Facebook Meta oldu da ne oldu?

Facebook an itibarıyla Meta oldu. Önemli dönüm noktalarından biri bu gelişme. Sebep ve sonuçlarını TKNLJ formatında maddelerle inceleyelim:

  • Facebook “The Facebook” adıyla kurulmayı çalışıldı. Sonra gelen istekler doğrultusunda facebook.com oldu. Dünyanın en çok bilinen markalarından biri oldu. Hatta sektörün bir bileşeni olsa da sektörüne isim verdi: Bir nesil sosyal medyayı “fesbuka girmek” tanımladı.
  • Bu kadar tanınmış bir ismin böylesine çağrışımı bile olmayan bir yeni isimle çıkışını planlaması için gerçekten çok önemli işler yapmış olması gerek. Zaten gidişat da onu gösteriyor.
  • Meta ismi epeydir sektörün belli isimleri tarafından konuşulan sanal dünya yalan dünya Metaverse’ten geliyor. Birileri bunu “ooo uuuu aaaa” nidalarıyla ansa da sanal ortamda sanal karakterler atanmasıyla konuşup yazışılabilen bir sanal dünya bu…
  • Herkesin büyük büyük kelimeler ettiklerine bakmayın. Aynı bilgisayar oyunu gibi bir karakter yaratıp içinde fıtı dolaşacak o şekilde birileriyle konuşacak ve zaman geçireceksiniz. Bu yazdığıma bile tekme tokat girecek birileri çıkacaktır. Ama beyninize takılan bir implant ile oradaki soğuğu kokuyu dokunma hissini biri size vermedikçe çocukların oynadığı aptal oyunun konuşmalı olanından hiçbir farkı yok.
  • Z kuşağı uzun zamandır bunu oyunlarında düzenli olarak kullanıyor zaten. Hatta 2000’li yılların başında oğlumla arkadaşının şu sohbetini duydu bu kulaklar: “Annem pilav getirdi beni düşman ateşinden koru…” Onlar zaten orada yaşıyorlar çünkü öylesi ortamların içine doğdular.
  • Mark Zuckerberg’ün bunu neden yaptığını anlayabilmek için belki de içinde bulunduğu duruma bakmak lazım: Facebook ile müthiş bir çıkış yakaladı. Önce milyarder sonra neredeyse trilyoner şirket sahibi oldu. Ama şunun hesabını kimse yapmamıştı yapamazdı da: Gelen bir sonraki nesil anne babalarıyla aynı yerde arkadaşlarıyla konuşmak istemiyordu. Çocuklar snapchat’ten Instagram’a kadar uzanan bir yelpazede geri dönmemek üzere o ortamı terketti. Anne babalar da bir süre sonra orada ayaklarını denize sokmak veya yedikleri yemekleri etiketlemekten sıkıldı. Instagram biraz çalıştı ama orası hep diken üstünde kaldı. Kullanıcıya dokunmak için büyük paralara satın aldığı Whatsapp büyük başarı yakalasa da ilk kullanıcı bilgisi edinme ve işi parayşa çevirme çabasında dünyada kıyamet koptu kitleler başka uygulamalara doğru dijital br göçe başladı. Mark tükürdüğünü tek damlasını dışarıda bırakmamak pahasına yaladı.
  • Bu arada attığı her adım elinde patladı: Elinde birilerinin hesabına göre trilyon dolarlık bir şirket var ama para kazanamıyor. Reklamlarla filan olabilecekmiş gibi de gözükmüyor. Ne yaptı? Pislik yaptı. Facebook ve türevlerini kullanarak insanların algısıyla oynayıp bunu egemen ve çoğunlukla kötücül güçlere sattı. O kadar salaktı ki hemen ortaya çıktı. Rezil rüsva oldu, insan içine çıkacak yüzü kalmadı.
  • O yüzden tüm sosyal medyanın kaderini değiştirecek müthiş bir adım atması gerekiyordu ya da bir iş yapıp onu yağlayıp ballayıp öyleymiş gibi göstermesi gerekiyordu. O da dedi ki “Facebook’u Meta yaptım. Bu Metaverse’ün kısaltması… 1992 yapımı Snow Crash filminin açtığı yolda gidiyoruz…”

Yani bu yeni dönüşüm, batmakta olan bir şirketin son çırpınışı mı yoksa küçük bir ihtimal olsa da yepyeni bir geleceğin inanılmaz başlangıcı mı bilemiyoruz. Mark şu anda kendini “efendiler yarın sanal gerçekliği kuruyoruz” diyen komutan gibi konumlandırıyor. Ama Mark’ı biraz tanıyorsam bu proje büyük ses getirip aynı gürültüyle hiçbir şey olamadan patlar.

Niye bu kadar karamsarım:

  • Mark’ı tanıyorum ve hakkında çok haber yaptım
  • Sosyal medyalar kurulduğundan beri orada insanların ne aradığını, neden orada olduğunu görüyorum
  • Sosyal medya başarısının uygulama yazan şirketin büyüklüğüyle alakasının olmadığını görecek kadar patlak uygulamalar gördüm (değil mi Google’cığım)
  • İnsanlar kendilerine himini sanal karakterler tasarlayıp oradan oraya fıtı fıtı koşmak yerine özelden yürümeyi yeğler. İnsanların şu andaki arayışı daha yakışıklı veya güzel sanal karakterler değil daha anonim ortamdan “yürüyebilmek”

Bir yıla kadar ne olup ne olmayacağı belli olur. Benim öngörüm: Olmaz

Çin’in en hızlı bilgisayardan 10 milyar kat hızlı bilgisayarı

Çin Uluslararası radyosunun haberi…

Çinli bilim insanları, tespit edilen 113 fotonla “Jiuzhang 2.0” adlı bir kuantum bilgisayar prototipi kurdu ve kuantum hesaplama hızlandırmada büyük atılım gerçekleştirdi. Çalışmada, klasik bir simülasyon algoritması olan Gauss bozon örneklemesi (GBS), bazı iyi tanımlanmış görevleri çözmede kuantum hesaplama hızını göstermenin oldukça verimli bir yolunu sağlamak için kullanıldı.

Tespit edilen 113 fotonla “Jiuzhang 2.0”, dünyanın en hızlı mevcut süper bilgisayarından septilyon kat daha hızlı büyük ölçekli GBS uygulayabilir ve önceki sürümü Jiuzhang’dan 10 milyar kat daha hızlı. Özetle, en hızlı süper bilgisayarın Jiuzhang 2.0’ın sadece bir milisaniyede çözebileceği bir sorunu çözmesi yaklaşık 30 trilyon yıl alacak.

Ünlü Çinli kuantum fizikçisi Pan Jianwei tarafından yönetilen çalışma, Physical Review Letters dergisinde çevrimiçi yayınlandı.

Uyarılmış radyasyon emisyonu (LASER) ile ışık amplifikasyonu konseptinden ilham alan ekip, ölçeklenebilir GBS için yüksek parlaklık ve aynı anda neredeyse birliğe yakın saflık ve verimlilik ile uyarılmış bir sıkıştırılmış ışık kaynağı geliştirdi.

Aralık 2020’de araştırmacılar, 76’ya kadar fotonun tespit edildiği kuantum bilgisayar prototipi Jiuzhang’ı kurarak kuantum hesaplama avantajı elde ettiler. Kuantum bilgi işlem sistemi, büyük ölçekli GBS’yi dünyanın en hızlı mevcut süper bilgisayarından 100 trilyon kat daha hızlı uygulayabilir.

Çin Bilim ve Teknolojisi Üniversitesi profesörlerinden araştırma ekibi üyesi Lu Chaoyang, “Jiuzhang ile karşılaştırıldığında, kuantum ışık kaynağının performansını ve toplama verimliliğini büyük ölçüde geliştirdik, tespit edilen fotonların sayısını artırdık ve GBS kuantum bilgisayarının faz programlanabilirliğini gösterdik” dedi. Ekibe göre, Jiuzhang 2.0’ın süper bilgi işlem kapasitesi, grafik teorisi, makine öğrenimi ve kuantum kimyası gibi alanlarda uygulama potansiyeline sahip.

Rusya fikri haklar yüzünden Samsung’u Rusya’da yasakladı

Sputnik haberine göre Moskova Tahkim Mahkemesi, Samsung Pay ‘elektronik ödeme sistemi’ nedeniyle Rusya’ya ithalatını yasakladığı Samsung’un akıllı telefon modellerinin tam listesini açıkladı.

Tahkim dosyasındaki verilere göre, aralarında 2017’de piyasaya sürülen Samsung Galaxy J5’ten, son çıkan Samsung Galaxy Z Flip ve Samsung Galaxy Fold’a kadar birçok popüler modelin yer aldığı 61 akıllı telefon modelinin Rusya’ya ithali yasaklandı.

Daha önce İsviçreli şirket, Rus patenti ile korunan ‘elektronik ödeme sisteminin’ icadıyla ilgili haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Samsung Pay ödeme hizmetinin kullanılmasının durdurulmasını talep etmişti.Temmuz 2021’de Moskova Tahkim Mahkemesi, Sqwin SA’nın Samsung Electronics Rus Company ve Samsung Electronics Co Ltd.’e karşı açtığı davada, bu şirketlerin Samsung Pay ödeme hizmetini kullanmasını ve bu ödeme sistemi aracılığıyla ödeme işlevine sahip akıllı telefonların Rusya’ya ithalini yasaklamıştı.

Samsung Electronics Rus Company ve Samsung Electronics Co Ltd’in avukatları, henüz yürürlüğe girmeyen mahkemenin kararına itiraz etti.Rusya Federal Fikri Mülkiyet Hizmetleri’ne (Rospatent) göre, Sqwin SA, Viktor Gulçenko tarafından geliştirilen ve 2 Aralık 2013’ten itibaren geçerli olan ‘elektronik ödeme sisteminin’ patentini 23 Nisan 2019’da tescil ettirdi.Rusya’da 2016’da piyasaya sürülen ve ülkedeki üçüncü en popüler temassız ödeme sistemi olan Samsung Pay, yüzde 17’lik bir paya sahip. Google Pay yüzde 32 ile ilk sırada yer alırken, onu yüzde 30 ile Apple Pay izliyor. Uzmanlar, Google Pay ve Apple Pay’ın da Sqwin SA’nın patentinde yer alan maddeler nedeniyle dava kapsamına alınabileceğini belirtiyor.

Aymazlık şirket büyüklüğüyle paralel olmamalı. Genelde şirketler ne kadar büyükse o kadar umursamaz oluyorlar. Ama birileri onlara haddini bildirip hayır öyle yapamazsın demeli. Tebrikler Rusya…

Huawei Nova 9 dedi

2016 yılındaki ilk lansmanından bu yana nova serisi sürekli olarak geliştirildi. Aileye eklenen en son ürün olan nova 9, RYYB renk filtresi dizisi (CFA) ve XD Fusion Engine gibi bir dizi amiral gemisi sınıfı kamera teknolojisiyle donatılarak kullanıcılara mükemmel fotoğraf deneyimi vaat ediyor. Eklenen diğer çözümler arasında 120Hz Orijinal Renk Kavisli Ekran, güçlü işlemci, mükemmel pil ömrü ve 66W HUAWEI SuperCharge yer alıyor. Gelişmiş işlevlerin tümü, nova 9’u yoğun bir yaşam tarzına sahip modern tüketiciler için mükemmel bir akıllı telefon haline getiriyor.

Geceleri bile her anı yakalayın

HUAWEI, modern yaşam hızına uygun, gece ve gündüz her an güvenebileceğiniz bir akıllı telefon yarattı. Yeni akıllı telefon, yüksek kaliteli fotoğraflar çekmek için yüksek ışık hassasiyeti sağlayan 1/1,56 inç sensöre sahip 50MP RYYB Ultra Vision ana kamera, 8MP ultra geniş açılı kamera, 2MP derinlik kamerası, 4cm makro kamera ve büyük 1/2,8 inç sensörlü 32MP ön kamera ile donatıldı. Artık günün hangi saatinde olursa olsun, istenildiği anda yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekilebilir. Buna HUAWEI’nin benzersiz Süper Gece Selfie algoritması ile fotoğraflardaki dijital gürültüyü azaltan ve arka planı yeniden oluşturan Gece Portre Modu eklendiğinde, karşımıza gece fotoğrafçılığı için mükemmel bir kamera çıkıyor. Gece manzara çekimleri veya gece portreleri olsun, görüntüler parlak ancak aşırı pozlanmış olmuyor; görüntünün daha karanlık alanlarında gizlenmiş ayrıntılar da ön plana çıkıyor. 

HUAWEI nova 9, geceleri fotoğraf çekerken olduğu kadar video çekerken de iyi performans gösteriyor. Extreme Night Shoot ve Night Selfie Video özellikleri ile karanlıkta hem ön hem de arka kamera ile 4K çözünürlükte çekim yapılabiliyor. Üstelik hem ön hem de arka kameralarda bulunan AIS Video Stabilization teknolojisi sayesinde el titremesi artık bir sorun olmaktan çıkıyor. HUAWEI nova 9 arka kamera, Ağır Çekim ve Hızlandırılmış videoların çekilmesini de destekleyerek videolarını oluşturanlar için eğlenceli ve ilginç seçenekler sunuyor.

Tarzınıza uyan akıllı telefon

Bize günün her saatinde eşlik eden teknolojik cihazlar, tarzımızı, zevkimizi ve kişiliğimizi ifade eden aksesuarlara dönüşüyor. HUAWEI nova, Starry Blue ve Black olmak üzere iki renk seçeneğinde ultra ince, ultra hafif tasarımıyla tarzınızı ifade etmenize yardımcı olacak şık bir aksesuar olarak ön plana çıkıyor. Gövdesinin hem ön hem de arka tarafı hafif kavisli olduğundan kullanımda daha ince ve rahat hissettiriyor. Yalnızca 7,77 mm kalınlığında ve yaklaşık 175 g ağırlığında olan nova 9, oldukça ince ve kullanışlı.

Düşük pil artık sorun değil

HUAWEI nova 9’un amacı, pilin kullanıcısının yaşam hızına ayak uydurabilmesini sağlamak. Akıllı telefonun pili kullanıcısını kısıtlamıyor. HUAWEI nova 9, tamamen şarj olması 38 dakika süren yüksek kapasiteli 4300 mAh pile sahip. Artık düşük pil konusunda endişelenmeye gerek yok. 66W HUAWEI SuperCharge desteği sayesinde sıfırdan yüzde 53’e kadar şarj olması ise yalnızca 15 dakika sürüyor.

HUAWEI nova 9, 6nm Snapdragon 778G 4G mobil platformunu kullanıyor. Performansı güçlü ve telefonun kullanıcılarını tüm günlük etkinliklerde desteklemesine olanak tanıyor. HUAWEI nova 9 ayrıca, telefonun sıcaklığını akıllıca algılayan ve performansı cihazı serin tutmak ve kusursuz bir şekilde uzun süreli çalışmasını sağlamak için ayarlayan bir VC Sıvı Soğutma ve Grafen soğutma sistemleri ile donatıldı.

1,07 milyar renk (10 bit) oluşturabilen 6,57 inç ekrana sahip HUAWEI nova 9, ayrıntılarla dolup taşan daha pürüzsüz ve daha sürükleyici görseller üretmek için 120 Hz’e kadar ekran yenileme hızını, 300 Hz dokunmatik örnekleme hızını ve P3 renk gamını destekliyor. Huawei nova 9, Huawei’nin gelişmiş soğutma çözümü ve AI teknolojisi ile tamamlanan Snapdragon 778G 4G mobil platformu sayesinde hem günlük görevlerde hem de eğlence sırasında hızlı, sorunsuz ve güçlü bir performansın yanı sıra mükemmel kullanıcı deneyimleri sunuyor.

Rekabet Kurulu Trendyol’daki torpili belgeledi

Rekabet, serbest piyasa şartlarının uygulandığı ülkelerin en el üstünde tutulması, pamuklara sarılıp sarılması gereken bir olgu. Birçok ülke bunu yapıyor. Bizde de bunu yapmak için Rekabet Kurulu var.

Bu kurul geçtiğimiz günlerde bir soruşturmayla ülkenin sadece bir kısmının gündemine düşü: Soruşturmayı Trendyol gibi 10 milyar doları aşan büyüklüğe varan bir kurumu hakkında yapınca bir anda basının büyük bir bölümünde sessizlik oluyor.

Trendyol nedir? Bir platformdur. Elektronik ticaret yapar, insanların kendi üstünde elektronik ticaret yapmasını, ürün alıp satmasını mümkün hale getirir. Rekabet nerede devreye girer? Herkese eşit uzaklıkta bu işi yapmasının sağlanması anlamında girer.

Bilmiyorum içinizde hiç Rekabet Kurulu denetlemesi gören var mı? Aynı imtihanlarda çocukların üstünü başını arayan öğretmenler gibidirler. Soruşturma yapacakları zaman bir anda kurumu basarlar. İçeri girip ilgili kişilerin bilgisayarlarına çökerler. Mail ve şifrelerini alırlar. İster orada ister kendi yerlerinde bunlar hakkında derinlemesine taramalar yaparlar.

Trendyol için de bunu yapmışlar diye anlıyorum. Çünkü ortaya çıkan veriler eğer Trendyol tarafından verildiyse çok acayip. Ben sanki Rekabet Kurulu bu verilere ulaşmış diye anlıyorum.

Şimdi Türkişe ve dünyada elektronik ticarette benim bir türlü içime sindiremediğim bir konu var: Dünyada Amazon, Türkiye’de Trendyol gibi kurumlar bünyelerinde ürün satan irili ufaklı birçok şirket barındırıyor. BEnim içime sinmeyen tarafı, onlar bir şey satarken Amazon ve Trendyol’da onlara rakip olup ürünler satıyor. E ister istemez insanın aklına “kendi sattığı malı daha ortaya koyar ötekileri arkalara atar” hinliği geliyor. Zaten Rekabet Kurulu da buna bakmış ve bakmakla kalmamış bunu bulmuş.

Verilere göre Trendyol satılan ürünün hemen ertesi gün teslim edilmesini kendine yontmuş, ötekilere vermemiş. Kendini yukarı çekmiş ve birçok alanda ayrımcılık yapmış. İşte bunlar rekabetin zehirleri. Kendini kayırma olarak niteliyor bunu kurul… Bir anlamda kendine torpil yapmış.

Nasıl yapmış bir iki örnek verelim: İç yazışmalarda yakalamışlar: Trendyol’un bir Kids markası varmış… Yerinde yapılan incelemelerde bulunan belgelerde bunu yukarı taşı demişler mesela. Akıllı listeleme adı verdikleri bir sistem yapmışlar yine kendilerini yukarı taşıyan. Bunların hepsini ekran resimleriyle birlikte bu adresten edinebilirsiniz…

Bu arada yapılanların raporu eylül ayı sonunda yayımlanmış olsa da aslında olaylar 2017 yılına dayanıyor.

Ben Trendyol’a bu konuda yapacak bir açıklamaları olup olmadığını sordum. Hatta radyo programında anlatmalarını önerdim. Nazikçe reddettiler. Bu bir iletişim stratejisidir, iletişimciler buna “ölü taklidi yapmak” der. Hani vardır ya ormanda ayı saldırırsa ölü taklidi yapın o zaman bir şey yapmaz diye.. O hesap. Doğru iletişim bu mudur? Bence şeffaf olmak daha iyidir özellikle son kullanıcıya bu kadar çok değen B2C şirketi için. Ama bun sorgulamak benim işim de değil haddim de…

Bana düşen şudur: Trendyol rekabeti yaralayacak unsurlar hayata geçirmiştir ve bu da Rekabet Kurulu tarafından sabit bulunmuştur. Reklam alan arkadaşlar yazabilene kadar bu konudaki bilgiyi benden alabilirsiniz…

Ber bu kurumdan rekabeti tesis ettiklerine kani oluncaya kadar alışveriş yapmayacağım bu da anlaşılır bir şeydir sanırım…

İstanbul’da metroya internet geldi

İstanbullular İBB’ye ait metrolarda internet hizmeti almaya başladı. İlk test, bugün M-2 Yenikapı – Hacıosman metro hattında başarıyla gerçekleştirildi. Ücretsiz İBB Wife internet hizmeti aynı metro hattında yarından itibaren tam kapasiteyle hizmet verecek. Diğer metro hatlarında da ücretsiz internet hizmeti sağlanması için çalışmalar sürüyor. Bu hatlardaki internet hizmeti onay işlemlerinin tamamlanması bekleniyor. İBB meclisinin Ekim ayında aldığı metrolarda internet hizmeti kararı, ilk olarak M-2 Yenikapı – Hacıosman metro hattında hayata geçti.  

Mobil internet sağlayıcı telefon operatörleri de onay sürecinin tamamlanmasının ardından İBB metrolarında hizmet vermeye başlayacak. Tüm yolcular, akıllı telefonlarıyla mobil internet hizmeti alabileceği gibi sesli görüşme de gerçekleştirebilecek. Dileyen yolcular da İBB’nin ücretsiz wife hizmetinden yararlanacak.

Yaşasın! Çin çip yatırımı yapıyor

Çin’de kısa süre önce çip üretim teknolojisi konusunda önemli bir adım atıldı. Çin’in ilk tek kristalli nano bakır üretim hattı, 2 Ekim’de ülkenin güneyindeki Wenzhou kentinin Pingyang ilçesinde yer alan fabrikada hizmete sokuldu. Böylece, Çin çip üretiminde kritik öneme sahip tek kristalli nano bakırın seri üretimini tamamen kendi imkanlarıyla gerçekleştirmeye başladı.

Tek kristalli nano bakırın çapı 13 mikron çapında, bu da bir saç telinin inceliğinin yaklaşık onda birine denk geliyor. Tek kristalli nano bakır, entegre devre yarı iletken üretimi için önemli bir malzeme.

Çin, yarı iletkenlerdeki kritik malzemelerin çoğunu ithal ediliyor ve bu malzemeler arasında altın ve gümüş gibi değerli metaller de yer alıyor. Bu da Çin’in çip üretimini uzun süredir kısıtlayan en ciddi sorunlardan biri.

Tek kristalli nano bakır teknolojisinde kaydedilen atılım sayesinde, değerli metallerin yerini bakır bazlı malzemelerin alması yönünde önemli bir eşikten geçildi. Böylece, çip üretiminin maliyetinin büyük ölçüde azaltılması ve çiplerin fiyatının benzer ithallerine kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında düşmesi bekleniyor.

Tek kristalli nano bakır; haberleşme, otomotiv, sağlık ve endüstriyel kontrol alanlarındaki çiplerde kullanılıyor. Pingyang’daki üretim hatlarının tam üretim kapasitesiyle, Çin’de ilgili sektörlerin ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’u karşılanabilecek. Bu ilerlemenin Çin’in çip üretiminde önemli bir engeli aşmasına büyük katkıda bulunacağı öngörülüyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin son yıllarda Çinli işletmelere çip konusunda yaptırım uygulamasıyla, küresel çip tedarik zinciri bozuldu. Geçen yıl ortaya çıkan Kovid-19 salgının etkileri de çip tedarikini iyice ciddileştirdi. Bu durumdan en ciddi şekilde etkilenen sektörlerden biri otomotiv sektörü. Bu yıl küresel çapta otomobil üretim hedefinin yüzde 6,2 oranında azalması bekleniyor. Tedarik zincirindeki aksaklık nedeniyle, küresel otomobil üreticilerinin bu yılki otomobil üretimlerini 7 milyon 700 bin adet azaltacağı, ekonomik kaybın ise 210 milyar dolara çıkacağı ifade ediliyor.

Aoto Forecast Solutions tarafından açıklanan verilere göre, çip krizi ağustos itibarıyla küresel çapta otomobil üretiminin 5 milyon 850 bin adet azalmasına yol açtı. Bu azalmanın 1 milyon 122 bini Çin piyasasına ait. Çip krizinin etkileri sadece otomotiv sektöründe hissedilmiyor; söz konusu krizin etkileri akıllı telefon ve video oyunu gibi sektörlerde de görülüyor.

Eğitimin dijital güvenliği

Teknoloji artık eğitimin ayrılmaz bir parçası. Öğretmenlerin ve öğrencilerin dizüstü bilgisayarları, tabletler, akıllı tahtalar, medya oynatıcılar, yazıcılar, hoparlörler ve kameralar  okullardaki teknolojik cihazlar içinde yer alıyor. Bu cihazların önemli bir kısmı bir ağa bağlı olduğundan öğrenciler web sayfalarına, işbirliğine dayalı farklı yazılım programlarına ve diğer uygulamalara bu cihazları kullanarak bağlanabiliyorlar.

Siber güvenlik şirketi ESET, sınıflarında teknolojiyi kullanan çocukların nasıl  güvende kalabileceklerini inceledi. Çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak için kullanılabilecek uygulamalar hakkında önerilerini aktararak nelere dikkat edilmesi gerektiğini paylaştı.

Dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlar                                                

Sınıflarda dijital öğrenim için kullanılan en yaygın cihazlar dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlardan oluşuyor.  Okul tarafından verilen cihazlarda, kurumun erişimi izlemek ve içeriği kontrol etmek için kullanılan bir güvenlik ilkesi olduğundan emin olun. Buna ek olarak şu soruların yanıtını arayın: 

  • Öğrenciler sınıfta ekran başında ne kadar süre geçiriyor?  
  • Öğrenciler okuldayken internete erişmek, başkalarıyla iletişim kurmak ve hatta sınıf etkinliklerine katılmak için kendi cihazlarını kullanmalarına izin veriliyor mu?
  • Çocukların cihazları eve getirmelerine izin veriliyor mu?

Bu sorulara verilen yanıtlar, bu cihazların güvenliğini sağlamak için ne kadar kapsamlı adımlar atmanız gerektiği konusunda belirleyicidir. Akıllı telefonlar gibi kişisel cihazlarda da çocuğun okulda ve dışarıda cihaz kullanımını yakından takip etmek için bir mobil cihaz güvenlik çözümü kurmanız faydalı olabilir. 

Öğrenim yönetim sistemleri

Öğrenciler ve öğretmenler belgeler yüklemek ve bunlara erişmek, ev ödevi planlamak, ödevleri notlandırmak ve daha fazlası için öğrenim yönetim sistemlerini kullanıyorlar. Reklamlar ya da istenmeyen e-postalar olmadığı ve güvenli erişim olduğu için bu araçların çoğu oldukça güvenli kabul edilir. Bununla birlikte ebeveynlerin, Google Classroom gibi platformlar kullanıldığında, bu platformların yönetilmesi ustalık isteyen mesaj panoları olduğunu göz önüne almaları gerekir.

E-posta

Birçok mesajlaşma ve e-posta iletişimi kontrollü ortamlarda gerçekleşir. Ancak çocukların kendi e-posta adresleri olması, öğretmenler ve diğer öğrencilerle iletişim kurmak için bu adresleri kullanmaları alışılmadık bir durum değildir. Öncelikli olarak çocuğunuzu en iyi güvenlik uygulamaları ve e-posta kaynaklı tehditler hakkında eğitmelisiniz.   Kimlik avı hırsızlığı e-posta güvenliğine yönelik en büyük tehditlerden biri olmayı sürdürüyor. Parolaların, kişisel bilgilerin ve hatta fotoğraflar gibi hassas medya dosyalarının paylaşılması, e-posta konusunda yaygın güvenlik açıkları arasındadır. Birçok çocuk şüpheli ya da bilinmeyen dosyaları açmamaları gerektiğini bilmez. Onlarla bu konularda konuşun ve herhangi bir şeye tıklamadan önce ya da e-posta aracılığıyla bilgi paylaşmadan önce iki kez düşünmeleri ya da size danışmaları konusunda onları teşvik edin.

Ebeveynler için diğer bir seçenek çocuklarının e-posta hesaplarını ayarlamalarıdır. Gmail gibi yaygın kullanılan sağlayıcıların ötesinde, çocuklar için birkaç tümleşik koruma katmanı daha sağlayan e-posta sağlayıcılara göz atılmasında yarar var.

Video, işbirliği ve sosyal öğrenme

Uzaktan eğitim yapmak için salgın süresince Zoom gibi video konferans çözümlerinden faydalanıldı. Bazı durumlarda Zoom sınıfın kendisi oldu. Şimdi de çocuklar bazen tamamen yüz yüze bazen uzaktan, bazen de her iki uygulamanın birlikte kullanıldığı yöntemlerle derslere devam ediyorlar.  Birçok işbirliği ve sosyal öğrenim platformunda video, öğrencilerin çalışmalarını paylaşma, geri bildirimde bulunma ve hatta mesajlar gönderme yollarından biridir.

Video, işbirliği ve sosyal öğrenme platformlarıyla ilgili iki öncelikli kaygı erişim ve yönetimdir. Bu platformlara erişimi kontrol etmek bir öncelik olmalıdır. Örneğin, Zoom sınıfları parola korumalı olsa da bu sınıflar Zoom baskını gibi şeylerden muaf değildir. Bu platformlarda paylaşılan, söylenen ya da gönderilen şeyleri yönetmek de zordur. Erişim ve paylaşım ile ilgili koruma önlemleri olduğu kadar, öğrenci etkileşimlerini yönetmek için kullanılacak güçlü özellikler sunan çözümler bulunmasını öneriyoruz.

Son olarak, ebeveynler çocuklarının cihazlarında güvende kalmalarını sağlamak için üretilen güvenlik çözümlerine güvenebilirler. Birçok okul, öğrencilerine verdikleri de dahil olmak üzere, kendi cihazlarının güvenliğini zaten sağlıyor. Ancak, ebeveynler öğrencilerin evde internete bağlanmak için kullandıkları kişisel cihazlara bir başka koruma katmanı daha ekleyebilir.

Yayım tarihi

Safları sosyal medyada kandırmanın 6 yolu

Dünya çapında her yıl Ekim ayı, Siber Güvenlik Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. Siber saldırganların gün geçtikçe saldırı yöntemlerini geliştirdikleri dijital dünyada online bankacılık uygulamalarından sosyal medya hesaplarına kadar birçok alanda saldırıların arttığını belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, Siber Güvenlik Farkındalık Ayı için internette karşılaşılabilecek 6 siber dolandırıcılık yöntemini sıralayarak kullanıcıları uyarıyor.

Siber dolandırıcılık, internet ortamında gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleridir. Dolandırıcılar, kimlik avı e-postaları, sosyal medya, cep telefonunuzdaki SMS mesajları, sahte teknik destek telefon görüşmeleri, sahte alışveriş siteleri ve daha fazlası gibi sayısız yöntem kullanabilirler. Bu tür dolandırıcılıkların temel amacı, kredi kartı hırsızlığı, kullanıcı oturum açma ve şifre bilgilerini ele geçirme ve hatta kimlik hırsızlığı olabilir.

1. Sosyal Medya Dolandırıcılığı: Sosyal medya dolandırıcılıkları, haber akışlarınızda göreceğiniz çeşitli gönderilerdir. Bunların tümü, potansiyel olarak kötü amaçlı yazılım barındırabilecek bir bağlantıya tıklamanızı sağlamak amacıyla yapılır. Çoğu zaman Twitter’da sponsorlu sahte reklamlar ile ya da Intagram’da özel mesaj ile karşılaşılabilir.

2. Sahte Alışveriş Siteleri: Sofistike tasarımlar kullanan siber dolandırıcılar, gerçek görünen veya mevcut perakendeci web sitelerini kopyalayan sahte perakendeci web siteleri oluşturabilir ve yayınlayabilir. Sahte alışveriş siteleri gerçek olamayacak kadar iyi fırsatlar sunabilir. Örneğin, çok düşük fiyatlarla popüler giyim markaları ve pahalı elektronik ürünler bulabilirsiniz.

3. Sosyal Mühendislik Dolandırıcılığı: Sosyal mühendislik, kullanıcının hassas bilgilerini ifşa etmesini sağlamak için siber suçluların insandan insana etkileşimi kullanmasının bir yoludur. Sosyal mühendislik insan doğasına ve duygusal tepkilere dayandığından, saldırganların sizi çevrimiçi ve çevrimdışı kandırmanın pek çok yolu vardır. Bu yöntemde herkese açık olarak paylaştığınız ev adresiniz, çocuklarınızın ismi, evcil hayvanınınız, doğduğunuz şehir gibi ilk bakışta zararlı olmayan bilgiler kullanılabilir.

4. Sahte Telefon Uygulamaları: Mobil dolandırıcılık olarak da adlandırılan bu yöntem pek çok biçimde olabilir ancak en yaygın olanı kimlik avı uygulamalarıdır. Bu uygulamalar tıpkı kimlik avı e-postaları gibi gerçek gibi görünecek şekilde tasarlanmıştır. Tam olarak aynı işlevi görür ancak e-postalar yerine kötü amaçlı yazılım sahte bir uygulama ile bulaşır. Telefonunuzda kayıtlı şifreler, fotoğraflar ve bankacılık uygulamalarındaki bilgiler gibi hassas verileriniz etkilenir.

5. Oltalama: Günümüzün en yaygın siber dolandırıcılığı olan oltalama saldırılarında hackerler, kimlik avı e-postaları göndererek kullanıcıları kandırmaya çalışırlar. Bu e-postalarda, bir siber suçlu sizi normalde iş yaptığınız ya da bir kamu kurumu gibi güvenilir bir web sitesinde oturum açtığınıza inanmanız için kandırmaya çalışır. Bu bir banka, kamu kurumu, sosyal medya hesabınız, çevrimiçi bir alışveriş web sitesi, seyahat sitesi ve daha fazlası olabilir.

6. Beklenmeyen Ödül Dolandırıcılığı: Bu tür dolandırıcılık, kimlik avı kategorisine girer. E-posta ya da mesaj, büyük miktarda para kazandığınızı, egzotik bir yere ücretsiz seyahat veya başka bir harika ödül kazandığınızı iddia edebilir. Yolculuğunuzu veya kazancınızı talep etmek için mesajda, yalnızca birkaç küçük ücret ödemeniz gerektiği söylenir.

Korsanlar en çok hafta sonu saldırıyor

Siber saldırıların gün geçtikçe karmaşıklaştığı ve hackerlerin durmak bilmeden saldırı düzenlediği iş dünyasında, şirketler dikkatli olmadığı takdirde gafil avlanıyor. Öyle ki FBI tarafından yapılan uyarılara göre, hackerler tarafından düzenlenen kötü amaçlı yazılım saldırıları en çok hafta sonlarında ve tatil günlerinde gerçekleşiyor. Özellikle siber güvenlik uzmanlarının bugünlerde izinli olabileceğini ve kurumların mesai günleri dışında daha savunmasız olabileceğini düşünen hackerlere karşı kurumları uyaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, siber saldırılara karşı her daim hazırlıklı olmak isteyen şirketler için 6 etkili adımı paylaşıyor.

Çalışanlar Tatil Günlerinde Dinlenirken, Hackerler Mesaiye Kalıyor!

Hackerlerin saldırılarını gerçekleştirebilmeleri için hedeflerine koydukları şirketlerin yoğunlukları son derece önem taşıyor. Kurumlar mesai saatleri içinde siber güvenlik önlemlerine dikkat etse de son zamanlarda gerçekleşen Colonial Pipeline, JBS ve Kaseya kurumlarını hedefleyen fidye yazılımı saldırılarının özel tatil günlerinde ya da hafta sonlarında gerçekleştiği görülüyor. Doğru siber güvenlik önlemleri alan şirketlerin bile hackerlerin güçlü saldırıları karşısında zorlandığını belirten Yusuf Evmez, zayıf siber güvenliğe sahip olan şirketlerin özellikle daha kolay bir hedef olabileceğini hatırlatarak yoğun saldırı günlerinde büyük kayıplar yaşayabileceklerini aktarıyor.

Siber Saldırılara Karşı Daima Tetikte Olun!

Ağ güvenliği ve zekası, güvenli Wi-Fi, gelişmiş uç nokta güvenliği ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın önde gelen küresel sağlayıcısı WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, siber saldırılara karşı hazır olmak isteyenler için 6 etkili siber güvenlik önlemini sıralıyor.

1. Cihazlarınızı güncel hale getirmeyi unutmayın. Geçmişte birçok şirket, masaüstü bilgisayarlar veya sunucular için aylık güncelleme kullanırken, pandemi nedeniyle yeni dönemde evden çalışan birçok şirket çalışanı ve cihazları için bu işlemler güncelliğini koruyamıyor. Çalışanların gerekli bütün güncellemeleri her cihazı için takip etmesi ve yazılımlarını en güncel hale getirmesi önem arz ediyor.

2. Şifrelerinizi değiştirin ya da yeni bir parola yöneticisi kullanın. Kurumlar için şifrelerin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi ve gerekirse değiştirilmesi gerekiyor. Varsayılan şifrelerin değiştirilmesi gerekirken, sahip olunan her hesap için benzersiz, karmaşık ve uzun bir şifre kullanmaya dikkat edilmeli. Hesaplar için çok faktörlü kimlik doğrulaması ve bir şifre yöneticisi kullanarak önemli savunma hattı da oluşturabilirsiniz.

3. MFA’yı devreye alın. Henüz çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulamadıysanız, şimdi bunu uygulamanın tam zamanı olabilir. Çalışanlarınızın ne zaman yeni bir ihlalin parçası olduğunu asla bilemezsiniz. MFA’yı devreye alarak yalnızca çalışanlarınızın şirket kimlik bilgilerini değil, aynı zamanda VPN erişimini ve bulut uygulamalarını da korumuş olursunuz.

4. Kimlik avı saldırılarına karşı tetikte olun. Birçok uzaktan çalışan tüm iş süreçlerini e-postalar üzerinden gerçekleştiriyor. Anlık yapılabilecek bir hatayla birlikte birçok değerli veri hackerlerin ellerine geçebiliyor. Çalışanların kendilerini hedef alan hackerlerin oltalama saldırılarına, e-posta tuzaklarına karşı tetikte olmaları ve bağlantı uzantısına emin olmadıkları linkleri tıklamamaya dikkat etmeleri gerekiyor.

5. Güvenlik duvarı kullanın. Özellikle uzaktan çalışanların; kötü amaçlı e-posta eklerini, kimlik avı girişimlerini, fidye yazılımlarını ve diğer saldırıları durdurmak için trafiği izleyebilecek bir güvenlik duvarına ihtiyaçları bulunuyor. Ev ve küçük ofis konumlarını korumayı genişletmesi gereken şirketler ve yönetilen servis sağlayıcıları için bunun önemli bir siber güvenlik adımı olduğunu ifade eden Yusuf Evmez, özel olarak tasarlanan Firebox T20 güvenlik duvarı cihazının ev ve küçük ofis konumları için bağımsız bir çözüm olarak çalıştığını ve şirket merkezinden merkezi olarak yönetilebilmesi sayesinde de güvenli kullanım kolaylığını çalışan ve şirketlere sağladığını aktarıyor.

6. Erişim ayrıcalıklarını yeniden belirleyinSık sık yeni hesaplara ayrıcalıklar tanıma veya kaldırma işlemi yapılan şirketlerde, güvenlik açıklarının oluşmaması için hesaplara tanınan hakların yeniden gözden geçirilmesi ve unutulan ayrıcalıklara gerekli işlemlerin uygulanması son derece önem arz ediyor.

Yayım tarihi

Kurumsal e-postaların çalınması en büyük korku

Bugün adres hatta kimlik bilgilerimizin bir parçası gibi kullandığımız e posta adreslerimiz iyi koruma sağlayamadığımızda  siber dolandırıcılar için fırsat haline gelebiliyor. Bunun göstergelerinden olan BEC saldırıları son yıllarda  siber dolandırıcıların şirketlere finansal açıdan en çok zarar verdikleri suçlardan biri. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından 2020 yılında yayınlanan Internet Suç Raporu’ndaki verilere göre  BEC saldırıları  1.8 milyar doların üzerinde bir kayba neden oldu.  

Siber suçlular, hedeflediği  kurum ile ilgili detaylı bilgi toplamak ve sonrasında kullanmak için şirketin ticari hareketlerini, yönetici ve çalışanlarını hatta müşterilerini bile yakından takip ediyorlar. Sosyal mühendislik araçlarını kullanarak şirketlere sızmanın farklı yollarını deneyen dolandırıcılar BEC saldırıları için de türlü yollar arıyorlar.

Patronu kullanarak yapılan dolandırıcılık 

Bu en tipik BEC sahtekarlığında siber suçlu, yönetici veya patron kimliğine bürünerek, şirketin finans departmanını yetkisiz bir para transferi gerçekleştirmesi doğrultusunda yönlendirir. E postanın şirketin yöneticisinden ya da patronundan geldiğine inandırmaya çalışır. E postayı alan personel üzerinde genellikle zaman baskısı kurarak kontrol mekanizmalarını devre dışı bırakmak ister. 

IK birimlerini alet edebiliyorlar 

Siber suçluların kullandığı yöntemlerden biri de bordro saptırma olarak kayıtlarda yer alıyor. Dolandırıcılar, insan kaynakları ve bordro departmanlarını hedefleyerek mevcut ödeme dönemindeki doğrudan mevduat bilgilerini güncellemek isteyen çalışanlar gibi davranır. Güncellenen bilgiler genellikle parayı bir ön ödemeli kart hesabına yönlendirir.

E posta hesabı ele geçirerek yapılan saldırılar 

Bu saldırı yönteminde kötü amaçlı kişiler kurumlarda kıdemli bir çalışanın, şirket sahibinin, ortağının  ya da CEO’nun ihlale uğramış e-posta hesabını hedef alırlar. Dolandırıcı, bu kişilerden bir ürünü alması ve yollaması gibi yasal işlemleri gerçekleştirmesini ister, ancak yasal bir adres veya banka hesabı yerine şirketi dolandırmak amacıyla kendi hesaplarını veya adreslerini ekler. 

Hassas verileri ele geçirme 

Başka bir yöntem olarak ise hedefe kötü amaçlı yazılımın gizlenmiş olduğu bir bağlantı veya ek içeren sahte bir e-posta gönderilir. Bu kötü amaçlı yazılımın indirilmesi durumunda çalışanın bilgisayarına virüs bulaşır ve bu virüs tüm ağa yayılabilir.

BEC saldırılarının önüne nasıl geçilir 

  • “Asla güvenme, her zaman doğrula” ilkesine dayalı bir Sıfır Güven yaklaşımı benimseyin. 
  • Uzaktan çalışma döneminde kontrol mekanizmalarının azaldığını dikkate alarak  şirket çalışanlarınızı BEC saldırılarına yönelik olarak bilgilendirin.
  • Gelen e-postalar özellikle aciliyetle işlem yapılması vurgusu taşıyorsa dikkatli olun, mail adresinin doğruluğunu kontrol edin; gerektiğinde telefon ile de bağlantı kurun.  
  • En hassas verilerinizi şifreleyin. 
  • Evden çalışanlar dahil olmak üzere tüm uç noktaları uzaktan izlemek ve bu uç noktaların güvenliğini sağlamak için araçlar kullanın.
  • EDR gibi araçlar yardımıyla algılama ve yanıt sisteminizi optimize edin.

Instagram hesaplarına saldırıların boyutları büyüyor

İçlerinde Hidayet Türkoğlu, Feryal Gülman ve Buket Dereoğlu gibi ünlülerin de yer aldığı binlerce kişinin hesabı son birkaç ay içerisinde siber zorbalar tarafından ele geçirildi. Hesapları çalan hırsızlar iade etmek için genelde şantajla para istiyorlar ve vermeyenlerin hesaplarındaki yazışmaları ve fotoğrafları ifşa etmekle tehdit ediyor ya da kullanıcı adlarını kullanarak hesap sahibinin arkadaşlarını dolandırmaya çalışıyorlar. Peki sosyal medya hırsızlıklarına karşı ne yapmak gerekiyor? Çalınan Instagram hesapları nasıl kurtarılıyor?

‘Önleminizi alın’

Yaşanan hesap hırsızlıklarına karşı uyarılarda bulunan Sosyal Medya İtibar Yönetimi Uzmanı Aras Abdullahoğlu, hırsızlıkları önlemek adına bazı önlemler hakkında bilgi verdi. Başka biri hesabınıza giriş yaptığı anda haberinizin olması için şüpheli giriş uyarılarının açılması gerektiğini vurgulayan Abdullahoğlu, hesabınıza kayıtlı e-posta ve telefon numarasının güncel olması gerektiğini söyledi. Aras Abdullahoğlu’nun açıkladığı önlemler arasında hesap güvenliği için en az altı rakam, harf ve noktalama işaretlerinden oluşan güçlü bir şifre oluşturulması ve bunun internette kullanılan diğer şifrelerden farklı olması gibi noktalar bulunuyor.

Siber hırsızlıklara karşı alınması gereken diğer önlemleri ise şunlar:

• Instagram hesaplarında ‘iki faktörlü kimlik doğrulama’ özelliği açılmalı.

• Instagram hesabına ait parola bir başka kişiyle, bir uygulamayla ya da web sitesiyle paylaşılmamalı.

• Hesaba güvenli olmayan bir bir Wi-Fi ağı veya cihaz üzerinden girilmemeli.

• Hesaba ortak kullanılan teknolojik cihazlarla girildiğinde mutlaka çıkış yapılmalı.

• Instagram hesabının ‘Beni hatırla’ özelliği aktif olmamalı. Bu özellik açık kaldığına tarayıcılar kapatılsa bile başka kişiler sosyal medya hesaplarına ulaşabiliyorlar.

Nasıl kurtarılır?

Aras Abdullahoğlu’nun verdiği bilgilere göre çalınan Instagram hesabınızı kurtarmanız için yapmanız gereken ilk şey, Instagram ile iletişime geçerek hacklendiğinizi belirtmeniz. Bunun için hesabınızın “Ayarlar” kısmından “Yardım Merkezi’ne” gelerek “Giriş yapma ve Sorun Giderme” bölümüne girmeniz gerekiyor. Daha sonra “Hesabımın bir başkasının eline geçtiğini düşünüyorum” kısmına giriş yapmalısınız. security@mail.instagram.com’dan e-posta adresinizin değiştiğini bildiren bir e-posta almanız durumunda “Bu değişikliği geri al” seçeneğini işaretlemeniz, şifrenizin değiştirilmesi durumunda ise Instagram’dan bir giriş bağlantısı veya güvenlik kodu talep etmeniz gerekiyor.

Giriş bağlantısı talebi için “Giriş” ekranında “Yardım al” veya “Şifreni mi unuttun?” seçeneğine tıklayarak hesabınızla ilgili kullanıcı adını, e-posta adresini veya telefon numarasını girin ve ardından “İleri” seçeneğine dokunun. E-posta adresinizi ya da telefon numaranızı seçtikten sonra “Giriş bağlantısı gönder” seçeneğine dokunun. Bu adımları uygulamanıza rağmen hesabınızı geri alamazsanız, “Daha fazla yardıma ihtiyacım var” linkini tıklayarak gerekli yönlendirmeleri uygulamalısınız. Bu da sonuç vermezse vakit kaybetmeden bir siber güvenlik uzmanından destek almanız yararınıza olacaktır.

Yayım tarihi

e-Ticarette vergilendirme nasıl oluyor?

Tax form business financial concept with a pen and a calculator aside.

Dijital alt yapıya dayanan online ticaretin  hacmi her geçen gün büyürken, bu alanda faaliyete yeni başlayacak olan girişimciler en çok resmi işlemleri ve vergi prosedürlerini merak ediyor. WorqCompany Vergi Danışmanı Kurtuluş Nacar e-ticarette vergilendirme ile ilgili sıkça sorulan 10 soruyu yanıtladı.

1.Vergi Levhası Zorunlu mu?

E-ticaret; mal veya hizmet satışlarının, gerek yurt içine gerekse yurt dışına internet üzerinden yapılmasıdır. Ülkemizde ticaret yapmak belirli muafiyetler dışında vergiye tabidir. Dolayısıyla vergi levhası edinmek zorunludur. Vergi levhası alabilmek için ise gelir veya kurumlar vergisi mükellefi şirketlerden birinin kurulması gerekmektedir. Bu şirket kuruluşunun ardından vergi levhanız oluşacak ve verginizi ödemeye başlayabileceksiniz.

2.Şirket Adresinin Vergiye Etkisi Var mı?

Şirket adresi olarak üç seçeneğiniz mevcut:Fiziki bir ofis kiralamak, evinizi ofis olarak göstermek ve sanal ofis uygulamasından faydalanmak. Bu üç adres ihtimali de yasaldır. Vergisel olarak aralarındaki fark sanal ofis uygulamasında stopaj vergisi doğmamasıdır. Eğer evinizi ofis olarak göstermek isterseniz ödediğiniz kira üzerinden %20 oranında stopaj vergisini devlete ödemeniz gerekmektedir.

3.Hangi Fatura Türü Kullanılmalı?

Fatura türlerinde yasal sınırlar mevcuttur, örneğin e-fatura, yıllık  cirosu 5 milyon TL’yi geçen işletmeler için zorunludur. Ayrıca internet üzerinden pazaryeri aracılığı yapanlarda da (trendyol, hepsiburada gibi) e-fatura zorunluluğu vardır. Bu zorunluluklar kapsamında değilseniz, isteğe bağlı olarak kağıt fatura, e-arşiv fatura ya da e-fatura kullanabilirsiniz.

4.E-Ticarette Hangi Vergiler Ödenir?

E-ticaret şirketleri aşağıda sıraladığımız vergileri ilgili dönemlerde beyan etmek ve ödemekle yükümlüdürler;

  • Damga vergisi (damga vergisi beyannamesi ile)
  • Stopaj vergisi (muhtasar beyanname ile)
  • Katma Değer Vergisi (KDV beyannamesi ile)
  • Geçici Vergi (geçici vergi beyannamesi ile)
  • Gelir/Kurumlar Vergisi (gelir/kurumlar vergisi beyannamesi)

5.E-Ticaret İçin Kurulacak Şirkete Göre Vergiler Değişir mi?

Bu sorunun cevabı kazanç vergileri anlamında evet’tir. Diğer vergiler anlamında bir değişiklik olmamakla birlikte (ufak tefek tutar farkları olabilmekte) eğer şahıs işletmesi kurarsanız Gelir Vergisi Mükellefi olursunuz. Ancak Limited veya Anonim Şirket kurarsanız Kurumlar Vergisi mükellefiyetiniz başlar.

6.Vergilerin Ödeme Zamanları Nedir?

Vergilerin beyan ve ödeme zamanlarını şu şekilde listeleyebiliriz;

  • Damga vergisi                                

Sürekli mükellefiyetlerde ertesi ayın 26’sına kadar beyan edilerek aynı tarihe kadar ödenir. Diğer mükelleflerde ise damga vergisine konu olan işlem tarihinden itibaren 15 gün içerisinde beyan edilerek ödenmesi gerekir.

  • Stopaj vergisi

Muhtasar Beyanname, beyannameyi veren mükellefin çalıştırdığı işçi sayısına göre aylık ya da 3 aylık  (10 yada daha az işçisi olanlar) olarak düzenlenir. Her iki durumda da ilgili dönemin ertesi ayının 26’sına kadar beyannamesi verilerek ödemesi gerçekleştirilir.

  • Katma Değer Vergisi

Normal KDV aylık olarak izleyen ayın 26. günü akşamına kadar beyan verilir ve aynı tarihin akşamına kadar ödenir.İthalatta ise gümrük vergisi ile beraber ödenir.

  • Geçici Vergi 

Geçici vergi üçer aylık dönemler halinde hesaplanır ve bu üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 17’sine kadar beyan edilerek ödenir.

  • Gelir/Kurumlar Vergisi (gelir/kurumlar vergisi beyannamesi)

Gelir Vergisi, izleyen yılın mart ayının başıyla son günü arasında beyannamesi verilir. Birinci taksit Mart ayı sonuna kadar, ikinci taksit ise Temmuz ayı sonuna kadar ödenir.

Kurumlar vergisi beyannamesi ertesi yılın Nisan ayı başı ile sonu arasında verilir. Aynı süre içerisinde ödenir.

7.Hiç satış yapılmasa da vergi ödenir mi?

Tüm ticaret türlerinde olduğu gibi eğer vergi mükellefiyetiniz varsa iş yapmasanızda ödemeniz gereken bir vergi türü vardır; Damga Vergisi. Hemen hemen her vergi beyannamesinin kendine özgü tutarlarda Damga Vergisi vardır. Bir örnek vermek gerekirse KDV beyannamesinin Damga Vergisi tutarı 2021 yılı için her ay 64,15TL’dir.

8.E-Ticaret Vergileri Nasıl Ödenir?

E-ticaret dolayısıyla doğan vergi borçlarınızı dilerseniz Vakıfbank, Ziraat Bankası gibi devlet bankaları üzerinden banka şubesine giderek nakit olarak veya hesabınızdan ödeyebilirsiniz. Bir diğer vergi ödeme şekli ise, www.gib.gov.tr üzerinden hemen hemen bütün bankaların kredi kartları ile ödeme yapabilirsiniz. 

9.Kendi Beyanımızı Kendimiz Verebilir miyiz?

Ülkemiz mevzuatına göre şirketlerin vergi beyannamelerinin yetkili bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir tarafından düzenlenmesi ve vergi dairesine verilmesi zorunludur. Dolayısıyla şirket kuruluşunun hemen ardından bir mali müşavirle sözleşme yapmanız gerekmektedir. Vergisel anlamda fatura giriş çıkışlarınız ilgili müşavir tarafından takip edilecek işlenecek ve ilgili tarihlerde devlete sunulacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi bir muhasebeci ile anlaşmak her ne kadar yasal bir zorunluluk olsa da,muhasebecinizi seçmek de yasal hakkınızdır. Bir mükellef olarak muhasebeci seçerken dikkat edilmesi gereken şeyleri gözden kaçırabilir ve bütün yatırımınızı emanet edeceğiniz muhasebeci seçiminde yani işinizin henüz kuruluşunda büyük bir hata yapabilirsiniz. Biz WorqCompany olarak muhasebecilere sunduğu dijital altyapı ile sizin adınıza muhasebeci yönetimi yaparak defterlerinizi tutacak olan bağımsız Serbest muhasebeci mali müşavirlerin görevlerini titizlikle yapıp yapmadıklarını gerekli yeterliğe sahiplik durumlarını takip ediyoruz.

10.Vergiyi Zamanında Ödemezsek Ne Olur?

Vergi Usul Kanunda; ”Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu tanımdan anlamamız gereken ise; herhangi bir şekilde devlete ödemeniz gereken vergiyi ödemezseniz ya da eksik öderseniz işlediğiniz suç vergi ziyaıdır. Ve cezası bir kat fazladan vergi ödemektir. Kısaca bahsetmek gerekirse; ödemeniz gereken vergi tutarı 1.000TL iken ödemezseniz 1.000TL verginin üzerine 1.000TL’de vergi ziyaı cezası ödersiniz. Ya da bu 1.000TL’nin 700’ünü ödeyip 300’ünü ödemezseniz 300TL vergi ziyaı cezası ödemeniz gerekir.

Yayım tarihi

Dronlar 24 saatlik işi 30 dakikaya düşürüyor

Fosil yakıtlardan elde edilen enerji üretimi düşüş göstermeye devam ederken, gözler yenilenebilir enerjinin yükselen yıldızı rüzgar enerjisinde olmaya devam ediyor. Özellikle teknoloji iş birliği konusunda en uygun alanlara sahip sektörlerden biri olan rüzgar enerjisi, teknolojik gelişmelerle verimliliğini artırıyor. Pandemi sürecinde rüzgar türbinlerinin bakım ve onarımlarında devamlılığın sağlanmasında gizli kahramanının dronelar olduğunu belirten Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, kriz ortamlarında dahi enerji üretmeye devam eden rüzgar enerjisi bakım ve onarım hizmetlerinde aksamalar yaşanmamasının arka planında yatan İHA teknolojisinin 4 önemli faydasını sıralıyor.

Rüzgar Türbinleri İHA’larla İnceleniyor

Yükseklik ve zorlu hava şartlarında mücadelelerin gerçekleştiği rüzgar türbinlerinin bakım ve onarımlarındaki devamlılık büyük önem arz ediyor. Öyle ki enerji üretimindeki sürekliliğin sağlanması da kullanılan teknoloji ile paralel ilerliyor. Özellikle küresel çapta yaşanan pandemi sürecindeki zorlu çalışma ortamlarında teknolojik kolaylıklara olan ihtiyacın ne denli yüksek olduğu defalarca kanıtlandı. Dünyanın çok farklı bölgelerindeki rüzgar çiftliklerine dair raporlama gerçekleştirdikleri insansız hava araçları teknolojisinin faydalarını da bu süreç içerisinde verdikleri hizmetlerde ve rüzgar enerjisindeki elektrik üretiminde gördüklerini aktaran Ali Aydın, salgın sürecinde binlerce kanadın tek bir ara yüz üzerinden takip edilebildiği Sulzer Schmid’in 3DX™ platformu sayesinde kanatlara dair pek çok tespitin ve önlemin en kısa sürede, en etkili şekilde alındığını ve tamir ihtiyaçlarının da optimum zamanda belirlenerek ekonomik şekilde onarımının sağlanabildiğini dile getiriyor.

Drone Teknolojisinin Türbinler İçin 4 Büyük Faydası

Bir rüzgar türbinin duruş süresinin uzunluğu elde edilen enerji üretimine doğrudan etki ediyor. Bu nedenle de bakımlara yön veren incelemelerin hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesi önem arz ediyor. Rüzgar türbini bakımına en verimli ve güvenilir yöntemi adapte ettiklerini belirten Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, drone teknolojisinden faydalandıkları 3DX™ inceleme platformunun 4 önemli katkısını sıralıyor.

1. Veriler bulut sistemine aktarılıyor. Rüzgar türbini kanat bakım sürecinde öncelikle saha planlaması yapılarak dronelarla otonom uçuş gerçekleştiriliyor, sonrasında toplanan veriler kanat uzmanları tarafından incelenerek raporlanıyor ve bulut sisteminde saklanıyor. Bulutta saklanan görsel ve teknik veriler, yüksek güvenlikli şekilde saklanıp yetkili erişime daima açık oluyor.

2. Yarım saatte 1 türbin kanadı inceleniyor. Geleneksel yöntem olan iple erişimde türbinler durdurularak günde 1 türbin kanadı inceleniyor ve raporlama konusunda da bu yöntem sürecin devamlılığı açısından eksik kalabiliyor. 3DX™ inceleme platformu, rüzgar türbinine yönelik eksiksiz bir inceleme işleminin yarım saat içerisinde tamamlanmasını sağlıyor. Bu sayede türbin duruş süresi minimize edilerek maksimum enerji üretimine destek sağlanıyor.

3. En küçük hasarı bile algılıyor. Türbinlerin kanatlarındaki gözle görülen ya da görülmeyen birçok hasar türbinin ömrünü, duruş sürelerini ve dolayısıyla enerji üretimini etkiliyor. Rüzgar türbini kanatlarında 6 farklı açıdan %100 tarama ile kör nokta bırakmayan bu yeni teknoloji, topladığı yüksek çözünürlüklü görsellerle en küçük hasarları bile algılıyor ve zamanında alınacak önlemlere imkan sunuyor.

4. Doğru raporlama ve otonom değerlendirme sunuyor. Yapay zeka desteği ve drone teknolojisinin bir araya geldiği platformda kanatlardaki hasarlar ile ilgili doğru, hızlı ve insan hatasından arınmış otonom bir değerlendirme oluşturan 3DX™, fark edilen kusurları da hasar öncelik durumuna göre kategorize ediyor. Böylece onarım aşamasına nereden başlanılması gerektiği ve hasarın derecesinin ne olduğuna dair türbin kanatları hakkında analiz sağlıyor.

Yayım tarihi

WhatsApp’tan virüs yayılır mı?

Kaspersky, popüler bir WhatsApp mesajlaşma modunun FMWhatsapp adlı kötü amaçlı bir sürümünü keşfetti. Bu mod diğer Truva atlarını indiren, istem dışı reklam görüntüleyen, abonelik yapabilen istediği kullanıcıların SMS’lerini engelleyebilen Triada mobil Truva Atını yaymak için kullanılıyor.

WhatsApp anlık mesajlaşma için en popüler uygulamalardan biri olmasına rağmen, tüm kullanıcılar sunduğu her özellikten memnun değil. Uygulamanın daha kullanıcı dostu sürümü arayanlar, WhatsApp’ın resmi sürümünden çok daha fazla seçenek sunan değiştirilmiş sürümlerini yükleme yoluna gidebiliyor. Böylece dinamik şablonları seçme veya silinen mesajları okuma yeteneği gibi özelliklere kavuşuyor.

Bu tür uygulamalarda içerik oluşturucular, çalışmalarından para kazanmak için genellikle çeşitli reklamlar yayınlama yoluna gidiyor. Diğer taraftan, kullanıcıların bu modlara ilgisinden faydalanan ve genellikle reklam yoluyla kötü amaçlı kod dağıtan dolandırıcılar da mevcut. Buna bir örnek, Triada Truva Atı ve reklam kitaplıklarından birini içeren FMWhatsapp – 16.80.0 sürümü.

FMWhatsapp modunun tehlikeli sürümünde Triada Truva Atı bir arabulucu görevi görüyor. Truva Atı ilk olarak kullanıcının mobil cihazı hakkında veri topluyor ve ardından sahibinin emriyle diğer Truva atlarından birini akıllı telefona indiriyor. Bu Truva Atları bağımsız olarak reklamlar başlatabiliyor, cihaz sahibine ücretli abonelikler verebiliyor, hatta WhatsApp hesabına giriş yapabiliyor, giriş onaylama SMS’ini yakalayıp işi bitince silebiliyor ve kurbanı telefonları aracılığıyla yapılan yasa dışı faaliyetlere karşı savunmasız bırakabiliyor.

Kaspersky Güvenlik Uzmanı Igor Golovin, şunları söylüyor: “Bu uygulamayı kullanıcı kendi isteğiyle yüklediği için potansiyel tehdidi tanımlaması zor. Ancak siber suçluların bu tür uygulamalardaki reklam blokları aracılığıyla kötü amaçlı dosyaları yaymaya başladıklarını gözlemliyoruz. Bu nedenle yalnızca resmi uygulama mağazalarından indirilen mesajlaşma yazılımlarını kullanmanızı öneririz. Bunlar arzulanan bazı ek işlevlere sahip olmayabilirler, ancak akıllı telefonunuza bir sürü kötü amaçlı yazılım da yüklemezler.”

Yayım tarihi

Katlanan telefonların fiyatlarına katlanabiliyorsanız…

Geçtiğimiz günlerde Galaxy Z Serisi’nin yeni üyelerini tanıtan Samsung Electronics, katlanabilir akıllı telefon deneyimini bir kez daha yeniden tanımlıyor. Cihazların inovatif form faktörü sayesinde Galaxy Z Serisi, akıllı telefonlara getirdiği yeni kullanım şekilleri ile cihazlarını açarak kullanma, hatta dik yerleştirme olanaklarına kavuşmasını sağlayarak kullanıcıların günlük yaşamlarını da değiştiriyor. Kullanıcı zevklerine hitap eden özel tasarıma sahip tamamen yenilenmiş Galaxy Z Serisi, hem iş hayatını hem de özel hayatı kolaylaştıran, dijital yaşam tarzına uygun mobil deneyimler sunarken inovatif tasarımı sayesinde kullanıcılarına farklı deneyimlerin kapılarını açıyor. 

Yeniden şekillendirilmiş özel tasarımlar

Her iki model de Galaxy Z Serisi konsepti kapsamında bir araya gelen benzer form faktörlerine sahip. Galaxy Z Fold3, açıldığında iki akıllı telefonun toplam genişliğinde bir tablet ekran genişliğine ulaşabilirken, Galaxy Z Flip3 katlandığında bir akıllı telefonun yarısına denk boyutuyla son derece kompakt bir modele dönüşüyor. Her iki cihazın benzersiz ve özel tasarımları aynı zamanda “Galaxy Z” kimliğini karakterize eden güçlü bir izlenim bırakıyor.

Açılabilen geniş ekranlar

Kullanıcıların Galaxy Z Fold3 telefonu açarken, kapatırken veya sadece ellerinde tutarken yaptığı her hareket pürüzsüz ve zahmetsizce gerçekleşiyor. Özel tasarımı ve bileşenleri sayesinde iki ekranı kesintisiz bir araya getiren Galaxy Z Fold3 önceki modellere kıyasla daha ince bir görünüme sahip olduğundan, elde tutulması da çok daha kolay oluyor. Ekrandaki görüntü ile adeta bir bukalemun gibi renk değiştirip kaybolabilen yeni ekran altı kamera teknolojisi sayesinde kullanıcılar cihazı açık olarak kullanırken daha kesintisiz bir görüntüleme deneyimi yaşıyor. Ekranın kusursuz 120 Hz yenileme hızı ve mobil bir telefonda olabilecek en üst düzey donanımlardan biri olan Dolby Atmos ses çıkışı sayesinde kullanıcılar video, oyun ve diğer içeriklerin tam içinde hissedebiliyor.

Ekran katlanmışken de kullanılabiliyor

Galaxy Z Flip3’ün belirgin özelliklerinden biri, avuç içine rahatlıkla sığmasını sağlayan ikonik, kompakt tasarımı. Samsung kullanıcı deneyimini daha da kolaylaştırmak amacıyla kamera ve Kapak Ekranını tek bir alanda düzenleyip kamera çıkıntısını ortadan kaldırarak telefonun görünümün daha şık olmasını sağladı. Bu değişikliğin etkisiyle Galaxy Z Flip3’ün Kapak Ekranı, önceki modelden dört kat daha büyük ve birçok yeni özelliğe sahip. Kullanıcılar, cihaz katlanmışken de alarmlarını kontrol edebiliyor, çalma listelerini düzenleyebiliyor, sesli not kaydedebiliyor ve zamanlayıcı ayarlayabiliyor.

Birçok deneyimi aynı anda yaşatıyor

Samsung, günümüzde kullanıcıların yapmak zorunda oldukları işleri yerine getirmenin yanı sıra sevdikleri şeyleri de asla kaçırmamaları gerektiği anlayışıyla Galaxy Z Fold3 ve Galaxy Z Flip3 ile çoklu görevleri yerine getiren mobil deneyimleri güçlendirmeye yardımcı oluyor.Galaxy Z Fold3 kullanıcıları, aynı anda birden fazla görevi zahmetsizce yerine getirmek için cihazın 7,6 inç Sonsuz Esnek Ekranından ve gelişmiş Esnek Modundan yararlanabilirken, Galaxy Z Flip3 kullanıcıları aynı anda video kaydetmek ve bir canlı sohbete ev sahipliği yapmak için Esnek Mod’u kullanabiliyor. Üstelik bunların hiçbiri için ekstra ekipmana ihtiyaç da duymuyorlar. Her iki cihaz da modern kullanıcının hem iş hem de eğlence dâhil olmak üzere her türlü ihtiyacını aynı anda karşılıyor. 

Verimliliği artıran özellikler 

Galaxy Z Fold3, teknolojinin sınırlarını zorlayarak oluşturulmuş esnek tasarımı sayesinde günlük hayatta mükemmel bir iş arkadaşı olarak da öne çıkıyor. Geniş Kapak Ekranı, kullanıcıların telefonu açmaya gerek kalmadan çok çeşitli işlevlere erişmesini sağlıyor, akıllı çoklu görev özellikleri de hareket halindeyken verimli bir şekilde çalışabilmelerine yardımcı oluyor. Kullanıcılar Ana Ekrandaki sabit Görev Çubuğundan gerekli uygulamaları sürükleyerek çoklu görevleri aynı anda üç ekran açarak dahi yapabiliyor. Bir uygulama sürüklendiği takdirde yeni bir pencerede açılıyor ve kullanıcının iş akışında herhangi bir kesinti olması önleniyor. Kullanıcı nerede olursa olsun toplantı sırasında not almayı veya materyallere göz atmayı kolaylaştıran gelişmiş Esnek Mod sayesinde Galaxy Z Fold3, video konferans için de oldukça ideal. Cihaz için özel olarak tasarlanmış S Pen de kullanıcıların daha hızlı ve daha doğru bir şekilde sürükleyip bırakmalarına ve hatta el yazısıyla not alarak gerçekten kusursuz bir çalışma deneyimi yaşamalarına olanak tanıyor.

Daha iyi iletişime yardımcı olan araçlar 

Tasarımı başlı başına ikonik olan Galaxy Z Flip3’ün inovatif yapısı,   büyük gruplarla iletişim kurmak gerektiğinde de devreye giriyor. Cihazı sadece bir desteğe yerleştirerek canlı yayın, vlog ve diğer benzer etkinlikler için video çekmek her zamankinden daha kolay hale geliyor. Cihaz katlı durumdayken bile, eğlenceli selfie’ler çekmek için Kapak Ekranı kullanılabiliyor. Galaxy Z Flip3, kullanıcıların tasarım tercihleri veya genel olarak dünya ile kurdukları iletişim üzerinden kendilerini istedikleri gibi ifade etmelerine yardımcı oluyor.

Kullanıcının kendini ifade etmesini sağlıyor 

Galaxy Z Serisi’nin tasarım kimliğini temsil eden Galaxy Z Fold3 ve Galaxy Z Flip3, günümüz kullanıcılarının çok yönlü profillerine uyumlu, farklı ve benzersiz tasarım değerleri de sunuyor. Galaxy Z Fold3, zamana karşı direnen güçlü bir cihaz olarak tasarlandı. Galaxy Z Flip3 ise kendini ifade etme özelliğiyle kullanıcıların işlevden ödün vermeden tarz sahibi olmasını sağlıyor. Her iki cihaz da kullanıcılara, kaliteli işçilik ve inovasyonun keyfini çıkarırken kendilerini güçlü bir şekilde ifade etme olanağı sunuyor.

Zamansız tasarım en son inovasyonları içeriyor

Galaxy Z Fold3’ün tasarımı, yüksek kaliteli renk ve kaplamalarla klasik akıllı telefon tasarımına modern yorumlar getiriyor. Phantom Black rengi, Samsung’un benzersiz tasarım mirasının bir uzantısını oluştururken Phantom Green rengi günümüzde çevre konusunda önemi daha da artan sürdürülebilirliği yansıtıyor. Phantom Silver rengi, nötr bir ton iken sıcak bir pembe dış görünüş ile derinlik ve tarzı birlikte sunan bir ton tercihi sunuyor. Galaxy Z Fold3’ün deri kılıfı cihazın hem önünü hem de arkasını kaplıyor ve kullanıcılar S Pen’in ayrı ve kendine özgü kılıfını kullanarak S Pen’i kolaylıkla koruyabiliyor. En kolay kullanım amacıyla kılıfa eklenen halka da, kullanıcıların cihazlarını tek elle rahatça taşıyabilmelerini sağlıyor.

İkonik görünüm benzersiz zevklere hitap ediyor

Galaxy Z Flip3’ün genişletilmiş seçenekler yelpazesi sayesinde kullanıcılar, kendi benzersiz kişiliklerini ve tercihlerini ifade edebiliyor. Cihazın ön tarafını çıkartmalarla süsleme geleneği Galaxy Z Flip3’te de devam ediyor ve kullanıcılar artık sevdikleri resimleri veya duvar kâğıtlarını Kapak Ekranında görüntüleyebiliyor. Daha da benzersiz bir cihaz deneyimi isteyenler için Samsung.com’da özel şık renk örnekleri de bulunuyor. Kullanıcılar, silikon kayışlar ve halka kulplar başta olmak üzere çok çeşitli kılıf aksesuarlarıyla akıllı telefonlarını daha da iddialı hale getirebiliyor.

Minik not: Küçük katlanan telefonlar 12 bin, büyük katlananlar ise 22 bin…

Yayım tarihi

Turkcell’in şebeke hızı 4 megabit mi 1,6 gigabit mi?

Şebeke hızı çok enteresan bir şey. Bağlanan kişi sayısına göre değişiyor. Hava durumuna göre değişiyor. Baz istasyonuna olan uzaklığınıza göre değişiyor. Hatta çevrenizde çok fazla baz istasyonu varsa bu bile hızınızı negatif yönde etkileyebiliyor. Bn bunların hepsini Turkcell’de yaptığım sohbetlerde öğrendim.

İletişim çok enteresan bir şey: kime yaptığınıza göre somut sayısal şeyler bile inanılmaz şekilde değişebiliyor: Mesela iletişimi kurumsal iletişim yapıyorsa şirketin genel müdürünün ağzından hız 1,6 gigabit oluyor. Telefondan 1,6 gigabit nasıl gelir hiçbir fikrim yok. Bir keresinde Turkcell denemek için bana 1 gigabit karasal bağlantı vermişti. Kabloyla bilgisayara vermiştim o hızı ve inanamamıştım. Dosya indirirken indirmedi sanmıştım tekrar tekrar tıklamıştım linke. Meğerse indirmedi sandığım şeyi tıklar tıklamaz indiriyormuş. Kendime çok gülmüştüm sonrasında. Yani bunu mobil şebekede nasıl verirsiniz, hangi telefonla alırsınız, nerenize alırsınız hiç bilmiyorum.

Ama belli ki Türkiye’de birisi bir seferinde bu hızlarla bağlanmış ve o sırada oradan geçen bir Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği üyesi bunu deneyimlemiş. Sonra demiş ki Turkcell’e siz Küresel Durum Raporu’na göre Avrupa’nın en hızlı 4.5G şebekesine sahip operatörüsünüz… Hatta Turkcell LTE şebekesinde sunduğu 1.6 Gbps hız ile dünyanın en hızlı üç operatöründen biri…

Ardından belli ki Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği’nden olmayan bir vatandaşımız Turkcell’e demiş ki “ben de test yaptım. 4 megabiti geçemiyorum…” O zaman iletişime kendini Turkcell Müşteri Hiz olarak tanıtan birim girmiş. Ve demiş ki 4 megabit mobil bağlantı hızı, hız limitlerinin üzerindedir ve normaldir.

Şimdi biri 10 diğeri 15 olsa… Hani yüzde 50 fark olsa… Derim ki çevresel koşullar, anlık oynamalar, o bu şu… Olur. Ama biri 4, diğeri 1.600… Arada 400 kat fark var. Akıl karı mı bu? Ya Müşteri Hiz birimi Turkcell’in altını oyuyor yalanlarıyla… Ya da iletişim birimi abartıyor.

Tamam şimdi bunu okuyan birimler oiyecek ki “hacı yalnız 1,6 gigabit hızı sadece peak hız… Yani olabilecek en yüksek hız. Özel ortamlarda uygun şartlarda yanlışlıkla belki de sağlanabilmiş en yüksek hız…” Haklı olurlar. Gerçekten de öyle. Ama ben de derim ki “hacılar o zaman bunu bültene yazacaksınız. Bu bültenin hiçbir yerinde geçmiyor. İletişim öyle şakaya gelir bir iş değil.”

Turkcell’in hızı 1,6 gigabit ile dünyanın zirvesinde yazacaksanız, bir zahmet 4 megabit ortalamayı da yükselteceksiniz. “Ya sizin hızınız harbiden 4 megabit mi” diye soran adama cevap vereceksiniz.

Tamam Türkiye’de “1,6 gigabit hızla zirvedeyiz ne demek be” diye soran gazeteci sayısı çok azalmış olabilir.

Ama bitmedi…

Yayım tarihi

Ceplere saldırılar yüzde 400 arttı

Günümüzde çalışanlar, iş verimliliğini daha da artırabilmek adına mobil cihazları tercih ediyor. Ancak kullanımı sıklaşan mobil cihazlar, yeterli siber savunmaya sahip olmadığı takdirde siber suçluların güçlü saldırılılarına davetiye çıkarıyor. Yapılan araştırmalara göre, güvenlik açıkları bulanan mobil cihazlara yönelik yapılan saldırılar %400 artarken, kullanıcılar arasındaki farkındalığın hala çok düşük olduğu görülüyor. Siber suçluların pes etmeksizin mobil cihazlara erişmek için çeşitli yollar denediğini vurgulan WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, bu cihazları hedeflemek için kullanılan yaygın saldırı tekniklerini ve alınması gereken önlemleri sıralıyor.

Kullanıcıların Yalnızca %1’i Mobil Cihazlarını Korumayı Tercih Ediyor!

Çoğu kullanıcı dizüstü bilgisayarlarını olası virüslerden ve kötü amaçlı yazılımlardan korumanın önemini daha iyi anlasa da çevrim içi işlemlerinin çoğu için güvendiği cihazları savunmasız bırakıyor. Öyle ki yapılan araştırmalarda, kullanıcıların yalnızca %1’inin cihazlarına kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımı yüklediği bildiriliyor. “Akıllı telefonlarımızdaki siber saldırıları önleme konusunda daha dikkatli olmamız gerektiği açık. Tehditler gerçektir ve yapılan araştırmalar, durumun daha da kötüye gittiğini açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerinde bulunan Yusuf Evmez, kullanıcıları gerekli önlemleri almaya davet ediyor.

Mobil Cihazları Hedefleyen Yaygın Siber Tehditler

Ağ güvenliği ve zekası, güvenli Wi-Fi ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın önde gelen küresel sağlayıcısı WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, mobil cihazları hedeflemek için kullanılan 5 yaygın saldırı tekniğini ve alınması gereken önlemleri paylaşıyor.

1. Sosyal Mühendislik: Sosyal mühendislik saldırıları hackerlerin çalışanlarınıza, şifreleri gibi özel bilgileri vermeleri veya cihazlarına kötü amaçlı yazılım indirmeleri için kandırmak amacıyla sahte e-postalar veya metin mesajları göndermesidir. Kimlik avı ve diğer sosyal mühendislik saldırılarına karşı en iyi savunma, çalışanlara şüpheli görünen kimlik avı e-postalarını ve SMS mesajlarını nasıl tespit edeceklerini ve bunların eline düşmekten nasıl kaçınacaklarını öğretmektir. Hassas verilere veya sistemlere erişimi olan kişilerin sayısını azaltmak, saldırganların kritik sistemlere veya bilgilere erişmek için sahip olması gereken erişim noktalarının sayısını azalttığı için kuruluşunuzun sosyal mühendislik saldırılarına karşı korunmasına da yardımcı olabilir.

2. Kötü Amaçlı Uygulamalar ve Veri Sızıntıları: Sızan veriler, kurumsal güvenlik için en büyük tehdit olarak kabul edilmektedir çünkü yapılan araştırmalar, günümüzde mobil uygulamaların %85’inin büyük ölçüde güvenli olmadığını göstermektedir. Kurumunuzu kötü amaçlı veya güvenli olmayan uygulamalar yoluyla veri sızıntısına karşı korumanın en iyi yolu, uygun güvenlik araçlarını kullanmak ve çalışanlarınıza eğitim vermektir.

3. Herkese Açık Wi-Fi: Herkese açık Wi-Fi ağları genellikle özel ağlardan çok daha az güvenlidir çünkü ağı kimin kurduğunu, şifrelemeyle nasıl korunduğunu, şu anda ona kimin eriştiğini veya izlediğini bilmenin bir yolu yoktur. Şirketinizi halka açık Wi-Fi ağları üzerindeki tehditlere karşı korumanın en iyi yolu, çalışanların şirket sistemlerine veya dosyalarına erişmek için bir VPN kullanmasını istemektir. Bu durum, sistemlerinize erişmek için genel bir ağ kullanıyor olsalar bile oturumlarının gizli ve güvenli kalmasını sağlayacaktır.

4. Uçtan Uca Şifreleme Boşlukları: Herhangi bir hassas iş bilgisi için uçtan uca şifreleme şarttır. Uçtan uca şifreleme, yetkisiz erişimi önlemek için birlikte çalıştığınız tüm hizmet sağlayıcıların hizmetlerini şifrelemesini sağlamanın yanı sıra kullanıcılarınızın cihazlarının ve sistemlerinizin de şifrelenmesini kolaylaştıracaktır.

5. Güçsüz Parola Alışkanlıkları: Hem kişisel hem de iş hesaplarına aynı cihazdan aynı ve güçsüz bir şifre ile erişmek, hackerlerin sistemlerinizi ihlal etmesi için yapması gereken işleri kolaylaştırmaktadır. Çalışanlarınızın mobil şirket uygulamalarına erişmek için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanmasını zorunlu kılmak, kimliklerini ek kimlik doğrulaması yapmaları gerekeceğinden, hackerlerin sistemlerinize erişme riskinin azaltılmasına da yardımcı olacaktır.

Yayım tarihi

Bakanlıktan 15 milyar TL yatırım desteği

Yatırımları desteklemek için sağlanan yatırım teşvik belgesi uygulamasından Temmuz ayında 672 proje yararlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen belgelerle projelerin yatırım tutarı 14 milyar 948 milyon 961 bin 316 TL olarak açıklandı. Yatırımların 19 bin 407 kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.

170 projeye 5 milyar TL yatırım

Resmi Gazete’de yayımlanan yatırım teşvik belgesi listesine göre, Temmuz ayında 170 yatırım teşvik belgesine tamamlanma vizesi verildi. Yatırım işlemi tamamlanan projelerin yatırım tutarı 5 milyar 856 milyon 148 bin 224 TL oldu. Yatırım teşvik belgesi kullanan firmalar, 4,5 yıl boyunca kurumlar vergisi indirimi, gümrük vergisi muafiyeti, KDV muafiyeti, SGK teşviki, faiz desteği gibi avantajlardan yararlanabiliyor. 

8 bin kişiye istihdam sağandı

İşletmelerin teşvik ve destekler konusunda bilinç düzeyinin artmasıyla istihdam ve ihracatta büyük hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu vurgulayan IFASTURK Mali Müşavirlik ve Denetim Kurucusu Mesut Şenel, “Temmuz 2021’de yatırım teşvik belgesi tamamlama vizesi alan projeler 8 bin 828 kişilik istihdam yarattı. İşletmelerin devlet desteklerinden faydalanarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaları ihracat ve istihdam oranlarını artırıyor. Devlet teşvik ve destekleri konularında deneyimli ekibimizle işletmeler için en uygun programları belirleyerek vergi avantajlarından ve finansman desteklerinden faydalanmalarını sağlıyoruz.” dedi.

Yayım tarihi

Vodafone’dan 25 liraya sınırsız TikTok

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. Sınırsız uygulamalar dünyasını sürekli genişleten Vodafone, dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen ve zaman geçirilen uygulamalar arasında ilk sıralarda yer alan TikTok’u da sınırsız kullanma imkânı sunuyor. Vodafone’un devrim niteliğindeki yenilikçi ürünü “Sınırsız TikTok Paketleri” ile Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. “Sınırsız TikTok Paketleri”, Vodafone Red’e yeni katılan müşterilere aylık 25 TL yerine 15 TL’ye sunulacak. 

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: 

“Bu dönemde müşteri alışkanlıkları ve ihtiyaçları hızla dijitalleşti. Dünya genelinde medya tüketimi ve dijital platformlarda geçirilen zaman ortalama %40 arttı. Vodafone olarak, dünyanın en büyük içerik sağlayıcısı markalarıyla işbirliği yaparak sınırsız uygulamalar dünyasında müşterilerimizin sınır tanımayan bir internet deneyimi yaşamalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda global ve yerel trendleri takip ederek mevcut kategorilerimizin içeriğini güncel tutmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda, son olarak dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen uygulamalar arasında yer alan TikTok uygulamasını da sınırsız uygulamalar dünyamıza dahil ederek Sınırsız TikTok Paketleri’ni kullanıma sunduk. Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. Vodafone’un sınırsız dünyasını daha da güçlendiren yenilikçi ‘Sınırsız Tiktok Paketleri’ni Red’e yeni katılanlara özel avantajlı bir teklifle sunuyoruz. TikTok’un da eklenmesiyle Red’li müşterilerimizin eğlencede sınır tanımayacağına inanıyoruz. Müşterilerimiz, TikTok uygulamasında en sevdikleri videoları ‘Gigabayt bitti’ derdi olmadan, gönül rahatlığıyla izleyebilecek. Yenilikçi ürün ve servislerimizle müşterilerimizin dijital deneyimlerini artırmaya devam edeceğiz.” 

3 seçenek halinde sunuluyor

Vodafone’un yeni “Sınırsız TikTok Paketleri”; haftalık, 15 günlük ve aylık seçeneklerle sunuluyor. Haftalık paket 7,90 TL, 15 Günlük paket 14,90 TL ve aylık paket 25 TL’den satın alınabiliyor. Sınırsız Red 20GB, 25GB, 30GB, 40GB tarifelerine yeni katılanlar, aylık “Sınırsız TikTok Paketi”ne 25 TL yerine sadece 15 TL’ye sahip olabiliyor. “Sınırsız TikTok Paketleri” 12 ay boyunca otomatik olarak yenileniyor, istenildiği zaman iptal edilebiliyor ve 12 ayın sonunda kendiliğinden iptal oluyor. “Sınırsız TikTok Paketleri”ne SMS, Online Self Servis ve Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden kayıt olunabiliyor.

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor. “Sınırsız İletişim” paketiyle WhatsApp, Telegram, Signal, BiP, Yaay ve Facebook Messenger uygulamaları; “Sınırsız Müzik” paketiyle Spotify, Karnaval, Fenomen ve Power App uygulamaları; “Sınırsız Sosyal Medya” paketiyle Facebook, Instagram ve Twitter gibi en çok kullanılan uygulamalar ve “Sınırsız Video” paketiyle YouTube, YouTube Müzik, YouTube Kids ve İzlesene’de izlenen videolar, tarifenin internetinden yemiyor. Vodafone’lular, 4 yıldan beri gigabayt saymadan en popüler uygulamaların tadını doyasıya yaşıyor. Vodafone Red müşterileri ise sınırsız uygulamalardan ek bir ücret ödemeden faydalanabiliyor.

Yayım tarihi