Google teknolojinin neferi değil Trump’ın finosuymuş meğer

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Trump ABD’nin iç işleyişinde ve küresel ticaret savaşlarında Huawei’yi kendine başlangıç hedefi olarak seçti. Şirketin sahibinin kızını uçaktan aldırıp hapse attırdı, dünyanın diğer ülkelerine Huawei ile çalışan bana gelmesin dedi, AB ülkeleri üstündeki gücünü Huawei kullanmamalarına telkin için kullandı.

Ama bunların hiçbir yetmedi, bir de ülkesinin topraklarından çıkan en önemli gücü olan Google’ı devreye soktu. Google, bizim her zaman eleştirdiğimiz gereğinden fazla yükselmiş olan gücünü haksız bir biçimde Huawei üstünde kullandı.

Google dedi ki mevcut telefonları etkilemeyecek ama bundan böyle çıkacak olan telefonlarda Android güncelleme ve birçok hizmete erişmeye kısıtlama gelecek.

Bundan sonrasını TKNLJ formatında sorgulayarak sürdürelim:

Bu Amerikan markalarını neyle değiştireceğiz?

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bize döviz oyunları oynayan Apple’ı hedef göstererek onun yerine kullanabileceğimiz Samsung ve Vestel gibi markaları bize işaret etti.

Ancak hayatımızdaki ABD markaları Apple ile bitmiyor ki… Gelin bakalım başka neler var ve bunları neyle değiştireceğiz:

Microsoft: Bu markanın yerine yenisini koymak neredeyse imkansız. Çünkü bilgisayar işletim sistemi olarak en büyük muadili yine Apple. Haydi o olmadı, Linux tabanlı işletim sistemleri var. Kullanabilecek misiniz? Yeni çıkan her bilgisayarın içindeki cihazları n sürücülerinin tamamını bulabilecek miyiz? İnsanımızın 20 senede kullanmayı öğrendiği Microsoft ürünlerinin yerine kim açıdan çok daha yüksek performanslı olan Linux ürünlerini kullanabilecek miyiz? Peki ya Microsoft’un ofis ürünleri? Onun da açık kaynak kodlu muadilleri var. Bedava olmasına rağmen kaç şirkette kullanılıyor? Excel dahileri açık kaynak kodlu ofis içinde bulunan Excel muadillerini kullanabilecek mi? Bir de işin bulut tarafı var tabi. Skype var. Sunucu tarafı var ki devlet tarafında .Net üstünde koşan kaç uygulama var diye sorsam üç ayda cevap alamayabilirim.

Google: Arama motoru için Google yerine Yandex koyma ihtimalimiz var. Peki ya Gmail? Yandexmail onun yerini alabilir mi? Bizim devlet olarak kendi verimiz ülke içinde kalsın diyerek ürettiğimiz bir mail sistemimiz oldu mu? Haydi onu geçtim sunucu tarafında onun yerine ne koyacağız? Google ile halledilen o kadar çok ücretsiz kullandırılan hizmet var ki bugün ya Allah ya Settar dediğimizde onların Amerikan olmayan muadilleriyle değiştirmemiz kaç yıl sürer farkında mısınız?

IBM: Bilişim dünyasının en eski ve köklü markalarından biri IBM. Türkiye’de o kadar çok bankada sunucuları kullanılıyor o kadar çok devlet kurumunda ağır işleri yapıyor ki “bunu değiştirsek mi acaba” cümlesini kurduğumuz anda bile milyonlarca dolar borca gireriz. Bana inanmayan bir danışmanlık şirketinden yardım istesin. Böylesi bir çalışma için sadece danışmanlığına sizden dünyaları alır bu şirketler.

Oracle: Siz bilmiyorsunuz ama hayatımızın ayrılmaz bir parçası bu. Verileri çoklu ve etkin bir biçimde kullanmak için dünyanın en çok dağıtılan uygulamalar bütününden biri Oracle. Türkiye ile ilgili o kadar çok şey yaptı ki dünyada her sene anlattığı başarı öykülerinin en önemli kahramanlarından biri haline geldi Türkiye’nin kamu sektörü. Sağlıktan eğitime, karayollarından e-devlete… Şaka olarak bile bu şirketi hayatımızdan birkaç dakikalığına çıkarmamız imkansız.

Intel: Her bilgisayarın içinde bir Intel yongası var. Yonga deyince dört yapraklı yonca gelmesin aklınıza. Bilgisayarın aklı, kalbi, olmazsa olmazı bu. Her sistem için bir muadil söyledim ama bunun ABD malı olmayan muadili yok. Gerçekten yok. Eğer Intel kullanmama kararı alırsak ülke sathında abaküs devrimi başlatmamız gerekir. Var mısınız? 

Facebook: Her şeyi hayatımızdan öyle ya da böyle çıkarırız da Facebook’u çıkaramayız. Yok öyle bir dünya. Kağıt oynarken birbirlerine davet atanları mı istersiniz, yaptıkları yemekleri paylaşanları mı, reisi en çok ben seviyorum gruplarını mı… Bir de sadece Facebook diye düşünmeyin olayı. Bunun Instagram’ı var, Twitter’ı var, Snapchat’i var. Vallahi devrim olur ülkede…

Ben bunları yazıyorum ama şimdi benim karşıma geçip sen ABD mallarını neden koruyorsun bunlardan kaç para alıyorsun diyen IQ seviyesi oda sıcaklığıyla yarışan beyinsizler olacaktır. Söyleyeyim efendim: Bunlar son 20 yıldır neredeyse hiç reklam vermeyen, bundan sonra da vermeyecek olan firmalar. 

Ben bunları neden söylüyorum: Çünkü zamanında açık kaynak kodlu işler yapalım, açık kaynak kodlu şeyler çok önemli derken kimse burnuna bit etmiyordu söylediklerimi. Hatta ben 25 yıl önce bunların muadillerinin Türk üniversitelerinde üretilmesini söylediğimde tefe koydular beni. Şimdi alın bakalım tefinizi oynayın.

Son bir not: Bu yabancı devletlerin üstümüzde oynadığı oyunların iyi bir tarafı da var her şerrin içinden bir hayrın çıkması gibi: Eskiden yeni bir Oracle muadili üstünde çalışmak çok pahalıya geliyordu. Gerçekten de Microsoft varken niye yeni bir işletim sistemi kullanalım ve milyarlar verip bunu yaratalım sorusunun cevabı yoktu. Şimdi marjinal sebeplerle bunu üretmek için nedenlerimiz var. Ufaktan girelim bu işlere be ülkem. Zararın neresinden dönsek kardır.  

Google’ın harita hizmetleri Hindistan’ın yağmurlarına karşı…

Fütürizm, İNTERNET, MANŞET

Google, Hindistan’ın ölümcül yağmurlarına karşı harekete geçiyor. Hindistan hükümeti ile anlaşmalar yapan Google, dijital harita hizmetlerini ve işlemci gücünü bu ülkenin kullanımına sundu.

Hindistan Merkez Su Komisyonu, kitleleri öldürebilecek, ev ve oturma alanlarını yok edebilecek ve hastalıkları yayabilecek su baskını ile ilgili tahribatı azaltmaya çalışmak için Silikon Vadisi’yle işbirliğine yeşil ışık yaktı.

Bu işbirliği ile, sele yakalanma riski olanları doğru zamanda uyarmanın yolları aranacak. Sel sularını yönetmeyi umut eden şehir planlayıcıları, Google haritaları ule daha doğru yolu bulmak için çaba sarfedecek.

Şimdiye dek sel olasılığı sadece bir gün öncesinden öngörülebildi. Hintli yetkililer, Google’ın dünya yüzeyinin 3D haritalama bilgisini ve nehir ve yağmur okumalarını analiz etmek için yapay zeka yöntemlerini kullanarak, üç gün önceden tahminler sunabileceklerine inanıyor. Tahminler, herhangi bir taşkının kapsamını ve derinliğini tahmin etmeyi, ülkenin hangi bölgesindeki hangi toplulukların tehlikede olabileceğini anlamak için kullanılacak.

Google’ın yardımıyla hazırlanan sel haritalarının, acil durum ve felaket servisleri tarafından kullanılması planlanıyor.

2017’de meydana gelen sel felaketlerinde; Hindistan, Bangladeş ve Nepal genelinde 1300’den fazla insanı öldü ve bundan 40 milyondan fazla kişi etkilendi.

Şiddetli yağmurun getirdiği sel ve toprak kaymalarında yaklaşık 200 kişi öldü. Bu yılki Muson mevsiminden önce tüm evrak işlemlerinin bitirilmesi ve çalışmaların başlatılması planlanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamada; boğulma ve evlerin ve barınakların yitirilmesi gibi ölümlerin yanı sıra, yaygın su baskını salgınları da tifo, kolera ve hepatit A gibi suyla bulaşan hastalıkların yayılmasını artırma ihtimali taşıyor.

Hindistan hükümeti, güçleri Google ile birleştirerek, kendi hesaplama ve dijital haritalama gücünü geliştirmek için ihtiyaç duyulan maddi kaynaklardan da büyük miktarlarda tasarruf sağlayacağını dile getirdi.

Hükümetin yaptığı bir açıklamada, ortak girişimin “konum hedefli, eyleme geçirilebilen sel uyarıları sağlanmasına yardımcı olacak sel tahmin sistemlerinin iyileştirilmesi” için kullanılacağını söyledi.

Google (ne hakla) kripto para reklamlarını yayımlamayacak

İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Google Haziran ayından itibaren kripto paraların halka arzı olarak tanımlanabilecek ICO etkinliklerinin ilanlarını yayımlamayı bırakacağını, bunları yasaklayacağını dile getirdi.

Şirket duyuruyu şu şekilde yaptı: “Kripto para birimleri ve bunlarla sınırlı olmamak üzere (başlangıç parası teklifleri, kripto para birimi takasları, kripto paralı cüzdanlar ve kripto para karşılığı ticaret tavsiyeleri dahil)” ile ilgili reklamlar Google’ın AdWords platformunda artık kullanılamayacak.

Bu noktada sorulması gereken deli soruları sormaya başlayalım ülkece bu soruları burada biriktirelim:

  1. Google kim oluyor ki herhangi bir regülatör kararı olmadan işine gelen şeyin reklamını yayınlıyor işine gelmeyeni bırakıyor?
  2. Google’ın ben bu reklamları yayımlamıyorum demesiyle hayır yayınlayacaksın diyecek bir regülatör bulunmuyor mu?
  3. Google, orta ya da uzun vadede kendine rakip olma ihtimali olan kripto paraların büyümesini istemiyor olabilir mi?

Beni niye takip etmemen gerektiğini söylemek zorunda değilim Google!

İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Quartz isimli bir teknoloji sitesi var. ilginç haberler çıkıyor. Severek takip ediyorum.

Yaptıkları bir araştırmayla bulmuşlar ki Android yüklü telefonlar Google’a sürekli konum bilgilerini gönderiyor. Kasmışlar kendilerini ve tüm konum temelli hizmetleri kapatmışlar. Android yine göndermeye devam etmiş. Olayın suyunu çıkarmışlar ve cihazın konum alma özelliğini kapatmışlar. Ama Android buna boyun eğer mi… Hemen çevredeki baz istasyonlarının kimliklerini toplayıp yine kullanıcının nerede olduğunu göndermeye devam etmiş.

Amerikalı yazarlar diyorlar ki nerede olduğunun bilinmesini istemeyen, örneğin kocasından kaçan, kanun tarafından korumaya alınan insanlar bundan zarar görebilirmiş. Ne münasebet efendim… Ben izlenmek istemiyorum. Benden kırk tane izin almanız gerekiyor benim nerede olduğumu birine göndermek ya da bundan bir pazarlama etkinliği çıkarmanız için.

Ben size neden benim konum bilgimi almamanız gerektiğini söylemek zorunda değilim. İstemiyorum. İşte o kadar. Bu benim en kişisel bilgim ve ne var canım alsa ile alınmasını istemiyorum. Sebebi beni ilgilendirir. Google’a açıklama yapmak zorunda olduğumu düşünenler de geri zekalıdır.

Android yüklü telefonlara da hayvan gibi para veriliyor. Android bizim kara kaşımıza kara gözümüze bize bağışlanmış bir işletim sistemi değil. Telefon aldığımızda bunun parasını veriyoruz. Yani öyle istediğini yapacak bir konumda değil. Olamaz da zaten.

Değil benim isteğim olmadan bilgi toplamayı, benim bilgi toplanmasını engelleyemeyeceğim yöntemlerle konumumu alması kabul edilebilir bir şey olmamalı.

Sırf bunun için bir daha Google arama motoru kullanmamayı kabul edebilirim.

Kış saati değişikliklerini neden son dakikaya bırakmamalı?

ANKARA, MANŞET

Yaz saati kış saati polemiği 1960’lardan beri, 50 yıldır ülke gündemini meşgul eden bir konu. 1973 yılında yaz saati kış saatini farklılaşması başlayana kadar halk “neden bunu değiştirmiyoruz” demiş. Sonra keşke saatlerle oynamasak denmiş. Bunlar konu hakkında kafaların düzenli olarak karışık olduğunun en önemli göstergesi.

Ancak bizim çok daha önemli bir derdimiz var: Bugün hayatımızın çok önemli bir bölümünü akıllı sistemler yönetiyor. Cebimizde cep telefonları, elimizde tabletler, kucağımızda bilgisayarlar… Nesnelerin interneti kapsamında birbiriyle konuşup duran aletler var. Örgün ağlar; borsa, havalimanları ve finansal sistemler global dünyanın aktörleriyle her saniye konuşup duruyor. Ve bizim aynı zamanda aynı şeyi konuşuyor olmamız lazım.

Saatler değiştiğinde kolunuzdaki saati ve arabanızın çevrim dışı saatini bir kenara bırakın, hiç saat ayarı yapıyor musunuz? Telefonunuzun, bilgisayarınızın, tabletinizin, üstünde web sitenizin bulunduğu sunucunuzun, evinizdeki oyun konsolunun, hatta uydu sistemlerinizin saatleri otomatik olarak değişiyor. Ve siz bunun farkında bile değilsiniz.

Sizce bu değişiklik Allah’tan mı geliyor? Bakanlar kurulu bir düğmeye basarak mı değiştiriyor bunları? Hayır. Bununla ilgili uluslararası firmalar; Microsoft, Apple, Oracle, Google yapıyor bu değişiklikleri.

Ancak orada çalışan zavallı Willam’ın durumunu bir düşünün: “Gaddemit yine değiştirdiler. Şit değiştirdiklerini değiştirdiler.”

Bunlardan biri bile bizim değişiklik hızımıza şetişemese… Uçaklar, online satış siteleri, telefonumuz ne hale düşer düşündünüz mü?

Lütfen şunu son dakikaya kalmadan değiştirin.

Lütfen küresel trendleri takip edin ve herkes ne yapıyorsa onu yapın.

Devletler küresel teknoloji devlerine karşı ayaklanıyor

İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Biz dünyanın teknoloji devleri bizim hakkımızı yiyor, bizim ürettiğimiz içerikler, bizim hayata geçirdiğimiz şeylerle kendi para kazanma yollarını geliştiriyor bize bir şey vermiyor derken… İşin içine Amerika dışındaki dünya devletleri girdi.

Rusya’nın Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişimi Denetleme Kurumu Başkanı Aleksandr Jarov, kişisel verilere ilişkin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde Facebook’un engellenebileceğini söyledi.

Rusya daha önce Linkedin’i engelledi. Sırada Facebook var. Sonrasında Google ve Microsoft’un geldiğini konuşuyor herkes. Rusya ülkesindeki kanunların herkes ve her kurum için istisnasız geçerli olduğunu söylüyor.

Bunların temelinde Rusya’da 2015’te yürürlüğe giren kanun ve onun söyledikleri var: Ülkedeki yabancı şirketlerin Rus vatandaşlarına ait kişisel bilgileri Rusya’daki sunucularda tutması gerekiyor.

Bunlar Türkiye’de de tartışılıyor. Hatta AB ülkelerinde de. Ama Amerikan devleri bu konuda iyice köşeye sıkışmaya başladı. Ya küçük ülkeler beni kapatırsa kapatsın diyecekler ya da onların söylediği gibi dataları ülke içinde tutmaya başlayacaklar.

Ama buradaki temel sorun çok önemli: Rusya ve bizim gibi ülkeler bu datanın neden ülke içinde kalmasını istiyor? Başkaları bakamasın diye mi? Bunu düşünmek çok çocukça olur. Adamlar öyle ya da böyle bu bilgilere bakacaklardır sonuçta altyapıyı kendileri kuruyorlar.

Peki acaba devletler bu sitelere girenleri, orada olan bitenleri kendi ülkelerinin kanunlarıyla hop deyince hemen inceleyebilmek mi istiyorlar? Bu çok daha feci olur o şirketler için bir daha kimse güvenmez onlara.

İşte tüm bu şarlar içinde küresel teknoloji markalarını, özellikle de bilgi toplayanları çok zor günler bekliyor.

Ucunun biz son kullanıcılara öyle ya da böyle dokunmayacağını düşünmek büyük saflık olur.