Turkcell’in şebeke hızı 4 megabit mi 1,6 gigabit mi?

Şebeke hızı çok enteresan bir şey. Bağlanan kişi sayısına göre değişiyor. Hava durumuna göre değişiyor. Baz istasyonuna olan uzaklığınıza göre değişiyor. Hatta çevrenizde çok fazla baz istasyonu varsa bu bile hızınızı negatif yönde etkileyebiliyor. Bn bunların hepsini Turkcell’de yaptığım sohbetlerde öğrendim.

İletişim çok enteresan bir şey: kime yaptığınıza göre somut sayısal şeyler bile inanılmaz şekilde değişebiliyor: Mesela iletişimi kurumsal iletişim yapıyorsa şirketin genel müdürünün ağzından hız 1,6 gigabit oluyor. Telefondan 1,6 gigabit nasıl gelir hiçbir fikrim yok. Bir keresinde Turkcell denemek için bana 1 gigabit karasal bağlantı vermişti. Kabloyla bilgisayara vermiştim o hızı ve inanamamıştım. Dosya indirirken indirmedi sanmıştım tekrar tekrar tıklamıştım linke. Meğerse indirmedi sandığım şeyi tıklar tıklamaz indiriyormuş. Kendime çok gülmüştüm sonrasında. Yani bunu mobil şebekede nasıl verirsiniz, hangi telefonla alırsınız, nerenize alırsınız hiç bilmiyorum.

Ama belli ki Türkiye’de birisi bir seferinde bu hızlarla bağlanmış ve o sırada oradan geçen bir Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği üyesi bunu deneyimlemiş. Sonra demiş ki Turkcell’e siz Küresel Durum Raporu’na göre Avrupa’nın en hızlı 4.5G şebekesine sahip operatörüsünüz… Hatta Turkcell LTE şebekesinde sunduğu 1.6 Gbps hız ile dünyanın en hızlı üç operatöründen biri…

Ardından belli ki Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği’nden olmayan bir vatandaşımız Turkcell’e demiş ki “ben de test yaptım. 4 megabiti geçemiyorum…” O zaman iletişime kendini Turkcell Müşteri Hiz olarak tanıtan birim girmiş. Ve demiş ki 4 megabit mobil bağlantı hızı, hız limitlerinin üzerindedir ve normaldir.

Şimdi biri 10 diğeri 15 olsa… Hani yüzde 50 fark olsa… Derim ki çevresel koşullar, anlık oynamalar, o bu şu… Olur. Ama biri 4, diğeri 1.600… Arada 400 kat fark var. Akıl karı mı bu? Ya Müşteri Hiz birimi Turkcell’in altını oyuyor yalanlarıyla… Ya da iletişim birimi abartıyor.

Tamam şimdi bunu okuyan birimler oiyecek ki “hacı yalnız 1,6 gigabit hızı sadece peak hız… Yani olabilecek en yüksek hız. Özel ortamlarda uygun şartlarda yanlışlıkla belki de sağlanabilmiş en yüksek hız…” Haklı olurlar. Gerçekten de öyle. Ama ben de derim ki “hacılar o zaman bunu bültene yazacaksınız. Bu bültenin hiçbir yerinde geçmiyor. İletişim öyle şakaya gelir bir iş değil.”

Turkcell’in hızı 1,6 gigabit ile dünyanın zirvesinde yazacaksanız, bir zahmet 4 megabit ortalamayı da yükselteceksiniz. “Ya sizin hızınız harbiden 4 megabit mi” diye soran adama cevap vereceksiniz.

Tamam Türkiye’de “1,6 gigabit hızla zirvedeyiz ne demek be” diye soran gazeteci sayısı çok azalmış olabilir.

Ama bitmedi…

Vodafone’dan 25 liraya sınırsız TikTok

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. Sınırsız uygulamalar dünyasını sürekli genişleten Vodafone, dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen ve zaman geçirilen uygulamalar arasında ilk sıralarda yer alan TikTok’u da sınırsız kullanma imkânı sunuyor. Vodafone’un devrim niteliğindeki yenilikçi ürünü “Sınırsız TikTok Paketleri” ile Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. “Sınırsız TikTok Paketleri”, Vodafone Red’e yeni katılan müşterilere aylık 25 TL yerine 15 TL’ye sunulacak. 

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: 

“Bu dönemde müşteri alışkanlıkları ve ihtiyaçları hızla dijitalleşti. Dünya genelinde medya tüketimi ve dijital platformlarda geçirilen zaman ortalama %40 arttı. Vodafone olarak, dünyanın en büyük içerik sağlayıcısı markalarıyla işbirliği yaparak sınırsız uygulamalar dünyasında müşterilerimizin sınır tanımayan bir internet deneyimi yaşamalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda global ve yerel trendleri takip ederek mevcut kategorilerimizin içeriğini güncel tutmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda, son olarak dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen uygulamalar arasında yer alan TikTok uygulamasını da sınırsız uygulamalar dünyamıza dahil ederek Sınırsız TikTok Paketleri’ni kullanıma sunduk. Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. Vodafone’un sınırsız dünyasını daha da güçlendiren yenilikçi ‘Sınırsız Tiktok Paketleri’ni Red’e yeni katılanlara özel avantajlı bir teklifle sunuyoruz. TikTok’un da eklenmesiyle Red’li müşterilerimizin eğlencede sınır tanımayacağına inanıyoruz. Müşterilerimiz, TikTok uygulamasında en sevdikleri videoları ‘Gigabayt bitti’ derdi olmadan, gönül rahatlığıyla izleyebilecek. Yenilikçi ürün ve servislerimizle müşterilerimizin dijital deneyimlerini artırmaya devam edeceğiz.” 

3 seçenek halinde sunuluyor

Vodafone’un yeni “Sınırsız TikTok Paketleri”; haftalık, 15 günlük ve aylık seçeneklerle sunuluyor. Haftalık paket 7,90 TL, 15 Günlük paket 14,90 TL ve aylık paket 25 TL’den satın alınabiliyor. Sınırsız Red 20GB, 25GB, 30GB, 40GB tarifelerine yeni katılanlar, aylık “Sınırsız TikTok Paketi”ne 25 TL yerine sadece 15 TL’ye sahip olabiliyor. “Sınırsız TikTok Paketleri” 12 ay boyunca otomatik olarak yenileniyor, istenildiği zaman iptal edilebiliyor ve 12 ayın sonunda kendiliğinden iptal oluyor. “Sınırsız TikTok Paketleri”ne SMS, Online Self Servis ve Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden kayıt olunabiliyor.

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor. “Sınırsız İletişim” paketiyle WhatsApp, Telegram, Signal, BiP, Yaay ve Facebook Messenger uygulamaları; “Sınırsız Müzik” paketiyle Spotify, Karnaval, Fenomen ve Power App uygulamaları; “Sınırsız Sosyal Medya” paketiyle Facebook, Instagram ve Twitter gibi en çok kullanılan uygulamalar ve “Sınırsız Video” paketiyle YouTube, YouTube Müzik, YouTube Kids ve İzlesene’de izlenen videolar, tarifenin internetinden yemiyor. Vodafone’lular, 4 yıldan beri gigabayt saymadan en popüler uygulamaların tadını doyasıya yaşıyor. Vodafone Red müşterileri ise sınırsız uygulamalardan ek bir ücret ödemeden faydalanabiliyor.

Türk Telekom 6 ayda yüzde 19 büyüdü

Türkiye’deki dijital dönüşümün lideri Türk Telekom, pandemi sürecinin devam ettiği 2021’in ilk yarısında da yüksek performansını sürdürdü. Yılın ilk 6 ayında yüzde 19 büyüme ile 15,8 milyar TL gelir elde eden Türk Telekom’un faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 7,8 milyar TL’ye ulaşırken, ilk yarı yılda FAVÖK marjı ise yüzde 49,6 oldu. Güçlü operasyonel performansı ve başarılı kur riski yönetimi sayesinde yılın ilk yarısında 2,6 milyar TL net kâr elde eden Türk Telekom’un yatırım harcamaları da ilk 6 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artarak 2,7 milyar TL’ye yükseldi.

Ümit Önal: “Dijital dönüşüm, stratejik yatırımlar ve müşteri deneyimi ile sürdürülebilir büyümeye bağlılığımız sürüyor”

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal: “2021’in ikinci çeyreğinde de Türkiye genelindeki müşterilerimize en iyi telekom hizmetlerini sağlayarak paydaşlarımıza tatmin edici bir finansal ve operasyonel performans sunmayı başardık. Sağlam geçmişimiz, en üst kalitedeki şebekemiz ile pandemiye yönelik önlemlerin devam ettiği bu dönemde, sıklıkla değişen müşteri davranışlarına ve iş ortamlarına hızlı bir şekilde uyum sağladık. Süratli dijital dönüşüm, stratejik yatırımlar ve birinci sınıf müşteri deneyimi ile sürdürülebilir büyümeye bağlılığımız sürüyor. Bir yandan günümüzün taleplerini yakalarken, diğer yandan da üstün hizmetlerin hızla sunulmasına odaklanıyor ve buna göre ilerliyoruz.” 

“Hedefimiz teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmek” 

Önal, “Türk Telekom olarak, hızla değişen dünyada muazzam bir dönüşüme liderlik ediyoruz. Müşterilerimize ve paydaşlarımıza hak ettikleri değeri sunmak için tüm kararlılığımız, çevikliğimiz, yükselen gücümüz ve bilgi birikimimizle sorumlu bir şekilde hareket ediyoruz. Türkiye’nin lider entegre telekom şirketi olarak aldığımız her karar ve attığımız her adım, teknolojiyi iyilik ve fayda için kullanmaya ve sürdürülebilir büyümeye hizmet ediyor. İnsanı merkeze alan yaklaşımımızla daha iyi bir toplum için Türkiye’nin dijital yolculuğuna ve 5G’ye geçişine öncülük etmek için çalışıyoruz. Verimlilik, risk yönetimi, finansal zindelik ve müşteri deneyimi odağımız, uygulamalarımızın vazgeçilmez yaklaşımı olmaya devam ediyor” dedi.

“Fiber yatırımlarımızla 5G’ye geçişin öncüsüyüz”

Türkiye’de 5G teknolojisine geçişe öncülük etme hedeflerinin devam ettiğini ve fiber yatırımların 5G’ye geçişteki önemine değinen Önal, sözlerine şu şekilde devam etti: “Ülkemizdeki herkesin fiber ağa erişimini sağlamak en önemli önceliklerimiz arasında. 2. çeyrek itibarıyla 81 ildeki fiber ağımız 345 bin km uzunluğa erişti. Toplam fiber abone sayımız 8,1 milyona erişirken, fiber abonelerimizin payı da yüzde 58’i aştı. Fiber dönüşüm projelerimiz sürekli artan kapsamamızla ileriye yönelik büyümemiz için güvence oluşturuyor.” 

“Mobilde ‘yüksek değer’ sağlamaya odaklanıyoruz”

Mobil iletişim alanında yüksek değer oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Önal, “Mobilde, güçlü pazar payımızın yanı sıra son birkaç yılda kapsama, şebeke kalitesi ve müşteri deneyimi gibi alanlarda büyük kazanımlar elde ettik. Güçlü ARPU büyümesi, devam eden fiyatlama aksiyonları, yenilikçi teklifler ve portföy optimizasyonu gibi çeşitli faktörler ile sağlandı. Premium segment ürünümüz Prime’a taşıdığımız abone tabanının da güçlü etkisiyle mobil ARPU’daki iyileşme beklentilerimizin de ötesinde seyrediyor. Prime bizlere önümüzdeki dönemler için mobilde daha fazla gelişme alanı sağlayacak.” dedi. 

“Dijital yeteneklerimizi daha da çeşitlendiriyoruz”

Önal son olarak, hızlı dijitalleşme çağında gerek bireysel gerekse de kurumsal müşterilerine sundukları ürün ve hizmet tekliflerini yenilediklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: “Artan ve hızla gelişen ihtiyaçlar karşısında bireysel ve kurumsal segmentlerde dijital çözümlerimizi daha da çeşitlendiriyor, çevrim içi satış kanallarımızı sürekli yeniliyoruz. Türkiye’deki kamu ve özel kuruluşların dijital evrimini desteklemek için yenilikçi bulut tabanlı hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Müşterilerimizi merkeze alıyor ve yaşam döngülerinde dokunduğumuz her alanda deneyimlerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Fintek ayak izimizi genişletmeyi ve KOBİ’lerin uçtan uca dijital dönüşümüne yardımcı olmayı sürdüreceğiz.”

2021 öngörülerimizi bir kez daha yukarı yönlü revize ediyoruz

İkinci çeyrekte beklentimiz üzerinde gerçekleşen gelir artışı, 2021 öngörümüzde yukarı yönlü bir revizyonu daha gerekli kıldı. Buna göre, 2021 yılı operasyonel gelir büyümesi beklentimizi yaklaşık %16’dan yaklaşık %17’ye; FAVÖK beklentimizi yaklaşık 15,4 milyar TL’den yaklaşık 15,8 milyar TL’ye; yatırım harcamalarımızı yaklaşık 8 milyar TL’den yaklaşık 8,5 milyar TL’ye yükseltiyoruz. 

Toplam abone sayısı 50,7 milyona ulaştı

Yılın ilk yarısında toplam abone sayısını 50,7 milyona taşıyan Türk Telekom’un son on iki aydaki net abone kazanımı 2 milyon oldu. Sabit genişbant abone sayısı 13,8 milyona yükselirken sabit genişbant ARPU yıllık yüzde 14 arttı. Fiber abone sayısı yılın ilk 6 ayında, yıllık yüzde 68 artış ile 8,1 milyona ulaştı. Mobil abone sayısı 23,4 milyon olurken mobil ARPU’da yıllık yüzde 14,8 büyüme kaydedildi.

Türkiye 5G üreticisi olmaya hazırlanıyor

5G teknolojisinin yaygınlaşması için çalışmalarına aralıksız devam eden ULAK Haberleşme,  tamamen yerli ve milli altyapı geliştirme faaliyetleri ile sadece yurt içine değil yurt dışına da hizmet vermek hedefiyle 5G ve ötesi için Türkiye’nin İletişim Gücü olmaya devam ediyor. Sektördeki araştırmalar sonucu ortaya çıkan sayılar, 5G’nin hayatımızda yaratacağı etkiyi şimdiden hissettirir nitelikte.  Dünya genelinde, Ocak 2021 itibariyle 61 ülkede 144’ten fazla servis sağlayıcısı 5G servis hizmeti verirken 2026 yılı sonunda kullanıcı sayısının 3.5 milyarı bulması bekleniyor. Gelecekte, dünyadaki mobil veri trafiğinin yarısından fazlasını taşıması beklenen 5G ağları ile; sağlık, akıllı ulaşım, endüstriyel üretim ve IoT sektörlerinin toplam gelirinin dört yıl içerisinde 700 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor. 5G teknolojisini üreten dünyadaki 7 ülkeden biri olan Türkiye, gelecekte 5G’de söz sahibi ülkelerden birisi olacak.

AR-GE’YE DAYALI ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ

Yabancı üreticilere karşı rekabetçi bir ürün ortaya koymanın, hedefleri arasında yer aldığını belirten ULAK Haberleşme Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Celal Sami TÜFEKCİ; “Türkiye’yi güvenli iletişim altyapıları ile donatma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mevcut 4.5G teknolojilerini sürdürülebilir kılma çalışmalarımızı sürdürürken, 5G ve ötesi için dünya standartlarında yenilikçi çözümler üretmek için de çalışıyoruz. Geniş bant iletişim teknolojileri konusunda ortaya koyduğumuz patentler (IPR) ile aynı zamanda katma değeri yüksek işler gerçekleştirerek, uçtan uca yerli ağ teknolojileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda ULAK Haberleşme AR-GE ekibi, yapmış olduğu patent başvuruları ile katma değeri yüksek işler gerçekleştirmenin motivasyonunu kazanırken, Ar-Ge çalışmalarını da bir o kadar heyecanla sürdürüyor.” dedi.

5G TEKNOLOJİSİNDE DÜNYADA İLK 7’DEYİZ

TÜFEKCİ, “Bu teknoloji, dünyada sadece 7 ülke tarafından üretiliyor ve Türkiye de bu ülkelerden birisi. Ülkemizin, bu ülkeler arasında yer almasının haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamda, geliştirdiğimiz milli teknolojimiz ile uluslararası pazarda da büyük pay sahibi olacağımıza inanıyoruz. Paylaşımcı ekosistem modeliyle, iki temel konuda çalışma modelini sürdürmeyi önemsiyoruz. Bunlardan birincisi; kuruluş misyonumuzda da yer alan yerli, milli ve güvenilir bir iş birliği modeli oluşturmak. İkincisi ise; kurduğumuz altyapı üzerinde çalışan yerli dikey sektörlere istihdam sağlayan ve cari açığı azaltacak girişimci bir model ile çalışmak.  Kritik AR-GE verilerini içeride tutan ve hem yatay hem de dikeyde güçlü bir ekosistem kuran bu iki model, operatörlerin kullanıcı olduğu sektörde sürdürülebilirliği sağlayacaktır” diye konuştu. 

TÜRKİYE’NİN VERİSİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

5G teknolojilerinin yanı sıra tamamen yerli ve milli haberleşme altyapısı olan ULAK uMAYA’nın da kullanımda olduğunu belirten TÜFEKCİ, Türkiye’nin verisinin milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.

Tüfekci, “Koyulan hedeflerin yabancı kaynaklı sistemlerle oluşturulan veri merkezleriyle gerçekleştirmesi oldukça zor. Amaç, uçtan uca veri güvenliği ise tek yol yerli ve milli sistemlerin kullanılmasından geçmektedir. Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilmiş olan uMAYA, bu noktada devreye girerek kritik bir rol üstlenmektedir. Örneğin, bir bankadaki bilgiyi diğer şubelere bulut ortamında iletiyorsunuz. Bu, güvenlik anlamında çok önemli çünkü verinizi yabancı bir firmaya açmamış oluyorsunuz. Bu nedenle, uMAYA kullanımının her geçen gün yaygınlaşmasını, ekonomik, teknolojik ve siber güvenlik açılarından zorunluluk olarak görüyorum. Bununla birlikte, uMAYA’ da kullandığımız veri merkezi çözümümüzle merkezi yönetim kolaylığı sağlarken, yetişmiş insan kaynağını da en verimli şekilde kullanmış oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Ayrıca, Kovid-19 salgınının etkileri göz önüne alındığında ihtiyaç haline gelen uzaktan eğitim, sağlık hizmetleri ve uzaktan çalışma konularında Türkiye’nin en ücra köşelerinde bile halkımızın hizmetindeydik. Örneğin; çocuklarımız için EBA, köylerde doktor ve asker çağrıları, karakollarda Mehmetçiklerin aileleriyle iletişimi gibi birçok başlıkta ULAK Haberleşme olarak ürettiğimiz çözümlerimiz  ile sahalarda operatörlerimizle beraber aktif rol alıyoruz”.

Görme engelliler sanatla buluşuyor

Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk projesi Telefon Kütüphanesi uygulaması, Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen İlaç Barkodu Okuma ve Para Tanıma fonksiyonu ile görme engelliler için daha erişilebilir bir yaşam sağlıyor. Türk Telekom; görme engellilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran uygulamaların yanında onların sanatla buluşmasına olanak sağlayan projelere de imza atıyor. Bu kapsamda, 31 Mayıs 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde ziyarete açılan, görme engellilerin sanatla buluşmasını sağlayan Tablolar Konuşuyor Dijital Resim Sergisi de ziyaretçilerini kabul ediyor.

Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, insanı merkeze alan yaklaşımı ile teknolojinin iyilik ve faydaya dönüştüğü sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor.  Türk Telekom’un bu kapsamda 10 yıl önce hayata geçirdiği Telefon Kütüphanesi uygulaması sürekli geliştirilerek görme engellilere sesli kitap dinleme özelliği dışında da kolaylıklar sağlayan bir teknolojiye dönüştü.

Para Tanıma ve İlaç Barkodu Okuma özelliği görme engellilerin hayatını kolaylaştırıyor

Türkiye’de 2017 yılında bir ilk gerçekleştirilerek uygulamaya eklenen Para Tanıma fonksiyonu, görme engellilerin ihtiyaç duydukları her an ve bir başkasına ihtiyaç duymadan ödemelerini güvenle yapabilmelerine olanak sunuyor. Uygulamanın Para Tanıma fonksiyonundan sıklıkla faydalandığını belirten görme engelli kullanıcı Amine Enner Akay, “Yapacağımız ödemeler, aldığımız para üstleri gibi küçük hesaplar için bile bizlerin büyük ihtiyacını karşılayan bu özelliği çok işlevsel buluyorum” diye konuştu. Sağlık sektörünün dijitalleşmesiyle ilgili çalışmalarına ağırlık veren Türk Telekom, ayrıca bir ilki daha gerçekleştirerek 2020’de RxMediaPharma İnteraktif İlaç Bilgi Kaynağı iş birliği ile İlaç Barkodu Okuma özelliğini hayata geçirdi. Bu özellik ile 6 binden fazla ilacın kullanma talimatı sesli erişimle hizmete sunuldu.  İlaç Barkodu Okuma özelliğini kullanan görme engelli Ali Öztürk, “Bu uygulamadan önce brail isim etiketinin yardımını alıyorduk. Ama biz ilacın yan etkilerini göremiyorduk, anlayamıyorduk. Sadece ismi görüyorduk ama bu uygulamayla hem ilacın ismini hem de kullanıma talimatlarını kimseye ihtiyaç duymadan öğrenebiliyoruz” dedi.

Görme engellileri sanatla buluşturan sergi: Tablolar Konuşuyor Dijital Resim Sergisi

Türk Telekom; görme engellilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran uygulamaların yanında onların sanatla buluşmasına olanak sağlayan projelere de imza atıyor. Bu kapsamda Türk Telekom’un sosyal sorumluluk projesi Telefon Kütüphanesi kapsamındaki ‘Tablolar Konuşuyor Dijital Resim Sergisi’ Emine Erdoğan’ın katılımı ile ziyarete açıldı. Sesli betimlemeli tablolardan oluşan eserler, Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde sergileniyor.

Sergiye; sivil toplum kuruluşları ve öğrenciler başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinden ziyaretçi yoğun ilgi gösterdi.

Türk Telekom şehirlere akıl veriyor

Türkiye’de dijital dönüşümün lideri Türk Telekom, yeni nesil şehir dönüşümüne yapay zekâ teknolojileriyle öncülük ediyor. Yeni Nesil Şehircilik İnisiyatifi ile 10 kentte hayata geçirilen çözümlerle, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar akıllı yaşama dair tüm alanlarda enerji tasarrufu sağlandı. Türk Telekom, IoT (Nesnelerin İnterneti) platformunda anlamlandırdığı verilerle kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlarken, sürdürülebilir bir kent yaşamına da destek oluyor. Türk Telekom’un ‘Yeni Nesil Şehir Platformu’ adı altında yeni nesil ulaşım, enerji, çevre, sağlık ve güvenlik alanlarında 10 kette hayata geçirdiği 55 akıllı çözüm, yaşam kalitesi yüksek, sürdürülebilir ve güvenli şehirlerin inşasına katkı sağlıyor. 

Kentler için sağlıklı ve çevre dostu yenilikçi teknolojiler

Akıllı ulaşım sistemleri ile donatılan kentlerde trafikte zaman kaybı, kaza sayısı ve yol çalışmalarından kaynaklanan gecikmeler büyük oranda azalıyor. Türk Telekom, son olarak kısa süre önce Aksaray Belediyesi ile ‘Yeni Nesil Bisiklet Projesi’ni hayata geçirdi. Proje ile kent sakinlerine alternatif, çevre dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım imkânı tanındı. 

“Belediyelerde elektrikte yüzde 40, sulamada yüzde 30 tasarruf”

Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Eser, konuyla ilgili açıklamasında “Türk Telekom olarak teknolojinin insanların ekonomik, sosyal ve ruhsal iyilik hâllerine hizmet etmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü bizim için hayatın merkezi insan. Bu yaklaşımla, Yeni Nesil Şehir Platformu adı altında şehirde yaşayanların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştiriyoruz. Bu kapsamda o kentte yaşayan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hızlı çözümler sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ çözümleriyle, sağlıktan ulaşıma, enerjiden güvenliğe pek çok alanda kent sakinlerine daha iyi bir yaşam sunuyoruz. Hayata geçirdiğimiz akıllı çözümlerle belediyelerde bugüne kadar elektrikte yüzde 40, sulamada yüzde 30 kaynak tasarrufu sağlandı. 5G ve yapay zeka konusunda da çalışmalarımız devam ediyor” dedi. 

1,2 milyon kullanıcıya ücretsiz wi-fi hizmeti

Türk Telekom’un yeni nesil şehircilik çalışmaları kapsamında Elektronik Denetleme Sistemi ile Karaman, Kars, Antalya, Kırşehir, Mersin, Edirne ve Denizli’de, Yeni Nesil Kavşak ile de Elazığ’da trafikte olumlu sonuçlar alındı. Ayrıca Kütahya Belediyesi Halka Açık Wi-Fi, Yeni Nesil Şehir Mobilyaları ve Mobil uygulama ile yeni nesil şehir çözümlerine kavuşturulurken, Sosyal Medya Yönetim Yazılımı ile ‘Dijital ve İnteraktif Belediyecilik’ vizyonu desteklenen belediye sayısı 29’a yükseldi. Yeni nesil şehirlerde öncelikli ihtiyaç olan Wi-Fi hizmeti ise açık alanlarda 1,2 milyon kullanıcıya toplam 523 TB veri kullanımı ile ücretsiz sunuldu. 

Türk Telekom geleceği seçti

Türk Telekom, yenilikçi fikirleri olan girişimleri destekleyerek, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, Türk Telekom tarafından Türkiye’de hayata geçirilen ilk kurumsal girişim hızlandırma programı PİLOT’un 9. dönem girişimleri belli oldu. Ağırlıklı olarak yapay zekâ odaklı, nitelikli ve özgün teknolojiler geliştiren ekiplerin oluşturduğu 18 girişimin her birine 200’er bin TL nakit desteği verilecek.  

Yeni dönemde programa katılacak girişim sayısını ve verilen nakit desteğini artırdıklarını ifade eden Türk Telekom Strateji, Planlama ve Dijital Genel Müdür Yardımcısı Barış Karakullukçu şöyle konuştu: “Türk Telekom olarak hedefimiz, ilk günden bu yana, girişimcileri desteklemek, girişimcilik ekosistemini güçlendirmek ve girişimlerle iş birliği yaparak müşterilerimize yenilikçi ürün ve hizmetler sunmak. PİLOT ile girişimlerin en çok ihtiyaç̧ duyduğu, nakdi sermaye ve mentor desteğini bir arada sunuyoruz. Girişimlere aynı zamanda Türk Telekom ile iş birliği fırsatı, eğitimler, iş bağlantıları ve yatırımcılara erişim imkânı sağlıyor, TT Ventures ile yatırım yaparak girişimleri büyütüyoruz. Bu yıl itibarıyla PİLOT programına katılan ekipler arasından seçilenler, dünyanın en büyük inovasyon platformu Plug&Play’in 4 haftalık ABD programına katılma fırsatına da sahip olacaklar. Seçilen her bir girişimi gönülden kutluyorum.”

Yapay zekâ ağırlıklı 18 girişim PİLOT’ta

Yeni dönem PİLOT girişimleri şöyle; reklam doğrulama hizmeti sunan Adnsafe, akıllı tarım uygulaması Agrovisio, yapay zekâ ve derin öğrenme veri servisi Arcanor, döngüsel ekonomi yeşil fintech çözümü Barty, şarj istasyonu çözümü Bluedot, otonom iş süreçleri geliştirme platformu Cameralyze, kolektif veri açıklama servisi Co-one, maliyet tahminleme ve tedarik zinciri yönetimi çözümü Costifier, dijital platformlardaki sahte ürünleri tespit eden Counterfake, sosyal medya karar destek çözümü Earnado, yapay zekâ destekli nöro teknoloji platformu emoty.Al, yapay zekâ ve doğal dil işleme tabanlı müşteri deneyim çözümü Feedgage, tedarik zinciri yönetim platformu Freightest, yapay zekâ tabanlı desen ve doku üretim yazılımı MYTH.AI, e-ticaret analitik çözümü NeSatılır.com, 3 boyutlu kalite kontrol yapılmasını sağlayan çözüm surfvis.ai, siber güvenlik çözümü Wallids ve video analitik çözümü XENA-VISION.

Geniş mentor ağına erişim ve Plug&Play Amerika Programı girişimleri bekliyor

PİLOT’a seçilen 18 ekip, program süresince geniş mentor ağına, büyük yatırımcılara ve Türk Telekom’un iş bağlantılarına erişim olanağı bulacak. Ekipler ayrıca program süresince çeşitli eğitimlere katılacak; ofis alanı, teknoloji alt yapısı, mobil iletişim paketi ve tanıtım desteği alacak. Program sonunda 18 girişim arasından seçilecek ekipler, dünyanın en büyük inovasyon platformu ve girişim sermayesi platformlarından Plug&Play’in 4 haftalık Amerika programına katılacaklar. Bu sayede, fikirlerini dünya çapındaki yatırımcılara tanıtma ve global şirketlerle iş birliği yapma imkânı elde edecekler.

Türk Telekom bugüne kadar PİLOT mezunu 73 girişime toplamda 5 milyon TL’nin üzerine nakit desteği verirken, mezun girişimler geçen yıl 850 kişiye istihdam sağladı ve 60 milyon TL ciro elde ettiler. Mezun girişimlerden 31 tanesi yatırım aldı. 

Turkcell eskiden telefon santralı alırdı şimdi rüzgar santralı alıyor

Turkcell, 2030 yılına kadar elektrik tüketimini yenilenebilir kaynaklardan karşılama ve 2050 yılına kadar net sıfır karbon olma hedefleri kapsamında attığı adımlara bir yenisini daha ekledi ve İzmir Karadağ Rüzgar Enerjisi Santrali’ni (RES) bünyesinde bulunduran Boyut Grup Enerji’yi satın almak için hisse devir sözleşmesi imzaladı. Devir, ilgili mercilerden gerekli izinlerin ve ön şartların tamamlanması sonrasında gerçekleştirilecek.

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, İzmir Karadağ RES’in satın alımına ilişkin şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarının hayata geçirilmesine öncülük ediyor ve çevre dostu kaynaklardan elektrik tedarik eden bir şirket haline gelmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda 2020 yılında öz tüketim modeli ile ürettiğimiz elektrik, bin 230 hanenin 1 yıllık elektrik tüketimine karşılık gelecek büyüklüğe ulaşmıştı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde grubumuzun ilk güneş enerjisi santrali ile yılda 1,2 milyon kWh elektrik üretiyor, 448 ton karbondioksit salınımını önlüyoruz. Türkiye’de solar panellerle kendi elektriğini üreten ilk veri merkezi olma özelliği taşıyan Ankara Veri Merkezimizde kurulu güneş enerjisi gücümüzle yılda 300 bin kWh elektrik üretiyoruz. Buna Çorlu Veri Merkezimizdeki, Diyarbakır ve Adana’da yer alan plaza binalarımızdaki güneş enerjisi yatırımlarını da eklediğimizde, sadece Türkiye’deki lokasyonlarımızda yılda yaklaşık 730 bin kWh enerji üretebilecek kapasiteye ulaştık. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji üretimi ile ilgili projelerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz.”

İzmir Karadağ Rüzgar Enerjisi Santrali’nin yüksek üretim verimliliğine de vurgu yapan Erkan, Turkcell’in sürdürülebilirlik odağını güçlendirmeyi ve çevreye bıraktığı izin daha da azalmasını amaçladıklarını ifade etti.

2016 yılında devreye alınan santralin lisans süresinin 2057’ye kadar devam edeceğini aktaran Murat Erkan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Turkcell Enerji, Enerjicell markasıyla tüm Türkiye’de bireysel ve kurumsal serbest tüketici kapsamındaki elektrik tüketicilerine hizmet veriyor. Yenilenebilir enerji ve santral yatırımlarımızın yanı sıra, yeşil enerji şirketleri ile yaptığımız elektrik ticaretleri sayesinde de çevreci yöntemleri teşvik etmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemlerde Turkcell Enerji Çözümleri’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını devam ettirerek, Turkcell’i sıfır karbon salınımı olan, çevre dostu kaynaklardan elektrik tedarik eden bir şirket haline getirmeyi hedefliyoruz.”

Turkcell, işletme değerinin 29,6 milyon dolar olarak belirlendiği Boyut Grup Enerji’nin satın alımında, şirketin net borçları sonrasında 11,5 milyon dolar tutarında nakit çıkışı gerçekleştirecek. Toplam kurulu gücü 18 MW olan İzmir Karadağ RES’in yılda yaklaşık 67,5 GWh’lik bir üretim gerçekleştirme kapasitesine sahip ve bu sayede 22 bin 500 konutun yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek. Santralin 2026 yılı sonuna kadar devlet alım garantisi bulunduğundan, 2021-2026 arası dönemde yıllık gelirinin yaklaşık 5 milyon dolar olması bekleniyor.

Türk Telekom’dan evdeki girişimcilere destek

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, yeteneklerini kazanca dönüştürmek ve işini dijital platformlara taşımak isteyen müşterilerine Evdeki Girişimci kampanyasıyla destek oluyor. Evdeki Girişimci Kampanyası ile evde internet müşterileri Wix Web Sitesi Paketi, Türk Telekom Akademi Kariyer Plus, Dijital Depo 500 GB ve McAfee Total Protection Cihaz Koruma 3 Lisans servislerinden yararlanabiliyorlar. 

Evdeki Girişimci kampanyasında müşteriler 94,90 TL’den başlayan fiyatlarla sunulan limitsiz fiber interneti kullanabiliyor, Wix Web Sitesi Paketi ile kendi gelişmiş özelliklerini barındıran web sitelerini kolaylıkla ve hızla oluşturabiliyor. Türk Telekom Akademi Kariyer Plus’ın geliştirdiği bilişim teknolojileri, web tasarımı, video montaj, 3D modelleme ve animasyon gibi pek çok alanda 11 binden fazla eğitim videosu ve 600’den fazla ders içeriği, istenilen konuyu sıfırdan öğrenme imkânı veriyor. McAfee Total Protection Cihaz Koruma 3 Lisans Hakkı ile müşteriler, cihazlarını virüslerden ve zararlı yazılımlardan korurken akıllı telefon, bilgisayar ve tabletlerindeki tüm belgelerini ve fotoğraflarını da Dijital Depo 500 GB servisi ile güvenle saklayabiliyorlar.  

Turkcell Türkiye’de veremediği 5G hizmetini yurtdışında veriyor

Sektöründe ilklerin öncüsü olan Turkcell, müşterilerinin 5G’yi yurt dışında deneyimleyebilmesi için hazırlıklarını tamamladı. Turkcell’liler Almanya, Belçika, Çin Halk Cumhuriyeti, İtalya, Romanya ve Tayland’ın da aralarında bulunduğu 29 ülkede 5G teknolojisini deneyimleme ayrıcalığına sahip oluyor. 5G deneyimini yurt dışında yaşayabilmek için 5G özelliği aktive edilmiş olan 5G destekli cep telefonu ile 4.5G uyumlu bir SIM karta sahip olmak ve SMS yoluyla 5G kullanma talebinde bulunmak gerekiyor. Turkcell müşterileri; 5G hizmetini deneyimlemek için ek bir ücret ödemiyor, dolaşım paketleri ve tarifeleri kapsamında aynı şekilde ücretlendirilmeye devam ediyor.

Murat Erkan: Turkcell ayrıcalığıyla müşterilerimize yine bir ilki sunuyoruz

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, “Yurtdışında 5G deneyimi sunarak Türkiye’de bir ilke daha imza atmanının mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Turkcell olarak en büyük önceliğimiz, müşterilerimizi her zaman yenilikçi teknolojilerle buluşturarak onlara benzersiz bir hizmet kalitesi sunmak. Bugün itibarıyla müşterilerimizi yurt dışında 5G teknolojisiyle buluşturuyoruz. 5G’yi destekleyen telefona sahip olan müşterilerimiz, anlaşmalı olduğumuz 29 ülkede artık ayrıcalıklı olarak 5G teknolojisini deneyimleyebiliyor. Müşterilerimize gerek yurt içinde gerekse yurt dışında en yeni teknolojileri sunmak için çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdüreceğiz” dedi.

Almanya’dan Çin Halk Cumhuriyeti’ne 29 ülkede kullanılabiliyor

Turkcell’liler, yurt dışında Turkcell’in anlaşmalı olduğu ülkelerdeki operatörler üzerinden 5G teknolojisini deneyimleyerek, 5G’nin sunduğu hız ve rahatlığın keyfini sürüyor. Yurt dışında 5G servisinin sağlandığı ülkeler arasında Almanya, Bahreyn, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Filipinler, Finlandiya, Güney Kore, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Katar, Kuveyt, Letonya, Lüksemburg, Norveç, Polonya, Romanya, San Marino, Suudi Arabistan, Tayland, Tayvan, Umman ve Vatikan yer alıyor. 5G deneyimini bugünden yaşamak için donanımı ve yazılımı 5G teknolojisini destekleyen telefona sahip Turkcell müşterilerinin, anlaşmalı ülkelere gittiklerinde telefonlarına gelecek SMS’deki adımları izlemeleri yeterli oluyor.

TELKODER rekabet için ara bağlantı ücretini artırın dedi

Serbestleştirme yapılan tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de telekomünikasyon alanında serbestleştirme yapılarak rekabetin sağlanması için kurumlar kuruluyor ve bir dizi işlem yapılıyor. Böylece, Telekomünikasyon alanında var olan yerleşik işletmecilerin ve diğer işletmecilerin rekabet güçlerini kullanmaları engelleniyor ve piyasaya yeni işletmecilerin girebilmesi sağlanıyor. Bunun için, bilindiği gibi, ülkemizde “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu – BTK” kuruldu. BTK öncelikle telekomünikasyon alanındaki pazarları belirliyor, ayrıntılı çalışmalar yaparak bu pazarlardaki “Etkin Piyasa Gücü”ne sahip işletmecileri belirliyor ve belirlenen bu işletmecilere çeşitli yükümlülükler getiriyor. 

Bu pazarlardan birisi olan “Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazarı” analiz çalışmaları ile farklı şebekelerde başlayıp farklı şebekelerde sonlanan çağrılar için işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri ücretler belirleniyor. Bu analiz yapılırken yerleşik işletmecinin ve piyasaya yeni giren işletmecilerin Pazar paylarına bakılıyor. Dolayısıyla işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri arabağlantı ücretlerinin rekabetin gelişmesi için çok önemli olduğu ortaya çıkıyor. BTK tarafından 2020 sonunda yapılan son analiz neticesinde STH Arabağlantı ücretlerinin düşürülmesine imkan sağlayan bir değişiklik yapıldı. Bu durum rekabetin yeterince gelişmemiş olduğu sabit telefon hizmetleri pazarında hizmet veren STH işletmecileri arasında endişe yarattı. 

Telekomünikasyon sektörün gelişebilmesi için rekabet ortamının sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “TELKODER olarak sektörün gelişmesi için düzenlemelerin önemine dikkat çekmemize rağmen alınan bu kararlar sektörde serbestleşme hedeflerini adeta yok sayıyor. Sabit telefon hizmetleri (STH) işletmecileri için çağrı sonlandırma tarifelerinde indirime yol açan bu değişiklik üyelerimiz tarafından endişeyle karşılandı. Oysa pazarda tam sağlanmış ve regülasyonlarla desteklenen bir rekabet ortamı, alternatif işletmecilerin de güçlenmesini sağlayarak tüketiciye daha kaliteli hizmet sunulmasını teşvik edecek. Regülasyonların alternatif işletmecileri koruyucu ve hatta güçlendirici nitelikte düzenlenmesi uzun vadede tüketici tarafında da daha kaliteli ve ucuz hizmetlerin sunulmasını destekleyecek.” diyor.

TELKODER, birkaç ay önce yaptığı açıklamada, STH pazarının gelişimi için önerilerini sıralamış ve ara bağlantı ücretlerinin artırılmasına ilişkin kritik önerilerde bulunmuştu. Derneğe göre 2009 yılından bu yana yürürlükte olan bu ücretlerin düşürülmemesi, hatta enflasyon ile dolar karşısında eriyen bu ücretlerin arttırılması gerekiyor. Dernek; 12 yıl içinde ekonomik olarak pek çok farklı vergi ve ek maliyetle de karşılaşan alternatif işletmecilerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve rekabetin gelişmesi için desteklenmeleri gerektiğini önemle vurguluyor. 

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “BTK verilerine baktığımızda STH pazarının giderek küçüldüğünü görüyoruz. Oysa bu pazarda faaliyet gösteren pek çok alternatif işletmeci bulunuyor ve vatandaşlarımıza kaliteli iletişim hizmeti sunmak için var güçleriyle çalışıyorlar. STH alanındaki alternatif işletmecilerin pazar payı %20 gibi çok düşük bir seviyede seyrediyor. Avrupa ülkelerindeki pazar paylarıyla kıyaslanmayacak kadar düşük bir orandan bahsediyoruz. TELKODER olarak STH işletmecilerinin pazar paylarını artıracak etkin düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. STH arabağlantı ücretlerinin artırılması işletmecilerimizin 12 yıldır maliyetlerine yansıyan artışlardan uğradıkları zararı azaltabilmeleri için önemli bir adım olacak. Arabağlantı ücretlerinde indirime gidileceğine dair aldığımız duyumların hatalı olmasını umut ediyoruz. Bu kararın alınması alternatif işletmecilerin önemli ölçülerde zarara uğramalarına neden olacak. Oysa; alternatif işletmecilerin korunması ve desteklenmesi daha fazla yatırım yapılmasına ve tüketicilerin de daha kaliteli hizmet alabilmesine olanak sağlayacak.” diyor.

STH işletmecileri için ara bağlantı ücretleri 2009 yılında belirlenmiş ve aradan geçen uzun yıllar boyunca fiyatlarda herhangi bir artırıma gidilmemişti.

Turkcell dijital çağı resmen başlattığını iddia ediyor. Peki öyle mi?

Turkcell dijital çağı başlattık çok acayip olacak biz süperiz minvalinde bir basın bülteni geçti. İçinden cümlelere teker teker TKNLJ formatında bakalım. Gerçekten öyle mi olmuş sizler karar verin:

Turkcell, kurumsal marka yapılanmasında değişiklik yaptığı yeni marka ekosistemini tanıttı. “Telekom operatörlüğünden çok daha öte dijital markalar ekosistemine dönüşüm” olarak tanımlanan yeni marka ekosistemi döneminde; BiP, Dergilik, fizy, Paycell gibi tüm dijital çözüm ve servis markaları tek Turkcell çatı markası altında konumlanacak.

Turkcell’in eskiden beri çok iyi olduğu bir alan var: Telekom operatörlüğü. Turkcell operatörlükten dijital markalar ekosistemine dönüşüyorsa iki şey olmalı: Ya operatörlükte sorun var ya da dijital markalarda inanılmaz bir gelecek var.

Gelecek olabilir mi diye markalara bakalım: BiP, rakibi WhatsApp, Telegram ve yeni çıkanlar olan bir uygulama. Henüz en babalar dahil kimse neresinden para kazanacağını bulamadı. Dergilik yıllardır varolan gazete ve dergi okutmayı hedefleyen bir uygulama. Ama ülkede gazete ve dergi okunması bitti. Kaç kişi okuyor bunu? Geçelim. Fizzy mi? Youtube veya Spotify varken mi? Paycell, neredeyse bir banka. Peki insanlar bunu ne kadar yoğun kullanacak? Turkcell markasını taşıyacak kadar mı? Dikkat etmek lazım…

Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alper Ergenekon: Dünya pandeminin de etkisiyle hızlı ve büyük bir değişim geçiriyor. Dijital okuryazarlık, dijital vatandaşlık tahmin edilenden çok daha hızlı gelişiyor. Biz de bu değişim ve gelişim karşısında markamızı dijital operatörden sınırların ötesine taşıyarak, daha yenilikçi, daha genç, daha teknolojik ve daha hayatın içinden bir ekosisteme dönüştürdük.”

Dijital okuryazarlık ve vatandaşlık gelişiyor. Peki buna Turkcell’in cevabı al sana dergilik mi olmalı? Turkcell ki herşeyin altyapısını taşıyor, en iyi ağ en iyi fiber verdiği için diğerlerine verdiği paranın iki katını veren kitleye sahipti. Şimdi ne düşünüyor herkes? Gerçekten eski imajını koruyabiliyorlar mı? Gerçekten de insanların kafasında ben buna daha çok veririm ve daha iyi hizmete kesin ulaşır paramın karşılığını alırım var mı? Mesela Turkcell çağrı merkezi “ben telefonda 6 megabitin üstüne çıkamıyorum” diye üzüntüsünü dile getiren insanlara “Türkiye ortalamasının üstündesin daha ne istiyorsun” derken mevcut durumu anlatmıyor mu? Özetle… Turkcell acaba eski operatör işlevlerini yerine getiremediği için biz aslında süper programlar yapıyoruz demiş olmuyor mu?

Bizim için BiP’te sohbet eden de fizy’de müzik dinleyen de Dergilik’ten gazete/dergi okuyup alışverişini Paycell’den yapan da birer Turkcell’li.”

Peki bunların sayısı kaç? Yani para kazandıklarından gidelim: Kaç kişi Dergilik’e Turkcellli olmadan para veriyor? Kaç kişi Spotify da neymiş ben Fizzy dinlerim diyor Turkcell müşterisi olmamasına rağmen? Para kazanmadıklarına bakalım: BiP abone sayısını göğsünü gere gere anlatıyor Turkcell. Peki bunların bıraktığı gelir ne? Reklam mı? Rakamsal olarak bilançoda BiP abone sayısı pek şirin gözüküyor ama gelir gider toplamında altta benden aldığı yıllık ücretin vergiler çıktıktan sonraki hali yazmıyor mu?

Ergenekon, geçirdikleri dönüşümü müşterilerine aktarabilmek için hazırladıkları yeni reklam filmi yüzlerinin Melis Sezen ve Barış Arduç olduğunu ifade ederek şunları söyledi: Rol aldıkları projelerle halkın beğenisini kazanan iki isim yeni reklam serimizin yüzleri olacak. Filmlerde ürün ve hizmetlerimiz çiftimizin hayatının her alanında yanlarında olacak. Bu filmlerle Turkcell yeni marka dönüşümünü tüm Türkiye’ye anlatacağız.

Yeni reklam bakış açıları güzel. Reklamla yapılan iletişim de benim bilgim olan bir alan değil. O yüzden ahkam kesmem doğru olmaz. Ama şunu biliyorum ki Selocan yerine gelen karakterler, kekeme korkak, palabıyıklı abi benim gözümdeki Turkcell’i anlatmıyordu. Ben o markaya aidiyet duygumu kaybettim o reklamlar yüzünden. 2000’lerin başında yapılmış efsane reklamları hatırlıyorum, şimdikilerle kıyaslıyorum. Bilemiyorum…

Yeni ekosistemde Turkcell’in ana marka olarak konumlandığını, Turkcell çatısı altındaki bağımsız markaların ise yaşam alanlarının özgür şekilde kurgulandığının altını çizen Ergenekon, yenilenen marka hissini müşteriye daha iyi yansıtabilmek için Turkcell’le özdeşleşen marka rengi lacivertin yanına sarı renk kullanımını da eklediklerini söyledi. Alper Ergenekon, bağımsız markalarının logolarında da sarı renk kullanımına yer verdiklerini sözlerine ekledi.

Sarı lacivert kullanımı, yine konunun uzmanı olmadığımı vurgulayarak devam edeyim, Türkiye’de kaç kişiyi bozar bunu düşünmüşlerdir umarım. Bugün Fenerbahçe stadının altına logosu sarı kırmızı diye McDonalds açılamadığını gözden kaçırmadan düşünmekte fayda var.

Sözün özü: Turkcell daha önce de birçok defalar vizyon ve misyon değişikliğine gitti. Biz artık teknoloji şirketiyiz dediler, biz artık satış şirketiyiz dediler. Ama bunların hepsinin altını dolduracak yeterli ürün ve hizmet vardı. Acaba dijital şirket olmasının altını dolduracak kadar “işe yarayan” mal var mı Turkcell’de? Bence yok. Var diyenlerin fikirlerine açığım, bilgilenmeye de açığım…

Türk Telekom zamandan ve paradan tasarrufun kısaltmasını TTiMoT olarak belirledi

Türk Telekom, yerli ve millî test otomasyon platformu ‘TTiMoT’ ile son kullanıcı terminallerini, uluslararası standartlarda el değmeden otomatik olarak test etmeye başladı. Platform sayesinde Türk Telekom, altyapısında kullanılan ve kullanılması planlanan müşteri terminallerinin test süreçlerini tam otomatize ve merkezi olarak yöneterek; 15 kata varan zaman tasarrufu, iş gücü ve hizmet kalitesiyle de önemli kazanımlar sağlıyor.

Türkiye’de dijital dönüşümün lideri Türk Telekom, ülkeye değer katacak yerli ve millî teknoloji ürünlerini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Türk Telekom, ağ anahtarlama-yönlendirme-güvenlik alanlarında, yazılım ve donanım odaklı ürün ve çözümlerin tasarım ve üretimi konusunda uzmanlaşmış Pnetworks bilgi teknolojileri şirketi ile birlikte tamamen yerli yazılım ve donanıma sahip ‘Türk Telekom İnovasyon Merkezi Otomasyon Tool’unu (TTiMoT) hayata geçirdi. TTiMoT ile son kullanıcı terminalleri, uluslararası standartlarda el değmeden otomatik olarak test ediliyor.

Genişbant modemler başta olmak üzere tüm ürünlerini, müşteri memnuniyeti ve altyapıya uyum konusunda çok kapsamlı testlere tabi tutan Türk Telekom, TTiMoT ile 15 kata varan zaman tasarrufu, iş gücü ve hizmet kalitesi sağlıyor. İşletmelerin dijital dönüşümlerini kolaylaştıracak ürün, hizmet ve çözümler sunan Türk Telekom, TTiMoT platformu ile uluslararası test cihazı ve otomasyon firmalarının sağladığı test otomasyon sistemini yerli firmalar ile yurt içinde gerçekleştiriyor. Böylece ülke ekonomisine büyük katma değer sağlarken yerli firmaların kabiliyetlerini de artırıyor.

Türk Telekom Network Mimari ve Kalite Güvence Direktörü Emel Uzun Subaş konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türk Telekom olarak özellikle son yıllarda yerli ürün ve proje odaklılığımızı test alanında da uygulamaya aldık. Bu doğrultuda, uzun yıllara dayanan bilgi birikimimiz ile yerli test otomasyon platformu TTiMoT’u hayata geçirdik. Pnetworks iş birliğinde geliştirdiğimiz yerli yazılım ve donanıma sahip TTiMoT ile kendi test süreçlerimizde zaman, iş gücü ve test kalitesi anlamında çok büyük kazanımlar elde ettik. Türk Telekom olarak,  ürünlerimizin müşteri memnuniyeti ve altyapıya uyumluluğunda çok kapsamlı testler uyguluyoruz. Örneğin; 3 farklı altyapıda 15 günde sona eren modem testlerimiz TTiMoT ile 1 gün içerisinde; yaklaşık 7 gün süren genişbant erişim sistem testlerimiz ise artık saatler içinde tamamlanabiliyor. Türk Telekom olarak Türkiye’nin yerli ve millî teknolojilerinin geliştiricisi olmaya devam edeceğiz.”

Telkoder Dijital Dönüşüm Ofisi’nin veri merkezi fikirlerini önemsedi

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç’un, Türkiye’de veri merkezi sektörünün desteklenmesi üzerine çalışma başlattıklarına ilişkin açıklamalarını değerlendirerek önerilerini sıraladı. TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, bu açıklamaların veri merkezi işletmeciliği sektörü tarafından olumlu bulunduğunu, yapılacak çalışmalarla dünya veri merkezi işletmeciliği pazarından ülkemizin de hak ettiği payı alabileceğini ifade ediyor. Teberci, ilgili çalışmaları yürütecek yetkili kurumlara; konuyu ülke verisinin ülkede kalması, veri güvenliği, kişisel verilerin korunması, ticari verilerin korunması, siber güvenlik gibi her yönüyle kapsayıcı bir şekilde ele almalarını ve bazı uluslararası şirketlerin tekel davranışlarının önüne geçmeleri tavsiyelerinde bulunuyor.

Veri merkezleri dijital dönüşümün stratejik yapı taşları arasında yer alıyor. Gartner’ın araştırmasına göre küresel veri merkezlerinden elde edilen gelir 2020 yılında 188 milyar dolar, 2021 yılında ise %6,2 büyüme ile 200 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor. 

Verilecek destekler yerli veri merkezlerini büyütecek nitelikte olmalı

TELKODER’in uzun yıllardır dikkat çektiği, veri merkezi işletmeciliği alanında yapılacak düzenlemelerin gecikmiş olması, sektörün gelişimini ve yerli veri merkezlerinin gelişimini geciktirmiş durumda. Bugün Türkiye pazarında veri merkezi yatırımı yapan işletmecilerin pek çoğu bu konuda tekel haline gelmiş olan uluslararası şirketlerle rekabet edecek büyüklüğe sahip değildir. TELKODER veri merkezlerinin desteklenmesini kritik ancak gecikmiş bir adım olarak nitelendirse de yerli işletmecilerin desteklenmesiyle ülkemizin bir şekilde yarışta kalabileceğini düşünüyor.

Açıklamalar sektör tarafından destekleniyor

“Türkiye’nin verisinin Türkiye’de barındırılmasına ilişkin hedeflerin gerçekleşebilmesi için somut adımların atılacak olması sektörün geleceği açısından umut verici.” diyen TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci sözlerini şöyle sürdürüyor: “Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç’un açıklamalarının veri merkezlerinin desteklenmesine ilişkin çalışmaları hızlandıracağını düşünüyoruz. Veri merkezleri konusunda geldiğimiz noktada özellikle küçük ve yerli veri merkezlerinin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yerli veri merkezlerinin desteklenerek gelişmeleri uluslararası büyük şirketlere karşı rekabet edebilmelerine yardımcı olacaktır. 2021 yılı sonuna kadar acil önlem alınmadığı takdirde bazı cep telefonu işletmecileri dışında Veri Merkezleri Pazarında rekabet edecek Yerli ve Milli diyebileceğimiz bir şirketimiz bile kalmayabilir. TELKODER olarak veri merkezlerinin geliştirilmesi ve küresel veri merkezleri pazarından hak ettiğimiz payı almak üzere üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi heyecanla bekliyoruz.”

TELKODER’e göre; 

  • Veri merkezlerine, “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında sağlanan destek ve teşviklerin kullanılabilmesi için 24 il sınırı ülke geneline yaygınlaştırılmalı ve beyaz alan sınırı (5000 ) kaldırılmalıdır.
  • Veri merkezi İşletmecilerine özel elektrik tarifesi hazırlanmalı ve özel indirimli fiber tarifeler oluşturulmalıdır.
  • Tüm erişim sağlayıcıların katılımının zorunlu olacağı birden fazla İnternet Değişim Noktasının kurulması bir an önce gerçekleştirilmeli, bir ucu herhangi bir veri merkezinde sonlanan kiralık devre ücretleri normal ücretin ¼’ünden fazla olmamalıdır.
  • 5 yıl süre ile veri merkezi personelinin gelir vergisinden %100 muafiyeti sağlanmalı, Sıfır maliyetli, uygun fiziksel şartlara sahip bina/kampüs imkânı tanınmalı, Türkiye dışına satacağı servislerin gelirlerinde %100, Türkiye içerisine satacağı servislerin gelirlerinde %50 oranında vergi muafiyeti sağlanmalı, anlaşmalı üniversiteler ve kurumlardan gerekli teknik personelin yetiştirilmesi şartı ile bu personelin maaşlarında %50 oranında devlet desteği verilmelidir.
  • Yeni yapılacak Veri Merkezleri, en az Uptime Institute, ANSI/TIA veya BICSI Tier III isteklerini karşılayacak nitelikte olmalı ve bu konuda Türk Standartları Enstitüsü (TSE), ülkemizin kendine ait Veri Merkezi Standartlarını oluşturmalıdır.
  • Yurt içi veri merkezi hizmetlerinden alınan ve yurt dışında sunulan hizmetler karşısında haksız rekabet yaratan yüksek vergiler kaldırılmalıdır.
  • Kamu Kurumlarımızın, kendi verilerini sınıflandırılması/derecelendirmesi ve saklanma önceliğine göre bu verileri kendi bünyesinde ve/veya yerli veri merkezlerinde barındırmalarına olanak tanımalıdır. Bu yöntem ile veriler, hem daha güvenli ve düşük maliyetli olarak saklanmış, hem de sektör oyuncuları dışarı itilmemiş ve sektörü büyütücü bir adım atılmış olacaktır.
  • Sosyal Medya uygulamaları için talep edilen yurt içinde veri tutma zorunluluğu, belirli bir yol haritası ile kritik tüm sektörlerde uygulanmalıdır.

Türk Telekom’dan ihtiyşaca özel dijital paketler

Türk Telekom, katma değerli servislerini yedi yeni ‘Dijital Paket’te bir araya getirdi. Türk Telekom’un evde internet müşterileri eğlence, oyun, eğitim, güvenlik, kişisel gelişim ve girişimci paketlerinden kendilerine uygun içerikleri seçerek cazip fiyatlarla yararlanabiliyor:

 Hayatın ritmi ‘Dijital Eğlence Paketi’nde 

Türk Telekom’un ayda 9,90 TL’lik ‘Dijital Eğlence Paketi’, hayatın ritmini yakalarken internetin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak isteyenler için birebir. Bu paketi seçenler, Muud Premium ve e-dergi servisleri ile hit şarkıları ve trend içerikleri kaçırmıyor. Dijital Depo ile anılarını depoluyor ve cihazlarında yeni anılara yer açıyor.

Gamer’lara özel ‘Playstore Loot Paketi’

“Favori oyunlarla, bol bol mücadele” diyen oyun tutkunları için ise Türk Telekom 17,90 TL’ye Playstore Loot Paketi’ni sunuyor. İnternetsiz ve oyunsuz kalamayan oyunseverler Türk Telekom’un oyun platformu Playstore’da kullanabilecekleri tek seferlik 100 TL’lik cüzdan kodu ve ücretsiz oyun hakkı kazanıyor. 

Çocuklar için akıllı ve güvenli internet: ‘Çocuk Güvenliği ve Eğitimi Paketi’

Çocuğunu zararlı içeriklerden uzak tutmak ve doğru içeriklerle gelişimini desteklemek isteyen ebeveynler ayda 17,90 TL’ye Çocuk Güvenliği ve Eğitimi Paketi’ne dâhil olabiliyor. Türk Telekom’un bu paketi ile birlikte çocuklar, zengin içerikli oyunlaştırılmış zekâ egzersizlerinin yer aldığı Mental Up ve İngilizce’nin severek ve kolay öğrenilmesi sağlayan Hedefim İngilizce ile gelişiyor. Ebeveynler McAfee Safe Family ve McAfee Total Protection 3 Cihaz Lisans Hakkı ile çocuklarının ve cihazlarının online dünyada güvende olduğundan emin oluyor.

Akıllı cihazları ‘Güvenlik Paketleri’ koruyor

Birden fazla cihazla evde veya dışarda internet kullananlara uygun ‘Güvenlik’ ve ‘Güvenlik Premium’ Paketleri, cihazlarını zararlı içeriklerden korumak ve cihazlarında yer açmak isteyenlere hitap ediyor. McAfee Total Protection 3 Cihaz Lisans Hakkı ve Dijital Depo 50 GB içeren Güvenlik Paketi 4,90 TL’ye; McAfee Total Protection 5 Cihaz Lisans Hakkı ve Dijital Depo 500 GB içeren Güvenlik Premium Paketi ise 9,90 TL’ye kullanıcılarla buluşuyor. 

 10 binden fazla eğitim videosu ‘Kişisel Gelişim Paketi’nde

Ev konforunda kendilerini geliştirmek isteyen Türk Telekomlular, ayda 9.90 TL’ye Kişisel Gelişim Paketi’nden faydalanabiliyor. Türk Telekom Akademi Kariyer Plus’ın geliştirdiği bilişim teknolojileri, web tasarımı, video montaj ve fotoğrafçılık gibi pek çok alanda 10 binden fazla eğitim videosu, istenilen konuda sıfırdan öğrenme imkânı veriyor. Kişisel Gelişim Paketi’ndeki Türk Telekom Akademi Yabancı Dil paketleri ise 7 farklı dilde eğitim içerikleri sunuyor. 

‘Dijital Girişimci Paketi’ yeteneği kazanca dönüştürüyor

Türk Telekom’un Dijital Girişimci Paketi, işini ve yeteneğini dijital platformlara taşımak ve yeteneklerini kazanca dönüştürmek isteyenlere yönelik… Ayda 17,90 TL’lik bu paket ile müşteriler Wix web sitesi platformu üzerinden kendi web sitelerini kolaylıkla oluşturabiliyor. Diğer yandan cihazlarını korumak ve dosyalarını depolamak isteyenler de McAfee Total Protection 3 Cihaz Lisans Hakkı ve Dijital Depo 500GB servislerinden yararlanabiliyorlar. 

Türk Telekom Ericsson ile 5G yolunda beraber yürüyor

Türk Telekom ve Ericsson, mobil iletişim hizmetlerinin karma ağ ortamlarında hızlı ve otomatik bir şekilde aktif hale getirilmesini sağlayan Ericsson Dinamik Aktivasyon (EDA) provizyon platformunun kullanıma alınmasıyla ilgili bir anlaşma imzaladı. Türk Telekom ile iş ortaklığını genişleten  Ericsson; anlaşma ile Türk Telekom’un mobil ağ BT provizyon platformu ortağı haline geliyor. 

Türk Telekom’un ağ modernizasyonuna yönelik çalışmalarını destekleyecek olan anlaşma, TT Mobil müşterilerine sunulacak yeni teknolojiler için kusursuz entegrasyon süreçlerine olanak sağlayacak. EDA platformunun hayata geçirilmesiyle, Türk Telekom, müşterileri için yeni teknolojileri kolaylıkla entegre edebilecek, provizyonlama süreçlerini optimize ederken 5G yol haritasını gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaşacak. EDA platformu, müşterilerin yeni hizmet tekliflerinden faydalanmalarını sağlarken Türk Telekom hizmetlerinin ülke genelinde pazara sunulma hızını daha da iyileştirecek. 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, ülkemizi 5G’ye hazırlarken, bir yandan da sunduğumuz ürün ve hizmetlerle müşterilerimizi değerli hissettirmeye devam ediyoruz. Dijital dönüşüm hedeflerimizi bir bir gerçekleştirirken daha iyi bir müşteri deneyimi için Ericsson ile iş ortaklığımızı genişletmekten büyük mutluluk duyuyoruz. 5G’ye geçiş süreci yaklaşırken, bizi anlayan ve günümüz mobil ağlarının gerektirdiği esneklik ve çevikliği sağlayan bir iş ortağıyla birlikte çalışmak bizim için büyük önem taşıyor.” 

EDA, Türk Telekom’un mobil hizmetlerinin karma çok tedarikçili ağ ortamında, dinamik olarak gerçek zamanlı bir şekilde etkinleştirilmesini ve provizyonlanmasını sağlıyor. Ayrıca, sanallaştırılmış hizmetler verilmeye başlarken, mevcut teknolojilerin yönetimi için esnek ve modüler bir çözüme olanak tanıyor. 

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, anlaşma ile ilgili olarak şunları söyledi: “Türk Telekom Grubu ile uzun süredir devam eden iş ortaklığımızdan büyük mutluluk duyuyoruz. 2023 Türkiye Vizyonu kapsamında belirlenmiş oldukça iddialı planlar bulunuyor. Bu planların sektörler genelinde hayata geçmesini sağlamak için en önemli unsurlarından birini ise telekomünikasyon altyapısı oluşturuyor. Günümüzün dijital dünyasında, dijitalleşmeyle gelen talepleri karşılamak için operatörlerin hizmetlerini daha hızlı ve esnek bir şekilde sunmaları gerekiyor. EDA platformuyla Türk Telekom’un operasyonel verimliliğin yanı sıra güvenilir ve sorunsuz bir kullanıcı deneyimi elde etmesine yardımcı oluyoruz. Bu iyileştirilmiş verimlilikler hem tüketicilere hem de işletmelere fayda sağlayacak ve tüm ekonomi için geleceğe hazır, gerçek anlamda çeşitlendirilmiş dijital dönüşümün yolunu açacak.” 

Vodafone iş ortağını satın aldı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösterenVodafone, yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olma yolunda büyümesini sürdürüyor. Sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçerek dijital servislerde de büyümeyi hedefleyen Vodafone, geleneksel Sabit Ses Santrali (PBX) altyapısını yeni nesil çözümlerle buluta taşıyan yerli teknoloji ve yazılım şirketi FGS’nin %50’sini satın aldı. Anlaşmaya göre, FGS’nin marka adı ve organizasyon yapısı aynı kalırken, FGS yönetim kuruluna Vodafone Türkiye’den 2 isim katılacak. FGS, Türkiye’deki tüm sektörlere hizmet veren bir firma olmaya devam edecek. %100 Türk şirketi olan FGS’nin ürün ve hizmetleri, Vodafone Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi olma hedefi doğrultusunda diğer ülkelere de ihraç edilecek.  

Yeni ortaklığı değerlendiren Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: 

“Vodafone olarak, 2025 yılına kadar Türkiye’nin en hızlı büyüyen dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için izlediğimiz yollardan biri, yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketine dönüşmeyi kapsıyor. Sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçiyor; dijitalleşmenin gücünü kullanarak, dijital pazaryeri, finans ve sigorta hizmetleri sağlayıcısı, dijitalleşmek isteyen işletmelerin en önemli destekçisi olma yönünde adımlar atıyoruz. FGS ortaklığı, yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olma yolunda attığımız önemli adımlardan biri. Bu işbirliğiyle, sabit ses pazarındaki payımızı artırmayı hedefliyoruz. Vodafone ve FGS Ar-Ge ekipleri yenilikçi ürünler geliştirme konusunda da işbirliği yapacak. FGS, Türkiye’deki tüm sektörlere hizmet veren bir firma olmaya devam edecek. FGS ortaklığımız, ülkemizde yerli ürün ekosisteminin gelişmesi konusundaki önceliğimizi de destekliyor. Türkiye’de yerlilik oranı daha yüksek bir haberleşme sektörü yaratılmasına yönelik adımları destekliyoruz. Yerli ekosistemimize dahil olan firmaları uzun vadede Vodafone’un global gücünden ve deneyiminden yararlandırmak istiyoruz. Bu kapsamda, FGS’nin ürün ve hizmetlerini de mükemmeliyet merkezi olma hedefimiz doğrultusunda yurtdışına ihraç etmek istiyoruz. Vodafone olarak, dijital servislerde büyümeye devam edeceğiz.” 

FGS CEO’su Nihat Yılmaz ise şöyle konuştu:

“FGS olarak 2011 yılından bu yana Yıldız Teknik Üniversitesi teknoloji geliştirme bölgesinde ses ve haberleşme yazılımları geliştirmekteyiz. Geliştirdiğimiz çözümler birçok kamu kurumu ve özel sektör firmasında yaygın olarak kullanım imkânı bulmaktadır. Türkiye’nin lider mobil ve sabit ağ operatörlerinden biri olan Vodafone ile ortaklık kurmamız bizlerin doğru yolda olduğunu göstermiş ve daha büyük hedeflere odaklanmamız için tüm ekibimize moral ve motivasyon kaynağı olmuştur. Kısa vadeli hedeflerimizde ses, video, mesajlaşma, e-mail ve sosyal medya gibi haberleşme kanallarının tek bir platform üzerinde birleştirilmesi ve ülkemizdeki tüm operatörlerde yaygın olarak kullanılması vardır. Orta vadede ise ülkemizde geliştirdiğimiz yazılımların Vodafone ile birlikte yurt dışına ihraç edilmesi ve yaygınlaştırılması ana hedeflerimizdendir. Vodafone ortaklığının bizlere verdiği güç ve avantajlar ile ülkemizde geliştirdiğimiz yazılımların, kendi alanlarında dünya markaları arasında yer alacağına inancımız artmıştır.”

Vodafone’un 7 yıldır iş ortağı

Vodafone’un 7 yılı aşkın bir süredir kurumsal iş ortağı olarak çalışan FGS, yazılım ürünlerini kendi geliştiriyor. Kamu alanında da projeleri bulunan FGS, ses alanında pek çok yenilikçi ürün sunuyor. Şirket, bulutta çalışan yazılım tabanlı sabit telefon santral sistemi Cloud PBX ürününün yanı sıra yine Cloud PBX altyapısına dayanan ve akıllı telefonlarda uygulama olarak kullanılabilen Cloud PBX mobil aplikasyonunu da geliştirdi. FGS ayrıca, tam kapsamlı çağrı merkezi çözümleri ve CRM entegrasyonu hizmetleri; sesli mesaj ve yönlendirme hizmeti, akıllı sesli mesaj gönderimi, sesli yanıt sistemi, sesten metne dönüştürme (speech-to-text) ve metni sese dönüştürme (text-to-speech) modüllerinden oluşan gelişmiş IVR çözümleri ve çoklu kişinin aynı anda bağlandığı sesli ve video görüşme çözümleri sunuyor. 

Türk Telekom üç senede sadece ülkeye değil dünyaya da çalıştı

Türk Telekom, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle geri dönüşüm, enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji kullanımı alanında Türkiye’ye örnek niteliğinde sonuçlar elde ettiğini duyurdu. Türk Telekom çalışanlarının Türkiye’nin dört bir yanında düzenlediği “E-Atık Topluyoruz, Doğayı Koruyarak Yeniliyoruz” kampanyası ile 2018, 2019 ve 2020 yıllarını kapsayan son üç yıllık dönemde yaklaşık 18 ton elektronik atık geri dönüşüme gönderildi. Toplanan atıkların üstün zekâlı çocukların elektronik atölyesi eğitimlerinde kullanılması sağlandı. Dönüşümden elde edilen gelir ile 55 çocuğun eğitimine katkı verilirken Türk Kızılay kurumuna da bağış yapıldı.

Dünya Çevre Günü’ne yönelik açıklama yapan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un sürdürülebilir çevre stratejisi kapsamında atık yönetimine ilişkin kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Önal, atık yönetim stratejileri doğrultusunda doğal kaynakların hızla tüketilmesinin önüne geçmeyi ve üretilen atıkları, çevre ve insan sağlığı için bir tehdit olmaktan çıkararak ekonomi için bir girdiye dönüştürmeyi amaçladıklarını ifade etti. Önal, küresel ölçekte öncelikli bir politika hedefine dönüşen sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının bu stratejinin temelini oluşturduğunu kaydetti. Karbon Saydamlık Projesi’ne (CDP) raporlama yapan Türk Telekom’un üretilen karbon miktarının azaltılmasına yönelik yürüttüğü projelere de dikkat çeken Ümit Önal, bu projeler sayesinde emisyon miktarlarını azaltarak hava kirliliğinin önüne geçildiğine ve yeşil enerji kullanım oranının artırıldığına vurgu yaptı.

Türk Telekom atıkların çevreye zarar vermesini önlüyor

Türk Telekom çalışanlarının gönüllü katılımıyla başlatılan Sıfır Atık Projesi etkinlikleri kapsamında çöplerin türlerine göre ayrı ayrı biriktirilip geri dönüştürülmesi sağlandı. Projeye ilişkin detaylar veren Önal, “Türk Telekom olarak insanı merkezimize alarak dokunduğumuz herkesi ‘Değerli Hissettirmek’ gayesiyle toplum ve çevre için iyilik ve fayda üretmeyi sürdürülebilirlik stratejimizin bir gereği olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Türk Telekom iş yerlerimizde Sıfır Atık Projesi kapsamında 2018-2019-2020 yıllarında elde edilen sonuçlara göre 26 ton cam atık geri dönüşümü ile 31 kilogram ham madde tasarrufu sağlandı. 340 ton atık kağıt geri dönüşümü ile 5 bin 780 adet ağaç kesilmekten kurtarıldı. 13,7 ton atık metal geri dönüşümü ile 18 kilogram hammadde tasarrufu sağlandı. 77 ton atık plastik geri dönüşümü ile 190 bin 672 litre petrol tasarrufu sağlandı. Ayrıca 1107 metreküp depolama alanı, 11 bin 250 metreküp su, 1 milyon 848 bin 485 kWh enerji tasarrufu oluştu ve 65 bin 418 kilo sera gazının doğaya salınımı engellendi” dedi.  

“Elektrikte yaklaşık yüzde 40, sulamada yüzde 30’a varan tasarruf sağlandı”

Türk Telekom’un kâğıt tüketimini ve kurumsal karbon ayak izini azaltmak amacıyla e-fatura kullanan müşteri oranını artırmayı hedeflediğini belirten Önal, “Türk Telekom ait 1.700’ü aşkın lokasyonda güneş enerjisi sistemi kullanıldı  ve bu sistem, toplam 2,35 MW civarındaki kurulu gücü ile enerji üreterek karbon salınımının azaltılmasını sağladı. 2020 yılında e-fatura kullanımı sayesinde Türk Telekom’un çevreye sağladığı katkı yaklaşık 54 bin ağaca, 13 milyon kWh enerji ve 101 bin metreküp su tasarrufuna tekabül etti. Türk Telekom’un birçok farklı şehirde, yerel yönetimlerle birlikte hayata geçirdiği ‘Yeni Nesil Şehirler’ projesi kapsamında yeni nesil enerji uygulamaları sayesinde bu şehirlerde elektrikte yaklaşık yüzde 40, sulamada yüzde 30’a varan tasarruf sağlandı. Yeni nesil ulaşım uygulamaları ile trafikte geçirilen sürede yaklaşık yüzde 35, yakıtta yaklaşık yüzde 30 tasarruf elde edildi ve bu sürenin düşmesine bağlı olarak karbon salınımının yaklaşık yüzde 25 azaltılması sağlandı. Çevreye verdikleri katkılardan ötürü tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

Kırsala hızlı internet uydudan gidebilir

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), geçtiğimiz günlerde Almanya’nın kırsal bölgelere uydudan genişbant internet sağlanması için duyurduğu destek programının ülkemiz için de faydalı bir model olabileceğine dikkat çekiyor. Genişbant uydu internetin Türkiye’nin dijitalleşme seviyesine önemli bir katkı sunacağını ve altyapı oluşturma gerektirmediğinden tüm sürecin daha hızlı ilerleyebileceğini vurgulayan TELKODER; öğrenciler, girişimciler, KOBİ’ler ve çiftçiler için bu projenin önemli olduğuna dikkat çekiyor. 

Geçtiğimiz günlerde SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın Almanya ziyareti sonrası Almanya Federal Ulaştırma ve Dijital Altyapı Bakanı Andreas Scheuer, kırsal kesimin SpaceX Starlink Genişbant hizmetine erişmesi için 500 €’luk bir destek programı oluşturmayı planladıklarını açıkladı. Avrupa Komisyonu’nun, AB’deki konumları ne olursa olsun tüm vatandaşlar için genişbant bağlantısını en üst düzeye çıkarma hedefini de destekleyen bu adımla Almanya, 10 Mbps’nin (saniyede 10 megabit) altında yavaş internet hızına sahip kırsal haneleri 500 €’luk bir kuponla sübvanse ederek ülke çapında yaklaşık 200 bin haneye genişbant internet sunmayı hedefliyor. Hızlı ve bürokratik olmayan bu yolla ülkenin dijitalleşme seviyesinin katlanarak artması bekleniyor. 

“Ülkemizin geleceği için uydu internetin sağlayacağı faydalar bir an önce fark edilmeli” 

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “Ülkemizin dijitalleşebilmesi, dijital ekonomiden payını alabilmesi için tüm vatandaşlarımızın uygun maliyetli ve yüksek hızlı internete erişimini sağlamamız gerekiyor. Bugün, eğitimden finansa kadar hayatımızda kritik bir öneme sahip internete hala ulaşamayan bölgelerimiz bulunuyor. Pandemiyle birlikte özellikle kırsal kesimlerde internet erişiminin olmadığı ve bu durumun gerek ülkemiz içinde gerekse ülkemiz dışında önemli bir dijital uçurum yarattığını gördük. Ülkemizde fiber altyapı yatırımları maliyetler, çeşitli engellemeler ve sorunlar nedeniyle yeteri kadar ilerleyemiyor. Bu açığımızı daha hızlı ve altyapı gerektirmeyen uydudan sağlanan genişbant internet hizmetiyle giderebiliriz. Ülkemizin geleceği için uydu internetin sağlayacağı faydalar bir an önce fark edilmeli ve geç kalınmadan adımlar atılmalı. Çiftçilerimizin, kırsal kesimlerdeki öğrencilerimizin, kırsal kesimde kalarak yeni girişim modelleri hayata geçirmek isteyen gençlerimizin internete ulaşımını sağlamamız, Almanya’da ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi uydu internet alabilmeleri için destek paketleri sunmamız gerekiyor.” diyor.

TELKODER önerilerini şöyle sıralıyor;

  • 11 Haziran 2016 tarih ve 29739 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Elektronik Haberleşme Sektörü Yetkilendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile uydu üzerinden elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, Haziran 2018’e kadar “kullanıcılarına ait trafiği Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kurulmuş uydu yer istasyonları üzerinden geçirme yükümlülüğü” getirilmiştir. Yönetmelik değişikliği ile varılmak istenen amaca ulaşılabilmesi ve internet trafiğinin tüm düzenleme gerekliliklerinin yerine getirilerek internet erişiminin Türkiye’den sağlanabilmesi için farklı çözüm yöntemleri oluşturulabilmektedir. Dolayısıyla, düzenleme ile varılmak istenen amaca başka teknik imkânlar ile ulaşılması mümkündür. Bu nedenle, ülkemizde uydu haberleşme hizmetlerinin gelişmesinde karşımıza en büyük engellerden bir tanesi olarak çıkan uydu yer istasyonu kurma yükümlülüğü kaldırılmalıdır. 
  • Uydu genişbant internet hizmeti, haberleşme uyduları aracılığıyla yapılan yüksek hızlı bir internet bağlantısı sağlıyor. İnternet bağlantısı olmayan veya altyapısı çok zayıf olan bölgelerde yaşayanlar için genellikle tek çözüm olarak karşımıza çıkyor. Avrupa’da birçok GEO, MEO ya da LEO’da hizmet veren uydu şirketleri en ücra bölgelere dahi internet hizmetinin ulaştırılmasını sağlayan çeşitli hizmetler sunuyor. Günümüzde uydu genişbant internet hizmeti ile kırsal bölgelere kalıcı ve hızlı bir şekilde internet hizmeti verilebilecek. Almanya örneğinde olduğu gibi ülkemizde de Türksat kapasitesi kullanımı zorunlu olmadan, uydudan genişbant hizmeti alacak abonelere ihtiyaç duyulan desteğinin verilmesi ya da evrensel hizmet fonunun bu destek için kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu projelerin, ancak istenilen her işletmeciden alınabilecek şekilde planlanmasıyla ülkemiz için çok daha ucuz ve hızlı şekilde neticeleneceği unutulmamalıdır.

Vodafone evden çalışmayı beğendi, kalıcı hale getirdi

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Mart 2020’den bu yana uygulamakta olduğu uzaktan çalışma düzenini aşı ve normalleşme takvimine bağlı olarak Eylül 2021 itibarıyla hibrit çalışmaya dönüştürecek. Eylül 2020’de Müşteri Hizmetleri ekibini tamamen evden çalışmaya geçirerek  Türkiye’nin her yerinde istihdam olanakları yaratmanın önünü açan Vodafone, geriye kalan tüm çalışanları için pandemi sonrasında hibrit çalışmayı kalıcı hale getirmeye hazırlanıyor. Vodafone, çalışanlarına hem uzaktan hem de ofis alanlarında çalışmanın avantajlarını deneyimleme imkânı sunacak. Vodafone’un uygulayacağı hibrit çalışma modelinde, toplam çalışma zamanının ortalama %40’ı ofisten, %60’ı ise uzaktan olacak şekilde düzenlenecek.  

Yeni dönemde, Vodafone’un Maslak, Teknokent ve bölge ofisleri, çalışanların işbirliği, inovasyon, sosyalleşme amacıyla bir araya gelecekleri buluşma noktaları olacak. Vodafone çalışanları ayrıca, ilerleyen dönemde İstanbul’un çeşitli lokasyonlarında bulunacak paylaşımlı ofisleri de kullanabilecek. Paylaşımlı ofisler sayesinde, çalışanlara belli günlerde İstanbul’un diledikleri bir yerinde ya da evlerine en yakın noktada bulunan paylaşımlı ofiste çalışma imkânı sunulacak.

“Çalışan deneyimini ve esnekliği merkeze alıyoruz”

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, şunları söyledi:

“Pandemi ‘Ofiste olmak başarı göstergesidir, çalışanların verimliliğini görerek sağlayabilirim’ anlayışını ortadan kaldırdı. Yeni dönemde, zamandan ve mekândan bağımsız, çıktı ve iş odaklı çalışma yaygınlaşacak. Vodafone’da Mart 2020’den bu yana tüm merkez ofis çalışanlarımız uzaktan çalışmaya devam ediyor. Eylül 2020’de Müşteri Hizmetleri ekibimizin tamamının pandemi sonrası dönemde kalıcı olarak uzaktan çalışacağını duyurmuştuk. Şimdi de merkez ofis çalışanlarımız için benzer bir adım atarak, pandemi sonrası dönemde kalıcı olarak hibrit çalışma modeline geçiş kararı aldık. Aşı ve normalleşme takvimine bağlı olarak önümüzdeki Eylül ayında hibrit modele geçmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte, önceliğimiz çalışanlarımızın ve ailelerinin sağlığı ve güvenliği olmaya devam edecek. Çalışan deneyimini ve esnekliği merkezine alan, uzaktan çalışmanın verimliliği ile ofislerde çalışmanın sinerjisini harmanlayan bir model uygulayacağız. Bu modelle, uzaktan çalışmanın getirdiği özgürlük ve verimliliği, ofislerde olmanın getirdiği ortak çalışma kültürü ve sosyal ortam ile entegre edeceğiz. Çalışanlarımıza hem uzaktan çalışma, hem de inovasyon, ortak akıl üretme, ekiplerarası sosyal etkileşim için ofislerimizi kullanma imkânı sunacağız. Çalışanlarımız, zamanlarının ne kadarını uzaktan, ne kadarını ofislerde geçireceklerini kendi işlerinin gereklilikleri ve kişisel tercihlerine bağlı olarak belirlemekte özgür olacak.”

“Ofisler sosyalleşme alanı olacak”

Hibrit modelle ofis kavramının da tamamen değiştiğini belirten Bülent Bayram, şöyle devam etti:

“Ofislerimiz, standart mesai saatleri içinde bulunduğumuz alanlar olmaktan çıkacak. Ofislerimizi birbirimizle sosyalleşebileceğimiz, farklı ekiplerle işbirlikleri yapıp yeni fikirler üretebileceğimiz, kolektif çalışmalarımız ve kritik paydaşlarımızla yapacağımız görüşmeler için kullanacağımız birer ‘merkez’ olarak konumlayacağız. Organizasyonumuzu ve çalışanlarımızı hibrit çalışma modeline hazırlamak amacıyla dijital yemek kartı, ergonomi destek paketi, uzaktan çalışma kiti gibi yeni yan haklar ve destek paketleri tanımladık. Ayrıca, yeni dijital platformları hayatımıza katarak uzaktan çalışma düzenindeki toplantı, işbirliği, sosyalleşme ve inovasyon deneyimlerimizi iyileştirdik. Vodafone Türkiye olarak, çalışan deneyimini merkeze koyduğumuz uygulamalara devam edeceğiz.”

Evlerde ergonomik çalışma ortamı 

Vodafone, hibrit çalışma modelini desteklemek üzere, ergonomiden toplantı düzenine kadar çeşitli alanlarda bazı yeni uygulamaları da hayata geçirdi. Pandeminin başında ofisteki sandalye, monitör, aydınlatma gibi ergonomi ekipmanlarını dileyen çalışanlarının evlerine yollayan Vodafone, bir sonraki aşamada evlerde doğru çalışma ortamını sağlamak için tüm çalışanlarına 2 bin TL değerinde Ergonomi Hediye Çeki hediye etti. Vodafone ayrıca, Mimari Destek programını hayata geçirerek çalışanlarının evlerinde ergonomik ortamı sağlamalarına destek verecek şekilde danışmanlık sağladı; tüm çalışanlarının evlerine çalışma deneyimlerini destekleyecek ürünleri içeren Uzaktan Çalışma Kiti gönderdi ve dijital toplantılardaki deneyimi iyileştirmek üzere kulaklık dağıttı.

Rezervasyon için mobil uygulama

Vodafone, hibrit çalışma modelindeki deneyimi desteklemek üzere, çalışanların ofislere gelişlerini kolayca planlamalarını sağlayacak bir mobil uygulama hayata geçirdi. OneApp adı verilen bu uygulamaya Vodafone ofislerinde masa, toplantı odası ve otopark kullanımını planlamayı sağlayacak bir rezervasyon sistemi de entegre edildi. Bu sistemde, çalışanlar, 1 hafta önceden rezervasyona açılan masaları kendileri veya ekip arkadaşları için yarım veya tam gün olarak rezerve edebiliyor. Proje grupları oluşturarak, birlikte çalıştığı kişilerin veya ekibin rezervasyonlarını uygulama üzerinden takip edebiliyor. Sosyalleşme alanları ve anlık kullanım için ayrılmış müsait masalar için rezervasyon gerekmiyor. Bir sonraki aşamada, çalışanların, servis, restoran, park alanı ve kuaför kullanımlarını da rezervasyon sistemi üzerinden planlamaları hedefleniyor.

Beceri gelişimine odaklı programlar

Vodafone, işe alımdan işe başlangıç deneyimine (onboarding), mesleki eğitimlerden liderlik gelişimine kadar tüm süreçleri dijitalleştirerek çalışan deneyimini iyileştirdi. Ayrıca, beceri gelişimini odağına alarak, çalışanlarına yeni alanlarda beceri kazandırmak ve geleceğin mesleklerinde kariyerlerine devam etme imkânı sunmak için UpSkill ve ReSkill programları hayata geçirdi.

Yeni toplantı düzeni 

Vodafone’da iş ve özel hayat dengesini desteklemek üzere toplantı düzeninde de değişiklikler yapıldı. Buna göre, her çarşamba 13:00-17:00 arasında iş toplantısı yapılmayacak ve çalışanların kişisel gelişim, inovasyon ve ekip ruhuna odaklanmaları teşvik edilecek. Ayrıca, toplantı süreleri maksimum 45 dakika olarak belirlenerek toplantı aralarında minimum 15 dakika ara verilmesi sağlanacak. 

Dijital yemek kartı uygulaması

Çalışanlarının esnek bir şekilde diledikleri restoranda kullanabilecekleri dijital yemek kartı uygulamasına geçen Vodafone, hibrit çalışma modeliyle uyumlu olacak şekilde çalışanları için spor, psikoloji, beslenme ve sağlık alanlarına da yatırımlar yaptı.