Sahibinden satılık 5G rekoru

Bir basın bülteni geldi. Üstünde “Türk Telekom’dan gerçek 5G denemesinde
dünya hız rekoru” yazıyordu. Büyük bir ihtimalle ülke basınının büyük bir kısmı bunu alıp sorgusuz sualsiz kullanacaktı. Niye? Çünkü 5G geleceğin teknolojisi. Niye? Çünkü Türk Telekom güzel reklam veren… Size de çıkabilir.

Gelelim bültenin içeriğine ve neden olduğu gibi girmemesi gerektiğine. Maddeler halinde TKNLJ formatında sıralayalım:

  • 5G denemesi ne demek? Ülkenizde 5G gelmesi muhtemelen zamanlara yaklaştığımızın ve bunun için artık son dokunuşların yapılması demek. Ülkemize 5G gelecek mi? 2020 yılında değil. Çünkü ihale şartnamesinin çıkarılması, kurumların harekete geçmesi, deneme süreci ve başlangıç için minimum 18 ay gerekiyor. 3G ve 4G bunun göstergesi.
  • 5G denemesini kiminle yapıyorsunuz? Huawei ile. Mesela bu şu anlama mı geliyor: Sizin kurulu bir sisteminiz, 5G konusunda bir iki ekipmanınız eksik onun için Huawei’yi mi çağırıyorsunuz? Hayır. Huawei’nin bir test kiti var. Getirip onu size takıyor. Siz de testlerinizi bunun üstünden yapıyorsunuz.
  • Rekor gerçekten var mı? Ben çok fazla 5G test haberi okuyorum bu aralar yabancı basından. Bu rakamların benzerlerini herkes dile getiriyor.
  • Diyelim ki rekor var. Bu nasıl olur ki? Yani Paris’te bu aletlerle deneme yaptılar… 2,7 çıktı İstanbul’da yapınca neden 2,9 çıksın? Alet mi yükseltildi? İstanbul’un deniz kıyısında olması basıncı artırıyor o yüzden data daha hızlı mı gidiyor? O sırada orada olan bir Türk mühendis “bir dakika şu kırmızı kabloyla mavinin yerini neden değiştirmiyoruz ki” mi dedi? Ne yani?

Peki bu test nasıl yapılmış? Türk Telekom’un Ümraniye Teknopark Mobil Şebeke Test Merkezinde Huawei ile kurduğu uluslararası 3GPP standartları ile uyumlu canlı 5G test şebekesi üzerinde gerçekleştirdiği bu deneme ile 3.5 GHz frekansında 2 adet 100MHz’lik bant genişliğine sahip taşıyıcı kullanılmış. Deneme sonucunda, içerisinde Türk Telekom 5G uyumlu SIM kartı bulunan,  3GPP Standartları ile uyumlu olan ve ticari olarak kullanılmaya başlanan Huawei Mate 20 X 5G akıllı telefonu ile en yüksek 5G hızına ulaşılmış.

Bundan sonra ne olması bekleniyor? Bunları da TKNLJ formatında kurcalayalım isterseniz:

  • İsveç firmaları “biz bu kadar uğraştık bu kadar para harcadık rekoru Mate 20 X ile deney yapan Türk Telekom’a kaptırdık bundan böyle bir şey geliştirmiyoruz” diyecekler
  • 5G konusunu Türkiye gündemine getirsek mi getirmesek mi diye düşünen BTK, “Türk Telekom rekor kırmış. Belli ki 5G konusuna herkes çok meraklı o zaman bir an önce 5G ihale süreçlerini başlatayım” diyecek.
  • Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye’de rekorlar kırılıyor. Ama operatörlerin bu işe verecek parası olmayabilir. Madem öyle yeni frekansları bila bedel verelim de 5G’de gönüllerince yeni rekorlar kırsınlar” diyecek.
  • Huawei, “dünyanın her yarinde bu kadar deneme yaptık, fakat rekor kırmak Türk Telekom ile yaptığımız çalışmalara kısmet oldu. O zaman bundan sonra tüm dünya Ar-Ge çalışmalarımızı burada yürütelim” diyecek.

Hiç saklamaya çalışmayacağım. Bu tür bültenler beni çok geriyor.

Bu arada 4G ilk kez ülke gündemine girdiğinde Türk Telekom bir gigabit, yani bin megabit hızında 4G hizmet verdiğini söylemişti. Hemen almak istediğimi iletmiştim. Bazı yerlerde demişti. Adresi sorduğumda bazı telefonlarla demişti. Sonra da ortadan kalktı bu konu. Yani 5G ile 2,9 gigabit hızında internet hızına erişilmiş olması gerçek olsa bile bizim işimize yarayan bir şey olmayacak.

Cepler, depremin üstünden 14 saat geçmeden gelsin yeter

Fransızlar’ın 5G şartnamesi belli oldu, darısı başımıza

Fransızların telekom regülatörü 5G şartnamesini açıkladı. Bu şartnameyi okumak, bizim yakın gelecekteki 5G şartnamesine de ışık tutacaktır.

Fransa’nın BTK’sı olarak tanımlanabilecek telekomünikasyon düzenleyicisi Arcep, 5G için düzenlenecek 3,4 – 3,8 GHz spektrumu açık artırması için kuralları belirleyen bir taslak prosedür üstünde istişarelere başladı.

4 Eylül’e kadar sürecek olan istişarelerle, Arcep’in sonbahardaki açık artırma öncesinde şartlarını tamamlamasını sağlayacak. Bu arada hükümet, Eylül ayı sonuna kadar mevcut sıklıklar için rezerv fiyatı hakkında ayrı bir tavsiye de alacak. Prosedür, ülkenin dört şebeke operatörünün, 5 yıllık bir uzatmayla 15 yıllık lisanslar altında 2020 yılından itibaren 310 MHz’e varan hacimde spektrum elde etmesini sağlayacak.

İki bölümden oluşan bir ihale sürecinde operatörler, sabit bir fiyattaki ilk spektrum demeti için başvurabilecek ve daha sonra geri kalanı için bir açık artırmaya katılabilecekler. Regülatör, ilk aşamadan sonra her operatörün en az 40 MHz spektruma sahip olacağını, ancak bu minimum konsültasyona tabi olabileceğini öne sürüyor. Açık artırma sonunda şirket başına en fazla 100 MHz alınması mümkün hale getirilecek.

Teklif süreci, katılımcıların 10 MHz’lik bloklara bölünmüş frekansları almalarını sağlayacak. Her kazanana tahsis edilen spektrum miktarı belli olduktan sonra frekansların banttaki blokların konumunu belirlemek için yeni bir açık artırma yapılacak.

Operatörlerden tahsis prosedürünün ilk aşamasında talep edecekleri isteğe bağlı taahhütlerin yanı sıra, tüm lisans sahiplerine asgari yükümlülükler uygulanacak. Asgari yükümlülükler kapsamı hedeflerini ve en az 240 Mbps hızıyla tanımlanan asgari hizmet seviyesini içeriyor. Bu hızı elde etmek için, operatörler 3.4 – 3.8 GHz frekansları veya sahip oldukları diğer frekansları kullanabilecek.

Her operatörden, 2020’nin bitiminden önce en az iki şehirde 5G hizmetlerini başlatmaları ve 2022’ye kadar işletilmekte olan 3 bin sahaya sahip olmaları, 2024’te 8.000’e ve 2025’te 12.000’e yükselmeleri isteniyor. İstişareye bağlı olarak, operatörlerin 2024-2025 dönemi için belirlenen dağıtım hedeflerinin üstünde, bu konumlarda işletilen sitelerin yaklaşık yüzde 20 ila 25’ine sahip olmaları gerekecek.

Özellikle otoyollara uygulanan yükümlülükler, AB kurallarına uygun olarak da planlanmış. Ülkenin otoyollarının (16,642 km) 2025 yılına kadar, tüm ana yolların (54,913 km) 2027 yılına kadar tamamlanması gerekiyor. Bu yükümlülükler, 2027 yılına kadar her bir hücre sahasında minimum 100 Mbps bağlantı hızı içeriyor.

Intel 8.500 mobil teknoloji patentini satışa çıkardı

Intel, Nisan ayında 5G ile ilgili modem çabasından vazgeçtiğini duyurdu. Bundan sonra yaptığı Ar-Ge ile elde ettiği 8.500 adet mobil ve kablosuz bağlantı patentini elden çıkarma kararı aldı.

Konuyla ilgili IAM’in haberine göre Intel, adı verilmeyen bir alıcıyla özel görüşmelere girdiğini de duyurdu.

Intel patent lisanslama grubu direktörü James Kovacs, mobil IP portföyünün haziran ayının sonunda girmesinden bu yana “çok güçlü bir pazar ilgisi” çektiğini dile getirdi. Ancak henüz bir şirketle kesin bir karar aşamasına gelinmediğini belirtti.

Kovacs ilgilenen şirketin ismini vermemiş olsa da, Apple’ın bu şirket olabileceği ihtimali yüksek görünüyor. Apple, Nisan ayında, Intel’in eski 5G modem geliştirme birimi başkanını işe aldığı dile getiriliyor.

Bu yılın başlarında yonga sağlayıcı olan Qualcomm ile olan farklılıklarını çözmesine rağmen, Apple’ın dış tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmak için kendi hücresel modemleri için çalışmalarını hızlandırdı.

China Mobile 5G için 50 bin baz kuracak 4,4 milyar dolar harcayacak

China Mobile, yıl sonuna kadar 50 şehirdeki ticari 5G hizmetlerini başlatacağını ve yeni ağ teknolojisi için stratejisini detaylandırırken 4,4 milyar dolarlık sanayi fonu kuracağını açıkladı.

China Mobile, iddialı sunum planını desteklemek için 2019’un sonundan önce ülkede 50 bin 5G baz istasyonu inşa edecek.

Reuters , şebekeyi kurmak için yapılan büyük yatırımın yanı sıra , operatörün hali hazırda 7 milyar CNY’nin üzerinde nakit parası olan 30 milyar CNY “sanayi fonu” kuracağını bildirdi.

Etkinlikte, China Mobile başkanı Yang Jie, yüksek çözünürlüklü videolar ve oyunlar da dahil olmak üzere 5G içerik geliştirmek için 3 milyar CNY harcamayı planladığını da açıkladı.

Bu ayın başlarında, Çinli yetkililer yeni ağ teknolojisi için lisanslar yayınladı ve China Mobile daha sonra Huawei, Nokia, Ericsson ve ZTE ile dağıtım için ağ sözleşmeleri imzaladığını duyurdu.

Turkcell İTÜ’ye 5G getiriyor

Turkcell ve İTÜ, 5G kapsamındaki işbirliklerine bütün hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda Turkcell, üniversitenin tüm kampüslerindeki 4.5G altyapısını yenilerek teknolojik olarak geliştirdi. Bu sayede İTÜ’nün mobil altyapısı şimdiden 5G’ye hazır hale geldi. C-RAN şebeke mimarisi (merkezileştirilmiş mobil şebeke) kullanılarak gerçekleştirilen şebeke yenileme çalışmasıyla öncelikle veri iletim hızları daha da iyileştirildi ve mobil abonelerin 4.5G üzerinden daha düşük veri gecikmesi ile servis alabilmeleri sağlandı. 

Oluşturulan yeni mimariyle İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde “merkezileştirme” konsepti kullanıldı ve çekim noktalarına kurulan cihaz sayısı önemli oranda azaltıldı. Altyapı yenileme ve merkezileştirme çalışmaları sonrasında gözlem periyodunda Turkcell abonelerinin deneyimledikleri data iletim hızları yüzde 30 artış gösterdi. Sistem odalarının merkezileştirilmesi sonucunda yüzde 25 oranında enerji tasarrufu da sağlandı.

Turkcell Şebekelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin, “4.5G şebekemizi kurarken, bu altyapının 5G’ye de uygun olmasına büyük önem verdik. Geldiğimiz noktada dünyanın en hızlı 4.5G şebekesine sahip olmanın gururunu yaşıyoruz. 5G çalışmalarına başladığımız ilk günden bu yana ülkemizin önde gelen üniversitelerinden İTÜ ile yakın bir işbirliği içerisinde çalışıyoruz. İTÜ’de başlattığımız C-RAN şebeke mimarisi çalışmasını Türkiye’nin her köşesine yayarak, en kaliteli ve hızlı servislerini müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin dünyada 5G’de söz sahibi olması için aralıksız olarak çalışmaya devam ediyoruz” dedi.


Konuya ilişkin açıklama yapan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ise, “Teknolojide yaşanan gelişmeler sadece ülkemizde değil tüm dünyada sosyal hayatı, iş hayatını da dönüştürüyor. Bu dönüşümün en önemli unsuru olan üniversitelerin, ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatına katkısı da giderek artıyor. Bugün akademik hayatın en önemli karşılığını iş dünyasında etkin bir şekilde görüyoruz. İşbirlikleri, birlikte yürütülen projeler ve Ar-Ge faaliyetlerini kapsayan her alanda kamu, özel sektör, iş dünyası işbirliklerinin arttığına şahit oluyoruz. Ülkemizin ekonomik ve sosyal hayattaki bu hızlı dönüşümünün yeni nesil teknolojiler ile giderek artacağını biliyoruz. Bu kapsamda İTÜ olarak 5G teknolojisi testlerinde işbirliklerine gitmekten son derece memnunuz. Bu işbirliklerin gelişerek devam edeceğine ve ülkemize fayda sağlayacağına emin olarak ilerliyoruz” diye konuştu.

Yapılan çalışmalar sonrasında dünyanın en iyi 4.5G altyapısından birine sahip olan İTÜ Ayazağa kampüsü, geleceğe hazır bir test merkezine dönüştü. Turkcell ve İTÜ önderliğindeki bu çalışma ile İTÜ Ayazağa Kampüsü; sürücüsüz araç, akıllı şehir sistemleri, IOT gibi gelecek nesil teknolojiler için denemelerin yapılacağı 5G’ye hazır ve üniversite öğrencilerinin de kullanabileceği bir açık hava teknoloji laboratuvarı haline geldi.

Çin’de “Turkcell ilk 5G’li olsun” zirvesi

Turkcell ile Huawei, 5G alanında sürdürdükleri işbirliğini bir adım öteye taşıyor. Türkiye’nin dünyada 5G teknolojisini kullanan ilk ülkelerden birisi olması için çalışmalarını aralıksız sürdüren Turkcell, Huawei ile Türkiye’de akıllı şehirlerin altyapılarının geliştirilmesi amacıyla yeni bir protokole imza attı. Çin’de düzenlenen protokol töreninde Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Huawei Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komitesi Başkanı Li Dafeng’in yanı sıra Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin ve Huawei Radyo Ürünleri Çözümleri ve Pazarlama Başkanı Wang Zhongtao da yer aldı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, “Turkcell olarak her alanda, ülkemize en yeni ve en gelişmiş teknolojileri kazandırmak için uluslararası işbirliklerine imza atmaya devam ediyoruz. Bu işbirliklerinin yapılması ülkemizin yeni nesil iletişim teknolojilerine sahip olması ve özellikle 5G’de öncü rol üstlenmesi adına son derece önem taşıyor. Huawei ile yaptığımız bu işbirliği de bu yönde atılmış büyük bir adımdır” dedi.

Turkcell’in bu çalışmalarla, Türkiye’de 5G’nin ticarileştirilmesi ve geleceğin teknolojilerini üretme konusunda gelişmeye devam edeceğini vurgulayan Akça, sektörde kullanılan ekipmanların AR-GE çalışmalarının ve üretimlerinin ülkemizde yapılması konusunu Huawei yöneticileri ile istişare ettiklerini ifade ederken “Bu işbirliği, şehirlerimizin 5G teknolojileriyle donatılarak daha da akıllı hale gelmesini sağlayacak ve insanlarımızın en son teknolojinin imkanlarından sonuna kadar faydalanarak konforlu bir yaşam sürmesine vesile olacak. Geleceğin çözümlerini geliştirerek, katma değer yaratan işlerdeki öncülüğümüzü sürdürmeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

Protokol Töreninde konuşan Huawei Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komitesi Başkanı Li Dafengise Turkcell ile 5G alanında yapılan bu işbirliğinin Huawei’ye Türkiye ve merkezi Asya bölgesinde dijital endüstri dönüşümü için fırsat sağladığını belirtti. Yapılan protokolle, Turkcell ve Huawei’in ortak çalışmaları ile, özellikle 5G’nin önemli bir ayağı olarak kabul edilen ‘akıllı şehirler’ uygulamalarında, 5G teknolojilerinin kullanılması yönünde çeşitli modeller üzerine çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, iki şirket nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, yapay zeka, akıllı araçlar, e-sağlık çözümleri ve çeşitli kullanıcı otomasyon çözümleriyle ilgili işbirlikleri yapıyor.

Vodafone geleceğe 620 milyonluk yatırımla varabilir mi?

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy:

“Mali yılımızın ilk yarısında gerçekleştirdiğimiz 620 milyon TL yatırımın büyük kısmını 4.5G ve fiber alanında yaptığımız yatırımlar oluşturdu. Çünkü en önemli amacımız müşterilerimize verdiğimiz hizmet kalitesini sürekli artırmak ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu avantajlardan herkesin her yerde faydalanmasını sağlamak. 4.5G Türkiye’de hizmete sunulmaya başlandığında, ülkemizin en ücra köşesine kadar bu hizmeti götürmeyi taahhüt etmiştik. Bugün, 81 ilde 12 bini aşkın 4.5G iletişim noktasıyla Türkiye’nin en geniş 4.5G kapsamasını sunan operatörü olarak bu sözümüzü yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Eylül 2017 itibari ile 23,2 milyon abonemizin yaklaşık 11 milyonu 4.5G kullanıcısı. Abonelerimizin bize duyduğu bu güvenden hareketle, biz de yenilediğimiz 4.5G ve altyapı hizmet stratejimizi “Vodafone Güvenle Kapsar” ismiyle hayata geçirdik. Yeni stratejimiz kapsamında altyapı ve şebeke yatırımlarına aynı hızla devam edeceğimiz gibi, abonelerimize de önemli avantajlar sunuyoruz. WiFi üzerinden arama (VoWiFi) teknolojisi ile, ek bir uygulama kullanmadan sadece SIM kart ve WiFi bağlantısı ile abonelerimize yüksek ses kalitesiyle iletişim kurabilme imkanı sunuyoruz. Bu sayede Vodafone aboneleri uçak, asansör gibi hiç beklenmeyen yerlerde bile tüm dünya ile HD ses kalitesiyle konuşabiliyor. Herkesin her yerde 4.5G ve yeni nesil teknolojilerin avantajlarından, Vodafone kalitesinde kesintisiz hizmet deneyimi ile yararlanmasını sağlamaya devam edeceğiz.

Tüm bu yaklaşımların temelinde, müşterilerimizin ve toplumun yeni dijital trendlere uyum sürecine ve başarılarına destek olma vizyonumuz yer alıyor. Türkiye’nin dijital geleceği yeni teknolojilerin sayesinde heyecan verici olacak. Dolayısıyla biz de Vodafone olarak müşterilerimize, “Gelecek heyecan verici. Hazır mısın?” diyoruz.”

Doany: İş yapalım deyin hemen masaya oturalım. Ama konuşmak için ben yokum

Türk Telekom toplantılarına son dönemlerde denk gelemedim. Zaten Paul Doany, gelmesinden bu yana genellikle küçük, kapalı ve  göreli olarak daha güvenli gruplarla buluşup bilgi aktarımında bulundu. O yüzden Türk Telekom, Paul Doany konuşacak deyince açıkçası biraz da heyecan duyarak toplantıya gittim.

Kendisiyle üç sene yakın çalışmış biri olarak söyleyebilirim ki toplantının ilk dakikalarından son sorulara kadar oldukça gergindi. Ama bu gerginlik anlattıklarına yansımadı. Hatta yine eski tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Genelde gergin olduğu zamanlarda daha net ve nokta atış bilgiler verir.

Bu toplantıda da öyle oldu. Size basın bülteninde yayınlanan bilgileri vereceğim ki o bilgileri zaten Doany de verdi. Ama bence toplantının yıldız bilgileri bültene yansıyan değil orada bu bilgileri vermeye başlamadan önce söyledikleriydi.

Söyleyiş biçimi ve daha önce gazetelere gönderdikleri açıklamalar belli ediyor ki Türk Telekom’un yabancı ortağı ile ilgili söylenen her şey mevcut iş yükü içinde onları yormuş. Şimdiye kadar hiç söylemediği bir şeyi toplantıda şu minvalde dile getirdi: “Benim tekrar Türk Telekom’a dönerken bir şartım vardı: Ortaklık işleriyle şirket yönetim işlerinin birbirine karışmasını engellemek.” 

Bu bakış açısıyla anlıyoruz ki Doany amiyane tabiriyle hoplaya zıplaya gelmemiş. Kendi şartlarını koymuş. Biraz da zorlamış. Ama neticeye baktığımızda belki de şirket yönetimi için zaten olması gereken şartlar oluşmuş. Turkcell’in ortaklık yapısıyla ilgili yaşananlar ve bunun şirket bünyesine yansımalarının ne gibi sonuçlar çıkardığını düşünecek olursak, yerinde atılmış adımlar olmuş bunlar.

Doany’nin tavırlarından ve kelime seçiminden anladığım kadarıyla eski zamanları veya rakiplerinin tepe yöneticilerinin aksine devlete karşı kartlarını daha açık oynadığı da ortaya çıkıyor. Bunu nereden mi çıkardım? Elbette şirketi için yapılmayanları veya ondan istenen bazı şeyleri eleştirmesinden. Örneğin dedi ki: “Bizden diğer şirketlerle konuşup onlarla bağlantı paylaşımı yapmam istendi. Ama biz diğer operatörlerle aynı şartlarda oynamıyorum. Bizim lisans süresi dolunca yaptığımız fiber yatırımını da bırakmamız isteniyor. Oysa diğerlerinde aynı durum söz konusu değil…”

Basın bültenine yansımayan bir diğer konu da şirketin abone kazanım ve kayıp süreçleriyle alakalı… Doany sabit işletmenin bir süre sonra şirketin içine girdikleri zamanda olduğundan daha zorlu olacağını biliyormuş. Aycell ve Aria birleşmesinden ortaya çıkan Avea’yı bir şekilde almak zorundaydı. Ama bunu alırken kar edemeyeceğini bildiğini dile getirdi. Belli ki kendi önüne sunulan Avea alım aşamalarından hiç de mutlu olmamış. Hatta Telsim satışının 4,5 milyar dolarlık kısmının iyi olduğunu söylese de o operasyonun karlı olmayacağını da bildiğini dile getirdi.

Bu kadar konuşmayı söylediği bir cümle çok iyi özetliyor aslında: “Ben artık konuşmalardan sıkıldım. Bana iş yapalım deyin hemen yarın masaya otururum, ama artık konuşmalı iş yapmak istemiyorum…”

Turkcell “5G’ye şimdiden hazırlanıyorum” dedi

Turkcell, sadece iletişimde değil hemen her sektörde büyük değişimler yaratacak 5G teknolojisine yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Dünyada 2020’de kullanılmaya başlayacak 5G ile ilgili öncü çalışmalara imza atan Turkcell, ‘Access MPLS’ adı verilen projeyle erişim alt yapısını yenileyerek, şebekesini daha güçlü ve büyüyebilir hale getirdi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte şebekesinin performansını 15 kat artıran Turkcell’in erişim kapasitesi de 25 kat büyüyebilecek hale geldi. Bu yeni teknoloji sayesinde Turkcell’in erişim şebekesi bugünden 5G’ye uyumlu bir altyapıya kavuşmuş oldu. 

Turkcell’in müşterilerine en iyi hizmeti sunmak için aralıksız çalıştığının altını çizen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin, “Müşterilerimize en iyi deneyimi sunmak için şebekemizde yeni nesil teknolojiler kullanmaya ve şebekemizi bugünden 5G’ye hazırlamak için alt yapı yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Tamamlanan Access MPLS projesiyle Turkcell erişim şebekesi dünyada sayılı operatörlerin sahip olduğu bir altyapıya kavuştu. Yeni erişim altyapımız sayesinde taşıyıcı şebekemizde sağlanan yüksek kapasite artışı yanında daha düşük gecikmeler ve yüksek hız deneyimi elde ediliyor. Aynı zamanda şebekemiz 5G’nin taşıyıcı ihtiyaçlarından olan Segment Routing (Parçalı Yönlendirme) geçişine de bugünden hazır hale geldi. Bu yeni mimariyle müşterilerimiz de özellikle sanal gerçeklik uygulamaları kullanırken ya da 4K-8K gibi yüksek kalite içeren videoyu izlerken mükemmel bir deneyim yaşayacak. Türkiye’nin lider dijital operatörü olarak ülkemizi en yeni teknolojilerle buluşturmak için yatırımlarımıza ve araştırmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

 

En uç noktaya kadar yedeklilik

 

Turkcell’in erişim şebekesini güçlendirme ve 5G’ye hazırlama projesi olan Access MPLS ile erişim ağında en uç noktaya kadar yedeklilik de sağlanacak. 5G’de ihtiyaç olan yüksek kapasiteleri sunacak altyapıyı oluşturan Turkcell’in fiber ağlarda 10Gbit transport hızları sağlayarak Gigabit üstü mobil hızlara çıkılması da mümkün olacak.

Vodafone yine noterlere teknoloji şovu yaptı

Türkiye çok ters bir ülke. Düşünün ki teknooljiyle ilgili yazarlara sürekli pazarlama haberleri geçiliyor. Ülkenin noterleri de düzenli olarak teknoloji haberi alıyor. Vodafone, biz teknoloji yazarlarına teknoloji göstermek dururken yine noterlere E-Band lansmanı yapmış. Noterler Türkiye’de ilk defa saniyede 10 gigabit hızında veri aktarımını seyretmişler. Umarım evlerine gidince birkaç kişiye anlatmışlardır bunu. Çünkü biz bunun bırakın nasıl yapıldığını, resmini bile göremiyoruz. Bize bunun için bu işi yapan birimin başındaki insanın resmi gösteriliyor.

Vodafone bunu 5G’ye bir hazırlık olarak görüyor. Zamanı geldiğinde, yani 2020 sonrasında hız için muhtemelen bu bant genişliklikleri bu üstünde çalışılan yöntemlerle mümkün hale getiriliecek.

İki nokta arasında elektromanyetik dalgalarla iletişim kurmayı sağlayan ve E-bandında çalışan radyolinklerle 10 gigabit mertebesinde veri aktarma hızlarına ulaşılabiliyor. Güçlü ve yüksek hızda veri trafiği sunan “10 Gbit/s E-band” teknolojisi, özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde noktadan noktaya havadan yüksek hız ve kapasite ile veri transferi yapılmasına imkân tanıyor. E-band; noktadan noktaya haberleşme için kullanılan 71-76 GHz ve 81-86 GHz bantlarındaki çok yüksek frekansa verilen isim olarak tanımlanıyor. Bu frekanstaki radyolinklerin fiberin erişemediği noktalarda fiberin tamamlayıcısı olarak kullanılması bekleniyor.

Kuzey Avrupa’nın enteresan 5G planları

Biz 30-40 milyon dolarlık yatırım ve araştırmayla kendi 4G’mizi ve 5G hizmetlerini hayata geçirebileceğimizi düşüneduralım, bu işin kaynağı Kuzey Avrupa dünyanın ötesine geçmeye hazırlanıyor. Kuzey Avrupa’nın teknoloji gülü ve Turkcell’in büyük ortağı TeliaSonera, kadim dostu ve mobil teknoloji partneri Ericsson ile 2018 yılında 5G’yi bulundularsa coğrafyada vereceklerini duyurdu.

“4G için devletin neler yapması lazım” analizi

4G hepimizin hayatını inanılmaz derecede değiştirdi ve daha da değiştirecek. Arka arkaya yazdığım yazılarla herkese öneriler veriyorum. Elbette devlete şunu yap bunu yapma diye atarlanmak benim haddim değil. Ama en azından hem halkın hem devletin işine yarayacak bazı şeyleri hatırlatmak belki devletin de işine gelebilir…

  • Öncelikli olarak devlet bu işten çok ciddi para kazanacak. Çünkü tüm gelirler düşüyor ya da yükseliş trendinin sonuna geliyor. Bu bakış açısıyla yeni bir şeyler, yeni bir soluk lazım ülkeye. Bu yüzden 4G’nin gelmesi için hepimiz elimizden geleni eksiksiz bir biçimde yapmalıyız. Hepimiz derken devleti de bunun içine katıyorum.
  • Devlet daha önce 3G konusunda kim hızlı kim yavaş gibi testlerin yapılmasını yasaklamıştı. Bence bu testlerin yapılması lazım. Halkım kimin hızlı kimin yavaş olduğunu bir şekilde bilmeli. Gerekirse bu testleri sadece BTK yapsın. Ama birileri yapsın. Elbette belli kurallar dahilinde: Biz Çemişkezek kasabasında çok hızlıyız kavramını tüm ülkede öyleymiş gibi yapanlar elenmeli buradan…
  • Herkesin iletişimi tüm ülkedekiler, özellikle de metropollerdekiler kadar hızlı kullanmaya hakkı var.  Nişantaşı’nda hızlıyız ama Bursa’dan sonra pek çekmiyoruz denmesine izin verilmemeli. Bu Nasıl olur bilmiyorum ama Anadolu ve metropoller arasında fark olması benim canımı yakıyor.
  • Sonuçta 4G deyince hızdan başka bir şey vaadedemiyoruz vatandaşa. Tamam operatörler daha geniş alanlardan frekanslardan veri dağıtacak rahatlayacak ama vatandaş için bir tek hız. O zaman devlet hızımıza sahip çıksın, düşük hızlı olanları ifşa etsin ki bir sonraki ihalede insanların yeni frekans almaya daha yüksek hızlar vermeye motivasyonu olsun, devlet daha çok kazansın
  • 3G zamanı ARGE çalışanı zorunluluğu gelmişti hatırlarsanız… 4G ile bunun sayısı daha da arttı. Lütfen devletimiz bu kadar ARGE çalışanının hesabını sorsun. Gerçekten o adamları istihdam ediyorlar mı diye değil… Gerçekten o istihdam edilen adamlar ARGE yapıyorlar mı diye… Nerede sizin aldığınız patentler desin mesela devletim… Niye siz hala 5G için bir güzellik yapamadınız desin. Ben devletimin arkasındayım bu açıdan atacağı her adım için.
  • Gelelim herkesin ağzının içinde gevelerdiniz fiber mevzuuna: Türk Telekom hariç tüm şirketler muzdarip bu konuda. Eğer 300 ila 1.000 megabit mobil internet göreceksek bunu da ülkenin her yanında görmek istiyorsak fiber bizim olmazsa olmazımız… “Bana ne bana ne benim vermem” demesine izin verilmemeli hiçbir şirketin. Bu iş artık bir ülke sorunu. Eğer dünyayla boy ölçüşeceksek lamı cimi yok…

Spor organizasyonu yoksa 5G de yok…

Önümüzde bizi bekleyen 5G için lansman tarihleri ve denemeleri inceliyordum. Karşıma çıkan tarihler beni çok eğlendirdi. Biraz irdeleyince siz de güleceksiniz:

Nokia “5G her şeyi ve tüm özellikleriyle 2020 yılında hazır olur, biz de onu Avrupa Futbol Şampiyonası’nda deneriz” dedi… Peki neden 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası?  Çünkü normalde yapılan bu tip futbol organizasyonları bir ya da iki ülkenin ortak çalışmasıyla oluyor. Ama bu futbol organizasyonu 13 ülkede ve 13 şehirde eş zamanlı yapılacak.

Koreli telekom şirketi KT Telecom, Kore’de yapılacak 2018 Kış Olimpiyatları’nda 5G’yi deneyecek.

Japon mobil iletişim devi NTT Docomo 2020’de Tokyo’da yapılacak Yaz Olimpiyatları’nda başlama kararı aldı.

Huawei Rus mobil iletişimci MegaFon ile ortak hareket ederek Rusya’da yapılacak 2018 Dünya Futbol şampiyonasında denemeler yapacak.

Buradan ne anlıyoruz? Sen istiyor 5G? Alacak bir spor organizasyonu…

Artık dünya güreş şampiyonası, uluslararası satranç organizasyonu filan bir şey bulacağız biz de deneme yapmak için.

Olmadı Acun’dan yardım ister Survivor’a birkaç uluslararası isim katıp orada deneme yaparız…

 

Turkcell’in 4G bakış açısı analizi

Kaan Terzioğlu

Kaan Terzioğlu

Turkcell 4G için açıklamalar yaptı. Aynı diğer şirketlerin yaptığı gibi Turkcell de konuyla ilgili canlı soru cevap iletişiminden kaçındı (basının büyük bir kısmı için)… Yine onların gönderdiği açıklamalar ve basına yansımalarından yola çıkarak söylediklerinin derinlemesine analizini TKNLJ formatında yapalım…

  • Kamuoyunun 4.5G adıyla benimsediği bu ihale öncesinde stratejik planlama sürecimiz tarihe geçecek bir deneyimdi: Kamuoyu bu algıyı benimsemedi. Şirketlerin de içine sindiğini düşünmüyorum. Büyüklerimiz öyle söyledi diye herkes öyle söylüyor. Ama ne yaparsanız yapın bu bir frekans ihalesi. Öyle buçuklu şeylerin değil…
  • Frekans başına 9,4 milyon euro ödeyeceğiz. Bu teknik olarak bile bir mucize: Frekans başına ödenecek olan ücret gerçekten çok önemli. En çok parayı veren Turkcell aslında en hesaplı frekanslara ulaşan şirket olarak ön plana çıkıyor. Vodafone frekans başına 10,68 Avea ise 10,58 milyon euro ödedi. Bu anlamda Turkcell’in çok doğru strateji geliştirdiğini kimse, rakipleri de dahil inkar edemez. Ki frekans sayısından öte alınan frekans kalitesine de dikkat etmek lazım…
  • Frekans demek, hız demek, kapasite demek, pazar payı demek: Nasıl frekansın gereksiz bir şey olduğunu iddia edemiyorsak daha çok frekans alamamış bir şirketin biz süper alışveriş yaptığını da iddia edememiş olmamız gerekiyor.
  • Biz sadece 4.5G’nin spektrumunu almadık, 5G’nin de spektrumunu aldık: Bu nokta da çok önemli. Busözümü lütfen dikkate alın: Bundan 5 sene sonra ama bu frekans dağılımları çok yanlış derse birileri… Mesela biz en doğru frekansları aldık diyenler… Çok ağır konuşmamız lazım.
  • Türkiye, cep telefonunda 1000 Mbps’in üzerinde hızları ilk kez Turkcell ile görecek: Çok önemli bir iddia. Diğerlerinin yeterli frekansı mı yok, yoksa Turkcell daha hızlı bunları hayata geçireceğine mi inanıyor… Bu toplantıda olsam onlara sorardım… İkisinin arasında ciddi farklar var çünkü.
  • Halen 34.200 kilometreden fazla fiber ağa sahibiz. Türkiye’nin 81 ilinde varolan güçlü bir ağ bu. 2,2 milyon hanenin kapısına fiber götürdük. 818 bin fiber abonemiz ve bu alanda da yüzde 53 pazar payı ile lideriz: Turkcell bunu neden gündeme getirmiyor anlamakta zorluk çekiyorum. Benim pazarlama müdürüm rakibimden 5,6 kat uzun fiberle pazarın lideri olamasa ben çok şaşırır ve hesap sorardım. Ama Türkiye’de bu tip işler sorgulanmıyor.
  • 2100 MHz spektrumu mevcut mobil internet kapasitesini artırmak ve yeni nesil mobil teknolojiler için ihtiyaç duyulan kapasiteyi sağlayan bant olması açısından kritik öneme sahip. Bu bakımdan 4.5G ihalesinde bu spektrumda yetkilendirmesi yapılan tüm bantları alarak rakiplerimizin sunamayacağı bir kapasiteye sahip olmaktan memnunuz: Firmalar kendi aralarında karar vermeli: 2100 MHz gerçekten gerekli mi değil mi… Ben gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama Avea ve Vodafone ihtiyacımız olan her şeyi aldık diyor. Biri yanlış söylüyor. Bu felsefe değil ki sen de haklısın diyebilelim. Bildiğiniz mühendislik ve matematikten farklı neler var bu işin içinde bilmek bizim de hakkımız…
  • Türkiye’yi uçtan uca fiberle donatmak için sektörümüzdeki diğer oyunculara çağrıda bulunuyoruz; gelin hep birlikte bir altyapı şirketi kuralım ve bu şirket ülkemizin eşsiz bir fiber altyapıya kavuşması için canla başla çalışsın: Bu çok önemli bir çağrı. Bencegönderilen tüm bilgiler arasında manşete çıkması gereken tek madde. Gazeteler bu bilgi ve çağrıyı es geçtiler. Haydi gazeteciler olayı sezinleyemedi. Haydi diğer operatörler algıda geriye düşmemek için bunun üstüne gitmedi. Peki bunu zaten düşünmüş olması gereken Ulaştırma Bakanlığı ve BTK bu konunun üstüne gitmeyecek mi? Bunu ciddiye alan tüm devlet yetkililerini el üstünde tutmak ve pamuklara sarmak gerekir…

5 sayfalık basın bülteninin en önemli noktaları bunlar. Böylece sizler için Avea ve Vodafone’un görüşlerini eksiksiz olarak hazırlamış olduk… Tarihte bu başlıklar çok büyük önem taşıyacak.

Türk Telekom 4G’de fiberine güveniyor

Vodafone gibi Türk Telekom da 4G’yi takip eden günlerde bir basın toplantısı düzenledi. Vodafone gibi Türk Telekom da canlı olarak soru sorma özelliğini TKNLJ’ye sağlamadı. Uğurlar olsun. Biz bildiğimiz şekilde eğilip bükülmeden, TKNLJ formatı ve tutarlılığında Türk Telekom’un yaptığı basın toplantısının notlarını paylaşalım…

  • Türk Telekom’un CEO’su Rami Aslan “hem borç oranı, hem de nakit akışının Avrupa’daki operatörlere göre çok daha iyi durumda olduğunu” dile getirmiş. Bu enteresan bir konu. Türk Telekom aslında satılmadı. 2026 yılına kadar 6,5 milyar dolara kiralandı. Peki şirket devlete devredilirken borçsuz olarak devredilecek mi? Bunun cevabını net bir biçimde biliyor olmamız lazım.
  • Aslan, 4G ihalesinde gerçekleşen frekans dağıtımıyla sektöre normalizasyon geldiğini belirterek, tüm operatörlerin eşit şartlarda rekabet edebilmesi için uygun bir zemin oluşturulduğunu dile getirdi. Bu konuda haklı. Çünkü Avea’nın sahip olmadığı 900’lü frekansların fiyat yükseltmeden Avea’ya verilmesi için çok önemli bir madde kondu. İlgili kişileri bu maddeyi koymayı düşündüğü için kutluyorum.
  • Aslan, “bizim üstün teknolojiye sahip altyapımız sayesinde yeni nesil teknolojileri kullanabiliyoruz. Bizim altyapımız olmasaydı değil 4,5G teknolojisi, 3G teknolojisini dahi kullanamazdık” dedi. Bu konuda da haklı. Sonuçta daha az baz istasyonu ve 1.800 frekansla, ucuza data ve ses trafiği satıp yoğun trafik yarattılar. Buna rağmen ağları çalıştı. Bu da teknolojilerinin yüksek olduğunun önemli bir göstergesi…
  • Aslan, akıllı ihale stratejisiyle tam olarak istedikleri frekansları aldıklarını söylemiş. Ben bunu hiç çözemiyorum. İhaleyi dakika dakika, an be an seyrettim. Defalarca mola alıp, hemen hiçbir frekansın en iyisini alamadılar. İhale salonundaki molalarda zaman zaman Aslan arkasını dönüp konuşulanlara karışmadı bile. Ve bunun adı akıllı ihale stratejisi mi? İyi ki bu toplantıya beni çağırmamışlar. Ya yüksek sesle gülüp toplantının dirliğine halel getirirdim ya da üstümü başımı paralardım sinirden…
  • Frekansların yanı sıra fiber altyapıdan aldıkları güç sayesinde, Türk Telekom Grubu’nun sektörün en güçlü oyuncusu olduğunu söyledi Aslan… Haklı. Ama fiber tek onlarda var. Ama bunu bizde var, başkasına vermiyoruz, vermek için binbir zorluk çıkarıyoruz moduna sokmamalılar. Mesela fiberin kirasını fiber döşemekten daha pahalı hale getirmemeliler. Getirmezler değil mi?
  • 5G için 8 patent aldıklarını söylüyorlar. Bu çok dikkatimi çekti. Her şey için patent almış olabilirler ama 5G patenti gerçekten çok enteresan. Daha önce 5G’nin hangi takvimle geleceğini açıklayan bir yazı yazmıştım. Daha üstünde konuşulmaya başlanmayan bir teknoloji için patent almak bana çok tuhaf geliyor.
  • Aslan’ın en enteresan sözlerinden biri de şu: “Bugün tüm GSM ve alternatif operatörlerin oluşturduğu veri yükü, mevcut kapasitemizin onda birine karşılık geliyor”… Bunu fiber ve veri akış ücretleri tartışılırken de duymak isteriz…
  • Toplantının büyük bir kısmında hem Aslan hem de Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca finansalların çok iyi durumda olduğundan bahsetmiş. Bu harika. Çünkü bazı insanlar anlamsızca Türk Telekom ve Avea’nın borçlanma sorunlarının olduğundan bu yüzden de 4G ihalesinde sorun yaşayacağından bahsetmişti. Türkiye’nin en büyük kurumlarından birinin yaşanan dolar artışı ve krize rağmen iyi durumda olması bizi çok sevindirdi.

Vodafone “4G’de ezilmedik” dedi

Vodafone 4G ihalesinin hemen ardına denk gelen bir basın toplantısı yaptı. Basın toplantısı demek yanlış olabilir çünkü toplantıdan çok dostlar buluşması tadında geçen bir etkinlik olmuş. Seçerek gazeteci çağırmışlar. TKNLJ formatının onlara ağır geleceğini düşünmüş olacaklar ki bizi çağırmadılar. İleride çağırabilirlermiş. Gazeteler ehlileştirilmiş yazılarıyla genel algıyı oluşturduktan sonra bizim soru sormamıza “izin” verecekler. Gelin biz onların yaptığı toplantıyı TKNLJ formatında kurcalayalım, gerçekleri görelim:

  • Vodafone genel çok ufak tefek frekanslarla işini görüyor. Örneğin İngiltere’de 800 frekansında 10 MHz’lik FDD ve 2600 bandında 20 ve 25 MHz’lik TDD bantlarına sahip. Ancak bu ülkenin basınına bakıldığında halktan 4G hizmetine yönelik ciddi eleştiriler aldığı da açık. Biraz tarama yapmak yeterli oluyor.
  • Vodafone ihale sonucunda vermesi gereken 778 milyon Euroyu peşin vereceğinden bahsetmiş. Ancak oradaki gazeteler bunun sebebini sormamışlar. Çünkü parayı peşin de verse ihale şartnamesinde söylendiği gibi taksitle de verse aynı parayı verecek. Şartnamede açık bir biçimde paranın peşin verilmesi miktarını düşürmez deniyor. Tamamen duygusal sebeplerden yapıyor bunu yani…
  • Vodafone gazetecilere 800 MHz’de aldıkları birinci seçeneği övüp durmuş. Oradaki gazeteciler sormamışlar ama ben sorayım: 800 MHz’de toplam açık artırma hepi topu 17 milyon artırıldı. Bu artırma toplam fiyatın yüzde 4,5’uğuna denk geliyor. Madem bu kadar değerliydi de neden bu kadar az artırıldı?
  • Şöyle düşünün ve sadece mantığınızı kullanın: Bir frekans 64,6 milyondan 384 milyona çıkmış. O değerli değil, yüzde 4,5 artan frekans değerli. Ben çok uğraştım ama bir türlü inanamadım buna…
  • Tabi frekanslar dışında bir de 4G uyumlu telefonlar devreye girmiş. Vodafone bunun adını 4,5G uyumlu olarak vermiş hükümetin verdiği isme binaen… Bunu Türkiye’de üretme sözü vermişler. Ama zaten bu sene içinde sattıkları tüm telefonların 4G uyumlu olacağını söylemişlerdi. Turkcell de söyledi bunu. Avea da söyledi. Zaten bu sene satışa çıkarılan telefonların pek azı 4G uyumsuz. Bunu biz biliyorsak Vodafone yetkilileri de biliyordur. Ama sanırım muhabbet olsun diye söylenmiş bir söz bu…
  • Bu arada Vodafone 5G için çalışıyormuş. Helal olsun Cumhurbaşkanına… Bir 5G dedi nasıl da bütün firmalar işi gücü, 800 milyon euro verdiği 4G’yi bırakıp 5G konuşur oldu.
  • Son olarak… Vodafone CEO’su ihalede ihtiyacımız olanı aldık diyor. İyi de… Neden 2100 ve 2600 gibi frekanslarda u kadar çok almaya çalıştı o zaman? İnsan hiç ihtiyacı olmayan şeyin peşinden bu kadar koşar mı? İnsan ihtiyacı olmayan şeyin ihalesinde on milyonlarca dolar artırmaya gidip birkaç kez mola alıp kara kara düşünür mü?

Ben devlete hava için 4 milyar versem…

İhale geçti. Şimdi beraberce oturup sonrasında olacakları masaya yatıralım. Ben bugün devlete havanın kullanım ücreti olarak 4 milyar euro versem ondan neler isterdim sizlere anlatmak istedim. Tabii ki TKNLJ formatında:

  • Sevgili devlet… Sana havadaki frekansları kullanmak için 4 milyar veriyorum. Bu paranın karşılığını almak benim hakkım. Bundan sonra beni daha çok dinlemeni istiyorum.
  • Sevgili devlet… Ben 4 milyar veren biri olarak bu teknolojinin olmazsa olmazı fiberi dilediğim yere gömmek, bunu da adam gibi kanunlarla yapmak istiyorum.
  • Sevgili devlet… Ben bundan sonra fiber döşerken büyükşehir ve yerel yönetimlerin nazı ve kaprisini çekmek istemiyorum. Halka hizmet vermek ve 4 milyarı etkin ticarete dönüştürebilmem için bunlar şart. “Bana ne git belediyeyle anlaş” deme hakkını alıyorum senden
  • Sevgili devlet… Bukadar devasa bir yatırım yapmışken artık bu teknolojileri kötüleyen, yalanlayan, çöp diyen devlet büyüklerinin söylemlerine muhattap kalmak istemiyorum. Lütfen teknolojilerin manevi şahıslarına saldırılar dursun.
  • Sevgili devlet… Eğr sana verdiğim para kadar bir parayı teknoloji yatırımı ve insanların mutluluğuna harcayacaksam bu parayı kime nasıl verdiğime karışma. Beni yerli teknoloji yapabildiğini söyleyen ama ortaya bir baz çizimi bile koyamayan kurumların insafına bırakma.
  • Sevgili devlet… Yeni teknolojiler gelince ben zaten bağlasan durmam. Onları daha yüksek rekabet avantajına kavuşmak için dibine kadar kullanırım. Bu yüzden lütfen beni 4,5 yapacaksın 5 olacaksın gibi politik safsatalarına boğma.
  • Sevgili devlet… farkında olmayabilirsin ama ben zaten her sene 1 milyarın üstünde teknoloji yatırımını düzenli olarak yapıyorum. O yüzden bana Ar-Ge bölümlerinde kaç kişi çalıştıracağımı söyleyip yapmazsan sana ceza veririm laflarıyla sıkma…
  • Sevgili devlet… Benim kazandığım paranın yarısını daha benim elime dahi geçmeden 1999 yılında olmuş bitmiş depremin yaralarını sarmak için benden alıp durma

4,5G ihalesi sonucu: Turkcell 4G kalanlar “buçuk”

Fiberin ihalesinin ardından neler olup bittiğini, içeride yaşanan taktikleri herkesin anlayacağı dile getirip TKNLJ formatında sizlerle paylaşıyorum. İhalenin hemen ardından yazılan bu yazıları yarın gazetelerdekilerle kıyaslamanız dileğiyle…

  • Bu ihale Türkiye’de iletişim için çok önemliydi. Çünkü daha önce 10 sene gecikmeyle yakaladığımız treni bu sefer 5 yıl gecikmeyle tutturabilme imkanımız olacaktı.
  • İhale 6 ay ertelendi çünkü Cumhurbaşkanı halen anlayamadığımız bir şekilde 4G’yi çöp, 5G’yi ise hemen yarın uygulayabileceğimiz bir teknoloji olarak ilan etti. Her zaman olduğu gibi kimse onu düzeltemediği için ihale 6 ay ertelendi.
  • 4G’nin en önemli olaylarından biri farklı frekansları kendi içinde eriterek tek bir frekans gibi çok yüksek bir hızda bize sunabilmesi… Yani aynı İstanbul’da 1 köprü yetmeyince yanına ikinciyi ve üçüncüyü yapmak gibi. Bu köprülerin yan yana yapıldığını ve tek bir yol haline geldiğini düşünün. İşte 4G’nin avantajı o.
  • İhalede 800-900-1800-2100 ve 2600 gibi 5 farklı frekans vardı. Bu frekansların içinde değişik bant sayıları bulunuyordu. Frekansları köprü, bantları şerit gibi düşünün.
  • İhalenin köprü yani frekansları açık artırmaya çıkarılırken onların içindeki farklı şeritler bunun alt ihaleleri gibi konumlandı. Mesela aynı frekansta üç ihaleye ayrı ayrı paralar istendi. Neden? Çünkü bir ihale 50 şerit, biri 30 sonuncusu 20 şeritti.
  • Bu arada şerit sayısı aynı olsa da ihalede dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da bazı bantların TDD bazılarının ise FDD olmasıydı. FDD dediğimiz çift şerit olmaya meyilli daha kaliteli yollar. TDD ise biraz daha kalitesiz bir yol…

Turkcell Huawei ile stratejik işbirliğini Çin’den duyurdu

Turkcell ve Huawei, 5G teknolojileri üzerinde ortak çalışma, araştırma ve geliştirmeye yönelik işbirliği için karşılıklı bir mutabakat anlaşması imzaladı. İmza törenine Çin’de resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Huawei Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ping Guo tarafından imzalanan anlaşma kapsamında iki şirket, stratejik ortaklıklarını bir üst aşamaya taşırlarken, özellikle 5G teknolojilerinin araştırılması ve geliştirilmesine yönelik gelecekteki işbirliğini artıracak imkânları belirleme konusunda da önemli bir adım atmış oldu.

Turkcell ve Huawei, 5G teknolojileri ile ilişkili araştırma geliştirme çalışmalarının, sektördeki gelişmelerin, küresel 5G standartlaştırma süreçlerinin paylaşılmasına ve Türkiye pazarındaki ihtiyaçların analiz edilmesine yönelik düzenli toplantı ve atölye çalışmaları gerçekleştirmeyi hedefliyor. İki dev şirket, 5G üzerinde yapacakları ortak AR-GE çalışmaları ile nesnelerin kesintisiz ve daha güçlü iletişim kurdukları bir dünya için son kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi amaçlıyor.

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça konuyla ilgili açıklamasında şöyle konuştu: “Turkcell olarak en gelişmiş 5G teknolojilerini şekillendirmek ve uygulamak konusunda kararlıyız. Huawei ile ortak olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini karşılamayı hedefliyoruz. Şirketlerimiz ayrıca AR-GE alanındaki işbirliği fırsatlarını da kollayacak ve inceleyecekler. 5G alanında dünyadaki tüm iş ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışmayı sürdüreceğiz.”

Huawei Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ping Guo ise konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Hem Türkiye’nin hem de bölgesinin inovatif lideri Turkcell, her zaman yeni fikirler ve çözümler yaratıyor. Biz ise Turkcell ile olan işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendirmek istiyoruz. 5G teknolojisi ve mimarisi, 4G ile kıyaslandığında oldukça farklı olacak. Bu bakımdan, iki şirket arasında bugün imzaladığımız anlaşma ile gerçekleştirilecek ortak 5G araştırma ve geliştirme çalışmalarının çok büyük ve değerli sonuçlar yaratacağına ve hem Turkcell hem de Türkiye’nin standartlar ve teknolojiler konusundaki ihtiyaçlarına yanıt sunacağına inanıyoruz.”

GSM’de Cumhurbaşkanı korkusundan 4,5 atıyoruz

Teknoloji dünyamız BTK Başkan Vekili Ömer Fatih Sayan’ın demeçleriyle sarsıldı. Sayan daha önce çöp olduğu söylendiği için 26 Ağustos’a ertelenen 4G ihalesi için önemli açıklamalarda bulundu. Bunları TKNLJ formatında ve tabii ki yorumlu olarak sizlerle paylaşıyorum…

 

  • 4G olarak tabir edilen Uluslararası Mobil Telekomünikasyon Yetkilendirmesi İhalesinin 26 Ağustos’ta yapılacak. (Tabii ki cumhurbaşkanı yeni bir şey demezse, Netaş gibi kurumlar onun yanlışlarını onaylamazsa, hükümet kurulmuş olursa…)
  • Yapılacak ihalenin bir frekans tahsis ihalesi. (Evet kesinlikle öyle. Yani biz 4 ila 8 arasındaki G’lere değil, onu hayata geçirmek için yapılacak olan frekanslara bakmalıyız)
  • İhale sonrasında bu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G’de dahil yeni teknolojilerin sunulabilecek (Evet kesinlikle. Yani devletin 5G üstünden yeni paralar kazanmayı akıl etmesine kadar böyle olacağı kesin)
  • Vatandaşların dünyada gelişen en yeni teknolojilerden istifade edebilmelerini sağlamak maksadıyla işletmecilere IMT yetkilendirmesi kapsamında önceki şartnameden farklı olarak kurulacak yeni altyapılarda asgari “IMT-Advanced” teknolojisini kullanmaları şartı getirildi. (Bu noktayı iyice irdeleyelim: Yani başkan vekili diyor ki biz 4,5G ile hizmet vermelerini zorunlu tuttuk. Peki 3G’de böyle bir şey yapmışlar mıydı? Hayır. Operatörler bunun üstüne ne yaptı? 3,5G’den başladılar hizmet vermeye. Demek ki neymiş? Bu konuda zorunluluk getirmeye gerek yokmuş. Bu rekabet dünyasında kimse ben daha yavaşını vereyim diyemez ki zaten…)
  • İşletmecilerin gelişmekte olan teknolojileri ve özellikle 5G ve benzeri daha yeni teknolojileri Kurumdan herhangi bir izin alma gereği olmaksızın kullanmalarının ve şebeke planlamalarını daha esnek bir şekilde yapabilmelerinin sağlanmasını amaçlıyoruz. (Bugün kimse hatırlamaz ama aynı şeyi 3G için de öylemişlerdi. LTE zaten 3G’nin devamı gibi demişlerdi. Ama ne oldu? Yine 3 milyar euroluk ihale düzenleniyor)
  • Amacımız 5G’ye yönelik Ar-Ge’si Türkiye’de yapılmış patentlerin oluşması, standartizasyon çalışmalarına etkin katılım ve yerli haberleşme ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır. (Peki bunu 3G içinde yapınca ne oldu? Kaç patent aldık? 4G geliştirmeye katkımız ne oldu? Dünyaya bir tane 3G ürünü satabildik mi? O Ar-Ge personeli ne yaptı?)
  • İşletmecilere yetkilendirmenin ardından 8 yıl içinde Türkiye’nin nüfusunun yüzde 95’ini kapsama alanına alma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca yine 8 yıl içinde tüm il ve ilçelerin nüfusunun yüzde 90’ını kapsama zorunluluğu getiriliyor. (Bugünden 8 yıl ileri gidin ne yapıyor? 2023… 5G’nin ne zaman kullanıma geçeceği öngörülüyor? 2020…)
  • Otoyol ve yüksek hızlı tren hatlarına ilaveten bu tünellerden geçen ve konvansiyonel tren hatlarında yolculuk yapan vatandaşların da seyahatlerinde mobil genişbant hizmeti alabilme imkanına kavuşturulması hedefleniyor. (Peki bunlar zaten yapılmıyor mu? Yani işletmecilerin kapsama altına almadıkları 1 kilometreden uzun tünel mi var?)
  • Ülkemizde kurulu bulunan Ar-Ge merkezlerinin yanı sıra işletmecilerin Ar-Ge merkezlerinin de teşvik edilmesi sağlanmış ve mevcut Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilmesi gereken asgari nitelikli Ar-Ge personeli sayısını yüzde 50 arttırıyoruz. (Peki mevcut personel sayısıyla neyin yapılması becerilemedi? Hangi geliştirme için personel sayısı yetersiz kaldı? Sorun personel sayısı mı ki şirketlere zorla daha çok adam çalıştırıp verimsiz olun diyorsunuz?)
  • KOBİ’lerin yerli ürün geliştirmelerinin ve kendi imkanlarıyla üretim yapmalarının teşvik edilmesi amacıyla işletmecilere yatırımlarının en az yüzde 10’unu Türkiye’de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye’de üretilen ürünlerden sağlama yükümlülüğü getiriyoruz. (Şimdi siz cahiller bilmezsiniz Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır KOBİ niteliğindeki küçük ve orta boy işletmeler 4 ve 5G araştırması yapıyor. Eğer bu ihale şartnamesinde açıkça belirtilmemiş olsaydı şirketler yine gidip gavurun malını alacaklardı. Hem zaten Fatih ihalesinde de bu şart konmuş ve ardından Türkiye tablet üretiminde dünyada sözü geçen 3 ülkeden biri haline gelmişti)
  • Yerli ürün kullanım oranları ilk şartnamede yüzde 3-8-15 olarak belirlenmişken yeni şartnamede ise birinci yıl için en az yüzde 30, ikinci yıl için en az yüzde 40 ve üçüncü yıl ile devam eden yıllarda en az yüzde 45 yerli ürün kullanma zorunluluğu getirildi. (Peki bu zorunluluktaki oranlar neye göre belirleniyor? Mesela ürün 1.000 dolar ve bunların 450 dolarlık kısmının Türk olmasını mı istiyorsunuz? Yoksa bu ürün 1.000 kilo bunun 450 kiloluk kısmı mı Türk olmalı? Yoksa bu ürünün hacimsel genişliğinin yüzde 45’inin Türk olmasını mı istiyorsunuz? Adam bir devre yapıyor ve bunu sadece kendisi yapabiliyor. Tüm dünya ondan alıyor. Zaten ürünün fiyatının yüzde 50’si bu. Haydi bir çip fabrikası açalım Türkiye’de de hepsini Türk yapalım. Var mısınız?)
  • Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyon bizim için önemlidir. Türkiye’nin haberleşme sektöründe kendi ürünlerini üretmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin cep telefonu çöplüğü olmamasına özen göstermeliyiz. Bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. İhaleye katılacak operatörlerin de bu vizyona uygun hareket etmelerini arzu ediyoruz. (Bunun için Vestel gibi firmaların ağlamalarıyla yabancı telefonlara gelen vergileri şimdi baz istasyonlarına da uyarlayacağız anlamına geliyor bu. Sıygılır cımhırbışkınım)

Bu haber bütün online basın organlarına düz düz şöyle olmuş böyle demiş şeklinde yansıdı. Ben size gelmişi ve geçmişini hatırlatarak vereyim istedim…