Ders kitaplarına konan baz istasyonu karşıtı dilekçe

ANKARA, MANŞET, POLEMİK

Çocuklarımızı daha iyi okusunlar, bugün bizim olduğumuzdan daha iyi insanlar olsunlar ve bizim onlara verdiğimiz bir bardak suyu sürahiye dönüştürüp yarınlara daha iyi bir ülke bıraksınlar diye okula gönderiyoruz.

Devlet çocuklarımız için kitap seçimini yapıyor. Onlara kitapları ücretsiz bir biçimde veriyor ki ailelerin durumu olanlar olmayanlar bundan faydalanabilsin diye. Bu kitapları da bizzat seçtiği uzmanlara yazdırıyor ki çocuklarımız olur olmaz şeyler okumasınlar diye.

6. Sınıf sosyal bilgiler kitabı. İçini okuyunca çocuklarımızı haklarını arayan, duyarlı ve bilinçli bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen bir yayın olduğunu görebiliyorsunuz.

Ancak…

İçinde bir bölüme inanamadım. İçinde bir bölümde dilekçe nasıl ve niye yazılır anlatılan bir bölümde örnek olarak bir dilekçe konmuş. Dilekçede çocuklarımızın baz istasyonu kaldırılması için neler yapması gerektiği anlatılıyor ve bu da sağlığa verdiği zararlarla uzun uzadıya tarif ediliyor.

Bu tarifin içinde baz istasyonunun ne işe yaradığından bahsedilmiyor. BTK gibi regülatör kurumların baz istasyonu konusunu regüle etmek için yaptıkları, anlık ölçümleri, şirketleri nasıl zorladıkları da yok. Onlar tek bir bakış açısıyla baz istasyonlarının zararlı olduğuna karar vermişler ve oradan yürümüşler.

Beyler bayanlar o iş öyle olmuyor. Siz ders kitabı yazıyorsunuz. Tek taraflı, tek bakış açılı şeyler veremezsiniz. Baz istasyonu olmazsa neleri yapamayacağımızı biliyor musunuz? Dünya Sağlık Örgütü’nün izin verdiği ölçümlerin kaç kat altında çalıştırıldığını biliyor musunuz? Baz istasyonu kadar ışıma yapan saç kurutma makinesi, mikrodalga fırın ve buzdolabı gibi cihazların kimse tarafından regüle edilmediğini biliyor musunuz?

Biz çocukları daha teknolojiye yakın ve bilinçli eğitelim dedikçe sizin bu yaptığınız iş mi? Çocuklarımıza bilinç ve şuur vermek baz istasyonlarının kaldırılmasına mı kaldı?

Olmaz böyle şey.

Devleti bu konuda BTK gibi uzman bağımsız kurumlara danışarak ciddi adımlar atmaya davet ediyorum.

Aynı şekilde operatörleri de bu konuda daha etkin olmaya çağırıyorum.

Bir oksimoron örneği: Nokia Türk baz istasyonu üretecek

5G, DONANIM, MANŞET, TÜRK TELEKOM

nokia-18-03-2016-5

Çok enteresan başlangıcı olan bir basın bülteni geldi bugün. Bülten şöyle başlıyor:

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom, Türkiye’de ilk kez Nokia tarafından üretilecek olan mobil iletişim donanımını kullanarak, yerli üretime destek vermeye devam edecek.

Müthiş bir mizah olarak düşündüm bunu. Evet en sonunda mizahi içeriğe sahip basın bültenleri de bizimle paylaşılmaya başlandı dedim. Ama değildi. Bülten tamamen ciddiydi.

Fiber için ortak şirket kurma polemiği

5G, ANKARA, AVEA, İNTERNET, MANŞET, POLEMİK, TÜRK TELEKOM, TURKCELL, VODAFONE

fiberÖncelikle konunun ne olduğuna beraberce bakalım:

Turkcell’in şu andaki yıldız genel müdür yardımcısı İlker Kuruöz, 21 milyon haneye fiber gitmesi gerektiğini diye getirmiş. Kuruöz bunu üç operatörün yapması için gereken maliyetin 16,5 milyar dolar olacağını hesaplamış kabaca. Eğer bunu tek bir şirket yaparsa o ücretin 3,9 milyar dolara düşebileceğini öngörmüş. Yani teorik olarak böylesi bir çalışmanın ülke ekonomisine ve cari açığa yaklaşık 12,6 milyar dolarlık bir katkısının olacağını öngörmek mümkün.

Turkcell 375 aşkına bir kuleden diğer kuleye

5G, DONANIM, MANŞET, TURKCELL

Turkcell4.5G-kurulum-1Turkcell 375 megabitlik mobil hızı taahhüt olarak verdi. Basın bültenlerinde bunu vurgulamaya devam ediyor. Bu kadar çok söyledikten, bu algıyı yerleştirdikten sonra “ama çok insan gelirse tabi 375 olmaz” diyebilecek mi… Bu tartışmaya açık. Çünkü 3G Türkiye’ye gelmeden önce hiçbir şekilde 5 megabit olacak 10 megabitin altına düşmeyecek gibi taahhütler verilmemişti. Bu da insanları gereksiz bir beklenti içine girmekten kurtardı.

Yani “5 olacak çok yoğunluk olmadığı sürece 3’ün altına düşmeyecek” gibi daha güvenli iletişimi tercih etmeyip 375 gibi net bir rakamın söylenmesi bir süre sonra “bak gördün mü yapamamışlar” denmesini engelleyebilecek mi? Biraz Türk insanını tanımak lazım: 375 dedikten sonra 374 megabit internet verirseniz 100 megabit deyip 101 megabit veren insandan daha kötü durumda olursunuz. Bunu tarihe not düşelim…

Turkcell geçtiği basın bülteniyle 4G için (4,5 değil, hele Türk dilbilgisi kurallarına göre yaşıyorsak 4 nokta 5 hiç değil) baz istasyonları kurulumlarını  hızlandırdığını dile getirdi. Turkcell’in 2017 taahhüdü ise 1.000 megabit veya bir gigabit…

İlker Kuruöz alıntısıyla dağıtımı yapılan bültende Kuruöz’ün ağzından Turkcell iş ortakları dile getirilmiş. Buna göre Huawei ve Ericsson, Turkcell’in ana iş ortakları. Kuruöz yerli baz isasyonlarının testlerine de devam ettiklerini diye getirdi. Bu nokta beni çok şaşırtıyor. 1 Nisan’da 375 megabit internet taahüdü altına girmişsiniz, koştur koştur baz dikiyorsunuz. Ne zaman ve neden sonra Türk baz istasyonu dikeceksiniz? Mevcutları mı sökeceksiniz yoksa bunları o zamana kadar dikmediğiniz (mesela) Doğu Anadolu’ya mı göndereceksiniz? Bu koşturmaca içindeki kurumların başlarının böylesi acayip şeylerle ağrıtılması ne kadar acı…

Kapalıçarşı’da baz istasyonu polemiği

İNTERNET, MANŞET, OPERATÖRLER, POLEMİK

carsiBaz istasyonlarının çektiğini bu ülkde hiçbir şey çekmedi. Gazetelere yansıyan kulaktan kulağa yayılan bir haber çıktı: Baz istasyonları Kapalıçarşı bölgesinde yoğunlaşmış, 100 üzerinde baz istasyonu varmış, bunlar sağlığa zarar verirmiş… Halkım hemen bu haber üzerine ayağa kalktı tabii ki…

Çin’in mobil operatörleri bazları birleştirdi

5G, MANŞET, RAPORLAR, ULUSLARARASI TELEKOM

Çin’in üç büyük mobil şebeke işletmecisi olan China Mobile, China Unicom ve China Telecom ellerindeki tüm baz istasyonu kulelerini üç şirketin ortaklaşa kurdukları yeni bir şirket olan China Tower isimli şirkete devrettiklerini açıkladılar. Geçtiğimiz aylarda detayları şekillendirilen anlaşmaya göre her işletmeci elindeki kuleleri China Tower şirketine devredecek ve yeni şirkete devrettiği kulelerin değeri oranında ortak olacak. 30 Kasım 2015 tarihi itibariyle tüm devirler gerçekleştirilmiş olup son durumda China Tower şirketinin içerisinde China Mobile’ın yüzde 38, China Unicom’un yüzde 28,1, China Telecom’un yüzde 27,9 ve China Reform Corporation’ın yüzde 6 payı bulunmaktadır. Söz konusu üç şirket kule yönetimini tek bir şirket altında toplayarak yatırım ve işletme giderlerini düşürmeyi amaçlamaktadır. Buna ek olarak gereksiz altyapı yatırımının önüne geçilecek ve gelecekteki altyapı ihtiyaçları daha sağlıklı planlanacak.

Bu bakış açısıyla dünyada bizimki gibi herkesin kendi baz istasyonunu diktiği ülkelerin sayısı giderek azalıyor. Biz her şirket için ayrı paralar veren har vurup harman savuran bir ülkeyiz ve hiç neden farklı bir şey yapılamıyor diye tartışmıyoruz bile…

 

Yerli baz istasyonu konuşmak Nokia’ya düştü

5G, DONANIM, MANŞET
Heiko Straulino

Heiko Straulino

Öyle acayip bir ülkeyiz ki biz… Neyi niye yaptığımız o kadar belirsiz ki… Gazetelere yansıyan bir haberi sindirmek için kendi kendime üç dört gün bekledim. Konu yerli baz istasyonuydu. Şimdi on binlerce yeni baz istasyonu gelecek ya 4G ile beraber… Onları Türkleştirmek zorundayız ya kanun olarak. Nasıl yaparız diye bakınıp durma zamanımız başladı.

Bence yerli baz istasyonu tartışmalarının en enteresan ayağını Nokia’nın Münih Teknoloji Merkezi Başkanı ve İnovasyon Direktörü Heiko Straulino gerçekleştirdi. Bizim Türk baz istsayonu için harcayacağımız çabayı çok önemli buluyor ve diyor ki “yerli bir baz istasyonu üretmek teknolojik olarak bir meydan okumadır…” 

Ben anlamıyorum ki Straulino neden böyle bir şey söylüyor? Kendini Türk mü görüyor? Bizi Finlandiyalı mı sanıyor?

Biz baz istasyonlarını Türk yapacağız deyince Ericsson’dan Huawei’ye Nokia’ya kadar herkesin bir Türkleşesi tuttu. Parasını verince herkesi Türk yapabiliyormuşuz meğerse ne güzel…

Ha şu anda da baz istasyonlarımız yerli zaten. Aküsünü yapıyoruz, sanayide dış kaplamasını yapıyoruz, aküsünü yapıyoruz, dış kaplama, akü…

Yani kısaca biz Türkiye’de teknoloji üretmek yerine yabancı teknoloji şirketlerini Türkleştirerek konuyu hallettik sanırım…