Dezenformasyona karşı eğitim var

NATO Kamu Diplomasisi tarafından desteklenen “Türkiye’de Bilgi Düzensizliği ile Mücadele Etmek: Eğitici Temelli Program” başlıklı proje, bilgi düzensizliğine neden olan ve bu yolla bilgi ekosistemine derinden zarar veren faktörlerin neler olduğu, neden ve nasıl meydana geldiği ve hangi kanallarla engellenebileceği konusunda eğitim yaklaşımıyla farkındalık yaratmayı ve Türkiye’de “bilgi güvenliği” üzerine düşünen ve tartışan bir topluluğun oluşmasını hedefliyor. Projenin koordinatörlüğünü Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emel Parlar Dal ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emre Erdoğan yürütüyor. Projede ayrıca Şaban Çaytaş, Ayda Sezgin ve Sude Karahasan da görev yaptı.

Projenin ilk iki aşaması Haziran ayında Eğitici Eğitimi Programı ve Kursiyer Eğitimi Programı ile tamamlandı. Bu aşamada bilgi düzensizliği konusuyla ilgilenen 20 eğitici, proje koordinatörleri tarafından gerçekleştirilen iki günlük bir eğitimden geçerek bu konuda detaylı olarak bilgilendirildiler. Bir sonraki aşamada eğiticiler yaklaşık ikişer saatlik çevrimiçi derslerle günümüz bilgi ekosistemi, yanlış bilginin dijital ortamda yayılımı, yanlış bilgiyle mücadele, küresel politikada dezenformasyon gibi konularda eğitimler verdiler; bu eğitimlere toplamda 300’den fazla katılımcı katılarak sertifika almaya hak kazandı.

Son olarak www.dezenformasyonegitimi.org internet sitesinde dileyen herkesin ücretsiz bir şekilde her an ulaşabileceği açık erişimli bir ders tasarlanarak Dezenformasyon Eğitimi başlığıyla kamuoyunun erişimine açıldı. Türkiye’de bu konuda ilk defa hazırlanan bu açık erişimli çevrimiçi eğitim yanlış bilgi ile ilgili temel kavramları, yanlış bilgilerin dijital platformlarda nasıl yayıldığı, yanlış bilgilerden kaçınmak için hangi araçların kullanılabileceği, küresel politikada enformasyonun ve dezenformasyonun rolü gibi konuları içeriyor. 

Bilgi düzensizliği ile mücadele etmek amacıyla hazırlanan Dezenformasyon Eğitimi dersine çevrimiçi olarak erişebilir, ders videolarını izleyebilir, bilgi düzensizliği ile ilgili çeşitli okuma ve linklere ulaşabilir, eğitimleri tamamlayarak sertifikanızı alabilirsiniz. Farklı üniversitelerden, farklı disiplinlerden oluşan eğitimci kadrosuyla Dezenformasyon Eğitimi bilgi düzensizliği ile ilgili temel kavramlar, sosyal medya platform mimarileri, dijital medyada yanlış bilginin yayılımı ve bilgi-güvenlik ilişkisi gibi konulara eğiliyor.

Bu çevrimiçi araçta katılımcılar aşağıdaki derslere katılabilirler.

  1. Dezenformasyon: Temel Kavramlar – Prof. Dr. Emre Erdoğan (İstanbul Bilgi Üniversitesi)
  2. Güvenlik Sorunu Olarak Dezenformasyon – Dr. Gökçe Gezer (İstanbul Bilgi Üniversitesi)
  3. Yanlış Bilginin Yayılımı: Platform Mimarileri – Doç. Dr. Akın Ünver (Kadir Has Üniversitesi) 
  4. İnfodemi – Prof. Dr. Emre Erdoğan (İstanbul Bilgi Üniversitesi)
  5. Yanlış Bilginin Psikolojisi – Doç. Dr. Sinan Alper (Yaşar Üniversitesi)
  6. Yanlış Bilgiyle Mücadele Araçları – Koray Kaplıca (Doğruluk Payı)
  7. Dezenformasyon ve Dayanıklılık – Doç. Dr. Suncem Koçer (Kadir Has Üniversitesi)
  8. Yanlış Bilginin Yayılımı: Dijitalleşme – Doç. Dr. Bilge Narin (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi)
  9. NATO ve Yanlış Bilgi – Prof. Dr. Emel Parlar Dal (Marmara Üniversitesi)
  10. NATO, Rusya ve Güvenlik – Dr. Ziya Meral (Centre for Historical Analysis and Conflict Research)

Sosyal medya hesapları kaç yaşında açılmalı?

Yaz tatiliyle beraber çocukların ve ergenlerin sosyal medya kullanımları da arttı. 13 yaşından önce sosyal medya hesabı açılmasının sakıncalı olduğunu belirten uzmanlar, sosyal medya kullanımında bilgilendirmenin ve çocuğa rol model olmanın önemine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, çocuklar 3 yaşından önce ekranlı cihazlarla tanıştırılmamalı, 12 yaşından önce de cep telefonu alınmamalı.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Neriman Kilit, çocuk ve ergenlerde sosyal medya kullanımı ve ailelerin dikkat etmesi gerekenler konusunda değerlendirmelerde bulundu.

3 yaşından önce ekranlı cihazlarla tanıştırılmamalı

Günümüzde çocukların, teknolojinin çok yoğun kullanıldığı bir dünyanın içerisine doğduğunu belirten Neriman Kilit, “Doğumundan itibaren gerek çocuğu oyalamak, gerek yemek yedirmek, gerek sakinleştirmek için ebeveynlerimiz teknolojiyi kullanabiliyor. Ancak hem güvenli bağlanmanın oluşması hem de çocukta dil ve iletişim yeteneklerinin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için 3 yaşından önce çocukların ekranlı cihazlarla tanıştırılması uygun değildir.” uyarısında bulundu.

Yaş dönemlerine göre kullanım süresi ne kadar olmalı?

Ayrıca ekranlı cihazlarla erken karşılaşmanın çok önemli etkileri olduğunu vurgulayan Neriman Kilit, yaş dönemlerine göre ekran kullanım sürelerinin sınırlandırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:  “Bu çocuklarda çok erken yaşta ekran bağımlılığı ve açlık tokluk hissi gelişimi, sağlıklı tuvalet eğitimi ve ekran olmadan kendi kendini sakinleştirme yetisi gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. 3 yaşından sonra okul öncesi yaş grubu için önermiş olduğumuz günlük bireysel teknoloji kullanımı 30 dakika, ilk öğretim yaşında ilk 4 yıl 45 dakika, ikinci 4 yılda 1 saat, lise çağlarından sonra ise 2 saattir. Yani yetişkinlik çağlarında da önerimiz 2 saatle sınırlanmasıdır.”

12 yaşından önce cep telefonu alınmamalı

Bu süreçte ergenlik öncesi yani 12-13 yaşları öncesinde çocuklara bireysel cep telefonu alınmasını tavsiye etmediklerini belirten Neriman Kilit, “İnternet kullanımının bu yaşlara kadar ev içinde herkesin kullanabileceği  ve çocuk kilidi olan bir bilgisayardan ebeveyn denetiminde olmasından ve sosyal medya’nın bireysel kullanımına ve hesap açılmasına izin verilmemesini önermekteyiz.” diye konuştu. 

Sosyal medyanın, çift taraflı ve eş zamanlı olmak kaydı ile bilgilerin paylaşıldığı, diğer insanlarla iletişime geçildiği ve diyalogların kurulduğu, zaman ve mekân sınırlamasının olmadığı, internet sunucularından hizmet alan bir medya alanı olduğunu ifade eden Neriman Kilit, bu özelliklerinden ötürü giderek daha sık kullanıldığını söyledi. Neriman Kilit, “Özellikle ergenlikle birlikte çocuklarımız hem arkadaşlarıyla haberleşmek hem de gelişen dünyadaki değişikliklerden haberdar olmak ve ilgi alanı olan konularda paylaşımlarda bulunabilmek için sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanmayı talep etmektedir.” diye konuştu.

13 yaşından önce sosyal medya kullanımına izin verilmemeli

Çocukların oyun oynayacağı alanların yok olması, ebeveynlerin çalışma hayatından fırsat bulamayıp aile içi paylaşımlarının azalmasına kadar diğer birçok sebeple çocukların sosyal medya kullanımına yöneldiğini kaydeden Neriman Kilit, “Genellikle çocuklar tarafından kullanılan sosyal medya ağları olarak, facebook, instagram, twitter şeklinde sıralanabilir. Uygulamalarda her ne kadar hesap oluşturma yaşı 13 olsa da sistem tarafından denetleme mekanizması bulunmadığı için burada görev ebeveynlere düşmektedir.”dedi.

Çocuğun sosyal medya kullanımına 13 yaşından sonra izin verilmesi tavsiyesinde bulunan Neriman Kilit, çocukların sosyal medya kullanımında kurallar koyarken öncelikle çocuğun bireysel özelliklerinin ön planda tutulması gerektiğini söyledi.

Psikiyatrik sorunlar varsa sosyal medya kullanımı ertelenebilir

Psikiyatri Uzmanı Neriman Kilit, çocuğun karar verme yetisini etkileyen DEHB, yıkıcı davranım bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu veya duygudurum bozukluğu gibi psikiyatrik bir bozukluğu olması halinde ergenlik sonuna veya çocuğun psikiyatrik bozukluğunun belirli bir düzene girene kadar sosyal medya kullanımının ertelelenmesinin bile söz konusu olabileceğini kaydetti.

Ebeveynler bu tavsiyelere kulak verin

Ergenlik yaşındaki bireylerin hormanal ve bilişsel hızlı gelişimlerinden ötürü doğru karar verme yetilerinin sınırlı ve yavaş yavaş gelişim sürecinde olduğunu kaydeden Neriman Kilit, ebeveynlere tavsiyelerini şöyle sıraladı:

  • Başlangıçta ebeveynlerle ortak hesap açılması önerilebilir. 
  • Çocuğa yabancılarla konuşmaması, olası durumlarda yaşanabilecek istismara varabilecek kötü sonuçlar hakkında bilgi verilmelidir.
  • Günlük kullanım süresi konusunda günde 2 saati geçmeyerek şekilde ebeveynin rol model olması gerekir. 
  • Kullanım süresi haricinde kişinin sosyal hayattan arkadaşlarıyla yüz yüze zaman geçirmesinin vereceği hazzın sosyal medyayla yakalanamayacağı anlatılmalıdır.
  • İnternetin olumsuz bir şekilde kullanılmasının birey üzerinde, depresyon, yalnızlık, sosyal çevresiyle kurduğu bağların zayıflaması gibi problemleri ortaya çıkarabileceği anlatılmalıdır.
  • Çocuğun spor ve sanata yönlendirilmesi teşvik edilmelidir.
  • Ayrıca bireylerin gündelik hayatında önemli bir yer kaplayan, planlarını sosyal medya hesaplarına göre yaparak uygulayan, sosyalleşmeyi ve kültürel faaliyetlerini internet üzerinden gerçekleştiren bireylerin “sosyal medya bağımlısı” haline gelebileceği ve her yaşta kişinin kendini bundan koruması gerektiği anlatılmalıdır. 

Haber alınan yer sosyal medya güvenilen yer TV

BAREM’in Türkiye’yi temsili eden bin kişi ile gerçekleştirdiği araştırma, en çok haber aldığımız mecraların sosyal medya ve TV’ler olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre seyirci, haber almak için en fazla Fox TV’yi tercih ediyor. Son dönemde en sık izlenen ve dikkat çeken haberler arasında ise; COVID-19, Kanal İstanbul, Sedat Peker ve Müsilaj konuları yer alıyor.

Pazar Araştırma ve Danışmanlık şirketi BAREM, Türkiye temsili bin kişi ile medya konusunda kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, Türkiye’de medya izleme alışkanlıklarında geleneksel medyadan yeni mecralara doğru bir dönüşüm gerçekleştiğini gösteriyor. Araştırmaya göre; en çok haber alınan mecralar arasında %56 oranla sosyal medya öne çıkıyor. Sosyal medyayı TV’ler (%55) takip ediyor.

En güvenilir haber mecramız; TV

Araştırmaya göre, TV kanalları haberleri TV’den izleyenlerin %76’sı tarafından güvenilir bulunurken, sosyal medya kullanıcılarının %69’u sosyal medyadan aldıkları haberlere güveniyorlar. Online gazete içinse bu oran %64.

Dizi ve film izlemek için de tercih; geleneksel TV kanalları

Evde film ve dizi izlemek için hangi mecraların kullanıldığı sorulduğunda geleneksel TV kanalları (%46) öne çıkıyor. 55 yaş üzeri grupta (%69), ev kadınları (%62) arasında bu oran diğer gruplara göre daha yüksek. Film ve dizilere ulaşmanın ikinci yolu internetten, YouTube’dan izleme veya indirme. Görüşülen üç kişiden biri (%33) bu yolu izliyor. Bu uygulama işsizler (%53), öğrenciler (%48), gençler (18-34 yaş grubu %47), lise mezunları (%46) ve üst sosyoekonomik gruplar (AB – %39) arasında daha popüler.

Netflix, Blu TV, Exxen, Gain, MUBI vb dijital platformlar ise görüşülen kişilerin %27’si tarafından film ve dizi izlemek üzere tercih ediliyor. Üniversite veya üzeri (%61) ve lise (%42) eğitimliler, öğrenciler (%53), ücretli ve maaşlı çalışanlar (%52), gençler (18-34 yaş grubu – %43) ve işsizler (%39) arasında bu oran daha yüksek.   

Haberi Fox TV’den alıyoruz

Araştırma, nüfusun %20’sinden fazlası tarafından izlenen TV kanallarının sırasıyla; Fox TV (%45), ATV (%32), A Haber (%24), Show TV (%23), TRT1 (%23) ve TRT Haber (%21) olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca haber ağırlıklı TV kanallarında haber izlenmesi bazı gruplarda %20’nin üzerine çıkıyor. CNN Türk toplamda %17 oranında izlenirken AB (%26) ve C1 (%20) ses gruplarında bu oran daha yüksek. NTV toplamda %16 izlenirken 55 yaş ve üzerinde bu oran % 21’e çıkıyor. Halk TV toplam kitlede %15 izlenirken 55 yaş ve üzeri kitlenin %25’i haberleri buradan izliyor. Habertürk %9 izlenirken AB ses grubunda %24 izleniyor.

Gündemimiz; COVID-19, Kanal İstanbul, Sedat Peker ve Müsilaj

Türkiye’de gündem hızlı değişirken, çok sayıda yeni habere maruz kalan izleyiciler, haberleri belirli filtrelerden süzerek farkediyor ve hatırlıyor. Araştırmada bu dönem en çok izlenen haberler spontan olarak sorulduğunda, görüşülen kişilerin yarıdan fazlası (%52) COVID-19 ile ilgili haberleri izlediğini söyledi. COVID-19 haberlerine en hassas grup ise %61 oranla kadınlar oluyor. Üç kişiden biri de (%32) Kanal İstanbul haberlerini izlediğini ifade ediyor. Bu oran erkekler (%36), 35 yaş ve üzeri kişiler (%37), İstanbullular (%38) ve üst sosyoekonomik gruplarda (AB – %43) daha yüksek.

Bu aralar en çok izlenen 3. haber konusu iseSedat Peker(%27). Bu konu erkeklerin (%34) daha fazla dikkatini çekerken, üst sosyoekonomik gruplar (AB – %38) arasında daha da popüler olduğu görülüyor. Müsilaj yani deniz salyası (%26) haberleri de çok izlenenler arasında yer alıyor. Kadınlar (%29), 35-54 yaş grubu (%30), üst sosyoekonomik statü grupları (AB – %37) ve başta İstanbul (%37) olmak üzere Marmara ve Ege bölgelerinde yaşayanların bu konuya ilgisi daha fazla.

10 kişiden 4’ü müsilaj hakkında bilgi sahibi değil

Görüşülen kişilere müsilaj hakkında bilgileri olup olmadıkları sorulduğunda; 10 kişiden 6’sı (%61) müsilajı bildiğini söyledi. Üniversite ve üzeri eğitimli (%74) ve üst sosyoekonomik gruplarda (%82) bilenlerin oranı çok daha yüksek.

Müsilaj hakkında bilgisi olanlar ise bu işin sorumluları olarak atıklarını arıtmadan denize bırakan fabrikaları (%71) gösteriyor. Kadınlar (%76) arasında bu düşünce daha yüksek. Araştırmaya katılan kişilere göre; atıklarını arıtmadan denize bırakan tesisler ve siteler (%44), Merkezi Yönetim – Hükümet, İlgili Bakanlıklar (%42) ve Yerel Yönetimler – Belediyeler (%36) de bu sorumluluğu paylaşıyorlar.

Sosyal medya şikayetlerinde patlama yaşanıyor

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya uygulamaları yaşamlarımızın vazgeçilmezleri arasında yer aldı. We Are Social’ın Digital 2021 raporuna göre, Türkiye bir günde ortalama 7 saat 29 dakikayı internette geçiriyor. 16–64 yaş kullanıcılar için günlük ortalama sosyal medya kullanımındaysa Türkiye 2 saat 57 dakika ile dünya ortalamasının üzerinde yer alıyor. Daha çok haberlerden, etkinliklerden ve olaylardan haberdar olma motivasyonuyla kullanılan sosyal medyanın kullanım oranı her geçen gün artıyor, yaşamlarımızdaki yerleri gün geçtikçe sağlamlaşıyor. Çözüm ve karar verme aracı olan Şikayetvar kullanıcıların sosyal medya platformlarıyla ilgili en çok şikayet edilen konuları bir araya getirdi.   

Sosyal medya iletişim platformu şikayetleri yüzde 560 arttı

2020 ve 2021’in ilk dört ayını karşılaştıran Şikayetvar verilerine göre WhatsApp, Telegram, Signal gibi markaları kapsayan sosyal medya iletişim uygulamaları kategorisinde şikayet artış oranı yüzde 560’a yükseldi. Bu yükselişte WhatsApp’ın güncelleme krizinin etkisi olduğu gözlemleniyor. Verilere göre bu dönemde WhatApp şikayetleri yüzde 388 arttı. 

En çok şikayet Discord’a geldi

Şikayetvar verilere göre sosyal medya platformlarıyla ilgili şikayetler yüzde 262 arttı. En çok şikayet artışının yaşandığı mecraysa daha çok video oyunu oynayan tüketiciler tarafından kullanılan Discord oldu (yüzde 1014). 2020-2021 (Ocak, Şubat, Mart, Nisan) döneminde yüzde 610’luk şikayet artışıyla TikTok ikinci sırada, Snapchat (yüzde 567) üçüncü sırada yer aldı. Sırasıyla Instagram, Facebook ve Twitter ise şikayet artış oranıyla öne çıkan diğer sosyal medya mecraları oldu. Türkiye’de sıklıkla kullanılan YouTube’un şikayet artış oranıysa yüzde 102’ye yükseldi. 

Şikayetvar verilerine göre sosyal medya uygulamalarıyla ilgili en çok şikayet edilen konularsa şöyle sıralandı: 

  • Giriş yaparken yaşanan şifre sorunları,
  • Hesap çalınması, başkası adına hesap açılması, sahte hesapların kapatılmaması, 
  • Kimlik doğrulama sorunları, 
  • Mail veya doğrulama kodlarının alınamaması
  • Erişim engeli ve erişim kısıtlamaları,
  • Hesapların gerçek olmayan sebeplerle kapatılması,
  • Hesabın askıya alınması sonrasında erişim sağlanamaması,
  • Yayın ve paylaşım kısıtlamaları,
  • Hesaptan kazanılan paraları çekme sorunu,
  • Reklam ödemelerinin fazladan alınması veya mecranın reklam vermeye kapatılması.

Twitter Türkiye ve Nijerya’da sesli direkt mesajı deniyor

Twitter, yeni özellikleri açıklamaya ve test etmeye devam ediyor. Twitter son olarak,  Direkt Mesajlarda (DM) sohbet etmeyi daha kolay hale getirmek için DM’lere sesli mesaj özelliğini getirdi.  

Twitter tarafından yapılan açıklamada, bu denemenin bugünden (12 Mayıs) itibaren Türkiye ve Nijerya’da uygulanmaya başlandığı belirtildi. 

Yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 

“Bu, insanlara ister hareket halinde olsunlar ister yazacak çok fazla şey olsun, kendilerini net ve hızlı bir şekilde ifade etmeleri için daha fazla imkan sağlayacaktır. Hands free yani eller serbest bir deneyim için, bir DM görüşmesinde, hesap sahiplerinin kayda başlamak için yeni ses kaydı simgesine bir kez dokunmaları yeterlidir. Tamamlandığında durdur simgesine dokunarak kaydı göndermeden veya silmeden önce kayıtlarını dinleme seçeneğine sahip olurlar. Alternatif olarak, ses kaydı simgesini basılı tutarak ve konuşmayı bitirdikten hemen sonra göndermek için yukarı kaydırarak da hızlı gönderebilirler. Her kayıt için 140 saniyelik bir sınır vardır. Herkesi, sesli mesajları kullanarak kendileri için önemli olan şeyler hakkında özel sohbetler başlatmaya teşvik etmek istiyoruz. Özelliğimizin Türkiye ve Nijerya’da nasıl kullanıldığını görmeyi ve bu denemeyle ilgili geri bildirimleri almayı dört gözle bekliyoruz.”

Twitter mesajlara bahşiş verilmesini mümkün hale getirdi

Twitter, kullanıcıların maddi destek almaları ve de destek olmaları için yeni yollar yaratma çalışmalarını sürdürüyor. Twitter, bu yöndeki ilk adımını Tip Jar özelliği ile atıyor. 

Twitter Kıdemli Ürün Yöneticisi Esther Crawford’un açıkladığı bilgilere göre; bugünden itibaren, Twitter’ı İngilizce kullanan herkes iOS ve Android için Twitter’daki geçerli hesaplara para gönderebilecek. Şimdilik, Twitter’ı İngilizce kullanan sınırlı sayıda insan profillerine Tip Jar-Bahşiş Kutusu ekleyebilecek ve bahşişleri kabul edebilecek. Bu grup, içerik oluşturucuları, gazeteciler, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarını içerecek. Yakında, daha fazla kişi profillerine Bahşiş Kutusu ekleyebilecek. Twitter, bu hizmeti İngilizce dışında daha fazla dile de genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. 

“Biz artık Takipler, Retweetler ve Beğenilerin ötesinde birbirinizi desteklemenizi kolaylaştırmak istiyoruz. Bugün, insanların bahşiş gönderip alması için yeni bir yol olan Bahşiş Kutusu’nu tanıtıyoruz” diyen Crawford, açıklamasına Tip Jar ile ilgili şunları söyledi: “Profil sayfasında Takip Et düğmesinin yanında bir Bahşiş Kutusu simgesi görürseniz, bir hesabın Bahşiş Kutusu’nun etkin olduğunu anlarsınız. Simgeye dokunduğunuzda, hesabın etkinleştirdiği ödeme hizmetlerinin veya platformların bir listesini görürsünüz. Hangi ödeme hizmetini veya platformu tercih ederseniz seçin ve Twitter’dan, seçtiğiniz miktarda desteğinizi gösterebileceğiniz seçilen uygulamaya yönlendirileceksiniz. Bugün ekleyebileceğiniz hizmetler arasında Bandcamp, Cash App, Patreon, PayPal ve Venmo bulunmaktadır. Twitter kesinti yapmaz. Android’de ipuçları Spaces içinde de gönderilebilir”.

Turkcell WhatsApp yazışma ve resimlerini BiP’e taşıyabilirsiniz dedi

192 ülkede milyonlar tarafından kullanılan Türkiye’nin iletişim ve yaşam platformu BiP, yeni özellikleriyle kullanıcıların tercihi olmaya devam ediyor. Dünya genelinde 78 milyondan fazla kullanıcı tarafından indirilen, son üç ayda ise yarısı yurt dışından olmak üzere toplam 32 milyonu aşkın yeni kullanıcının tercih ettiği BiP’e diğer mesajlaşma uygulamalarından geçiş yapmak artık daha kolay. Operatör fark etmeksizin herkesin kullanabildiği BiP’in yeni “Grup taşıma” özelliği sayesinde kullanıcılar daha önce kullandığı mesajlaşma uygulamasındaki gruplarını ve sohbet geçmişlerini hızlı ve kolay bir şekilde BiP’e aktarabiliyor. Diğer mesajlaşma uygulamalarından farklı olarak kullanıcılar BiP’te mevcut sohbet gruplarını aktarırken, grupta yer alan BiP’i yüklemiş olan kullanıcıları tek tek seçmek zorunda kalmadan uygulamaya otomatik olarak taşıyabiliyor.

Rakip uygulamalardan farklı olarak BiP’te kullanıcılara güven ve sınırsız özgürlük sunduklarını belirten Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, “Mühendislerimiz tarafından geliştirilen ve global kullanıcılara da ulaşan BiP, kişisel verilerin korunması konusunda uyguladığımız şeffaf politikamız sayesinde dünya genelinde en hızlı büyüyen iletişim platformların başında geliyor. Kullanıcılarından sadece fotoğraf galerisi, kamera ve konum gibi mesajlaşma amacı için gerekli noktalarda izin alan BiP, izin almak için herhangi bir dayatmada bulunmuyor. İsteyen herkes kişisel verilerini reklam, promosyon veya kampanya gibi pazarlama faaliyetleri için üçüncü taraflarla paylaşma zorunluluğu olmadan BiP’i kullanabiliyor. İşte bu yüzden Türkiye’den ve dünya genelinden milyonlarca kişi diğer mesajlaşma uygulamalarını bırakarak BiP’e geçiş yapmaya devam ediyor. Rakiplerimizden çok önce hayata geçirdiğimiz 10 kişiye kadar HD kalitede grup görüntülü görüşme özelliğinin yanı sıra web ara yüzünden sesli ve görüntülü arama, kaybolan mesaj ve uygulama içi para gönderme gibi özelliklerimiz sayesinde BiP kullananların sayısı katlanarak artıyor. Devreye aldığımız ‘Grup Taşıma’ özelliği ile kullanıcılarımızın BiP’e geçiş sürecini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Uygulamamıza kullanıcılarımızdan gelen talepler doğrultusunda ayrıcalık sağlayacak yeni özellikler eklemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Sohbet geçmişlerini ve gruplarını BiP’e taşımak isteyen kullanıcılar, BiP’in Android, iOS ve HarmonyOS için en güncel sürümüne http://mobiltr.co/BiP adresinden ulaşılabiliyor.

CBOT WhatsApp’ın resmi robotu oldu

2020’de chatbotlarıyla 400 milyonluk rekor diyaloğa imza atan şirket dünya devi WhatsApp’ın çözüm sağlayıcısı oldu. WhatsApp’ın global çapta çok az sayıda şirkete verdiği bu yetki ile, Globaldeki ve Türkiye’deki işletmelere daha önce yabancı şirketler tarafından sunulan Business API hizmetini Türk mühendislik gücüyle sunacak. Böylece şirketler; WhatsApp’ı müşteri ve çalışan etkileşimi süreçlerini hızlandırmak amaçlı bir kanal olarak kullanabilecekler. 

CBOT, kullanıma hazır sanal asistanları, IVR üzerinde yer alan sesli asistanları, mesajların yönetimini kolaylaştıran canlı destek çözümleri ve WhatsApp’ın gücüyle şirketlerin müşteri deneyim süreçlerini uçtan uca yönetmelerine destek sağlayacak. Bu sayede bütünsel bir müşteri hizmetleri platformuna kavuşacak olan şirketler; CBOT’un MasterPass ile entegre altyapısı ile WhatsApp üzerinden ödeme alma imkanına da kavuşacaklar. 

Müşteri Hizmetleri Deneyimini WhatsApp üzerinden geliştireceğiz

Yapay zeka alanındaki yetkinliği Gartner tarafından da tescillenen bir Türk şirketi olarak 2019 yılında Google’ın dünyadaki ilk 20 RCS (Zenginleştirilmiş Mesaj Servisi) iş ortağından biri olmanın ardından yine bir dünya markası olan WhatsApp’ın iş ortağı olmaktan büyük bir gurur duyduklarını ifade eden CBOT Kurucu ve CEO’su Mete Aktaş: “Şirketler için müşteri yönetiminin kritik hale geldiği günümüzde tüm şirketler müşterilerine ulaşabilecekleri, onların deneyimlerini iyileştirebilecekleri kanallara yoğunlaşıyor. 2 milyarlık kullanıcı sayısıyla WhatsApp da şirketler için müşteri ve çalışan deneyiminde kritik bir kanal. Özellikle WhatsApp Business uygulaması şirketleri müşteri yönetimlerinde bir adım ileri taşıyordu. Ancak Türkiye’deki şirketler bu hizmeti yabancı şirketlerden döviz ödeme yaparak satın alabiliyorlardı. Biz CBOT olarak alanımızdaki yetkinliğimizle artık WhatsApp Business API hizmetini sunabileceğiz. Yani şirketler artık WhatsApp Business uygulamasını kullanabilmek için müşterileriyle paylaşacakları telefon numaralarının hesap aktivasyonlarını CBOT aracılığı ile yapacaklar. Bu aktivasyon sonrasında CBOT’un canlı destek ekranları üzerinden tüm mesajlarını yönetebilecekler. İstedikleri takdirde kullanıma hazır sanal asistanları kendi CRM, e-ticaret vb. sistemleri ile entegre bir şekilde devreye alarak 7/24 WhatsApp üzerinden hizmet verebilecekler. Bu durum kullanıcılar için uzun bekleme sürelerini azaltacak, işletmelerin ise daha uygun maliyetler ile müşteri hizmetlerini iyileştirmesini sağlayacak. CBOT olarak, 2020’de sesin müşteri hizmetleri alanında kritik hale gelmesiyle, IVR sistemlerine sesli sanal asistanların entegre edilmesini hedefleyen CBOT SPEECH ürünümüzü de yapay zeka platformumuza eklemiştik. CBOT aracılığı ile WhatsApp Business API aktivasyonu yapan işletmeler artık IVR kanalından başlayan bir diyaloğu WhatsApp’ta sonlandırabilecekleri entegre bir hizmet sağlayabilecek. Üstelik bu çalışmaların hepsinde CBOT’un yerli teknoloji çözümlerinden yararlanabilecek.” diyor. 

2021’de 2 milyar konuşma hedefi

Sanal asistanlarıyla WhatsApp’ın yeni WhatsApp Commerce programında da yer alarak diyalogsal ticareti geliştirmesine de katkı sunmaya hazırlanan yerli yapay zeka ve mühendislik şirketi CBOT, 2020’de milyonlarca kişinin deneyimlerini iyileştirdi. CBOT chatbotlarında 2021’de; farklı yaş gruplarından, farklı sosyo-ekonomik gruplardan ve farklı sektörlerin kullanıcılarından ve çalışanlarından gelen 2 milyar konuşma hedefliyor. CBOT devam eden projeleriyle birlikte bugün 80 milyonluk geniş bir kitleye hizmet veren Türkiye’nin Yapay Zeka Platformu olarak 2021’de de global’e açılma konusunda emin adımlarla ilerliyor. Global çapta yürütülecek olan WhatsApp Commerce programına seçilmesi de CBOT’un dünya çapında yapay zeka alanında liderliğini pekiştiriyor.

Twitter sesli sohbet odalarını sonunda resmi olarak açtı

Twitter’in sohbet odası özelliği Spaces resmi olarak kullanımda: İşte kullanım rehberi ve de gelecek özelliklerTwitter, bir süredir test aşamasında olan sesli sohbet odaları özelliği Twitter Spaces’i resmi olarak hayata geçirdi. Bugün itibariyle 600 ve daha fazla takipçisi olan tüm hesaplara sohbet odaları oluşturma olanağı getirildi. Twitter, Spaces özelliği için bir kullanım rehberi de yayınlarken, ayrıca üzerinde çalışılan özellikleri de açıkladı. 
Özellik hakkında açıklamalar yapan Twitter Kıdemli Ürün Yöneticisi Esther Crawford, şöyle konuştu: “Twitter’da canlı sesli sohbetleri bir süredir test ediyoruz ve insanların sesini duymanın, Twitter’daki konuşmalara yeni bir yol yarattığını farkettik. Bunu kurduğumuzdan beri Sohbet Odası oluşturma imkanı milyonlarca insanın kullanımına açıldı ve geri bildirimlerinize göre iyileştirmeler yapmaya devam ettik. Bugün Twitter’da 600 ve daha fazla takipçisi olan tüm hesaplara Sohbet Odası oluşturma olanağını getiriyoruz. Sohbet Odası kurma olanağını herkese sunmadan önce daha fazla öğrenmeye, Sohbet Odası kullanımını kolaylaştırmaya ve insanların harika bir kitleyle keyif almasına odaklandık.” Güvenlik kontrolleri oluşturuldu Crawford, işin güvenlik tarafına da büyük önem verdiklerini kaydederken, İnsanların Sohbet Odalarına hostluk yaparken ve Sohbet Odalarına katılırken kendilerini güvende hissetmeleri için host ve konuşmacılar için güvenlik kontrolleri oluşturduklarını anlattı. Crawford, “Örneğin, sunucu olarak, konuşamacıların sesini kapatabilir ve mikrofonlarını kaldırabilir veya Sohbet Odasından tamamen kaldırabilirsiniz. Yakın zamanda, sunucuların aynı anda tüm konuşmacıları sessize alma imkanı ve daha kolay Sohbet Odası yönetimi için yeni bir yönetim sayfası ekledik. Herkes Sohbet Odasındaki diğer kişileri bildirebilir ve engelleyebilir veya Sohbet Odasını bildirebilir. Ayrıca, engellediğiniz kişiler yönettiğiniz yaptığınız bir Sohbet Odasına katılamazlar ve engellediğiniz biri katıldığınız bir Sohbet Odasında konuşuyorsa etiketler ve uyarılar görürsünüz” dedi. Peki Sohbet Odaları nasıl çalışıyor?İOS ve Android için Twitter’da, takip ettiğiniz birisi Sohbet Odası başlattığında veya konuştuğunda, canlı olduğu sürece zaman çizelgenizin üst kısmında mor bir balon olarak görünüyor. Bir Sohbet Odasına dinleyici olarak katıldığınızda, duyduklarınıza emojilerle tepki verebilir, sabitlenmiş Tweetlere göz atabilir, alt yazılarla birlikte takip edebilir, Sohbet Odasına Tweet veya DM gönderebilir veya konuşma talebinde bulunabilirsiniz. Bir Sohbet Odasına konuşmacı olarak katıldığınızda, konuşmanın yanı sıra tweetleri Sohbet Odasına sabitleyebilir, söylediklerinizi herkesin takip edebilmesi için altyazıları açabilir ve takipçilerinizin katılabilmesi için Sohbet Odasına tweet atabilirsiniz. Bir Sohbet Odası oluşturduğunuzda, kontrol sizde – kimin konuştuğunu, konuları ve titreşimi kontrol edersiniz.  Twitter Spaces İçin Üzerinden Çalışılan Yeni Özellikler Neler?Biletli Sohbet Odaları: Sunucular konuşma, bağlantı ve eğlence için Sohbet Odası yaratmak için zaman ve çaba harcıyor. Twitter, sunucuların parasal destek alarak yarattıkları deneyimler için ödüllendirilmeleri üzerinde çalışıyor ve dinleyicilere en çok önemsedikleri konuşmalara özel erişim sağlıyor. Host’lar bilet fiyatlarını ve kaç tane satılabileceğini belirleyebilecek. Sınırlı bir grup önümüzdeki aylarda Biletli Sohbet Odasına sunuculuk yapabilecek. Hatırlatıcılar: Neyin ne zaman olduğunu takip etmeyi kolaylaştırmak için, önümüzdeki haftalarda çıkacak özellikle Sohbet Odaları için de hatırlatıcılar planlayıp ayarlayabileceksiniz. Bu şekilde, insanlar en sevdikleri şeyleri hiç kaçırmayacaklar.Başkalarıyla birlikte sunuculuk yapma: Konuşmacıları, katılımcıları yönetmeye yardımcı olmak ve ayrılmanız gerekirse, sunucularınızdan birine sunuculuğu devretmek için diğer insanlarla birlikte sunuculuk yapma özelliği de gelecek. Daha iyi erişilebilirlik: Canlı altyazılarda, duraklatılabilmeleri, özelleştirilebilmeleri ve daha doğru olabilmeleri için iyileştirmeler yapılıyor.

Sosyal medya satışlarına çok dikkat etmek gerekiyor

Sosyal medya kanallarını kullanarak alışveriş yapan tüketicinin korunması için acilen bir düzenleme yapılmasının gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, böyle devam etmesi halinde ciddi mağduriyetlerin yaşanabileceğine dikkat çekti.

Hepimiz biliyoruz ki,dijital ağın hayatımızın hemen hemen tamamına etki ettiği bir çağın içerisindeyiz. Özellikle son birkaç yıl içerisinde tüketim alışkanlıklarımız ile birlikte tüketim araçlarımızda köklü değişikliğe uğradı.

Tüketici olarak artık mağaza mağaza gezip beğendiğimiz ürünü almaktansa, online siteleri kullanarak, evimizden bütün mağazalar ayağımıza geliyormuş gibi alışveriş yapmak daha cazip geliyor. Bunun iki temel sebebi var. Zamandan tasarruf ve tüketicinin ürünleri eş zamanlı karşılaştırma şansı.

Artık hemen hemen bütün mağazalarda bulacağımız şeyleri daha kolay ve rahat şekilde internet alışverişinde bulabildiğimiz için yorulmadan daha fazla ürüne ulaşmanın, hepimiz için daha çekici bir hal aldığını söyleyebiliriz.

Tüsiad’ın 2019 raporuna göre de, ülkemizde E–Ticaretin büyüme trendi 2018 verilerine kıyasla, %42 seviyelerinde olup, dünya çapındaki büyüme trendinden bir hayli fazladır.

Bununla birlikte, Şubat ayında patlak veren Covid-19 pandemisi tüm dünyayı geri dönüşü olmaksızın değiştirdiği gibi en büyük etkiyi de tüketim alışkanlıklarımızın neredeyse tamamen e-ticaret kapsamında online alışverişe dönmesi yönünde etkilemiştir. 

Hal böyle iken, sosyal medya kanallarının da alışveriş için yoğun kullanılmaya başlandığına şahit oluyoruz. Peki sosyal medya kanallarından yaptığımız alışverişler bizi nasıl koruyor ya da nasıl koruyacak? Prof Hukuk Bürosu Avukatlarından Bilişim Hukukunda Uzman Av. Emre Avşar ile bu konuları mercek altına aldık ve işin hem hukuki boyutunu hem de tüketici tarafındaki oluşabilecek negatif etkileri konuştuk. Av. Emre Avşar’ın yaptığı açıklamalar ve değerlendirmeler şu şekilde;

Sosyal Medyada harcanan zaman, ulaşım kolaylığı ve akıllı telefonların getirdiği kolaylıklar dolayısıyla E–Ticaret, sosyal medya platformlarıyla doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Firmaların satış stratejileri, kullandığı yöntemler ve reklama alışkanlıkları da tamamen değişmiştir. Marka tanınmışlıklarının artması, ürünlerin daha geniş kitleye hitap etmesi için firmalar sosyal medya ağlarının kullanımını artırmışlardır. 

2018 yılı raporlarına göre; Türkiye’de faaliyet gösteren 3,1 milyon işletmenin %55’lik bir kısmı olan 1,7 milyon işletme Facebook, Instagram, Whatsapp ve Facebook Messenger’i kapsayan Facebook uygulama ve hizmet ailesini kullanmaktadır. Araştırmanın odaklandığı dönemde, Facebook platformları aracılığıyla tetiklendiği tahmin edilen doğrudan tüketici harcamaları 6,3 milyar TL olarak hesaplanmıştır.

Bu nedenle sosyal medyadaki bu ticaretin düzenleme altına alınması, tüketicinin de korunması gerekmektedir. 

Buna göre 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un bu açıklığa cevap verip vermediği de tartışma konusudur. Nitekim bu kanun, resmi E-Ticaret’e ilişkin, sipariş verme, ticari iletişime ilişkin esaslar, elektronik ileti gönderme şartı, kişisel verilerin korunması gibi sorunlara yanıt bulmaktadır. Ancak sosyal medya üzerindeki bağımsız satıcıların hangi regülasyonlara tabi oldukları konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu husus direkt olarak Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’u da etkileyecektir.

Çünkü sosyal medya alışverişlerinin bir nizamda yapılıyor olması halinde tüketicinin haklarının ihlal edileceği tehlikesi de ortadan kalkacaktır. Yine de bu konuda Tüketiciyi koruyan yegane kanun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundur.

“Tanımlar” başlıklı 3. Madde 1. Fıkra (l) bendinde, Tüketici işlemi: “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır.

Kanun’un 48. ve 84. Maddelerine dayanılarak hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. Madde 1. Fıkra (e) bendinde, “Mesafeli Sözleşme” ise: “ürünün satıcısı veya sağlayıcısı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmadan, malın veya hizmetin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu zamana kadar ve kurulduğu zaman da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması ile kurulan sözleşmeler”, olarak tanımlanmıştır.

Aslında 6502 Sayılı Kanun’un da anlattığı üzere; Kanunun koruma alanı satıcılardan birinin “tacir” olmasıyla sınırlandırılmıştır. Yani, bir vergi levhasının olması, satılan ürünle ilgili fatura kesilmesi, irsaliye göndermesi, resmi hesaplardan ödeme geçilmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere, Sosyal Medya’da satış yapabilmek için ülke içerisinde herhangi bir vergi açılışının olmasına gerek duyulmadan EFT, HAVALE ya da şahsi hesaplara ödeme yapma gibi seçenekler kullanılarak sadece sosyal medya platformunun “işletme hesabına” geçiş yapılarak denetimsiz ve vergisiz satışlar gerçekleştirilebiliyor. 

Bu aşamada, 6502 sayılı kanunumuzda çaresiz kalıyor. 

O yüzden, sosyal medya üzerinden e-ticaret hacminin gün be gün arttığı bu dönemlerde, satış şartlarının yenilendiği, bireysel satışların dahi düzene konulduğu, cayma hakkı, iade hakkı, mesafeli satış sözleşmesi gibi düzenlemelerin de yer aldığı Sosyal Medya satışlarına özel yeni bir kanunun getirilmesi hem rekabet hukuku hem de tüketici hukuku açısından elzem haldedir.

Sosyal medya araçları ABD seçiminin zafer çığlıklarını dert edindi

Her seçimin kendine has kuralları var. Ancak seçimi etkileme potansiyeli olan sosyal medya şirketleri global yapılara sahip. Tüm dünyanın her yerindeler. Mesela seçim günü Türkiye’de bir basın organı istediği manşetle çıkamaz seçim yasakları kapsamında. Ama birisi anonim bir biçimde Facebook ya da Twitter’a ilan verip istediği her şeyi söyleyebilir. Türk kanunları aksini söylese bile.

Ama sonuçta bunlar birer Amerikan şirketi. Ve orada olacak bitecek olan şeylere karşı kayıtsız kalamıyorlar. Kalamıyorlar da ne yapıyorlar? İşte yabancı basından çıkardığım birkaç küçük notu sizinle paylaşmak istiyorum Amerikan seçimlerine yönelik.

Amerikan seçimlerinde tehdit olarak tanımlanan şeylerin başında “bizim başkan kazanıyor” şeklindeki zafer çığlıkları geliyor. Çünkü bunlar sonrasında oy verecek olan insanların oylarını etkileyebildiği gibi “aa o zaman yenildik oy vermeyelim” gibi bir algıya da neden olabiliyor. İşte o yüzden kimsenin bir şey dememesi gerekiyor. Özellikle de sosyal medyada.

Sosyal mdya araçları bunlar için birkaç küçük açıklamada bulundu:

Adaylar veya kampanyalar erken zafer iddiasında bulunursa, Facebook içeriğe etiketler ekleyeceğini ve yarışın durumu hakkında bilgi içeren haber akışlarında bildirimler göstereceğini söyledi.

Twitter, sonuçlar onaylanmadan önce herhangi bir zafer iddiasını veya yanıltıcı iddiaları kaldıracağını veya bunlara uyarı etiketlerini yapıştıracağını dile getirdi.

YouTube,bazı yanlış seçim bilgilerini yasaklıyor, ancak erken zafer iddialarına karşı bir kuralı yok. YouTube, insanları bireylere veya belirli bir grup insana karşı şiddet eylemlerinde bulunmaya teşvik eden içeriği kaldıracağını belirtmişti.

Reddit, seçim sonuçlarını yanlış yönlendirmek veya yanlış tanıtmak isteyen bilgilerin siteden kaldırılacağını söyledi. Ayrıca kişilere veya gruplara karşı şiddeti teşvik eden, yücelten veya kışkırtan içeriği yasakladığını söyledi.

TikTok, sonuçları resmi açıklama vaktinden önce platformda daha az görünür hale getireceğini ve vaktinden önce yapılan açıklamaların üstüne sonuçların resmi olarak duyurulmadığını anlatan açıklamalar ekleyeceğini belirtti.

Twitch, erken zafer iddiaları veya seçim sonuçlarına itiraz eden içerikler için işlem yapmayacağını söyledi. Snapchat, iddiaları Snapchat’tan kaldıracağını söylerken, Pinterest erken zafer iddialarının dağıtımını kaldıracağını veya sınırlayacağını söyledi.

Vodafone ve Facebook KOBİ’lere reklam yardımı yapacak

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, işletmelerin dijital iş ortağı olarak onları geleceğin dünyasına hazırlıyor. İşletmelerin ihtiyacına uygun çözümler sunan Vodafone Business ile dünyanın en büyük topluluğuna sahip sosyal medya platformu Facebook, Türkiye’deki KOBİ’lere satıştan dijital pazarlamaya kadar birçok alanda yeni fırsatların kapısını açacak önemli bir işbirliğine imza attı. Vodafone Business ve Facebook işbirliğinin ürünü olan Facebook&Instagram Reklam Hizmeti, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) müşteri tabanını genişletmelerini, verimlilik, marka bilinirliği ve satışlarını artırmalarını sağlıyor.

Dijital kanallarda potansiyel müşterilere ulaşmak isteyen, reklam yönetimi ve hedefleme konusunda yardıma ihtiyacı olan KOBİ’lerin global pazarlara açılmalarını da kolaylaştıran Facebook&Instagram Reklam Hizmeti ile işletmeler demografi, ilgi alanı, davranış ve konum gibi kırılımlar ışığında en doğru müşteri kitlesine ulaşarak web sitesi trafiğini ciddi oranlarda artırıyor.

Vodafone Business’ın bu hizmet kapsamında sunduğu reklam optimizasyonu özelliğiyle işletmelerin reklam görselleri de Facebook ve Instagram platformlarına uygun hale getiriliyor. Böylece reklam yatırımlarından en verimli dönüşün alınması sağlanıyor.

Colman Deegan: KOBİ’lerimizin geleceğe hazırlanmalarına destek vereceğiz

Bir ‘teknoloji iletişimi şirketi’ olarak, sadece bireyleri değil işletmeleri de dijital geleceğe hazırladıklarını belirten Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan, şöyle konuştu:

“Pandemi sürecinde işletmelerin dijital dönüşüme yatırım yapması her zamankinden daha acil bir hal aldı. İşletmeler iş modellerini hızlı bir şekilde e-ticarete uyarlayarak ve dijital pazarlama çözümleriyle hedef kitlelerine ulaşarak hem bu dönemdeki kayıplarını telafi etmeye hem de pandemi sonrası ticaretlerini büyütmeye çalışacak. Vodafone Grubu’nun Covid-19 krizi öncesinde ve sonrasında Avrupa, ABD, Asya ve Afrika’daki her ölçekten ve sektörden şirketlerle yaptığı araştırma, ‘geleceğe hazır şirketlerin’ farkını çok net biçimde gösteriyor.Bu şirketler, krizleri, yeni çalışma yöntemlerini denemek, yeni teknolojilere geçmek ve daha akıllı yatırımlar yapmak için bir fırsat olarak görüyor. Ekonominin can damarı KOBİ’lerin de geleceğe hazır olması önem taşıyor. Vodafone Grubu’nun yaptığı araştırmanın bir benzerini Türkiye’de de yaptık. KOBİ’lerimizle görüşerek yaptığımız bu araştırmaya göre, işletmelerin %64’ü faaliyet gösterdikleri sektörde iş hacimlerinin daraldığını belirtse de %26’sı büyüme öngörüyor. KOBİ’lerin %22’si “Yatırımlarımız artarak devam edecek” derken %29’u da iş hacimlerinin büyüyeceğine inandığını vurguluyor. %42’lik kesim eğitime odaklanacaklarını belirtirken, %36’lık kesim de teknolojik alt yapıyı geliştireceğini söylüyor. Vodafone olarak belirlediğimiz yol haritasının önemli bir ayağı da KOBİ’lere destek olmak. Vodafone Business çatısı altında KOBİ’lere dijital pazarlama kanallarından yararlanmaları için avantajlı hizmetler sunuyoruz. Bunlardan biri de Facebook iş birliğiyle sunduğumuz Facebook&Instagram Reklam Hizmeti. Bu hizmetle KOBİ’ler; müşteri tabanını genişletebilecek, internet sitelerine trafik çekerek satışlarını artırabilecek, reklam yatırımlarından en verimli dönüşü alabilecek ve global pazarlara açılabilecek. Sunduğumuz uçtan uca çözümlerle KOBİ’lerimizin yeni çalışma çağına hızlı bir şekilde geçmelerini desteklemeye devam edeceğiz.”

Derya Matraş: KOBİ’lerimiz dayanıklı ve gelecek konusunda iyimser

Sadece küresel bir sağlık krizi değil, aynı zamanda ekonomik bir kriz olan Covid-19’dan en çok etkilenen işletmelerin başında KOBİ’lerin geldiğini belirten Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Derya Matraş, şöyle devam etti:

“Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin azalmasına katkıda bulunan bu işletmeler, şu anda çok zor bir dönemden geçiyor. Bizim de geçtiğimiz aylarda yaptığımız bir araştırmaya göre, ülkemizdeki KOBİ’lerin yarısına yakını bu zor dönemi atlatabilmek adına işçi sayılarını azalttı ve bir dönem kapılarını kapattı. Yine bu işletmelerin %55’i, bu ayki satışlarının geçen sene aynı döneme kıyasla daha düşük olduğunu söyledi. Ancak, umutsuzluğa kapılmanın zamanı değil. Çünkü her ne kadar zor bir dönemden geçiyor olsak da KOBİ’lerimiz dayanıklı ve gelecek konusunda iyimser. Araştırmamız da bunu destekliyor. Facebook’taki faal durumda ya da gelir getiren faaliyetlerde bulunan KOBİ’lerin oranı iki ay önce %63 iken, şu anda bu oran %91. Bu işletmelerin birçoğu ise müşterilerine online üzerinden ulaşmak için yeni yollar keşfediyor. Öyle ki Mayıs ayında kapalı olan Facebook’taki KOBİ’lerin % 27’si çevrimiçi web sitesi veya işletme varlığı oluşturduğunu söylerken, bu işletmelerin % 22’si, satışlarının %50 veya daha fazlasının geçen ay dijital olarak gerçekleştirildiğini dile getiriyor. Bu umut verici veriler ışığında, biz teknoloji şirketlerine büyük sorumluluk düşüyor. Gelecek ne getirirse getirsin, KOBİ’lerimizle birlikte çalışmaya, onların bu yeni gerçekliğe ayak uydurmalarına ve dijitalleşmelerine yardımcı olmaya devam etmeliyiz. Bu doğrultuda, bugün Vodafone ile KOBİ’lerimize online dünyada kendilerini geliştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları dijital çözümleri sunmak amacıyla başlattığımız bu iş birliğini duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Umuyoruz ki, bu zor günleri KOBİ’lerimizle birlikte hep beraber aşacağız.”

Türkiye’de 1,7 milyon KOBİ’nin işletme sayfası var

  • Dünyada 160 milyondan fazla işletme her ay müşterilerine ulaşma, satış yapmak ve büyümek için Facebook, Instagram, Messenger ya da WhatsApp’ı kullanıyor.
  • We Are Social’ın Digital 2020 raporuna Türkiye, en aktif Facebook ve Instagram kullanılan ilk 10 ülke arasında.
  • Aynı rapora göre, Türkiye’de iş amaçlı sosyal medya kullananların oranı %44. Türkiye’de Facebook reklamlarının erişim oranı %58 ile dünya ortalamasının üstünde. Instagram reklam erişiminde de Türkiye %57 ile ön sıralarda.
  • Türkiye’de 1,7 milyon KOBİ’nin Facebook işletme sayfası bulunuyor. İşletmelerin %93’ü Facebook uygulama ailesinin işlerini büyütmelerine yardımcı olduğunu ve %87’si platformlar sayesinde satışlarını artırdıklarını söylüyor.
  • Facebook’ta dünyanın dört bir yanından 135 milyondan fazla insan Türkiye’deki işletmelerle bağlantı kuruyor. İşletmelerin %89’u Facebook uygulama ve ürünleri ailesinin başka şehirlere ya da ülkelere satış yapmalarına yardımcı olduğunu dile getiriyor.
  • Türkiye’de işletmelerin Facebook platformları aracılığıyla oluşturduğu katkı sonucu 209 bin istihdam sağlandı. İşletmelerin %91’i, Facebook platformlarına katıldıktan sonra yaşadıkları talep artışıyla birlikte daha fazla sayıda çalışanı işe alabildiklerini söylüyor.

Sosyal medya firmaları tehditle değil ricayla da gelebilir

TikTok, Avrupa pazarındaki varlığını güçlendirmek için ilk Avrupa veri merkezini kurmayı ve küresel genel merkezini Avrupa’ya taşımayı düşünüyor. TikTok, bu kararını açıklamasının ardından Almanya’nın “finans başkenti” olarak bilinen Frankfurt’tan önemli bir davet aldı.
 
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine bir açıklama yapan Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldmann, TikTok’a küresel merkezini Frankfurt’ta kurmaları için çağrıda bulundu. Feldmann, Frankfurt’un küresel internet merkezlerinden biri olduğunu ve çok sayıda veri merkezine ve birçok Çin sunucusuna ev sahipliği yaptığını söyledi. Feldman, açıklamasında Frankfurt’un bilişim teknolojisi şirketleri için ideal bir yer olduğunu da vurguladı.

Biz de sürekli bunu söylüyoruz işte. Biz eğer gelmezseniz gözünüzü patlatır, hatlarınızı yavaşlatır ocağınıza icir ağacı diker sizi döveriz diyoruz. Çünkü biz onları dövmek için, istediğimiz datayı almak için, büyüklerimize kötü sözler edildiğinde onların kapı numaralarını edinebilmek için istiyoruz.

Alman ne yapıyor? Dünyanın en büyük sosyal medya şirketlerinden birinin ev sahibi olmaya çalışıyor. Çünkü biliyor ki bunu yaparsa ekonomisi canlılığını koruyacak, girişimciler oradan kendilerine feyz alacak, şehrindeki yazılımcılara istihdam fırsatı doğacak ve şirketler konuşmaya gelenler küçük de olsa bir hareketlilik yaratacak.

Gelmezseniz sizi kırbaçlatırım demeyi bilmiyor muydu acaba Almanlar?

Devlet yetkilileri artık mesajlarına yorum almayabilecek

Tweetler için yeni ayarlar geldi. Artık başlatılan sohbetler üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için yeni ayarları test ediliyor. Artık attığımız mesajlara kimin cevap verebileceğini seçebileceğiz. Twitter bu sayede daha rahat konuşabileceğimizi düşünüyor ki bu yanlış olmayabilir. Artık istenmeyen yanıtların anlamlı sohbetlerin önüne geçmemesi için bu ayarları herkes kullanabilecek.

Bu seçenekler şöyle çalışıyor:

1) Herkes (standart Twitter ve varsayılan ayar)

2) Sadece takip ettiğiniz insanlar

3) Sadece bahsettiğiniz insanlar.

Son iki ayara sahip Tweetler etiketlenecek ve yanıt veremeyen kişiler için yanıtla simgesi grileşecek. Yanıt veremeyen kişiler yine de bu Tweetleri görüntüleyebilecek, Retweetleyebilecek, Yorum ile Retweetleyebilecek, paylaşabilecek ve beğenebilecek.

Bu yeni ayarlar bir anlamda Twitter’ın varlık sebeplerine aykırı olacak. Mesela bir devlet “büyüğü” artık bir şey söylediği zaman insanlar altına istedikleri gibi yazamayacaklar. Kendi fikirlerini beyan edemeyecekler. Böylece sosyal medyanın interaktif yapısı giderek o eski eleştirdiğimiz basın organları haline dönüşecek. Tek taraflı iletişim için yepyeni ve tehlikeli bir adım atılmış olacak.

Twitter bence tehlikeli bir adım attı. Bunun kesinlikle sonuçları olacak…

İBB sosyal medya etik ilkelerini açıkladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kurum çalışanların resmi ve kişisel sosyal medya paylaşımlarında insana saygıyı önceleyen İBB Sosyal Medya Etik İlkeleri’ni izlemeyi sürdürüyor. Tüm yönetici ve çalışanları için belirlediği kuralların yanında, bağlı şirketlerde çalışan personeline sosyal medya kullanımı ile ilgili sözlü, yazılı ve elektronik posta yoluyla uyarılarda bulunuyor.İBB iştiraklerinden İspark, yaptığı incelemelerde, bu kurallara uymayan personelleriyle ilgili iç soruşturma açtı. İspark, yapılan soruşturma sonucunda şu karara vardı:

“İşverene, işveren temsilcisi olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız hakkındaki küçük düşürücü ve alay edici paylaşımları ile işverene karşı doğruluk ve bağlılığa uymayan tavır veya davranışlar sergilediği, şirket güvenini kötüye kullandığı ve şirketin ahlaki değerlerine, kurum vizyonu ve imajına uygun olmayan davranışlarda bulundukları tespit edilen bahsi geçen personellerin çalıştığı kurumu temsil edemeyecekleri kanaatine varılmış ve İSPARK disiplin yönetmeliğinin 18-c maddesi gereği iş sözleşmesinin 4857 Sayılı İş kanununun 25/II-e maddesine göre sözleşmeleri feshedilmiştir.”

TEMİZ VE ETİK BİR SOSYAL MEDYA

Temiz ve etik bir sosyal medya kullanımını kurumun tamamında gerçekleştirmeyi hedefleyen ilkeler şunlar:

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştirak şirketleri çalışanları kişisel ve kurumsal sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlarda İstanbul’da yaşayan herkese hizmet verme yükümlülüğüyle kamusal bir hizmet veren kurumda çalıştıklarının bilincinde ve sorumluluğunda hareket ederler.
  • İBB ve iştiraklerinde çalışanları kişisel sosyal medya kullanımlarında da kurumu temsil ettiklerinin bilincindedir.
  • İBB ve iştiraklerinde çalışanlar hiçbir şekilde şahsi sosyal medya hesaplarında siyasi ya da başka bir konuda paylaşım yapmaya zorlanamaz.
  • İBB ve iştiraklerinde; hiçbir kişi, kurum veya oluşum hakkında kötüleyici, dezenformatif iletişim çalışması yapılamaz. Açık veya gizli hesaplarla kişi hak ve hürriyetini zedeleyici paylaşımlar yapılamaz, hedef gösterilemez, yapılması organize edilemez, bu konuda herhangi bir şeklide doğrudan ya da dolaylı bütçe harcanamaz.
  • Paylaşımlarında doğrudan ya da ima yoluyla herhangi bir topluluğu, inanç grubunu, cinsiyeti, etnik kökeni, siyasi görüşü, dezavantajlı grubu rencide edecek, aşağılayacak ifade ve görseller paylaşılamaz.
  • Dezavantajlı gruplara yönelik yapılan sosyal ve ekonomik destek çalışmalarıyla ilgili paylaşımlarda kişilerin fotoğrafları kullanılamaz.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve/veya iştirak şirketinin iç işleyişi ile ilgili özel bilgiler paylaşılamaz. Çalışma arkadaşları iş ve görevlerle ilgili tartışmaları sosyal medya ağları üzerinde sürdüremezler.
  • İBB ve iştirak şirketleri iletişim çalışmalarında kişisel verinin korunmasına özen gösterirler.
  • Önemli konularda kurumsal açıklama ve bilgilendirme yapılmadan önce sosyal medya paylaşımları ya da herhangi bir dijital mecrada açıklama ya da bilgi paylaşımı yapamazlar.
  • Bu konudaki etik ilkelere uymayan kişiler ile ilgili İBB Sosyal Medya Etik ilkelerini ihlal ettiği için iç soruşturma açılabilir, paylaşıma göre yasal süreçler işletilebilir.
  • Özellikle deprem, terör saldırısı, doğal afet vs. gibi olağanüstü kamusal durumlarda yapılan paylaşımlarda çalıştıkları kurumun referans olarak alınacağının farkında olurlar, resmî açıklamaları bekler ve bu açıklamaları esas alırlar.
  • Başka kullanıcılardan gelen bilgi, görüş, görüntüleri paylaşır, yeniden iletir ya da yanıtlarken, bunların kendi görüşü olarak algılanmamasına özen gösterirler.
  • Paylaşımlarının kaynağına özen gösterirler. Paylaşılan ya da iletilen bir bilginin yanlış olduğunu fark edilirse, izleyen bir mesajla mutlaka düzeltilmelidir.
  • Sosyal medya ağlarında yapılan paylaşımların, üçüncü kişiler tarafından, bağlamından kopararak başkalarına iletilebileceği unutulmamalıdır.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi, iştirak şirketleri ve farklı görevlerdeki tüm çalışan ve yöneticileri kamusal anlamda yapılan çalışmaların İstanbullulara ulaştırırken kişisel sosyal medya paylaşımlarında İBB ve Başkan’ın kurumsal sosyal medya hesaplarını referans alırlar. Duyuru süreçlerine katkılarının da yine bu kurumsal hesaplar üzerinden olması tavsiye edilir.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi, iştirak şirketleri ve farklı görevlerdeki tüm çalışan ve yöneticileri temiz ve etik bir sosyal medya kullanımından yana olmayı kabul eder.

Erkekler sosyal medyada eski sevgiliden değil yemek tariflerinden nefret ediyor

Eski sevgili kelimesi bir ilişki için bazen en büyük kavga, hatta ayrılık sebeplerinden biri olabiliyor. Kimse sevgilisinin eski sevgililerinden bahsetmesinden hoşlanmıyor. Belki bir tehdit olarak algılıyor ve kıskanıyor. Belki de geçmişi geçmişte bırakmadığı için partnerine kızıyor. Sevgililerimizin eski sevgilileri bizim için bir sorun olabilir ama söz konusu bizim eski sevgililerimiz olduğunda durum değişiyor. Kullanıcılarını uygulama üzerinde sorulan sorulara verilen cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid araştırmalarına göre insanların büyük çoğunluğu ayrıldıktan sonra da eski sevgilileriyle iletişimde kalıyor gibi görünüyor.

ÇOĞU KİŞİ İÇİN SORUN DEĞİL

Siz eski sevgililerinizi takip ediyor musun? Ya da sevgilinizin eski sevgilisiyle takipleşmesi sizin için önemli mi? OkCupid, uygulama içinde kullanıcıların karşısına çıkardığı sorularla buna bir açıklık getirmiş. Pek çok konuda ayrışan kadınlar ve erkekler bu konuda birleşmiş gibi görünüyor. Türkiye’deki kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin yüzde 62’si ayrılsalar da sosyal medyadan iletişimde kaldıklarını söylüyorlar. Yani eski sevgililer ilişki içinde kimi zaman kıskançlık sebebi olsalar da söz konusu bizim eski sevgilimiz olduğunda iletişimde kalmakta bir sorun görmüyoruz.

İLK YAPTIĞIMIZ ŞEY TAKİPLEŞMEK

Birini sosyal medyada takip etmek artık ismini öğrendikten sonra yaptığımız ilk şeyler içinde geliyor. OkCupid’in, “Hoşlandığınız birini sosyal medyada ne zaman takip etmeye başlarsınız?” sorusuna Türkiye’deki kadın ve erkeklerin yüzde 47’si “sevgili olmadan önce” cevabını veriyorlar. yüzde 35’lik dilimse birkaç buluşmadan hemen sonra takip ettiğini söylüyor. Yani sosyal medyada takipleşmek çoğumuz için bir refleks. Ancak bir sosyal medyaya profili, olmazsa olmazlar arasında değil. Takip etsek de hoşlandığımız kişinin sosyal medya profili bizim için o kadar da önemli görünmüyor. “Sosyal medyası olmayan biriyle çıkar mısın?” sorusuna erkeklerin yüzde 87’si, kadınların yüzde 78’i, “Evet, benim için önemi yok” cevabını vermiş. Stalklamak ya da stalklamamak işte bütün mesele bu…

Sosyal medya hesabına sahip olmamak çoğunluk için kırmızı çizgi değil. Özellikle de pandemi döneminde yükselişe geçeceği düşünülen sosyal medya uygulamaları sanıldığı gibi listede en üst sırada görünmüyorlar. OkCupid araştırmasına göre karantina döneminde en çok tükettiğimiz uygulama Netflix (yüzde 40). Anlaşılan karantina stalklamaktan ziyade bir şey izlemeyi seviyoruz. İkinci sırada yüzde 33’le Instagram geliyor. Üçüncü sırada da yüzde 20’yle anlık mesaj uygulamaları… Türkiye’deki kadın ve erkeklerin asıl kırmızı çizgileri yemek fotoğrafları ve canlı yayınlar! Erkeklerin yüzde 94’üne, kadınların da yüzde 86’sına paylaşılan yemek fotoğrafları itici geliyor. Sokağa çıkma sınırlamaları boyunca neredeyse herkes tarafından akşamları açılan canlı yayınları da insanların sadece yüzde 16’sı beğeniyor.

Twitter Coronavirus için yaptıklarını anlattı

Twitter olarak coronavirus (Covid-19) ile ilgili global kontrol çalışmalarında rolümüz gereği seyahat politikamızı düzenledik. Şirketimiz; iş birlikleri oluşturmak, günlük konuşmaların güvenliğini sağlamak, insanlara güvenilir sağlık bilgisi bulmaları konusunda yardımcı olmak, yardım fonlarını artırmak ve insanların doğru mesajı doğru kaynaktan almalarını sağlamak adına hayır amaçlı reklam desteğine katkıda bulunmak için çalışmalarını hızlandırıyor. Geniş bir kitleden oluşan uzman kuruluşlar, resmi hükümet görevlileri, sağlık profesyonelleri ve hizmetimizdeki epidemiyologlar ile amacımız, güvenilir sağlık bilgisini olabildiğince artırmak ve daha açık hale getirmek.

Covid-19’un global yayılımı araştırması

Covid-19 ile ilgili araştırma deneyiminizde güvenilir içerikle buluşmanızı sağlamak adına, araştırma girişimimizi genişletiyoruz. Yaygın kullanılan yazım hataları ve aranılan sözcükler dahil, hizmetteki konuşmaları sürekli olarak denetliyoruz.

Girişimi başlattığımız her ülkede, ulusal halk sağlığı ajansı veya Dünya Sağlık Örgütü ile direkt olarak ortaklık yaptık. Proaktif araştırma girişimimiz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ve bu hafta gerçekleşecek Sahra Altı Afrika ile dünya çapında yaklaşık 50 ülkede, resmi yerel ortaklıklar ile birlikte yürürlükte. Şu ülkeleri kapsıyor: Arjantin, Avustralya, Avusturya, Bolivya, Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Finlandiya, Fransa, Almanya, Guatemala, Honduras, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, İrlanda, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Nikaragua, Norveç, Panama, Paraguay, Peru, Filipinler, Singapur, Güney Kore, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayvan, Tayland, Birleşik Krallık, Uruguay, ABD, Venezuela, Vietnam.

Günlük konuşmaların güvenliğini sağlamak

Twitter’ın hızı ve sınırsız yapısı, kelimenin yayılması ve insanların dünya çapındaki uzman kaynaklardan son bilgilere erişimini sağlamak adına görülmemiş bir fırsat sunuyor.

Bu görevi desteklemek için global kurulumuz bu kritik zamanda, platformu manipüle edecek ve hizmetimizi kötüye kullanacak teşebbüslere karşı sıfır-tolerans yaklaşımını koruyor. Mevcut durumda, bu konularda kayda değer platform manipülasyon teşebbüsleri görmüyoruz. Bununla birlikte, trendler, arama ve hizmetin diğer yaygın alanlarının kötü davranışlara karşı korunmasını sağlamak adına proaktif özelliklerimize büyük bir ölçüde yatırım yapmış durumdayız. Aynı zamanda bu alanlarda işimizi geliştirmek adına hükümetlerden ve akademisyenlerden yapıcı ve açık bilgi paylaşımını bekliyoruz- bu işte beraberiz.

#AdsForGood Desteği ve ek güvenlikler

Uygunsuz reklamları hedef almak adına Covid-19’in ortaya çıkışını fırsatçı bir şekilde kullanan reklamcılardan gelecek olan herhangi bir girişimi durduracağız. Halkı bilgilendirmek isteyen devlet kuruluşlarının Covid-19 ile ilgili reklamlarının tanıtımını yapmalarına izin verilecek.

Ek olarak, verileri doğrulamak için kampanyalar oluşturabilmelerini sağlamak ve en geniş kitlelere yaygın sağlık bilgisi verebilmeleri için, Ads for Good kredilerini kâr amacı gütmeyen kuruluşlara vakfediyoruz. Örneğin, Uluslararası Veri Doğrulama Ağı’nın bir parçası olarak (IFCN/@factchecknet), dezenformasyonun etkisini veri doğrulaması ve veriye dayalı gazetecilik teknikleri yoluyla azaltmaya yoğunlaşan İspanyol kuruluşu @maldita_es’i ve @malditobulo’yu destekledik. Asya’da, Twitter’ı dünya çapında #CoronavirusFacts aracılığıyla IFCN veri doğrulayanlar ile bağlantı kurmak için kullanan Tayvan Veri Doğrulama Merkezi ile iş birliği yaptık. Güvenilir bilgi bulmak ve Çince söylentilerin gerçek dışılığını ortaya koymak için gerçek zamanlı olarak çalışıyorlar.

İş birliklerimizi ilerletmek

Global Toplum Politika ekibimiz, zararı azaltmak için Twitter’ın gücünü kullandıklarından ötürü hesapla ilgili sorunları giderebilmeleri, uzmanlarının onaylanmış hesaba geçiş yapmaları, stratejik tavsiye arayabilmeleri için Dünya Sağlık Örgütü, birçok global hükümet ve halk sağlık kuruluşları ve dünya çapında yetkililerin de dahil olduğu ilgili üçüncü kişiler ile iletişim kanalları oluşturdu. Aynı endüstridekilerle yakın ilişkideyiz ve ilgili tüm görevler arası toplantılara katılacağız. Açık olan tek servis olarak, verilerimiz her gün araştırmada kullanılıyor ve araştırmacılarımızın alanı halka açık. Covid-19 hakkındaki araştırmayı desteklemek adına Twitter’ın datasının kullanılmasına yönelik başvuruları bekliyoruz. Aynı zamanda, data ürünlerimizin toplum sağlık acil durumlarının akademik ve sivil toplum kuruluşu anlayışını nasıl artırabileceğini değerlendirmek adına daha çok #DataForGood keşfedeceğiz.

Dünya çapında insani müdahale ve yardım girişimlerini desteklemek için çalışanlarımızın bağışlarıyla şirketimizde bir Covid-19 kampanya sayfası oluşturduk. Herhangi bir Twitter çalışanı ilgili kar amacı gütmeyen kuruluşlara bağışta bulunabilir.

Ne yapabilirsiniz?

Bu dönemde Twitter’ı en iyi nasıl kullanabileceğinizle ilgili bir tavsiye ister misiniz?Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve yerel sağlık bakanlığınızı takip edin- güvenilir sağlık bilgisi araştırın ve her konuşulanı dikkate almayın. Şüpheli veya kötü eğilimli bir şey görürseniz bize doğrudan rapor edin. En önemlisi Tweet atmadan önce bir kere daha düşünün. Twitter Moments’ta, Covid-19 ile ilgili global olarak neler olduğuna dair bütün hikayenin anlatıldığı daha uzun formdaki içeriği düzenledik. Eğitmenler ve ebeveynler için UNESCO ile iş birliğiyle oluşturulan medya okuryazarlığı rehberimize başvurun. Rolümüzü yerine getirmeye istekliyiz ve bu durumda gelişmeler oldukça önemli güncel bilgiler sağlamaya devam edeceğiz. Daha fazlası için, @TwitterSafety ve @Policy’i takip edin.

Vanlı bilişimciler Facebook Van’da ofis açsın istiyor

Van Bilişimciler Demeği, Facebook’unTürkiye’de açmayı planladığı ofislerden birinin Vanda kurulması için çalışma başlattı. Uzun süredir Fecebook Türkiye ile irtibat halinde olan Van Bilişimciler Derneği, ofis talebini 2 yıldır ısrarla sürdürüyor. Dünya genelinde bir milyar kullanıcıya ulaşan Facebook, en çok hasılat yaptığı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor.Türkiye genelinde İstanbul merkezli 8 ilde ofis açma çalışması başlatan Facebook’un bir ofisinin deVanda açılması isteniyor. Açıklamalarda bulunan Van Bilişimciler Derneği Genel Sekreteri Sefa Kaya, ağ ulaşım altyapısının yeterli seviyeye ulaştığı Vanda Facebook ofisinin kurulmasının kent yararına olacağını belirtti. Ofis açılması konusunda Facebook yetkilileriyle irtibat halinde olduklarını ifade eden Kaya, “14 Ekim 2017 tarihinde Van Bilişim Zirvesi’ programında Türkiye Facebook ofisinin Vanda açılması gündeme getirilmişti. Facebook ofisinin Vanda açılması bize çok sayıda katkı sağlayacaktır. Bu ofisin Vanda açılmasıyla kentimize istihdam sağlanacaktır. Van tercih edilir bir il olacaktır. Diğer taraftan bu ofisin kentimizde kurulmasıyla diğer teknolojik firmaların da Van’ı tercih etmeleri konusunda öncülük edecektir” dedi.

Facebook ofisinin Van’da açılmasıyla kentin vizyonuna büyük katkı sağlayacağına işret eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlimiz Facebook’un tercih edebileceği şartları taşımaktadır. Yazılımcıların çalışabileceği ofisler genellikle sessiz ve sakin şehirlerdir. Bölgede arazi açısından da en iyi yerlerden olduğunu düşünüyoruz Aldığımız haberlere göre Facebook da Van’da ofis açmayı düşünüyor. Bizler Facebook’a her türlü desteği veremeye hazırız.”

Twitter’da yeni neler var?

1. Konu takibi
Artık, önem verdiğiniz Tweet’leri keşfetmek için spesifik konuları takip edebilmek mümkün. Bu yenilik ile birlikte, ilginizi çeken alakalı ve ilginç Tweet’leri içeren diyalogları tek bir tıkla görüntüleyebileceksiniz. Spesifik bir konuyu takip etmeyi seçtiğiniz takdirde – bu en sevdiğiniz müzik grubu, spor takımı ya da ünlüler olabilir- sadece Twitter’da bu konu hakkında çok fazla konuşma eğilimi olan bir dizi hesaptan Tweetler görürsünüz.

2. Listelerle birden çok zaman akışı oluşturabilirisiniz

Listeler, Twitter’daki farklı ilgi alanlarınız arasında gezinmek için çok kullanışlı. Zaman akışınızın gürültülü bir hal aldığı zamanlarda en sevdiğiniz iş arkadaşınızın hesabını favoriniz olan gurme hesaplarından ayırmak isteyebilirsiniz. #FootballTwitter’ı #TravelTwitter’dan gibi. Artık ana sayfanızda listeler oluşturup takip edebilir, böylece bu farklı Listeleri temel alan birden fazla zaman akışı oluşturabilirsiniz!

3. Tweet’lerinize gelen cevapları saklayın

Tweet’inize verilen yanıtları gizlerseniz, bu yanıtlar başka bir sayfaya taşınır ve doğrudan Tweet’inizin altında görünmez. Tweet üzerinde yeni bir simge görünür ve böylece diğer kullanıcılara yanıtların gizlendiğini söyleyebilir ve isterse cevabı görmeye diğer sayfaya gidebilirler.

4. Fotoğraflarınızı Tweetlemeden önce yeniden sıralayın

Her şeyin ayrıntılarda gizliolduğunu biliyoruz. İşte bu yüzden, bir Tweet yazarken fotoğraflarınızı yeniden düzenleyebilirsiniz. Bunu nasıl yapacağınızı aşağıda görebilirsiniz.

5. Tweetlerinizi planlayın
Tweet atmak istiyor fakat sonrası için mi paylaşmayı düşünüyorsunuz? Tweet’lerin planlanabilme yeteneğini sizler için test ediyoruz. Artık bir toplantının ortasında o komik, zaman açısından kritik Tweet’in sayfasını kaçırmaktan endişelenmenize gerek kalmayacak.

6. Karanlık mod daha da kararıyor
Twitter’ın karanlık moduna artık daha fazla seçenek eklendi—”Lights Out” Daha koyu (saf siyah) ekran isteyenler için kullanılabiliyor ancak bundan biraz daha açık (mavi / gri) isteyenler için ekran “Dim” seçeneği ile loşlaştırılabiliyor. Giriş zaman akışınıza erişmek için sol üst köşedeki profil resminize tıklamanız halinde karşınıza yukarıda sol tarafta görülen ekran çıkacaktır. Bu ekrandaki sol alt köşede bulunan ampul simgesine tıklayıp istediğiniz kadar ekranı karartabilirsiniz! Bu özellik web ve Android’de de mevcut!

7. Sessize alarak Spoiler almayı engeleyebilirsiniz!
Sessize alma, belirli anahtar kelimelerin zaman çizelgenizde veya bahsettiklerinizde görünmesini engellemenizi sağlar! Avatarınıza tıklayın> Ayarlar ve gizlilik> Gizlilik ve güvenlik> Güvenlik bölümüne gidin ve ‘Sessiz’e dokunun. Ardından, zaman çizelgenizden ve sözlerinizden geçici olarak gizlemek istediğiniz hesapları anahtar kelimeler ile özelleştirebilirsiniz. (örneğin “#TheBachelorAU, Bachelor, @TheBachelorAU).

8. Doğum günü balonları
Doğum tarihinizi Twitter profilinize eklediğinizden emin olun, yoksa bu özel kutlamayı kaçırırsınız. Profilinize erişebilmek için avatarınıza tıklayın> ‘Profili Düzenle’yi seçin ve ardından balonların büyük günde profilinizin üzerine yağmasını sağlamak için doğum gününüzü ekleyin.

9. Klasikleşmiş tweetleri bulmak

2012’de rastgele bir şey hakkında gönderdiğiniz komik bir Tweet’i bulmaya mı çalışıyorsunuz? Mobil cihazdaki küçük büyüteç simgesine veya web’in sağ üst köşesindeki arama çubuğuna tıklayın ve şu modeli izleyin:

Ara’ düğmesine tıkladıktan sonra, sonuçları ‘En Son’ olarak filtrelemeniz halinde Twitter size Bitcoin’den bahsettiğiniz tüm Tweet’leri gösterecektir. Siz ve diğerleri arasındaki Tweet’leri keşfetmek için de yine aynı kural geçerlidir:

İtibaren:@TwitterAU “@RealHughJackman”

Ayrıca, hesabınızın tam arşivini zamanın başlangıcından itibaren, sadece ‘Ayarlar ve gizlilik> İstek’ e giderek indirebilirsiniz. Kendinize ne söylediğinizi ve ne zaman olduğunu hatırlatın!

10. Tweet dizisi

Artık Tweet’leri bir araya getirmek birleştiricinizdeki artı imgesine tıklamak kadar hızlı ve basit! Tweet dizinize yeni Tweet’leri “Yeni Tweet Ekle” butonunu kullanarak oluşturabilirsiniz. Ayrıca, “Tweet Dizisini Göster” butonu sayesinde zaman akışınızdaki diğer Tweet dizilerini görüntüleyebilirsiniz.

Kullanıcıların bu doğrultuda Tweet dizilerini hikayelerini anlatmak için benzersiz bir araç olarak kullanmaya başladığını gözlemliyoruz. Örneğin, son zamanlarda “Threadventures” patlaması yaşandığını gördük.

11. Twitter Anketleri ile her şeyi halledin
Twitter anketleri son yıllarda kamuoyu yoklaması için oldukça popüler hale geldi. Oluştururken basitçe ‘anket ekle’ye tıklayın, soruyu açın ve çoktan seçmeli cevapları oluşturun, zaman çerçevenizi seçin (24 saate kadar) ve gerisini bize bırakın. Oylar anonim ve canlı skorları yalnızca oy verdiğinizde görebilirsiniz.

12. Tweet’i sonraya saklayın

Bakmaya doyamadığınız fakat herkesin sizin ‘like’ladığınızı görmesini çok da istemediğiniz Tweet’i biliyorsunuz. İşte bu Tweet’ler için yer imleri geliyor.

Makalelerden dizilere, videolardan GIF’lere kadar, zaman akışınız şu anda tam olarak keşfedecek zamanınız olmayan Tweetlerle doludur. Bu yüzden daha sonra okumak için onları kaydetmelisiniz. Tweet’leri Yer İşaretlerinizden istediğiniz zaman kaldırabilir ve bu kaydettiklerinizi yalnızca siz görebilirsiniz!

13. Sabitlenmiş Tweet’lerle en iyi içeriğinizi gösterin

Herkesin zamansız bir tweet’i var. En sevdiğiniz ünlü Tweet’inizle meşgul olduğunda, bazı kişisel haberlerin, bir zamanlar sahip olduğunuz viral anın paylaşımı yapıldığında ki gibi…

Bu Tweet’i profilinizin üstüne sabitleyerek gösterebileceğinizi fark etmeyebilirsiniz. Bunun için sabitlemek istediğiniz Tweet’i bulun, Tweet’in altındaki daha fazlası butonuna basın (üç nokta sembolü – arka arkaya üç nokta) ve “Profilinize sabitleyin” seçeneği seçin!

TİM başkanının sosyal medya hesaplarına girildi

İsmail Gülle

TİM’in sosyal medyada yaşadığı bir karmaşa üzerine gönderilen bir bülteni…

Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Başkanımız Sayın İsmail GÜLLE’nin sosyal medya hesaplarına siber saldırı gerçekleştirilmiş ve başka şahıslar tarafından hesapların belirli bir süre yetkisiz olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu eylemi gerçekleştirenler hakkında hukuki işlemler tarafımızca başlatılmıştır. Duruşundan asla taviz vermeyecek olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçılarımız, dış ticaret fazlası veren Türkiye davası için çalışmaktadır. Yetkisiz kişilerce itibarımızı zedelemeye yönelik kötü niyetli olarak yapılan sosyal medya paylaşımları, beğeniler ve tüm sosyal medya işlemleri hiçbir suretle Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımız Sn. İsmail GÜLLE ve kurumumuz görüşlerini temsil etmemektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederiz.