Gates mobil işletim sistemini beceremediğinden 400 milyardan olmuş

MANŞET, YAZILIM

Eski Microsoft başkanı Bill Gates, Android’in Apple’ın iOS platformuna varsayılan alternatif haline gelmesine izin verdiğini ve kariyerinin en büyük hatası olduğunu düşündüğünü açıkladı.

Risk sermayesi şirketi Village Global tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuşan Gates, mobil yazılım fırsatının “Microsoft’un kazanması için doğal bir şey” olduğunu ve “ne olursa olsun, Microsoft’un Android olmamaya neden olduğu her hangi bir yanlış yönetişimden” bahsettiğini söyledi.

Gates mobilde kaybolarak Gates, Microsoft’un 400 milyar dolarlık bir fırsatı kaybettiğini söyledi.

“Bu mobil işini doğru yapsaydık gerçekten de lider olurduk…”

Gates, görevini 2000 yılında Microsoft CEO’su olarak bıraksa da, Google’ın baskınlığı için Android platformuna karşı kaybedilmiş bir mücadele vermesi nedeniyle Temmuz 2008’e kadar baş yazılım mimarı olarak kaldı.

Microsoft’un ilk mobil çabası, Windows Mobile, Android’de pazar payını hızla kaybetmeden önce 2007’de zirveye ulaştı. Gates’in ayrılmasından kısa bir süre sonra Microsoft, yeni bir Windows Phone işletim sistemi ile mobil stratejisini, temellerini geri kazanmak ve Android’i devirmek için başarısız bir girişimde yenildi.

Google teknolojinin neferi değil Trump’ın finosuymuş meğer

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, POLEMİK

Trump ABD’nin iç işleyişinde ve küresel ticaret savaşlarında Huawei’yi kendine başlangıç hedefi olarak seçti. Şirketin sahibinin kızını uçaktan aldırıp hapse attırdı, dünyanın diğer ülkelerine Huawei ile çalışan bana gelmesin dedi, AB ülkeleri üstündeki gücünü Huawei kullanmamalarına telkin için kullandı.

Ama bunların hiçbir yetmedi, bir de ülkesinin topraklarından çıkan en önemli gücü olan Google’ı devreye soktu. Google, bizim her zaman eleştirdiğimiz gereğinden fazla yükselmiş olan gücünü haksız bir biçimde Huawei üstünde kullandı.

Google dedi ki mevcut telefonları etkilemeyecek ama bundan böyle çıkacak olan telefonlarda Android güncelleme ve birçok hizmete erişmeye kısıtlama gelecek.

Bundan sonrasını TKNLJ formatında sorgulayarak sürdürelim:

Eyyy Apple!..

DONANIM, MANŞET, POLEMİK

Türkiye’de belli başlı gazetecilerle direkt iletişim kuran, diğerlerine karşı ölü taklidi yapan, bu alanda kendini lord seviyesine konumladıran Apple, yine belli gazeteciler ve yabancı bültenler aracılığıyla toplumdan özür diledi. “Ya biz yavaşlatmak için değil vallahi kem küm” dedi.

Şimdi konuyu masaya yatıralım: Apple bir prestij ürünü. Ona verilen para ve kullanıcıların tercih sebepleri rasyonel değil. Yan hah bu kameraya bu para verilir kararıyla iPhone alan olduğunu zannetmiyorum çünkü o paranın alabileceği çok daha iyi donanımlar var. Kaldı ki zaman zaman neredeyse 10 bin liraya gelen telefonu kimse mantıklı sebeplerle açıklayamaz.

O zaman ben de prestijli bir kullanım ömrü istiyorum Apple’dan. Bunun sunumlarında şöyle iyi işlemci, böyle şahane sistem diyorlar. Ama cihaz ömrü iki seneyle sınırlı. Üçüncü senesine girdiği zaman otomatik olarak boynu bükülüp yavaşlıyor. O işlemcinin haketmediği bir yavaşlama bu. Apple bunu kabul etsin ya da etmesin, yavaşlatıyorlar telefonları bilerek ve isteyerek. Bu tartışmaya açık değil. Zaten kabahatlerinden büyük olan özürleri de bunu anlatıyor…

Diyorlar ki uygulamalar gelişiyor daha çok işlemci talebi geliyor. E tamam zorlama beni güncellemeye. Bırak ben eski hızımla mutlu ve mesut yaşayayım hayatımı. Yan böylesi bir sistemi kuran insanlar bunu yapmayı beceremiyor demek çok büyük bir yalan.

Şu anda bize kalan tek tutar tarafı iOS işletim sistemi. Eğer Google yanlışlıkla bana zerre kadar güven vermeyen ve kendimi yetersiz hissetmeme neden olan çirkin Android sistemini adam gibi çalışır hale getirirse ne prestiji düşünürüm ne gönül bağını ne de iOS’in yazılım havuzuna harcadığım parayı.

Apple bunun farkında mı bilmiyorum. Muhtemelen kol kola girip gezdikleri birkaç “yakın” gazeteci bunu onlara söylemiyordur.

Android canınıza okuyor ve okumaya da devam edecek

DONANIM, MANŞET, POLEMİK, YAZILIM

Cep telefonunu cep telefonu yapan uygulamalar aslında. Siz ne derseniz deyin, ne kadar üstün kamera, pil ya da işlemci koyarsanız koyun olay dönüp dolaşıp o ekranda görünen uygulamaların zekası, kalitesi ve eğlencesinde düğümlenip kalıyor.

Bu bakış açısıyla Android ve iOS arasındaki etkin bir savaş aslında cep telefonu pazarı. Android ürünler daha iyi kamera, daha iyi ekran, daha daha daha daha şeklinde gidiyor. Apple ise sessiz sedasız ve derinden gidiyor. Kamerasının kaç megapiksel olduğunu bile söylemiyor.

Bunun bendeki sebebi şu: Apple yazılımına güveniyor, diğer tüm markalar bu yazılımdan kaynaklanan eksikliklerini müthiş ürünlerle kapatmaya çalışıyorlar.

Nesi eksik Android’in? Sorsanız Apple Fanboy derler bunu söyleyenlere ama ben yine de sayayım: Burası güvenli değil. Bunu herkes biliyor ama kimse söylemiyor. Android uygulama pazarına isteyen herkes hiçbir kontrolden geçmeden ürünlerini takır takır sokuyor. Soktukları ürünlerin içindeki zararlı yazılımlar size takdire şayan zararlar veriyor. Mesela fener uygulaması indiriyorsunuz, önünüzü aydınlatmakla mükellef uygulama size ben senin cep telefonu listene erişeceğim diyor yoksa çalışmıyor. Ne yapacaksın listemdekileri mi aydınlatacaksın?

Android guruları ne var canım ben Android telefonuma root olabiliyorum şunu yapıyorum bunu yapıyorum diyorlar. Ama düşünmüyorlar ki bunu kullanan çok genç ve yaşlıların telefonları ve bilgi güvenlikleri tehdit altında. Tek bir şerefsiz tek bir komutla onların kameralarını açıp her daim fotoğraflarını çekebilir… Ama uzmanlar root oluyorlar. O yüzden Android şahane.

iOS, kendi sistemine giren her uygulamayı takar takır araştırıyor. İçinde zararlı bir kod varsa sokmuyor sisteme. İçi temizse ve bir süre sonra zararlı bir yazılımla güncelleme yapılıyorsa yine sokmuyor sisteme. Oyun açtığınız zaman bu oyunun arkadan dolaşıp sizin fotoğraflarınızı çekmeyeceğine eminsiniz. Verilerinizi, annenizin kardeşinizin telefonunu çirkin insanlara satmadığına eminsiniz.

Güvenlik mi über megapikselli kamera mı… Siz karar verin.

BlackBerry nasıl hala ayakta?

DONANIM, MANŞET, ULUSLARARASI TELEKOM

Bu dünya çok acayip teknoloji devleri gördü. Onların çok hızlı çöktüğünü de gördü. Ama bazen öyle acayip bir şey oluyor ki ne yaparsanız yapın göçüp gitmiyor markalar…

BlackBerry de bunlardan biri. Şirket battı gitti derken kendi küllerinden inatla doğdu. Son 6 çeyrektir beklentilerin üstünde gelir elde ediyor. Bu çeyrekte 297 milyon dolar gelir elde etti. Siparişleri artıyor, satışı artıyor… Kısacası her şeyi artıyor. Peki bu kadar telefonun olduğu, sabah erken kalkanın kendi lisanslı telefonunu üretebildiği dünyamızda bunun sebeplerini nerede aramalı?

BlackBerry’nin en dikkat edilmesi gerken taraflarından biri iş telefonu özelliğini asla kaybetmemiş olması… Daha akıllı değil belki ve daha yüksek kameralı da değil… Hatta Apple ve Google tarafından milyonlara ulaşmış geçmişi olan bir işletim sistemleri de yok.

Ama iş dünyasını biliyorlar. İş dünyasını anlıyorlar. Orijinal şirket olmasalar bile iş geleneğini devam ettirmeyi biliyorlar.

Google Android’i Linux tabanlı bir işletim sistemi olarak satın aldı. Peki BlackBerry, bir başka deyişle Research in Motion ne yaptı? Unix tabanlı QNX işletim sistemini satın aldı. İki satın almanın arasında 5 senelik fark var. QNX başarılı bulundu ve dünyanın pek büyük şirketleri tarafından da kullanılıyor.

BlackBerry geri dönebilir. Telefon olarak değil ama şirket olyarak geri dönebilir. Akıllıca bir iş yaparak daha önceki hatalarına düşmüyor, Apple ya da Samsung ile kavga dövüşe girmiyorlar. Alttan alttan gidiyorlar.

Bakalım daha neler göreceğiz…

 

Yandex yayıncılarla okurların arasını buluyor

BÜLTEN, İNTERNET, MANŞET, YAZILIM

yandexYandex Android için geliştirdiği mobil tarayıcının alfa sürümüne kullanıcıların rahatsız edici reklamları şikayet edebileceği bir buton yerleştirdi. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, ekranı tamamen kaplayan ve istenmeyen reklamları engelleyebilecekler. Ayrıca bu özellik ile Yandex, sahip olduğu yapay zeka ile kullanıcıların hangi tip reklamlardan rahatsız olduğunu gerçek zamanlı olarak öğrenerek benzer reklamların da engellenmesini sağlayacak. Yandex ayrıca bu özellik ile elde ettiği geri bildirimleri reklam verenler ve yayınlarla paylaşarak daha etkili ve kullanıcıyı rahatsız etmeyecek reklam kampanyaları düzenlenmesinin de önünü açmış olacak.

Yandex’in mobil tarayıcısına eklediği şikayet butonu ayrıca reklam engelleyici yazılımlara bir alternatif oluyor. Yandex’in bir yandan kullanıcıları rahatsız etmeyen, bir yandan da yayıncıları zarara uğratmayan bir reklam çözümü geliştirme stratejisinin bir ürünü olan şikayet butonu ile kullanıcıların hangi reklamları, neden engellediği Yandex’in öğrenebilen yapay zekası ile anlaşılabilecek. 2015’in Ekim ayından itibaren Yandex.Browser’ın masaüstü sürümünde reklam engelleyici yazılım kullananların yüzde 20 oranında arttığını da açıklayan Yandex, tüm reklamları engelleyen bu tip yazılımların yayıncılara etkisini azaltmayı hedefliyor. Geliştirilen yeni çözüm ile daha verimli reklam kampanyalarının yapılabilmesi mümkün olacak.

Yandex bunu yapmakla harika bir iş çıkarıyor. Bir yandan bizi düşünüyor belki… Ama diğer taraftan senelerdir altını dolduramadığı “Türkiye’ye gelip reklam gösterme işine gireceğiz” sözü için somut bir adım atıyor belki. Belki Google’ın reklam eksiklikerini araştırıyor ona göre kendi sistemini zenginleştirecek. Belki kendi tarayıcısının en güzel olması için bunu yapıyor.

Öyle ya da böyle Yandex güzel yapıyor.

Umarım reklam engelleyici yazılımları yükleyip aslında reklam engelleyici yazılımları yapanların daha çok para kazanmasını sağlamaktan başka bir iş yaptığını bilmeyen saftorikler bunu kullanır biraz akıllanır…

Otoparktaki arabanıza para kazandıran girişim

Girişim, MANŞET, YAZILIM

Garajyeri_Arda_A__k__n

Girişim haberlerini vermeye bayılıyorum. Akıllı insanlar boş oturmak yerine beyninin içindeki elektrik alışverişlerini paraşa dönüştürüyor. Girişimciliğin bu hafta gördüğüm yeni örneği Arda Aşkın, Güven Özyurt ve Erman Çağıral. Garajyeri isminde bir uygulama yapmış. Bülten gönderme safhasına kadar da gelmiş. Yani artık ayaklarının üstünde duruyor.

Fikir dile kolay gibi görünüyor ama o kadar da basit değil: Arabanız var ve evinizin önünde duruyor. Birisinin de arabaya ihtiyacı var. Siz bu uygulama üstünden arabaya ihtiyacı olan adama arabanızı veriyorsunuz. Parasını ve kira bedelini siz belirliyorsunuz. Adam arabayı kullanıp gtiriyor parasını veriyor. Alan memnun satan memnun…

Şimdiye kadar Garajyeri ile araçlarını kiraya verenlerin kazandıkları toplam ek gelir 500 bin TL’yi geçmiş. Ocak 2015’te, Hummingbird Ventures, Nevzat Aydın ve Doğa Girişim’den toplamda 900 bin dolarlık yatırımla 17 kişilik ekiple kurulan Garajyeri ilk yılında 4 milyon TL’lik kiralama talebi hacmine ulaştı. 2017 Ocak ayında yeni yatırımcı turuna çıkacak olan Garajyeri’nin hedefinde Rusya, Dubai ve Katar fonları var.

Mayıs 2015’te kullanıma açılan Garajyeri şu anda İstanbul’da 250 araçla hizmet veriyor. Kuruluşundan bu yana binlerce aracın kayıt olduğu ve yavaş yavaş aktif hale getirildiği Garajyeri’nin 2017 hedefi ise bin araçla hizmet vermek. Aşkın’ın hayali ise 81 ilde her mahallede 5 otomobile ulaşmak. Türkiye’de 17 bin mahalle ve 53 bin muhtar var. Rakamlar kocaman…

Garajyeri CEO’su Arda Aşkın’ın sözlerinden TKNLJ formatında küçük notlar paylaşalım sizinle:

  • Araca ihtiyacınız olduğunda, şehir merkezlerindeki rent-a-car firmalarına gitmek ve ihtiyacınıza yönelik marka ve modelde araç bulmakta zorlanıyordunuz.
  • Mahallede boşta duran araçları kullanabilmenin bir yolu olmalı
  • Türkiye’de paylaşım ekonomisine yeni bir boyut kazandırarak insanların boşta duran araçlarından kâr elde etmelerini sağlamayı ve böylelikle her yıl artan araç alımından kaynaklanan çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyoruz.
  • Kiralanan her araç sayesinde trafikten yaklaşık 9 ile 13 arasında araç çekilmiş oluyor ve bu da 46 bin kilogram karbon salınımının önüne geçiyor.
  • Mahalledeki araçları kiralayarak komşuluk ilişkilerini güçlendirmek de Garajyeri’nin sosyal hedefleri arasında.
  • Rent-a-car sektörü dünyada büyürken Türkiye’de bu anlamda büyük bir açık var. Türkiye’de bu işi yapan kişiler araç kiralama hizmetini mahalle aralarında güven oluşturmayan yöntemlerle yürütmüşler.
  • Araçların günlük ortalama kiralama bedeli 70 TL’dir. Araç modeline göre fiyatlar bin TL’ye kadar çıkabiliyor.
  • Bir ayda 15 gün kiraya verme ise asgari ücrete denk geliyor. Örneğin 8 ayda 30 bin TL kazanan bir kullanıcımız var. Bir araçla başladı şu an sistemde 6 arabası var.

10 yaşını geçmeyen araçların kayıt yapıldığı sistemde; zorunlu trafik sigortası yaptırmış olan araç sahipleri, TC kimlik numaralarını, cep telefonu numaralarını, IBAN numaralarını, e-posta adreslerini ve ruhsat bilgileri gibi temel verileri siteye giriyor. Verilen bilgilerin doğruluğu kontrol edildikten sonra üyelikleri onaylanıyor. Araç kiralamak isteyenler de aynı şekilde bilgilerini sisteme girerek platforma üye oluyor. Ayrıca, ehliyet puanı yeterliliğini bildirmek ve Facebook ile giriş gibi bir takım ek zorunlulukların bulunduğu sistemde araçların saatlik veya günlük kira fiyatlarını araç sahipleri belirliyor.

Araç kiralamak isteyen kullanıcılar lokasyon ve tarih seçerek arama yapıyor ve gelen sonuçlar üzerinden, fiyat, model ve mesafe açısından en uygun olan araca istekte bulunuyor. İstek onayladığında, kiracı Garajyeri üzerinden ödeme yapıyor ve anahtarı elden teslim alıyor. Araç iade edilinceye kadar Garajyeri hesabında tutulan kira bedeli, teslimatla birlikte araç sahibine aktarılıyor.

Ben baktım ama şu soruların cevaplarını göremedim:

  • Araba bozulursa ne olacak?
  • Arabayla ölümlü trafik kazası gerçekleştirilirse ne olacak?
  • Teröristler araba kiralayıp çalıyorlar bunları çalmayacakları ne malum?
  • Hukuki olarak bu arabayla yapılan kaza kime yazar bilemiyorum
  • Kim olduğunu bilmediğiniz, arabanın içinde kimlerle ne yapacağını bilmediğiniz bir adama arabanızı verip sonra da çocuğunuzu o rabaya oturtur muydunuz? Bana bu tarafı bayağı ters geldi
  • Bunun vergisi filan… Bilemedim