Vodafone geleceğe 620 milyonluk yatırımla varabilir mi?

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy:

“Mali yılımızın ilk yarısında gerçekleştirdiğimiz 620 milyon TL yatırımın büyük kısmını 4.5G ve fiber alanında yaptığımız yatırımlar oluşturdu. Çünkü en önemli amacımız müşterilerimize verdiğimiz hizmet kalitesini sürekli artırmak ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu avantajlardan herkesin her yerde faydalanmasını sağlamak. 4.5G Türkiye’de hizmete sunulmaya başlandığında, ülkemizin en ücra köşesine kadar bu hizmeti götürmeyi taahhüt etmiştik. Bugün, 81 ilde 12 bini aşkın 4.5G iletişim noktasıyla Türkiye’nin en geniş 4.5G kapsamasını sunan operatörü olarak bu sözümüzü yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Eylül 2017 itibari ile 23,2 milyon abonemizin yaklaşık 11 milyonu 4.5G kullanıcısı. Abonelerimizin bize duyduğu bu güvenden hareketle, biz de yenilediğimiz 4.5G ve altyapı hizmet stratejimizi “Vodafone Güvenle Kapsar” ismiyle hayata geçirdik. Yeni stratejimiz kapsamında altyapı ve şebeke yatırımlarına aynı hızla devam edeceğimiz gibi, abonelerimize de önemli avantajlar sunuyoruz. WiFi üzerinden arama (VoWiFi) teknolojisi ile, ek bir uygulama kullanmadan sadece SIM kart ve WiFi bağlantısı ile abonelerimize yüksek ses kalitesiyle iletişim kurabilme imkanı sunuyoruz. Bu sayede Vodafone aboneleri uçak, asansör gibi hiç beklenmeyen yerlerde bile tüm dünya ile HD ses kalitesiyle konuşabiliyor. Herkesin her yerde 4.5G ve yeni nesil teknolojilerin avantajlarından, Vodafone kalitesinde kesintisiz hizmet deneyimi ile yararlanmasını sağlamaya devam edeceğiz.

Tüm bu yaklaşımların temelinde, müşterilerimizin ve toplumun yeni dijital trendlere uyum sürecine ve başarılarına destek olma vizyonumuz yer alıyor. Türkiye’nin dijital geleceği yeni teknolojilerin sayesinde heyecan verici olacak. Dolayısıyla biz de Vodafone olarak müşterilerimize, “Gelecek heyecan verici. Hazır mısın?” diyoruz.”

Vodafone dakikayla datayı nasıl buluşturduğunu anlattı

Vodafone Gani isimli tarifesiyle büyük bir yeniliğe imza attığını duyurdu. Buna göre dakika verecekti, biz bu dakikayı istersek konuşma istersek internet olarak kullanacaktık. Bunun için şöyle bir bülten ve açıklama gönderdi:

(…) Faturasız abonelere GB hesabı yapmadan interneti özgürce kullanma imkânı veren “Vodafone Gani Tarifeler” ile 3000 dakikaya kadar internet ilk kez ve sadece Vodafone’da sunulacak. Tarife içeriklerini ihtiyaçları doğrultusunda kendileri paylaştıracak olan aboneler, Gani Dakikaları isterlerse internete girmek, isterlerse konuşmak için kullanabilecekler.

(…) “Vodafone Gani Tarifeler” kapsamında sunulan ve “dakikanın bir üst modeli” olarak tanımlanan Gani Dakikalar, hem internete girmek, hem de konuşmak için kullanılabiliyor. Gani Dakikalar kapsamında yapılan yurtiçi her yöne aramalar ve yurtiçi mobil internet kullanımı aynı kotadan düşüyor. Örneğin, 750 Gani Dakika hakkı olan ve 10 dakika mobil internet kullanımı yapan bir abonenin, yurtiçi her yöne aramalarda ve yurtiçi mobil internette kullanmak üzere 740 Gani Dakikası kalıyor. Bu abone daha sonra 20 dakika arama yaparsa, yine aynı kotadan düşüyor ve yurtiçi her yöne aramalarda ve yurtiçi mobil internette kullanabileceği 720 Gani Dakikası kalıyor.

(…) “Vodafone Gani Tarifeler”de abonelerin internet kullanımı MB üzerinden değil dakika üzerinden hesaplanıyor. Abone, sadece veri indirdiği zaman internetinden düşüyor. Başka bir deyişle, abone internete kaç dakika aktif olarak girerse, o kadar Gani Dakika harcıyor. Örneğin, 5 dakikalık bir video izleyen abonenin internet kullanımı MB ile ölçülmüyor, bakiyesinden 5 Gani Dakika düşüyor.

Vodafone Faturasızlar, Gani Dakika haklarıyla 30 gün içinde 30GB’a varan internet kullanabiliyor. Örneğin, 1500 Gani Dakikası olan bir abone, 1 ayda 10 saat HD dizi izleyebiliyor, 5 saat müzik dinleyebiliyor ve 15 saat sosyal medyada fotoğraf paylaşabiliyor.

“Vodafone Gani Tarifeler”de, arka planda çalışan uygulamalar internetten yemiyor. Buna göre, 1 dakikada 100KB’ın altında veri kullanıldığı sürece Gani Dakika bakiyeden düşmüyor. Örneğin, arka planda kendini güncelleyen hava durumu uygulamaları ya da WhatsApp’a gelen okunmamış mesajlar için Gani Dakika harcanmıyor.

“Vodafone Gani Tarifeler”, 20 TL’den başlayan fiyatlarla 3 ayrı tarife halinde sunuluyor. Buna göre, “Gani M Tarifesi” 750 Gani Dakika, “Gani L Tarifesi” 1500 Gani Dakika ve “Gani XL Tarifesi” ise 3000 Gani Dakika içeriyor. Tüm tarifelerde Gani Dakikalara ek olarak 100 SMS hakkı da sunuluyor.

 

Açıkçası bu açıklama gelince benim anlayamadığım kafamda tam anlamıyla oturtamadığım noktalar oldu. Hatta öyle ki gazeteci arkadaşlarla bunu tartıştığımızda akıl fikir yürüterek işin içinden çıkmakta zorlandık. Ben bülteni anlamadığımı itiraf etme pahasına Vodafone’a sorularımı gönderdim. Sağolsunlar açıklıkla yanıtladılar. Kafamıza takılan bu soruların cevaplarını da sizinle paylaşmak istiyorum…

Vodafone yine noterlere teknoloji şovu yaptı

Türkiye çok ters bir ülke. Düşünün ki teknooljiyle ilgili yazarlara sürekli pazarlama haberleri geçiliyor. Ülkenin noterleri de düzenli olarak teknoloji haberi alıyor. Vodafone, biz teknoloji yazarlarına teknoloji göstermek dururken yine noterlere E-Band lansmanı yapmış. Noterler Türkiye’de ilk defa saniyede 10 gigabit hızında veri aktarımını seyretmişler. Umarım evlerine gidince birkaç kişiye anlatmışlardır bunu. Çünkü biz bunun bırakın nasıl yapıldığını, resmini bile göremiyoruz. Bize bunun için bu işi yapan birimin başındaki insanın resmi gösteriliyor.

Vodafone bunu 5G’ye bir hazırlık olarak görüyor. Zamanı geldiğinde, yani 2020 sonrasında hız için muhtemelen bu bant genişliklikleri bu üstünde çalışılan yöntemlerle mümkün hale getiriliecek.

İki nokta arasında elektromanyetik dalgalarla iletişim kurmayı sağlayan ve E-bandında çalışan radyolinklerle 10 gigabit mertebesinde veri aktarma hızlarına ulaşılabiliyor. Güçlü ve yüksek hızda veri trafiği sunan “10 Gbit/s E-band” teknolojisi, özellikle nüfusun yoğun olduğu bölgelerde noktadan noktaya havadan yüksek hız ve kapasite ile veri transferi yapılmasına imkân tanıyor. E-band; noktadan noktaya haberleşme için kullanılan 71-76 GHz ve 81-86 GHz bantlarındaki çok yüksek frekansa verilen isim olarak tanımlanıyor. Bu frekanstaki radyolinklerin fiberin erişemediği noktalarda fiberin tamamlayıcısı olarak kullanılması bekleniyor.

Başbakan neyin hangi dönüşümüne hazır?

Yüksek mobil internet hızı ile daha fazla data kapasitesi sunan 4,5G teknolojisi, gece yarısı itibariyle Türkiye'de kullanılmaya başlandı. Resmi temaslar için ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile 4.5G hızında bağlandığı telefon ile internet üzerinden görüşme yaptı. ( Evrim Aydın - Anadolu Ajansı )

Sabah gazetesi dijital dönüşüm sayfası hazırlayınca Başbakan da onca işinin arasında üşenmemiş bir yazı yazmış gazeteye. Dönüşüme hazırız diyor. Ben içinde bulunulan veya hazır olunan dönüşümle ilgili onun sözlerinden birkaç alıntı yapmak istiyorum. Eminim ki Başbakan Binali Yıldırım bu noktalardan kendine birkaç önemli not çıkaracaktır:

Türkiye’nin her bölgesinin fiber ve 4.5G ile tanışmasını sağlarken, eğitimde ve girişimde fırsat eşitliğinin yaratılması için önemli altyapı yatırımlarımlarına imza attık: Yok öyle bir şey yapmadık. En azından fiber için öyle bir şey yapmadık. Halen ülkede Türk Telekom fiberi diğer şirketelere karşı kısıyor, belediyeler fiber döşemek isteyen Türk Telekom dışı şirketlere kasıyor. Bunu başbakan da biliyor. Çünkü Türk Telekom’a bundan bir sene önce sert bir biçimde tüm gazetecilerin ortasında fibersiz rekabeti salık verdi. Aynı şekilde izin vermeyen belediyelere sert sert konuştu. Ama gelişme var mı derseniz… Kesinlikle yok. Türk Telekom hala kısıyor, belediyeler hala kasıyor…

Eğitimden sağlığa, inşaat sektöründen iletişime, üretimden lojistiğe her alanda daha güçlü büyüme ve küresel rekabet için Türkiye’nin yeni nesil dijital girişimcilerin enerjisine ihtiyacı var: Peki biz şirketleri Türkiye’ye çekecek şeyleri yapabiliyor muyuz? Ülke güven veren bir ülke mi? Özgürlükler konusunda neredeyiz? Sansür var mı? Her vahim olayda koşa koşa kapıyı kapatmadan önce interenti kapatıyor muyuz kapatmıyor muyuz? Girişimcilere ihtiyacı olan eğitimi verebiliyor muyuz?

Yerli yazılımla yerel katma değerimizi artırabiliriz. Kod yazan, dijital iş yapan girişimcilerin sayılarını artırmalıyız. Girişimci kültürü ve kod yazma alışkanlıklarını daha ilköğretim döneminde kazanan kuşaklar yetiştirmeliyiz: Başbakan yetiştirmeliyiz diyor ya sanki başkası yapacakmış gibi. Ben size söyleyeyim liselere din öğretmeni kadar kodlama öğretmeni atamazsak bu iş olmayacak. Size bunun sözünü verebilirim. Üniversiteden çıkan gençlerle kodlayan sayısını artıramayız. Meslek liselerine yazılımı sokmadığımız, oradaki hızar tezgahları yerine yazılım masalarını koymadığımız sürece ne yapsak boş…

Başbakandan soyut gazete yazıları yerine somut adımlar bekliyoruz. En azından ben bekliyorum.

 

 

Mobil internete sadece 4G kullanıcıları giriyor ötekiler yatıyor

Woman using her Mobile Phone, Night Light Background

Mobil pazar verileri, telekomünikasyon pazarı için çok önemli. Bu açıdan BTK raporunun bu gözle incelenmesinde büyük fayda var…

  • 4G’nin gelmesiyle en büyük değişim 3G abonelerinde yaşandı. 2G abone sayısı 1,4 milyon azalırken 3G abonelerinin sayısı 64,3 milyondan 28,6 milyona düştü.
  • Şu anda resmi olarak 38,6 milyon 4G abonesi var görünüyorsa da BTK bunun üstüne özel bir not düşmüş: 38,6 milyonun sadece 13,3’ü, yani üçte biri aktif abone. Yani GSM şirketleri abonelerini kürekle 4G dünyasına çekmiş. Ama adamlar aktif değil. Yani bizim 4G, sözde 4G…
  • Şu anda 73,7 milyon cep telefonu hattımız var. Bu da nüfusun yüzde 93,5’ine tekabül ediyor. 0-8 yaş çocuklar ve cihazlar arası veri aktarımı çıkarıldığında mobil penetrasyon oranı yüzde 106’ya çıkıyor.
  • Toplam mobil internet kullanımı sene başında 165 bin terabayt iken ikinci çeyrekte 255 bin terabayta çıkmış.  Yani data kullanımındaki artış yüzde 55… Şimdi şirketler bize şunu söylesin: Ortalamayı biliyoruz. Yüzde 55’in üstündeki artışa sahip şirketlerin ağları iyi, altındakilerinki kötüdür. Var mısınız bu hesabı açık etmeye?
  • Bu arada açık olmamakla beraber BTK şöyle bir rakam vermiş: Toplam tüm mobil internet kullanımı 255 bin terabayt. Ancak 4G ile yapılan kullanımların miktarı 225 bin terabayt. Yani 13 milyon aktif kullanıcı, toplam kullanıcıların yüzde 18’i; kullanılan toplam mobil verinin yüzde 88’ini harcıyor. Yani ülkede gerçek anlamda ne kadar mobil internetçi var derseniz ortaya çıkan gerçek rakam 13 milyondur!
  • Türk Telekom 2015 yılının birinci çeyreğinden bu yana 26.131 kilometre fiber döşemiş. Kalan bütün şirketler aynı dönemde 6.780 kilometre döşeyebilmişler. Neredeyse Türk Telekom’un bir çeyrekte döşediği kadar. Bu Türk Telekom’un döşeme izni konusunda daha çok korunup kollandığını mı gösteriyor yoksa diğer şirketlerin yatırım yapma konusundaki gönülsüzlüğünü mü? Lütfen bunu BTK ya da sivil toplum kuruluşları açıklasın.
  • Bu arada Türk Telekom bu kadar döşeme yaparken Superonline niye ve nasıl hala fiber lideri… Bu verinin de içinden çıkamıyorum…

Biz 4.95G yapmayı da biliriz

Cep telefonu ve kablosuz teknolojiler alanında bir dönemin önde gelen, ancak sonrasında aradığını bulamayan Nokia tekrar harekete geçiyor: Yıl sonuna kadar yaptığı çalışmaları sonuca vardıracağını dünyaya duyuran şirket, cep telefonlarından 1.000 megabitin üstünde hızlarla internete girmemizi mümkün hale getireceğini duyurdu. Nokia 4,5G Pro olarak adlandırılan bu teknolojiye yeni bir isim de koydu: 4.9G

4G hizmetlerinden 10 kat daha hızlı olacağı dile getirilen bu yeni bağlantıyı 4G teknolojileriyle sağlanabilecek en yüksek hız olarak tanımlıyor. Bu yüzden de araya başka rakamlar girmesin diye 4.9G ismiyle taçlandırılmış. Bu teknoloji beş taşıyıcı bandın birleştirilmesinden oluşuyor.

Teknolojiler üstünde yapılan isim değişiklikleri özellikle mobil dünyada oldukça sık rastlanıyor. Huawei bundan iki yıl önce hayata geçirdiği teknolojilerin ismini 4.5G olarak koydu. NTT Docomo 3G kullanıldığı zamanlarda hayata geçirdiği teknolojiler için 3.9G ismini koymuştu.

Nokia, atılacak bu adımlarla hız ve veri taşıma kapasitesi artarken ağ üstündeki gecikmelerin de engelleneceğini dile getiriyor. Şirket bu teknolojilerin hayata geçirilmesiyle 5G’ye çok yaklaşılacağı da dile getiriliyor. Nokia yetkililerinin verdiği bilgiye göre şimdiden 90’a yakın mobil operatör onlarla bu hizmetin verilebilmesi için ön görüşmelerini tamamlamış bile…

Her ne kadar Nokia yaptıklarını 5G’ye yaklaşmak olarak nitelese de aslında yaptıkları 5G için Birleşmiş Milletler seviyesinde kurulan konsorsiyum tarafından kabul görmeyebilir. Çünkü 5G yolunda atılacak adımlar için yapılan toplantılar 2018 yılına yoğunlaşıyor. Standartların belirlenmesi için 2019 yılı beklenecek ve bu hizmetin resmi olarak devreye girmesi 2020 yılını bulacak. Yani bugünden itibaren bu sistemin kullanılabilmesi için 3 yıldan fazla zaman var. Yine Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2021 yılında 5 milyarın üstünde mobil telefon kullanacak dünyada sadece 24 milyon 5G kullanıcısı olacak.

Vestel ve Arçelik mobil operatörler gibi olmasın

Geçen hafta televizyoncularımız bir yönüyle iyi bir yönüyle kötü olan bir haber geçti. Vestel ve Arçelik, neredeyse aynı saatte iki bülten gönderdiler: Türkiye’nin ilk OLED televizyonunu biz yaptık.

Bir yönüyle sevindirici bu haber çünkü Türkiye’de OLED televizyonun yapılması teknolojide bir tırnak daha ileri gittiğimizin göstergesi. Artık OLED televizyon almak isteyenlerin yurt dışına biraz daha az para verme ihtimali var. OLED TV almak isteyenler ülke içinden TV alır mı sorusunu şimdilik görmezden gelelim. Niye almasın… Üstelik Türkiye’de yapılan bu üretim sayesinde beyaz eşya üreticilerimizin yurt dışına satacağı bir kalem daha ürünümüz oluştu. Bence buna her Türk sevinmeli.

Diğer taraftan bu haber beni çok üzdü. Çünkü iki önemli ve oturaklı iletişim yapan firmamız birbirleriyle basın bülteni savaşına başladı. Aynı mobil operatörler gibi. Bu iletiyşim dünyası için gerçekten çok kötü bir haber.

Bu neden kötü bir haber? Çünkü tarih bize gösteriyor ki bir süre sonra şirketlerimiz kendi aralarında kavgaya başlayacak ve gazetecilerin sadece kendi etraflarında gruplanmasını isteyecek. Olur olmaz şeylerde yarışacaklar. Böylece esas anlatmak istedikleri şeyleri dile getirmek yerine saçma sapan kavga dövüş ve gürültü yaşayacaklar. Kendileri gibi değil, diğeri gibi düşünen gazetecilere karakter atacaklar. Her şey saçma sapan olacak yani.

Eğer bu teknoloji, dünyada ilk kez yapılan bir şey olsa ve bunu ilk kez yaptığını söyleyen iki kurum kendi arasında kapışsa anlarım. Ama hayır! Dünyada ne zamandır üretilegelen OLED’i sen 15 dakika sonra ürettin ben 2 gün önce banttan aldım kavgası bu.Bırakın bu kavgayı üretecek ve söyleyecek bir şeyleri olmayanlar yapsın. Bu firmalar IFA gibi dünya sahnesi bir fuara yüzlerce ürünle çıkmış, büyük gövde gösterisi yapmış. OLED TV almak isteyen bir insan önce kimin ürettiğine mi bakar yoksa en iyi kimin ürününün olduğuna mı?

Operatörlerde neredeyse her gün görüyoruz bunu. Türk baz istasyonu üretilmesi için 4G gibi bir yeniliği 6 ay gecikmeli olarak kullanmaya başladık. Sonra operatörler birbirini çiğnercesine “ilk biz Türk baz istasyonu imzası attık hayır biz” kavgasına giriştiler. Girdiler de ne oldu? Kaç tane Türk baz istasyonu var şu anda üstünde 4G sinyali olan? İmzadan sonra kaçı sahaya dikildi? Halkın ne kadar umurunda ilk kimin bu baz istasyonu konusunda imza attığı?

Ne olur ciddi olalım. Kimsenin böyle şeyleri taktığı yok. Bu kavgalar hem mobil operatör sektörüne zarar veriyor hem de iletişim mekanizmalarına. Zaten bu tarzda kavgaları da kimse sayfalarına taşımıyor. Zaten bu tarz bültenler de halk için değil, Türk mobil operatörünü matah bir şey sanan devlet yetkilileri karşısında puan almak isteyenler için yapılıyor.

Arçelik ve Vestel’den özel ricam: Girmeyin bu toplara…

Telekomünikasyonda 2015 yılı böyle geçti

BTK’nın şirketlerden aldığı rakamlarla hazırladığı 2015 yılı raporları en sonunda açıklandı. Sizler için her çeyrekte yaptığım gibi TKNLJ formatında ana başlıklarla bir özet hazırladım:

  • Elektronik haberleşme sektörü gelirleri bir yılda 33,6 milyar liradan 39,6 milyara çıktı. Yüzde 17 seviyesindeki yıllık artış bizimki gibi doymaya çok yakın pazarlar için çok önemli

4G için bu telefonları almalısınız…

4G geliyor aslanlar gibi hızlarla internete bağlanacağız. Turkcell 375 megabit hızıyla internet verecek bize. Bunların hepsi çok güzel ve umut verici söylemler… Nasıl iple çekiyorum 1 Nisan’ı bilemezsiniz.

İyi de 4G geldiğinde öyle haldır huldur o hızlarda internete nasıl gireceğiz? Acaba Turkcell, TT ve Vodafone’un baz istasyonları üstünde yaptığı değişiklikler bizi hızlı internetçi yapacak mı? Bunun için elbette bizim de bir şeyler yapmamız gerekiyor. Yapmamız gereken şey camları temiz ve açık tutmak değil tabii ki… Eğer hız istiyorsak hızı destekleyen cihazlar almamız gerekiyor.

BTK’dan tarihi imza bakandan tarihi ayar

Ülkede 4G’nin gelmesiyle birlikte çok şeyin değişeceğini söyledik. Gerçekten değişiyor da. Hayır değişecek şeyler yaygın basının dile getirdiği gibi hız ve makinelerin birbiriyle konuşmasından ibaret değil. Telekomünikasyona bakışımız değişiyor işte…

9 Şubat 2016 Salı günü BTK İstanbul binasında bir imza töreni düzenleneceği dile getirildi. Neydi bu imza töreni? GSM ve 3G (IMT200/UMTS) İmtiyaz Sözleşmeleri içinde yapılacak olan değişikliklerin şirketler tarafından onaylanmasını kapsayan bir imza atılacaktı.

4G daha pahalıya gelecek mi?

Gazetelere İhlas Haber Ajansı üstünden bir haber geçilmiş. Herkes gelmiini geçmişini incelemeden haberin üstüne atlayıp tüm sayfalarda yer vermiş. 4.5G cebi yakacakmış. Öncelikle belirtmek lazım 4.5G diye bir şey yok. 4G var.

İkincisi cepler niye yanıyor? Çünkü 3G ile 1 saatten uzun süren 8 gigabaytlık bir filmin indirme süresi 4G ile 6,5 dakika sürecekmiş. Bu üzden de kotalar  daha erken tükenecekmiş.

Bu haberi yapan ya da yayına hazırlayanlar şunu kendilerine soruyorlar mı acaba: 8 gigabayt büyüklüğünde film ne demek? Ne yapıyorsunuz siz? Niye cepten bu büyüklükteki filmi indiriyorsunuz? Bir de 3G ile indirdiğinizde 1 saat sürünce aa çok uzun 6,5 dakika olsa kesin indirirdim ama bir saat bekleyemem mi diyorsunuz? Nasıl bir kafayı yaşıyorsunuz siz?

Operatörler kapıyı 10 gigabayt kotadan açacak bunun için de 70 ila 100 TL’yi gözden çıkarmamız gerekiyormuş. Bu haberi yapan ya hesap bilmiyor ya da dayak yememiş. Türkiye’de mobil Arpu’nun yani kişi başına elde edilen kazancın 20-22 TL olduğunu biliyor musunuz? Yani bu ülkde beher kullanıcıdan 22 lira kazanırken bir anda 4G geldi diye nasıl 70 lira alacaksınız acaba? Biraz şuur, biraz gazetecilik lütfen…

Yeri gelmişken… Acba 3G ile şu anda küçüklü büyüklü telefon ekranlarında yapamadığınız bir şey var mı? Mesela Youtube için bekliyor musunuz? Ne isterseniz gelmiyor mu size? Daha hızlı geldiği için daha mı çok film seyredeceksiniz?

Atlamayın böyle haberlerin üstüne lütfen…

Avea ve TTnet’in cenazesini Turabi ve Hadise kaldırdı

Türk Telekom, basının birçok ismini çağırdığı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı Antalya’da iki gün sürdü. Ne yazık ki yaşamsal koşturmacalar yüzünden toplantıya katılamadım. Toplantının ne olduğunu, neden bu kadar büyük bir etkinlik düzenlendiğini merak etmekteydim ki imdadıma oradan gelen basın bültenleri değil gazetelere ve ajanslara yansıyan yazılar yetişti: Avea ve TTNET artık Türk Telekom ismi ve çatısı altında birleşmişti.

Toplantıya katılan arkadaşların sosyal medya hesaplarından görebildiğim kadarıyla oldukça geniş katılımlı ve eğlence tarafı ağır basan bir etkinlik olmuş. Rıdvan Dilmen, soyadını bilmediğim hiç de merak etmediğim Survivor Turabi, soyadını kimsenin bilmediğini düşündüğüm Hadise ve gurmeler gurmesi Arda Türkmen gibi konusunun en önde gelen isimleri hoşça vakit geçirtmek için elinden geleni yapmış. Bir anlamda Acun Medya etkinliği olmuş.

Yapılanlara baktığımızda aslında Avea ve Ttnet’in tarihe karışması etkinliğiydi bu. Sonuçta eğlence dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bir cenaze etkinliği olmuş bu.

Kuzey Avrupa’nın enteresan 5G planları

Biz 30-40 milyon dolarlık yatırım ve araştırmayla kendi 4G’mizi ve 5G hizmetlerini hayata geçirebileceğimizi düşüneduralım, bu işin kaynağı Kuzey Avrupa dünyanın ötesine geçmeye hazırlanıyor. Kuzey Avrupa’nın teknoloji gülü ve Turkcell’in büyük ortağı TeliaSonera, kadim dostu ve mobil teknoloji partneri Ericsson ile 2018 yılında 5G’yi bulundularsa coğrafyada vereceklerini duyurdu.

4G’de en çok neyin Türk olmasını isterdiniz?

Turkcell’in daha önce girdiğimiz bir merkezi vardı: Bu merkezin içinde ülkenin her tarafındaki baz istasyonları, duvar büyüklüğünde bir ekrana yansıtılmış harita üstünde herkesin gözünün önünde duruyor ve bunun üstünde derinlemesine çalışmalar yapılıyordu.

Turkcell bu hizmeti bir gömlek yukarı taşımış. Bu haritayı zenginleştirmiş. Öyle ki artık duvarda ülkenin her yerine santim santim yayılmış baz istasyonlarının yanında fiber optik kablolar, onların yanında ses iletişim ve hatta Turkcell TV+ ile anlık olarak ilgileniyorlar. Bu hizmetlerden gelen bilgiler otomatize bir biçimde alarm veriyor kendini izleyenlere. Mesela bir yerde fiber çalışmamaya mı başladı? Hemen kızarıyor, ilgili ekipler anında oraya yönlendiriliyor. Baz istasyonunun elektrikleri mi kesildi? Hemen ilgili ekipler aküyü kontrole gidiyor.

Turkcell 375 aşkına bir kuleden diğer kuleye

Turkcell 375 megabitlik mobil hızı taahhüt olarak verdi. Basın bültenlerinde bunu vurgulamaya devam ediyor. Bu kadar çok söyledikten, bu algıyı yerleştirdikten sonra “ama çok insan gelirse tabi 375 olmaz” diyebilecek mi… Bu tartışmaya açık. Çünkü 3G Türkiye’ye gelmeden önce hiçbir şekilde 5 megabit olacak 10 megabitin altına düşmeyecek gibi taahhütler verilmemişti. Bu da insanları gereksiz bir beklenti içine girmekten kurtardı.

Yani “5 olacak çok yoğunluk olmadığı sürece 3’ün altına düşmeyecek” gibi daha güvenli iletişimi tercih etmeyip 375 gibi net bir rakamın söylenmesi bir süre sonra “bak gördün mü yapamamışlar” denmesini engelleyebilecek mi? Biraz Türk insanını tanımak lazım: 375 dedikten sonra 374 megabit internet verirseniz 100 megabit deyip 101 megabit veren insandan daha kötü durumda olursunuz. Bunu tarihe not düşelim…

Turkcell geçtiği basın bülteniyle 4G için (4,5 değil, hele Türk dilbilgisi kurallarına göre yaşıyorsak 4 nokta 5 hiç değil) baz istasyonları kurulumlarını  hızlandırdığını dile getirdi. Turkcell’in 2017 taahhüdü ise 1.000 megabit veya bir gigabit…

İlker Kuruöz alıntısıyla dağıtımı yapılan bültende Kuruöz’ün ağzından Turkcell iş ortakları dile getirilmiş. Buna göre Huawei ve Ericsson, Turkcell’in ana iş ortakları. Kuruöz yerli baz isasyonlarının testlerine de devam ettiklerini diye getirdi. Bu nokta beni çok şaşırtıyor. 1 Nisan’da 375 megabit internet taahüdü altına girmişsiniz, koştur koştur baz dikiyorsunuz. Ne zaman ve neden sonra Türk baz istasyonu dikeceksiniz? Mevcutları mı sökeceksiniz yoksa bunları o zamana kadar dikmediğiniz (mesela) Doğu Anadolu’ya mı göndereceksiniz? Bu koşturmaca içindeki kurumların başlarının böylesi acayip şeylerle ağrıtılması ne kadar acı…

Devlete bir milyar Euro öneriyorum

Bu yoklukta kimse kendine önerilen beş kuruşu bile reddedemez. Avrupa Birliği son zamanlarda GSM şirketlerinin daha iyi çalışabilmesi içih bizim yaptığımız gibi havanın başka bir bölümünü de satmaya başladı. İlk Almanya, ardından Fransa eskiden karasal yayınların bulunduğu 700 Mhz bölümünü ihaleye açtı. Fransa bu işten ne kazandı derseniz şirketlerin verdiği paraların interaktif haritası aşağıda:

Fransa öngördüğü paranın yüzde 12 üstünde olan 2,8 milyar Euro’yu kasaya indirdi bu yolla. Bizde bütün 4G için gerekli bantların toplamı 3,96 milyar Euro’ya biterken Fransa sadece tek bir 700 Mhz için 2,8 milyar Euro kazandı.

Bunun sebeplerini ülke ekonomisi ve şirket büyüklükleriyle anlatmak mümkün. Ama bunu 700 Mhz’in çok değerli olması, konuşma ve verileri yüzlerce kilometre daha uzağa taşıyabilecek yeteneklere sahip olması gösterilebilir. Bu anlamda daha az baz istasyonu ve daha uzağa gönderilen veriler şeklinde özetleyebileceğimiz bu frekans çok daha değerli oluyor.

Fransa’da şirketlerin sahip olduğu düşük frekansları gözden geçirelim:

Fransa kendi içindeki 4G ihalesi için 800 Mhz bandına 2,6 milyar Euro vermiş. Bizdeki fiyat ise 1,13 milyar Euro oldu. Bu olasılıklar zinciri içinde 700 Mhz için hemen hemen aynı para, yani 1 milyar Euno’nun üstünde bir ücret ödenebilir diye düşünüyorum.

Bu arada bu ihalenin ypılması frekansımız yok diye üzgün bir biçimde şikayet etmeye hazırlanan kimi GSM şirketlerine de iyi gelecektir. Her ne kadar şu anda basına biz şahane freanslar aldık en güzlini aldık deseler de bu frekansların onlara yakın bir zaman dilimi içinde yetmemeye başlayacağını herkes biliyor…

Devletin 700 Mhz frekansını boşaltarak kullanıma açması herkesin yaranına olur…

 

“4G için devletin neler yapması lazım” analizi

4G hepimizin hayatını inanılmaz derecede değiştirdi ve daha da değiştirecek. Arka arkaya yazdığım yazılarla herkese öneriler veriyorum. Elbette devlete şunu yap bunu yapma diye atarlanmak benim haddim değil. Ama en azından hem halkın hem devletin işine yarayacak bazı şeyleri hatırlatmak belki devletin de işine gelebilir…

  • Öncelikli olarak devlet bu işten çok ciddi para kazanacak. Çünkü tüm gelirler düşüyor ya da yükseliş trendinin sonuna geliyor. Bu bakış açısıyla yeni bir şeyler, yeni bir soluk lazım ülkeye. Bu yüzden 4G’nin gelmesi için hepimiz elimizden geleni eksiksiz bir biçimde yapmalıyız. Hepimiz derken devleti de bunun içine katıyorum.
  • Devlet daha önce 3G konusunda kim hızlı kim yavaş gibi testlerin yapılmasını yasaklamıştı. Bence bu testlerin yapılması lazım. Halkım kimin hızlı kimin yavaş olduğunu bir şekilde bilmeli. Gerekirse bu testleri sadece BTK yapsın. Ama birileri yapsın. Elbette belli kurallar dahilinde: Biz Çemişkezek kasabasında çok hızlıyız kavramını tüm ülkede öyleymiş gibi yapanlar elenmeli buradan…
  • Herkesin iletişimi tüm ülkedekiler, özellikle de metropollerdekiler kadar hızlı kullanmaya hakkı var.  Nişantaşı’nda hızlıyız ama Bursa’dan sonra pek çekmiyoruz denmesine izin verilmemeli. Bu Nasıl olur bilmiyorum ama Anadolu ve metropoller arasında fark olması benim canımı yakıyor.
  • Sonuçta 4G deyince hızdan başka bir şey vaadedemiyoruz vatandaşa. Tamam operatörler daha geniş alanlardan frekanslardan veri dağıtacak rahatlayacak ama vatandaş için bir tek hız. O zaman devlet hızımıza sahip çıksın, düşük hızlı olanları ifşa etsin ki bir sonraki ihalede insanların yeni frekans almaya daha yüksek hızlar vermeye motivasyonu olsun, devlet daha çok kazansın
  • 3G zamanı ARGE çalışanı zorunluluğu gelmişti hatırlarsanız… 4G ile bunun sayısı daha da arttı. Lütfen devletimiz bu kadar ARGE çalışanının hesabını sorsun. Gerçekten o adamları istihdam ediyorlar mı diye değil… Gerçekten o istihdam edilen adamlar ARGE yapıyorlar mı diye… Nerede sizin aldığınız patentler desin mesela devletim… Niye siz hala 5G için bir güzellik yapamadınız desin. Ben devletimin arkasındayım bu açıdan atacağı her adım için.
  • Gelelim herkesin ağzının içinde gevelerdiniz fiber mevzuuna: Türk Telekom hariç tüm şirketler muzdarip bu konuda. Eğer 300 ila 1.000 megabit mobil internet göreceksek bunu da ülkenin her yanında görmek istiyorsak fiber bizim olmazsa olmazımız… “Bana ne bana ne benim vermem” demesine izin verilmemeli hiçbir şirketin. Bu iş artık bir ülke sorunu. Eğer dünyayla boy ölçüşeceksek lamı cimi yok…

Yeni Binali Yıldırım dönemi analizi

Binali Yıldırım, Kasım seçimlerinin ardından kurulan hükümette daha önce içinde bulunduğu ve neredeyse kendiyle özdeşleşen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanlığına geri döndü. Peki döndü de ne oldu, niye döndü, döndükten sonra neler değişir? Onun dönmesine kimler sevindi kimler üzüldü? Bu konularda Türkiye’nin teknoloji dünyası bir analizi hakediyor. TKNLJ formatında bu analizi hayata geçirelim istedim…

  • Binali Yıldırım 20 Aralık 1955 doğumlu. Önümüzdeki ay 60 yaşına girecek. İlk Ulaştırma Bakanı olduğunda, 18 Kasım 2002 yılında, 50 yaşının altında, kabinenin en genç bakanlarından biriydi.
  • Binali Yıldırım, AKP’nin ilk hükümeti olan 58. hükümetten bugüne gelen tek isim… Arada ne abiler, ne arkadaşlar, yoldaşlar vardı hepsi kayboldu.
  • Binali Yıdırım Türkiye Cumhuriyeti’nin en uzun ulaştırma bakanı. Ona yakın olan bile kimse yok.
  • Özellikle ulaşım konusunda çok ciddi işlerin altına imza attı. AKP’nin bugün övünerek söylediği ülkenin dört bir yanını yollarla döşemek, tren yolları, havaalanları ve benzeri övünç kaynaklarında onun imzası var.
  • Diğer taraftan tren kazası, havaalanlarının yapıldığı yerlerdeki doğa katliamları ve çocuklarının sahip olduğu mal varlıkları konusunda da en çok eleştirilen bakanlardan biri olsa da bu onun bulunduğu yere asla zarar veremedi.
  • Binali Yıldırım geçtiğimiz dönemde seçime giremedi. Onun giremediği seçimlerde AKP İzmir’de bir önceki seçimlere göre ciddi bir oy kaybına uğradı. Onun girdiği seçimlerde ise İzmir belki de AKPlilerin umduğunun ötesinde bir oy aldı.

Türkiye’nin telekomünikasyonunda neler eksik?

Türkiye’de telekomünikasyon, en önemli sektörlerden biri. Gerek halka gerekse teknolojiye yaptığı katkılar açısından Türkiye için kilit öneme sahip. Şirketler çok kazanıyor çok kazandırıyor. Ancak rekabet açısından gerçekten de çok ciddi sorunlar var. Dünyada aşılmış bitirilmiş sorunlar Türkiye’de saçma sapan bir şekilde hayatımızı zorlaştırmaya devam ediyor.

Elbette son kullanıcı bu sorunların farkında değil. Çünkü son kullanıcı önüne gelenleri görüyor. Rekabet sağlansa daha iyi nelerin olabileceğini düşünmek zorunda değil. Bunu rekabet kurumu, BTK gibi kurumların düşünmesi lazım. Örneğin ABD’de bunu yapan FCC gibi kurumlar var ve halk için en uygun rekabet ortamını yaratabiliyorlar.

Türkiye’de TELKODER gibi bir kuruluş olmaya hiçbirimizin neler olup bittiğinden haberi olmayacak. Ben bu farkındalığı sağlayabilmek için bu kurumun yetkililerini TV programına çağırdım.

Neler konuştuk? Fiber, rekabetin sağlanamayan unsurları, Türk Telekom’un fiyat sıkıştırması, Türk Telekom’un Avea ve TTnet markalarını toprağa gömme isteği, kablolu şebekesinin devlet tarafından rekabete açılmasındaki adımlar, kurumların altyapı paylaşımlarındaki geri adımları, sanam mobil operatörlüğün bitmeyen çilesi…

Bütün bunlar arka arkaya gelecek bu iki videonun içinde. Gerçekten de Türkiye’de nelerin yanlış gittiğini anlamak için bir buçuk saatiniz var…

Programa 4,5Ğ kıyafetimle çıktım. Çünkü 4G konusunda çok sert şeyler söylediğimi düşünüyordu herkes. Ben de gazetelerde çalışan arkadaşlarım gibi yaptım. Yumuşattım söylediklerimi. O zaman 4,5Ğ oldu olay

[wpdevart_youtube]EL50lm7LM0A[/wpdevart_youtube]

[wpdevart_youtube]08Z68d2MY_s[/wpdevart_youtube]

Cumhurbaşkanı şirketlere 4G yetkisi dağıttı

Türkiye 4G konusunda beklenen yetki belgesi verme işini, ilk paraları alır almaz elden, Cumhurbaşknı’nın elinden halletti. Yetkileri neden Cumhurbaşkanı dağıtıyor, bu ülkenn icracı bakan ve yöneticisi kalmadı mı bunu anlamak zor. Olsun.

Biraz detaylara girelim ardından şirketlerin yaptığı açıklamaları detaylarıyla size verelim:

Vodafone ödemenin tamamını yaptı ve KDV dahil 918 milyon avro ödeme yaptı.

Turkcell ödemekle yükümlü olduğu tutarı, yani 708 milyon avroyu ödedi.

Türk Telekom Grubu, bir başka deyişle Avea, toplamda 1 milyar avronun üstünde bir ödeme yapacak. Ama inanır mısınız basın bültenine ne kadar ödeyeceğini yazmayıp toplamda devlet herkesten şu kadar kazanacak ibaresiyle iletişimini geçiştirdi.