MENU

Otonom arabaya binen bir daha binmem diyor

Türk usulü paylaşım ne demek?

26/05/2018 Comments (0) Views: 282 MANŞET

CHP’nin az ama öz bilişim önerileri

CHP seçim beyannamesini halka tanıttı. Tanıtımın ardından birkaç dakika geçmeden bunu internet ortamında paylaştı. Hemen açıp 82. sayasında başlayıp 83’te biten, çok özlü bilişim beyanlarını sizinle paylaşmak istiyorum:

Yurttaşlarımıza İnternet hakkı çerçevesinde, ücretsiz olarak aylık 2 GB’a kadar geniş bant İnternet erişimi sağlayacağız.

Fikir olarak güzel. Ama CHP’nin bunu beyannamesinde daha detaylı anlatabilmesi gerekiyordu. es ela sokakta mı verilecek bu internet bağlantısı? Cep telefonlarından mı verilecek? Herkesin evine hediye olarak 2 GB kota mı tanımlanacak? Yoksa 2 megabit denmek istendi de bu mu söylendi? Konuyu daha iyi tanıtmak anlatmak gerekiyor. Bir satırla geçmek bu anlamda doğru değil.

Yerli yazılım sektörünü teşvik edeceğiz. Kamu kuruluşlarında açık kaynak kod kullanımını yaygınlaştıracağız.

Bu çok iyi bir fikir. Daha önce denendi ve başarılamadı. Ama başarılması gerekiyor. Dünyaya bağımlı olmamak için kendi uçağımızı yapmaya çalışıyorsak yine dünyaya bağımlı olmamak için, tarihin bir döneminde ABD’nin çıkıp “benim yazılımları kullanamazsın” şebekliğine muhatap kalmamak için açık kaynak koduna geçmeliyiz. Bir an önce ve tüm varlığımızla geçmeliyiz.

KOBİ’ler ve sosyal işletmelerin e-ticaret kapasitelerini artırmaya yönelik önlemler alacağız.

Bunun da açılması gerekiyor. Nasıl yapacağız bunu. Yani fikir elbette çok güzel ama para eden şey fikir değil bunun nasıl yapılacağı. Yani dünyada savaşları bitireceğiz harika bir fikir. Ama nasıl diye sorduklarında öyle birbirimize bakıp kalabiliriz.

KOBİ’ler ve sosyal işletmelerin bulut bilişimi, elektronik tedarik ve stok yönetimi yöntemlerini kullanmalarını teşvik edeceğiz.

Bunu da tam olarak anlamadım. Yani bu şuna benziyor: Cerrahların neşter kullanmasını teşvik edeceğiz. Taksi şoförlerinin benzin tedarik etmesini teşvik edeceğiz gibi. Onun yerine acaba onlara açık kaynak yazılımlar dağıtarak ve bunları devletin uygun ortamlarında host ederek yapacağız demeliydi. Bu başlık biraz tuhaf kalmış.

Evrensel Hizmet Fonu’nu amacına uygun kullanacağız.

Bu mükemmel bir madde. Evrensel hizmet fonunu hatırlatıyor. Amacına uygun kullanılmadığı vurgusunu yapıyor.  Vicdanlı br bilişim ya da ekonomi muhabirinin bunu araştırması ihtimalini doğuruyor. (evet ben hala vicdanlı gazeteciler olması ihtimalini seviyorum)

Fiber optik altyapısını tamamlayarak, yurdun her köşesine nitelikli ve ucuz İnternet hizmeti götürülmesini sağlayacağız.

İşte yine nasılı anlatılmayan bir konu. Fiberin heryere yayılmasını hepimiz istiyoruz. Bunu istemeyen iktidar olduğunu da düşünmüyorum. Ama mühim olan bunun nasıl yapılacağı.

Ağ tarafsızlığını garanti altına alacağız.

Türkiye’de ağ tarafsızlığının olmadığını anlatmak için yine iyi bir fırsat. Ama bunu da nasıl yapacaklarını söylemeleri lazım. O kadar kolay ve hızlı bir iş değil.

Bilgi ve iletişim teknolojileri ve buna dayalı hizmetler üzerindeki ÖİV’yi bütünüyle kaldıracak, KDV’yi düşüreceğiz.

Hizmetler üstündeki ÖİV ve KDV… Mesela telefonla konuşma mı? İnternete girme hizmeti mi? SMS mi? Çok iddialı. Bunun sonuçlarının açıklanması lazım. Tek maddede geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konu. CHP bunu çok hızlı geçmiş.

Telekomünikasyon sektöründe başta sabit telefon ve altyapı hizmetleri olmak üzere, rekabet önündeki tüm engelleri kaldıracağız.

Bunu görmeyi çok isterim. Gerçekten yapılabilirse rekabetin önündeki engel firmaları o anlaşma töreninde masada görmek isterim

Start-up Hızlandırma Programları kuracağız. Sosyal işletme kapsamındaki start-up’lara 1 milyar TL çekirdek yatırım yani tohum yatırımı yapacağız.

Bu konu da biraz tuhaf. Devlet tartuplara çekirdek yatırımı yapmaz. Çekirdek yatırımını özel sektör yapar. Çünkü devlet işletme yapmaz. Özel sektör işletme yapar. Start-up’lara verilen para önemli değildir. O parayı veren kişinin bilgi birikimi ve çevresine sahip olmak mühimdir. Devlet bun söylenen bir milyar liradan tek kuruş vermese, onun yerine İstanbul ya da Türkiye’nin bir ilini Start-up cenneti Kaliforniya haline getirse… Mesela senede bir gün aynı İngiltere’de Prens Charles’ın yaptığı gibi devlet adına 5 startup dinleyip bunun kamu tarafından fonlanmasını sağlasa parti… Ama 1 milyar TL vereceğim demese…

Bilişim sektöründe, cirosunun yarısını ihracat ile elde eden firmalara kurumlar vergisi indirimi sağlayacağız.

Mükemmel fikir. Kim seçilirse seçilsin bunu yapsınlar.

Enerjinin ve diğer kaynakların sürdürülebilirliği ve verimli kullanılabilmesi için, dijital teknolojilerin getirdiği olanaklardan yararlanacağız.

Güzel fikir…

Robot üretimi, tasarımı ve yapay zekaya yönelik çalışma ve teşvikleri artıracağız.

Yanlış bakış açısı. Mutfak robotu da robot, çocukların oynadığı pilli aletler de robot. Bnun adını koymalıyız. Üretimin bilmem nesini gerçekleştiren robotlar, üniversite sanayi işbirliği, vs…

Veri analitiği, nesnelerin İnternet’i, üç boyutlu yazıcılar, siber güvenlik, biyoteknoloji, nanoteknoloji, hassas tıp gibi alanlara ayrılan kaynakları artıracağız; bu alanlarda insan kaynağı yetiştirilmesine, teknoloji geliştirilmesine ve üretilmesine destek sağlayacağız.

Block zinciri teknolojisine dair dünyada genel kabul gören kriterleri, ihtiyaç ve koşullarımıza uygun şekilde ekonomimize uyarlayacağız.

Bunlar önemli. Ama diğer konularda getirdiğim eleştiriyi buna da getirmek istiyorum: Bunları yapacağız demek sorun değil nasıl yapacağını söylemek önemli.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.