Mobil internete sadece 4G kullanıcıları giriyor ötekiler yatıyor

Woman using her Mobile Phone, Night Light Background

Mobil pazar verileri, telekomünikasyon pazarı için çok önemli. Bu açıdan BTK raporunun bu gözle incelenmesinde büyük fayda var…

  • 4G’nin gelmesiyle en büyük değişim 3G abonelerinde yaşandı. 2G abone sayısı 1,4 milyon azalırken 3G abonelerinin sayısı 64,3 milyondan 28,6 milyona düştü.
  • Şu anda resmi olarak 38,6 milyon 4G abonesi var görünüyorsa da BTK bunun üstüne özel bir not düşmüş: 38,6 milyonun sadece 13,3’ü, yani üçte biri aktif abone. Yani GSM şirketleri abonelerini kürekle 4G dünyasına çekmiş. Ama adamlar aktif değil. Yani bizim 4G, sözde 4G…
  • Şu anda 73,7 milyon cep telefonu hattımız var. Bu da nüfusun yüzde 93,5’ine tekabül ediyor. 0-8 yaş çocuklar ve cihazlar arası veri aktarımı çıkarıldığında mobil penetrasyon oranı yüzde 106’ya çıkıyor.
  • Toplam mobil internet kullanımı sene başında 165 bin terabayt iken ikinci çeyrekte 255 bin terabayta çıkmış.  Yani data kullanımındaki artış yüzde 55… Şimdi şirketler bize şunu söylesin: Ortalamayı biliyoruz. Yüzde 55’in üstündeki artışa sahip şirketlerin ağları iyi, altındakilerinki kötüdür. Var mısınız bu hesabı açık etmeye?
  • Bu arada açık olmamakla beraber BTK şöyle bir rakam vermiş: Toplam tüm mobil internet kullanımı 255 bin terabayt. Ancak 4G ile yapılan kullanımların miktarı 225 bin terabayt. Yani 13 milyon aktif kullanıcı, toplam kullanıcıların yüzde 18’i; kullanılan toplam mobil verinin yüzde 88’ini harcıyor. Yani ülkede gerçek anlamda ne kadar mobil internetçi var derseniz ortaya çıkan gerçek rakam 13 milyondur!
  • Türk Telekom 2015 yılının birinci çeyreğinden bu yana 26.131 kilometre fiber döşemiş. Kalan bütün şirketler aynı dönemde 6.780 kilometre döşeyebilmişler. Neredeyse Türk Telekom’un bir çeyrekte döşediği kadar. Bu Türk Telekom’un döşeme izni konusunda daha çok korunup kollandığını mı gösteriyor yoksa diğer şirketlerin yatırım yapma konusundaki gönülsüzlüğünü mü? Lütfen bunu BTK ya da sivil toplum kuruluşları açıklasın.
  • Bu arada Türk Telekom bu kadar döşeme yaparken Superonline niye ve nasıl hala fiber lideri… Bu verinin de içinden çıkamıyorum…

Telekomünikasyonda 2015 yılı böyle geçti

BTK’nın şirketlerden aldığı rakamlarla hazırladığı 2015 yılı raporları en sonunda açıklandı. Sizler için her çeyrekte yaptığım gibi TKNLJ formatında ana başlıklarla bir özet hazırladım:

  • Elektronik haberleşme sektörü gelirleri bir yılda 33,6 milyar liradan 39,6 milyara çıktı. Yüzde 17 seviyesindeki yıllık artış bizimki gibi doymaya çok yakın pazarlar için çok önemli

BTK’dan tarihi imza bakandan tarihi ayar

Ülkede 4G’nin gelmesiyle birlikte çok şeyin değişeceğini söyledik. Gerçekten değişiyor da. Hayır değişecek şeyler yaygın basının dile getirdiği gibi hız ve makinelerin birbiriyle konuşmasından ibaret değil. Telekomünikasyona bakışımız değişiyor işte…

9 Şubat 2016 Salı günü BTK İstanbul binasında bir imza töreni düzenleneceği dile getirildi. Neydi bu imza töreni? GSM ve 3G (IMT200/UMTS) İmtiyaz Sözleşmeleri içinde yapılacak olan değişikliklerin şirketler tarafından onaylanmasını kapsayan bir imza atılacaktı.

Yeni Binali Yıldırım dönemi analizi

Binali Yıldırım, Kasım seçimlerinin ardından kurulan hükümette daha önce içinde bulunduğu ve neredeyse kendiyle özdeşleşen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanlığına geri döndü. Peki döndü de ne oldu, niye döndü, döndükten sonra neler değişir? Onun dönmesine kimler sevindi kimler üzüldü? Bu konularda Türkiye’nin teknoloji dünyası bir analizi hakediyor. TKNLJ formatında bu analizi hayata geçirelim istedim…

  • Binali Yıldırım 20 Aralık 1955 doğumlu. Önümüzdeki ay 60 yaşına girecek. İlk Ulaştırma Bakanı olduğunda, 18 Kasım 2002 yılında, 50 yaşının altında, kabinenin en genç bakanlarından biriydi.
  • Binali Yıldırım, AKP’nin ilk hükümeti olan 58. hükümetten bugüne gelen tek isim… Arada ne abiler, ne arkadaşlar, yoldaşlar vardı hepsi kayboldu.
  • Binali Yıdırım Türkiye Cumhuriyeti’nin en uzun ulaştırma bakanı. Ona yakın olan bile kimse yok.
  • Özellikle ulaşım konusunda çok ciddi işlerin altına imza attı. AKP’nin bugün övünerek söylediği ülkenin dört bir yanını yollarla döşemek, tren yolları, havaalanları ve benzeri övünç kaynaklarında onun imzası var.
  • Diğer taraftan tren kazası, havaalanlarının yapıldığı yerlerdeki doğa katliamları ve çocuklarının sahip olduğu mal varlıkları konusunda da en çok eleştirilen bakanlardan biri olsa da bu onun bulunduğu yere asla zarar veremedi.
  • Binali Yıldırım geçtiğimiz dönemde seçime giremedi. Onun giremediği seçimlerde AKP İzmir’de bir önceki seçimlere göre ciddi bir oy kaybına uğradı. Onun girdiği seçimlerde ise İzmir belki de AKPlilerin umduğunun ötesinde bir oy aldı.

4G’ye uyumsuz telefonlar çöpe atılacakmış!

Gazetelere haber vermek bedava. Çünkü gazeteciler sorgulamıyor, ajanslaran ne gelirse yazıyor. Ajanslarda da sorgulama olmayınca ortalığa böyle antin kuntin haberler çıkıyor.

Exitcom Recycling’in Genel Müdürü Murat Ilgar demiş ki efendim 4,5G gelince bütün mevcut telefonlar çöp olacakmış… Niye Murat bey? 2G gelince ilk telefonlar çöp oldu mu? Peki 3G gelince 2G telefonlar çöp oldu mu? Peki dünyanın neresinde 4G gelince eski telefonlar çöp oldu?

Kimse bu kadar cahil olmamalı o ayrı, kims kimseyi böylesi şeylerle korkutmamalı. Muhtemlen bu haberi gören birileri ülkenin bir yerinde 4G gelmesin diye dua ediyor şimdi. Bu cahil demeçler değil mi cumhurbaşkanına 4G aslında çöp dedirten? Veya 5G aslında iki seneye kadar gelir diyen?

Ilgar şahane bir iş yapıyor. Türkiye’de büyük açlık duyulan elektronik geri dönüşüm işine girmiş. Bu kadar çok mal satan bunları toplamayı ve adam gibi geri dönüştürmeyi bir türlü akıl edemiyor. Devlet buradan elde edeceği faydayı bir türlü göremiyor. Sanayiciler zaten oralı değil. Yani iş kendi içinde harika.

Ama böylesi demeçler silip götürüyor bütün yaptıkları güzel şeyleri…

4G’yi bize anlatan BTK raporları

BTK raporları telekomüniksyon piyasasının nereye gittiğini anlamak için çok önemli. Haziran Temmuz aylarında şirketlerin açıkladığı ikinci çeyrek rakamları 9 Eylül günü, iki aylık gecikmeyle açıklandı. Bu da demek oluyor ki  Nisan başında başlayacak 4G hizmetlerine kadar ya bir ya da iki kez daha rapor görebileceğiz.

Bu bakış açısıyla BTK’nın 2015 ikinci çeyrek rakamlarını 4G’ye yönelik bir gözle inceleyip fikir sahibi olalım. TKNLJ formatında…

  • 2015 yılı ikinci üç aylık dönemde Türk Telekom ve mobil şebeke işletmecilerinin net satış gelirleri yaklaşık 7,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Türk Telekom bir yılda 7,8 milyar, Turkcell 9,7 milyar, Vodafone 7,5 milyar Avea ise 4,7 milyar satış geliri elde etti. dört şirketin yıllık satışı 29,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
  • Net satış rakamlarından alınacak en önemli ders, Vodafone yılların devi Türk Telekom’u yakaladı ve onu geçmek üzere. Dikkate alınması gereken bir olay bu.
  • Turkcell 4G için yaklaşın 5 milyar TL verecek. Yani bir yıllık satışının yarısını bu teknolojinin lisansına veriyor. Bir o kadar da kurulum dersek… Bu gözle bakmak lazım.
  • Avea ihale için 3,2 milyar TL verdi ki bu da onun yıllık satışının neredeyse yüzde 70’i. Ama o şirketi Türk Telekom ile birlikte düşündüğümüzde göreli olarak mantıklı bir yere geliyor ihale ve yıllık net satış oranı…
  • Vodafone 2,6 milyar TL 4G lisans parası veriyor ki bu da onu satış gelirlerine oranla en az ödeyen şirket konomuna getiriyor.
  • Şirketlerin çeyrekler bazındaki barlarının boyutlarını ve ilerlemelerini inceleyin. Telekom pazarını çok daha iyi anlayacaksınız…

4G altyapısına bu sene 23 milyar dolar harcanacak

4G text falling and breaking a 3G textover white background

Ülkemizde gerçekleşen 4G frekans ihalesi sonrasında bu sistemin çalışmasını sağlayacak altyapı yatırımları başladı. LTE konusunda dünyanın yatırım rakamları açıklanmaya başladı. Hemen konuyla ilgili analizleri TKNLJ formatında sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • LTE altyapı yatırımları bu sene tüm dünyada 23 milyar dolarla zirve yapacak.
  • Tüm ülkeler yaklaşık 5 senedir bu teknolojiyi ülkelerine kurdukları, geriye bir tek bizim gibi hızlı hareket etmeyi sevmeyen ülkeler kaldığı için bu seneden itibaren dünyada bu alanda kazanılan paraların düşmesi bekleniyor. Yani bu sene kazanılacak olan 23 milyar dolar bu alanın zirvesi olacak.
  • Dünya rakamlarına bakıldığında 23 milyar dolara bizim üç operatör tarafından yaklaşık 2-6 milyar dolarlık bir katkı vermemiz beklenebilir.
  • Ericsson ve Huawei tarafından sağlanan verilerle hayata geçirilen IHS analizine göre bu iki şirket dünyada yüzde 20’şer pazar payına sahip. Bu sene içinde 363’ü bizde operatörler tarafından kapışılan yüksek kaliteli çift yönlü FDD olmak üzere 422 frekans ticarileştirilmiş.
  • Bu arada Çin gibi bir devin 3G W-CDMA işine girmesiyle birlikte bu pazarda 11,4 milyar dolarlık bir patlama yaşanmış.
  • Şimdi biraz bizim gerçeklerimizin analizine girelim: Biz belli bir zaman dilimi içinde 4G altyapımızın yüzde 45 gibi bir büyüklüğe erişmesi bekleniyor. Yani biz bir ürün tasarlayacağız, bunu test edecek ve ticarileştireceğiz. Bu arada da dünyada pazar küçülmeye devam ederken bunu yapacağız. Yani 4K televizyonların çıktığı şu günlerde renkli tüplü televizyonu kendimiz ürettiğimiz için sevinmek gibi bir şey olacak bizimki.
  • “Ne güzel işte Türkler bir şey yapıyor geleceğe hazırlanıyor” bakış açısı gerçekten çok güzel. Ama farkında mısınız bilmiyorum Türk firmaları derin altyapı birikimlerini 4 milyar Euro veren Türk şirketleri üstünde yapacaklar. Üstelik Türk ürünü kullanmak zorunluluk olduğundan, bir de “ben baz yapabilirim” diyen tek bir grup çıktığından çalışsın ya da çalışmasın, ucuz olsun ya da olmasın tüm ürünler satılacak. Serbest piyasa adına bildiğimiz her şey aykırı bir durum yaşanacak. Hayırlısı olsun diyoruz…

 

GSM’de Cumhurbaşkanı korkusundan 4,5 atıyoruz

Teknoloji dünyamız BTK Başkan Vekili Ömer Fatih Sayan’ın demeçleriyle sarsıldı. Sayan daha önce çöp olduğu söylendiği için 26 Ağustos’a ertelenen 4G ihalesi için önemli açıklamalarda bulundu. Bunları TKNLJ formatında ve tabii ki yorumlu olarak sizlerle paylaşıyorum…

 

  • 4G olarak tabir edilen Uluslararası Mobil Telekomünikasyon Yetkilendirmesi İhalesinin 26 Ağustos’ta yapılacak. (Tabii ki cumhurbaşkanı yeni bir şey demezse, Netaş gibi kurumlar onun yanlışlarını onaylamazsa, hükümet kurulmuş olursa…)
  • Yapılacak ihalenin bir frekans tahsis ihalesi. (Evet kesinlikle öyle. Yani biz 4 ila 8 arasındaki G’lere değil, onu hayata geçirmek için yapılacak olan frekanslara bakmalıyız)
  • İhale sonrasında bu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G’de dahil yeni teknolojilerin sunulabilecek (Evet kesinlikle. Yani devletin 5G üstünden yeni paralar kazanmayı akıl etmesine kadar böyle olacağı kesin)
  • Vatandaşların dünyada gelişen en yeni teknolojilerden istifade edebilmelerini sağlamak maksadıyla işletmecilere IMT yetkilendirmesi kapsamında önceki şartnameden farklı olarak kurulacak yeni altyapılarda asgari “IMT-Advanced” teknolojisini kullanmaları şartı getirildi. (Bu noktayı iyice irdeleyelim: Yani başkan vekili diyor ki biz 4,5G ile hizmet vermelerini zorunlu tuttuk. Peki 3G’de böyle bir şey yapmışlar mıydı? Hayır. Operatörler bunun üstüne ne yaptı? 3,5G’den başladılar hizmet vermeye. Demek ki neymiş? Bu konuda zorunluluk getirmeye gerek yokmuş. Bu rekabet dünyasında kimse ben daha yavaşını vereyim diyemez ki zaten…)
  • İşletmecilerin gelişmekte olan teknolojileri ve özellikle 5G ve benzeri daha yeni teknolojileri Kurumdan herhangi bir izin alma gereği olmaksızın kullanmalarının ve şebeke planlamalarını daha esnek bir şekilde yapabilmelerinin sağlanmasını amaçlıyoruz. (Bugün kimse hatırlamaz ama aynı şeyi 3G için de öylemişlerdi. LTE zaten 3G’nin devamı gibi demişlerdi. Ama ne oldu? Yine 3 milyar euroluk ihale düzenleniyor)
  • Amacımız 5G’ye yönelik Ar-Ge’si Türkiye’de yapılmış patentlerin oluşması, standartizasyon çalışmalarına etkin katılım ve yerli haberleşme ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır. (Peki bunu 3G içinde yapınca ne oldu? Kaç patent aldık? 4G geliştirmeye katkımız ne oldu? Dünyaya bir tane 3G ürünü satabildik mi? O Ar-Ge personeli ne yaptı?)
  • İşletmecilere yetkilendirmenin ardından 8 yıl içinde Türkiye’nin nüfusunun yüzde 95’ini kapsama alanına alma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca yine 8 yıl içinde tüm il ve ilçelerin nüfusunun yüzde 90’ını kapsama zorunluluğu getiriliyor. (Bugünden 8 yıl ileri gidin ne yapıyor? 2023… 5G’nin ne zaman kullanıma geçeceği öngörülüyor? 2020…)
  • Otoyol ve yüksek hızlı tren hatlarına ilaveten bu tünellerden geçen ve konvansiyonel tren hatlarında yolculuk yapan vatandaşların da seyahatlerinde mobil genişbant hizmeti alabilme imkanına kavuşturulması hedefleniyor. (Peki bunlar zaten yapılmıyor mu? Yani işletmecilerin kapsama altına almadıkları 1 kilometreden uzun tünel mi var?)
  • Ülkemizde kurulu bulunan Ar-Ge merkezlerinin yanı sıra işletmecilerin Ar-Ge merkezlerinin de teşvik edilmesi sağlanmış ve mevcut Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilmesi gereken asgari nitelikli Ar-Ge personeli sayısını yüzde 50 arttırıyoruz. (Peki mevcut personel sayısıyla neyin yapılması becerilemedi? Hangi geliştirme için personel sayısı yetersiz kaldı? Sorun personel sayısı mı ki şirketlere zorla daha çok adam çalıştırıp verimsiz olun diyorsunuz?)
  • KOBİ’lerin yerli ürün geliştirmelerinin ve kendi imkanlarıyla üretim yapmalarının teşvik edilmesi amacıyla işletmecilere yatırımlarının en az yüzde 10’unu Türkiye’de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye’de üretilen ürünlerden sağlama yükümlülüğü getiriyoruz. (Şimdi siz cahiller bilmezsiniz Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır KOBİ niteliğindeki küçük ve orta boy işletmeler 4 ve 5G araştırması yapıyor. Eğer bu ihale şartnamesinde açıkça belirtilmemiş olsaydı şirketler yine gidip gavurun malını alacaklardı. Hem zaten Fatih ihalesinde de bu şart konmuş ve ardından Türkiye tablet üretiminde dünyada sözü geçen 3 ülkeden biri haline gelmişti)
  • Yerli ürün kullanım oranları ilk şartnamede yüzde 3-8-15 olarak belirlenmişken yeni şartnamede ise birinci yıl için en az yüzde 30, ikinci yıl için en az yüzde 40 ve üçüncü yıl ile devam eden yıllarda en az yüzde 45 yerli ürün kullanma zorunluluğu getirildi. (Peki bu zorunluluktaki oranlar neye göre belirleniyor? Mesela ürün 1.000 dolar ve bunların 450 dolarlık kısmının Türk olmasını mı istiyorsunuz? Yoksa bu ürün 1.000 kilo bunun 450 kiloluk kısmı mı Türk olmalı? Yoksa bu ürünün hacimsel genişliğinin yüzde 45’inin Türk olmasını mı istiyorsunuz? Adam bir devre yapıyor ve bunu sadece kendisi yapabiliyor. Tüm dünya ondan alıyor. Zaten ürünün fiyatının yüzde 50’si bu. Haydi bir çip fabrikası açalım Türkiye’de de hepsini Türk yapalım. Var mısınız?)
  • Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyon bizim için önemlidir. Türkiye’nin haberleşme sektöründe kendi ürünlerini üretmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin cep telefonu çöplüğü olmamasına özen göstermeliyiz. Bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. İhaleye katılacak operatörlerin de bu vizyona uygun hareket etmelerini arzu ediyoruz. (Bunun için Vestel gibi firmaların ağlamalarıyla yabancı telefonlara gelen vergileri şimdi baz istasyonlarına da uyarlayacağız anlamına geliyor bu. Sıygılır cımhırbışkınım)

Bu haber bütün online basın organlarına düz düz şöyle olmuş böyle demiş şeklinde yansıdı. Ben size gelmişi ve geçmişini hatırlatarak vereyim istedim…

2G’den önce 3G tedavülden kalkar

EE, KPN, Nokia, Orange ve Vodafone gibi operatörler yaptıkları açıklamalarda 2G hizmetlerinin 3G hizmetlerinden çok daha uzun ömürlü olacağını, 3G’nin 2G’den önce öleceğini dile getirdi. Söylenenleri TKNLJ formatında sizlerle paylaşmak istiyorum:

  • Orange şirketinin başkanı Pierre Francois Dubois: 3G yavaş yavaş tedavülden kaldırılması planlanan ilk hizmet olabilir. Ancak bu konuda henüz netleşmiş bir takvimimiz yok.
  • KPN’in teknolojiden sorumlu genel müdür yardımcısı Erik Hoving: 3G Ses merkezli 2G ve LTE arasında vasat bir köprü pozisyonunda.
  • Vodafone Hollanda’nın ağlardan sorumlu genel müdür yardımcısı Matthias Sauder: Biz 2G ve 3G için yenileme çalışmaları yapıyoruz ancak 2G beklenenden daha uzun ömürlü olacakmış gibi görünüyor.
  • EE direktörü Mansoor Hanif: Özellikle kırsal alanlarda 2G çok iş görüyor. Artık 2G’ye özel cihaz satmıyoruz ama o bölgelerde o kadar çok bu cihazlardan var ki görmezden gelmek imkansız. Ayrıca birçok bölgede 2G ile çalışan çok fazla M2M cihaz var. Birçok alanda onların nerede olduğunu dahi bilmediğimiz için gidip yenileriyle değiştiremiyoruz. Böylece halen 2G hizmeti vermek için pratik faydalarımız var.
  • Ürdünlü Zain isimli şirketin teknolojiden sorumlu genel müdür yardımcısı Yousef Abu Mutawe: Bu bağlantı yolunun ne zaman ortadan kaldırılacağı operatörün alabileceği bir karar değildir. Bunun seçimini müşteri yapacakır. Müşteri bunu kullandığı sürece çalışmaya devam edecektir.
  • GSMA verilerine göre 7,11 milyar GSM kullanıcısının yüzde 58,5’i halen 2G kullanıyor. Aradan geçen uzun yıllara rağmen yüzde 32,5 3G kullanırken neredeyse 5 yıldır hayatımızda olan 4G kullanım oranı yüzde 9 civarında seyrediyor.
  • Analistlerin yaptığı öngörülere göre 2019 yılına, yani 5G çıkana kadar 2G, en çok kullanılan bağlantı yöntemi olmayı sürdürecek.
  • Ovum analisti Nicole McCormick: 2G halen operatörlerin en önemli gelir kaynağı.  VoLTE ve LTE 3G’nin ses özelliklerini daha iyi üstüne alabilir. Bunun için 3G’nin 2G’den önce ortadan kalkması gayet mantıklı geliyor.

 

4G ihale teklifleri bakanlığa casus gibi gidecek

Hiç aklınıza geldi mi büyük firmaların büyük ihalelere giderken kağıt teklifleri nihai mekana nasıl ulaşır diye? Aranızda kurye, elden, elektronik ortamdan gibi tahminleri olanlar vardır. Tam olarak öyle değil…

Genellikle ihalelere katılmak için hazırlanan belgeler oldukça değerli kağıtlardır. Çünkü tahmini bedelleri milyarlar değerindedir. O kağıttaki birkaç satırlık yazıyla milyarlar kazanacağınız işe girer ya da giremezsiniz.

Daha acayip tarafı o kağıtlar öyle titizlikle hazırlanır ve üstünde o kadar çok imza bulunur ki ha deyince hazırlanamaz. O yüzden de bir kez hazırlanır ve hazırlandıktan sonra tekrar onu hayata geçirmek için ciddi uğraşlar vermek gerekir. İşte bu bakımdan da onun şirket binasından ihale merkezine ulaşması sırasında ciddi polemik yaşanır.

Genellikle bu tür belgeler en az üç kopya hazırlanır. Bu kopyaların içindeki bilgiler ihaleye vereceğiniz ilk teklifler olduğu için kimsenin görmemesi gerekmektedir ve bu yüzden inanılmaz derecede güvenilen insanlarca taşınır. Ama sadece insanlara güvenmek yetmez. Güvenliği sağlamak için taşıma şartlarını da göz önünde bulundurmak gerekir.

Bu milyar dolarlık kağıdı uçağa bindirerek güvende olur musunuz? Veya trene? Kazaların insafına bırakamazsınız şirketinizin geleceğini. Bunun için kopyalardan birini uçağa bindirirsiniz, birini trene birini ise otomobile. Bunlar Ankara’ya geldiğinde farklı güzergahlar belirlenir. Biri o yoldan biri bu yoldan… Ve kağıtlardan biri nihai merkeze ulaştığında diğerleri tedavülden kaldırılır kimsenin görmemesi için…

4G ihalesinin tarihinin belli olduğu şu saatlerde, 3G ihalesinden bu anekdotları sizinle paylaşayım istedim…

4G’yi nesine göre seçeceksiniz?

Şirketlerin birbiri ardına 4G hız testi haberleri geliyor. En son aynı gün içinde Turkcell ve Vodafone hız testi yapmışlar. Birkaç dakika arayla düştü elektronik postaları.

Vodafone üç ayrı banttan 4G yayını yapan ilk şirket olmuş ve 450 megabit görmüş… Turkcell ise 450 megabiti tek cihazda test eden ilk şirket olmuş. Bu testler yapılacaktır ve eminim ki Avea da bir şeyin ilki olacaktır. Mühim olan ilk olmak ya da test yapmak mıdır? İnsanlar 4G operatörünü seçerken buna göre mi seçecektir? Gelin dünyadaki örneklerinden yola çıkarak test yerine başka nelere bakmamız gerektiğini inceleyelim…

  1. Fiyatlar… İnanılmaz bir data akışına sahip olacağız. Şimdinin kotalı internetiyle bu fiyatlara girdiğimizde kotayı birkaç saat içinde yiyip bitirme ihtimalimiz çok yüksek. O yüzden de fiyatlandırma 4G için çok önemli. 3G’de genelde data fiyatları birbirine çok yakındı ama 4G’de aynı şeyin olup olmayacağını biraz da lisans bedeli açık artırması karar verecek.
  2. Çekim gücü… 4G öyle kolayca kurulacak br şey değil. En azından 3G’den daha zorlu bir kurulum sistemi olacak. 3G’de frekansı alıp tak diye kurarken 4G’de çok farklı bant genişlikleri almanız söz konusu. Kaç 800 Mhz, kaç 2.600 alacağınıza göre kurulumlarınızın boyu posu hatta harcayacağınız para belli olacak…
  3. Kaç kişiye ne sunacaksınız… En önemli noktalardan biri bu. Bir kişiye 450 megabit sunmakla bir stat dolusu kullanıcıya 450 megabit sunmak arasında çok ciddi fark var. Üstelik bir baz istasyonunun cevap verebileceği kelle sayısı belli. Tabii ki bu alana girmişken baz istasyonu başına kaç kişi atadıklarına da bakmak lazım. Her kelle için bir baz istasyonu olaz. İnsanlar aynı anda veri çekmedikleri için bu çoğunlukla çalışan bir kavramdır. Ama maç zamanları, seçim zamanları, trafik sıkışıklık zamanları… İşte bütün mesele…
  4. Nerelerde olacaksınız… Bir diğer önemli mesele. Şu anda ülkede yaygın bir 3G şebekesi var ve kullanıcı başına 5 megabitin üstünde internet hizmeti veriliyor zaten mobil cihazlar üstünden. Mobil cihazlar için internette istediğini yapabilmek anlamına geliyor bu. Ama bunu nerede yapacaksınız? 5 megabit yerine 450 megabite nerede ihtiyacınız olacak? İşte bu seçimler sizn operatörünüzün size olan sevgisini gösterecek size. Siz İstanbul’da otururken operatörünüzün bütün 4G yatırımını Antalya’da yapması sizi daha az sevdiği anlamına gelir…
  5. Yanında ne verecekler… 450 megabit kesinlikle ihtiyacınız olan bir hız değil. Çünkü minik telefon ekranlarından alabileceğinizin bir sınırı var. 4K yayın bile seyrediyor olsanız ki minik telefonlarda 4K seyretmeye ne gerek var, ne kadar veri harcayabilirsiniz? İşte bu noktada 4G hizmeti ile aynı pakette size neler verdikleri çok önemli. TV yayını mı? Bedava telefon mu? Seçiminizi ciddi bir biçimde etkileyen bir faktör bu…

Karmakarışık Ukrayna’da 3G ihalesini Turkcell kaptı

3G ve benzeri ihaleleri Türkiye kadar geç yapan hangi ülke var derken karşımıza Rusya’nın neredeyse el koymak üzere olduğu, enflasyonla halkı darmadağın ve insanların sokağa çıkmaya korktuğu Ukrayna çıktı karşımıza. Ukrayna 24 Şubat gününde UMTS 3G ihalesine çıktı.

Ukrayna’da Türkiye’yi temsil eden Turkcell’i Life’ı aynı Türkiye’de oduğu gibi en avantajlı bant genişliklerini kaptı. 118,4 milyon dolara malolan yüksek kaliteli frekans ihalesini takiben diğer frekanslar 95,6 milyon dolara MTS’e ve 95,07’ye Kyivstar tarafından alındı.Lisanslar 15 yıllığına alındı.

Evet geç kalındı orada ihale dağıtmak için. Ama onların bahanesi var: Ülkede yabancı askerler var ve ülkenin yarısı ülkeyi başka birilerine verelim diye bağırıp duruyor.Bu koşullarda bırakın ihalenin yapılmasını, ihalenin fikri bile çok enteresan.

Allah korusun biz bu noktada olsak neler yapardık hiç bilmiyorum. Fıstık gibi ülkede herkesin tamam dediği 4G ihalesini yapmak için 40 dereden su getiriyoruz. Bakanından başbakanına herkesin yapılsın dediği ihale için hala birilerinin keyfini bekler durumdayız.

Son olarak oradaki şartlara rağmen ihaleye katılarak ciddi yatırım yapan başta Turkcell olmak üzere tüm şirketlere teknolojiye olan katkıları için tüm dünya olarak teşekkür etmemiz, onları ayakta alkışlamamız gerekiyor. Lütfen içinde bulunan durumu dikkatlerinizden kaçırmayın, Türkiye’de yapılmayan şeylerin o ülkede nelere rağmen yapıldığını görün…

İnternet kullanıcısı artış yükünü 3G taşıyor

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından belirlenen son rakamları açıkladı. Önümüzdeki hafta açıklanacak olan BTK raporundan satırbaşları veren Elvan, umut verici artışların sinyalini verdi. TKMNLJ formatında incelemek gerekirse:

  • BTK verilerine göre, 2014 yılı ocak ayında 69 milyon 797 bin olan mobil telefon abone sayısının, 2014 yılı sonu itibariyle 71 milyon 888 bine yükseldi
  • Son bir yılda mobil telefon abone sayısında  2 milyondan fazla artış oldu
  • Geçen yıl 3G abone sayısında rekor artış yaşandı: 2014 yılı ocak ayı itibariyle 49 milyon 727 bin olan 3G abonesi sayısı, 2014 yılı aralık sonu itibariyle 58 milyon 329 bin rakamına ulaştı. Son bir yılda 3G abone sayısının yüzde 20 civarında bir artışla 8,6 milyon arttı
  • Genişbant abone sayısı ise 2014 yılı başında 33 milyon 318 bin iken, yıl sonu itibariyle 41 milyon 216 bin  rakamına ulaştı
  • Mobil cep telefonundan internet abonesi sayısı yüzde 35 artışla 23 milyon 285 binden 31 milyonun üzerine çıktı.
  • Sabit telefon abone sayısında düşüş devam ediyor: 2014 yılı ocak ayında 13 milyon 317 bin olan sabit telefon abone sayısının 2014 yılı Aralık ayı sonu itibariyle 12 milyon 340 bin rakamına geriledi.

Önümüzdeki 4G ihalesinin derin analizi

Hürriyet bugün neredeyse tam sayfa olarak hazırladığı 4G ihalesi haberinde ihaleden devletin kazancının yaklaşık 1,5 milyar euro yani 4 milyar TL olduğunu dile getirmiş. 4G konusunu TKNLJ formatında beraberce inceleyelim ki akıllarda soru işareti kalmasın…

  • Haberin en önemli ve somut yanı gelecek hafta Lütfi Elvan’ın 4G konusunda bir basın toplantısı düzenleyeceği haberi… Elvan muhtemelen o toplantıda neyin ne olduğunu netlikle açıklayacaktır.
  • 3G sürecini unutmuş olanlar için bir takvim hatırlatması geçelim: 3G ihalesi aslen Kasım 2008’de yapıldı. İhalenin Kasım ayında yapılacağı Mart ayında kesinleşmişti. Yani bugün bir ihale yapılacağı söylenirse ihalenin yapılması bugünden sonra 6 ay sürer ve Ağustos Eylül dönemine denk gelir. Resmi olarak başlaması ise 2016 yılına kalır. Yani bu yıl içinde 4G görebiliriz söylemleri büyük bir ihtimalle hayal…
  • Haberde Avea ve Turkcell’in iç karmaşalarından bahsediliyor. Beyler ciddi olalım: Bu şirketler kurumsal yapılardır. Böylesi 10 yıllarını etkileyecek konularda başlarında çaycı da olsa doğru hareket eder ve çözüme ulaşırlar. Kurumsallık güzel bir kelime olduğu için değil şirketlerin işini gördüğü için seçilir.
  • Bilindiği gibi bu ülkede ilk yapılan 3G ihalesi Eylül 2007’de gerçekleşti. O ihalenin A tipi lisansını Turkcell 321 milyon Euro ile aldı. Ama Vodafone ve Avea ihaleye katılmayarak teknolojiyi rehin aldı ve ihalenin iptal olmasını sağladı. O zamanları yaşayanlar bunu hatırlar şimdiki genç gazeteciler değil…
  • Bu arada zamanın Vodafone ve Avea genel müdürlerinin “aslında 3G de o kadar matah bir şey değil” söylemlerini hatırlamak gerek. Teknolojiler şirketlerin o zamanki yeterlilikleriyle doğru orantılı olarak iyi ya da kötü olabiliyor.
  • 2008 Kasım ayında yapılan ihalede A tipi’ni 358 milyon Euro ile aldı. Sonrasında Avea ve Vodafone ucuz olan C tipini alabilmek için aralarında kıyasıya bir rekabete girdiler. En ucuzu için kura çekildi ve Avea ucuzu 214 milyon euro ile kazandı. B tipi lisans 250 milyon euro ile Vodafone’a kaldı. Bunları da hatırlayalım lütfen.
  • O zamanki 3G ihalesinde vergiler dahil 970 milyon euro gelir elde edildi devlet tarafından…
  • Fiyatlara bakıldığında şimdi yapılacak 4G ihalesi için 1,5 milyar euro gelir, sadece 4G bakış açısıyla beni geriyor. Çünkü 3G’ye olduğu kadar büyük bir ihtiyaç yok 4G için.
  • Ama bu yapılan 4G ihalesi mi? İşte sorunsal bu noktada tıkanıp kalıyor. Çünkü Avea fiyat rekabetine sıkıştırdığı stratejisinde ciddi bir biçimde tıkanmış durumda. Kara geçemeyecek kadar ucuza konuşturuyor ve data veriyor. Dolayısıyla onun rakiplerinden daha fazla yeni frekanslara ihtiyacı var. Fiyatı bir kenara bırakacak olursak bile Avea sonradan gelen olarak 1800 Mhz kullanıyor. Büyük dalga boyu daha çok baz istasyonu dikmek demek. Yeni ihalede 800 Mhz gibi daha az baz istasyonu dikme fırsatları var. Şirketler kendi içlerinde “yemişim 4G’yi şu bant genişliklerini alalım gerisini sonra tartışırız” diyor olabilirler.
  • 800 Mhz ihalesinin etkilemeyeceği şirket, baz istasyonu yapılanmasını zaten çoktan bitirmiş Turkcell olabilir. Turkcell bu bakış açısıyla şehiriçi kapsamasında önemli fırsatlar sunan daha yüksek frekanslarında olacaktır. Bu da Avea ve Vodafone’un küçük frekanslarda birbiriyle kavga ederken Turkcell’in gücünü yüksek frekanslara vermesine neden olabilir. Avea, elinde zaten Aycell ve Aria zamanından kalma 1800 Mhz frekansı olduğu için bu yarışta çok etkin olmayabilir.
  • 4G’nin en büyük avantajının aslında farklı frekansları bir araya getirerek tek bir veri yolu gibi kullanılması ve bu sayede hızlı internet vermesi olduğunu hatırlatmakta fayda var.
  • Bu arada 3G geldiğinde Türkiye’nin hemen her yerinde 3G verilmesi için kurumların birbirini yediğini hatırlatalım. Ama aynının 4G için yaşanacağını ummak çocukluk olur. Çünkü şu anda akıllı telefonlarla 3-5 megabit arasında garanili hızlar alınabiliyor. cep telefonundan 100 megabit internete girmeliyim Türkiye’nin her yerinde girmeliyim diyecek bir ortamımız yok. Bu oram önümüzdeki 10 yılda doğacak gibi gelmiyor bana.
  • 4G daha çok yoğun nüfus ve trafik olan yerlerde, mesela İstanbul’un Maslak ya da Kadıköy gibi ortamlarında etkin hizmet verebilir. Yoksa Çemişkezek’in acilen telefondan 100 megabit bağlantıya ihtiyaç duyduğunu düşünmüyorum.
  • 4G geldiğinde şirketlerin aa hızı artırdık o zaman kota paralarını da düşürelim bundan sonra 4 gigabayt kotayı 5 liraya veriyoruz diyeceklerini de hiç düşünmüyorum. Böyle beklentisi olanlar şimdiden karalar bağlasın.
  • 4G için gözden kaçan en önemli unsur fiber teknolojisi. Siz baz istasyonlarına 100 megabit internet bağlamadığınız sürece laboratuvarlarınızda ne kadar hız rekoru kırsanız da hikaye… Bugün Ulaştırma Bakanlığı halen fiberin tüm şirketler tarafından döşenebilmesini kolaylaştıracak kararnamesini imzalamış değil. Yani şu anda tartıştığımız birçok şeyi yalandan konuşuyor olabiliriz.

Huawei 46,5 milyar doların 6,5’ini Ar-Ge’ye yatırdı

Küresel bilgi ve iletişim teknolojileri alanının lider şirketi Huawei, 2014 yılına dair denetlenmemiş finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2014 yılında da güçlü büyümesi sürdürdü. Huawei’nin küresel satış geliri bir önceki yıla göre Yuan bazında yüzde 20, ABD doları bazında yüzde 18 artış göstererek 31 Aralık itibariyle 287 – 289 milyar Yuan seviyesine ulaştı.

Huawei CFO’su Meng Wanzhou, Huawei’nin 2014 yılı için ana iş kollarından elde ettiği kârın 2013’e oranla yüzde 12’lik artış göstererek 33,9 ile 34,3 milyar Yuan’a ulaşacağını belirtti. Bu dönemde şirketin operasyon faaliyetlerinden elde ettiği nakit akışı ve şirketin varlıklarının borcuna oranı dengeli seyretti.

Huawei’nin Telekom Hizmetleri geliri yaklaşık yüzde 15’lik büyüme ile bir önceki yılın üzerine çıktı. Büyümenin önemli bölümünü dünya genelinde yapılan 3G yatırımları ve 4G’ye geçiş yatırımları oluşturdu.

Huawei’nin Kurumsal Çözümler Bölümü, yaklaşık yüzde 27 oranında büyüme gösterdi. Bölüm, dünyanın en büyük 500’ü içinde yer alan 100’den fazla şirkete hizmet veriyor. Firma aynı zamanda, SAP ve Accenture gibi önemli firmalarla bulut bilişim ve büyük veriler de dahil olmak üzere müşterek yenilik için stratejik ortaklıklar kurdu.

Huawei Tüketici Hizmetleri ise dünya genelinde hızla büyümekte olan akıllı telefon pazarında orta ve üst segment ürünlerde gerçekleştirdiği yüksek satışlarla bir önceki yıla göre yüzde 32’lik bir büyüme kaydederek gelişmekte olan pazarlardaki güçlü büyümesine devam etti.

Meng Wanzhou, Huawei’nin 2014 yılında gerçekleşen küresel büyümesinde iki etkenin önemli olduğunu söyledi: “Birincisi temel değerleri yeniliklerle destekliyoruz, tüketici odaklıyız, bir vakıfta olduğu gibi kendini işine adamış çalışanlarımız var ve buna bağlıyız. İkinci etken ise organizasyon yapısı genelinde verimliliği arttırmak ve tutkuya ilham vermek için tasarlanmış uygulama yönetimi ve örgütsel dönüşüm sürekli olarak devam ediyor.”

Wanzhou, 2025 itibariyle, dünyadaki bağlantı sayısının 100 milyarı aşarak hava ve su gibi her yerde olacağının beklendiğini söyledi. Yaygın bağlantı ve büyük verinin, akıllı teknolojilerde yeni bir sanayi devrimi başlatarak geleneksel sanayileri modernleşmeye iteceğini, bugünün endüstriyel ve iş çevrelerini ise yeniden şekillenmeye yönlendireceği ifade etti.

Wanzhou sözlerine şöyle devam etti: “Endüstriyel inovasyonun odağı, tüketici internetinden endüstriyel internete taşınacak. Daha güçlü bağlantıya sahip bir dünya bizi bekliyor. Her zaman ve her yerden bağlantı, yeni bir model olacak”.

Huawei, dünya genelinde sayısız sistemi, iş kolunu, şehri ve insanı birbirine bağlamayı vadediyor. Böylece iş verimliliği artıracak, sanayilere dönüşümde yardım edecek, her kullanıcıya daha iyi bir deneyim yaratacak ve fikirlerin serbestçe değişimi sağlanmış olacak. Huawei, bilgi toplumunun önde gelen destekçisi olacak.

Bu yaklaşım sebebiyle Huawei, sürekli olarak gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen teknolojik avantajlar inşa etmeye yatırım yapıyor. 2014 yılında Huawei, 2013’e göre yüzde 28’lik artış ile Ar-Ge’ye 39,5-40,5 milyar Yuan yatırım yaptı. Huawei, son on yıllık toplamda ise Ar-Ge’ye 188 milyar Yuan yatırım yapmış oldu. Buna ek olarak, şirket dünya toplamının yaklaşık yüzde 25’ine denk gelen 3GPP’den LTE ana standartları için toplam 546 öneri sundu.

Huawei, Thomson 2014 yılında açıkladığı “Top 100 Global Inovatörleri” listesinde ilk kez yer aldı. Şirket ayrıca Interbrand’in Top 100 En İyi Global Markalar listesinde 94. sıraya yerleşerek listedeki ilk Çin menşeili şirket oldu.

Meng Wanzhou “Huawei’in yirmi yılı aşan büyüme yolculuğundaki başarısının altında yatan en temel değerler; tüketici odaklı bir şirket olması, işine bağlı/kendini işine adamış çalışanları ve şirkete duyulan büyük bağlılıktır. Huawei, bu Önümüzdeki 10 yılda şirketin her kademesinde bu temel değerlerin ışığında çalışmaya devam ederek bilişim ve iletişim teknolojileri alanında lider bir şirket olmayı hedefliyoruz.” dedi.

Şimdi İran ve Gabon düşünsün

Ülke yönetimi 6 ay içinde 4G’ye geçeceğimizi duyurmuş. Hürriyet bu büyük başarıyı ekonomi sayfalarına haber olarak taşımış.

4G ile tanışan son ülkeler arasında Andorra, Gabon, Guatemala, Honduras, İran, Kenya, Pakistan, Rwanda ve Trinidad & Tobago var. Kısmetse bu dünya teknoloji devlerinden sonra biz de 4G ile tanışacak dünyayı sallayacağız. Şimdi onlar düşünsün…

Tamam 125. ülke olacağız. Ama olsun. 3G’de de dünyanın en son giren ülkesi olduka da ne oldu? Hayata geçirdiğimiz ürün ve uygulamalarla Türkiye’nin adını dünyaya duyurmadık mı? İcat ettiğimiz baz istasyonu ve telefonlarla bir trilyon dolara yakın dövizi ülkeden içeri sokmadık mı?

Şimdi sıra geldi 4G’ye…

Hürriyet “4G, 150 ile 300 megabit arasındaki hızlara çıkabiliyor. Bu da şu an kullanıdığımız 3G internetin yaklaşık 10 katı fazla bir hıza denk geliyor”demiş. Yani Hürriyet’in hesabına göre 3G 15 ila 30 megabit hızında… Hürriyet’in haberi yapmadan önce telefonun wifi özelliğini kapatması gerekiyor. Başka türlü olmaz öyle…

Vodafone sabit tarafa “çok ağır” ağırlık verecek

Vodafone bugün çok enteresan bir bülten geçti. Bülten ana hatlarıyla biz mobilde iyiyiz aynı zamanda sabite de yoğunlaşacağız fikrini barındırıyor içinde. Bu dünyayı bilmeyenler için söyleyelim Vodafone GSM operatörü lisansıyla değil sabit operatörlük için ayrıca sahip olduğu lisansla bu işe girecek. Yine bu dünyaya çok yakın olmayanlar Vodafone’un nasıl “ölümüne” girdiğini anlayamayacak bu işe. Verdiği fiyatlar, “kendi altyapısı olmayan ve karasal bağlantılarının neredeyse tamamını dışarıdan alan bir şirket için” gerçekten de çok iddialı. Sıfır kar payıyla bu işi yaptığını söylemek mümkün.

Şimdi işin bülten tarafına girip maddeleri çekelim içinden:

  • Vodafone Türkiye, tüketiciye “her an her yerde” internete ulaşma imkânı tanıyor. Bu hedef doğrultusunda cepte süper internet hizmetinin ardından evlere de giren şirket, yeni “Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL ve Fiber” hizmetini duyurdu. Daha önce Koçnet ve Borusan Telekom’u bünyesine katan Vodafone Türkiye, 2013’te Almanya’nın önde gelen kablo TV ve internet operatörü Kabel Deutschland’ı, 2014’te de İspanya’nın lider kablo TV ve internet operatörü Ono’yu bünyesine katan Vodafone Grubu’nun “bütünleşik telekomünikasyon hizmetleri” vizyonunu Türkiye’ye taşıyarak, dijital dönüşüm hedefi doğrultusunda önemli bir gelişmeye daha imza atıyor.
  • Gökhan Öğüt: “Stratejik yatırım programımız ‘Dijital Dönüşüm Hareketi’nin birinci yılını geride bırakırken, ilk yıl taahhütlerimizi yerine getirmiş olmanın ve dijital dönüşüm vizyonumuzu birbirinden önemli yatırımlarla destekleyeceğimiz yeni bir yıla adım atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2015 yılında abonelerimize sadece mobil değil, sabit iletişim ihtiyaçlarını da karşılayacak ürün ve hizmetler sunacağız. Böylece, müşterilerimizin her an her yerde dijital dünyaya kesintisiz ve yüksek hızla bağlanabilmelerini sağlayacağız. 2015 yılı, bizim için, sadece bir mobil iletişim şirketi olmaktan çıkıp, evde ADSL, fiber internet ve TV gibi birçok sabit iletişim hizmetini de müşterilerine tek çatı altında sunan mobil ve sabit telekomünikasyon şirketi olma yolunda çok kritik bir yıl olacak. Mobil iletişimin yanı sıra sabit iletişimde de hızla büyüyeceğiz.”
  • Gökhan Öğüt: “Büyümenin önemli bir kısmını, mobil cepten ve bilgisayardan internet kullanıcıları oluşturuyor. 2014 yılının üçüncü çeyreğinde toplam internet aboneliğinde bir önceki üç aylık döneme göre %7,6 artış gerçekleşti ve mobil ve özellikle fiber internet abonelerinin artmasıyla birlikte internet abone sayısındaki genel artış eğilimi devam etti. Toplam internet abone sayısının yıllık artış oranı ise %28,2 olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye olarak, 2009 yılından bu yana tüketicilerimize 3G teknolojileri aracılığıyla süper internet hizmeti sunuyoruz. Yeni ‘Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL ve Fiber’ hizmetimizle, süper interneti sabit teknolojiler üzerinden de tüketicilerle buluşturarak evlerde daha güçlü olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin 81 iline aynı anda sunduğumuz süper internet ADSL ve Fiber hizmetlerimizle, tüketicilerimizin hiçbir ek ücret ödemeden, sadece ihtiyaçları olan limitsiz internete sahip olmalarını sağlayacağız.”
  • Vodafone Türkiye, yeni “Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL” hizmetiyle, ev kullanıcılarına, ayda 49,90 TL’ye limitsiz sabit internet sunuyor. Böylece Vodafone aboneleri, ev telefonu bağlatmaya gerek olmadan ve hat için hiçbir ek ücret ödemeden, evde süper hızlı limitsiz internet kullanma imkânına kavuşuyor. Vodafone Türkiye’nin 24 ay kontratla sunduğu limitsiz telefonsuz (yalın) ADSL hattını bağlatmak için 0850 542 0 542’yi aramak yeterli oluyor. “Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL” hizmetiyle ev kullanıcılarına 16 Mbps’ye kadar hız ve 50 GB adil kullanım kotası sağlanırken, kampanya kapsamında sunulan “telefonsuz Fiber” hizmetiyle de 24 Mbps’ye kadar hız ve 75 GB adil kullanım kotası sağlanıyor.

Fiberde gerideyiz ama bi sor bakalım niye…

Bugün CEO Club toplantısı yapıldı. Bunun basın bültenleri geçildi. Ajans haberleri dağıldı. Ben başka bir gözlükle bakıyorum olaya… Orada yaşanan, teamüllere çok uymayan bir olay…

Olayın ana sponsoru, bir bakıma ev sahibi Vodafone’un CEO’su Gökhan Öğüt hiç alışılmadık bir şekilde sert girmiş ortama, hem de ulaştırma bakanı Lütfi Elvan oradayken, hem de ondan önceki konuşmasında… Demiş ki: “Coğrafyaya yayılmış altyapı grafiğine bakıldığında Avrupa’dan çok gerideyiz. Örneğin elektrik iletim ve dağıtım ağımız 1,1 milyon kilometre iken; Türkiye’de fiber altyapı 240 bin kilometre. Umuyoruz, fiber yatırımların paylaşılması, yeni yatırımlar için engellerin kaldırılması, teşvik edilmesi için atılacak adımlar ile hedeflerimizi yakalayacağız.İnternet ekonomisi Türkiye ekonomisine yüzde 2 katkı sunarken, ileri ülkelerde bu oran yüzde 5 seviyesinde. Araştırmalara göre geniş bant penetrasyonunda her yüzde 10 artış, milli gelirde yüzde 1,4 artışa olanak tanıyor.”

“Yok bee bir şey dememiş” demeyin. Genelde bakanın olduğu yerde böyle büyük harflerle bizde bir şeyler kötü diyemezsiniz. Demez kimse. Çünkü devlet büyüklerinin gözünün üstünde kaşının olduğunun dile getirilmesi bizim 2002 sonrası teamüllerimize aykırıdır. Bu bakımdan Öğüt’ü kutluyorum…

Peki bu üstü kapalı eleştiriye Lütfi Elvan ne cevap vermiş deyince aklıma Şener Şen ve İlyas Salman’ın filmi geldi. Şener Şen ne zaman Salman’a bir kazık atsa ve Salman bunu yakalasa yakasına yapışıyor. Şen o noktada diyor ki “güzel kardeşim evet öyle yaptım, ama bir sor bakalım niye yaptım…” Ben verilen cevabı biraz ona benzettim: “Yeraltı fiber optik ağ altyapımız 240 bin kilometreye dayandı. Bu miktar elbette yeterli değil ama bu alanda da Türkiye ilerliyor. Fiber altyapının artırılması ve güçlendirilmesi için biz de tedbirler alacağız. 2015’te 4G ihalesine akacağız. 2015’in ilk üc ayı sonunda ihale yapmak için gayret ediyoruz. 2015 sonunda da 4G‘ye gececeğimiz kanaatindeyim.”

Ya 4G güzel, hızlı tren filan şahane. Ama şu anda yatırım yapmak isteyen firmalara yatırım izni verilmiyor. Bir şirket diğerlerine göre daha avantajlı konumda tutuluyor. ABD’de devlet ilk bilmem kaç kilometreye bedavaya kredi verirken bizde insanlara zorluk çıkarılıyor… 2014 yılında çekilen fiber kilometrajından görebilirsiniz bunu…

Devlet bugünden itibaren fiberin önünü açmazsa değil 4G’ye geçmek, mevcut 3G’yi adam gibi yönetmeye devam edebilir miyiz? Şüpheliyim…

Samsung “cepte 300 megabiti gördük” dedi

Samsung Electronics dünyanın ilk Üç-Bant Taşıyıcı Birleştirme (CA – Carrier Aggregation) teknolojisini bir LTE ticari ağında kullanarak, indirme hızını 300 Mbps’ye, yani LTE ağının dört katına çıkardığını açıkladı. Samsung’un LTE Advanced (LTE-A) Üç-Bant Taşıyıcı Birleştirme (CA) teknolojisi sayesinde, kullanıcılar daha güçlü ve kesintisiz multimedya ve web tarama deneyimine kavuşuyorlar.

Samsungs Electronics Ağ İşletmeleri Direktörü Youngky Kim konuyla ilgili: “İnsanlar mobil cihazlarında HD video gibi veriyi yoğun kullanan uygulamaları giderek daha fazla talep ediyorlar. Bu da telekomünikasyon sektörünün mevcut ağ altyapısı üzerindeki performansını artıracak yenilikçi teknolojilere ihtiyaç duymasına neden oluyor. Şirketimizin LTE-A Üç-Bant Taşıyıcı Birleştirme (CA) teknolojisi mümkün olan en üstün mobil deneyimi sunarken, bir yandan da operatör  ağlarının kapasite ve yeteneklerini farklılaştırma fırsatını yakalamalarını sağlıyor” dedi.

Samsung dünyanın ilk “Çift Bant Taşıyıcı Birleştirme” ağını Haziran 2013’te Kore’de tüketicilerin hizmetine sunmuştu. Şirket bu inovasyon liderliğinden elde ettiği deneyimden faydalanarak Üç-Bant CA çözümünü geliştirdi. Söz konusu çözüm LTE-A’nın kabiliyetlerini daha da güçlendirerek, sektörü 5G çağına bir adım daha yaklaştırıyor.

Üç-Bant CA, başta yoğun nüfuslu bölgelerde olmak üzere, mobil ağların veri hacim kapasitesini önemli ölçüde arttıran bir teknoloji olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, yoğun olarak bölünmüş spektrumu birleştirme kabiliyeti de spektrumu sınırlı olan operatörlere kayda değer spektrum verimliliği kazandırıyor. Üç-Bant CA sayesinde operatörler, birden fazla spektrumdaki bölünmüş veri bloklarının tek ve daha büyük bir birleşmiş blok olarak çalışmasını sağlayarak müşterilerine gerçek anlamda gelişmiş bir LTE deneyimi sunabilecekler.

Samsung, LTE-A Üç-Bant CA ağını ticari kullanıma sunmasının ardından, dünyanın ilk LTE-A Üç-Bant CA özellikli cihazı olan Samsung Galaxy Note 4’ü piyasaya sundu. Bu cihazın ve ağ teknolojilerinin aynı anda müşterilerle buluşturulması, şirketin sektörde yeni nesil mobil teknolojilerin kullanımını hızlandırmaya yönelik benzersiz yeteneğini öne çıkarıyor.

Teknolojinin 2015 sihirli küresi

4G nasıl gelecek?

2014 yılının son çeyreğinde en önemli tartışma konularından biri 4G oldu. Türkiye 3G’ye geçerken dünyada yaygınlaşan 4G’nin 2015 yılında kullanıma gireceği müjdelendi. Ancak operatörlere bu hizmetin nasıl dağıtılacağı konusu açıkta kaldı. 4G için en önemli şey frekanslar ve bunların nasıl dağıtılacağı belli olmadı. Mevcut duruma bakıldığında devlet tüm operatörlere eşit biçimde yaklaşmayı ve frekansları en çok para verene göre değil, eşit bir biçimde dağıtmayı hedefliyor. Ancak daha netleşmiş değil. Bu arada yine geçtiğimiz senelerde çok konuşulan tesis paylaşımı da 2015 yılında gündeme gelebilir. Mevcut durumda hiçbir operatör baz istasyonunu diğeriyle paylaşma üzerine bir anlaşma yapmadı. Sadece baz istasyonlarının takıldığı kulelerde paylaşıma gidildi. Ülke kaynaklarının daha az harcanması ve herkesin kurduğu sistemi rakibinin bulunmadığı bölgelerde kiralaması 2015 yılında gündeme gelebilir. Türkiye’de 4G için ekipmanlara daza az para yatırılması ve bütçe açığı yaratmaması için 4G baz istasyonu teknolojilerinin yaratılması da özendirilebilir.

Fiberin artış yılı olacak

Son iki yıl içinde fiber konusunda hiçbir somut adım atılamadı ve şirketlerin fiber döşeme hızı diğer yıllara göre oldukça düştü. Bu konuyu gündemlerinde tutan BTK ve ilgili bakanlıkların yaptığı çalışmalar sonlanmak üzere olduğu dile getiriliyor. Bu sayede hem fiberin istenen her yere döşenmesi mümkün olacak hem de bazı telekom firmalarının ellerinde bulunan fiberi paylaşmak için isteksizlikleri devlet eliyle ortadan kaldırılacak. İki sene öncesinin fiber döşeme hızı yakalandığında fiberin ülkenin birçok alanına daha çok yayılması ve ADSL gibi giderek eskiyen ve fibere göre yavaş kalan teknolojilerden kurtularak ülkede gerçek yüksek geniş bant teknolojilerinin gelmesi söz konusu olabilir. Zaten 4G’nin için en önemli gerekliliklerin başında fiber teknolojileri geliyor. Fiberin dağılımının artmasıyla hem şirketler hem de bireyler daha hızlı internete girebilecek.

 

Telekomünikasyonda eski tatlı karlar olmayacak

Türkiye’de telekomünikasyon, dünyadakinin aksine bir gelişme gösteriyor ve global daralmaya rağmen giderek artıyordu. Daha çok konuşma süresi, durmadan artan kar oranları ve tüm dünyayı kıskandıracak kadar hızlı artan 3G kullanımı. Ancak telefon penetrasyonunda neredeyse yüzde 100’e gelindi. Türk Telekom’un sabit abone sayısında yaşadığı kayıplar onu ülkenin dördüncü operatörü haline getirdi. Avea 2014 yılının başında hala karlılık açıklayamazken Vodafone Turkcell’i yakalamak için yüksek pazarlama bütçeleriyle çalışmaya başladı. Turkcell ise neredeyse kurulduğu günden bugüne ilk kez abone sayısında Pazar toplamının yüzde 50’sinin altına düştü. 2015 yılında şirketler toparlanma dönemine girecek. Yüksek ihtimalle karlılığı artıracak tedbirler alınacak ve fiyat rekabetinin hızı düşecek. Şirketler birbirleriyle teknoloji ve 4G gibi alanlarda yarışırken daha ucuz olmak artık bir seçenek olmaktan çıkacak.

 

İnternet ve telefon dinlemeleri

2015 yılında dinlemeler Türkiye’de en az konuşulan konulardan biri olacak. Çünkü artık dinlemeler tamamen MİT kontrolüne geçecek. Doğal olarak da kimin, nasıl ve hangi sebeplerden dolayı dinlendiği konusunda daha az hesap verilmeye başlanacak. BTK içinde yapılanan TİB’i daha az duyuyor olacağız. Bunun yanında 2014 yılında etkin bir biçimde konuşulan internet dinlemeleri 2015’te de en önemli konulardan biri olacak. Her ne kadar Facebook ve Twitter arzu edildiği kadar çok kimlik bilgilerini Türk yargısıyla paylaşmıyor olsa da yine de buzlama ve yayından kaldırma işlemi sayesinde daha sakin bir seçim dönemi geçirilecek. Bu bakış açısıyla, çok önemli bir şey çıkmadığı sürece Twitter ve Youtube gibi sitelerin kapatılması beklenmiyor. Ancak seçim süreci boyunca etkinliği artan Türk haber sitelerinde geçmiş döneme göre daha büyük yasaklar gelebilir…

 

Mobil telefon dünyası

Mobil teknolojilerde özellikle telefonlar alanında geçmiş senelere kıyasla daha küçük gelişmeler olması bekleniyor. Telefonların parçalarının üretiminin tamamına yakını Çin’de yapıldığı için cihazlar birbirlerine çok benzeyecek. Daha yüksek pikselli fotoğraf makinesi, daha büyük ekran gibi teknolojilerde sınırlara gelindiği için yenilikler tasarım alanında aranacak. Telefonların çok fazla birbirine benzemesi, rekabeti fiyata çekecek ve tüm pazar araştırmalarının gösterdiği gibi dünyada markasız (no name) Çin malı ucuz ürünlerde patlama yaşanacak. Markalar bir anlamda kendilerini yaratan ve ucuza satılmasını sağlayan kaynaklarla fiyat rekabetine hazırlanıyor. Bu savaşı kullanıcısıyla duygusal bağ kurmayı başaran ürünler kazanacak. Ancak giderek zorlaşan bir ekonomide fiyat ve duygusal bağ arasındaki savaşın oldukça zorlu geçmesi bekleniyor. Türkiye’de üretimi özendirebilmek için devlet önümüzdeki sene yabancı telefonlara ekstra vergi getirmek istediğini söyledi. Bu da yabancı telefonlarla Türk olanlar arasında çok ciddi bir fiyat farkının doğabileceğini gösteriyor. Yani 2015 yılında ülkemizde ya Türk telefonlar ya da tamamen isimsiz Çin malı ürünler görme ihtimalimiz çok yüksek…

 

Bilgi güvenliğinde daha da çok zorlanacağız

2014 yılında insanların internet üstünden dolandırılması ve dijital saldırılara maruz kalması olaylarını çok görmüştük. Ne yazık ki saldırılar dozunu ve yaratıcılıklarını daha da artırarak sürdürecek. Dolandırıcılıklar yerel hırsızlık vakalarından çıkarak uluslararası bir boyut kazanacak. Kişisel bilgilerin ortada dolaşması eskisinden daha çok rahatsız edici olacak. E-Devlet hizmetlerinin de giderek artış göstermesiyle dijital kimlikleri çalınan vatandaşların adına sanal şirketler kurulabilecek, banka hesapları boşaltılacak, hatta işinden dahi olabilecek. Bilgisayar korsanlarının yeni ve en önemli hedefi ise herkesin kişisel bilgilerinin bulunduğu cep telefonları olacak. Önümüzdeki sene bilgisayar saldırılarıyla cep telefonu saldırı sayısının eşitlenmesi bekleniyor.

 

İstenmeyen SMS ve maillere son

Yıllarca herkesin her daim yanında olan telefonlara gelen istenmeyen mesajlar kullanıcılara hayatı zehir etti. Ancak 2014 yılının son çeyreğinde çıkarılan bir kanunla kullanıcıların istemedikleri SMS’leri göndermek isteyenlere ciddi para cezaları verilmesi gündeme geldi. 2015 yılının ortasından itibaren şirketler SMS atmak istedikleri kullanıcılardan öncesinde izin almış olmaları gerekiyor. Böylece otomobil tamircilerinden kuru temizleme şirketlerine, uydu çanak satıcılarından internet hattı dağıtan bayilere kadar birçok şirketin önü kesilmiş olacak. Özellikle GSM şirketleri ciddi adımlar atmak ve kendileri üstünden gönderilen SMS’lerin kanuna uygunluğunu denetlemek zorunda kalacak. Kurumlar kullanıcıları SMS almaya ikna etmek için yaratıcı kampanyalar yapmaya başlayacak.

 

Nesnelerin interneti patlayacak

Makinelerin arada insan müdahalesi olmadan kendi aralarında haberleşerek veri oluşturması ve belirli bazı işleri yapabilmesi anlamına gelen nesnelerin interneti 2015 yılında çok daha ileri gidecek. Makinelere takılan GSM hatlarına vergi avantajı sağlanmıştı. Artık belirli bir doygunluğa ulaşmış, halkın yüzde 100’üne erişmiş GSM pazarında satılacak “makineler arası iletişim” hatları yepyeni bir soluk getirecek. M2M adı verilen bu sistem, aynı zamanda şirketlerin iş yapış biçimlerini de değiştirerek daha verimli çalışmalarını sağlayacak. Tarımdan fabrikalara, belediye hizmetlerinden elektrik su ücretlerinin toplanmasına kadar birçok alanda devrimsel ilerleme söz konusu olacak.

 

Buluta güvenlik geliyor

Bulut bilişim bundan birkaç sene önce, çok hızlı bir biçimde kullanıma girdi. Verilerin internet üstünde tutulması ve yedeklenmesi şirket ve kullanıcıların kafasında yepyeni ufuklar açtı. Ancak 2014 yılında bu verilerin kötü niyetli kullanıcılar tarafından ele geçirilmesi ve sanatçıların istenmeyen fotoğraflarının kamuoyuyla paylaşılması buluta olan güvenin sarsılmasına neden oldu. Bilgilerin sızma nedeni olarak kullanıcıların yeterince sağlam parola belirlememesi gösterildi. 2015 yılında alınan dersler ışığında bulutun güvenliğine daha çok önemi verilecek. Apple, Google ve Microsoft gibi verileri buluta taşıyan şirketler yepyeni kurallar belirleyecek ve bilgilerin çalınmasını engellemeye çalışacak.

 

Bilgisayar yerini tablete bırakacak

Mikro işlemci teknolojilerinin giderek gelişmesi, eskiden sınırlı işler yapabilen tabletlerin yeteneklerini artırdı. Bilgisayarlar ve tabletler arasındaki fark giderek kapandı. Özellikle tabletler içinde bulunan yazılımın getirdiği destekle de geniş kitleler için bilgisayar kullanmak anlamsız hale gelmeye başladı. Tüm teknoloji analistleri, 2015 yılında tabletlerin çok ucuzlayacağını, bu yüzden de satışların patlayarak bilgisayarları tahtından indireceğini söylüyor. Uzmanlar 2015 yılında bilgisayar almak isteyenlerin tablet seçeneklerini gözden geçirmeden satın alma yapmamaları gerektiğini dile getiriyor.

 

Yazılıma harcanan para artacak

Geçtiğimiz yıllarda çok yüksek fiyatlara satılan yazılımlar tablet ve akıllı telefonların gelmesiyle farklı bir dönemece girdi. Korsan kullanımın bu cihazlar sayesinde azalmasıyla yazılımlar son derece ucuzladı. Bundan on sene önce 100-300 dolarlar mertebesinde satılan yazılımlar herkesin bunu almaya başlamasıyla birlikte 10 doların altına düştü. Hatta çoğu yazılım sadece 1 dolara satılıyor. Bu yüzden kullanıcılar daha fazla yazılıma para verir hale geldi. Yazılımcıların daha çok para kazanması ise hemen her konuda yeni bir yazılımın üretilmesine neden oldu. Kullanıcıların yazılımlar için harcadığı para, neredeyse akıllı telefon ve tabletlerine verdiği ücretle eşdeğer hale geldi.