gelip paramı alıyor diye…

O yüzden İş Bankası’nın eski kumbara formunu dijital kumbara yaptığını görünce içim ısındı. Bir anda eski günlere döndüm. 16 yaşındaki oğluma kumbara mevhumunu veremedim çünkü o dünyayı dijital ekrandan görüyor. Ama elinde bu aletten olsaydı, mutlaka olaya farklı bakardı.

Ne yapmış İş Bankası gelin basın bülteninden bakalım:

  • Banka, 18 yaşından küçüklerin dijital yoldan da para biriktirmesine olanak sağlayacak şekilde Dijital Kumbara olarak hizmete sunmuş.
  • Dijital Kumbara’nın kullanılmaya başlanması için İşCep kullanıcısı anne veya babanın çocukları adına vadesiz TL hesabı ve vadeli kumbara hesabı açması yeterli oluyor.
  • İşCep içerisindeki “Dijital Kumbara” menüsü ile cep telefonunun bluetooth özelliği sayesinde Dijital Kumbara’ya anında para gönderilebiliyor. İşCep’ten Dijital Kumbara menüsüne giren İş Bankası müşterileri, telefonlarının bluetooth özelliği ile yakınındaki kumbaraları görebiliyor, para göndermek istedikleri kumbarayı seçip istedikleri tutarı ve iletmek istedikleri mesajı Dijital Kumbara’ya gönderebiliyor. İşCep’ten gönderilen para, Dijital Kumbara’nın ekranında yazılan mesaj ile birlikte görüntüleniyor.
  • Dijital Kumbara sahibi çocuklar, istedikleri zaman kumbaranın dijital ekranından birikimlerini takip edebiliyor. Hatta birikim hedefi de tanımlanabilen Dijital Kumbara’nın ekranından biriktirdikleri tutarı ve hedefe yaklaşma durumunu izleyebilen çocuklar için birikim yapmak daha eğlenceli hale geliyor.
  • Dijital Kumbara’ya fiziksel olarak kâğıt ve madeni para atılması da mümkün. Fiziki para atılan haznenin açılması için şubelere başvuruluyor. Şubelerde Dijital Kumbara’nın içindeki fiziki paralar veliye teslim edilebileceği gibi velinin talimatı doğrultusunda bir mevduat hesabına da yatırılabiliyor.

Çok güzel, çok akıllıca ve bugünün çocuklarını anlayan bir iş. Ttüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Beni bir anda 6 yaşıma götürüp o parlak gümüş kumbaranın şıkırtısını kulaklarıma getiren, damağımda babaannenin verdiği harçlığı kumbaraya tıktıktan sonra zorla yedirdiği hurmanın tadını uyandıran fikir sahiplerini gönülden kutluyorum…

Saatten bankaya girmek mümkün ama doğru mu?

BÜLTEN, DONANIM, MANŞET, YAZILIM

Isbank_gorsel_AppleWatch_31Temmuz2015İş Bankası bir basın bülteni göndererek Apple’ın saatinin satışa çıktığı gün bu saatin üstünde uygulama olarak kendilerini bulabileceğimizi dile getirdi. Çok güzel bir iletişim, zamanlama ve dil harika.

Bunu bir kenara bırakıyorum. Apple saat alınır mı alınmaz mı sorusuna hepimizin farklı bir cevabı vardır onu da bir kenara bırakıyorum.

Benim tartışmaya açmak istediğim konu saatten bankacılık işlemi yapılır mı?

Elbette nereden imkan bulursanız bankacılık işlemi yapmalısınız ama… Saati çalıştırmak için zaten yakınlarınızda bir yerde telefonunuzun olması gerekiyor. E telefonda zaten hemen tüm bankaların uygulaması var, İş Bankası’nın neredeyse yıllardır var.

Şimdi ortalama boyutta bir ekranda para işimi görmek dururken dolma parmaklarımın yetmediği saatte bunu yapmaya çalışmalı mıyım? Bana sanki yapmazmışım, hatta yapmamalıymışım gibi geliyor.

Yani saate bakarak veri takibinizi yapın ama olay işleme gelince… Bence aman hemen yapayım demek kadar kolay değil böyle bir seçim…

Digiturk’ün ilk haberinin tarihçesi

MANŞET, OPERATÖRLER, RAPORLAR

digiturk ilk haberYanlış mı hatırlıyorum diye düşündüm. Milliyet web sitesine gittim. Bana en eski Digiturk haberini getir dedim. Ve doğru hatırladığım ortaya çıktı: Milliyet gazetesinde, basılı gazetede, bu haberi ilk yapan benmişim.

Haberi çok iyi hatırlıyorum. 10 Aralık 1999 günü yayımlandı bu haber. İki gün önce bu basın toplantısının duyurusu gelmiş gazeteye. Milliyet gazetesi o zamanlar Aydın Doğan’a aitti ve bu bir Doğan Holding basın toplantısıydı. Yani gidilecekti. Benim gitmem kararlaştırılmış. Çünkü bu içinde teknoloji olan bir basın toplantısıydı.

Konuyu bir kenara bırakın, zor bir basın toplantısıydı bu. Çünkü bir yandan Aydın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ diğer tarafta ise; Dinç Bilgin, Erol Aksoy ve Aydın Doğan arasında ping pong topuna dönen Show TV’nin yeni sahibi Mehmet Emin Karamehmet vardı. Aydın Doğan o aralar herkesle kavgalıydı ve cidden çok büyüktü. Karamehmet o zamanların yükselen yıldızıydı. Herkes onun GSM trenini nasıl yakaladığını, diğerlerinin nasıl kaçırdığını konuşuyordu.

Bu iki holdingin arasında çok da bariz olmayan bir husumet vardı. Ama o zaman ikisinin de düşmanı Uzan Holding’di ve Uzanlar birinin GSM dünyasından diğerinin basından öylesine büyük düşmanıydı ki aralarından su sızmayan dostlar gibi görünüyorlardı.

Yine de toplantı boyunca fotoğraf çeken fotoğrafçı kardeşim onların tek bir sempatik pozunu bulamadı. Bunu üstteki kupürden de görebilirsiniz. Öyle ki diğer pozlarla karşılaştırınca bu asabi suratlar minik kızının ilk bale gösterisini izlemeye gelmiş anne baba şefkati barındırıyor gibi duruyor. Gayet iyi hatırlıyorum çünkü resim seçiminde fırça yedim sanki adamları güldürmekle mükellefmişim gibi…

Toplantı oldukça teknik, üstelik bir de yabancı dildeydi. Çünkü Philips dünya başkanı bu inanılmaz pazarın teknik altyapısını kurmak için Türkiye’ye gelmişti. Öylesine ovuşturuyordu ki ellerini, bir ra kıvılcımlar çıkmaya başladı.

Toplantıda CD kalitesinde ses, set top box, uydudan yayın, izledikçe öde gibi kavramların bombardımanına tutulduk. Kimse diğeri için bir şey söylemedi. O zamanki öngörümüz “Karamehmet’in iş yapma yeteneğiyle Doğan’ın medya gücü birleşirse bu adamların önünde durulmaz” idi.

Ben maç yayınları filan diyecek oldum… Susturdular beni. Bildiğiniz susturdular. Çünkü o yıllarda maç yayınları Uzan’ın sökerek aldığı haliyle Teleon isimli kanaldaydı. Piyasada doğru dürüst kutusu yoktu, adam gibi yayını yoktu. Ama haklar onlardaydı işte. Kimse o anda spor yayınlarından bahsedilmesini istemiyordu. Çünkü Fenerbahçe’yi ayartmak için ciddi uğraşlar verilmiş, sonunda bir maç yayını havuzu oluşturulmuştu. Elbette bunun sürükleyicisi futbol olacaktı. Ama o anda orada hele hele Doğan holding bünyesinde çalışan bir gazeteci sormayacaktı bunu.

Sonra ne oldu peki? Haber yayınlandı. 70 milyon dolar yatırım öngörüldü ki bu yatırım 2004 yılına kadar 500 milyon doları bulacaktı. Para Avrupa Eximbanklarından gelecekti. 2003 yılı için 4 milyon satış hedefi kondu. Ama bu sistem hayatında hiç o kadar satmadı.

Peki Aydın Doğan ne oldu derseniz… 2000 yılında GSM 1.800 ihalesi şartnamesi açıklandı. Şartnameye göre bu ihaleye girecek olan şirketler mevcut GSM şirketyerinden hiçbiriyle ortak olamıyordu ve Karamehmet’in Turkcell’i vardı. Aydın Doğan alt dudağını bükerek belki de hayatının en büyük hatasını yaptı ve bu ortaklığı sona erdirip İş Bankası karşısında asla kazanamayacağı ama o zamanlar bunu bilmediği bir GSM yarışına girdi.

İşin daha acayip tarafı 2003 yılına kadar maç haklarına sahip Uzanlar tepetaklak oldu ve bir anda Digiturk maç yayınlarının üstüne oturdu. İnanılmaz büyüdü ve üstesinden gelinemeyecek bir dev oldu. Kimse onun yerine geçmek için yola bile çıkamadı. Aydın Doğan elinden kaçan balığa çok içerledi. 2009 yılına kadar Hürriyet gazetesinde çok mecbur kalınmadığında Turkcell haberi çıkmadı. Turkcell çok mecbur kalsa da Hürriyet’e reklam vermedi.

Çok mu açık yazdım bilmiyorum… Ama Digiturk Katar’a gelin gitti deyince o basın toplantısından bahsetmezsek olmazdı…

 

Pozitron dünya devleriyle Türk devlerinin işini çözüyor

BÜLTEN, YAZILIM

ipt_gorselPozitron, İş Bankası ve Intel işbirliği sayesinde artık Intel işlemcili Ultrabook’larınız tek kullanımlık şifrenizi sizin için otomatik oluşturacak ve müşteri numaranızı bilgisayarınıza eşleyerek başka hiçbir cihazda bulunmayan bir güvenlik seviyesine erişmenizi sağlayacak. IPT ile oluşturulan güvenli katman sayesinde siber saldırılara karşı korunurken İnternet Bankacılığına giriş adımlarınızı da azaltmış olacaksınız.

Sistem önce kullanıcı bilgilerinizi ve erişiminizin güvenli bir bilgisayar üzerinden olduğunu doğruluyor. Intel Doğrulama Teknolojisi (IPT) ile Pozitron Teknolojisi bir araya gelerek tek kullanımlık şifreyi otomatik olarak Intel çip üzerinde oluşturuyor. Arka planda oluşturulan şifre ilgili alana iletilerek, harici bir fiziksel şifre üretecinin gerekliliğini ortadan kaldırıyor. IPT böylelikle Intel işlemcili Ultrabook’larda maksimum güvenlik sağlıyor ve Türkiye İş Bankası İnternet Şubesi’ne giren kullanıcıları tek kullanımlık şifre oluşturma zahmetinden kurtarıyor.