Gates mobil işletim sistemini beceremediğinden 400 milyardan olmuş

MANŞET, YAZILIM

Eski Microsoft başkanı Bill Gates, Android’in Apple’ın iOS platformuna varsayılan alternatif haline gelmesine izin verdiğini ve kariyerinin en büyük hatası olduğunu düşündüğünü açıkladı.

Risk sermayesi şirketi Village Global tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuşan Gates, mobil yazılım fırsatının “Microsoft’un kazanması için doğal bir şey” olduğunu ve “ne olursa olsun, Microsoft’un Android olmamaya neden olduğu her hangi bir yanlış yönetişimden” bahsettiğini söyledi.

Gates mobilde kaybolarak Gates, Microsoft’un 400 milyar dolarlık bir fırsatı kaybettiğini söyledi.

“Bu mobil işini doğru yapsaydık gerçekten de lider olurduk…”

Gates, görevini 2000 yılında Microsoft CEO’su olarak bıraksa da, Google’ın baskınlığı için Android platformuna karşı kaybedilmiş bir mücadele vermesi nedeniyle Temmuz 2008’e kadar baş yazılım mimarı olarak kaldı.

Microsoft’un ilk mobil çabası, Windows Mobile, Android’de pazar payını hızla kaybetmeden önce 2007’de zirveye ulaştı. Gates’in ayrılmasından kısa bir süre sonra Microsoft, yeni bir Windows Phone işletim sistemi ile mobil stratejisini, temellerini geri kazanmak ve Android’i devirmek için başarısız bir girişimde yenildi.

Cepten yarışan 7 kişi 6 bin TL’yi paylaştı

Girişim, İNTERNET, MANŞET, YAZILIM

Hadi isimli mobil soru cevap uygulaması, 17 Haziran günü ise yeni bir rekora imza attı; 50 bin kişi aynı anda 6.000 TL ödül için yarıştı. Canlı yayında, aynı anda 12 soruyu çözmek için heyecanlı bir yarışa giren oyunculardan yedisi, 6.000 TL’lik ödülü paylaştı.

Yarışmacılar Müge Boz’un anlatımıyla bilgilerini test ederken aynı zamanda telefon ekranından deneyimlerini anlık olarak diğer yarışmacılarla paylaşabiliyorlar. Chat özelliğiyle aynı zamanda dev bir sohbet ekranına dönüşen yarışma; her anlamda Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyor.

Geçtiğimiz haftalarda AppStore’larda yerini alan HADİ artık Androidlerin de cebine girdi. Binlerce kişi tarafından aynı anda canlı oynanabilen yarışma; günde iki kez yayınlanıyor. Yarışmacıların binlerce lira gerçek parayı 12 soruyu bilmeleri durumunda kazandığı yarışmada; eğlence ve heyecan bir arada. Her gün aynı saatte sadece on iki soruluk yarışma boyunca canlı yayınlanan yarışmaya erişmek için Hadi uygulamasını indirmek yeterli. Uygulamayı kullanmak ise tamamen ücretsiz. Yapılması gereken tek şey, daha önce bildirilen yarışma saatinde uygulamayı açık tutmak. Sunucu canlı yayında soruları soracak, oyuncular ise çoktan seçmeli cevapları tek bir tık ile yanıtlayacak. Yanıtlama süresi ise on saniye. Yarışma sırasında yarışmacılar canlı yayında yazışabiliyor, arkadaşını yarışmaya üye edenler ise ekstra can hakkı kazanıyor.

Hadi’yi uygulamasını AppStore ve GooglePlay üstünden indirmek mümkün

 

Eyyy Apple!..

DONANIM, MANŞET, POLEMİK

Türkiye’de belli başlı gazetecilerle direkt iletişim kuran, diğerlerine karşı ölü taklidi yapan, bu alanda kendini lord seviyesine konumladıran Apple, yine belli gazeteciler ve yabancı bültenler aracılığıyla toplumdan özür diledi. “Ya biz yavaşlatmak için değil vallahi kem küm” dedi.

Şimdi konuyu masaya yatıralım: Apple bir prestij ürünü. Ona verilen para ve kullanıcıların tercih sebepleri rasyonel değil. Yan hah bu kameraya bu para verilir kararıyla iPhone alan olduğunu zannetmiyorum çünkü o paranın alabileceği çok daha iyi donanımlar var. Kaldı ki zaman zaman neredeyse 10 bin liraya gelen telefonu kimse mantıklı sebeplerle açıklayamaz.

O zaman ben de prestijli bir kullanım ömrü istiyorum Apple’dan. Bunun sunumlarında şöyle iyi işlemci, böyle şahane sistem diyorlar. Ama cihaz ömrü iki seneyle sınırlı. Üçüncü senesine girdiği zaman otomatik olarak boynu bükülüp yavaşlıyor. O işlemcinin haketmediği bir yavaşlama bu. Apple bunu kabul etsin ya da etmesin, yavaşlatıyorlar telefonları bilerek ve isteyerek. Bu tartışmaya açık değil. Zaten kabahatlerinden büyük olan özürleri de bunu anlatıyor…

Diyorlar ki uygulamalar gelişiyor daha çok işlemci talebi geliyor. E tamam zorlama beni güncellemeye. Bırak ben eski hızımla mutlu ve mesut yaşayayım hayatımı. Yan böylesi bir sistemi kuran insanlar bunu yapmayı beceremiyor demek çok büyük bir yalan.

Şu anda bize kalan tek tutar tarafı iOS işletim sistemi. Eğer Google yanlışlıkla bana zerre kadar güven vermeyen ve kendimi yetersiz hissetmeme neden olan çirkin Android sistemini adam gibi çalışır hale getirirse ne prestiji düşünürüm ne gönül bağını ne de iOS’in yazılım havuzuna harcadığım parayı.

Apple bunun farkında mı bilmiyorum. Muhtemelen kol kola girip gezdikleri birkaç “yakın” gazeteci bunu onlara söylemiyordur.

Android canınıza okuyor ve okumaya da devam edecek

DONANIM, MANŞET, POLEMİK, YAZILIM

Cep telefonunu cep telefonu yapan uygulamalar aslında. Siz ne derseniz deyin, ne kadar üstün kamera, pil ya da işlemci koyarsanız koyun olay dönüp dolaşıp o ekranda görünen uygulamaların zekası, kalitesi ve eğlencesinde düğümlenip kalıyor.

Bu bakış açısıyla Android ve iOS arasındaki etkin bir savaş aslında cep telefonu pazarı. Android ürünler daha iyi kamera, daha iyi ekran, daha daha daha daha şeklinde gidiyor. Apple ise sessiz sedasız ve derinden gidiyor. Kamerasının kaç megapiksel olduğunu bile söylemiyor.

Bunun bendeki sebebi şu: Apple yazılımına güveniyor, diğer tüm markalar bu yazılımdan kaynaklanan eksikliklerini müthiş ürünlerle kapatmaya çalışıyorlar.

Nesi eksik Android’in? Sorsanız Apple Fanboy derler bunu söyleyenlere ama ben yine de sayayım: Burası güvenli değil. Bunu herkes biliyor ama kimse söylemiyor. Android uygulama pazarına isteyen herkes hiçbir kontrolden geçmeden ürünlerini takır takır sokuyor. Soktukları ürünlerin içindeki zararlı yazılımlar size takdire şayan zararlar veriyor. Mesela fener uygulaması indiriyorsunuz, önünüzü aydınlatmakla mükellef uygulama size ben senin cep telefonu listene erişeceğim diyor yoksa çalışmıyor. Ne yapacaksın listemdekileri mi aydınlatacaksın?

Android guruları ne var canım ben Android telefonuma root olabiliyorum şunu yapıyorum bunu yapıyorum diyorlar. Ama düşünmüyorlar ki bunu kullanan çok genç ve yaşlıların telefonları ve bilgi güvenlikleri tehdit altında. Tek bir şerefsiz tek bir komutla onların kameralarını açıp her daim fotoğraflarını çekebilir… Ama uzmanlar root oluyorlar. O yüzden Android şahane.

iOS, kendi sistemine giren her uygulamayı takar takır araştırıyor. İçinde zararlı bir kod varsa sokmuyor sisteme. İçi temizse ve bir süre sonra zararlı bir yazılımla güncelleme yapılıyorsa yine sokmuyor sisteme. Oyun açtığınız zaman bu oyunun arkadan dolaşıp sizin fotoğraflarınızı çekmeyeceğine eminsiniz. Verilerinizi, annenizin kardeşinizin telefonunu çirkin insanlara satmadığına eminsiniz.

Güvenlik mi über megapikselli kamera mı… Siz karar verin.

Otoparktaki arabanıza para kazandıran girişim

Girişim, MANŞET, YAZILIM

Garajyeri_Arda_A__k__n

Girişim haberlerini vermeye bayılıyorum. Akıllı insanlar boş oturmak yerine beyninin içindeki elektrik alışverişlerini paraşa dönüştürüyor. Girişimciliğin bu hafta gördüğüm yeni örneği Arda Aşkın, Güven Özyurt ve Erman Çağıral. Garajyeri isminde bir uygulama yapmış. Bülten gönderme safhasına kadar da gelmiş. Yani artık ayaklarının üstünde duruyor.

Fikir dile kolay gibi görünüyor ama o kadar da basit değil: Arabanız var ve evinizin önünde duruyor. Birisinin de arabaya ihtiyacı var. Siz bu uygulama üstünden arabaya ihtiyacı olan adama arabanızı veriyorsunuz. Parasını ve kira bedelini siz belirliyorsunuz. Adam arabayı kullanıp gtiriyor parasını veriyor. Alan memnun satan memnun…

Şimdiye kadar Garajyeri ile araçlarını kiraya verenlerin kazandıkları toplam ek gelir 500 bin TL’yi geçmiş. Ocak 2015’te, Hummingbird Ventures, Nevzat Aydın ve Doğa Girişim’den toplamda 900 bin dolarlık yatırımla 17 kişilik ekiple kurulan Garajyeri ilk yılında 4 milyon TL’lik kiralama talebi hacmine ulaştı. 2017 Ocak ayında yeni yatırımcı turuna çıkacak olan Garajyeri’nin hedefinde Rusya, Dubai ve Katar fonları var.

Mayıs 2015’te kullanıma açılan Garajyeri şu anda İstanbul’da 250 araçla hizmet veriyor. Kuruluşundan bu yana binlerce aracın kayıt olduğu ve yavaş yavaş aktif hale getirildiği Garajyeri’nin 2017 hedefi ise bin araçla hizmet vermek. Aşkın’ın hayali ise 81 ilde her mahallede 5 otomobile ulaşmak. Türkiye’de 17 bin mahalle ve 53 bin muhtar var. Rakamlar kocaman…

Garajyeri CEO’su Arda Aşkın’ın sözlerinden TKNLJ formatında küçük notlar paylaşalım sizinle:

  • Araca ihtiyacınız olduğunda, şehir merkezlerindeki rent-a-car firmalarına gitmek ve ihtiyacınıza yönelik marka ve modelde araç bulmakta zorlanıyordunuz.
  • Mahallede boşta duran araçları kullanabilmenin bir yolu olmalı
  • Türkiye’de paylaşım ekonomisine yeni bir boyut kazandırarak insanların boşta duran araçlarından kâr elde etmelerini sağlamayı ve böylelikle her yıl artan araç alımından kaynaklanan çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyoruz.
  • Kiralanan her araç sayesinde trafikten yaklaşık 9 ile 13 arasında araç çekilmiş oluyor ve bu da 46 bin kilogram karbon salınımının önüne geçiyor.
  • Mahalledeki araçları kiralayarak komşuluk ilişkilerini güçlendirmek de Garajyeri’nin sosyal hedefleri arasında.
  • Rent-a-car sektörü dünyada büyürken Türkiye’de bu anlamda büyük bir açık var. Türkiye’de bu işi yapan kişiler araç kiralama hizmetini mahalle aralarında güven oluşturmayan yöntemlerle yürütmüşler.
  • Araçların günlük ortalama kiralama bedeli 70 TL’dir. Araç modeline göre fiyatlar bin TL’ye kadar çıkabiliyor.
  • Bir ayda 15 gün kiraya verme ise asgari ücrete denk geliyor. Örneğin 8 ayda 30 bin TL kazanan bir kullanıcımız var. Bir araçla başladı şu an sistemde 6 arabası var.

10 yaşını geçmeyen araçların kayıt yapıldığı sistemde; zorunlu trafik sigortası yaptırmış olan araç sahipleri, TC kimlik numaralarını, cep telefonu numaralarını, IBAN numaralarını, e-posta adreslerini ve ruhsat bilgileri gibi temel verileri siteye giriyor. Verilen bilgilerin doğruluğu kontrol edildikten sonra üyelikleri onaylanıyor. Araç kiralamak isteyenler de aynı şekilde bilgilerini sisteme girerek platforma üye oluyor. Ayrıca, ehliyet puanı yeterliliğini bildirmek ve Facebook ile giriş gibi bir takım ek zorunlulukların bulunduğu sistemde araçların saatlik veya günlük kira fiyatlarını araç sahipleri belirliyor.

Araç kiralamak isteyen kullanıcılar lokasyon ve tarih seçerek arama yapıyor ve gelen sonuçlar üzerinden, fiyat, model ve mesafe açısından en uygun olan araca istekte bulunuyor. İstek onayladığında, kiracı Garajyeri üzerinden ödeme yapıyor ve anahtarı elden teslim alıyor. Araç iade edilinceye kadar Garajyeri hesabında tutulan kira bedeli, teslimatla birlikte araç sahibine aktarılıyor.

Ben baktım ama şu soruların cevaplarını göremedim:

  • Araba bozulursa ne olacak?
  • Arabayla ölümlü trafik kazası gerçekleştirilirse ne olacak?
  • Teröristler araba kiralayıp çalıyorlar bunları çalmayacakları ne malum?
  • Hukuki olarak bu arabayla yapılan kaza kime yazar bilemiyorum
  • Kim olduğunu bilmediğiniz, arabanın içinde kimlerle ne yapacağını bilmediğiniz bir adama arabanızı verip sonra da çocuğunuzu o rabaya oturtur muydunuz? Bana bu tarafı bayağı ters geldi
  • Bunun vergisi filan… Bilemedim

 

Microsoft beceremiyorsan söyle anlayışla karşılarız

MANŞET, POLEMİK, YAZILIM

Bilen bilir, Microsoft’un işletim sistemi ile alakamı bundan yaklaşık 5 sene önce kopardım. Yeni gelen cihazlarla bu ilişkiyi yeniden kurar mıyız derken ağırlığı artan Android ve iOS yüzünden iyice koptuk gittik. Şu anda Windows nereden açılıyor deseniz dudak büküp uzaklara bakacak hale geldim.

Microsoft ile ilişkilerimizi tazeleme fırsatını eskiden severek kullandığım Office ile kurdum. Herkes bana farklı ofis çözümleri önerirken ben nostalji yaparak farklı özellikleri yüzünden Microsoft Office’e döndüm. Aydı 20 liraya yakın para veriyor ve hem Mac’te hem de telefon ve tabletimde Office’i kullanıyorum. Saklama alanının genişliği, Office ile kendi içindeki entegrasyonu benim için gerçekten çok önemli.

En önemli tarafı ise Microsoft’un hiç üstünde durmadığı Türkçe denetimi. Bunu yaptığını söyleyen diğer yazılımlar da var gibi gözükse de bu konuda bu şirkete çok güveniyorum. Doğruya doğru.

“E peki bu başlık ne” dediğinizi duyar gibiyim.

ms update

Gözünüzü seveyim bu ne yahu? Her ay, ama kesinlikle her ay üç büyüklerin 1,5 gigabaytın üstünde güncellemesi var. Bunun yanına mutlaka ya Outlook geliyor ya Onenote… Bunun bilgisayar için olanı ayrı, tablet ve telefon için olanı ayrı. Hepsi takır takır üstümüzden geçiyor. Aylık ortalama 5 gigabaytın altına hiç inmiyoruz. E bugün bir ortalama mobil bağlantı kotası 5 gigabayt dediğiniz… Ev interneti için de hiç de azımsanmayacak bir büyüklük.

Kendine ait olmayan bir platformda hiç gncelleme yapmadan yaşasınlar demiyorum. Ama her ay her ay güncelleme gelmesi, onların 5 gigabaytı geçmesi de kabak tadı verdi artık. Bir ürünü iki ayda ayağa kaldırırsınız. Hadi üç ay sürsün. Müşteriden para almaya başladığınız bir ürüne 6 ay boyunca her ay güncelleme gelir mi?

Ben bir Mecrosoft çalışanı olsam kesinlikle utanırdım. Sizden 20 lira alıyoruz ama her ay da 45 liralık internetinize maloluyoruz der bir çiçekle evine özür dilemeye giderdim.

Ben beceremedim derse kesinlikle anlayış gösteririm.

Ama “ben süper beceriyorum bana ayda 20 lira ver ama ben her ay her şeyi yıkar baştan yaparım” diyorsanız… Kusura bakmayın o kadar da değil.

Gözünü seveyim bir dur be Microsoft

MANŞET, POLEMİK, YAZILIM

ms officeSevgili Microsoft harika bir iş yapıp iPhone ve iPad gibi eOS temelli cihazlar üstünde Microsoft Office hizmeti vermeye başladı. Aylık bazda minik paralar vererek kullandığımız bu uygulama içinde Word, Excel ve Power Point gibi ürünlerin PC ortamındaki kullanımına çok yakın bir deneyim sunuyor. Neredeyse çıktığından beri kullanıyor ve ciddi sonuçlar alıyorum.

Ancak sevgili Microsoft’un bir sorunu var. Bir türlü bu ofis yazılımının düzgün çalışan sürümünü tutturamıyor sanırım. Neredeyse 30 günün altında sürelerde güncelleme gönderip duruyor iOS ortamına. Hayır öyle 3 megabayt 5 megabayt olsa iyi… Arkadaş tüm uygulamalarına 300 megabaytın üstünde güncellemeler gönderiyor. Beher güncellemenin toplamı gigabaytı geçiyor neredeyse.