MENU

Superonline’ın 1 milyonuncu müşterisi fiber bağlattı

Watch Dogs kafada neyi kurumsallaştırıyor?

09/06/2014 Comments (0) Views: 536 ANKARA, MANŞET, Sansür

“Milletvekilleri ergen mi” sorum meclise gündem oldu

ERDEMİR 20140609 TBMMGeçen cuma Yurt gazetesinde yazdığım “Milletvekilleri ergen mi” yazısı, meclisteki basın topantısı ve basın açıklamasında konu olmuş. Konu Aykan Erdem’in açıklamalarıyla birlikte sizinle paylaşıyorum…

27 Mayıs 2014 günü TBMM İnternet ağından Diyarbakır Protestan Kilisesi’nin İnternet sitesine ulaşmaya çalıştığımda bu siteye erişimin “pornografik” olduğu gerekçesiyle Meclis’in filtresi tarafından engellendiğini tespit etmiştim. 28 Mayıs’ta Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e bu skandala ilişkin yazılı soru önergesi vermiş ve 2 Haziran’da Meclis’te düzenlediğim basın toplantısında daha önce Alevi ve LGBTİ sitelerini de yanlışlıkla engelleyen bu filtre uygulamasının Meclis’i küçük düşürdüğünü ifade etmiştim.

Türkiye kamuoyu, Meclis’ten Kaos GL ve Lambda İstanbul İnternet sitelerine erişimin engellenmiş olduğunu CHP Ankara milletvekili Sayın Aylin Nazlıaka’nın 13 Eylül 2011 tarihli yazılı soru önergesiyle öğrenmişti. Bu soru önergesinden 64 gün sonra, 16 Kasım 2011 tarihinde Kaos GL ve Lambda İstanbul siteleri filtrelemenin gerekçesi olan “Homoseksüellik” kategorisinden çıkarılmış ve Kaos GL “Genel Örgütler”, Lambda İstanbul ise “Kültür ve Sanat” kategorileri altında yeniden sınıflandırılarak erişim engeli gerekçesi kaldırılmıştır.  

LGBTİ sitelerinin yaşadığı deneyim, sınıflandırmaların ne derece keyfi ve bu nedenle de hataya açık olabileceğini kanıtlamaktadır. Örneğin KAOS GL sitesi 26 Ağustos 2009 tarihinde “Savunucu Örgüt” olarak sınıflandırılmış, 8 Mart 2010 tarihinde ise “Homoseksüellik” kategorisi altında yeniden sınıflandırılarak erişim engeli olan siteler listesine dahil olmuştur.

LGBTİ sitelerinin erişim engel olan kategoriden çıkarılmaları 64 gün sürmüşken, Diyarbakır Protestan Kilisesi’nin erişim engelinin gerekçesi konuyu gündeme taşımamın ardından 24 saat geçmeden kaldırılmıştır. 28 Mayıs’ı 29 Mayıs’a bağlayan gece saat 00:40’ta Diyarbakır Protestan Kilisesi İnternet sitesi TBMM’nin kullandığı filtre programı tarafından “Pornografi” kategorisinden “Küresel Din” kategorisine taşınmış ve kilise sitesine Meclis bilgisayarlarından erişim yeniden sağlanmıştır.

Filtredeki utandırıcı hatanın bu sefer hızla giderilmiş olması TBMM’de daha önce de Alevi ve LGBTİ sitelerini, Milli Eğitim Bakanlığı’nda ise Agos gazetesini engelleyen bu filtre uygulamasının yeni sıkıntılara yol açmayacağı anlamına gelmemektedir.   

Protestan Kiliseler Derneği adına derneğin Yönetim Kurulu Başkanı ve Bursa Protestan Kilisesi Pastörü İsmail Kulakçıoğlu tarafından 31 Mayıs’ta yapılan basın açıklamasında “Hristiyan vatandaşlar olarak parçası olduğumuz milletimizin meclisinde kiliselerimizin internet sitelerinin ‘pornografi’ gibi iğrenç ve bizleri aşağılayan, derinden yaralayan bir niteleme ile sansürlenmesini kınıyor” ve “bir daha böyle sansürler ve nitelemelerin yaşanmamasına örnek oluşturması için TBMM Başkanlığını tüm Hristiyan vatandaşlardan özür dilemeye davet ediyoruz” denmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en saygın kurumu olma niteliğini büyük bir dikkatle korumak zorunluluğu ve sorumluluğunu taşıyan TBMM’nin utandırıcı hatalarla kendi vatandaşlarını incitme ve rencide etme lüksü bulunmamaktadır. Sık sık yinelenen hatalar “Pardon, filtre programında bir yanlışlık olmuş” diyerek geçiştirilemeyecek bir yapısal soruna işaret etmektedir.

Bu nedenledir ki Meclis’in filtre uygulamasındaki hatalar zinciri geçtiğimiz hafta içinde yaygın basında da geniş yer bulmuştur:

Ezgi Başaran, Radikal gazetesinde 4 Haziran’da yayımlanan yazısında: “Bizi temsil etsin diye oy verdiğimiz milletvekillerine doğru ile yanlışı ayırma yetisi gelişmemiş, yargılama becerisi oturmamış bir çocuk muamelesi yapılıp bazı sitelere girişimin engelleniyor olması… TBMM Başkanlığı vekillerine ‘terör, pornografi, kumar’ müptelası olma ya da genel kurulda ‘oyun’ oynama ihtimallerine karşı güven duymuyorsa, biz ülkeyi yönetmeleri konusunda ne diye güveneceğiz?” diye sormuştur.

Gözde Kazaz, Agos gazetesinde 4 Haziran’da yayımlanan yazısında: “Kamu kurumlarında internet filtresi: Kime göre zararlı?” diye sormuştur.

Serhat Ayan, Yurt gazetesinde 6 Haziran’da yayımlanan yazısında “Millevekilleri ergen mi? Her milletvekilinin girip çıktığı tüm internet sitelerinin adres dökümlerini birilerinin tutuyor olma ihtimali sadece beni mi geriyor?” diye sormuştur.

Biz de bugün buradan bir kez daha sormak istiyoruz: 

1) Meclis’in kullandığı İnternet filtresinde erişim engelleme gerekçesi olarak kullanılabilecek 75 farklı kategoriden hangileri bugün filtreleme amacıyla kullanılmaktadır?

2) Bu 75 farklı kategori arasından hangilerinin TBMM’de erişim engeli gerekçesi olarak kullanılacağına kim, hangi kriterlere göre karar vermiştir?

3) Bu kararı veren kişi ya da kişileri kim yetkilendirmiştir? Filtreleme kararlarını veren bir milletvekili mi, bir kamu görevlisi mi yoksa bir özel şirket elemanı mıdır?

Örneğin, Kaos GL ve Lambda İstanbul sitelerinin filtrelenmesine yol açan “Homoseksüellik” kategorisini kim yasaklı bir kategori olarak belirlemiştir? Hatırlatmak isterim ki TBMM’nin filtreleme kararı aldığ “Homoseksüellik” kategorisi bu filtrelemele tercihinin yapıldığı dönemde filtre programı tarafından “Genel İlgi” kategorisinin bir alt alanı olarak tanımlanıyordu. O dönemde “Genel İlgi” kategorisi altında bulunan çok sayıdaki diğer alandan başka filtrelenenler olmuş mudur? Olmadıysa neden yalnızca “Homoseksüellik” kategorisi yasaklanmıştır?

Filtre programları, “Homoseksüellik” kategorisi altında tüm hak temelli savunucu örgütlerin filtrelenmesi gerekçesiyle Amerikan Yurttaş Özgürlükleri Birliği (ACLU) ve Yale Hukuk Fakültesi’nin “Beni Filtreleme” kampanyası çerçevesinde dünya kamuoyu tarafından da protesto edilmiş ve 2011 yılı itibariyle TBMM’ye filtre programını sağlayan şirket tarafından bütünüyle iptal edilmiştir.

Kısacası TBMM’nin pek çok farklı skandala yol açan filtre sistemi, sistemin barındırdığı yapısal sorunlar kadar, Meclis’in filtre ayarlarını belirleyen kişilerin tercihleri sonucu da hatalara yol açmaktadır. Bugün üzülerek belirtmeliyim ki filtre kategorilerinin belirlenmesi “homofobik” bir anlayışla gerçekleştirilmiştir. Bu homofobik uygulamanın sorumluluğu kime aittir?

TBMM’nin filtre uygulamasına ilişkin bu soruları sormak ve sorunları yüz yüze görüşmek için Meclis Başkanımız Sayın Cemil Çiçek’ten bir randevu talebim olmuştur. Sayın Çiçek randevu talebime olumlu yanıt vermiştir. Bu hızlı ve olumlu geri dönüş için kendisine teşekkür ediyorum. Bugün saat 15:30’da kendisiyle yüz yüze görüşecek, Meclis’in filtre uygulamasında bulunan ve kendisinin de henüz farketmediğine inandığım sorunları dikkatine sunacağım. Bu görüşme sonrası Meclisimizin bu yanlıştan geri döneceğine ve milletvekillerimize yönelik filtrenin kaldırılacağına inanıyorum.

CHP Ankara milletvekili Sayın Levent Gök’ün yazılı soru önergesini 14 Ekim 2011’de yanıtlayan TBMM Başkanvekili Sayın Mehmet Sağlam, filtrenin kaldırılılacağını belirtmiş ve “Siyasi parti gruplarını ve milletvekillerini sistem dışında bırakacak bir çalışma yapılmaktadır. Bunun için alınması gereken lisanslı yazılımların alım sürecine başlanmıştır. Çalışmaların bitiminde siyasi parti grupları ve milletvekilleri ayrı hak ve özgürlüklere sahip olacaktır” demiştir.

Ne yazık ki aradan 2 yıl 8 ay geçmiş fakat Meclis Başkanlığı bu konuda ilerleme sağlayamamıştır.

Bu nedenle bugün buradan bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum:

1) TBMM, milletvekillerine yönelik İnternet filtresi uygulamasından vazgeçmelidir. Arzu eden milletvekillerimize kendi kendilerini filtrelemeleri için gerekli destek verilebilir.

2) TBMM’de diğer kullanıcılar için filtre kullanımını söz konusu olacaksa buna ilişkin kriterleri belirlemek için milletvekillerinden oluşan bir komisyon kurulmalıdır.

3) TBMM sisteminde bugüne kadar filtreye takılan İnternet sitelerinin kayıtlarının incelenerek hangi dezavantajlı grupların sitelerinin filtreye takıldığı tespit edilmeli, bu grupların hepsinden özür dilenmelidir. Bu çalışma sonrasında milletvekillerine yönelik tüm filtreleme kayıtları imha edilmelidir.

Milletvekillerine İnternet filtresi Meclis’e yakışmıyor. Elektrik süpürgelerinin bile filtresizinin makbul olduğu günümüzde Meclis’e yakışan tek filtre hava filtresidir.

Tags: , , , ,

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.