Sadece son Explorer’a bakarız demek doğru mu?

internet-explorer-11Microsoft bir açıklama yaptı:

12 Ocak 2016 tarihinden itibaren, Internet Explorer web tarayıcısının yalnızca en güncel sürümüne destek verilecek. Bu kapsamda tarayıcının olası açıklara karşı güvenliğini sağlayan yama ve güncelleştirmeler de yalnızca en güncel sürüm olan Internet Explorer 11 sürümü için sunulacak.

Bunu otomotiv dünyasıyla kıyaslayacak olursak… Bir otomobil alıyorsunuz. Ama otomotiv firması bir yıl sonra artık bunun için yedek parça çıkarmayacağını, eğer frenler bozulursa kendi başınızın çaresine bakmanızı söylüyor. Bu iyi bir şey mi?

Buna cevap olarak isteyen hemen bir ya da iki üst sürüme geçebilir ama otomobillerde bunu yapamazsınız diyebilirler. Hayır olay maalesef öyle değil. Çünkü her sürüm daha kuvvetli bilgisayar, daha çok hafıza ve üst seviyede işletim sistemi istiyor. Yani her alet üst sürüme geçebilecek seviyede değil.

Microsoft “güvenliğinizi en üst seviyeye yükseltmek için en doğru yol, mevcut web uygulamalarınızı, Internet Explorer 11 destekleyen sürümleri ile güncellemeniz olacaktır. Internet Explorer’ın eski sürümlerinde çalışan uygulamalarınız bulunuyorsa, bunları Internet Explorer 11’de ‘uyumluluk modunda’ çalıştırmanız mümkün olacaktır” diyor…

 

Yani sorun güvenlikse… Ben sadece son Explorer’a bakarım demek olmaz. Eskiden de böyle değildi Microsoft. Belli bir kuşak Explorer’a da bakmaya devam ederdi. Böylesine biz yaptık oldu diyerek kurtulamazsınız bu işten… Kimse kusura bakmasın o zaman kimse Explorer üstüne iş geliştirmez.

Eskiden alternatifi de yoktu. Artık var. Chrome var, Safari var… Hatta Apple ürünleri var, OSX var…

Google Apple’ın piline oynuyor

Eğer şimdiye kadar farketmediysenzi söyleyelim: Yapılan araştırmalarda Google Chrome tarayıcısının, Macbook’ların pilini çok daha hızlı bitirdiği ortaya çıkmış.

Bunun birkaç sebebi var ki bunlardan biri arka planda kalan sekmelerin kullanılmamasına rağmen sürekli pili daha fazla kullanmak istemeleri… Bunların önceliklerinin ayarlanmasıyla ciddi bir pil desteği sağlanacak Macbook’lara…

Apple’ın kendi Safari taraycısı Google uygulamalarını Chrome kadar iyi yönetemiyor olabilir. Ancak o da Apple ürünleri içindeki pil yönetimini harika bir biçide yürütüyor. Google içinde yapılan iyileştirmelerin sonucunda Chrome’un Safari kadar iyi bir pil koruma performansına geldiği söyleniyor.

CPU kullanımı elbette her şey değil. Pil harcaması önemli ama ne hızda arama yaptığınız, ekstra ugulamaları nasıl çalıştırdığınız, elektronik postalarınızı ne hızla çektiğiniz çok daha önemli. Chrome şu anda benim görebildiğim kadarıyla Safari’den çok daha iyi…

 

Microsoft’u bekleyen en büyük tehlike

Gecenin bir yarısı internet sitelerinde gezerken yabancı bir yorumcunun yazdıkları beni benden aldı. Kısacık bir yazıda arkadaş diyor ki Microsoft’u bekleyen en büyük tehlike rakipleri ya da ürün kalitesi değil. Microsoft geçmiş yıllarda sahip olduğu en önemli varlığını, kullanıcıların umursamasını kaybetmiş durumda.

Eskiden iyi ya da kötü de olsa birileri için Microsoft önemli bir isimdi. Herkes iyi konuştuğu için demiyorum bunu. İyi konuşan da vardı kötü konuşan da. Ama konu Microsoft’tan açıldı mı birilerinin iyi ya da kötü söylyecek şeyi mutlaka olurdu. Birkaç disketle Windows 3.0 yüklediğimiz günlerden Windows 95’lerden Vista’dan Windows 7’ye kadar. Açılmasını beklerken ağaç olmaktan bahsedenler, Linux bu işi daha iyi yapar diyenler, virüslerden şikayet edenler, mavi ekrana düşenler, ne güzel artık arka plan resmi koyabiliyoruz diyenler, kaçak program yüklemek için site arayışına girenler… Bunların hepsi iyi ya da kötü Microsoft’tan bahsederdi.

Ama bugün Microsoft kimsenin konusu değil, umuru değil… Daha kötü söylemiyle bu şirin şirket kimsenin ipinde değil. İnsanlar artık mobilden bahsediyor, tabletleri konuşuyor, iOS diyor, Android diyor, Chrome diyor, Safari diyor… Kimse eski gözağrısının yüzüne bakmıyor.

Bence Microsoft bir an önce buna bir el atmalı. Kendi hakkında iyi ya da kötü konuşmasına imkan tanımalı, bunun için ona yollar ve imkanlar sunmalı.

Bugünleri öngörmüştüm aslında. Belki beni de bu şyazıyı yazmaya iten sebep bu: Eskiden hepimizin elinde birer Microsoftlu ürün vardı. O yüzden bundan bahseder o yüzden içinde yaşadığımız dünyayı anlatırdık halka. Şimdi içinde Microsoft olan bir dünyadan çıktık, başka evrenlere açıldık.

Microsoft’u bekleyen en büyük tehlike budur. Artık ondan daha az konuşulmasının, daha iyi iletişim araçlarına rağmen daha az dikkat çekmesinin sebebi budur.

* Bu sayfadaki resim 26 Ağustos 1995 tarihinde Windows lansmanından sonra yaptığım haberin Milliyet’teki yansımasıdır…