Bu yıl kişi başı ortalama 72,9 gigabayt internet kullandık

BTK’nın 2017 birinci çeyrek raporu alışılmışın üzerinde bir gecikmeyle bugün itibarıyla yayımlandı. Çok enteresan ve üstünde konuşmaya değer veriler var. Bunları size yine TKNLJ formatında sunayım, üstünde konuşacak çok şeyimiz olacak…

  • Gelirler itibarıyla bakıldığında Türk Telekom ve Avea’yı iki ayrı şirket gibi düşündüğümüzde Türk Telekom resmen üçüncü şirket konumuna geriledi.
  • Gelirler açısından bakıldığında Vodafone ile Turkcell arasında sadece 600 milyon liralık bir fark kaldı
  • Yatırımlar açısından bakıldığında 2017 ilk çeyreğinde Turkcell 330 milyonun üstünde yatırımla toplam 736 milyonluk operatör yatırımları arasında birinci sırayı, neredeyse yüzde 50’lik payı aldı.
  • En az yatırımı 118 milyon liralık yatırımıyla geçen senenin zarar şampiyonu Avea gerçekleştirirken fiber işine giren Vodafone’un 143 milyon liralık yatırımda kalması dikkat çekti
  • Türkiye içindeki arama pazarında dakika bazında düşüş iyiden iyiye kendini göstermeye başladı. 2016 3. çeyrekte 64,2 milyar dakikaya çıkan konuşma, 2017 birinci çeyrekte 62 milyara düştü.
  • Sabit telefon görüşme dakikaları, çeyrek bazında 2,1 milyar dakikaya kadar düştü.
  • Şikayet sayıları aslında Türkiye’nin hale-i ruhiyesini gösterir nitelikte: 2016 son çeyreğiyle 2017 başında mobilden şikayet oranı 14 binden 26 bine kadar zıplamış. Bunda 4G’nin etkisi mi var, oluşturulan yanlış tarifelerin mi yoksa şirketlerin eskiye oranla müşteriye karşı daha umarsız olmaları mı… Bunu sizin değerlendirmenize bırakıyorum. (Mobil hizmetlerde gelen en çok şikayeti yüzde 21,6 ile faturalar oluşturuyor)
  • Telefon pazarında Serbest Telekom Hizmeti veren işletmecilerin payları giderek artıyor artmasına ya… O pazarın da lideri Türk Telekom’un TTnet’i ve Turkcell’in Superonline’ı… üçüncü sırada gelen Türksat’ı da bir kenara bırakırsak en serbest işletmeci olarak Turk.Net gözüküyor. Onun pazar payı yüzde 5,8…
  • Türk Telekom gelirlerinin lideri yüzde 58 ile erişim… Bir çeyrekteki payı yüzde 5’e yakın artmış.
  • Türk Telekom’un yüzde 25,8 olan telefon gelirleri 713 milyon. Bir başka bakış açısıyla erişim gelirleri 1,6 milyar TL.
  • Uluslararası aramalarda Türk Telekom pazar payı ilk kez diğerlerinin altına düştü. Yüzde 47,4’ye kadar geriledi. Dışarıdan Türkiye’nin arandığı trafiklerde ise STH’lar yüzde 80,2 ile inanılmaz derecede uçtular.

Konuta verdiğimiz desteğin yüzde biriyle internet uçar biz uçarız

Türkiye’de internete bağlantı yaptığımızda hiçbirimiz mutlu olmuyoruz. Hep içimiz kan ağlıyor. Facebook ortamında birkaç kişiye danıştım ne düşünüyorsunuz bağlantınız hakkında diye. Verdiği para ve aldığı hizmetten memnun olan çok az kişi var. Bunların sebep ve çözüm önerilerini sizler için birkaç maddede toplamaya çalıştım.

İnternetimiz kötü çünkü:

  • Yurt dışı çıkışlarımızda sorun var. Biz hala darboğazlardan ülke dışına gitmeye çalışıyoruz. Yatırımlarımız arasında çıkış kapılarımızı genişletemiyoruz. O yüzden hem kotayla boğuşuyor hem de diğerlerinin verdiği paradan fazlasını veriyoruz
  • Ülke içinde adam gibi bir altyapımız yok. Hakim işletmecilerden bazıları bir şekilde alt yapı yaptırılmasını engellemeye çalışıyor.
  • Ülkenin bağlantılar konusunda alternatifleri yok. Yani bir yanda bakır, bir yanda fiber ve diğer yanda koaksiyel kablolu yayın eşit derecede herkesin evine kadar gitmiş olsa rekabet olabilirdi ve fiyatlar inebilirdi.
  • Teknolojiler gibi şirketlerin de birbiriyle rekabet etme ortamı yok. Büyük şirketler bile birbirlerinin rekabetinin önünü keserken küçüklerin var olabilmesi imkansız. Küçükler var olmazsa yaratıcılık olmaz, küçük yerlere gitmek olmaz. sürpriz fiyat indirimleri olmaz.
  • İnternetimizin üstündeki Demokles kılıcı olan sansürü ortadan kaldırmamız lazım. Olmuyor işte onunla. İnsanlar kesintiye ve internetsizliğe alıştırılıyor bir şekilde.

İnsanlar tanklara da çıktı telefonlara da

15 Temmuz kalkışmasının en önemli sıkıntılarından biri de ekonomiye yaptığı olumsuz etkilerdi. Bakıldığında hemen her sektör yılın üçüncü çeyreğini “yaşanmamış” aylar listesine ekledi ve büyük zararları sineye çekti.

Ancak Telekom sektöründe durum tam da öyle olmadı. Hatta uzun zamandır yapamadığı gelişmeleri bu sayede hayata geçirdi. BTK’nın yılın her çeyreğinde yayımladığı Pazar Verileri Raporu’na göre şirketler ciro ve karlarını, hatta abone sayılarını artırdılar.

  • Bir yıllık süreçte baktığımızda Türk Telekom gelirini yüzde 14, Turkcell yüzde 2, Vodafone yüzde 13,2, Avea ise yüzde 13 artırdı. Çeyrek bazında Türk Telekom yüzde 3,2, Turkcell yüzde 6,4, Vodafone 2,7, Avea yüzde 5 arttı.
  • Teknolojik yatırımlar açısından bakıldığında hem bir yıl öncesine göre hem de bu çeyrek için yatırımlarını artıran bir tek Türk Telekom var. Turkcell bir yıl öncesine göre yatırımını artırmış ancak geçen çeyreğe göre düşürmüş. Avea ve Vodafone’un her iki alanda düşmüş. Hatta Avea ve Vodafone’un çeyrek yatırım toplamları sadece Vodafone’un geçen çeyrek yaptığı yatırıma zar zor erişiyor.
  • Konuşma 64,2 milyar dakikaya çıkmış çeyrek başına… Şimdiye kadar yapılan en yüksek konuma. Bir yıl öncesine göre baktığımızda yüzde 12,2’lik bir artış söz konusu.
  • Enteresandır, 15 Temmuz’un yaşandığı dönemde belki de telekomünikasyon şirketlerinin yaptığı değişik kampanyalar yüzünden şikayetler neredeyse bıçak gibi kesilmiş. Mobil şikayetlerdeki düşüş yüzde 25 azalmış. Tüm şikayetler açısından baktığımızda bir çeyrekte yüzde 11 düşüş var.
  • Türk Telekom iyice data şirketi oldu. Erişim kalemi 2009 yılında toplam gelirin yüzde 24,3’ü iken bu çeyrekte yüzde 55,4 oldu. Hatırlanacağı gibi 2014 yılında erişim gelirleri ik kez konuşma da dahil tüm gelirleri geçmiş, 2016 yılı başında da yüzde 50’nin üstüne çıkmıştı.
  • Tam bir yılda erişimin toplam gelirlerdeki payısını yüzde 7,3 artırması, Türk Telekom ölçeğindeki bir firma için inanılmaz.
  • 10,1 milyonu sabit olmak üzere 59,1 milyon internet kullanıcısı var.
  • Mobil cepten internet korkunç derecede şişiriliyor. Bir sene içinde yaklaşık 12 milyon yeni mobil genişbant internet kullanıcısı yaratıldığı diye getirilmiş. Buna karşın esas gelişmişliği gösteren fiber kullanıcı sayısındaki artış çeyrek bazında 50 bin bile değil. Yıllık ise 200 bin civarında.
  • Abone başı internet kullanımı sabitte bir çeyrekte 3,5 gigabayt arttı. Mobilde ise yüzde 12 arttı. Mobilde yıllık artış ise yüzde 35…
  • 47 milyon mobil telefon sahibinin yüzde 18,4’ü, yani 8,8 milyonu, yanlışlıkla dahi internete girmemiş gözüküyor.
  • 4G’nin gelip artık iyice oturduğu şu günlerde BTK 7 ilde mobil internet hızını ölçmüş. En hızlı ilde hızımız 8 megabit. Yani öyle 300 megabit, 1 gigabit filan yok ortalıkta…

  • OECD ülkeleri arasında Sabit mobil genişbant yaygınlığında her zamanki gibi Macaristan, Şili ve Meksika’dan iyiyiz

İkinci Paul Doany dönemi, o dahil herkes için daha zorlu olacak

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom’un yeni CEO’su, Yönetim Kurulu kararıyla Paul Doany oldu.

Bu cümle bir Türk Telekom basın bülteniyle geldi. Bekleniyordu çünkü o kadar çok yazılıp çizildi ki dedikodu olmaktan çıkmıştı artık. Bu cümle kesinleştikten sonra birkaç yazı yazıp sildim. Sonrasında sizlere Paul Doany kimdir konusunu, onun Türk Telekom’un başına geçtiği ilk dönemde çok yakınında olan biri olarak anlatmak istiyorum.

Önce o dönemler nasıldı onu hızlıca özetleyeyim size: AKP’nin ilk yıllarıydı. Sonradan bakanlıkta en uzun süre kalma rekoru kıracak olan bugünün başbakanı Binali Yıldırım’ın ilk yıllarıydı. Türk Telekom’un satışını kabul etmeyen muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının seslerinin en yüksek çıktığı zamanlardı. BTK’nın yeni yeni yapılandığı ve sektördeki ağırlığının henüz sonrası dönemlerde olduğu kadar yüksek olmadığı zamanlardı.

Gelelim Türk Telekom’un içine… Türk Telekom o yıllarda bir devlet kuruluşuydu. İçindekiler hedefsiz çalışmaya alışmış devlet memurlarıydı. Özel bir şirkette çalışma mevhumları olmadığı gibi, çok da yoğun bir çalışan kitlesine sahiplerdi. O zamanlar söylenenlere göre iş verimliliği çok da yüksek değildi. Çalışanların büyük bir kesimi devletin farklı kademelerine geçrek devlet memurluklarını devam ettirmekte çok kararlıydı.

Türkiye’ye gelmesinin ilk günlerinde bu şirkete danışmanlık hizmeti vermek üzere şirket dışından ama Paul Doany’e çok yakın bir seviyede çalışmaya başladım.

Çok zor zamanlardı gerçekten. Çünkü yapılan her yeni tarifenin günlerce BTK bünyesinde onay için bekletilmesi söz konusuydu. Şirket rekabeti korumak amacıyla TTnet ve mobil olarak birkaç parçaya bölünmüştü. Evet o zamanlarda daha Vodafone yoktu. Ama Turkcell inanılmaz derecede kuvvetliydi. Avea, Aycell ve Aria başarısızlığının gerçekten çok dibe vurmuş haliydi. Dolayısıyla şirket içinde koordinasyon kurmak neredeyse imkansızdı.

Bence o yıllarda Paul Doany bir mucize yarattı: Devletin o zorlu yapısıyla serbestleşmeye çalışan bir sektörün sancılarını harmanlayıp, farklı bir çalışma dünyası olduğunu çok yavaş benimseyen şirket içi çalışanları motive etmeye çalıştı.

Yaşananlar konusunda detay verebilmem profesyonel açıdan doğru olmaz. Ama kan ter ve göz yaşıyla geçen çok zor bir üç yıl olduğunu söyleybilirim size…

O zaman dilimi içinde Doany ile ilgili gördüklerim şunlar: İnanılmaz zeki ve esprili biri. Belki Binali Yıldırım le o yüzden çok iyi anlaşıyorlardı. İşine çok dedike çalışan biriydi ki benden az uyuyan bir tek onu gördüm. İnanılmaz espriler yapmasının yanında sinirlendiği zamanda yanında olmak istemeyeceğiniz biriydi. Onu en çok sinirlendiren şeyin hayal kırıklığı ve insanların aptallığı olduğunu söylemekte fayda var.

Özel hayatında doğru dürüst Türkçe konuştuğunu hiç görmedim ama Türkçe sunum yaptı, o zamanın başbakanına tamamı Türkçe açılış konuşması yaptı. Hesap kitap işlerini bizzat kendinin yaptığına birkaç kez şahit oldum. Sözünü sakınan da bir adam hiç değildi: Çok fazla diplomatik olmadığı çok zamanlar gördüm. Ama bunu insanları kırmadan yapardı. Türk Telekom il müdürlerinin şimdiki değil özelleşmeden önceki hallerini düşünün: O zaman bu insanlar devlet törenlerinde devlet erkanıyla beraber, vali, kaymakam, askeri erkanla beraber saf tutardı. O insanların özel şirkete dönüşme sancılarını gecesini gündüzüne katıp her biriyle teker teker konuşarak giderdi.

Kimsenin bilmediği bir yönü gündeme getirmekte fayda var: Ülkede yabancı ürün hayranlığının olduğu 2000’li yılların başında her eve soktuğu modemleri bir Türk firmasından alarak resmen bir sektör yarattı ülkede. Ama en önemlisi şirket satın almaları yaparak oyun, eğitim, Ar-Ge ve benzeri alanlarda çok da onlardan istenmeyen Türkleştirme adımları attı. O adımların iyi ya da kötü sonuçlanması konu dışı. Sonuçta kaç büyük Türk sermayesi biliyorsunuz şirket satın almalarıyla Türkiye’de şirket büyüten?

Yeniden Türk Telekom’un başına gelmesiyle sektör tekrar hareketlenebilir. Çünkü Türk Telekom son birkaç yıl içinde ilerleyen değil cepten harcayan bir kurum oldu. Ypabileceği birçok şeyi yapmadı. Şirket onun bıraktığı zamandan itibaren düzenli olarak aşağı doğru gitti. Devlet ilişkileri ve rekabet nezdinde hiç ileri adım atmadı (ben hep ileri adım atmalı demiyorum ama ilk zamanlarıyla kıyaslandığında çok fazla geriye gitiğini söylemek çok da yanlış olmaz)… Bence Binali Yıldırım’ın bir önceki Türk Telekom CEO’sunun gözlerinin içine baka baka fiber rekabetini eleştirmesiyle ilişkiler kopma noktasına geldi.

 

Bence daha ılımlı bir Türk Telekom için şirketin başına tekrar getirildi. Bene tüm yapıları değiştirip oyunu baştan yazması gerekiyor. İlk sefer kadar hatta daha zorlu bir süreç olabilir onun için.

Ama şurası çok önemli: Onun varlığı, Turkcell için çok büyük tehdit. Çünkü göreli olarak Kaan Terzioğlu’ndan daha fazla zaman geçirdi bu ortamda ve özellikle de “bu” devlet erkanıyla. Hele hele Türkiye’yi ve pazarı çok fazla bilmeyen yeni CEOsuyla Vodafone içintehdidin boyutları çok daha korkutucu…

Ama en azından sektöre yeniden heyecan gelebilir. Ve girişimcilerle geçirdiği sıkı fıkı 4-5 yılın ardından Türkiye’de yeni şirketlerin ayağa kalkmasını sağlayabilir.

Merakla bekliyorum ilerlemeleri…

Türk Telekom artık ses değil internet şirketi!

BTK her yıl üçer aylık periyodlar halinde hazırladığı Haberleşme Sektörü Raporu’nu yayımladı. Bu raporun çok önemli bir yeri var teknoloji hayatımızda: Temmuz darbe girişimi öncesinde son zamanlara kadar gerçekleşen rakamlar bize sunuldu. Temuz ayına kadar olan bitenleri sizler için maddeler halinde toparladım rapordan.

  • Bu yılın başından bu yana yatırımın şampiyonu Turkcell olmuş. 950 milyon TL’yi aşkın yatırımlarını Avea 760 milyona yakın yatırmla takip ederken Vodafone 712 milyon TL ileüçüncü. Türk Telekom ise eski zamanlarını aratırcasına 340 milyon liralık yatırım yapabilmiş.
  • Konuşma oranlarında mobilden mobile arama oranlarında bir zıplama oldu. 2. çeyrekte 4 milyar dakikaya yakın ekstra konuşma olmuş.
  • Servis sağlayıcılığı sektöründe milyon abone başına şikayet oranlarında 2016 ikinci çeyreğinde neredeyse bir patlama yaşandı. Ama toplam sayıya bakıldığında mobil operatörlere gelen şikayetler hala liderliğini koruyor.
  • 2016 yılı başı itibarıyla servis sağlayıcı sektörü resmen yıkılmış. 2016 yılı başında ne olduysa şikayetlerin en önemli bölümünü bağlantı sorunları oluşturuyor. 2015 yılı sonuyla kıyaslandığında 2016 yılının ortasındaki bağlantı şikayet sayıları neredeyse iki katına çıkmış.
  • Türk Telekom’un yıllık konuşma oranı hızla düşüyor düşmesine ya… Esas dikkat edilmesi gereken şey şu: 2015 yılında kurumun gelirlerinin yüzde 34,8’i sesten, yüzde 47,9’u veri erişiminden geliyordu. 2016 yılının ikinci çeyreğinde ses gelirleri yüzde 28,9’a düştü. İnternetten gelen para ise yüzde 55’e çıktı. Yani Türk Telekom artık ses değil veri erişimi firmasıdır.
  • Şu anda Türk Telekom abone başına 24,4 TL gelir elde ediyor. Kurumun birçok kullanımı düşerken geçen seneye kıyasla abone başı elde edilen gelirin 1 TL’den fazla artmış olması çok enteresan bir veri.
  • Genişbant internet abone sayıları 2015’e kıyasla 7 milyon kişiye yakın artmış. Ancak sabit internette artış 400 bin, geri kalan tüm artışlar aslında cep telefonu kullanıcılarında gerçekleşmiş. Yani aslında bu artışı 4G’ye borçluyuz diyebiliriz. Çünkü 2014 yılında 12 ayda yaşanan 7 milyon kişilik artışı bir 2016 yılında 6 ayda yakalamışız.
  • Fiberde saçma sapan bir gelişme var: Fiberin farklı çeşitleri var. Evin içine kadar gelen fiber, binaya kadar gelen fiber. Fiberin ucunun evin içine gelmesi elbette çok önemli bir şey ve en hızlı internet böyle sağlanıyor. Ama 2016 yılında evin içine kadar gelen fiber sayısı yüzde 3,3 oranında azılmış! Yani insanlar, yaklaşık 22 bin kişi, daha ucuz ve hızlı fiberden vazgeçmiş görünüyor. Buna karşın binaya kadar internet (sonrasında bakır) hiç artmadığı kadar, 65 bin kişi oranında artmış. Benim aklıma şu geliyor: Eve kadar internet diyen bazı şirketler BTK’ya yanlış bilgi vermemek için rakamlarını revize ederek “pardon abi o binaya kadardı yanlış söylemişim” diyerek değiştirdi. Bunun kokusu çıkar yakın zamanda…
  • Toplam fiber abonemiz 1,78 milyon kişiye ulaşmış durumda. Senelik büyümemiz yüzde 14. Biz böyle fiberleşemeyiz. Böyle olmaz. Bu rakamlarla ülkeye fiber yayılması için 3.000’li yılları beklememiz lazım. OECD ülkeleri arasında yapılan sıralamada hala diplerdeyiz.

Telekomünikasyonda 2015 yılı böyle geçti

BTK’nın şirketlerden aldığı rakamlarla hazırladığı 2015 yılı raporları en sonunda açıklandı. Sizler için her çeyrekte yaptığım gibi TKNLJ formatında ana başlıklarla bir özet hazırladım:

  • Elektronik haberleşme sektörü gelirleri bir yılda 33,6 milyar liradan 39,6 milyara çıktı. Yüzde 17 seviyesindeki yıllık artış bizimki gibi doymaya çok yakın pazarlar için çok önemli

Avea ve TTnet’in cenazesini Turabi ve Hadise kaldırdı

Türk Telekom, basının birçok ismini çağırdığı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı Antalya’da iki gün sürdü. Ne yazık ki yaşamsal koşturmacalar yüzünden toplantıya katılamadım. Toplantının ne olduğunu, neden bu kadar büyük bir etkinlik düzenlendiğini merak etmekteydim ki imdadıma oradan gelen basın bültenleri değil gazetelere ve ajanslara yansıyan yazılar yetişti: Avea ve TTNET artık Türk Telekom ismi ve çatısı altında birleşmişti.

Toplantıya katılan arkadaşların sosyal medya hesaplarından görebildiğim kadarıyla oldukça geniş katılımlı ve eğlence tarafı ağır basan bir etkinlik olmuş. Rıdvan Dilmen, soyadını bilmediğim hiç de merak etmediğim Survivor Turabi, soyadını kimsenin bilmediğini düşündüğüm Hadise ve gurmeler gurmesi Arda Türkmen gibi konusunun en önde gelen isimleri hoşça vakit geçirtmek için elinden geleni yapmış. Bir anlamda Acun Medya etkinliği olmuş.

Yapılanlara baktığımızda aslında Avea ve Ttnet’in tarihe karışması etkinliğiydi bu. Sonuçta eğlence dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bir cenaze etkinliği olmuş bu.

Global mobil ödüllerini bültenlerden okumak istemeyenler için…

Global Mobile Awards, GSM konusunda dünyanın en prestijli ödülü. GSMA adı verilen Dünya GSM Birliği tarafından veriliyor. Bu oluşumun yönetim kurulunda dünyanın en önemli GSM şirketleri yer alıyor. Kimseyi ileri götürmek, kayırmak, parasıyla ödül satın almak gibi dünya teknolojisinin sıkça yaptığı şeyler genelde bu ödül sisteminde çalışmıyor.

Ülkemizin şirketleri hemen her sene buraya birkaç işini veriyor. Bayağı da öncesinde sonrasında iletişimine önem gösteriyorlar. Ne yapsınlar her sene kiloyla insanı GSMA kongresine taşıyorlar. Gazeteciler oradan kendilerine dair ne haber geçecek? Artık ellerine ne geçerse… Zaten ekonomi müdürlerini filan götürdükleri için konuya yakın olan bir Allahın kulu yok.

Fiber için ortak şirket kurma polemiği

Öncelikle konunun ne olduğuna beraberce bakalım:

Turkcell’in şu andaki yıldız genel müdür yardımcısı İlker Kuruöz, 21 milyon haneye fiber gitmesi gerektiğini diye getirmiş. Kuruöz bunu üç operatörün yapması için gereken maliyetin 16,5 milyar dolar olacağını hesaplamış kabaca. Eğer bunu tek bir şirket yaparsa o ücretin 3,9 milyar dolara düşebileceğini öngörmüş. Yani teorik olarak böylesi bir çalışmanın ülke ekonomisine ve cari açığa yaklaşık 12,6 milyar dolarlık bir katkısının olacağını öngörmek mümkün.

Başlıksız

BTK 2015 yılının üçünü çeyrek verilerini açıkladı. İçinde çok ilginç veriler mevcut. Biz bunları her zaman yaptığımız gibi TKNLJ formatında sizlerle paylaşalım:

İşletmecilerin son bir yıldaki üçer aylık satış gerçekleşmeleri (Milyon TL)

  • 2015 yılı üçüncü üç aylık dönemde Türk Telekom, Turkcell, Avea ve Vodafone’un net satış gelirleri yaklaşık 8,2 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Diğer işletmecilerin net satış gelirleri 2015 yılı üçüncü çeyrekte yaklaşık 2,1 milyar TL olarak gerçekleşti.

İşletmecilerin bir yıllık yatırım gerçekleşmeleri (Milyon TL)

  • 2015 yılı üçüncü çeyrekte Türk Telekom ve mobil işletmecilerin toplam yatırım miktarı yaklaşık 1 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Diğer işletmeciler tarafından 2015 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 467,4 milyon TL yatırım gerçekleştirildi.

  • 2015 yılı üçüncü çeyrekte toplam mobil trafik miktarı 56,4 milyar dakika olurken sabit trafik miktarı ise 2,6 milyar dakika olarak gerçekleşti. Bir önceki üç aylık döneme göre mobil trafik miktarı sabit kalırken, sabit trafik miktarı yaklaşık yüzde 11,2 oranında azaldı. Trafiğin büyük bir kısmını (yüzde 91,9) mobilden mobile giden trafik oluşturuyor.
  • Gelen şikayetlere bakıldığında akıllı telefonların artmasıyla içerik hizmetleri konusunda şikayetlerin neredeyse iki katına çıktığı görülüyor. Fatura şikayetleri konusunda ise ciddi bir düşüş var.
  • Sabit tarafın şikyetlerine baktığımızda ise karşımıza bağlantı sorunları çıkıyor. Ülkede sözde genişbant arttıkça bağlantı sorunlarındaki şikayet artışı çığ gibi büyüyor.

Karasu baz kapatmaktan gurur duyuyor

Karasu Belediye Başkanı Mehmet İSPİROĞLU

Dün Vodafone’un Sakarya’nın Karasu ilçesinde belediyenin baz istasyonu sökümü üzerine yaptığı veryansını yorumlu olarak sizlerle paylaştım. Bugün Turkcell de aynı minvalde bir metin paylaştı. Biraz daha yumuşak ama aynı anafikre sahip bir metinle…

Ben size Karasu Belediyesi’nin karşı cevabını da iletip ardından yorumlarımı sunmak istiyorum. Karasu Belediyesi diyor ki:

Baz istasyonlarının İnsan ve Çevre sağlığını olumsuz yönde etkilememesi, kent estetiğini bozmadan ve çevre kirliğine yol açmadan denetlenerek kamu otoritesi tarafından yasa ve yönetmeliklere uygun olarak kurulması ve ölçüm değerlerinin belirli periyodlarla ilçemiz halkına bilgi verilmesi çok önemlidir.

Gizli ve kamuflajlı kaçak olarak kurulan Baz istasyonlarının denetlenebilir, sağlığa zararı olup olmadığı ölçülebilir olmalı ve imar kanunu gereği kurulumları yapılmalıdır.

Anayasanın ve kanunlarımızın biz Kamu idarelerine, Kamu yararına verdiği uygulamaları kamu hizmetlerini aksatmayacak, sekteye uğratmayacak ve kolaylaştıracak uygulama çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Vodafone Telekomünikasyon A.Ş., Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ve İlçemizde bulunan diğer Gsm Baz İstasyonlarına 3194 Sayılı Kanuna Göre İşlem yapılması Gerektiğini  ve esasları ile ilgili gerekli bilgiler verilmiştir.

Ancak Vodafone Telekomünikasyon A.Ş 17/11/2015 tarihinde mobil iletişim kesintisi ve çekim noktalarına yapılan müdahale sonrasında abonelerine sms ve yerel basın aracılığı ile bilgi vermektedirler.

Karasu Belediyesi olarak abonelerin iletişim kesintisi ile ilgili gerekli idari çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Belediyeler Yerel halkın yaşam alanlarını Kanunlara uygun şekilde korumak ve adaletli olmak zorundadırlar. Eşitlik ilkesi Anayasanın kesin ve emredici hükümleri arasında yer almaktadır. Nasıl ki; Bir vatandaş kendisine Kanunlar ile tesis edilmiş İmar alanlarında gösterilen şekil ve biçimin dışına çıkınca İmar Kanununun emrettiği müeyyideler ile karşı, karşıya kalıyorsa, bu tür yapılaşmalara ve çevre kirliliğine yol açan firmalara’ da bu müeyyidelerin uygulanması gerekmektedir. Kamu yararı ile biz bu işi yapıyoruz, Haberleşme özgürlüğünü sağlıyoruz demek Kanun hükümlerine aykırı davranmayı gerektirmemektedir. Kanunlar bireylerin uyması gerektiği düzenlemelerdir. Anayasa önünde her birey eşittir.

Belediye olarak her türlü kolaylığı sağlamamıza, uyarı yazıları yollamamıza rağmen GSM Operatörleri Belediyemiz ile iletişime geçmemiştir. Kanunsuz ve insan sağlığına zarar veren istasyonları işletmeye devam etmişlerdir. Belediyemiz Kanunları Uygulamaktadır. Uygulamaya devam edecektir.

Evet şimdi de TKNLJ formatında yorumlarımıza gelelim…

Türkiye’nin telekomünikasyonunda neler eksik?

Türkiye’de telekomünikasyon, en önemli sektörlerden biri. Gerek halka gerekse teknolojiye yaptığı katkılar açısından Türkiye için kilit öneme sahip. Şirketler çok kazanıyor çok kazandırıyor. Ancak rekabet açısından gerçekten de çok ciddi sorunlar var. Dünyada aşılmış bitirilmiş sorunlar Türkiye’de saçma sapan bir şekilde hayatımızı zorlaştırmaya devam ediyor.

Elbette son kullanıcı bu sorunların farkında değil. Çünkü son kullanıcı önüne gelenleri görüyor. Rekabet sağlansa daha iyi nelerin olabileceğini düşünmek zorunda değil. Bunu rekabet kurumu, BTK gibi kurumların düşünmesi lazım. Örneğin ABD’de bunu yapan FCC gibi kurumlar var ve halk için en uygun rekabet ortamını yaratabiliyorlar.

Türkiye’de TELKODER gibi bir kuruluş olmaya hiçbirimizin neler olup bittiğinden haberi olmayacak. Ben bu farkındalığı sağlayabilmek için bu kurumun yetkililerini TV programına çağırdım.

Neler konuştuk? Fiber, rekabetin sağlanamayan unsurları, Türk Telekom’un fiyat sıkıştırması, Türk Telekom’un Avea ve TTnet markalarını toprağa gömme isteği, kablolu şebekesinin devlet tarafından rekabete açılmasındaki adımlar, kurumların altyapı paylaşımlarındaki geri adımları, sanam mobil operatörlüğün bitmeyen çilesi…

Bütün bunlar arka arkaya gelecek bu iki videonun içinde. Gerçekten de Türkiye’de nelerin yanlış gittiğini anlamak için bir buçuk saatiniz var…

Programa 4,5Ğ kıyafetimle çıktım. Çünkü 4G konusunda çok sert şeyler söylediğimi düşünüyordu herkes. Ben de gazetelerde çalışan arkadaşlarım gibi yaptım. Yumuşattım söylediklerimi. O zaman 4,5Ğ oldu olay

[wpdevart_youtube]EL50lm7LM0A[/wpdevart_youtube]

[wpdevart_youtube]08Z68d2MY_s[/wpdevart_youtube]

TELKODER de “markalar ölmez TT bölünmez” dedi

Hürriyet gazetesinde yayımlanan “Avea ve TTnet markaları ölüyor, Türk Telekom tek marka kalıyor” haberinin ardından basında öyle kimsenin çok sesi çıkmadı. Ben bir yazı yazdım, ardından TELKODER de konuyla ilgili ve telekomünikasyon dünyasına duyarlı bir şirket olarak açıklamasını yaptı.

TELKODER şöyle bir açıklama yaptı:

TT birleşmesinin önlenmesi için hem Rekabet Kurumu hem de BTK’ya başvurularımız olmuştu, bu başvurularımıza olumlu yanıt vermeyen her iki kuruma da ayrı ayrı dava açtık, bu davalar ilgili idare mahkemelerinde görülmeye devam ediyor.

Diğer yandan son haberde sözü edilen tüm hizmetlerin aynı marka altında birleşmesi ve tek fatura kesilmesinde ise daha büyük sorunlar var. Tek fatura kesilebilmesi için TTNet ve Avea’nın kapatılarak TT altında hukuki olarak birleşmesi gerekiyor, TT’nin ve Avea’nın ayrı imtiyaz sözleşmeleri, TTNet’in yetkilendirmeleri var.

Mevcut mevzuatımıza göre bunun gerçekleşmesi mümkün değil, dolayısı ile mevzuat değişikliği yapılması gerekir. Yapılacak değişiklikler ülkemiz Telekom sektörü düzenleme rejiminin çatısını değiştirecek büyüklükte olabileceğini tahmin ediyoruz. Tabi bunların ekonomik yönden ve rekabete etkileri yönünden de ayrıca incelenmesi gerekir. Kısacası bu konunun ayrıntılı olarak çalışılması gerekir.

Elbette çok haklı TELKODER. Avea’nın ayrı imtiyaz sözleşmesi var, TTnet’in ayrı, Türk Telekom’un apayrı. Siz neye göre hepsini bir potada eriteceksiniz?

Bazı gazeteleri ısrarla takip ediyorum Türk Telekom’un ismni hep diğerlerinin karşısında ve tek gösteriyor şimdiden. Yapmayın böyle. Düşmeyin bu PR tuzaklarına…

Markalar ölmez TT bölünmez kampanyam devam edecek…

Markalar ölmez TT bölünmez!

Hürriyet gazetesinde çok yakından takip ettiğim Ahmet Can çok enteresan bir kulis haberine imza atmış. Habere göre Türk Telekom ve grup şirketleri son zamanlarda yönetici ve satış mekanlarını birleştirmekle kalmayacak tek bir marka altında, Türk Telekom ismi altında birleşecek. Ardından mobil telekom işletmecisi Avea ve internet bağlantılarını satan TTnet markaları öldürülecek. Konuyu TKNLJ formatında masaya yatıralım:

  • Türk Telekom’un farklı markalarla iş yapmasının çok önemli bir sebebi vardı. Çünkü Türk Telekom, Türk vatandaşlarının vergileriyle kurulmuy bir kurum olarak özelleşse de diğer firmalara altyapı hizmetleri satmak zorundaydı.
  • Kanunlara hangi gözlükle bakarsanız bakın Türk Telekom gibi bir yapının hangi devlet anlaşmasıyla kurulmuş olursa olsun hep toptancı hem de perakendeci olması mümkün değildir. Çünkü özellikle piyasayı etkileyecek bu gibi durumlarda kendisine özel çıkar sağlama ve toptan sattığı firmaları öldürme riski barındırmaktadır.
  • Şu anda Türkiye’de diğer firmaların fibar ve altyapı hizmetleri yaratması önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Dolayısıyla şu anda fiilen ülkenin telekom altyapısı tek bir şirketin kucağında tutulmaktadır çıkarılmayan ve çıkarılan yönetmelikler marifetiyle. Bugün bir şirket toprak altınra fiber döşemek için orada fiber zaten varsa Türk Telekom’dan izin almak zorundadır.
  • Ülkede telekomünikasyon alanında rekabet var mı sorusunun cevabı 3 büyük firma arasında pozitife yakın olsa da serbest telekom işletmecileriyle büyükler arasında bakıldığında net bir “hayır”dır.
  • Türk Telekom’un bunu yapma sebebi giderek kan kaybettiği sabit telekom alanındaki hakim güç konumlandırmasını kaldırabilmek, telekom alanında hakim güç olarak gösterilen tek şirketin Turkcell olmasını sağlamaktır. Türk Telekom’un sabit pazardaki payı her ne kadar müşterilerinin büyük bölümünü kaybetmiş olsa da hala yüzde 90’lar civarındadır.
  • İşin en ilginç tarafı ise daha önce Türk Telekom üstünden satış yapma çabaları, Lokum örneğinde olduğu gibi rekabete aykırı bulunmuştur. Hala konu üstünde uğraş vermelerini anlamak gerçekten çok güç…

Başlıkta biraz da şaka olsun diye böyle bir cümle kullandım. Ama net bir şekilde bu başlığın tersinin olacağını hepimiz biliyoruz…

Konuyu bir anketle kapatalım

[poll id=”5″]

TÜBİSAD: Ne olmalı ne olmamalı

TÜBİSAD’ın yeni üye listesi açıklandı listenin tam halini vererek haberin sıcak kısmını burda kapatalım. Sonrasında söyleyecek birkaç şey çıkabilir…

 

Asil Üyeler

Yedek Üyeler

Ahmet Öngün (Gantek) Adnan Metin (Borsa İstanbul)
Ali Kançal (Index) Barış Öney  (Global Turk Capital)
Burak Aydın   (Intel) Burak Ertaş  (Sahibinden.com)
Cenk Kıvılcım  (Cisco) Nil Bağdan (Software AG)
Coşkun  Şahin (Avea) Önder Sönmez (Alcatel)
Emre Kurttepeli (Mynet) Serpil Mermer (Detaysoft)
Erman Karaca  (TFI) Tijen Armağan  (Enocta)
Güngör Kaymak (HP E) Ümit Cinali  (Tradesoft)
Hasan Süel  (Vodafone) Zafer Küçükateş  (Vestel)

Türkiye’nin kısa telekomünikasyon tarihinden notlar

En başından beri GSM Abone sayıları

Sizler ve olur olmaz gazete haberleri yapanlar için GSM dünyasındaki abone sayılarının artışını ilk gününden, yani 1994 yılından itibaren etkileşimli bir tablo halinde çıkardım. Rakamlar BTK’nın faaliyet raporlarından alındı. Genelde farklı faaliyet raporlarında aynı konu için farklı rakamlar çıkabiliyor çünkü ilerleyen yıllar içinde güncellemeler geliyor. Ben bu konuyu sizin için en son verilen en doğrusudur mantığıyla çıkardım.

Biraz rakamları açmak gerekirse… 1998 yılına kadar durağan bir yapı izliyor GSM abone sayıları ülke nüfusuna oranla… Ülke nüfusuna oranla diyorumm çünkü tabloya bakacak olursanız bayağı yatay bir yapı izlese de aslında her sene iki katına çıkıyor neredeyse.

Rakamlar olgunlşınca yükseliş grafiksel olarak hızlanıyor. İlk düşüş ki kendisi 3 milyona yakın, 2009 yılında gerçekleşiyor. Hatırlayanlar olacaktır o yıllarda çıkan numara taşınabilirliği ve ara bağlantı ücretlerinin değiştirilmesi yönetmeliğinin arkasından geldi bu.

Bugün bize saçma gelebilir ama o yıllarda insanlar değişik GSM şirketleri için ceplerinde değişik telefonlar taşıyorlardı. Bu yönetmelikler çıktıktan sonra diğer operatörleri aramak da kendi operatörünü aramakla hemen aynı noktaya geldi bir de üstüne numara taşıyabilince insanlar bu kadar telefona gerek yok dedi ve 3 milyon telefon neredeyse haftalar mertebesinde kapandı. Olayın eski haline dönmesi 2,5 yılı buldu…

Not: BTK’ya bu rakamları halen düzenli olarak paylaştığı için teşekkür ederim. Umarım geçmişe yönelik baz istasyonu sayısından abone harekelerine kadar yaşananları yine aynı şeffaflıkla vermeye devam eder…

4G’yi bize anlatan BTK raporları

BTK raporları telekomüniksyon piyasasının nereye gittiğini anlamak için çok önemli. Haziran Temmuz aylarında şirketlerin açıkladığı ikinci çeyrek rakamları 9 Eylül günü, iki aylık gecikmeyle açıklandı. Bu da demek oluyor ki  Nisan başında başlayacak 4G hizmetlerine kadar ya bir ya da iki kez daha rapor görebileceğiz.

Bu bakış açısıyla BTK’nın 2015 ikinci çeyrek rakamlarını 4G’ye yönelik bir gözle inceleyip fikir sahibi olalım. TKNLJ formatında…

  • 2015 yılı ikinci üç aylık dönemde Türk Telekom ve mobil şebeke işletmecilerinin net satış gelirleri yaklaşık 7,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Türk Telekom bir yılda 7,8 milyar, Turkcell 9,7 milyar, Vodafone 7,5 milyar Avea ise 4,7 milyar satış geliri elde etti. dört şirketin yıllık satışı 29,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Net satış rakamlarından alınacak en önemli ders, Vodafone yılların devi Türk Telekom’u yakaladı ve onu geçmek üzere. Dikkate alınması gereken bir olay bu.
  • Turkcell 4G için yaklaşın 5 milyar TL verecek. Yani bir yıllık satışının yarısını bu teknolojinin lisansına veriyor. Bir o kadar da kurulum dersek… Bu gözle bakmak lazım.
  • Avea ihale için 3,2 milyar TL verdi ki bu da onun yıllık satışının neredeyse yüzde 70’i. Ama o şirketi Türk Telekom ile birlikte düşündüğümüzde göreli olarak mantıklı bir yere geliyor ihale ve yıllık net satış oranı…
  • Vodafone 2,6 milyar TL 4G lisans parası veriyor ki bu da onu satış gelirlerine oranla en az ödeyen şirket konomuna getiriyor.
  • Şirketlerin çeyrekler bazındaki barlarının boyutlarını ve ilerlemelerini inceleyin. Telekom pazarını çok daha iyi anlayacaksınız…

Türk Telekom 4G’de fiberine güveniyor

Vodafone gibi Türk Telekom da 4G’yi takip eden günlerde bir basın toplantısı düzenledi. Vodafone gibi Türk Telekom da canlı olarak soru sorma özelliğini TKNLJ’ye sağlamadı. Uğurlar olsun. Biz bildiğimiz şekilde eğilip bükülmeden, TKNLJ formatı ve tutarlılığında Türk Telekom’un yaptığı basın toplantısının notlarını paylaşalım…

  • Türk Telekom’un CEO’su Rami Aslan “hem borç oranı, hem de nakit akışının Avrupa’daki operatörlere göre çok daha iyi durumda olduğunu” dile getirmiş. Bu enteresan bir konu. Türk Telekom aslında satılmadı. 2026 yılına kadar 6,5 milyar dolara kiralandı. Peki şirket devlete devredilirken borçsuz olarak devredilecek mi? Bunun cevabını net bir biçimde biliyor olmamız lazım.
  • Aslan, 4G ihalesinde gerçekleşen frekans dağıtımıyla sektöre normalizasyon geldiğini belirterek, tüm operatörlerin eşit şartlarda rekabet edebilmesi için uygun bir zemin oluşturulduğunu dile getirdi. Bu konuda haklı. Çünkü Avea’nın sahip olmadığı 900’lü frekansların fiyat yükseltmeden Avea’ya verilmesi için çok önemli bir madde kondu. İlgili kişileri bu maddeyi koymayı düşündüğü için kutluyorum.
  • Aslan, “bizim üstün teknolojiye sahip altyapımız sayesinde yeni nesil teknolojileri kullanabiliyoruz. Bizim altyapımız olmasaydı değil 4,5G teknolojisi, 3G teknolojisini dahi kullanamazdık” dedi. Bu konuda da haklı. Sonuçta daha az baz istasyonu ve 1.800 frekansla, ucuza data ve ses trafiği satıp yoğun trafik yarattılar. Buna rağmen ağları çalıştı. Bu da teknolojilerinin yüksek olduğunun önemli bir göstergesi…
  • Aslan, akıllı ihale stratejisiyle tam olarak istedikleri frekansları aldıklarını söylemiş. Ben bunu hiç çözemiyorum. İhaleyi dakika dakika, an be an seyrettim. Defalarca mola alıp, hemen hiçbir frekansın en iyisini alamadılar. İhale salonundaki molalarda zaman zaman Aslan arkasını dönüp konuşulanlara karışmadı bile. Ve bunun adı akıllı ihale stratejisi mi? İyi ki bu toplantıya beni çağırmamışlar. Ya yüksek sesle gülüp toplantının dirliğine halel getirirdim ya da üstümü başımı paralardım sinirden…
  • Frekansların yanı sıra fiber altyapıdan aldıkları güç sayesinde, Türk Telekom Grubu’nun sektörün en güçlü oyuncusu olduğunu söyledi Aslan… Haklı. Ama fiber tek onlarda var. Ama bunu bizde var, başkasına vermiyoruz, vermek için binbir zorluk çıkarıyoruz moduna sokmamalılar. Mesela fiberin kirasını fiber döşemekten daha pahalı hale getirmemeliler. Getirmezler değil mi?
  • 5G için 8 patent aldıklarını söylüyorlar. Bu çok dikkatimi çekti. Her şey için patent almış olabilirler ama 5G patenti gerçekten çok enteresan. Daha önce 5G’nin hangi takvimle geleceğini açıklayan bir yazı yazmıştım. Daha üstünde konuşulmaya başlanmayan bir teknoloji için patent almak bana çok tuhaf geliyor.
  • Aslan’ın en enteresan sözlerinden biri de şu: “Bugün tüm GSM ve alternatif operatörlerin oluşturduğu veri yükü, mevcut kapasitemizin onda birine karşılık geliyor”… Bunu fiber ve veri akış ücretleri tartışılırken de duymak isteriz…
  • Toplantının büyük bir kısmında hem Aslan hem de Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca finansalların çok iyi durumda olduğundan bahsetmiş. Bu harika. Çünkü bazı insanlar anlamsızca Türk Telekom ve Avea’nın borçlanma sorunlarının olduğundan bu yüzden de 4G ihalesinde sorun yaşayacağından bahsetmişti. Türkiye’nin en büyük kurumlarından birinin yaşanan dolar artışı ve krize rağmen iyi durumda olması bizi çok sevindirdi.

4,5G ihalesi sonucu: Turkcell 4G kalanlar “buçuk”

Fiberin ihalesinin ardından neler olup bittiğini, içeride yaşanan taktikleri herkesin anlayacağı dile getirip TKNLJ formatında sizlerle paylaşıyorum. İhalenin hemen ardından yazılan bu yazıları yarın gazetelerdekilerle kıyaslamanız dileğiyle…

  • Bu ihale Türkiye’de iletişim için çok önemliydi. Çünkü daha önce 10 sene gecikmeyle yakaladığımız treni bu sefer 5 yıl gecikmeyle tutturabilme imkanımız olacaktı.
  • İhale 6 ay ertelendi çünkü Cumhurbaşkanı halen anlayamadığımız bir şekilde 4G’yi çöp, 5G’yi ise hemen yarın uygulayabileceğimiz bir teknoloji olarak ilan etti. Her zaman olduğu gibi kimse onu düzeltemediği için ihale 6 ay ertelendi.
  • 4G’nin en önemli olaylarından biri farklı frekansları kendi içinde eriterek tek bir frekans gibi çok yüksek bir hızda bize sunabilmesi… Yani aynı İstanbul’da 1 köprü yetmeyince yanına ikinciyi ve üçüncüyü yapmak gibi. Bu köprülerin yan yana yapıldığını ve tek bir yol haline geldiğini düşünün. İşte 4G’nin avantajı o.
  • İhalede 800-900-1800-2100 ve 2600 gibi 5 farklı frekans vardı. Bu frekansların içinde değişik bant sayıları bulunuyordu. Frekansları köprü, bantları şerit gibi düşünün.
  • İhalenin köprü yani frekansları açık artırmaya çıkarılırken onların içindeki farklı şeritler bunun alt ihaleleri gibi konumlandı. Mesela aynı frekansta üç ihaleye ayrı ayrı paralar istendi. Neden? Çünkü bir ihale 50 şerit, biri 30 sonuncusu 20 şeritti.
  • Bu arada şerit sayısı aynı olsa da ihalede dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da bazı bantların TDD bazılarının ise FDD olmasıydı. FDD dediğimiz çift şerit olmaya meyilli daha kaliteli yollar. TDD ise biraz daha kalitesiz bir yol…

4G’yi nesine göre seçeceksiniz?

Şirketlerin birbiri ardına 4G hız testi haberleri geliyor. En son aynı gün içinde Turkcell ve Vodafone hız testi yapmışlar. Birkaç dakika arayla düştü elektronik postaları.

Vodafone üç ayrı banttan 4G yayını yapan ilk şirket olmuş ve 450 megabit görmüş… Turkcell ise 450 megabiti tek cihazda test eden ilk şirket olmuş. Bu testler yapılacaktır ve eminim ki Avea da bir şeyin ilki olacaktır. Mühim olan ilk olmak ya da test yapmak mıdır? İnsanlar 4G operatörünü seçerken buna göre mi seçecektir? Gelin dünyadaki örneklerinden yola çıkarak test yerine başka nelere bakmamız gerektiğini inceleyelim…

  1. Fiyatlar… İnanılmaz bir data akışına sahip olacağız. Şimdinin kotalı internetiyle bu fiyatlara girdiğimizde kotayı birkaç saat içinde yiyip bitirme ihtimalimiz çok yüksek. O yüzden de fiyatlandırma 4G için çok önemli. 3G’de genelde data fiyatları birbirine çok yakındı ama 4G’de aynı şeyin olup olmayacağını biraz da lisans bedeli açık artırması karar verecek.
  2. Çekim gücü… 4G öyle kolayca kurulacak br şey değil. En azından 3G’den daha zorlu bir kurulum sistemi olacak. 3G’de frekansı alıp tak diye kurarken 4G’de çok farklı bant genişlikleri almanız söz konusu. Kaç 800 Mhz, kaç 2.600 alacağınıza göre kurulumlarınızın boyu posu hatta harcayacağınız para belli olacak…
  3. Kaç kişiye ne sunacaksınız… En önemli noktalardan biri bu. Bir kişiye 450 megabit sunmakla bir stat dolusu kullanıcıya 450 megabit sunmak arasında çok ciddi fark var. Üstelik bir baz istasyonunun cevap verebileceği kelle sayısı belli. Tabii ki bu alana girmişken baz istasyonu başına kaç kişi atadıklarına da bakmak lazım. Her kelle için bir baz istasyonu olaz. İnsanlar aynı anda veri çekmedikleri için bu çoğunlukla çalışan bir kavramdır. Ama maç zamanları, seçim zamanları, trafik sıkışıklık zamanları… İşte bütün mesele…
  4. Nerelerde olacaksınız… Bir diğer önemli mesele. Şu anda ülkede yaygın bir 3G şebekesi var ve kullanıcı başına 5 megabitin üstünde internet hizmeti veriliyor zaten mobil cihazlar üstünden. Mobil cihazlar için internette istediğini yapabilmek anlamına geliyor bu. Ama bunu nerede yapacaksınız? 5 megabit yerine 450 megabite nerede ihtiyacınız olacak? İşte bu seçimler sizn operatörünüzün size olan sevgisini gösterecek size. Siz İstanbul’da otururken operatörünüzün bütün 4G yatırımını Antalya’da yapması sizi daha az sevdiği anlamına gelir…
  5. Yanında ne verecekler… 450 megabit kesinlikle ihtiyacınız olan bir hız değil. Çünkü minik telefon ekranlarından alabileceğinizin bir sınırı var. 4K yayın bile seyrediyor olsanız ki minik telefonlarda 4K seyretmeye ne gerek var, ne kadar veri harcayabilirsiniz? İşte bu noktada 4G hizmeti ile aynı pakette size neler verdikleri çok önemli. TV yayını mı? Bedava telefon mu? Seçiminizi ciddi bir biçimde etkileyen bir faktör bu…