Takımını seven bu girişimi baş tacı eder

Biz bağırıp çağırmayı seven bir toplumuz. Genelde maçlarda bağırmak güzeldir ama konu futbol olunca biz maçlardan önce, maç sırasında ve sonrasında bağırırız. Ama yetmez transfer döneminde bağırırız. Aldığımız futbolcuya ve almadığımız futbolcuya bağırırız. Kulüp yönetimine aldığı ve almadığı futbolcu için bağırırız.

Ucuz alırlar kızarız, pahalı alırlar kızarız. İyisini alırlar bir bit yeniği arar, neden genç oyuncu almadığı için kulübe kızar ama genç oyuncu oyuna girip eli ayağına dolanınca daha çok kızarız.

Tüm bunların ötesinde benim aklıma şu soru gelirdi: Madem bu kadar biliyorsunuz bir adam da siz önerin kulübünüze… Hani “bizim mahallede bir Osman abi var acayip çalım atar” tadında değil. Gerçek adam gözleyip önermeden bahsediyorum.

İTÜ’nün Teknoloji Geliştirme Bölgesi İTÜ ARI Teknokent’in girişimcilik kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek’in düzenlediği Big Bang Startup Challenge’da 400 Bin TL yatırım ve ödül alarak ilk 3’e giren Scoutium, futbolseverler, futbolcular ve kulüpler için bir pazar yeri oluşturarak, kitle kaynaklı futbol gözlemciliği platformu sunuyor.

Scoutium, futbolun en önemli problemlerinden birini, yani “keşfedilmeyi bekleyen futbolcular ve yeterli bilgiye erişemeden transfer yapan kulüpler” problemini, milyonlarca futbolseveri sürece dâhil ederek çözmeyi amaçlıyor. Scoutium, futbolseverlerden profesyonellerin belirlediği formatlarda aldığı futbolcu değerlendirmelerini gelişmiş algoritmalar ile süzgeçten geçirip, kulüplerin hizmetine sunuyor. Sistem, aynı zamanda kullanıcılar arasında isabetli değerlendirmeler yapanları ve futbol gözlemciliğine yatkın olanları da tespit ediyor ve yapılan mülakatlarda uygun bulunan kullanıcılar ‘Scoutium Gözlemcisi’ olarak tescillenerek canlı maç izleme görevlerini yerine getirip, sistemden gelir elde edebiliyor. Dahası Scoutium Gözlemcileri kulüpler tarafından keşfedilerek futbol tutkusunu profesyonel mesleğe dönüştürebiliyor.

İTÜ Çekirdek bünyesinde çalışmalarını sürdüren Scoutium, 20’yi aşkın spor kulübüyle anlaşma yaparken, platform içerisinde 1000’i aşkın aktif kullanıcı bulunuyor. Scoutium’un Kurucu Ortağı ve CEO’su Efe Aydın Scoutium’un amacını “Kullanıcılarımızın yaptığı futbolcu değerlendirmelerini ve canlı analizleri kulüplere ulaştırarak tüm dünyada karanlıkta kalmış futbolcuları ve gözlemcileri keşfetmek” olarak tanımlıyor.

Scoutium ile ilgili detayları buradan alabilirsiniz…

Ali Güven’e katılmama hakkını kullanma zamanı

Anadolu Ajansı’na demeç veren D-Smart Üst Yöneticisi (CEO) Ali Güven, D-Smart’ın Digitürk’ü satın alma isteğine ilişkin, “Bu iki şirketin birleşmesiyle 3 yıl sonra 6-7 milyon abonesi olan, piyasa değeri 10 milyar doları bulmuş, Türk televizyonunu bölgeye yayan bir dünya devinin çıkmasını hayal ediyorum” dedi. Güven, D-Smart’ın, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Çukurova Grubu’nun borçları nedeniyle el koyduğu Digitürk’e ilişkin planlarını AA muhabiriyle paylaştı. Türkiye’de Digitürk ile aynı işi yapan bir şirket bulunduğunu, bunun da D-Smart olduğunu söyleyen Güven, “Bizim bu şirkete talip olmamız kadar doğal bir şey olamaz. Kendimize çok güveniyoruz. D-Smart’ın Digitürk’ü almasıyla ortaya çıkacak ekonomik avantajlar diğer firmalarda olmayacak” diye konuştu.

Ali Güven bu konuda oldukça yanlış düşünüyor. Zira Türk Telekom’un bu şirketi alması söz konusu olursa giderek eriyen abone sayısı, dolayısıyla şirketin değerinin evlere verilecek belki de ücretsiz yayınla bir anda durdurulması söz konusu olabilir. Yani bu en çok kime yarar diye bakıldığında Türk Telekom’a katma değeri D-Smart’tan çok daha fazla olacaktır. Ama alan kişi şunu hatırlamalı: Çok yakında Digiturk’ün futbol üstündeki gösterim hakkı öyle ya da böyle bitecek…

Ali Güven, tekelleşme eleştirilerinin hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi: “Türkiye’de çok kuvvetli, dünya normlarında bir rekabet hukuku var. Çok iyi çalışan bir Rekabet Kurumu ve çok deneyimli uzmanları var. Tabii ki onların izin vermesi halinde bu satınalma gerçekleşir. Burada raconu devlet keser ve çok da haklı olur. Devletin ya da Rekabet Kurulu’nun yerinde ben de olsam, bu satışı çok incelerim. Diğer firmalar arasında Türk Telekom’dan açıklama geldi. Onlar da hakikaten Digitürk’ü alıp, büyütebilecek vizyona ve kapasiteye sahipler. Bizim bu açıklamaları yapmamızdaki en önemli sebep, yetkili mercilerin yanı sıra halka bu talebimizi resmi olarak belirtmek ve iletmekti. Biz bunu yapmak zorundayız.”

Ali Güven burada da şaşırtıcı bir biçimde yanılıyor: Zira Rekabet Kurumu rekabetin tesis edebileceği şartlarda çalışabilir. Sektörün ikincisi, sektörün birincisini satın alıp akabinde “Rekabet Kurumu şahane çalışıyor haydi çalışsın da tekel olmasın” derse buna kargalar da dahil olmak üzere herkes güler. O yüzden de bu söylem çok akil durmuyor…

Güven, D-Smart’ın Digitürk’ü satın alması halinde, yapılacakların listesinin yüzde 99 tamamlandığını belirterek, planlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Biz Digitürk’ü alırsak eğer, elindeki 2015 Mayıs ayına kadar elinde olan lig haklarını, Türkiye’deki diğer pay TV operatörlerine, yani bize gelecek herkese Rekabet Kurulu’nun belirlediği şartlarla ve fiyatlarla vereceğiz. Bugüne kadar Digitürk’ün ‘Benden başka kimsede olamaz’ dediği şeyi biz herkese açacağız. Alan herhangi bir firmanın da aynısını yapmasını bekliyoruz. Türkiye’de futbol, ‘benden başkasında olmasın’ anlayışı yüzünden bitti, futbolun değeri çok düştü. İnsanlar çocuklarını artık voleybol kursuna yazdırıyor. Özellikle 2011 yazında olanlar yüzünden de insanlar futboldan soğudu. Bizim en büyük görevimiz Türkiye Süper Lig haklarını tabana yaymaktır. Fiyat konusunda Digitürk’ü çok eleştiremem ama biz aldığımız takdirde şu an Digitürk müşterilerinin ödediği paket fiyatlarında mutlaka bir iyileştirme yapacağız.”

Hep Ali Güven’in tersine gitmek istemem ama bak bir alalım ne kadar ucuzlatacağız yaklaşımı bana çok popülist geldi. Halk bunu mevcut D-Smart fiyatlamalarına bakmadan dahi yutmaz. Futbolun değerinin sürünmesinin sebebi mevcut maç gösterimi midir yoksa hükümetin işin içine elini ayağını, kolunu bacağını sokması mı? Tabii ki bunları AA röportajında dile getirmesini bekleyemeyiz. Ama futbola ilgi düştü millet çoluğunu çocuğunu voleybola yazdırıyor yaklaşımına kendimi ne kadar zorlarsam zorlayayım ikna olamadım…

Futbolculara sosyal medya yasağı

HaberTürk gazetesi spor sayfalarında sosyal medya adına çok ilginç bir haber yayımlandı:  Portsmouth çalıştırıcısı Steve Cotterill, aralarında Kanu ve John Utaka’nın da bulunduğu oyuncularına sosyal paylaşım sitelerine giriş yasağı koydu. Bu sitelerdeki her kelimeye bin pound ceza kesilecek. Cotterill, “Çocuklara facebook ve twitter’a birşeyler yazmaları durumunda ceza vereceğimi söyledim. Bilgisayar önünde daha az zaman geçirip, futbola daha fazla odaklanırlarsa daha iyi birtakım oluruz. Bundan böyle oyuncularım bu sitelere yazdıkları her kelime için bin pound ödeyecekler” diye konuştu.

Bu hikayeden alınacak ders: Sosyal medya sizi futbolcu bile olsanız işinizi yapmaktan alıkor…