Vodafone’dan 25 liraya sınırsız TikTok

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. Sınırsız uygulamalar dünyasını sürekli genişleten Vodafone, dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen ve zaman geçirilen uygulamalar arasında ilk sıralarda yer alan TikTok’u da sınırsız kullanma imkânı sunuyor. Vodafone’un devrim niteliğindeki yenilikçi ürünü “Sınırsız TikTok Paketleri” ile Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. “Sınırsız TikTok Paketleri”, Vodafone Red’e yeni katılan müşterilere aylık 25 TL yerine 15 TL’ye sunulacak. 

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: 

“Bu dönemde müşteri alışkanlıkları ve ihtiyaçları hızla dijitalleşti. Dünya genelinde medya tüketimi ve dijital platformlarda geçirilen zaman ortalama %40 arttı. Vodafone olarak, dünyanın en büyük içerik sağlayıcısı markalarıyla işbirliği yaparak sınırsız uygulamalar dünyasında müşterilerimizin sınır tanımayan bir internet deneyimi yaşamalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda global ve yerel trendleri takip ederek mevcut kategorilerimizin içeriğini güncel tutmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda, son olarak dünyada ve Türkiye’de en çok indirilen uygulamalar arasında yer alan TikTok uygulamasını da sınırsız uygulamalar dünyamıza dahil ederek Sınırsız TikTok Paketleri’ni kullanıma sunduk. Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone’da TikTok uygulaması internetinden yemeyecek. Vodafone’un sınırsız dünyasını daha da güçlendiren yenilikçi ‘Sınırsız Tiktok Paketleri’ni Red’e yeni katılanlara özel avantajlı bir teklifle sunuyoruz. TikTok’un da eklenmesiyle Red’li müşterilerimizin eğlencede sınır tanımayacağına inanıyoruz. Müşterilerimiz, TikTok uygulamasında en sevdikleri videoları ‘Gigabayt bitti’ derdi olmadan, gönül rahatlığıyla izleyebilecek. Yenilikçi ürün ve servislerimizle müşterilerimizin dijital deneyimlerini artırmaya devam edeceğiz.” 

3 seçenek halinde sunuluyor

Vodafone’un yeni “Sınırsız TikTok Paketleri”; haftalık, 15 günlük ve aylık seçeneklerle sunuluyor. Haftalık paket 7,90 TL, 15 Günlük paket 14,90 TL ve aylık paket 25 TL’den satın alınabiliyor. Sınırsız Red 20GB, 25GB, 30GB, 40GB tarifelerine yeni katılanlar, aylık “Sınırsız TikTok Paketi”ne 25 TL yerine sadece 15 TL’ye sahip olabiliyor. “Sınırsız TikTok Paketleri” 12 ay boyunca otomatik olarak yenileniyor, istenildiği zaman iptal edilebiliyor ve 12 ayın sonunda kendiliğinden iptal oluyor. “Sınırsız TikTok Paketleri”ne SMS, Online Self Servis ve Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden kayıt olunabiliyor.

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor

Vodafone’un sınırsız uygulamalar dünyası 4 seçenekten oluşuyor. “Sınırsız İletişim” paketiyle WhatsApp, Telegram, Signal, BiP, Yaay ve Facebook Messenger uygulamaları; “Sınırsız Müzik” paketiyle Spotify, Karnaval, Fenomen ve Power App uygulamaları; “Sınırsız Sosyal Medya” paketiyle Facebook, Instagram ve Twitter gibi en çok kullanılan uygulamalar ve “Sınırsız Video” paketiyle YouTube, YouTube Müzik, YouTube Kids ve İzlesene’de izlenen videolar, tarifenin internetinden yemiyor. Vodafone’lular, 4 yıldan beri gigabayt saymadan en popüler uygulamaların tadını doyasıya yaşıyor. Vodafone Red müşterileri ise sınırsız uygulamalardan ek bir ücret ödemeden faydalanabiliyor.

Mali müşavirler dijitalleşiyor

Pandemide iş temposu artan mali müşavirler çalışmalarını sistemli, hızlı ve temas olmadan yürütebilecekleri bir çözüm arayışına girdiler. Fatura toplamada temassız dönemi başlatan e-malimüşavir.org platformu sayesinde mali müşavirler mükelleflerine ait defter, onay, belge ve bilgileri kargo, arşiv, iş gücü ve zaman tasarrufu sağlayarak dijital ortamda takip ediyor. Muhasebe işlemlerini fiziki görüşmelerle yürütmek zorunda olan saha çalışanlarının sağlık yönünden risk taşıyan süreçlerini kolaylaştırmak için geliştirilen e-malimüşavir.org platformunu mali müşavirlerin yanı sıra yatırım şirketleri, kuluçka merkezleri, girişimciler ve teknopark yönetimleri de kullanabiliyor.

Kargoya, yatırıma, kuruluma gerek yok

Platform, fişlerin ve faturaların mobil uygulama üzerinden saniyeler içinde sisteme aktarılmasını sağlıyor. Muhasebe belgelerinin fotoğrafını çekerek platforma kolayca yükleme olanağı, gereksiz kağıt ve kartuş kullanımını önlüyor. Herhangi bir yatırım veya kurulum gerektirmeyen dijital platform, üyelik yöntemiyle çalışıyor. E-malimüşavir.org platformuna üye olurken girilen e-posta adresi ve belirlenen şifre ile internet erişimi olan her yerden sisteme giriş yapılıyor. iOS ve Android işletim sistemleri ile uyumlu mobil uygulaması da bulunan bulut tabanlı e-malimüşavir.org platformuna girilen verilere internet bağlantısı bulunan her bilgisayar, tablet veya akıllı telefon yoluyla ulaşmak mümkün. 

Yıl sonuna kadar ücretsiz

E-fatura ve banka hareketlerini otomatik olarak uygulamaya aktaran platform, kullanım kolaylığı sunan sade ara yüz tasarımıyla dikkat çekiyor. Mali müşavirlik şirketleri, kullanıcı sayısında sınırlama olmaksızın tüm çalışanlarıyla platforma üye olabiliyor ve hizmet verdikleri tüm mükellefleri için platformdan 2021 sonuna kadar ücretsiz yararlanabiliyor. Üye sınırı bulunmayan platformdan yararlanmak için süre sınırı da bulunmuyor. 7/24 hizmete açık olan platformun müşteri hizmetleri de her an ücretsiz destekle üyeleri bilgilendiriyor.

Mali müşavirlere nefes aldıran yenilik

E-malimüşavir.org platformunun, koronavirüs sürecinde iş yükü artan mali müşavirlerin zaman ve emek yönünden tasarruf etmeleri için geliştirildiğini vurgulayan e-malimusavir.org kurucusu Mesut Şenel, “E-mali müşavir, 2020 yılı Şubat ayından bu yana web ve mobile uyumlu şekilde aktif olarak kullanılıyor. Hayatın her alanında yaşanan değişimlerin muhasebe süreçlerine de yansıdığı pandemi döneminde mali müşavirlerin, şirket yöneticilerinin ve muhasebe süreçleriyle ilgilenen çalışanların taleplerini ve ihtiyaçlarını analiz ettik.  E-mali müşavir platformunu bu analizler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Platformumuzu mali müşavirlik alanında ihtiyaç odaklı, ülkemiz adına yenilikçi bir gelişme olarak görüyoruz.” dedi. 

Online kumar alışkanlığı tedavi edilebilir mi?

Pandemide normalleşme sürecine girilmesine rağmen özellikle psikiyatrik alanlardaki etkileri konuşuluyor. İnternetten kontrolsüz alışveriş, internette aşırı sohbet etme ya da sosyal medyada fazla gezinme gibi birçok davranışsal bağımlılığın pandemi sürecinde tetiklendiğini belirten uzmanlar, bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğunu hatırlatarak tedavinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, normalleşme sürecine girilmesine karşın pandemi sürecinde tetiklenen bağımlılıkların etkisinin gözlenmeye devam edildiğini kaydetti.

Bağımlılık iradesizlik değil, bir beyin hastalığıdır

Bağımlılığın kronik, uzun soluklu bir beyin hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Noyan, “Bağımlılık denildiğinde çoğu kişinin aklına hastalıktan ziyade bireysel eksiklikler geliyor; “iradesine sahip değil, kendisini tutamıyor, kişiliği bozuk” gibi tanımlamalarla düşünüyor bağımlılık sürecini. Bağımlılığı bir irade ile çözebilecek gibi görüyorlar ancak bu çok büyük bir yanlıştır. Bağımlılık zarar verici sonuçlara rağmen, zorlantılı bir şekilde madde/alkol kullanma ile karakterize uzun soluklu ve tekrarlayıcı bir beyin hastalığıdır. Madde kullanımının tetiklediği ve beyinden kaynaklanan fizyolojik ve biyolojik değişiklikler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Madde kullanan kişilerin öncelikleri ve davranışlarını kontrol etme yetileri olumsuz etkilenmektedir. Bağımlılık, uzun bir süreç içerisinde gelişen, büyük ölçüde davranışları etkileyen bir beyin hastalıktır. Beynin temel haz maddesi olan dopamin hormonun dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkmaktadır. Beynin ödül ve ceza merkezinde yapısal bozukluklar meydana gelmesi ile bağımlı olan bireyler anlık olarak alacakları hazza odaklanmakta, uzun dönemde ortaya çıkabilecek zararları değerlendirememektedir.” diye konuştu.

Davranışsal bağımlılıklara dikkat!

Bağımlılığın sadece alkol, madde ve sigara bağımlılığı ile sınırlı olmadığını belirten Doç. Dr. Onur Noyan, davranışsal bağımlılıkların da bulunduğunu ve özellikle pandemi döneminde bu bağımlılıkların öne çıktığını ve etkilerinin halen devam ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Onur Noyan, “Bağımlılık sadece alkol, madde, sigara ile sınırlı değil, davranışsal bağımlılıklar da bulunuyor.  Özellikle pandemi sürecinde alkol, madde ve sigara bağımlılığı ile birlikte bu maddeler dışındaki davranışsal bağımlılıklar da ön plana çıktı. İnternet bağımlılığı, internette oyun bağımlılığı, bahis ya da kumar oynama gibi davranışlar ile birlikte internetten kontrolsüz alışveriş, internette aşırı sohbet etme ya da sosyal medyada fazla gezinme gibi birçok davranışsal bağımlılıklar bu dönemde daha çok gözlemlenmeye başlandı. Tekrarlayan davranışlarda aynı alkol ve madde gibi beynin ödül merkezini uyarmakta ve bağımlılık yapıcı bir etki göstermektedir. Evde kapalı kalınan bu günlerde sıkıntı ve boşluk hissi ile baş edebilmek için beyni kısa yoldan uyaran davranışlara eğilim atmaktadır.   Bir süre sonra bu davranışlardan uzak kalındığından huzursuzluk ve sıkıntı gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” dedi.

Bağımlılığın tedavisi vardır

“Bağımlılık tedavisi olan bir hastalıktır” diyen Doç. Dr. Onur Noyan, kişinin yaşamını olumsuz şekilde etkileyen her türlü bağımlılığın mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayarak  “Bağımlılık bir hastalıktır. O nedenle öncelikle hastalığı kabullenip, ardından bu durumla baş etmek için gerekli adımları atmak gerekiyor. Elbette ki çok kolay tedavisi olan nezle, grip gibi bir hastalık değil, şeker, tansiyon gibi ömür boyu devam edecek bir hastalıktır.” dedi.

İlk hedef hastanın hastalığını kabul etmesidir

Bağımlılık tedavisinde kullanılan yöntemlerle ilgili bilgi veren Doç. Dr. Onur Noyan, tedavi sürecindeki ilk hedefin hastanın hastalığını kabul etmesi olduğunu belirterek “Tedavi sürecinde öncelikle hastadan öyküsünü dinliyoruz, öyküsünden kişinin hayatındaki olumsuz etkileri çıkarmaya çalışıyoruz. İlk hedefimiz bireyin bağımlılık sürecini bir hastalık olarak kabul etmesi oluyor. Kullanılan maddenin cinsine göre gerekli tetkik incelemeden sonra tedavi süreci başlamaktadır. Öncelikle alkol ya da madde kullanımı bırakıldığında ortaya çıkabilecek yoksunlukları bulguları değerlendirilerek için uygun bir serum, ilaç tedavisi uyguluyoruz. Daha sonra altta yatan psikolojik ve psikiyatrik sorunlara göre ek ilaç tedavilerini planlıyoruz. İlaç tedavileri ile birlikte aylık ya da 3 aylık depo iğne ya da çip tedavisi olarak da adlandırılan implant tedavi seçeneklerini, ilaç ve diğer tedavilere ek olarak beyin uyarım teknikleri olarak adlandırılan Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) tedavi seçeneğini değerlendiriyoruz.” dedi.

İlaç tedavisi yanında psikoterapi önemlidir

TMU tedavisinde amacın dışardan uygulanan bir elektromanyetik alanın beyin içerisinden elektriksel aktivite oluşturarak düzensiz çalışan beyin bölgelerinin daha düzenli çalışmasının sağlanması olduğunu kaydeden Doç. Dr. Onur Noyan, “Hem alkol ve madde kullanma isteği, hem de maddeden uzak kalınan sürenin uzatılması hedeflenmektedir. Biyolojik ve farmakolojik ilaç tedavilerinin yanında psikoterapi ve diğer psikososyal yaklaşımların mutlaka uygulanması gerekmektedir. Bireyin madde kullanma isteğinin farkına varması, bu istekle baş etmesini kolaylaştıracak yöntemlerin belirlenmesi, riskli ve tehlikeli durumların tanınması sağlanarak, davranış planları yapılması önemlidir.” diye konuştu.

Türk Telekom şehirlere akıl veriyor

Türkiye’de dijital dönüşümün lideri Türk Telekom, yeni nesil şehir dönüşümüne yapay zekâ teknolojileriyle öncülük ediyor. Yeni Nesil Şehircilik İnisiyatifi ile 10 kentte hayata geçirilen çözümlerle, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar akıllı yaşama dair tüm alanlarda enerji tasarrufu sağlandı. Türk Telekom, IoT (Nesnelerin İnterneti) platformunda anlamlandırdığı verilerle kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlarken, sürdürülebilir bir kent yaşamına da destek oluyor. Türk Telekom’un ‘Yeni Nesil Şehir Platformu’ adı altında yeni nesil ulaşım, enerji, çevre, sağlık ve güvenlik alanlarında 10 kette hayata geçirdiği 55 akıllı çözüm, yaşam kalitesi yüksek, sürdürülebilir ve güvenli şehirlerin inşasına katkı sağlıyor. 

Kentler için sağlıklı ve çevre dostu yenilikçi teknolojiler

Akıllı ulaşım sistemleri ile donatılan kentlerde trafikte zaman kaybı, kaza sayısı ve yol çalışmalarından kaynaklanan gecikmeler büyük oranda azalıyor. Türk Telekom, son olarak kısa süre önce Aksaray Belediyesi ile ‘Yeni Nesil Bisiklet Projesi’ni hayata geçirdi. Proje ile kent sakinlerine alternatif, çevre dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım imkânı tanındı. 

“Belediyelerde elektrikte yüzde 40, sulamada yüzde 30 tasarruf”

Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Eser, konuyla ilgili açıklamasında “Türk Telekom olarak teknolojinin insanların ekonomik, sosyal ve ruhsal iyilik hâllerine hizmet etmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü bizim için hayatın merkezi insan. Bu yaklaşımla, Yeni Nesil Şehir Platformu adı altında şehirde yaşayanların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştiriyoruz. Bu kapsamda o kentte yaşayan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hızlı çözümler sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ çözümleriyle, sağlıktan ulaşıma, enerjiden güvenliğe pek çok alanda kent sakinlerine daha iyi bir yaşam sunuyoruz. Hayata geçirdiğimiz akıllı çözümlerle belediyelerde bugüne kadar elektrikte yüzde 40, sulamada yüzde 30 kaynak tasarrufu sağlandı. 5G ve yapay zeka konusunda da çalışmalarımız devam ediyor” dedi. 

1,2 milyon kullanıcıya ücretsiz wi-fi hizmeti

Türk Telekom’un yeni nesil şehircilik çalışmaları kapsamında Elektronik Denetleme Sistemi ile Karaman, Kars, Antalya, Kırşehir, Mersin, Edirne ve Denizli’de, Yeni Nesil Kavşak ile de Elazığ’da trafikte olumlu sonuçlar alındı. Ayrıca Kütahya Belediyesi Halka Açık Wi-Fi, Yeni Nesil Şehir Mobilyaları ve Mobil uygulama ile yeni nesil şehir çözümlerine kavuşturulurken, Sosyal Medya Yönetim Yazılımı ile ‘Dijital ve İnteraktif Belediyecilik’ vizyonu desteklenen belediye sayısı 29’a yükseldi. Yeni nesil şehirlerde öncelikli ihtiyaç olan Wi-Fi hizmeti ise açık alanlarda 1,2 milyon kullanıcıya toplam 523 TB veri kullanımı ile ücretsiz sunuldu. 

Haber alınan yer sosyal medya güvenilen yer TV

BAREM’in Türkiye’yi temsili eden bin kişi ile gerçekleştirdiği araştırma, en çok haber aldığımız mecraların sosyal medya ve TV’ler olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre seyirci, haber almak için en fazla Fox TV’yi tercih ediyor. Son dönemde en sık izlenen ve dikkat çeken haberler arasında ise; COVID-19, Kanal İstanbul, Sedat Peker ve Müsilaj konuları yer alıyor.

Pazar Araştırma ve Danışmanlık şirketi BAREM, Türkiye temsili bin kişi ile medya konusunda kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, Türkiye’de medya izleme alışkanlıklarında geleneksel medyadan yeni mecralara doğru bir dönüşüm gerçekleştiğini gösteriyor. Araştırmaya göre; en çok haber alınan mecralar arasında %56 oranla sosyal medya öne çıkıyor. Sosyal medyayı TV’ler (%55) takip ediyor.

En güvenilir haber mecramız; TV

Araştırmaya göre, TV kanalları haberleri TV’den izleyenlerin %76’sı tarafından güvenilir bulunurken, sosyal medya kullanıcılarının %69’u sosyal medyadan aldıkları haberlere güveniyorlar. Online gazete içinse bu oran %64.

Dizi ve film izlemek için de tercih; geleneksel TV kanalları

Evde film ve dizi izlemek için hangi mecraların kullanıldığı sorulduğunda geleneksel TV kanalları (%46) öne çıkıyor. 55 yaş üzeri grupta (%69), ev kadınları (%62) arasında bu oran diğer gruplara göre daha yüksek. Film ve dizilere ulaşmanın ikinci yolu internetten, YouTube’dan izleme veya indirme. Görüşülen üç kişiden biri (%33) bu yolu izliyor. Bu uygulama işsizler (%53), öğrenciler (%48), gençler (18-34 yaş grubu %47), lise mezunları (%46) ve üst sosyoekonomik gruplar (AB – %39) arasında daha popüler.

Netflix, Blu TV, Exxen, Gain, MUBI vb dijital platformlar ise görüşülen kişilerin %27’si tarafından film ve dizi izlemek üzere tercih ediliyor. Üniversite veya üzeri (%61) ve lise (%42) eğitimliler, öğrenciler (%53), ücretli ve maaşlı çalışanlar (%52), gençler (18-34 yaş grubu – %43) ve işsizler (%39) arasında bu oran daha yüksek.   

Haberi Fox TV’den alıyoruz

Araştırma, nüfusun %20’sinden fazlası tarafından izlenen TV kanallarının sırasıyla; Fox TV (%45), ATV (%32), A Haber (%24), Show TV (%23), TRT1 (%23) ve TRT Haber (%21) olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca haber ağırlıklı TV kanallarında haber izlenmesi bazı gruplarda %20’nin üzerine çıkıyor. CNN Türk toplamda %17 oranında izlenirken AB (%26) ve C1 (%20) ses gruplarında bu oran daha yüksek. NTV toplamda %16 izlenirken 55 yaş ve üzerinde bu oran % 21’e çıkıyor. Halk TV toplam kitlede %15 izlenirken 55 yaş ve üzeri kitlenin %25’i haberleri buradan izliyor. Habertürk %9 izlenirken AB ses grubunda %24 izleniyor.

Gündemimiz; COVID-19, Kanal İstanbul, Sedat Peker ve Müsilaj

Türkiye’de gündem hızlı değişirken, çok sayıda yeni habere maruz kalan izleyiciler, haberleri belirli filtrelerden süzerek farkediyor ve hatırlıyor. Araştırmada bu dönem en çok izlenen haberler spontan olarak sorulduğunda, görüşülen kişilerin yarıdan fazlası (%52) COVID-19 ile ilgili haberleri izlediğini söyledi. COVID-19 haberlerine en hassas grup ise %61 oranla kadınlar oluyor. Üç kişiden biri de (%32) Kanal İstanbul haberlerini izlediğini ifade ediyor. Bu oran erkekler (%36), 35 yaş ve üzeri kişiler (%37), İstanbullular (%38) ve üst sosyoekonomik gruplarda (AB – %43) daha yüksek.

Bu aralar en çok izlenen 3. haber konusu iseSedat Peker(%27). Bu konu erkeklerin (%34) daha fazla dikkatini çekerken, üst sosyoekonomik gruplar (AB – %38) arasında daha da popüler olduğu görülüyor. Müsilaj yani deniz salyası (%26) haberleri de çok izlenenler arasında yer alıyor. Kadınlar (%29), 35-54 yaş grubu (%30), üst sosyoekonomik statü grupları (AB – %37) ve başta İstanbul (%37) olmak üzere Marmara ve Ege bölgelerinde yaşayanların bu konuya ilgisi daha fazla.

10 kişiden 4’ü müsilaj hakkında bilgi sahibi değil

Görüşülen kişilere müsilaj hakkında bilgileri olup olmadıkları sorulduğunda; 10 kişiden 6’sı (%61) müsilajı bildiğini söyledi. Üniversite ve üzeri eğitimli (%74) ve üst sosyoekonomik gruplarda (%82) bilenlerin oranı çok daha yüksek.

Müsilaj hakkında bilgisi olanlar ise bu işin sorumluları olarak atıklarını arıtmadan denize bırakan fabrikaları (%71) gösteriyor. Kadınlar (%76) arasında bu düşünce daha yüksek. Araştırmaya katılan kişilere göre; atıklarını arıtmadan denize bırakan tesisler ve siteler (%44), Merkezi Yönetim – Hükümet, İlgili Bakanlıklar (%42) ve Yerel Yönetimler – Belediyeler (%36) de bu sorumluluğu paylaşıyorlar.

TELKODER rekabet için ara bağlantı ücretini artırın dedi

Serbestleştirme yapılan tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de telekomünikasyon alanında serbestleştirme yapılarak rekabetin sağlanması için kurumlar kuruluyor ve bir dizi işlem yapılıyor. Böylece, Telekomünikasyon alanında var olan yerleşik işletmecilerin ve diğer işletmecilerin rekabet güçlerini kullanmaları engelleniyor ve piyasaya yeni işletmecilerin girebilmesi sağlanıyor. Bunun için, bilindiği gibi, ülkemizde “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu – BTK” kuruldu. BTK öncelikle telekomünikasyon alanındaki pazarları belirliyor, ayrıntılı çalışmalar yaparak bu pazarlardaki “Etkin Piyasa Gücü”ne sahip işletmecileri belirliyor ve belirlenen bu işletmecilere çeşitli yükümlülükler getiriyor. 

Bu pazarlardan birisi olan “Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazarı” analiz çalışmaları ile farklı şebekelerde başlayıp farklı şebekelerde sonlanan çağrılar için işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri ücretler belirleniyor. Bu analiz yapılırken yerleşik işletmecinin ve piyasaya yeni giren işletmecilerin Pazar paylarına bakılıyor. Dolayısıyla işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri arabağlantı ücretlerinin rekabetin gelişmesi için çok önemli olduğu ortaya çıkıyor. BTK tarafından 2020 sonunda yapılan son analiz neticesinde STH Arabağlantı ücretlerinin düşürülmesine imkan sağlayan bir değişiklik yapıldı. Bu durum rekabetin yeterince gelişmemiş olduğu sabit telefon hizmetleri pazarında hizmet veren STH işletmecileri arasında endişe yarattı. 

Telekomünikasyon sektörün gelişebilmesi için rekabet ortamının sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “TELKODER olarak sektörün gelişmesi için düzenlemelerin önemine dikkat çekmemize rağmen alınan bu kararlar sektörde serbestleşme hedeflerini adeta yok sayıyor. Sabit telefon hizmetleri (STH) işletmecileri için çağrı sonlandırma tarifelerinde indirime yol açan bu değişiklik üyelerimiz tarafından endişeyle karşılandı. Oysa pazarda tam sağlanmış ve regülasyonlarla desteklenen bir rekabet ortamı, alternatif işletmecilerin de güçlenmesini sağlayarak tüketiciye daha kaliteli hizmet sunulmasını teşvik edecek. Regülasyonların alternatif işletmecileri koruyucu ve hatta güçlendirici nitelikte düzenlenmesi uzun vadede tüketici tarafında da daha kaliteli ve ucuz hizmetlerin sunulmasını destekleyecek.” diyor.

TELKODER, birkaç ay önce yaptığı açıklamada, STH pazarının gelişimi için önerilerini sıralamış ve ara bağlantı ücretlerinin artırılmasına ilişkin kritik önerilerde bulunmuştu. Derneğe göre 2009 yılından bu yana yürürlükte olan bu ücretlerin düşürülmemesi, hatta enflasyon ile dolar karşısında eriyen bu ücretlerin arttırılması gerekiyor. Dernek; 12 yıl içinde ekonomik olarak pek çok farklı vergi ve ek maliyetle de karşılaşan alternatif işletmecilerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve rekabetin gelişmesi için desteklenmeleri gerektiğini önemle vurguluyor. 

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “BTK verilerine baktığımızda STH pazarının giderek küçüldüğünü görüyoruz. Oysa bu pazarda faaliyet gösteren pek çok alternatif işletmeci bulunuyor ve vatandaşlarımıza kaliteli iletişim hizmeti sunmak için var güçleriyle çalışıyorlar. STH alanındaki alternatif işletmecilerin pazar payı %20 gibi çok düşük bir seviyede seyrediyor. Avrupa ülkelerindeki pazar paylarıyla kıyaslanmayacak kadar düşük bir orandan bahsediyoruz. TELKODER olarak STH işletmecilerinin pazar paylarını artıracak etkin düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. STH arabağlantı ücretlerinin artırılması işletmecilerimizin 12 yıldır maliyetlerine yansıyan artışlardan uğradıkları zararı azaltabilmeleri için önemli bir adım olacak. Arabağlantı ücretlerinde indirime gidileceğine dair aldığımız duyumların hatalı olmasını umut ediyoruz. Bu kararın alınması alternatif işletmecilerin önemli ölçülerde zarara uğramalarına neden olacak. Oysa; alternatif işletmecilerin korunması ve desteklenmesi daha fazla yatırım yapılmasına ve tüketicilerin de daha kaliteli hizmet alabilmesine olanak sağlayacak.” diyor.

STH işletmecileri için ara bağlantı ücretleri 2009 yılında belirlenmiş ve aradan geçen uzun yıllar boyunca fiyatlarda herhangi bir artırıma gidilmemişti.

Google otelcilere online satış öğretecek

Google ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), pandemi koşullarının zorunlu hale getirdiği dijital dönüşüm sürecinde turizm işletmelerini desteklemek amacıyla güçlerini birleştirdi. İki kurum arasındaki işbirliği protokolü Google Türkiye Ülke Direktörü Mehmet Keteloğlu ve TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleşen törenle imzalandı.

Üç Ayaklı Dijital Dönüşüm Desteği

Google Türkiye ve TÜROFED’in dijital dönüşüm sürecinde, turizm işletmelerimizin yanında olabilmek amacıyla güçlerini ve çabalarını birleştirdiği işbirliği protokolü Dijital BecerilerTurizm Sektörünün Geleceğine ilişkin İçgörüler ve İnovatif Turizm Ürün ve Hizmetleri olmak üzere üç temel konu üzerine odaklanıyor. İşbirliğinin bileşenleri ile ilgili ayrıntılar şu şekilde:

1)      Dijital Atölye Online Turizm Programı

İşbirliği kapsamında, turizm sektörüne özel olarak hazırlanan “Online Turizm Eğitim Programı” ile sektöre yeni dijital beceriler kazandırılırken, turizm işletmeleri ve çalışanları yeni dijital ürün ve araçlarla tanıştırılacak.

Turizm işletmecileri ve çalışanları söz konusu eğitimlerle “işletmelerini nasıl dijitale taşıyabilecekleri”; “dijital tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini nasıl daha etkinlikle sürdürebilecekleri”; “online içerik geliştirme stratejilerini nasıl güçlendirebilecekleri” ve “Google ürün ve servislerinin yanı sıra tüm dijital ekosistem oyuncularını tanıyarak dijital ayak izlerini nasıl büyütebilecekleri” hakkında bilgi sahibi olma imkanına kavuşacak.

Online eğitimlerin ardından, Google Dijital Atölye platformunda hazırlanan turizm sektörüne özel, tamamen Türkçe ve ücretsiz eğitim programı ile 2500 turizm işletmesine ulaşılması ve Google’ın sektörün dijitalleşmesine verdiği desteğin sürdürülmesi hedefleniyor.

2)      Turizm Sektörünün Geleceğine İlişkin İçgörüler

Turizm sektöründe geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen talep/tahmin modellerinin etkinliği pandemi ile birlikte önemli ölçüde azaldı. Aynı süreçte, iyileşmenin hızı ve şekline ilişkin belirsizlik ise veri analizlerii ve veri tabanlı içgörülerün önemini daha da artırdı.

Bu ihtiyaçtan yola çıkan Google Türkiye- TÜROFED ile yapılan işbirliği çerçevesinde; turizm ve seyahat sektörünün kısa, orta ve uzun vadeli görünümüne ilişkin içgörürlerini sektör temsilcileri ile paylaşarak önlerini daha iyi görmelerine, tüketici eğilimlerini daha net okuyabilmelerine ve daha iyi kararlar vermelerine katkı sunacak.

3)Turizm ve Seyahat Sektörünün İnovatif Ürün ve Hizmetlerle ile Desteklenmesi

Dijital hizmetler, pandemi öncesinde de gezginler için büyük önem taşıyordu. Ancak pandemi sonrası dönemde yeni ortaya çıkan ihtiyaçlar ve esneklik talebi ile birlikte dijital ürün ve hizmet talepleri de artış gösterdi. Bu çerçevede Google Türkiye ve TÜROFED önümüzdeki dönemde turizm işletmelerinin dijital ürün ve servisler hakkındaki bilgilerini güncel tutabilmek için sektörü ilgilendiren yeni teknoloji ve araçlara ilişkin bilgilendirme çalışmalarını hayata geçirecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy: “Özellikle turizmde yeni anlayışlar ve yaklaşımlar yükselişte.”

Google Türkiye- TÜROFED arasında imzalanan işbirliği protokolünde konuşan T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın son bir buçuk yıldır yürüdüğü son derece sıkıntılı bir yoldan ağır ama emin adımlarla düzlüğe çıkmak üzere olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Bununla birlikte dünyanın değiştiğini, eskisinden farklı olduğunu göz ardı edemeyiz. Özellikle turizmde yeni anlayışların ve yaklaşımların yükselişte olduğunu görüyoruz. Sanal dünyanın tanıtımda ve kitlelere ulaşmada taşıdığı muazzam potansiyeli akılcı ve stratejik şekilde kullanmanın gayreti içerisinde olmalıyız. TÜROFED ve Google Türkiye arasında eğitim, teknoloji ve bilgi paylaşımını kapsayan böylesi bir protokolün hayata geçirilmesini çok değerli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Değişen dünyada yeni döneme doğru atılan bu güçlü adım ve iş birliği dolayısıyla her iki kuruluşu da tebrik ediyor, protokolün ülkemiz turizmine, sektörün işleyişine ve çalışanlarına fayda sunmasını diliyorum.” dedi.

Google Türkiye Ülke Direktörü Mehmet Keteloğlu: “Yeni normal koşullarında büyümenin ve rekabetçiliğin yolu, dijitale yönelmekten geçiyor.”

Google Türkiye Ülke Direktörü Mehmet Keteloğlu pandemi döneminde ve sonrasında dijitalleşmenin önemini vurguladığı konuşmasında şunları söyledi: “Bir sağlık krizi olarak başlayan salgın geçtiğimiz aylar içerisinde özellikle turizm ve seyahat sektörünün de zor günler yaşamasına neden oldu. Turizm ve seyahat sektörü salgın nedeniyle dünya çapında 2 trilyon dolardan fazla gelir kaybı yaşadı. Söz konusu süreç; turizm ve seyahat sektöründe değişen tüketici taleplerini hızlı okuyan, rakip pazarlardan kendini farklılaştırarak rekabetçi yanını ortaya çıkaran, pandemi boyunca tüketicilerle iletişimi sürdüren, sağlık ve hijyen tedbirleri konusunda tüketiciyi bilgilendiren ülkeleri daha avantajlı kılarken, istisnasız şekilde dijitalleşmeye olan ihtiyacı da artırdı. Artık için bulunduğumuz ‘yeni normal’ koşullarında büyümenin ve rekabetçiliğin yolu, dijitale yönelmekten geçiyor. Kamu ve özel sektör işbirlikleri ise bu dönüşümün etkin ve tabana yaygın şekilde gerçekleşmesinin itici gücü konumunda. Ülkemizde de pandeminin başından bu yana başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, kamu kurumlarımız tarafından alınan tedbirlerle, pandemi döneminin sektör açısından minimum hasarla atlatılması konusunda yoğun çaba sarfedildi.  Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA)  kuruluşuyla, ülkemiz global trendlerle uyumlu ve yeni ihtiyaçlara hitap eden yepyeni bir yapıya kavuştu. Biz de Google  olarak, kurulduğu günden bu yana TGA ile birlikte çalışıyoruz, ve salgının ilk aylarında TGA’ya 2 Milyon Dolar tutarında bir Google reklam bağışı sağlayarak ülkemizin turizm kampanya çalışmalarına desteğimizi sürdürdük.

Özellikle belirtmek isterim ki, turizm ve seyahat Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk günden bu yana bizim için hep öncelikli bir sektör oldu. Türkiye’deki 15. yılımızda TÜROFED ile çıktığımız bu yol ile ülkemize hizmet etmeye yönelik çalışmalarımıza bir yenisini eklemekten dolayı büyük onur ve mutluluk duyuyoruz. Bu zorlu dönemi hep birlikte aşarken, tüm işletmeleri dijital platformların sunduğu birbirinden değerli avantajlardan ve güçlü araçlardan yararlanmaya çağırıyoruz.”

TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır: “Bu işbirliği ile dijital dünyanın sunduğu yeni ürün ve araçlardan hızla haberdar olacağız.”

Dijitalleşmenin tüm sektörlerde olduğu gibi turizmde de önemli konulardan biri haline geldiğini belirten  TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır, İşbirliği Protokolüne ilişkin olarak şunları söyledi: “Özellikle dijital platformlar, online içerik yönetimi ve veri analitiği turizm sektörünün yeniden eski canlılığına kavuşmasında bizlere yardımcı olacak ana başlıklar olarak karşımıza çıkıyor. Bu işbirliği ile dijital dünyanın sunduğu araçlardan daha iyi faydalanarak hem işletmelerimizi hem de çalışanlarımızı çağın gerektirdiği dijital becerilerle donatabilmeyi hedefliyoruz. Böylelikle bir yandan online içerik ve markalaşma, konularındaki yatırım kararlarımızı daha öngörülü ve stratejik şekilde verirken, bir yandan da dijital dünyanın sunduğu yeni ürün ve araçlardan hızla haberdar olabileceğiz.”

Sektörün Gelişmesi için Önemli Bir Hamle

Dünyadaki gelişmelere bakıldığında turizm, dijital dönüşümün tüm süreçlerini temelden etkilediği endüstriler arasında yer alıyor. Bu açıdan Türkiye ekonomisinin lokomotifi işlevi gören turizm ve seyahat alanına destek vermek, Türkiye’nin gelişimine de katkı sağlamak anlamına geliyor. Kamu  ve sektör temsilcilerinin çabalarıyla giderek daha çok ivme kazanan turizm ve seyahat alanında, yeni bir ortaklığa imza atılması bu nedenle büyük önem taşıyor. Google Türkiye ile yapılan işbirliği ile TÜROFED’e bağlı otel ve konaklama işletmelerinin dijitalleşmesinin hızlandırılması hedefleniyor.

Youtube’un video trendleri ve bazı gerçekler

Youtube enteresan bir video trendleri raporu gönderdi. Önce ona bakalım:

YouTube’un Kültür ve Trendler (Culture & Trends) ekibi 2020-2021 döneminde yükselen yaratıcı trendleri ve bu trendlerin videonun geleceğini nasıl etkileyeceğini ortaya koyan özel bir rapor hazırladı. Cannes Lions 2021 etkinliğinde duyurulan raporun bulguları, tüm dünyadan yüzlerce videonun analizine, 20’den fazla ülkede Ipsos tarafından yapılan anketlere ve endüstri uzmanlarıyla yapılan görüşmelere dayanıyor.

Rapordan dikkat çeken bulgular

YouTube Kültür Trendleri Raporu, görüntüleme, içerik biçimleri ve yaratıcılığın rotasını anlamak için en son video trendlerine ve analizlerine odaklanıyor.

●     Rapor, canlı ve eşzamanlı izlemenin, insanların bir topluluğun parçası olma ve bağlantıda olma hissi kazanmalarına yardımcı olduğunu ortaya koyuyor:

○   İnsanların yüzde 85’i geçen 12 ay içinde birliktelik duygusu yaratan bir canlı yayın izledi.

○   2020 yılında “Benimle” videoları gibi eşzamanlı içerikler tüm dünyada 2 milyardan fazla kez izlendi. 

○   Başkaları ile aynı odada TV ekranında YouTube içeriği izleyenlerin oranı yüzde 67.

○   İnsanların yüzde 79’u başkalarıyla birlikte YouTube seyrederken daha derin bağlantılar kurduklarını söylüyor.

●      Genel ve özel alanlar arasındaki sınırlar ortadan kalkarken, izleyiciler daha ‘ilgili’ içerikler istiyor.

○   İnsanlar, içerik üreticilerinin sahici benlikleriyle var oldukları ve kendileri için önemli olan konular hakkında konuştukları, izleyicilerle daha derin bir bağlantı kurdukları YouTube’da daha çok  ilgili içerikler arıyor ve bu içeriklerle daha fazla etkileşim kuruyor.

○   Örneğin bu ilgili formatlar, satrancın yeniden markalaşmasına da yardımcı oldu. Satrançla ilgili içeriklerin izlenmesinde geçen yıl dünya çapında %100’ün üzerinde artış oldu. 

○   Ek olarak, insanların %82’si ayda en az bir kez bir şeyi nasıl yapacaklarını öğrenmelerine yardımcı olacak videolar izledi. 

●      Dijital video, halihazırdaki görsel-işitsel kuralların ötesine geçiyor ve giderek daha deneyimsel bir hale geliyor.

○   ASMR (autonomous sensory meridian response) videoları ilgi çekerken, video podcast’ler (İnsanların yüzde 51’i son 12 ayda en az bir video podcast izledi)  ve ses öncelikli ya da oyunlardakine benzer sinematik birinci şahıs videoları gibi diğer duyusal formatlar ortaya çıktı.

○   Örneğin, Minecraft oyunundaki “Dream SMP” (survival multiplayer) sunucusunun videoları, Mayıs 2020’den itibaren 1 milyardan fazla izlenme ile son altı ayın en popüler eğlence fenomeni haline geldi.

○   Video ‘meme’ ve trendlere katılımcı olmak, aynı zamanda popüler ve sürükleyici bir sosyal eğlence biçimi haline gelmiş durumda. Güney Afrika‘da başlayan ve İsveç’teki sağlık çalışanları arasında bir hit haline gelerek 600 milyonun üzerinde izlenen Jerusalema challenge gibi dans trendleri büyük ilgi topladı.

Türkiye’den öne çıkan trendler

●      Raporda yer alan Ipsos verilerine göre;

○   Türkiye’de görüşülen katılımcıların yüzde 92’si son 12 ayda en az bir canlı yayın izledi.

○   Son 12 ayda online video içeriği izleyenlerin oranı yüzde 92, online video içerik paylaşanların oranı ise yüzde 80.

○   Katılımcıların yüzde 63’ü insanlarla iletişim kurmak için ayda en az bir kez video izliyor.

○   Yüzde 92’si öğretici içeriğe sahip videoları ayda en az bir kez ya da daha fazla sıklıkta izliyor.

○   YouTube içeriğini TV üzerinden ayda en az bir kez başkalarıyla birlikte aynı odada TV üzerinden izleyenlerin oranı yüzde 73.

Etkileşimli bir video formatında paylaşılan raporun tamamına http://yt.be/trendsreport adresinden ulaşılabiliyor.

Sonra diyelim ki Youtube bu kadar videonun artışını sağladıktan sonra acaba şu konularda neler yapıyor:

Acaba Youtube içerikçiye verdiği reklam ücretiyle aldığı reklam ücreti arasında nasıl bir fark yaşıyor? Yani bir firma 1.000 TL reklam verince bunun kaç lirası videoyu oluşturmak için kendini paralayan insanların cebine giriyor? 500 mü? 10 mu?
Acaba Amerika’da 100 video gösteren adamla Türkiye’de 100 video gösteren adamın cebine aynı para mı giriyor?
Acaba bu video yanlış şeyler çağrıştırıyor bu bizim standartlarımıza aykırı dediği şeyler ABD, AB ve Türkiye’de birbirinin tıpatıp aynısı mı? Yani standartlar evrensel mi günlük mü?

Bunlara cevap bulursak süper olur…

Kırsala hızlı internet uydudan gidebilir

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), geçtiğimiz günlerde Almanya’nın kırsal bölgelere uydudan genişbant internet sağlanması için duyurduğu destek programının ülkemiz için de faydalı bir model olabileceğine dikkat çekiyor. Genişbant uydu internetin Türkiye’nin dijitalleşme seviyesine önemli bir katkı sunacağını ve altyapı oluşturma gerektirmediğinden tüm sürecin daha hızlı ilerleyebileceğini vurgulayan TELKODER; öğrenciler, girişimciler, KOBİ’ler ve çiftçiler için bu projenin önemli olduğuna dikkat çekiyor. 

Geçtiğimiz günlerde SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın Almanya ziyareti sonrası Almanya Federal Ulaştırma ve Dijital Altyapı Bakanı Andreas Scheuer, kırsal kesimin SpaceX Starlink Genişbant hizmetine erişmesi için 500 €’luk bir destek programı oluşturmayı planladıklarını açıkladı. Avrupa Komisyonu’nun, AB’deki konumları ne olursa olsun tüm vatandaşlar için genişbant bağlantısını en üst düzeye çıkarma hedefini de destekleyen bu adımla Almanya, 10 Mbps’nin (saniyede 10 megabit) altında yavaş internet hızına sahip kırsal haneleri 500 €’luk bir kuponla sübvanse ederek ülke çapında yaklaşık 200 bin haneye genişbant internet sunmayı hedefliyor. Hızlı ve bürokratik olmayan bu yolla ülkenin dijitalleşme seviyesinin katlanarak artması bekleniyor. 

“Ülkemizin geleceği için uydu internetin sağlayacağı faydalar bir an önce fark edilmeli” 

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “Ülkemizin dijitalleşebilmesi, dijital ekonomiden payını alabilmesi için tüm vatandaşlarımızın uygun maliyetli ve yüksek hızlı internete erişimini sağlamamız gerekiyor. Bugün, eğitimden finansa kadar hayatımızda kritik bir öneme sahip internete hala ulaşamayan bölgelerimiz bulunuyor. Pandemiyle birlikte özellikle kırsal kesimlerde internet erişiminin olmadığı ve bu durumun gerek ülkemiz içinde gerekse ülkemiz dışında önemli bir dijital uçurum yarattığını gördük. Ülkemizde fiber altyapı yatırımları maliyetler, çeşitli engellemeler ve sorunlar nedeniyle yeteri kadar ilerleyemiyor. Bu açığımızı daha hızlı ve altyapı gerektirmeyen uydudan sağlanan genişbant internet hizmetiyle giderebiliriz. Ülkemizin geleceği için uydu internetin sağlayacağı faydalar bir an önce fark edilmeli ve geç kalınmadan adımlar atılmalı. Çiftçilerimizin, kırsal kesimlerdeki öğrencilerimizin, kırsal kesimde kalarak yeni girişim modelleri hayata geçirmek isteyen gençlerimizin internete ulaşımını sağlamamız, Almanya’da ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi uydu internet alabilmeleri için destek paketleri sunmamız gerekiyor.” diyor.

TELKODER önerilerini şöyle sıralıyor;

  • 11 Haziran 2016 tarih ve 29739 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Elektronik Haberleşme Sektörü Yetkilendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile uydu üzerinden elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, Haziran 2018’e kadar “kullanıcılarına ait trafiği Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kurulmuş uydu yer istasyonları üzerinden geçirme yükümlülüğü” getirilmiştir. Yönetmelik değişikliği ile varılmak istenen amaca ulaşılabilmesi ve internet trafiğinin tüm düzenleme gerekliliklerinin yerine getirilerek internet erişiminin Türkiye’den sağlanabilmesi için farklı çözüm yöntemleri oluşturulabilmektedir. Dolayısıyla, düzenleme ile varılmak istenen amaca başka teknik imkânlar ile ulaşılması mümkündür. Bu nedenle, ülkemizde uydu haberleşme hizmetlerinin gelişmesinde karşımıza en büyük engellerden bir tanesi olarak çıkan uydu yer istasyonu kurma yükümlülüğü kaldırılmalıdır. 
  • Uydu genişbant internet hizmeti, haberleşme uyduları aracılığıyla yapılan yüksek hızlı bir internet bağlantısı sağlıyor. İnternet bağlantısı olmayan veya altyapısı çok zayıf olan bölgelerde yaşayanlar için genellikle tek çözüm olarak karşımıza çıkyor. Avrupa’da birçok GEO, MEO ya da LEO’da hizmet veren uydu şirketleri en ücra bölgelere dahi internet hizmetinin ulaştırılmasını sağlayan çeşitli hizmetler sunuyor. Günümüzde uydu genişbant internet hizmeti ile kırsal bölgelere kalıcı ve hızlı bir şekilde internet hizmeti verilebilecek. Almanya örneğinde olduğu gibi ülkemizde de Türksat kapasitesi kullanımı zorunlu olmadan, uydudan genişbant hizmeti alacak abonelere ihtiyaç duyulan desteğinin verilmesi ya da evrensel hizmet fonunun bu destek için kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu projelerin, ancak istenilen her işletmeciden alınabilecek şekilde planlanmasıyla ülkemiz için çok daha ucuz ve hızlı şekilde neticeleneceği unutulmamalıdır.

Youtube hizmet şartlarını değiştirdi “sen kazanmasan da ben kazanırım” dedi

Bu e-posta, hizmet şartlarımızı netleştirmek ve kullanıcılarımıza şeffaflık sağlamak için güncellediğimiz YouTube Hizmet Şartları (“Şartlar”) hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla gönderilmiştir. İlgili Hizmet Şartları, Kasım 2020’de Amerika Birleşik Devletleri’nde benzer şekilde güncellenmiştir. Bu değişiklikler, YouTube hizmetine erişiminizi veya bu hizmeti kullanımınızı büyük ölçüde etkilemez.
 
Değişiklik özeti:
Yüz tanımayla ilgili kısıtlamalar: Hizmet Şartları’nda, kişileri tanımlayabilecek bilgilerin izin almaksızın toplanamayacağı zaten belirtilmektedir. Yüz tanımayla ilgili kısıtlamalar önceden de hizmet şartlarında yer alıyordu. Bununla birlikte yeni şartlar bu kısıtlamaları çok açık biçimde ortaya koyuyor.YouTube’un para kazanma hakkı: YouTube, platformdaki tüm içeriklerden para kazanma hakkına sahiptir ve YouTube İş Ortağı Programı’nda yer almayan kanalların videolarında reklam gösterilebilir.İmtiyaz hakkı ödemeleri ve vergi stopajı: Gelir ödemesi alma hakkına sahip olan içerik üreticiler için bu tür ödemeler, ABD vergi düzenlemeleri kapsamında imtiyaz hakkı olarak kabul edilecek ve yasaların gerektirdiği durumlarda Google vergi kesintisi yapacaktır.
 
Lütfen Şartlar’daki güncellemeleri dikkatli bir şekilde okuyun. Yeni Şartlar, ABD dışında yaşayan kullanıcılar için 1 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihten sonra YouTube’u kullanmaya devam ederek yeni Şartlar’ı kabul etmiş olursunuz. Çocuğunuzun YouTube Kids’i kullanmasına izin vermeniz durumunda, Şartlar’ı çocuğunuzun adına kabul etmiş olacağınızı unutmayın.

Twitter mesajlara bahşiş verilmesini mümkün hale getirdi

Twitter, kullanıcıların maddi destek almaları ve de destek olmaları için yeni yollar yaratma çalışmalarını sürdürüyor. Twitter, bu yöndeki ilk adımını Tip Jar özelliği ile atıyor. 

Twitter Kıdemli Ürün Yöneticisi Esther Crawford’un açıkladığı bilgilere göre; bugünden itibaren, Twitter’ı İngilizce kullanan herkes iOS ve Android için Twitter’daki geçerli hesaplara para gönderebilecek. Şimdilik, Twitter’ı İngilizce kullanan sınırlı sayıda insan profillerine Tip Jar-Bahşiş Kutusu ekleyebilecek ve bahşişleri kabul edebilecek. Bu grup, içerik oluşturucuları, gazeteciler, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarını içerecek. Yakında, daha fazla kişi profillerine Bahşiş Kutusu ekleyebilecek. Twitter, bu hizmeti İngilizce dışında daha fazla dile de genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. 

“Biz artık Takipler, Retweetler ve Beğenilerin ötesinde birbirinizi desteklemenizi kolaylaştırmak istiyoruz. Bugün, insanların bahşiş gönderip alması için yeni bir yol olan Bahşiş Kutusu’nu tanıtıyoruz” diyen Crawford, açıklamasına Tip Jar ile ilgili şunları söyledi: “Profil sayfasında Takip Et düğmesinin yanında bir Bahşiş Kutusu simgesi görürseniz, bir hesabın Bahşiş Kutusu’nun etkin olduğunu anlarsınız. Simgeye dokunduğunuzda, hesabın etkinleştirdiği ödeme hizmetlerinin veya platformların bir listesini görürsünüz. Hangi ödeme hizmetini veya platformu tercih ederseniz seçin ve Twitter’dan, seçtiğiniz miktarda desteğinizi gösterebileceğiniz seçilen uygulamaya yönlendirileceksiniz. Bugün ekleyebileceğiniz hizmetler arasında Bandcamp, Cash App, Patreon, PayPal ve Venmo bulunmaktadır. Twitter kesinti yapmaz. Android’de ipuçları Spaces içinde de gönderilebilir”.

Pandemide uzaktan özel derslerde talep patlaması yaşanıyor

Covid-19 ile beraber değişim yaşayan eğitim, 1 yılı aşkın süredir “uzaktan” devam ediyor. Online hizmet sektörünün lideri Armut.com, eğitimini online olarak sürdüren öğrencilerin birçok farklı branşın online özel derslerini alarak öğrenme süreçlerine nasıl katkı sağladığının verilerini paylaştı. 

Aileler online özel derslere büyük ilgi gösteriyor

Uzaktan eğitime devam eden ilkokul ve lise öğrencilerinin aileleri, çocuklarının eğitim sürecine online özel dersler aldırarak katkı sağlıyor. Yeni eğitim yılının başladığı Eylül ayından itibaren okula yardımcı online özel derslerde gözlenen talep artışı dikkat çekiyor. Online lise özel derslerinden Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik branşlarının taleplerinde %45, ilkokul düzeyindeki Türkçe, Fen Bilgisi ve Matematik ilkokul branşlarının özel ders taleplerinde ise %71 artış gözlemlendi. Bu yıl ilk defa online ortama taşınan Matematik Soru Çözümü talepleri ise 2021 yılının yükselen yıldızı oldu. 

“Uzaktan” kelimesini içeren taleplerin Nisan ayında sınav döneminin yaklaşması ile beraber arttığı dikkati çekerken, genel okula yardımcı özel ders taleplerinin geçen senenin ilk 4 ayına göre %67 yükseliş yaşadığı gözlemlendi. 

Üniversitedeki kütüphanelerin yerini online dersler aldı

İlkokul ve lise öğrencileri gibi pandemi nedeniyle eğitim hayatına uzaktan devam eden üniversite öğrencileri de yaşanan ikinci ve üçüncü dalga ile beraber akademik olarak işlenen konuların özel derslerine yoğun ilgi göstermeye başladı. Armut.com verilerine göre; yüz yüze eğitimin yeni yılda da gerçekleşemeyeceğinin açıklanmasının ardından bu yılın Nisan ayında bir önceki aya göre talepler %64 artış gösterdi. 

En çok talep edilen üniversite online özel dersleri istatistik ve iktisat olurken, bu yıl 2020’ye göre en çok büyüyen özel dersler; Matematik, Finans, Calculus, Akışkanlar Mekaniği ve Yazılım Programlama dersleri olarak öne çıktı. 

Spotify kütüphaneyi yeniledi

Spotify, bugün mobil kullanıcılar için duyurduğu “Kitaplığın” bölümünün yeni versiyonu ile müzikseverlerin koleksiyonlarını kolayca keşfetmeleri ve kaydettikleri müzik ile podcast’lerine daha hızlı bir şekilde ulaşmaları için geliştirilmiş bir yol sunuyor.

Güncellenen tasarımı ve eklenen özellikleriyle yeni “Kitaplığın”, dinleyicilerin içerik aramaya ve koleksiyonlarını düzenlemeye daha az zaman harcamalarını, yıllar içerisinde sevdikleri müzik ve podcast’leri keşfetmeye ve hatta yeniden keşfetmeye ise daha fazla zaman ayırmalarını sağlayacak. 

İşte yeni özellikler:
 

  • Hem müzik hem de podcast koleksiyonuna göz atmak ve arama yapmak artık hem çok daha kolay hem de hepsi tek bir yerde.
  • Yeni dinamik filtreler, koleksiyonunuz içerisinde gezinmenizi kolaylaştırıyor. Kaydettiğiniz ve eşleşen içerikleri görmek için albüm, sanatçı, şarkı listesi veya podcast arasından seçim yapabilirsiniz. Ardından, örneğin hareket halindeyseniz, çevrimdışı* olarak kullanılabilen tüm içeriğinizi tek seferde görüntülemek için İndirilenler filtresine dokunmanız yeterli.
  • Gelişmiş sıralama seçenekleri ile içeriklerinizi; alfabetik olarak, en son çalınanlara göre veya içerik oluşturucusunun ismine göre görüntüleyebilirsiniz. 
  • En çok dinledikleriniz üzerinde daha fazla kontrol ve daha kolay  erişim. İstediğinizde, anında ulaşabilmek için seçeceğiniz dört albüm, çalma listesi veya podcast yayınını sabitleyebilirsiniz. “Sabitle” seçeneğini görüntülemek için bu içerikleri sağa kaydırmanız yeterli.
  • Albüm, çalma listesi ve podcast kapaklarını geniş bir şekilde görüntülemek ve beğendiğiniz içerikleri daha görsel bir şekilde sıralamak için yeni Grid görünümünü kullanabilirsiniz.

Çin 6G’ye hızlı başladı

Şu anda dünyanın en yaygın 5G alt yapısına sahip olan Çin, 6G için de kolları sıvamış durumda. Son günlerde art arda yaşanan gelişmeler Çinli şirketlerin bu alandaki çalışmalarını arttırdığını gösteriyor. Çin Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisi, kısa bir süre önce binlerce 6G patent başvurusu yapmış olduğunu bildirdi. Bu arada ülkenin uzayda bir de 6G uydusunu yörüngeye oturtmuş olduğu dikkate alınırsa adı geçen ofisin, mobil 6G şebekelerine ilişkin patent oluşturmada Çin’in dünyanın geri kalan ülkelerinden daha önde olduğu yolundaki açıklaması daha iyi anlaşılabilir.  

Çin Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisi, ülkenin 6G alanındaki egemen konumunu dünyaya ilan etmek için 26 Nisan gününü seçti. Bu bir rastlantı değil; çünkü bu tarih aynı zamanda Dünya Fikri Mülkiyet Günü. Çin Ofisi, 6G ile ilgili 38 bin önemli çalışmanın yüzde 35’inin Çin’den kaynaklandığını duyurdu.

Çin Ofisi’nin değerlendirmesine göre bunlar arasında Finlandiya, Güney Kore, Japonya ve ABD var. Ancak bu gelişmelerin ötesinde Çin’’in yatırımlarının meyvesini şimdiden elde ettiği görülüyor. Nitekim ülkenin bir 6G uydusu şu anda dünyanın yörüngesinde bulunuyor. Söz konusu uydunun hedefi, uzayda veri alışverişi frekansını “terahertz” (saniyede 1 trilyon hertz’lik frekans birimi) incelemek.

5G’den 100 kat daha hızlı olan 6G, kuşkusuz ki bazı dallarda çığır açıcı rol üstlenecek. Bazı uzmanlar bu yeni jenerasyonun, neredeyse bilimkurgu düzeyindeki teknolojik gelişmelere yol açabileceğini belirtiyor. Bu çerçevede hologramlar, uçan taksiler ve Neuralink’inki gibi mekanik-beyin arayüzlerin gelişmesi akla geliyor. Bu bağlamda Çin, tıpkı 5G konusunda yaptığı gibi, 6G için de küresel bir norm belirlemek istiyor.

Spotify şekil değiştirdi

Spotify bugünden itibaren Masaüstü ve Web Player deneyimini daha kullanıcı dostu bir hale getiren yepyeni bir görünümü müzikseverlerin beğenisine sunuyor.  

Masaüstü deneyimi Spotify’ın dünyaya açılan ana penceresi olduğu için, Spotify bu değişimi hafife almadı. Aylarca süren testler ve araştırmalarla başladı, kullanıcılar ile konuştu ve bolca geri bildirim topladı. Bugün Spotify olarak, masaüstü uygulaması ve web player tarafında yıllarca kullanılabilecek yeni, sade, daha çok kontrol sunan, yepyeni bir deneyim sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. 

İşte yenilikler: 

  • Sevdiğiniz içeriklere kolayca erişebileceğiniz iyileştirilmiş yeni görünüm: “Ara” bölümü artık gezinme sayfasının sol tarafında yer alıyor. İkincisi, dinleyicilerin profil sayfalarına getirdiğimiz yenilikle artık kullanıcının en çok dinlenen sanatçı ve şarkılar da burada yer alıyor. Ve son olarak, dinleyiciler bundan böyle menüde yer alan “…”ikonuna tıklayarak herhangi bir şarkı ya da sanatçı  için radyo oturumu başlatabiliyor.
  • Daha kolay çalma listesi oluşturma ve daha fazla kontrol: Çalma listelerine açıklamalar yazma, görseller yükleme, var olan çalma listesine şarkılar sürükleyip-bırakma, hatta yeni ve mevcut çalma listelerine yeni şarkı ya da podcast’ler eklemek ya da bulmak için yeni bir yerleşik arama çubuğunun kullanılması gibi dinleyicilerin çalma listelerini kendilerine göre özelleştirmeleri için yepyeni yöntemler, artık kullanıcıların hizmetinde. 
  • Çevrimdışı kullanım moduyla bant genişliğinde tasarruf: Premium kullanıcılar, masaüstü uygulamasında favori müzik ve podcast’lerini çevrimdışıyken dahi tekrar tekrar dinlemek için “indir” butonuna tıklayıp indirebiliyor.

Güncellemelerin tam listesine ulaşmak için Spotify’ın blog sayfası For the Record’a göz atabilirsiniz. 

Yeni tasarım bugün itibariyle kullanıcılarla buluşmaya başlayacak ve ilerleyen haftalarda dünya genelinde tüm Free ve Premium kullanıcıların erişiminde olacak. 

Çin’deki 989 milyon internet kullanıcısının 986 milyonu mobil

Çin’de internet kullanıcılarının sayısının 2020 yılında 989 milyona ulaştığı, 986 milyonunun internete akıllı cep telefonu üzerinden eriştiği bildirildi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) tarafından yayımlanan raporda, mobil internet kullancılarının sayısının geçen yıl 986 milyonu bulduğu bildirildi.

Raporda Çin içinde gönderilen kargoların sayısının 83 milyar 360 milyona ulaştığı, 2 milyon 30 bin eski konutun restore edildiği kaydedildi.

Kişi başına düşen gelirin, önceki yıla göre yüzde 3,8 oranında artarak 27 bin 540 yuanı (yaklaşık 4236 dolar) bulduğu belirtilen raporda, Çinli vatandaşların kişi başına düşen tüketim harcamalarının, yüzde 1,6 azalarak 21 bin 210 yuana indiği ifade edildi. 

Hani herkes işten dönerken video izliyordu?

Küresel uygulama pazarlaması ve analitik platformu Adjust’ın bugün yayınladığı yeni rapora göre, OTT (Over The Top) streaming hizmetleri ve isteğe bağlı eğlenceye olan talepte hızlı bir büyüme görüldü ve bu da tüketim modellerindeki mobil’e doğru ilerleyen köklü bir değişimin işareti. Mobil video/TV tüketiminin çoğunlukla işe gidip gelme sürecinde gerçekleştiği efsanesini yerle bir eden bu anket, katılımcı ülkelerdeki tüketicilerin %84’ünün sosyal mesafe uygulamalarının başlangıcından beri içerik tüketmek için telefonlarını aynı miktarda ya da daha fazla kullandıklarını ortaya çıkardı.

Ortalama olarak, ankete katılan tüketicilerin yarısından fazlası (%52.5), sosyal mesafe tedbirleriyle birlikte daha fazla video içeriği tükettiklerini belirtti. Kullanıcıların sadece %12’si daha az içerik tüketiyor, bu da dört kat daha fazla tüketicinin video içerikleri için akıllı telefonlarını kullandığı anlamına geliyor.

Verilerini ABD, İngiltere, Almanya, Türkiye, Japonya, Singapur, Kore ve Çin’de 7000 katılımcının cevaplarından alan bu tüketici araştırmasından yararlanan Mobil Streaming Raporu 2021, mobil cihazların öncelikli olduğu bu ülkelerde tüm nesillerin güçlü bir streaming alışkanlığına sahip olduğunu belirledi. Toplamda Çin (%89.8) ve Türkiye’de (%88.9) 55 yaş ve üstü kullanıcılar, telefonlarını her gün ya da haftada en az bir kere video içeriği izlemek için kullandığını belirtti.

“Dünya genelinde ve tüm nesillerde mobil streaming’in rutin bir hale gelmesi, mobil analitiğin yeni bir rol üstlenmesine yol açtı ve ve büyük reklam fırsatları yarattı,” diyor Adjust’ın kurucu ortağı ve CTO’su Paul H. Müller“Tüketicilerin mobil video içeriklerini nasıl ve ne zaman izlediklerinin yanı sıra, hangi kanalların ve kampanyaların en yüksek pazarlama etkisine sahip olduğunu anlamak, yaşam boyu değeri yüksek, sadık ve büyük bir kullanıcı kitlesi oluşturmak için neredeyse sınırsız bir potansiyel sağlıyor.”

Diğer ana bulgulardan bazı noktalar:

Mobil streaming’i en sık kullanan kuşak, 94.2 dakika ile Y kuşağı

  • Çoğu tüketici, streaming için günde en az bir kez mobil cihazlarını kullanıyor. Çin’deki kullanıcıların %93.8’i ve Türkiye’deki kullanıcıların %91.9’u her gün veya haftada bir video içeriği tüketirken, bu oran ABD’de %69.4, Japonya’da %57.2 ve İngiltere’de %45.7.
     
  • Tüm bölgelerde her nesilden izleyiciler, oturum başına en az bir saat video içeriği izliyor ve sadece kısa içerikleri değil, dizilerin tam bölümlerini ve uzun metrajlı filmleri de izliyorlar.
    • Mobil streaming’i en sık kullanan kuşak olan Y kuşağı, aynı zamanda en uzun süre izleyen kuşak. Oturum süresi ortalama 90 dakikanın biraz üzerinde (94.2) ve bunu 87.6 ile Z kuşağı takip ediyor.
    • 55 yaş ve üstü kullanıcılar, verilerimize göre oturum başına 65 dakika ile son sırada yer alıyor olabilirler ama bu onların sadece ısınmaya başladığını gösteriyor.
       
  • Tüketiciler, streaming ve isteğe bağlı eğlence hizmetlerine önemli miktarda para harcıyor. Kore, ayda 42.68 dolarla başı çekerken, bu rakam İngiltere’de 34.82 dolar ve ABD’de 33.58 dolar.

İnternete bağlı televizyonlar, ikinci bir ekranla birlikte yeni fırsatlar yaratıyor

Adjust’ın araştırması, internete bağlı TV’lerin (CTV) yükselişiyle birlikte ikinci bir ekran kullanımının dünya çapında ne kadar yaygınlaştığına da ışık tutuyor. Ortalama olarak, katılımcıların dörtte üçünden fazlası (%76), televizyon izlerken cep telefonlarını kullanıyor. Bu TV izleme davranışı en belirgin olarak %85 ile Singapur ve Çin’de görülüyor ve bu iki ülkeyi ABD %83 ile takip ediyor.

Sosyal uygulamalar, ikinci bir ekran kullananlar arasında bir numaralı tercih ve ankete katılanlar arasında %65.4 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu %54.9 ile bankacılık ve %44.9 ile oyunlar takip ediyor. APAC bölgesindeki ikinci ekran tutkunları, yemek siparişi uygulamaları için çok iştahlılar. Yemek siparişi uygulamalarının kullanımı Çin’de %65.2, Kore’de %36.6 ve Singapur’da %48.2.

Reklamverenler, bu ikili ekran kullanımı trendinden yararlanmak için TV reklamlarına QR kodu ile uygulamayı indirmek gibi harekete geçirici bir mesaj yerleştirebilirler. Bu da, iki cihazın birlikte etkileşiminden ortaya çıkan yepyeni bir interaktif marka deneyimi sunulmasının kapılarını açıyor.

Duy da inanma: ‘Dijital Nezaket’te Türkiye dünya beşincisi

Microsoft’un 2016’dan bu yana sürdürdüğü “Dijital Nezaket Araştırması”nın 2020 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre 2020 yılında, geçtiğimiz senelere kıyasla dijital platformlarda nezaket kurallarına daha fazla uyulurken; Türkiye’nin dünyada nezaket kurallarına en çok uyan 5. ülke olduğu açıklandı.  Öte yandan nefret ve bölücülüğü yayan söylemler de artmaya devam etti; her 10 kişiden 4’ü siber zorbalığa maruz kaldığını dile getirdi. Her 8 çalışandan biri siber ya da fiziksel anlamda zorbalığa uğradığını ifade ederken; söz konusu zorbalığa maruz kalanların %60’ının durumu rapor etmediği belirtildi. 2020’lerde sosyal nezaketin yaygınlaşmasına en büyük katkıyı sosyal medya şirketlerinin yapmasının beklendiği ortaya çıkarken, sosyal medya şirketlerini sırasıyla haber kanalları, eğitim kurumları, hükümetler ve teknoloji şirketleri izledi.

Pandemiyle birlikte insanların dijital platformlarda geçirdiği zaman belirgin ölçüde artarken, söz konusu platformları kullanan bireylerin birbirlerine karşı tutumları da iş dünyası tarafından mercek altına alınmaya başlandı. Microsoft’un 2016 yılında başlattığı araştırmaların sonuçlarını değerlendirerek oluşturduğu “Dijital Nezaket Endeksi”nin 2020 sonuçları, geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşıldı. Microsoft’un 30’u aşkın ülkede 58 binden fazla görüşme gerçekleştirerek yürüttüğü “Dijital Nezaket Araştırması” kapsamında katılımcılara çevrimiçi mecralarda ne kadar vakit geçirdikleri; nezaket kurallarına ne kadar uydukları; işle ilgili ve iş dışı ortamlarda sanal tacize maruz kalıp kalmadıkları gibi sorular yöneltildi. 

Pandemi döneminde dijital nezaket kurallarına daha çok uyuldu

Araştırmanın sonuçlarına göre 2020’de dijital platformlarda nezaket kurallarına en fazla uyanlar 13-17 yaş arası gençler oldu. Nefret ve bölücülüğü yayan söylemler artmaya devam ederken, her 10 kişiden 4’ü siber zorbalığa maruz kaldığını belirtti. Bu kişilerin %66’sı saldırıyı gerçekleştiren kullanıcıyı bloklama yolunu seçtiğini dile getirdi. Öte yandan her 4 kişiden 1’i, pandemi döneminde sanal platformlarda nezaket kurallarına daha çok uyulduğunu ifade etti. Özellikle sıkı karantina kurallarının uygulandığı ülkelerde dijital platformların kullanımında keskin bir yükseliş gözlemlenirken, video aramalarının başı çektiği sosyal medya kullanımında da belirgin bir artış yaşandı. Market alışverişi başta olmak üzere, e-ticaret hızla yaygınlaştı; video oyunları ve spor aktivitelerini online izleme alışkanlığı da arttı. 

2020’de dijital platformlarda nezaket kurallarına en çok uyan ülkeler arasında 5. sırada yer bulan Türkiye’de kullanıcıların %68’i 2020 yılında rahatsız eden dijital tecrübeler yaşadıklarını söylerken, bu tecrübeler arasında “Trolleme” birinci sırada yer aldı. Trollemeyi istenmeyen iletişim ve cinsel içerikli mesajlar izledi. 2020’lerde sosyal nezaketin yaygınlaşmasına en büyük katkıyı sosyal medya şirketlerinin yapmasının beklendiği ortaya çıkarken, sosyal medya şirketlerini sırasıyla haber kanalları, eğitim kurumları, hükümetler ve teknoloji şirketleri izledi.

İş yerinde yaşanan siber ve fizik zorbalığın %60’ı rapor edilmiyor

Araştırma; gerçeği çarpıtmak veya dolandırıcılık yapmak amacıyla yaratılan bilgi kirliliğinin, nefret ve ayrımcılığı besleyen söylemlerin dijital platformlardaki etkisini azaltmadan sürdüğü gösteriyor. Dijital ortamda kullanıcıları rahatsız eden söylemlerin ağırlıkla kimliği belirsiz veya sadece çevrimiçi kimliğiyle tanınan kişilerden gelmesi dikkat çekiyor. Buna karşın aile ve iş arkadaşlarının, rahatsızlık veren paylaşımları en az yapan grup olduğu belirtiliyor. Geçmişte kendisinin veya tanıdığı bir kimsenin çevrimiçi platformlarda nezaketten uzak bir davranışla karşılaştığını söyleyenlerin %40’ı, bu nedenle sosyal medyadaki aktifliklerini azalttıklarını ifade ediyor.

Her 8 yetişkinden 1’i iş yerinde yöneticisi, çalışma arkadaşı veya müşterisi tarafından siber ya da fiziksel zorbalığa maruz kaldığı halde, %60’lık bir kesim bu durumu yetkililere bildirmiyor. Söz konusu çalışanların %38’i bu kötü muamelenin hem çevrimiçi hem de fiziksel iş ortamında gerçekleştiğini dile getiriyor. 

İBB İstanbul’daki köylere internet götürdü

Kentin internet altyapısını kuvvetlendirmek ve yaygınlaştırmak için çalışmalarını sürdüren İBB, kırsal mahallerdeki internet problemine el attı. Toplamda 151 lokasyona kurulması planlanan İBB WiFi ücretsiz internet noktaları ile öğrencilerin pandemi nedeniyle artan uzaktan eğitim ihtiyaçlarına ek destek olunması amaçlanıyor. 

9 KÖYÜN İNTERNET KURULUMU TAMAMLANDI

İmkansızlıklardan ötürü öğrencilerin mağdur olmaması için de çalışmalar sürdürülüyor. Kırsal bölgede yaşayan vatandaşlar ve köylerde evinde internet olmadığı için uzaktan eğitimde sorun yaşayan çocuklar için hayat geçirilen proje ile tüm öğrenci ve vatandaşlar hızlı ve güvenli internet deneyiminden kişisel gelişim ve dijital eğitim olanakları için diledikleri gibi faydalanabilecek. 

Yapılan çalışmalar sonucunda; Beykoz’a bağlı, Alibahadır, Poyrazköy, İshaklı; Çatalca’ya bağlı Kestanelik, Çanakça, Dağyenice; Çekmeköy’e bağlı Hüseyinli; Silivri’ya bağlı Akören ve Seymen köylerine internet kurulumu gerçekleşti. Projenin ilk etabında bu sayı bir ay içerisinde 50 köye çıkartılacak. 

EĞİTİME VE GENÇLERE DESTEK SÜRÜYOR 

Eğitimde fırsat eşitliği sağlamanın önemli bir sosyal belediyecilik sorumluluğu olduğu bilinciyle ilerleyen projeyle vatandaşların hayatını kolaylaştırmak, maddi imkansızlıklar içerisinde eğitim gören tüm çocukların yanlarında olmak amaçlanıyor. 

Biz 8 mbps yeter derken Çin 200 milyon kişiye gigabit verecek

Çin Sanayi ve Bilişim Bakanı Xiao Yaqing, 2021 yılında Çin genelinde 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kurulacağını bildirdi. Xiao Yaqing, başkent Beijing’de yaptığı açıklamada, gelecek yıl Çin’in 5G ağı inşasını ve ilgili uygulamaları sürdürmenin yanı sıra büyük kentleri 5G ağı kapsamına alacağını ve 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kuracağını söyledi.

Bakan Xiao, 2021’de ülke çapında internet ağının güncellenmesini ilerletmeyi sürdüreceklerini, gigabit hızında internet kullanan kişi sayısının 200 milyonun üzerine çıkacağını belirtti.

Öte yandan Endüstri ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığı, 24 Aralık’ta yaptığı açıklamada 2020 yılı içinde yaklaşık 580 bin adet 5G baz istasyonu inşa edilerek vilayet düzeyindeki tüm kentlerin bundan böyle 5G şebekesi kapsamına alındığını belirtmişti.

Sözcü, ülkenin bu yıl 5G şebekesinin geliştirilmesi sürecine ivme kazandırıldığını, şebekenin geliştirilmesiyle birlikte bir dizi farklı 5G uygulamasının da teşvik edildiğini sözlerine ekledi.

Bu yılın ilk 11 ayında piyasaya sürülen 5G cep telefonu sayısı 144 milyona ulaştı. Şu anda Çin’de 5G teknolojisine uyumlu 199 yeni model bulunuyor. Öte yandan bakanlık, yüksek kaliteli 5G şebekesi ve veri merkezi oluşturmaya devam edecek. Bu arada üretim, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda 5G uygulamalarını teşvik etmeyi de sürdürecek.