Turkcell’de sular durulmaya yakın…

MANŞET, TURKCELL, ULUSLARARASI TELEKOM

teliasoneraTurkcell’in 2011 yılından bu yana genel kurulu toplantısı yapılamamasına ve temettü dağıtılamamasına neden olan iç karışıklıklar sonunda bir düzene giriyor gibi… TeliaSonera tarafından resmi duyurular bölümünde yayımlanan bültene göre, Turkcell’de yüzde 51 paya sahip olan Turkcell Holding’deki ortaklar temettü teklifi üzerinde anlaştı.

Konuyu küçük maddelerle TKNLJ formatında masaya yatıralım:

  • Turkcell’de TeliaSonera’nın doğrudan ve dolaylı yoldan yüzde 37.3, Çukurova Grubu’nun yüzde 13.76, Altimo’nun ise yüzde 13.22 hissesi bulunuyor. Şirketin hisselerinin yüzde 35.88’i ise halka açık.
  • Kapalı kapılar ardında söylenenlere göre şimdiye kadar genel kurul süreçlerinin işletilememesinin sebebi bu oy paylarının ifade ettiği düzeyde genel kurul temsiliyeti bulunmamasıydı. Yani 2 Telia, 2 Alfa ve 3 Çukurova temsiliyeti, oy paylarını yansıtmadığı için ve yeni temsiliyetin düzenlenmesinin önünün kapalı olması yüzünden bütün kavga gürültü çıktı.
  • Çıkan kavga gürültünün en önemli yarattığı çıktı devletin “siz bu işi beceremiyorsunuz ben yöneteceğim bundan sonra” diyerek birkaç eski bakanı yönetim kuruluna sokması oldu
  • Devletin yönetim üzerinde etkin olduğu dönemlerde üst ve orta kademeden Turkcell’den çok ayrılanlar oldu.
  • Sonra birden bire Alfa mahkeme kararıyla alamadığı Çukurova hisselerine teklif verdi. Biz buna şaşırdık çünkü bu hisselerin Alfa’ya satılabilmesi için TeliaSonera’nın buna onay vermesi gerekiyordu. Çünkü hisseler birine satılacaksa önce Telia’nın bunları almayı reddetmesi gerekiyor. Buna ROFR, yani ilk reddetme hakkı deniyor.
  • Şu anda oluşan duruma bakıldığında ortaklar eskisi gibi basın önünde kavga etmeyi bırakmış ve kendi aralarında buluşarak akil biçimde sorunun üstesinden gelmeye karar vermişler gibi duruyor.
  • Bu atılan adımların ilk ve net çıktısı, her şey yolunda giderse artık devlet varlığının gereğinin ortadan kalkması olacaktır.
  • Bu yapılanlar 4G öncesi yapılacak 3 milyar TL’ye yakın yatırımlar öncesi şirketin daha net ve kontrollü hareket etmesini sağlayacaktır
  • Tarafların bir araya gelebilmesi ve ortak hareket çabası, üç tarafın da isteklerinin boyunu aşan gerçekleşmelerin olduğunu gösteriyor. Bunların neler olduğunu bu üç şirketin de yönetim kuruluna girmeden bilmemiz imkansız. Speküle etmenin de manası yok şu anda…
  • Bu arada çatışmaların on senelik mazisine baktığımızda böylesi çözüme yakın anlara çok rastladık. Ama o anların bir çoğunda yine çözümsüzlük çıktı önümüze. Yani atılan ilk pozitif adımda sevinç naraları atıp tamam bitti bu iş demek yanlış olur, tarih bize bunu gösteriyor.

Altimo: Turkcell’i halledin ki enerjiye gelelim

MANŞET, TURKCELL, ULUSLARARASI TELEKOM

altimoAltimo, Cumhuriyet gazetesine bir özel röportaj vermiş. Turkcell’in Rus ortağı Altimo, Turkcell’deki hisse yapısı ile ilgili mahkeme sonucu çıktıktan sonra Türkiye’de mobil dışında enerji, gayrimenkul ve diğer alanlara yatırım yapmak için fırsatları kollayacağını söylemiş. Fiilin sonundaki “ise” şart kipinin, bu ciddiyet ve büyüklükteki bir firma iletişiminde tuhaf  durduğunu söylememiz lazım.

Altimo 6 yıldır Turkcell’deki yüzde 13.8’lik hissesi nedeniyle Çukurova Grubu ile mahkemelik. Bir an önce mahkeme kararının çıkmasını ve Turkcell’in genel kurulunun toplanmasını, yeni yönetim kurulunun oluşmasını istiyor. Altimo’nun başkan yardımcısı Mustafa Kıral, Altimo ile Çukurova arasında süren anlaşmazlığın Londra’daki Privy Council mahkemesinden ve Virgin Adaları’ndaki mahkemeden çıkacak kararla son bulacağını umduğunu söylemiş. Yılın bitmesine zaten sayılı günler kaldı…

Peki hallolrsa ne farkedecek? Elbette yönetim kurulunda bulunan isimlerin değişmesi öncelikle beklenebilir. Hisse payları değişir mi değişmez mi o mahkemede çıkacak karara göre belli olur. Kıral bu konuda “Hükümetin SPK kanalıyla bağımsız üye ataması olayını geçici buluyorum. Turkcell genel kurulu toplandığında tüm hissedarları temsil edecek yeni üyelerden oluşacaktır. Hükümet de kendi atadıklarını çekecektir” demiş. Ama atılacak adımlarda bir farklılaşma kesinlikle göze çarpacaktır. Turkcell’in giderek büyüyen bir nakit stoğu var. Bu nakit nerede nasıl kullanılacak konusunda tartışmalar var. Her ne kadar Kıral Türkiye’de SİM pazarının belli bir doygunluğa ulaştığını söylese de Turkcell her çeyrekte rekor üstüne rekor gelirler yazıyor. Rus ortak, Asya ve Afrika kıtasına gidilmesi, oradan şirket alınması üstüne görüşler bildiriyor birbiri ardına. Şubat 2012’de yaptığımız söyleşiden bu yana bu isteklerini dile getiriyorlar. Açılma konusu tamam da açılacak yerler konusunda bir fikir birliği oluştuğunu düşünmüyorum.

Alfa eleştirilere ne cevap veriyor?

MANŞET, TURKCELL

Alfa, şu ana kadarki gelişimi göz önünde bulundurulduğunda nevi şahsına münhasır bir şirket. Kavgadan kaçmayan, bir yapısı var. Zaten şirketi anlatan yazılı basın ve internet kaynaklarına girdiğinizde şirketin tüm dünyanın farklı ülkelerinde, farklı kurumlarla sürtüşmesi, şirket anlatımında çok önemli bir yer tutuyor.

10 yıllık tarihlerinde, farklı dönemlerde Kanada’da Norex ile, Büyük Britanya’da BP ile, İsveç’te TeliaSonera ile, Norveç’te Telenor ile, Türkiye’de malumunuz olduğu gibi Çukurova Grubu ile ve Endonezya’da hukuki sorunlar yaşamış ve mahkemelik olmuş. Hatta Birleşmiş Milletler, Alfa’yı Saddam Hüseyin zamanı Irak’a yaptırımların engellenmesiyle suçlanmış. Bu davalardan bazıları ilerliyor, bazıları sonuca ulaştı. Ancak Alfa hiçbirinde geri adım atmış ya da atacakmış gibi gözükmüyor.

Alfa’ya Türkiye’den gelen eleştirileri sorduğumuzda açıklıkla cevap veriyorlar. İlk sorumuz sıklıkla gündeme gelen TeliaSonera ile aralarında para alışverişine de dayanan Turkcell karşıtı bir anlaşma olup olmadığıydı. Mustafa Kıral TeliaSonera ile Turkcell’in daha stratejik yönetilmesi için bir anlaşmalarının olduğunu dile getirdi. Bunun gizli saklı bir anlaşma da olmadığını söyleyen Kıral, halka açık bu belgelere isteyenin istediği zaman ulaşabileceğini belirtti.

Bu tarzda belgelere gerçekten de TeliaSonera sitesinden ulaşılabiliyor.

TeliaSonera CEO’su Lars Nyber imzalı 12 Kasım 2009 tarihli kamuya açık belgede Turkcell ve MegaFon için iki şirketin el sıkıştığı dikkatleri çekiyor. Anlaşmanın gerekliliklerine bakıldığında kontrolü yükseltmek, likiditeyi artırmak, şirketi uluslararası pazarlarda daha iyi hale getirmek ve şimdiye kadar süregelen kavgaları ortadan kaldırmak ön plana çıkıyor. Bunun hissedarlar için de önemli olduğunu dikkat çeken iki şirket, Batı hukuk sistemi kurallarına tabi olacak bir şirketin kurulacağını, Turkcell ve MegaFon’un sahiplik yapısının sadeleştirileceği söyleniyor. Turkcell ve MegaFon’un tek bir şirket tarafından yönetileceğini belirten belgelerde en çok dikkat çeken unsur Fintur hisseleri.

Fintur konusunda görüşlerini sorduğumuz Altimo, su andaki Fintur daki Turkcell hissesinin Turkcell için iyi bir yapı olmadığını dile getirdi. Su andaki yüzde 42’lik azınlıkla Turkcell bu hisseleri kontrol edemiyor ve Turkcell in değeri bu nedenle olması gerekenden daha düşük. Bu hisselerin kontrolünü zamanında TeliaSonera ya satarak bu durumu yaratanın da 9 sene önce Karamehmet olduğunu belirten Altimo, bu yapının Turkcell için en karlı şekilde çözülmesine caba göstereceklerini söyledi.

Şu anda Turkcell Fintur’un yüzde 41.45 hissesine sahip. Yine bu kamuya açık belgelerde Altimo ile TeliaSonera’nın aralarında hisselerin tamamının TeliaSonera’ya geçmesi için anlaştığı göze çarpıyor. Fintur, Gürcistan’daki Geocell, Kazakistan’daki Kcell, Moldova’daki Moldcell ve Azerbaycan’daki Azercell’i kapsıyor.

Söylenti ve sürtüşmelerin odaklarından biri de Ukrayna’daki operasyon. Turkcell’in Ukrayna’da başarısını artıran bir şirketi var. Aynı şekilde Altimo’nun bu ülkede direkt ve endirekt yoldan yönettiği operatörler var. Geçtiğimiz aylarda Ukrayna’daki operasyonlar için Turkcell genel kurula bir ödeme isteği gönderdi, ancak bu ödeme reddedildi. Bu red talebi kamuoyunda Altimo’nun Ukrayna’daki diğer şirketlerine avantaj sağlamak için Turkcell’i orada zayıflatma girişimi olarak tanımlandı.

Mustafa Kıral bunun kesinlikle böyle olmadığını söylüyor: “Ukrayna’da ortağı olduğumuz KyivStar operasyonumuz vardı. VimpelCom’un Ukrayna’ya girmesi bu operasyona zarar verebilirdi. Telenor ile bu anlamda tartışmalar yaşasak da yine de VimpelCom bu pazara girdi. Bizim için önemli olan yatırımcılardır diyerek pazara girdik. Bizim için aslolan hissedarlarımızdır. Bu bakış açısıyla da aslolan Turkcell’in Ukrayna’daki hissedarının durumu değil, Turkcell’in hissedarlarının durumudur. Biz her zaman bunu gözetiyoruz.”

Turkcell Nasıl Türk Kalır?

MANŞET, TURKCELL

Turkcell’in yabancı ortaklarının Türk ortakları ve bağımsız üyeleri eleştirmesi tek taraflı değil elbette. Çukurova Grubu, özellikle de bizzat Mehmet Emin Karamehmet, yabancı ortaklarını eleştiriyor. Bazı konularda adil davranmamakla suçlarken özelikle Turkcell’in Türk kimliğini elinden alacaklarını söylüyor ve ekliyor: Turkcell Türk kalmalı!..

Turkcell’in Türk kalması konusunun ne anlama geldiği çok fazla konuşulmadı. Yani herkes Türk kalmasını söylüyor ama kimse bunun tam olarak ne demek olduğunun çerçevesini çizemedi. Altimo’dan Mustafa Kıral’a Turkcell’in Türk kalmasının ne anlama geldiğini sorduk.

Kıral, konuyla ilgili söylenenlerin yanlış yönlendirici olduğunu belirtiyor: “Turkcell elbette Türk kalmalı. Ama bunun için sahiplerinin Türk olması gerekmiyor. Zaten fiiliyatta mevcut sahiplerinin yüzde 80’i yabancı. İsminin içinde Türk geçiyor. İstanbul’da borsaya kote. Türkiye’ye iş gücü sağlıyor. Türkiye toprakları içinde devlete düzenli olarak vergisini veriyor. Türk kanunlarına tabi ve BTK ve SPK gibi kurumların koyduğu şartlarla yönetiliyor. Ve son olarak tabii ki yöneticileri Türk. Bunların hepsi yerine getirildikten sonra sahibinin adının ne olduğu farketmez, o şirket Türktür.”

Altimo her fırsatta hiçbir şirketin yüzde 50’den fazla hissesinin peşinden koşmadığını söylüyor. Turkcell için de böyle bir amaçlarının olmadığını üstüne basarak tekrarlıyor.

Bu noktada cevabı en çok merak edilen en kritik soruyu soruyoruz: Altimo Turkcell’den memnun mu? Altimo genel hatlarıyla Turkcell’den memnun. Örneğin Türkiye içindeki imajı, markayı muhafaza etmesi, en çok çalışılmak istenen şirketlerden biri olmasını Turkcell yöneticilerinin başarısı olarak görüyorlar. Ancak dışarıdan baktıklarında EBIDTA marjının daha yüksek olabileceğini, olması gerektiğini diye getiriyorlar.
Altimo’nun Turkcell’den en büyük memnuniyetsizliği dış pazarlara gerektiği gibi açılamamasında yatıyor. Kıral, Turkcell’in hemen doğusundaki ülkeler, Mısır, Libya ve Orta Afrika ülkelerinde çok başarılı satın almalar yapabilecek potansiyele sahip olduğunu ancak bunu yapamadığını söylüyor.

Kıral Türkiye’deki telekomünikasyon bilgisinin çok iyi olduğunu vurgularken konum itibarıyla çok iyi bir yerde olduğunu da söylüyor: “Son yıllarda yaşanan politik gelişmeler Türkiye’yi dünyada ve en çok da çevre ülkeler arasında çok önemli bir konuma getirdi. Bunu kullanabilirsek gelişmekte olan ülkelerde büyümesini tamamlamamış şirketler satın alınarak karlı hale getirilebilir.”

Kıral son iki senesini Afrika’da geçirdiğini buralardaki fırsatların gerçekten çok önemli olduğunu söylüyor: “Fırsatlar beklemez. Bir an önce harekete geçilmezse bu fırsatlar kaçabilir.”

Kıral son iki senesini Afrika’da fırsatlar arayarak geçirmiş. Bu bölgedeki özellikle birçok ülkede önemli ilişkiler kurmuş. Konga ve Nijerya gibi ülkelerdeki fırsatları yakından takip etmiş ve bunların Turkcell’in yapısına çok uyduğunu söylüyor. Gerektiğinde bu bilgi birikimini Turkcell’e aktarmaya hazır ancak Turkcell genel kurulunda Colin Williams’ın bu anlamda yapılan konuşmalarda şirketin önünü tıkadığını, yeterince hızlı adımlar atamadığını söylüyor.

Tüm dünyada şirketler, bu tip satın almaları borçlanma yoluyla yapıyor. Kıral, Turkcell’in bu konuda da şanslı olduğunu zira kasasında 3 milyar dolara yakın nakdi bulunduğunu belirtiyor. Bu kadar nakitle birşey yapmadan oturmanın yanlış olduğunu söyleyen Kıral, bunun ya böylesi karlı satın almalar için kullanılmasını ya da hissedarlara dağıtılmasının gerekliliğini dile getiriyor.

Alfa ve Çukurova neden ve neyi kapışıyor

MANŞET, POLEMİK, TURKCELL

Alfa Group, Rusya’nın en büyük holdinglerinden biri. Ham petrol, ticaret, yatırım, bankacılık, varlık yönetimi, sigorta, perakendecilik ve telekomünikasyon gibi alanlarda çalışmalarını yürütüyor. Grup 1989 yılında Rusya’nın önde gelen işadamlarından Michail Fridman tarafından kuruldu.

Alfa’nın telekomünikasyon alanında kurduğu şirketi Altimo’yu Alfa ismine oranla daha yakından tanıyoruz. Altimo isimli şirket, Alfa Telekom olarak kurulup 2005 yılında Altimo ismini aldı. Türkiye’de Turkcell’e ortak oldu. Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Gürcistan’da mobil ve sabit telekomünikasyon operasyonlarına girdi.

Altimo Satın Alma ve Birleşmelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kıral, şirket stratejisini, bir şirketin azınlık hisselerini alarak ona yön verme olarak tanımlıyor. Bunlara örnek olarak Rusya’daki VimpelCom, Turkcell ve Ukrayna’daki Kyivstar’ı gösteriyor. Mevcut örneklerin hiçbirinde şirket çoğunluğunu ele geçirme gibi bir strateji gütmediklerini ısrarla dile getiriyor.

Alfa olarak şirketlerin potansiyellerine yatırım yaptığını dile getiren Kıral, VimpelCom’u bu bakış açısıyla 500 bin müşterilik bir şirketken aldıklarını, uyguladıkları doğru stratejilerle şirketin 200 milyon abonenin üstüne çıktığını vurguluyor.

Bunun dışında Turkcell’de aynı çatı altında ortaklık yürüttükleri TeliaSonera ile de geçmişten gelen birliktelikleri var. Rusya’daki Megafone içinde Telia Sonera ile ortaklar.

Altimo’nun Turkcell macerası 2005 yılında Mehmet Emin Karamehmet ve Çukurova Grubu ile tanışmalarıyla başlıyor. Altimo, Turkcell’in farklı yönetim yapısında (Turkcell’i yöneten Turkcell Holding’i yöneten) Çukurova Telekom Holding’in hisselerinin yüzde 49’luk bir kısmını satın alıyor ve yine Çukurova Telekom Holding’in yüzde 51 ini rehin alarak Çukurova Holding’e 1.7 milyar dolarlık bir borç veriyor. Bir sure isler yolunda gidiyor. Mehmet Emin Karamehmet 350 milyon dolarlık bir ödemeyi sorunsuz olarak yapıyor.

Ardından Altimo ile Çukurova arasında temerrüt sorunu çıkıyor. Temerrüt, Türkiye’de gündelik hukukta sıklıkla karşımıza çıkan bir kavram değil. Genellikle alacaklı ve borçlu arasında yapılan anlaşma şartlarının yerine getirilmemesi durumunda oluşuyor. Bu arada Kıral, sadece ödeme zamanlarında yaşanan gecikmelerle değil, birçok farklı alanda temerrüde düşülebildiği vurgusunu yapıyor. Altimo yetkilileri Mehmet Emin Karamehmet’in 16 kez temerrüde düştüğünü söylüyor. Altimo bunların düzeltilmesi için Karamehmet’e normalden daha fazla zaman verildiklerini, ancak bu zaman dilimi içinde eksiklerin giderilemediğini dile getiriyor.

Bunun üzerine şu anda bilinen davalar British Virgin Adaları’nda başlıyor. Burada iki dava var. Birincisi temerrüde düştüyse yüzde 51 lik hisselere el koymalı mı konulu dava ki Altimo bunu kazanıyor. Daha sonra bu dava en üst mahkemeye kadar çıkıyor ve Altimo davayı burada da nihai olarak kazanıyor. İkinci dava ise temerrüde düştü mü düşmedi mi konulu bir dava olarak açılıyor. Altimo bu davada temyiz mahkemesine kadar olan bölümü kazanıyor. Ardından şu anda dava en üst mahkemeye temyize gidiyor.

Bu noktada prosedür ilerlerken hisselerin sahiplik sorunu başlıyor. Temyiz mahkemesi davanın sonucu belli oluncaya kadar hisselerin Çukurova’da kalabilmesi için 1 milyar 350 milyon doların faiziyle birlikte 1 milyar 446 milyon dolar olmuş şekli ile 5 mart 2012 tarihine kadar mahkemeye ödenmesini aksi takdirde Altimo’nun bahse konu hisseleri bu tarih itibari ile devralma hakkının doğacağı kararını veriyor. Eğer bu tarihe kadar Çukurova mahkemeye bu miktarı ödemeze Altimo Turkcell’de dolaylı olarak sahip olduğu yüzde 13.2 hisselerinin üstüne yüzde 13.8 hisseleri de eklemiş olacak. Şimdiye dek Karamehmet’in ödeme yapıp yapmayacağı belli olmadı.

Altimo ve Telia Sonera’dan Turkcell açıklaması

KISA KISA, OPERATÖRLER, TURKCELL

Altimo ve Telia Sonera gece yarısı Turkcell hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Altimo Başkan Yardımcısı ve Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Alexey Khudyakov şunları söyledi: “Yönetim Kurulu Başkanı Colin Williams, Çukurova direktörleriyle birlikte hareket ederek yine bu isteğe muhalefet etti. Colin Williams, sadece Çukurova’nın ve kendisinin çıkarlarını gözeterek Turkcell’in diğer hissedarlarının haklarını hiçe saymaktadır. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanının ve Çukurova direktörlerinin Türk yasalarını ihlal eden daha önceki eylemlerinin tekrarlandığına bir kez daha şahit olduk. Yönetim kurulu toplantısı öncesinde Turkcell’in azınlık hissedarı olarak TeliaSonera, bir sonraki Turkcell Genel Kurulunda, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanının değiştirilmesi konusunu bu toplantıda tekrar dile getirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Colin Williams, Çukurova direktörleriyle birlikte hareket ederek yine bu isteğe muhalefet etti. Sayın Williams’ın TeliaSonera’nın söz konusu önerisinin önünü tıkamasına gerekçe olarak gösterebileceği yasal bir neden bulunmadığı gibi, kendisi hissedarlara bu tavrının nedenlerini açıklayamamaktadır. Colin Williams, sadece Çukurova’nın ve kendisinin çıkarlarını
gözeterek, Turkcell’in diğer hissedarlarının haklarını hiçe saymaktadır. Bu durum, kendisinin tarafsız olmadığının ve bağımsız bir yöneticiden beklenen şekilde hareket etmediğinin kanıtıdır. Şirketimizin bir azınlık hissedarınca yönetim kurulundaki direktörlerden
bir tanesinin değiştirilmesine ilişkin maddenin şirketimizin genel kurul toplantısının gündeminde yer alması talebi defalarca reddedilmiştir. Aynı ihlal, 21 Nisan 2011’de düzenlenen yıllık genel kurul toplantısında, yönetim kurulu başkanının geçmişteki yönetim kurullarında dile getirdiği ifadeleriyle çelişecek biçimde, aynı azınlık hissedar tarafından genel kurul toplantısının gündemine eklenmesi istenen bir maddeyi eklemeyi reddetmesiyle de ortaya çıkmıştı. Bugün aynı senaryonun kendini tekrar ettiğini görüyoruz. Aynı 3 direktör, bir kararın verilmesine engel olarak azınlık hissedarlarını haklarını kullanma olanağından kaba bir biçimde mahrum etmektedirler.

TeliaSonera Başkan Yardımcısı Cecilia Edstrom, şu bilgiyi verdi: “Yönetim kurulu bir süredir kilitlenmiş durumdadır, ancak hissedar haklarının korunması zorunludur. Dolayısıyla yeni bir genel kurul toplantısı yapmak amacıyla İstanbul Ticaret Mahkemesine dilekçe sunduk. Tüm standart gündem maddelerine ek olarak, Colin J. Williams’ın tamamen bağımsız ve tarafsız bir yönetim kurulu üyesi ile değiştirilmesi hususunu ele alacağız. Bu gerçekleştirildiğinde, SPK ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Kurumunun talepleri doğrultusunda, bağımsız üyelerin artırılması konusuna odaklanacağız.”

Sorunlar artık çözüme ulaşmak istiyor

MANŞET, OPERATÖRLER, TURKCELL

Geçen hafta yapılan Turkcell Genel Kurulu’ndan Altimo ve TeliaSonera’nın yönetim kurulu başkanı değişsin istekleri sonuçsuz kalırken şirkette sular durulmuyor. Turkcell’den yapılan açıklamada “Yönetim kurulumuz ve şirket yönetimi görevinin başındadır ve şirket faaliyetlerini yürütmeye devam etmektedir” denildi.

Turkcell’de yönetim kurulu üyeleri ile kanuni denetçiler ibra edilmedi. Süresi biten şirket kanuni denetçilerinin yerine yenileri seçilemedi.
Turkcell’den yapılan açıklamada, şirket olağan genel kurul toplantısının 21 Nisan 201.1 ‘de gerçekleştirildiği anımsatılarak toplantıda, daha önce yasal denetçiler, denetim komitesi ve yönetim kurulu tarafından onaylanmış ve bağımsız denetim firması tarafından denetlenmiş 2010 faaliyet yılı bilançosu ve kâr zarar hesabıyla yönetim kurulunun 2010 kârından yüzde 75 oranında kâr dağıtım teklifinin onaylanmadığı belirtildi. Açıklamada yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifi sonrası kamuya açıklanan, 16 Mayıs 201 l’de yapılması planlanan kâr payı dağıtımının yapılamayacağı vurgulandı.

Açıklamada, “Şirketimiz yönetim kurulu başkanı, genel kurulda atanamayan kanuni denetçilerin yasal yollarla atanmasını sağlamak için gerekli başvuruda bulunmuştur. Yönetim kurulu başkanımız ve genel müdürümüz, ihtilafların çözümüyle ilgili gerekli görüşmelere başlamıştır” denildi.

Çekimser oy Genel kurulda, şirket hisselerinin yüzde 1307’sini temsil eden Sonera Holding B.V’nin, yönetim kurulu başkanının azli ve yerine yeni üyenin seçimi yönünde gündeme madde eklenmesi talebinin, hükümet komiserleri tarafından reddedildiği belirtilen açıklamada, “Şirketimiz hisselerinin yüzde 51’ini temsil eden Turkcell Holding’in temsilcisi bu gelişme üzerine, gündeme madde eklenmemesinin azınlık hissedarlarının haklarını ihlal edeceğini açıkladı ve diğer gündem maddeleri hakkında çekimser oy kullandı” ifadesine yer verildi.
Açıklamada, gündemdeki maddelerden, başkanlık divanının oluşturulması ve divan toplantı tutanağının imzası için yetki verilmesi maddeleri dışmda hiçbir maddenin kabul edilmediği belirtildi.