Kategoriler
ANKARA İNTERNET MANŞET POLEMİK Sansür

Kanaltürk’e Türksat uymadı Arabsat uydu

Hatırlanacağı üzere ismi cemaatle anılan kanallar Türkiye’de yayıncılık üzerine bilinen tüm sistemler üzerinden itinayla ayıklandı. Ne Digiturk, ne Tivibu, ne Turkcell TV ne de Türksat… Sadece yayın saçakları ve platformlardan çıkarılmakla kalmadılar aynı zamanda parasını verip girdikleri Türksat uydularından da çıkarıldılar. İnsanlar bunu doğal olarak onlara yapılmış bir sansür olarak tanımladı.

Fakat Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş bunun kesinlikle bir sansür olduğunu düşünmüyor: KanalTürk ve Bugün TV’nin Türksat’tan çıkarılmasına ilişkin olarak, “Türksat’taki yayınların sonlandırılması basın ve ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik bir eylem olarak değerlendirilmemelidir. Logolu kanalların her zaman başka bir uydu üzerinden yayın yapması mümkün olduğu gibi karasal yayınları da halihazırda bulunmaktadır” dedi.

Şimdi bakalım başbakan yardımcısı sadece Türksat yok onun dışında da bir sürü kanal var derken neleri kastediyor: “Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada çok fazla uydu işletmecisi söz konusudur. Örneğin Eutelsat’ın Hotbird ve diğer uyduları, Azersat’ın Azercosmos uydusu, SES’in Astra uyduları, Yunanistan’ın Hellasat, Arabsat’ın Bedir uyduları gibi çok sayıda uydu işlemesi bulunmaktadır. Türkiye’de faaliyet gösteren yayıncılık alanındaki şirketlerden bir kısmı Eutelsat uydularından, bir kısmı da Azercosmos uydusundan yayın yapmaktadır.”

Yani Kurtulmuş diyor ki yeter ki bizim Türksat’ımızda olmasınlar da nereye giderse gitsinler. İster Yunan’a ister Azeri’ye ister Alman’a… Türk uydusuna almamak sansür gibi gelmiyor bizim hükümetimize. Mesela şu kitabı okumak yasaktır deyince eğer o sırada etrafınızda bir yemek ya da masal kitabı varsa, ilk kitabı okutmamak sansür olmaktan çıkıyor. Veya diyelim ki bir devlet yetkilisi hkkında fikir beyan etmek istiyorsunuz. Diyorlar ki o kişi hakkında konuşmak yasak. Ama “illa bu adam hakkında konuşmak zorunda mısın, git muhalefet lideri hakkında konuş” deyince olay sansür olmaktan çıkıyor. En olmadı bir haber yapmayı yasaklıyorlar size. E yapma o haberi bak bir sürü mafazin haberi var yapılacak… İfade özgürlüğünü engellemiyorlar yani…

 

Bu bakış açısıyla internete girmemize de gerek yok. Dereye girebiliriz mesela. O yüzden interneti yasaklamak sansür ya da ifade özgürlüğüne darbe değil.

Bu bakış açısını bize kazandıran hükümetimize çok teşekkür ediyorum.

Konuyla ilgili bir fıkrayı çağrıştırdı bana bu söylenenler:

Adamın biri bir bakkal dükkanında çalışmaya başlar. Müşteri gelir. Bizim acemi çırağa kola var mı diye sorar, çırak yok der. Adam tamam deyip çıkar dükkandan. Bakkal buna çok sinirlenir: “Müşteri kaçırılır mı hiç? Yok demeyeceksin müşteriye. Kola yok meyve suyu vereyim mi diyerek alternatif çözümler sunacaksın…” Çırak çok utanır. O sırada kapıdan bir müşteri daha girer, tuvalet kağıdı var mı diye sorar. Yoktur. Çırak bu müşteriyi elde tutmaya kararlıdır: “Tuvalet kağıdı kalmadı zımpara kağıdı verelim…”