Telefondan cinsel içerikli mesai atan gençler büyüyünce pis adamlar oluyorlar

MANŞET, SOSYAL MEDYA

‘Sexting’ olarak bilinen cinsel içerikli mesajların, fotoğrafların veya videoların teknolojik araçlarla paylaşılması, ergenlik çağındaki gençler arasında oldukça yaygın. Yapılan araştırmalarda bu yaşlardaki her dört gençten birinin seks içerikli mesaj aldığı, her yedi gençten birinin ise bu mesajlardan gönderdiği tespit edildi.

Sex ve texting kelimelerinin birleşiminden oluşan sexting bir şekilde tüm dünyada aniden moda oldu. Sanki 1990’lı yılların başından beri sair yollardan seksle ilgili mesajlaşmalar yapılmıyormuş gibi, dünya bir teknoloji cihazından seksi mesajlar yollamayı ik kez keşfetmiş gibi büyük infial yaşıyor dünya. Dünya şaşkın, dünya şokta!

Bir grup bilim insanının yaptığı araştırmaya göre, seks içerikli teknolojik iletişim ile cinsel aktivite, uyuşturucu – alkol kullanımı ve kötü ruhsal sağlık gibi faktörler arasında bağlantı bulunuyor.

Bu bakış açısıyla bilim adamlarının şimdiye dek ıssız bir adada yaşamış olması gerekiyor.

Araştırma kapsamında 2012 ve 2018 yılları arasında yayımlanan, 12 – 17 yaşları arasındaki 41 bin 723 genç deneğin katıldığı 23 farklı çalışmanın sonuçları cinsellik ve cinsel aktivite, çoklu cinsel eş edinimi, doğum kontrolü, suçlu davranışı, içselleştirme sorunları (örneğin kaygı ve depresyon), alkol – uyuşturucu kullanımı ve sigara içme arasında bağlantı olup olmadığını belirlemek üzere meta analiz yöntemiyle incelendi.

Elde edilen bulgulara göre, seks içerikli iletişim kuran ergen yaştaki kişilerin cinsel ilişkiye girme ihtimali, diğer gençlere göre dört kat daha fazla. Birden fazla cinsel partnere sahip olma ihtimalleri beş kat daha fazlayken, korunma yöntemlerinden birini kullanma oranları ise ‘sexting’ yapmayan ergen yaştaki gençlere göre daha düşük.

Hırsızlık ve mülke zarar verme gibi suç eğilimlerine sahip olma ihtimalinin de ‘sexting gençleri’ arasında iki buçuk kat fazla olduğu belirlendi.

Buna ek olarak alkol alma ihtimalleri dört kat olan bu gençlerin, marihuana gibi uyuşturucuları kullanmaları ve sigara içme ihtimalleri ise üç kat daha fazla.

Son on yılda ruhsal ve zihinsel sağlık sorunlarının artması, dijital teknolojinin gençler arasında zihinsel sağlığın bozulmasına yol açtığı iddialarını göz önüne alan ekip, cinsel içerikli iletişim ile ruhsal-zihinsel sağlığın zayıf olması arasında ilişki olup olmadığını da inceledi. Bu gençlerin depresyon ve anksiyete semptomları gösterme ihtimalinin, diğer yaşıtlarına kıyasla yaklaşık iki kat fazla olduğu tespit edildi.

Cinsel davranış ve zihinsel – ruhsal sağlık ile bağlantılı olsa da, korelasyonel çalışmalar ‘sexting’in herhangi bir şekilde riskli davranışların ya da zayıf zihinsel sağlığın nedeni olduğunu gösteren kanıtlar sunmuyor.

Telefondan birbirine “kirli mesajlar atmak” insanın başına neler getiriyormuş hep beraber gördük.

Yeni yargı paketi ile internet özgürleşecek(miş)!

ANKARA, İNTERNET, MANŞET, Sansür

Gazetelere büyük mutluluk çığlıklarıyla giren yeni yargı kanun paketi ses getirdi. Söylenenlere bakılırsa internet ortamında da serbestleşme sağlayacakmış. Nasıl mı?

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan anlatıyor: Erişim engeli kararlarının aşamalı hale getirileceğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve mahkemelerin tümden site kapatma yerine önce ilgili içeriğin URL’si için erişim engeli kararı alınacağını belirten Özkan, “Vatandaşların hayatına bir müdahale söz konusu ise burada vatandaşlarımızın kendi anayasal güvenceleri çerçevesinde haklarını korumak için bir düzenleme getiriliyor” dedi.

Özkan, “İfade özgürlüğünü ilgilendiren yargı kararlarına karşı kanun yolu güvencesi artırılıyor. 5 yılın altında kalan cezalar içeren ve ifade özgürlüğünü yakından ilgilendiren yargı kararları, Yargıtay’ın temyiz incelemesine açılıyor. Özellikle insan hak ve özgürlükleri noktasında düşünce ve ifade hürriyeti noktasında temel düzenlemeler içeriyor. Bu düzenlemelerle ifade özgürlüğü olarak ifade edilebilecek, başta gazeteciler olmak üzere bilim insanları, düşünce insanları ve onların yazıp çizdiği meselelerle ilgili sürekli yargıyı meşgul eden sorun olmaktan çıkararak, bunu bir özgürlüğün temeli olarak yeniden inşa etmek istiyoruz” diye konuştu.

Yani diyoruz ki yaşasın her ne kadar bir tane girdi yüzünden yıllardır Wikipedia kapalı olsa da artık sitelerimiz kapanmayacak ilgili sayfaları kapanacak. Yaşasın ifade özgürlüğünün sınırları genişleyecek. Biz artık bir şey yazarken 10 kez değil 6 kez düşüneceğiz. Özgülük seviyemiz Tanzanya’dan İran seviyesine “gelişecek”.

Kendimi düne göre daha özgür ve huzurlu hissediyorum.

Tabi bu arada basının bir bölümüne göre daha özgür ve dürüstçe yazanlar iktidara yakın şirketlerden reklam alamama konusunda sıkıntı çekmeyecek, toplantılarına çağrılmaya başlayacak, haberler daha demokratik bir biçimde onlara gönderilecek ve soruları cevapsız bırakılmayacak.

Yaşasın!

Çırağan Sarayı ödeme ve Blockchain devlerine ev sahipliği yaptı

BÜLTEN, Girişim, MANŞET, YAZILIM

Blockchain, Çevrim içi Ödeme, Yapay Zeka alanlarının önde gelen isimleri ve ünlü girişimciler ile teknoloji tutkunları Çırağan Sarayı’nda bir araya geldiler. Etkinlik; gelişmiş ve karmaşık ödeme uygulamalarını, teknolojiyi herkesin ulaşabileceği seviyeye getirmek için çalışan geliştiricileri ve meraklıları olan ATRONOCOM tarafından organize ve finanse edildi.

Etkinliğe “Huawei CTO’su Jorge Sebastiao, HS Consulting Group’un CEO’su Herbert Sterchi, Muckral CEO’su Susan Oh, OXY/AI Kurucu ortağı Ali Erhan Tamer, WEDEW kurucusu Edu  ardo Ribeiro Filho, Visiong8.com CTO’su John D Allen,

Latoken CEO’su Valentin Preobrazhenskiy, BreezeCoin CEO’su ve Atronocom’un ortağı Gürkan Akpınar, Experian Türkiye ve Ortadoğu Müdürü Serter Baltacı, Puremind Kurucu Ortağı Doruktan Türker konuşmacı olarak katıldı.Crypto League’in uluslararası CEO’larının konuşmalarını ve ilginç tartışmaların yer aldığı etkinliğe katılanlar, profesyonellerle tanışıp ‘ödemelerin geleceği’ konusunda çok önemli bilgiler öğrendiler.

Gelirinin yüzde 10’unu yardım kuruluşlarına bağışlıyor

Ödeme sistemleri teknolojisinin yaklaşık 30 yıllık bir geçmişi var. Basit kod sistemleriyle başlayıp PayPal ve Amazon gibi dev dünya şirketlerini yaratan ödeme çözümleri Blockchain teknolojisi ile birlikte yepyeni bir boyut kazanıyor.

Atronocom, basit ama yüksek teknoloji ürünleriyle yatırımcıları ve kullanıcıları için hayatı daha kolay kılmayı hedefleyen bir teknoloji şirketi. Kuruluşun amacı dünyanın dört bir yanında kanun ve regülasyonlara uygun olarak, devletlerle işbirliği içerisinde Blockchain bazlı ödeme sistemleri geliştirmek ve insanların hayatını kolaylaştırmak. Şirket aynı zamanda, ödeme sistemlerinden elde ettiği tüm gelirin %10’unu da yardım kuruluşlarına bağışlıyor.

22-27 Haziran Dünya ve Türkiye’den teknoloji haberleri

Takvim

Microsoft “bizim Huawei ile ilişkiler aynen devam” dedi

ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerginliğin doğrudan yansıdığı Huawei-Google ilişkisinin durumu belirsizliğini korurken Huawei akıllı telefonların yanısıra bilgisayar tarafında da ABD’li şirketlerle sorun yaşamıştı. Microsoft, uygulama mağazasından Huawei marka dizüstü bilgisayarları kaldırmıştı. Öte yandan Windows 10 işletim sisteminin Huawei marka bilgisayarlara olan desteğini keseceği yönünde iddialar da ortaya atılmıştı.

Yaşanan bu gelişmelerle ilgili Microsoft’tan yapılan açıklamada iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Microsoft, “Huawei cihazlara sahip olan müşterilerimize yazılım güncellemelerini sunmaya devam edebileceğiz” şeklinde açıklama yaptı.

ABD merkezli işlemci üreticisi Intel’den de Microsoft’a benzer bir açıklama geldi. Şirket, Huawei cihazlara güvenlik güncellemelerini ve sürücülere olan desteğini sürdüreceğini duyurdu.

Bir Fatih projesi vardı ne oldu ona?

ANKARA, DONANIM, MANŞET, POLEMİK

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a yöneltmiş olduğu, Fatih Projesinin sonuçlarına ilişkin sorularına Bakan Selçuk’tan yanıt geldi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in sorularına yanıt veren Selçuk, 2010 yılında başlatılan Eğitimde FATİH Projesi kapsamında öğretmen ve öğrencilere 1.437.800 adet tablet bilgisayar dağıtıldığını açıklarken bu tabletlere ödenen miktarı açıklamadı. Cumhuriyet Halk Partisi Niğde (CHP) Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soruları şöyle:

  • MEB tarafından 10 yıl önce büyük bir tanıtım kampanyası ile eğitimde yeni bir dönem başlangıcı olarak duyurulan Fatih projesinden istenen fayda ve sonuç sağlanmış mıdır?
  • Bu kapsamda tüm okullara dağıtılan tablet sayısı kaçtır?
  • Maliyet tutarı nedir bu tabletler halen kullanılmakta mıdır? Akıbeti nedir?
  • MEB’de son on yılda kaç proje uygulamaya alınmış, kaç proje sonuçlanmıştır?
  • Kaç proje devam ediyor kaç proje yarım kalmış, kaç proje hazırlansa da uygulanmamıştır?
  • Projelere 2019 yılında ayrılan kaynak nedir?

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesine yanıt veren Bakan Selçuk, Eğitimde FATİH Projesi kapsamında sınıflara bilişim teknolojisi altyapısı sağlandığını bu sayede öğrenci ve öğretmenlere zengin öğrenme ortamları sunulduğunu ifade etti.

Selçuk, “Eğitimde teknoloji kullanımı eğitim ortamlarını daha fazla duyuya hitap eder hale getirmekte; farklı kaynaklardan elde edilen bilgileri seçme, yorumlama ve değerlendirme imkânı sağlamaktadır. Bütün araştırmalarda teknolojinin eğitim ortamlarında kullanımının öğretmen ve öğrencilerde özellikle bilgiye zamandan ve mekândan bağımsız olarak erişme, eğitim ortamlarını daha zevkli hâle getirme ve öğrenciyi motive etme hususlarında önemli farklılıklar oluşturduğu sonuçlan ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca tablet bilgisayarların öğretmenlerin dijital okuma kültürüne olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir” dedi. FATİH Projesinin, küresel rekabette yerini almaya çalışan Ülkemizin çağdaş teknolojiyi kullanarak eğitimi etkinleştirme girişimi olduğunu söyleyen Bakan Selçuk, “FATİH Projesi Dünya’da neredeyse örneği olmayan son derece geniş kapsamlı bir girişimdir. Birçok ülkede FATİH Projesine benzer proje çalışmalarının yürütülmekte olduğu görülmektedir. Proje belli sürede bitecek türden bir proje değildir.

Aksine, donanımların ve yazılımların güncelleştirilmesi işlemlerinin düzenli olarak yapılması buna bağlı olarak da öğretmenlerin sürekli değişikliklere kendilerini uyarlaması şeklindeki döngüsel işleyişe dayalı dinamik bir yapıya sahiptir” dedi.

2010 yılında başlatılan Eğitimde FATİH Projesi kapsamında öğretmen ve öğrencilere 1.437.800 adet tablet bilgisayar dağıtımı yapıldığının bilgisini veren Bakan Selçuk, “2017-2018 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle tablet verilen öğrenciler mezun olmuş, dağıtılan tabletler de öğrencilere hibe edildiği için kendilerinde kalmıştır. Öğretmenlere verilen tabletler ise hali hazırda aktif olarak kullanılmaya devam etmektedir” dedi. Eğitimde FATİH Projesinin Milli Eğitim Bakanlığının son on yıl içindeki en büyük ve en kapsamlı projesi olduğunun altını çizen Bakan Selçuk, “Bilgi toplumuna geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan insan gücünün yetiştirilebilmesi için bilgi ve iletişim teknolojilerinin derslerde kullanılmasını sağlayacak yöntemlerin geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitim sürecinin temel araçlarından biri olması, öğrencilerin, öğretmenlerin bu teknolojileri etkin kullanmalarının sağlanması için sınıfların en üst düzey teknolojilerle donatılmasını hedeflemektedir” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olarak lanse edilen FATİH Projesi kapsamında dağıtılan tabletlerin bozuk çıktığını, yeterince fayda sağlanmadığını ve gelen talepler, şikâyetler ve basma yansıyan haberlerden de anlaşılacağı üzere AKP’nin ballandırarak anlattığını her proje gibi FATİH projesinin de çöp olduğunu belirtti.

OPPO’dan MESH ile GSM veya internet olmadan konuşma fırsatı

BÜLTEN, DONANIM, MANŞET, OPERATÖRLER

OPPO, bugün başlayan (26 Haziran) ve 28 Haziran’a kadar devam edecek olan MWC Shanghai 2019 etkinliğinde,“gerçek tam ekran” kullanıcı deneyimi sunan çığır açıcı Ekran Altı Kamera (USC) teknolojisini tanıttı. OPPO ayrıca, hücresel ağlar, Wi-Fi veya Bluetooth olmadan 3 km mesafedeki metinlerin, sesli mesajların ve gerçek zamanlı sesli aramaların iletilmesini sağlayan tescilli bir merkezi iletişim teknolojisi olan MeshTalk’u da açıkladı.

OPPO Ürün Müdürü Qiao Jiadong şunları söyledi: “OPPO olarak, kullanıcılar için daha kapsamlı bir deneyim yaratan ürün ve teknolojiler geliştirmeye kendimizi adadık. Bugün sizlerle paylaştığımız Ekran Altı Kamera ve MeshTalk teknolojileri, OPPO’nun endüstrinin teknolojik evrimine ivme katacak gelecek vizyonunun birer parçası. Teknolojik yeniliklerimizi hayal gücünü genişletmenin bir yolu olarak görüyoruz.”

OPPO, daha sürükleyici tam ekran deneyimi sunan ilk “Ekran Altı Kamera” teknolojisinin galasını yaptı

Ekran Altı Kamera teknolojisi, OPPO’nun yeni nesil akıllı telefon alanındaki en son yeniliği olarak dikkat çekiyor. Ekran Altı Kamera, ön kamerayı ve ekranı birleştirerek kullanıcılara eksiksiz bir görünüm, sürükleyici bir ekran ve entegre bir gövde sunuyor. Ayrıca kullanıcıların tüm ekranı görmesini, fotoğraf çekmesini, yüz kilidini kullanmasını ve görüntülü aramalar yapmasını sağlıyor.

Ekran Altı Kamera teknolojisinde, daha fazla ışık alan özelleştirilmiş bir kamera modülü yer alıyor.  Ekranda ışık geçirgenliğini artıran son derece şeffaf bir malzeme ile birlikte bölge kontrolü kullanılıyor. Bunun yanı sıra, OPPO’nun özelleştirilmiş algoritması, pus giderme algoritması ve beyaz dengesi algoritması sayesinde Ekran Altı Kamera tam bir fotoğrafçılık deneyimi sağlayabildiği gibi akıllı güzellik modu ve fotoğraf filtreleri gibi özellikleri destekleyebiliyor.

OPPO Ürün Müdürü Qiao Jiadong sözlerine şöyle devam ediyor: “Günümüzde akıllı telefonlardan daha fazla işlevsellik bekleniyor. Kullanıcılar sürükleyici bir deneyim için geniş ekran görüntüsü talep ediyor. Bu süreci su damlası ekrandan pivot yapıya ve bugün açıkladığımız Ekran Altı Kamera teknolojisine kadar yaşadık. OPPO olarak, ‘ince ve hafif’ ile ‘tam ekran’ arasındaki en iyi dengeyi araştırıyoruz.”

OPPO, Ekran Altı Kamera ile kullanıcılara gerçek bir tam ekran deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

OPPO’nun MeshTalk teknolojisi, 3 km içinde hücresel ağlar olmadan iletişim sağlıyor

OPPO, MWC Shanghai 2019’da bir başka yeniliğini olan MeshTalk’u da tanıttı. Merkezi olmayan bir iletişim teknolojisi olarak nitelendirilen MeshTalk, cep telefonu şebekesi, Wi-Fi veya Bluetooth olmadan 3km mesafedeki OPPO cihazları arasında kısa mesajların, sesli mesajların ve gerçek zamanlı sesli aramaların iletimini sağlıyor.

OPPO MeshTalk ayrıca, birden fazla cihazın geçici yerel alan ağları (LAN) oluşturmasına, grup sohbet yeteneklerini etkinleştirmesine ve sinyal aktarımı ile iletişim aralığının genişletilmesine olanak sağlıyor. MeshTalk, OPPO cihazlarının birbirlerinin sinyal aralığında olduğu yerlerde LAN iletişimini destekliyor.

OPPO, MeshTalk teknolojisinde daha hızlı iletişim ve düşük güç tüketimi avantajlarını gerçekleştirmek için yonga setini özelleştirdi. MeshTalk, güvenli, yenilikçi uçtan uca bir iletişim çözümü sunuyor. MeshTalk’un olağanüstü durumlarda, acil durum iletişiminde ve bazı doğal ortamlarda daha kapsamlı uygulamalar gerçekleştirmesi bekleniyor.

OPPO, 5G ve IoT (Internet of things) akıllı ev uygulama senaryolarını araştırıyor ve 5G + akıllı bağlantı dönemini sahipleniyor

OPPO, MWC Shanghai 2019’da iki yenilikçi teknolojisini tanıtmanın yanı sıra, 5G ve IoT (internet of things) teknolojilerindeki son başarılarını da sergiledi. OPPO Reno 5G, 5G ağ üzerinden büyük ölçekli mobil oyunların buluta yüklenerek keyifle oynanmasını sağlıyor. OPPO’nun etkinlikte tanıttığı Smart Home Zone’da ise çeşitli markalardan 260’dan fazla cihazın 20’den fazla kategorideki ürünle uyumlu olduğu IoT açık platformu kullandı.

OPPO, kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda Ar-Ge çalışmaları yaparak yenilikçi teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. OPPO’nun MWC 2019 Shanghai’da sergilendiği teknolojiler, akıllı telefon inovasyonundaki başarısını bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelişmekte olan 5G dönemine sahip çıkan OPPO, kullanıcılara yenilikçi 5G deneyimi sunmaya ve yakın gelecekte 5G + akıllı bağlantı teknolojisini geliştirmeye devam edecek.

Rüyadan gerçeğe: THY’ye yeni Dreamliner

ANKARA, BÜLTEN, MANŞET

Bayrak taşıyıcı havayolunun, teslimi için 2017 yılının Eylül ayında Boeing ile görüşmelere başladığı ve Mart 2018’de 25’i kesin, 5’i opsiyonlu olmak üzere kesinleştirdiği 30 B787-9 Dreamliner siparişinin ilki bugün filoya katıldı. Türk Hava Yolları’nın gelecek hedefleri çerçevesinde ağırlıkla üzerinde durduğu filo genişletme stratejisinin önemli bir paydasını oluşturan bu yeni nesil geniş gövde uçakların ilkinin teslimi akabinde, siparişin geri kalan kısmının filoya katılımı önümüzdeki aylar da dâhil olmak üzere 2023 yılına kadar sürecek.

Dünyanın en genç filolarından biri olan Türk Hava Yolları filosuna bugün itibariyle katılmaya başlayan, Boeing’in yeni nesil teknoloji ürünü Dreamliner uçağı, Türk Hava Yolları markası için özel oluşturulan yeni kabin tasarımı ile de ön plana çıkıyor. Söz konusu tasarım içerisinde en önemli bölümü ise yeni koltuk tasarımları oluşturuyor. 270’i ekonomi, 30’u business sınıf olmak üzere toplamda 300 yolcu kapasitesine sahip uçağın uzun mesafeli uçuşlara uygun dizayn edilen ekonomi sınıfı koltukları ve business sınıfı platformları, Türk tedarikçiler tarafından Türkiye’de üretildi.

En yeni teknolojilerden ve devrim niteliğindeki tasarımından güç alan B787-9, yakıt ve işletme maliyetlerinde yeni bir referans noktası oluşturuyor. 14.140 km (7.635 mil) menzile sahip B787-9, geniş kargo kapasitesinin yanı sıra, milli havayolunun uçuş sağladığı uzun menzilli rotalarda karlı büyüme fırsatları da sunuyor olacak. B787-9 kendi sınıfındaki diğer uçaklarla kıyaslandığında ise havayolu şirketinin koltuk başına büyük oranda yakıt tasarrufu yapmasına da olanak sağlayacak.

Yakıt verimliliği ve menzil esnekliğinde en gelişmiş uçaklardan biri olarak kabul gören B787-9 Dreamliner aynı zamanda, bayrak taşıyıcı havayolunun öncelikli politikalarından biri olan uçuş ağı genişletme stratejisine de önemli bir katma değer olacak. Türk Hava Yolları’nın daha efektif bir planlama ile yeni güzergahlar oluşturmasına olanak sağlayacak bu uçaklar, milli havayolunun dünyanın en çok ülke ve uluslararası noktasına uçan havayolu olma statüsünü de pekiştirecek.

Hem kabin tasarımı, hem de farklı yeni nesil özellikleri ile B787-9 Dreamliner, küresel taşıyıcının mevcutta 124 ülkedeki 311 varış noktasına erişen kapsamlı uçuş ağındaki en uzun rotalarda yolculara ekstra konforun taahhüdünü sunuyor olacak. Daha geniş kabin içi bagaj alanları ve ekstra geniş pencerelere sahip geniş gövdeli uçak, karartılabilir LED pencere sistemleri ile de kabine giren ışık üzerinde daha fazla kontrole imkân tanıyor. Işığı filtreleme, daha iyi hava basıncı ve daha fazla nem oluşturma kabiliyetleri ile birlikte Dreamliner, yolcuların daha az kuruluk hissetmelerine yardımcı olurken, uçuş yorgunluklarını azaltmalarına da olanak sağlayacak. Ayrıca, yolculara daha sessiz bir uçuş deneyimi yaşatmak için motorlar, sistem ve ekipmanların tamamı titreşim izolasyonu özelliği ile tasarlanmış bulunuyor.

Türk Hava Yolları’nın ödüllü uçak içi ikram servisi ve eğlence sisteminin yolcular tarafından maksimum seviyede kullanılabilmesine yönelik tasarlanan modern kabinler, bu anlamda mükemmel bir ortam oluşturuyor. Business sınıfı yolcuları için bu konforlu deneyimin zirve yaptığı 787-9 Dreamliner, 30 koltuğun her biri için 112 cm’lik koltuk aralığı ve 193 cm’lik 180° tam yatabilir koltuk uzunluğu ile tasarlandı. Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’nın renkli günbatımından ve ülkemizin turkuaz renkli sahillerinden ilham alan dalgalı aydınlatma tasarımları, tüm yolculara koridor erişimi sunan modern 1-2-1 konfigürasyonu, arttırılmış mahremiyet panelleri, kişisel eşyalar için özel kapalı saklama alanı, kişisel bakım aynası ve geniş kokteyl masası ile yolculara maksimum konfor ve ayrıcalıklı bir deneyim sunuluyor.

En yeni teknolojinin kullanıldığı 30 business sınıfı koltuğu ile Boeing 787-9 Dreamliner, rakipsiz bir uçuş deneyiminin garantisini sunuyor. Business sınıfta daha fazla şahsi alana olanak sağlayan eşleştirilmiş orta koltuklar ve yeni tasarlanan koltuk paravanı arasındaki ayarlanabilir gizlilik paneline ek olarak, 18 inçlik HD video ekranı ve dokunmatik özellikli kumanda, yolcuya sunulan kabin içi eğlence portföyünün gelişiminde aktif rol üstleniyor. Yaygın olarak spor otomobillerde kullanılan süet benzeri alkantara dolgusunun yine bu sınıftaki koltukların iç kaplamalarında kullanıldığı görülüyor. Tüm bu detaylar ve daha fazlası, yeni nesil uçaklardaki lüks ve zarafet konseptine birer dokunuş olarak ön plana çıkıyor.

Türk tedarikçiler tarafından Türkiye’de yerli ve milli imkânlarla üretilen ekonomi sınıfında ilk 6 uçakta 12 inçlik ve sonrasında 13 inçlik geniş HD eğlence sistemi, fonksiyonelliği arttırılmış dergi cepliği, 15 cm arkaya yaslanma ve 79 cm diz mesafesi ile Türk Hava Yolları yolcularını keyifli bir uçuş deneyimi bekliyor.

Boeing 787-9’un ilk teslimine ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı“Yeni evimiz, İstanbul Havalimanı’na geçişimizle birlikte Türk Hava Yolları tarihinde yepyeni bir dönemin başlangıcına imza attık. Bu süreçte ayrıcalıklı bir kilometre taşına işaret eden yeni nesil uçaklarımızı filomuza katmakla büyüme stratejimizi hız kesmeden sürdürüyor, dünyadaki diğer tüm havayollarından daha fazla uluslararası varış noktasına uçma taahhüdümüzü yeniliyoruz. Gelecek vizyonumuz çerçevesinde, 787-9 Dreamliner’ların filomuza eklenmesi ile yeni ufuklara ulaşacak olmak bizleri heyecanlandırıyor. Bu uçağın sahip olduğu ileri teknoloji, yakıt verimliliği ve yolcu merkezli kabin tasarımının, misafirlerimizin hava ulaşımında öncelikli tercihleri olarak kalmamıza ve önümüzdeki yıllarda da sınıfının en iyisi deneyim sunmamıza katkısı büyük olacak.” dedi.

Boeing Ticari Uçaklar Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Ihssane Mounir ise bu ilk teslime ilişkin olarak; “Türk Hava Yolları’nın Dreamliner filosu, küresel taşıyıcının yeni evi olan İstanbul Havalimanı’nda giderek artan talebin karşılanmasında önemli bir rol oynayacak. Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları’nın, 787-9’un yakıt verimliliği, üstün performans ve yolcu memnuniyetini üst seviyelere taşıyan tasarım özelliklerinden maksimum düzeyde istifade edeceğine ve Dreamliner’ın Türk Hava Yolları’nın güçlü itibarına katkıda bulunacağına inancımız tam.” dedi.

Türk Hava Yolları’nın ilk 787-9 Dreamliner’ı, 8 Temmuz 2019’da Türk Hava Yolları’nın yeni evi, İstanbul Havalimanı’ndan Antalya’ya uçacak. Dreamliner’ın ilk uluslararası uçuşu ise, 17 Temmuz’da Türk Hava Yolları uçuş ağına katılacak Denpasar (Bali)’a düzenlenecek. 2019 yaz dönemi boyunca orta ve uzun mesafeli egzotik rotalarda yolcu taşıyacak olan B787-9 Dreamliner’ın uçacağı destinasyonlar arasında; Londra, Dubai, Washington DC, New York, Atlanta, Mexico City, Cancun, Bali, Amsterdam, Delhi, Panama ve Bogota bulunuyor. Ağustos ayının sonunda filoya katılmış olacak 6 adet 787-9 Dreamliner, Türk Hava Yolları’nın genç ve modern filosunun büyümesinde yeni bir dönemin başlangıcının habercisi olarak, yine çeşitli uluslararası rotalarda uçuş sağlıyor olacak.