Hayır STK’larla çok verimli bir toplantı olmadı!

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

sansurUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’ın Türkiye’deki 14 sivil toplum kuruluşu başkanıyla 19 Şubat’ta 2,5 saat süren bir toplantı yaptığını anlatan Acarer, toplantının çok olumlu geçtiğini kaydetti. 24 Şubat Pazartesi günü itibariyle bir dizi toplantı daha yapılacağını ifade eden Acarer, büyük işletmeler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili paydaşlarla yapılacak toplantıda, Erişim Sağlayıcılar Birliğinin kurulması için hazırlanacak tüzüğün şekilleneceğini bildirdi. Acarer, “Söz konusu çalışmanın seçim için yapılacağı söyleniyor ama tüzüğün hazırlanıp yürürlüğe konulması 3 ay. Yani bu süreç seçimlerden sonraya denk geliyor, bunu da özellikle belirtmek isterim” dedi.

Bu toplantıya bizim de Bilişim Muhabirleri Derneği olarak katılmamız gerekirdi. Muhtemelen muhalif yapımız yüzünden biz de çağrılmadık bu toplantıya. Çağrılsam gider miydim veya o toplantıdan hakaret davası açılmadan çıkar mıydım bilmiyorum. Bunların hepsi farazi.

Ama gerçeklere dönecek olursak bakan beyin söylediği şeylerin yüzde 100 doğru olmadığı apaçık ortada.  bazı sivil toplum kuruluşları orada kesinlikle muhalif tavrını ortaya koymuş. Ama elbette evet efendim ne diyorsanız doğrudur efendim diyenler de olmuş.

Toplantıya tbd, tbv, tubisad, tesid, yasad, telkoder, tüted, internet medyası derneği, mobisad, mobilsiad, teder, teknoloji bilgilendirme platformu, bilgi güvenliği derneği temsilcileri katılmış. Toplantının ana konusu internet yasası olmasına rağmen sadece kendi temsil ettiği grubun sorunlarını dile getiren temsilciler de olmuş. Toplantı devam ederken hiçbir kimsenin bilmediği “siber güvenlik” gibi konularda da yetkilendirme yapılmış.

Bize gelen bilgiler ışığında yasa teklifi ile ilgili tbv, tbd, tubisad, telkoder temsilcileri tarafından olumsuz görüşler ve çekincelerini açıkça bildirilmesine rağmen olumlu görüş bildirenler de olmuş.

En çok eleştiri konusu yaptığımız sivil toplum insiyatiflerinin hiç göz önüne alınmadığı eleştirilerine karşın yapılacak ikincil düzenlemelerde bunu kesinlikle yapılacağı iletilmiştir ki sanırım bundan sonra sürecek denilen bir dizi toplantı ile bu kastedilmektedir.

Bazıları bize bu yasa tasarısına karşı olduğunu söylerken aslında tamamen yanında oluyor. Bu ülkenin sivili, bürokratı devleti… Hepsi internetin sansürlenmesi için kötü bir oyunun içinde oynayıp duruyor.

Ulaştırma Bakanı’nın ısrarla anlamadığı şeyler

ANKARA, MANŞET, POLEMİK, Sansür

lutfi elvanUlaştırma Bakanı Lütfi Elvan baktı herkes internet düzenlemelerinin karşısında yine konu hakkında eksikliklerini ortaya koyan açıklamalar yaptı. TKNLJ stilinde hemen üstünden geçelim bakanın karşısı boş kalmasın:

Telefonunuzla ilgili detay istediğinizde aranan numara, ne kadar süreyle konuştuğunuz gibi 3-4 temel bilgi veriliyor. Dolayısıyla trafik bilgileri bundan ibaret olacak. Birilerinin ifade ettiği gibi, ‘şöyle detay bilgiler, içerik olacak’, bunlar söz konusu değil. 

Ben neyi anlatamadığımızı da çözememeye başladım. Çok net: Siz benim http://www.tknlj.com/turkiyedeki-fiber-tunelleri-bogaz-manzarali-mi/ adresine girdiğimi görürseniz orada ne olduğunu da görürsünüz. Bu da beni fişlemenize yol açar. Ama siz 0532 xxx nolu telefonu aradığımda benim neler konuştuğumu göremezsiniz, bu fişleme olmaz. Bu kadar basit bir konuda neden anlaşamıyoruz?

Eğer böyle bir yanlış anlaşılma söz konusu ise bunları giderebiliriz. Bu yönetmelik veya başka şekilde olur ama bu yanlış anlaşılmayı gidereceğiz. Nasıl yapılacağına bakacağız, şu an bir şey söyleyemiyorum” karşılığını verdi.  

Bir şanlış anlaşılma yok. Kaldı ki niye raydan çıkmış kanunu yönetmeliklerle yerine sokmaya çalışıyoruz? Hukuken kanun yönetmeliği döver. Yönetmelik kanunu düzeltmek için değil çalışacak insanlara çerçeve vermek için kullanılmaz mı? Kötü ve alelacele kanun çıkarıp bunu yönetmeliklerle düzeltmeye çalışmak da neyin nesi? Yakışıyor mu koskoca ülkeye bu?

Takdir Sayın Cumhurbaşkanı’nın…Eğer bir yanlış anlaşılma veya trafik bilgilerine yönelik farklı bir anlaşılma söz konusu olacak ise buna açıklık getireceğiz.  İçerik olmayacak. Kesinlikle trafik bilgilerinde içerik olmayacak. Ne olacak; IP numarası olur, süre olur, tarih, bunlar olur, başka hiçbir şey olmaz. Biz bununla sınırlı tutacağız. Bir telefon detay bilgisinde yer alan hususlar neyse onun ötesine geçmeyecek.

Takdir tabii ki Cumhurbaşkanı’nın. Ama bu kadar üstüne gidilmez ki işin? Bu takdir hakemin ama o futbolcu elle dokunursa el vermenin yanlış olduğunu anlatmak için elimizden geleni yapacağız gibi bir şey… yapmayın bunu devletin tepesine… Adam zaten karşı çıkmakta çok zorlanıyor partiye…

Şu anda yasa sayın Cumhurbaşkanı’nda. Şu anda bir şey ifade etmemem, şu aşamada mümkün olmaz. Ama rahat olun.

Benim rahat olmamın yegane yol, benim bilgilerimin tutulmaması, benim sitemi bürokratların değil hukukçuların kapatması, benim stemin kanunsuz olmadığnı kanıtlamak içi mahkeme mahkeme gezmemem…

Kim kalkıp orada engelleme yok diyorsa, doğru söylemiyor. Her tarafta, özellikle yasadışı olan bir takım hususlar internet ortamına düşerse, hakaret,  iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal gibi hususlarda da bu tür engellemeler yapılıyor. Avrupa’da da yapılıyor, gelişmiş ülkelerde de yapılıyor.

Kesinlikle öyle… Ama orada bu işi TİB benzeri kurumların başına konmuş bürokratlar değil, hukuk sistemi yapıyor. Ama hukuk yavaş söyleminin arkasına saklanmıyor onlar. Hukuku hızlandırıyorlar. Mahkemeleri eğitiyorlar. Mahkeme gözünü kapatıp herkese eşit davranıyor. Başbakanın abisine ayrı muhalefet partisi liderine ayrı davranmıyor.

Bizim aslında yapmak istediğimiz, inanın internetin daha sağlıklı kullanımını temin etmek, interneti daha açık hale getirmektir. Biz burada interneti engellemiyoruz. Sansür yok.

İnterneti kapatacak olan adamı dokunulmaz yaparak interneti açık hale getiremezsiniz. Hala TİB başkanına dokunulmazlık getirme sebebini açıklayamıyorsunuz işte. Söyleyn yahu arada bir kaçıracak o yüzden zeval gelsin istemiyoruz adama deyiverin… Düpedüz sansür bu işte.

O kadar mükemmel düzenlemeler, uygulamalar var ki kimse onları görmüyor. Hapis cezalarını kaldırıyoruz, internet sitesinin tamamıyla kapatılmasını, doğrudan kapatılmasını engelliyoruz. Kimse bunları konuşmuyor.

Hapis cezalarını kaldırıyoruz diye övünmek de neyin nesi? Mesela idamı kaldırdık diye övünebilir misiniz? Şu anda 14 yaşında tecavüze uğramış kızlarımız bu işi kendi rızalarıyla yaptılarsa eza indirimi yapacağız maddesini kaldırdığınız için vünebilir misiniz? Tabii ki kaldıracaksınız. Bir içeriği kaldırmayan adamı hapse atmak da neyin nesi?  Övünmek için daha doğru dürüst şeyler bulun allah aşkına…

Şu an İngiltere’de Google 100 bin kavram ve kelimeyi otomatik olarak  engelliyor. Mahkeme kararı mı var bunlarla ilgili?  Google engelliyor. 100 bin kelime ve kavram…Aradığınız zaman da ‘engellenmiştir’ mesajı almıyorsunuz, ne mesajı alıyorsunuz, ‘bulunamadı.’ Engelleniyor ama bulunamadı mesajı alıyorsunuz. Her yerde var bu.

Google hangi kavramları engeliyor var mısınız bakmaya? Evrensel hukuk kurallarının, gerçek nefret suçlarının oluşumunu engelliyor. 17 aralık sonrası akla gelen kuralların o anda yansıtılması değil… O yüzden bence Google kapatmaları bizim hükümetimizi zor durumda bırakabilir.

İngiltere’de İnternet Watch Foundation denilen vakıf, kara liste oluşturuyor, bu listeyi internet servis sağlayıcılarına gönderiyor. İnternet servis sağlayıcıları da bunları otomatik olarak engelliyor. Lütfen bunları görelim. Trafik bilgileri… İngiltere’de bugün 2 yıl trafik bilgileri saklanıyor. 1-2 yıl arasında değişiyor. İtalya’da bir yıl saklanıyor. Slovakya’da 6 ay…Kimse bunu konuşmuyor.  Avrupa’nın bir çok ülkesinde trafik bilgileri tutuluyor. Almanya hariç çünkü Almanya’da Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı var. Almanya hariç diğer ülkelerin hemen hemen tamamında trafik bilgileri tutuluyor. Bunlar hiç konuşulmuyor.

Bunlar konuşuluyor. Ama şunlar hiç konuşulmuyor: Bu ülkelerde gerçek hukuk kuralları yürüyor. Mesela bir süre sonra birsi çıkıp da “aa bunları biz dinlemedik ki paraleller yapmış” demiyor. Veya yandaş bir gazete çıkıp da “kırmızılı kadına biber sıkan polis değilmiş aslında kim olduğunu biz de bilemedik çünkü yüzünde maske vardı” da demiyor.

Ben bu ülkenin kanun uygulayıcılarına güvenmiyorum. Bu yüzden de aman canım ne olacak diyemiyorum. Bundan iki sene sonra devlete iş yapmak istediğimde internet kayıtlarıma bakıp “bu Aydınlık gazetesi okuyormuş içeriğini göremiyoruz ama Aydınlık gazetesi işte almayın bunu” diyebilir. Demez mi? Bu kadar güveniyor musunuz devletin organlarına? Ben güvenmiyorum.

Bunları söylediğim için hapse atılır mıyım? Onu bile bilmiyor onun için bile güvenmiyorum devlete, kusura bakmayın.

Abdullah Gül internet yasaklarını ne yapacak?

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, Sansür

Cumhurbaşkanı Abdullah GülCumhurbaşkanı Abdullah Gül internet yasakları konusunda farklı açıklamalar yaptı. Kafası bu konuda çok karışık. Nasıl olmasın? Bir yandan 17 Aralık’ın hemen ardından 19 Aralık’ta torbalanan bir kanun. Diğer taraftan buna tamamen karşı olduğunu defalarca dile getiren tüm dünya. Bunlara karşı Gül’ün bir duruşu olmalıydı. Ama o duruşu iyi ya da kötü bir türlü oturtamadı.

Gül’ün sıkıntılı olduğu maddeler

Abdullah Gül internet düzenlemesine ilişkin “Sıkıntılı bir-iki madde var. Üzerinde çalışıyoruz” sözleriyle, torba yasanın 88. ve 94. maddelerini işaret ettiği belirtilmişti. Bu maddelerin Anayasa’nın “‘özel hayatın gizliliği”, “haberleşme hürriyeti” ve “yargı yolu” ilkelerine uygun olup olmadığı üzerinde duruluyor. Yasanın 88. maddesi internet kullamcılarının trafik bilgilerinin iki yıla kadar saklanmasını düzenliyor. 88’in bu kapsamda Anayasa’mn haberleşme hürriyetini düzenleyen 22. maddesinin, “Haberleşmenin gizliliği esastır” hükmü ile “özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına” dair 20. maddesine uygun olup olmadığı değerlendiriliyor.

94. maddede “Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan TİB Başkam’nın emri üzerine erişim engellemesi TÎB tarafından yapılır” düzenlemesi yer alıyor. Bu düzenlemenin mahkeme sürecini devre dışı bırakarak TÎB Başkanına “yargı gücü” verdiği ve bu nedenle de Anayasa’nın “insan haklarına saygılı demokratik hukuk devleti” ilkesine ilişkin 2. maddesi ile “yargı yolu” başlıklı 125. maddesine aykırı olup olmadığı inceleniyor.

Gül AYM’ye mi pas atar?

Gazetelere yansıyan haberlere bakılırsa Gül bu maddeleri budayıp atamayacak. Çünkü hükümetten gelen istekler çok yüksek tınıda. Şu anda değil cumhurbaşkanı, basın, hocalar ve hacılar; bizzat bakanlar bile istemiyorum dese bu maddeler yine geçmek zorunda. Bunu bilen ve çok tersine gitmek istemeyen cumhurbaşkanı için en iyi seçeneğin bunu onaylayıp konuyu Anayasa Mahkemeyi’nin kucağına atması gibi gözüküyor. Anayasa Mahkemesi bunu onaylarsa son onayı verdiği için onlar kötü olacak. Son değişiklikler, sürgünler ve adam değiştirmelerden sonra Anayasa Mahkemesi ben yapmıyorum bu olmamış diyebilir mi? Zannetmiyorum.

AGİT de “yapmayın be canım” dedi

Bugün paralel basına yansıyan sözlere bakılacak olunursa Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Basın Özgürlüğü Temsilcisi Dünya Miyatoviç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den internet yasasını Meclis’e iade etmesini istemiş. Miyatoviç, konuya ilişkin Gül’e gönderdiği mektupta, “İnternet yasasının Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünü tehdit edeceğinden endişeliyim. Kamuyu ilgilendiren meselelerde serbest iletişim ortamını engelleyecek çok kaygı verici bazı hükümler içeriyor.” demiş.

Normalde buna inanmak çok mümkün gözükmüyor çünkü paralel basın bu konuda çok ve taraflı haberler yapıyor. Ama o kadar çok detay verilmiş ve oradaymış gibi konuşulmuş ki belki de doğrudur demeden edemedim. Ha AGİT söyledi diye Cumhurbaşkanı hükümetin veya bir başka deyişle Erdoğan’ın tersine gider mi? Zor…