e-Ticarette vergilendirme nasıl oluyor?

Tax form business financial concept with a pen and a calculator aside.

Dijital alt yapıya dayanan online ticaretin  hacmi her geçen gün büyürken, bu alanda faaliyete yeni başlayacak olan girişimciler en çok resmi işlemleri ve vergi prosedürlerini merak ediyor. WorqCompany Vergi Danışmanı Kurtuluş Nacar e-ticarette vergilendirme ile ilgili sıkça sorulan 10 soruyu yanıtladı.

1.Vergi Levhası Zorunlu mu?

E-ticaret; mal veya hizmet satışlarının, gerek yurt içine gerekse yurt dışına internet üzerinden yapılmasıdır. Ülkemizde ticaret yapmak belirli muafiyetler dışında vergiye tabidir. Dolayısıyla vergi levhası edinmek zorunludur. Vergi levhası alabilmek için ise gelir veya kurumlar vergisi mükellefi şirketlerden birinin kurulması gerekmektedir. Bu şirket kuruluşunun ardından vergi levhanız oluşacak ve verginizi ödemeye başlayabileceksiniz.

2.Şirket Adresinin Vergiye Etkisi Var mı?

Şirket adresi olarak üç seçeneğiniz mevcut:Fiziki bir ofis kiralamak, evinizi ofis olarak göstermek ve sanal ofis uygulamasından faydalanmak. Bu üç adres ihtimali de yasaldır. Vergisel olarak aralarındaki fark sanal ofis uygulamasında stopaj vergisi doğmamasıdır. Eğer evinizi ofis olarak göstermek isterseniz ödediğiniz kira üzerinden %20 oranında stopaj vergisini devlete ödemeniz gerekmektedir.

3.Hangi Fatura Türü Kullanılmalı?

Fatura türlerinde yasal sınırlar mevcuttur, örneğin e-fatura, yıllık  cirosu 5 milyon TL’yi geçen işletmeler için zorunludur. Ayrıca internet üzerinden pazaryeri aracılığı yapanlarda da (trendyol, hepsiburada gibi) e-fatura zorunluluğu vardır. Bu zorunluluklar kapsamında değilseniz, isteğe bağlı olarak kağıt fatura, e-arşiv fatura ya da e-fatura kullanabilirsiniz.

4.E-Ticarette Hangi Vergiler Ödenir?

E-ticaret şirketleri aşağıda sıraladığımız vergileri ilgili dönemlerde beyan etmek ve ödemekle yükümlüdürler;

  • Damga vergisi (damga vergisi beyannamesi ile)
  • Stopaj vergisi (muhtasar beyanname ile)
  • Katma Değer Vergisi (KDV beyannamesi ile)
  • Geçici Vergi (geçici vergi beyannamesi ile)
  • Gelir/Kurumlar Vergisi (gelir/kurumlar vergisi beyannamesi)

5.E-Ticaret İçin Kurulacak Şirkete Göre Vergiler Değişir mi?

Bu sorunun cevabı kazanç vergileri anlamında evet’tir. Diğer vergiler anlamında bir değişiklik olmamakla birlikte (ufak tefek tutar farkları olabilmekte) eğer şahıs işletmesi kurarsanız Gelir Vergisi Mükellefi olursunuz. Ancak Limited veya Anonim Şirket kurarsanız Kurumlar Vergisi mükellefiyetiniz başlar.

6.Vergilerin Ödeme Zamanları Nedir?

Vergilerin beyan ve ödeme zamanlarını şu şekilde listeleyebiliriz;

  • Damga vergisi                                

Sürekli mükellefiyetlerde ertesi ayın 26’sına kadar beyan edilerek aynı tarihe kadar ödenir. Diğer mükelleflerde ise damga vergisine konu olan işlem tarihinden itibaren 15 gün içerisinde beyan edilerek ödenmesi gerekir.

  • Stopaj vergisi

Muhtasar Beyanname, beyannameyi veren mükellefin çalıştırdığı işçi sayısına göre aylık ya da 3 aylık  (10 yada daha az işçisi olanlar) olarak düzenlenir. Her iki durumda da ilgili dönemin ertesi ayının 26’sına kadar beyannamesi verilerek ödemesi gerçekleştirilir.

  • Katma Değer Vergisi

Normal KDV aylık olarak izleyen ayın 26. günü akşamına kadar beyan verilir ve aynı tarihin akşamına kadar ödenir.İthalatta ise gümrük vergisi ile beraber ödenir.

  • Geçici Vergi 

Geçici vergi üçer aylık dönemler halinde hesaplanır ve bu üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 17’sine kadar beyan edilerek ödenir.

  • Gelir/Kurumlar Vergisi (gelir/kurumlar vergisi beyannamesi)

Gelir Vergisi, izleyen yılın mart ayının başıyla son günü arasında beyannamesi verilir. Birinci taksit Mart ayı sonuna kadar, ikinci taksit ise Temmuz ayı sonuna kadar ödenir.

Kurumlar vergisi beyannamesi ertesi yılın Nisan ayı başı ile sonu arasında verilir. Aynı süre içerisinde ödenir.

7.Hiç satış yapılmasa da vergi ödenir mi?

Tüm ticaret türlerinde olduğu gibi eğer vergi mükellefiyetiniz varsa iş yapmasanızda ödemeniz gereken bir vergi türü vardır; Damga Vergisi. Hemen hemen her vergi beyannamesinin kendine özgü tutarlarda Damga Vergisi vardır. Bir örnek vermek gerekirse KDV beyannamesinin Damga Vergisi tutarı 2021 yılı için her ay 64,15TL’dir.

8.E-Ticaret Vergileri Nasıl Ödenir?

E-ticaret dolayısıyla doğan vergi borçlarınızı dilerseniz Vakıfbank, Ziraat Bankası gibi devlet bankaları üzerinden banka şubesine giderek nakit olarak veya hesabınızdan ödeyebilirsiniz. Bir diğer vergi ödeme şekli ise, www.gib.gov.tr üzerinden hemen hemen bütün bankaların kredi kartları ile ödeme yapabilirsiniz. 

9.Kendi Beyanımızı Kendimiz Verebilir miyiz?

Ülkemiz mevzuatına göre şirketlerin vergi beyannamelerinin yetkili bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir tarafından düzenlenmesi ve vergi dairesine verilmesi zorunludur. Dolayısıyla şirket kuruluşunun hemen ardından bir mali müşavirle sözleşme yapmanız gerekmektedir. Vergisel anlamda fatura giriş çıkışlarınız ilgili müşavir tarafından takip edilecek işlenecek ve ilgili tarihlerde devlete sunulacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi bir muhasebeci ile anlaşmak her ne kadar yasal bir zorunluluk olsa da,muhasebecinizi seçmek de yasal hakkınızdır. Bir mükellef olarak muhasebeci seçerken dikkat edilmesi gereken şeyleri gözden kaçırabilir ve bütün yatırımınızı emanet edeceğiniz muhasebeci seçiminde yani işinizin henüz kuruluşunda büyük bir hata yapabilirsiniz. Biz WorqCompany olarak muhasebecilere sunduğu dijital altyapı ile sizin adınıza muhasebeci yönetimi yaparak defterlerinizi tutacak olan bağımsız Serbest muhasebeci mali müşavirlerin görevlerini titizlikle yapıp yapmadıklarını gerekli yeterliğe sahiplik durumlarını takip ediyoruz.

10.Vergiyi Zamanında Ödemezsek Ne Olur?

Vergi Usul Kanunda; ”Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu tanımdan anlamamız gereken ise; herhangi bir şekilde devlete ödemeniz gereken vergiyi ödemezseniz ya da eksik öderseniz işlediğiniz suç vergi ziyaıdır. Ve cezası bir kat fazladan vergi ödemektir. Kısaca bahsetmek gerekirse; ödemeniz gereken vergi tutarı 1.000TL iken ödemezseniz 1.000TL verginin üzerine 1.000TL’de vergi ziyaı cezası ödersiniz. Ya da bu 1.000TL’nin 700’ünü ödeyip 300’ünü ödemezseniz 300TL vergi ziyaı cezası ödemeniz gerekir.

Dijital pazarlamanın neden ve nasılları

Dünya çapında yaklaşık 4,66 milyar aktif internet kullanıcısı olduğunu biliyor muydunuz? İşini uluslararası çapta yapmak isteyenler ve dijital pazarlama ile bu insanlara ulaşmak isteyenler için harika bir pazar. Peki, Türkiye’de durum nasıl? We Are Social 2021 verilerine göre, nüfusu 84 milyonu aşan ülkemizde 67 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Bu rakam, nüfusun yüzde 74’üne karşılık geliyor. Ülkemizde 54 milyon kişi aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor. Kullanıcı bazında günde ortalama 7,5 saat internete bağlı kalınıyor. Bu durum, markaları arama motorlarında üst sıralarda çıkmak ve kolay bulunmak için dijital pazarlamaya yöneltiyor. Sadece web siteniz ve sosyal medya gibi dijital pazarlama kanallarını kullanarak bile yüzlerce, binlerce kişiyle bağlantı kurabilirsiniz. Tabii bu, buz dağının görünen kısmı, daha fazla dijital kanalla, daha çok müşteriye ulaşabilirsiniz.

1. İşe hedef kitleyi belirmekle başlayın

Geleneksel pazarlama yöntemlerine göre dijital pazarlama hizmetleri, işletmelerin hedef kitlelerine ulaşmaları için çok daha etkili alternatifler sunar. Belirli kitleleri belirlemenize yardımcı olacak hedef pazar araştırması için Google Trendler ve Google Analytics gibi çeşitli araçları da kullanabilirsiniz. Sosyal medyanın yanı sıra e-posta, web siteniz ve arama motorları aracılığıyla müşterilere ulaşabilirsiniz. Müşterilerinizle bağlantı kurmaya çalışmadan önce hedef kitleniz hakkında kapsamlı bir araştırma yapmayı unutmayın. Bu, doğru pazarlama kanalını seçmenizi sağlar. 

2. Geride kalmak mı, önde koşmak mı?

İşletmeler pandeminin getirdiği değişikliklere uyum sağladıkça dijital pazarlama hizmetleri daha yaygın olarak kullanılıyor. Rakiplerinizle rekabet edebilmek, online pazar payını kaybetmemek için dijital pazarlama stratejilerine yatırım yapmanız gerekiyor. Dijital pazarlamanın sunduğu ölçümleme ve analiz imkanlarını kullanmıyorsanız rakiplerinizin size gelmesi gereken trafiği alıyor olduğunu fark etmezsiniz. Geride kalmak mı istersiniz, SEO ve sosyal medya pazarlaması gibi dijital pazarlama stratejileri ile önde koşmak mı?  Hedef kitlenize ulaşmak için başta sosyal medya olmak üzere uygun maliyetli pazarlama platformlarını kullanmanın zamanı gelmiş, hatta geçiyor olabilir. Siz de aynı fikirdeyseniz şimdi harekete geçmenin tam zamanı.

3. Dijitalde inşa edilen kalpten kalbe bir yol

Satışı sonuçlandırdınız, güzel ancak satıştan sonra müşteriler sizden satın almaya devam ediyor mu? Yoğun rekabet ortamında müşteri sadakatini oluşturmak giderek zorlaşıyor. Yeni müşterileri çekmek, mevcut müşterileri elde tutmaktan daha maliyetli olabiliyor. ABD’de, çevrimiçi alışveriş gelirinin yüzde 40’ı, site ziyaretçilerinin yüzde 8’ini oluşturan tekrar eden müşterilerden geliyor. Sadece mobilden yapılan alışveriş için bir hatırlatma: TÜBİSAD E-Ticaret Etki Analizi raporuna göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’de online alışverişlerin yüzde 63’ü mobil uygulamalar üzerinden yapıldı. Müşteri sadakati için iletişim halinde olmak gerekiyor ve iyi haber, dijital pazarlama bunu sağlamak için var. Kişiselleştirilmiş e-posta teklifleri, sosyal medya etkileşimleri, çevrim içi ve dışı dijital kanallar gibi alternatifler sadece bir tık ötenizde. 

4. Müşteriyi anlamak isteyene seçenek çok

Dijital pazarlama günümüzdeki kadar yoğun kullanılmıyorken, çoğu şirket müşteri yolculuğundan bahsetmiyordu. Çünkü anlaşılması ve analiz edilmesi zordu. Eskiden klasik döngü müşterinin televizyonda, gazetede veya dergide bir reklam görmesiyle başlayıp fiziksel olarak bir mağazaya gitmesi, bir karar verip mağaza içindeki ürünü almasıyla biterdi. Şimdiyse tüketicinler çevrimiçi reklam görüyor, farklı web sitelerinde fiyat araştırması yapıyor, karşılaştırıyor, sonra ürünü denemeye karar veriyor. Çünkü alternatif çok, tüketici bilinci arttı. Dijital pazarlamayla bir müşterinin ürün, çözüm veya hizmet bulmak için harekete geçtiği ilk andan itibaren attığı her adımda yanında olabilirsiniz. Mobil uygulamalarla, özel teklifler veya indirim kuponları verebilirsiniz, müşteri desteği sağlayabilirsiniz ve satın alma süreci hakkında bilgi sahibi olursunuz. Bu da şirketin gelişimine, eğilimleri görmenize, rakip analizi yapmanıza ve pazarı daha iyi anlamasına olanak sağlar. 

5. Sağlam adımlar ve kesintisiz iletişim  

Pazarlamanın ana amacı nihayetinde “satış hunisi” oluşturmaktır. Dijitalde oluşturduğunuz trafikle tutarlı satışlar oluşturmak sizin elinizde. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Trafiği marka tutkunlarına dönüştürerek. Dijital pazarlamayla vitrindeki alıcıları, gerçek alıcılardan ayırabilirsiniz. Etrafınıza şöyle bir bakın. Ürünleri ve hizmetlerini potansiyel müşterilere ulaştırmak için reklam panolarına ve konumuna güvenen şirketler şimdi ne yapıyor? Çevrimiçi satış hunisi kullanıyorlar. Şirketler, daha tutarlı bir potansiyel müşteri hattı oluşturmak için dijitaldeler. Ücretsiz bir kuponu, cazip bir teklifi veya promosyonu kapı kapı dolaştırmak çok gerilerde kaldı. Bu tür çalışmaları şirketin web sitesinde konumlandırarak kullanıcıların bu tekliflerden yararlanmaları için sadece üye olmaları istenir. Bu yaklaşımla çok daha sistematik ve öngörülebilir bir şekilde müşteri adayları üretebilirsiniz. Ek bir avantaj, müşterilerin ücretsiz teklifi almak için e-postalarını göndermeleri gerektiğinden, işletme e-posta pazarlaması yoluyla müşterinizle iletişim halinde kalabilirsiniz. 

6. İşinizi şansa bırakmayın

TV, radyo veya basılı reklamları içeren geleneksel pazarlamanın aksine, çevrimiçi reklam platformları çok daha uygun maliyetlidir. Ayrıca, reklam dönüşüm oranınızı geleneksel reklamcılıktan daha kolay bir şekilde artırabilirsiniz. Basılı reklamlarda, her şey çevrimdışı olduğu için dönüşüm oranlarını izlemek genellikle zordur. Birinin bir dergide reklamınızı görüp mağazaya gittiğini nasıl anlarsınız ki? Reklamınızın performansını izleyemiyorsanız, onu nasıl optimize edebilirsiniz? Dijitalde reklam ve her etkileşim izlendiği için işiniz daha kolaylaşır. Reklamınızı kaç kişinin görüntülediğini ve hangi işlemleri yaptığını anında görürsünüz.

7. Kararsızlık yerini güvene bırakıyor

Yıl 2021 ve artık herhangi bir marka hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde güvenilirlik kazanacaksa, bunu internet üzerinden sağlayabilir. Tüketiciler, herhangi bir konuda kararsız kaldıklarında, sorularına cevap bulmak istediklerinde yüksek kaliteli içerik ararlar. Konunun uzmanlarıyla çalışıyorsanız, aranan ve hedef pazarınızla paylaşılması gereken iç görüleri paylaşabilirsiniz. HubSpot’a göre, blog yazan şirketler yüzde 67 daha fazla potansiyel müşteri oluşturuyor ve insanların bir markayı hatırlaması için beş ila yedi gösterim gerekiyor. İçerik pazarlama çalışmaları, dijitali aktif kullanan markaların daha çok güvenilirliğe sahip olduğunu gösteriyor.

8. Dijital pazarlama algıları değişiyor

İşletmelerin ürünlerini, çözümlerini tanıtmak için internette seslerini duyurmak zorunda olduklarına dikkat çeken dijital performans ajansı EG Bilişim Teknolojileri CEO’su Gökhan Bülbül “Google verilerine göre, mobilden alışveriş yapan kullanıcıların yüzde 33’ü aradığını hemen bulamıyorsa, zaman kaybetmeden rakiplere yöneliyor. Bu nedenle hedef kitleyi tanımak ve ona uygun bir deneyim yaratmak hem maliyetleri düşürüyor hem de nokta atışı bir pazarlama sağlıyor. Geçmişte dijital pazarlamaya yatırım yapmak, rekabette öne geçmek, daha fazla ciro yapmak için tercih edilen bir araç gibi görülüyordu. Kısa vadede olmasa bile, orta vadede şirketler için dijital pazarlama var olup olmama konusu kadar keskin ve net bir belirleyici konumda olacak.” bilgisini veriyor.

Türkler evcil hayvan ürünleriyle global pazarda satış yaptı

Yaptığı hesaplamalarla online pazaryerlerinde ürünlerin tahmini satış adetlerini ve cirolarını abonelerine sunan NeSatılır.com’un sağladığı verilere göre; el yapımı ürünlerde dünyanın bir numarası kabul edilen ETSY’de Türk satıcılar 15 Mayıs – 15 Haziran 2021 tarihleri arasında 2,1 milyon dolarlık bir ciro elde etti. 175 ülkeden 4 milyon satıcı barındıran ETSY’de en çok satış kaydeden ülkeler sıralandığında ilk 5 sırada ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Çin ve Ukrayna’nın yer aldığı görülürken yine NeSatılır.com’un verilerine göre, Türkiye’den satış yapan aktif satıcı sayısının 16 binden fazla olduğu tahmin edildi.

ETSY’de adet ve ciro bazında çok satanlar

Aynı tarihlerde ETSY’de dünya genelinde ve Türkiye’den yapılan satışları ürün kategorisine göre değerlendiren NeSatılır.com verileri şu sonuçları ortaya çıkardı:  

Dünya genelinde adet bazında en çok satan 5 el Yapımı ürün kategorisi Maskeler, Hızma ve Burun Halkaları, İsim Kolyeleri, Saat Kordonları, Evcil Hayvan Künyeleri olurken; aynı kategoride Türkiye’den satışı en çok yapılan ürünler sırasıyla Plaj Havluları, Ev Dekorasyon Ürünleri, Yüzükler, İsim Kolyeleri, Mücevherat olarak belirlendi. 

NeSatılır.com ciro bazında çok satanları da ölçümledi. Verilen bilgiye göre; ETSY’de dünya genelinde ciro bazında en çok satan 5 el yapımı ürün kategorisi Evcil Hayvan Künyeleri, Tarot Ürünleri, Spa Kitleri, Yatak ve Yatak Başlıkları, Evcil Hayvan Yatakları şeklinde sıralandı. Aynı kategorinin Türkiye şampiyonları ise Evcil Hayvan Yatakları, Ev Dekorasyon Ürünleri, Yüzükler, İsim Kolyeleri ve Mücevherat.

Pekin’de metro ve otobüslerde dijital Yuan

Beijing Belediyesi Ulaştırma Komisyonu’nun açıklamasına göre, Beijing’deki metro yolcuları ücretlerini dijital yuan ile ödeyebilecek. Dijital yuanla seçeneği artık Beijing’in 24 demiryolu transit hattı ve dört banliyö demiryolunda geçerli. Deneme hizmetini kullanmak isteyenlerin Çin Sanayi ve Ticaret Bankası’na dijital RMB ticari kullanımı olarak kayıt yaptırması ve müteakip adımları izlemesi gerekiyor.

Beijing’in demiryolu transit hatları, yolcular için dijital seyahat deneyimini geliştirmek adına daha fazla senaryoda dijital RMB’nin daha geniş uygulamasını keşfetmeyi planlıyor.

Öte yandan kısa bir süre önce Çin’de bir ilk yaşandı ve bir işletme çalışanların maaşlarını dijital parayla ödedi. Söz konusu uygulama, ülkenin kuzeyindeki Hebei eyaletinde yer alan Xiong’an Yeni Kalkınma Bölgesi’nde hayata geçirildi. Dijital maaş, Xiong’an bölgesinde yürütülen ağaçlandırma projesine katılan işçilere verildi. Yerel makamlardan yapılan açıklamaya göre, söz konusu dijital maaş, dijital yuan şeklinde dağıtıldı ve ilave işlem ücreti ödenmedi, ayrıca dağıtım süreci daha güvenli şekilde yürütüldü.

Türkiye e-ticarette dünyaya ışık veriyor

Küresel finans teknolojileri şirketi PayU, 50’den fazla ülkede yüz binlerce müşterisine sunduğu ödeme hizmetleriyle elde ettiği verileri içeren “The Next Frontier: 2021 ve Gelecekte E-Ticaret Dünyasının Umut Vadeden Pazarları” raporunu yayımladı. Rapor Türkiye’nin de yer aldığı 4 kıtaya yayılmış 19 ülkenin e-ticaret verileri hakkında önemli içgörüler içeriyor.

Rapora dair gerçekleştirilen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelen iyzico-PayU CEO’su Barbaros Özbuğutu: “The Next Frontier raporunda Türkiye’nin %44’lük e-ticaret penetrasyonuyla gelişmekte olan pazarlar içerisindeki liderliğini net bir şekilde görebiliyoruz. Sıradaki hedef ise Amerika, İngiltere, Almanya gibi e-ticaret penetrasyonun %80’in üzerinde olduğu ülkeler arasında yer alabilmek. 2. ligin şampiyonuyuz, artık amacımız 1. ligde kendimize yer edinebilmek. Bu yolda atılması gereken en önemli adımlardan biri, banka ve kredi kartı bulunmayan nüfusu, alternatif ödeme yöntemleri ve dijital cüzdan uygulamarı aracılığıyla dijital ticaretin bir parçası haline getirmek.” dedi.  

Yaşam tarzında dijitalleşme

Türkiye 83.4 milyon nüfuslu bir ülke ve nüfusun %92’sinden fazlası mobil cihaz kullanıyor. Ortalama bir kişi günde 7,5 saati online geçiriyor. 83.4 milyon nüfuslu ülkede 37 milyon kişi çevrimiçi alışveriş yapıyor. E-ticarette 2020’nin ilk 6 ayında 2019’un 6 ayına göre %64 artış oldu.

Dijital ürünlere eğilim

Yaşam tarzındaki değişim, e-ticaret harcamalarının dijital ürünlere yönelmesi olasılığını artırıyor. Rapora göre dijital mallar üzerindeki toplam e-ticaret harcamaları %52 oranında büyüme potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte önceki yıl %30 büyüyen sektörde bu yıl büyüme oranı %17 oldu.

Kozmetik ve moda sektörü yükselişte

iyzico platformlarında tüketici harcamalarında önceki yıla göre en yüksek artışı sağlayan sektör %229 oranla güzellik ve kozmetik sektörü oldu. 2020’nin 2. çeyreğinde kaydedilen %392 oranındaki artış, altı EMEA pazarının en yükseği oldu. Güzellik ve kozmetik sektörüne yapılan harcamaların çevrimiçi ortamda gerçekleşmesi ve %80 oranında artması bekleniyor.

Moda sektörü dijitalleşiyor

Türkiye’de moda ve aksesuar ürünleri e-ticaret harcamaları 2019 yılında 3,3 milyar dolarken 2020 yılında 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektör 2020’de %65’lik artış gösterdi. Sektördeki üye iş yerleri 2019’un ikinci çeyreğine kıyasla %110 daha fazla kazandı. Moda sektöründe e-ticaret kanalları aracılığıyla gerçekleşen 6 milyar doların üzerindeki yıllık tüketici harcamasının artması bekleniyor.

Türkiye eğitime odaklandı

2020 yılında tüketiciler, PayU ve iyzico platformlarını kullanan eğitim perakendecilerinden 2019’a kıyasla %28 daha fazla harcama yaptı. Eğitim sektöründe 2020 yılındaki ortalama işlem değeri, 2019 yılındaki değerden 100 dolar daha yüksek oldu.

Online dans dersi Almanca dersinden iki kat pahalı

Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, online hizmet talepleri kapsamında 2021 yılının ilk çeyrek verilerini inceledi. Geçen sene pandeminin ilk aylarında yükselişe geçen hizmetler, yaz aylarında düşüşe geçmişti. Geçtiğimiz haftalarda alınan tam kapanma tedbirleri sonrası online hizmetlere olan ilgi devam ederken, yükselen talebe rağmen fiyatların aynı seviyede kalması da dikkat çekti.

Online güzellik ve bakım hizmetleri yükselişte

Yılın ilk çeyreği boyunca online diyetisyen, psikolog ve kişisel antrenör hizmetlerinde büyük bir yoğunluk yaşandı. Evde geçirdiği zamanı artan ve pandemi sürecindeki belirsizlikle baş etmek isteyenler online psikolog arayışına yöneldi. Geçen seneye kıyasla 2021 yılında online psikolog talepleri %63, online diyetisyen servisleri %23, online kişisel antrenör %64, online yoga dersleri ise %22 oranında yükseldi.

Online özel derslere gösterilen büyük ilgi devam ediyor

Koronavirüs tedbirleri kapsamında öğrenciler uzaktan eğitimlerine devam ediyor. Çocuklarının eğitimine önem veren veliler, çocukları için okula yardımcı dersleri uzaktan eğitim hizmetlerini tercih etmeye başladı. Bu dönemde öğrenciler, online özel derslere ve etütlere yöneliyor. Okul dönemi olmasının da etkisiyle yılın ilk çeyreğinde online matematik dersleri %21, online fen bilimleri dersleri %105 arttı. Yabancı dile gösterilen ilgi de artarken, online olarak alınabilen Almanca özel dersleri %126, İngilizce özel dersleri %57, Fransızca dersleri ise %1187 arttı.

Pandemi devam ediyor, hobilerimiz artıyor

Pandemi dönemini evde daha verimli geçirmek isteyenler, resim yapmayı ve müzik aleti çalmayı öğrendi. Sanata eğilimin artığı gözlenirken buna paralel olarak yeni tedbirlerden sonra da aynı şekilde bateri, gitar, keman, resim, dans gibi hobiler için alınan online özel derslere olan ilginin devam ettiği gözlemleniyor. Bu kategorideki özel derslere olan talepler %71 artış göstererek hizmet alanlar için yeni hobiler kazanmanın önemli olduğunu kanıtlıyor.

Online servislerin ortalama fiyatları tam kapanmada değişmedi

Geçtiğimiz haftalarda tüm Türkiye yeni bir tam kapanma dönemine girmişti. Buna paralel olarak online hizmetlere olan talepler arttı ancak ders başına ortalama fiyatlar değişiklik göstermedi. Armut.com verilerine göre, online özel ders fiyatları ortlama olarak şöyle sıralanıyor;

Online Almanca Özel Ders87 TL
Online Bateri Dersi112 TL
Online Dans Dersi257 TL
Online Diyetisyen213 TL
Online Fen Bilimleri Özel Ders90 TL
Online Fizik Özel Ders120 TL
Online Fransızca Dersi119 TL
Online Gitar Dersi123 TL
Online İngilizce Özel Ders67 TL
Online Keman Dersi108 TL
Online Kimya Özel Ders89 TL
Online Klarnet Dersi94 TL
Online Matematik Özel Ders84 TL
Online Öğrenci Koçu68 TL
Online Personal Trainer197 TL
Online Piyano Dersi86 TL
Online Psikolog172 TL
Online Resim Dersi133 TL
Online Şan Dersi87 TL
Online Spor Dersi80 TL
Online Türkçe Dersi75 TL
Online Yoga Dersi146 TL

Pandemide uzaktan özel derslerde talep patlaması yaşanıyor

Covid-19 ile beraber değişim yaşayan eğitim, 1 yılı aşkın süredir “uzaktan” devam ediyor. Online hizmet sektörünün lideri Armut.com, eğitimini online olarak sürdüren öğrencilerin birçok farklı branşın online özel derslerini alarak öğrenme süreçlerine nasıl katkı sağladığının verilerini paylaştı. 

Aileler online özel derslere büyük ilgi gösteriyor

Uzaktan eğitime devam eden ilkokul ve lise öğrencilerinin aileleri, çocuklarının eğitim sürecine online özel dersler aldırarak katkı sağlıyor. Yeni eğitim yılının başladığı Eylül ayından itibaren okula yardımcı online özel derslerde gözlenen talep artışı dikkat çekiyor. Online lise özel derslerinden Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik branşlarının taleplerinde %45, ilkokul düzeyindeki Türkçe, Fen Bilgisi ve Matematik ilkokul branşlarının özel ders taleplerinde ise %71 artış gözlemlendi. Bu yıl ilk defa online ortama taşınan Matematik Soru Çözümü talepleri ise 2021 yılının yükselen yıldızı oldu. 

“Uzaktan” kelimesini içeren taleplerin Nisan ayında sınav döneminin yaklaşması ile beraber arttığı dikkati çekerken, genel okula yardımcı özel ders taleplerinin geçen senenin ilk 4 ayına göre %67 yükseliş yaşadığı gözlemlendi. 

Üniversitedeki kütüphanelerin yerini online dersler aldı

İlkokul ve lise öğrencileri gibi pandemi nedeniyle eğitim hayatına uzaktan devam eden üniversite öğrencileri de yaşanan ikinci ve üçüncü dalga ile beraber akademik olarak işlenen konuların özel derslerine yoğun ilgi göstermeye başladı. Armut.com verilerine göre; yüz yüze eğitimin yeni yılda da gerçekleşemeyeceğinin açıklanmasının ardından bu yılın Nisan ayında bir önceki aya göre talepler %64 artış gösterdi. 

En çok talep edilen üniversite online özel dersleri istatistik ve iktisat olurken, bu yıl 2020’ye göre en çok büyüyen özel dersler; Matematik, Finans, Calculus, Akışkanlar Mekaniği ve Yazılım Programlama dersleri olarak öne çıktı. 

Hepsiburada satıcılarının müşteriye “Instagramdan yürüme” hakkı var mı?

Pandemiyle birlikte online alışveriş yapanların sayısı arttı. Aynı şekilde online ürün satanların da sayısı arttı. Eğer bu, normal seyrinde bir büyüme olsaldı belki her şey daha düzgün olacaktı. Ama her şey birden bire olunca olağan seyrin dışına çıktık ve olmaması gereken şeyler olmaya başladı.

Bir arkadaşımla konuşurken çok ilginç bir konuyu getirdi gündeme: Hepsiburada üstünden bir firmadan alışveriş yapmış. Aldığı üründen memnun kalmamış. Bunu da yorum kısmında belirtmiş.

Yorum kısmı alıcı ve satıcılar için çok önemli. Fiyatlar aşağı yukarı aynı olduğu için satın alanların yorumlarına benim gibi çok değer verenler vardır. O yüzden de Hepsiburada gibi şirketler yorumların sayısının artması için çok ciddi uğraş verirler. Bu yüzden de yorum kısmı tüketicinin Hepsiburada’ya yaptığı ciddi bir bağıştır aslında.

Bu negatif yorumun ardından bir anda Instagram sayfasında bir mesaj görmüş. Satın almayı yaptığı firma Instagramdan ona mesaj atmak istiyormuş.

Bir bakış açısıyla bunu mutluluk verici bulanlar çıkabilir. Ya ne güzel işte şirket ilgilenmiş arayıp bulmuş diyenler olabilir aranızda. Belki şirket özür dileyecektir, ürünün daha iyisini gönderecektir, kendini anlatacaktır… Veya sen nasıl böyle bir şey yazarsın bana diyecektir… O veya bu.

Burada in çok rahatsız edici şeylerden biri de arkadaşımın yorumunun sitede yayımlanmamış olması ama buna rağmen satıcının mesaj atması. Yani yorum siteye girmeyecek kadar önemsiz ama satıcıya “ispiyonlanacak” kadar önemli. Burada net bir sorun var.

Bizler ürün satın alırken kimlik bilgilerimizi Hepsiburada’ya “EMANET” ediyoruz. Ama bunu istediğin ibi kullan demiyoruz. O sitenin satıcıları bizim isimlerimizi ürünü adres teslim edebilmek adına “EMANET” alıyor. Hiçbirinin bunları kullanım ya da sahip olma hakkı yok. Bunu ben söylemiyorum kanunlar ve kullanıcı sözleşmeleri söylüyor.

Bir satıcı şirketin, büyük ya da küçük, kurumsal ya da patron şirketi… Müşterilerle Hepsiburada dışında muhatap olması kabul edilebilir değil. Şirketin kafaya takıp müşterinin peşine düşüp onu Instagramdan bulması kabul edilebilir değil. Hele ki kadına şiddetin ayyuka çıktığı, kadınların her zamankinden daha çok korktuğu şu devirde.

Bu noktada Hepsiburada’nın satıcılarını uyarması, belki eğitmesi, satıcıların akıllı olması ve insanlara dokunmaması gerekiyor. Bu farklı fikirler arasından “hangisi bize uyuyor” diye baktığınız bir şey değil. Bu bir seçenek değil.

Yazdığımız iyi ya da kötü şeyler için bu şirketlerin iyi ya da kötü niyetlerle bize ulaşmasının engellenmesi gerekiyor. Türkiye’nin ilklerinden olan Hepsiburada’nın bunu başarabileceğini umuyorum.

Türk satıcılarına Doğu Avrupa kapıları açılıyor

Çok fonksiyonlu bir e-ticaret yönetim programı olan Propars, Polonya e-ticaret pazarındaki en büyük oyuncu Allegro ile işbirliği yaptı. Doğu Avrupa’nın rakipsiz e-ticaret sitesi Allegro, dünyada ilk 10’da yer alan bir alışveriş sitesi. Propars’ın, Allegro ile yaptığı anlaşmayla, ödemelerinizi nasıl alacağınız, kargolarınızı nasıl ulaştıracağınız gibi konularda rehberlik yapıyor. Dil engeli gibi problemleri de ortadan kaldıran Propars, kullanıcılarına büyük kolaylık sağlıyor.

Polonya, e-ihracat alanında sağladığı birçok avantaj ile Avrupa pazarında son zamanlarda öne çıkıyor. Polonya’nın en büyük e-ticaret sitesi olan Allegro, Avrupa’nın en büyük dördüncü e-ticaret sitesi. Allegro, Avrupa’da dördüncü olmakla kalmıyor, dünyanın da en büyük 10 pazaryeri arasında yer alıyor. Allegro, Propars İş Geliştirme Müdürü Ayşe Terzi tarafından Propars bünyesine eklendi.

Doğu Avrupa’da satış yapmak isteyen satıcılar, Propars sayesinde dakikalar içinde Allegro gibi 205 milyon ziyaretçi sayısına sahip olan pazaryerlerinde yer alabilecekler. Satıcılar, Propars’ın sağladığı hizmet ve Allegro aracılığı ile e-ticaret hacmi geniş, kullanıcı sayısı fazla olan ülkelerde ürünlerini satışa çıkarabilecekler.

TÜRK ŞİRKETLER DOĞU AVRUPA EN BÜYÜK PAZARINA BİR TIK UZAKTA

Propars sayesinde, bütün siparişler tek bir ekrandan yönetilirken, stoklar otomatik olarak güncelleniyor. Uygulama, iş ortaklarına pazaryerlerindeki mağazaları açarak satışta olan ürünlerin takibini de yapıyor.

Doğu Avrupa/Polonya pazarına açılmak isteyen satıcıların çekindiği konular arasında olan dil bariyerini de müşterisi için çözen uygulama, Türkçe ara yüze sahip. Propars ile kategori ve ürün özelliklerini Türkçe olarak seçebiliyorsunuz. Ürün bilgileriniz ise Polonya’nın anadili olan Lehçeye göre sistem üzerinden otomatik olarak çevriliyor.

2020 YILINDA POLONYA’NIN %83’Ü E-TİCARETİ KULLANDI

38 milyona yakın nüfus arasından 25.4 milyon tüketicinin online alışveriş yaptığı Allegro’da yıllık kişi başı sepet tutarı 456 Euro. 15 ile 79 yaş aralığındaki kitlenin %83’ü online alışveriş sistemini kullanmış.

Yayım tarihi
eticaret olarak sınıflandırılmış

Altınyıldız “bulutların yıldızı” oluyor

Kumaş seçiminden fuarlara, tasarımdan koleksiyon hazırlamaya kadar uzanan tüm geleneksel tekstil alışkanlıkları pandemi döneminde dijitalleşiyor. “Endüstri 4.0” yaklaşımıyla hazırlanan Altınyıldız ve Color Digital’in ortak çalışması “Altınyıldız-DMIX Cloud” platformu ile müşteriler online olarak kumaş içeriklerine ulaşabiliyor, kumaş ve modellerini online olarak seçip koleksiyonlarını oluşturabiliyor.

Dünyayı etkisi altına alan Covid – 19 virüsü ile başlayan pandemi dönemi tüm sektörleri ve firmaları farklı çözümler üretmeye yöneltti. Pandemi sebebiyle sınırların kapanması, ürün sevkiyatlarının durması ve fuar organizasyonlarının iptaliyle dünya dijital kanallara yöneldi. Boyner Grup şirketlerinden Altınyıldız, dijital altyapısına yaptığı yatırımlar ile bu süreçte yenilikçi çözümlerle müşterilerinin karşısına çıktı. Geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen uygulamalar ile kumaş numunelerini geleneksel kalıptan dijital platformlara taşıyan Altınyıldız, fuarların gerçekleşmediği, sınırların kapatıldığı günlerde dünyanın her yerindeki müşterilerine dijital platform üzerinden hizmet veriyor.

Platform altı haftada hazırlandı

Müşterileri ile dinamik bir iletişim ağını kurmak, geleneksel yöntemler ile uzayan üretim süreçlerini kısaltmak, çevre dostu çözümler üretmek ve daha iyi hizmet verebilmek için Düsseldorf’ta araştırmalara başlayan Altınyıldız, Almanya Moda Enstitüsü ile ortak projelere imza atan Color Digital Firması ile “DMIX Cloud” platformu üzerinden müşterileri ile buluşuyor. Pandemi döneminin zorlu koşullarında Color Digital ile çalışmaya başlayan ekipler, sınırlarını zorlayarak altı haftalık bir süreçte “DMIX Cloud” platformunu hizmet verir hale getirdi. Temmuz 2020 den itibaren Sonbahar-Kış ‘21’22 koleksiyonunu dijital platformda sunan Altınyıldız, İlkbahar-Yaz ‘22 koleksiyonunu ile birlikte ikinci koleksiyon çalışmasını buluta taşımış olmanın heyacanını yaşıyor.

Kumaşlar 3D boyutlandırılıyor, modelleniyor

Altınyıldız‘ın dijital platforma taşıdığı yünlü kumaş koleksiyonları, Avrupa’da önde gelen küresel markaların dijital ürün koleksiyonlarında kullanılmaya başlandı. “DMIX Cloud” platformu ile müşteriler, 3D boyutlandırma yaparak Altınyıldız kumaşlarını seçebiliyor, seçilen kumaşların farklı desen ve varyanlarını görebiliyor, teknik detaylarına ulaşabiliyor ve programda önerilen modeller veya kendi modelleri üzerinden nihai ürün tasarımları yapılabiliyor. Yenilikçi uygulamayı kendi sistemleri içinde kullanan markalar bütün bir koleksiyonu dijital ve temassız tasarlayabiliyor. Bu platform ile müşteriler; ürün gruplarına, kalite içeriklerine ve desenlere Altınyıldız ile eş zamanlı erişebiliyor hatta kendi başlarına koleksiyonu inceleyip seçimlerini yapma fırsatı bulabiliyor. Yenilikçi çizgisiyle 1952’den bu yana sektöründe öncü olan Altınyıldız, dünyanın kısıtlı kaynaklarını en verimli şekilde kullanıldığı sürdürülebilirlik temelli projelere imza atıyor.

Sınırları ortadan kaldırıp geleneksel tekstil tasarım ve numune üretim sürecini tekrar belirleyen bu uygulama ile koleksiyon üretim süreci ve maliyetini yarı yarıya azaltan Altınyıldız, dijital alt yapısına yatırım yapmaya, çevreye duyarlı çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Müşteri kazanmak da kaybetmek de 10 dakika

COVID–19 pandemisi tüm dünyada farklı birçok olumsuzluğa ve değişime neden olurken son dönemde tüketicileri de daha fazla dijital hale getirdi. Aslında bu değişim 25 yılı aşan bir dijital dönüşüm trendinin hızlanmasıyla açıklanabilir. Bugün geldiğimiz noktada artık bambaşka talepleri olan yepyeni bir müşteri tipiyle karşı karşıyayız. Bu müşteri tipi dijital hızı seviyor ve her işini dijital olarak yürütmeyi tercih ederken en ufak bir gecikme ya da kötü deneyim yaşadığında markadan saniyeler içinde vazgeçebiliyor.

Müşteri deneyimindeki bu paradigma kayması markalar için artık sanıldığından büyük bir tehdit haline geliyor. Salgınla birlikte uzaktan çalışmaya, tüketmeye ve sosyalleşmeye hızlı geçiş e-ticaret, bankacılık, araç kiralama, sermaye piyasaları ve sigorta gibi sektörlerde dijital yollarla müşteri edinimini de zorunlu hale getiriyor. Nitekim regülasyonlar da şirketlere uzaktan müşteri edinim süreçlerini inşa etmesi için baskı yapıyor. Peki dijital gibi gözüken ama tamamen dijitalleşmeyen hala bir yerlerinde ıslak imza ve kağıt sözleşmelere mahkum edilen müşteri kazanımı süreçleri nasıl bir değişim yaşayacak? Identify Türkiye bu konuda “hızlı dijital müşteri” olarak adlandırdığı yeni tip müşterileri kağıt form, sözleşmeler ve ıslak imzadan kurtaran %100 dijital müşteri kazanımı teknolojilerini Türkiye pazarına sunduğunu ve büyük ilgiyle karşılaştıklarını belirtiyor. Bu durum ilk aşamada şirketlere avantaj sunsa da müşteri kazanımı sonrası hızlı dijital müşterinin beklentisini karşılayamayan şirketler aynı hızda müşterilerini rakiplere kaptıracaklar. Özetle çok sayıda sektörde rekabet kartları yeniden dağıtılıyor ve müşterilerin eli daha kuvvetli hale geliyor.

Identify Türkiye Genel Müdürü Ali Haydar Ünsal: “Müşteri kazanımı şirketler için her zaman değerli oldu ancak bu konunun önemi pandemi döneminde daha da arttı çünkü talepleri sürekli değişen, hız talep eden, güven isteyen hızlı dijital müşteri ile karşı karşıyayız artık. Pandemi öncesi potansiyel bir müşteri bir şirketle çalışmak istediğinde kurye ile gelen kağıt formu doldurmak/imzalamak veya şirkete, şubeye ya da bayilere gidip benzer süreçten geçmek zorundaydı. Ancak şimdi regülasyonlar dijital yollarla müşteri kazanımı avantajı sunuyor şirketlere. Avrupa’da başarısını ve hızını kanıtladığımız dijital müşteri kazanımı teknolojimizi Türkiye’ye kısa bir süre önce sunduk ve çok sayıda sektörden şirketle yoğun görüşmeler içindeyiz. Ortalama 10 dakikada müşteri kazanımı sağlayan bu teknoloji her ne kadar ilk aşamada şirketlere büyük avantaj sunacak olsa da aynı hızda müşteri kaybetme olasılığını da beraberinde getiriyor. Çünkü dijital müşteri kazanımı sonrası hizmet kalitesinde yaşanacak sorunlar dijital hızlı müşteriyi kararından döndürüp saniyeler içinde rakip bir şirkete gitmesini de kolaylaştırıyor.” diyor.

Bürokrasiye takılan 10 potansiyel müşteriden 6’sı kaçıyor

Müşteri olma süreci müşteriler için çoğu zaman pek eğlenceli bir süreç olarak algılanmıyor. Birçok formun doldurulması, ıslak imza atılması için şubelere ziyaret gibi konular müşterileri oldukça yoruyor. Yeni normalde ise artık bu işlemlerin dijital yollarla yapılması mümkün hale geliyor ancak burada kişiselleştirilmiş ve hızlı bir deneyim gerekiyor. Zira müşteriler artık; bir ev veya araba satın alırken, mobil hat değiştirirken, bir banka hesabı açarken veya kredi kartı alırken bu yolculuğun hızlı olmasını istiyor. Bir şirkete ilk kez katılırken bir sürü soruyu cevaplamak, gereksiz olduğunu düşündüğü bilgileri 2-3 kez tekrarlamak potansiyel müşterileri şirketten uzaklaştırıyor. Özellikle kimlik doğrulama süreçlerinde geçirilen uzun süreler müşteriler için dijital yolla müşteri olma deneyimini kötüleştiriyor.  Araştırmalara göre dijital olarak bir şirket müşterisi olmak isteyen 10 müşteriden 6’sı görüşmenin ortasında süreci terk ediyor. Kötü bir dijital müşteri katılım teklifi, kötü bir kullanıcı deneyimi sunduğunuz anlamına geliyor ve bu ilişki asla gelişmeyebiliyor. Markaların müşteri şirkete ilk kez gelirken kimlik doğrulama sürecini hızlı ama bir o kadar da güvenilir yönetmeleri gerekiyor. Sonrasında müşterinin ürünle tanışması ve satış hedeflerinin tamamlanmasının planlanması gerekiyor.

VISA yeme içme şirketlerini online satışa taşıyor

Visa, COVID-19 pandemisiyle birlikte iş modellerini dönüştürmek zorunda kalan yeme-içme sektörünün dijitalleşmesine yönelik yeni projelere imza atıyor. TURYİD ile yeme içme sektöründe dijital ödemeleri yaygınlaştırmak için iş birliğine giden Visa, Fuudy uygulaması ile restoran ve kafelerin siparişlerinin online ortamda gerçekleşmesine, GastroClub ile de sektörün yüz yüze ödemelerde kullanılan tek dijital cüzdanı GastroPay’in daha çok tüketiciye ulaşmasına katkıda bulunuyor.  

Visa ve TURYİD’den uzun soluklu iş birliği 

Visa, Türkiye çapındaki restoranları bir araya getiren yeme içme sektörünün çatı oluşumlarından TURYİD ile uzun soluklu bir iş birliği için harekete geçti. İş birliği kapsamında, özellikle yeme-içme sektörünün ihtiyaçlarını daha iyi anlama, restoranların dijital ortamda sipariş alma sürecini ve ödemeleri kolaylaştırma konusunda çalışmalar sürüyor. 

Fuudy ile stratejik iş birliği: Visa kart sahiplerine avantajlar 

Visa aynı zamanda restoran ve kafeleri tüketiciler için kolay ulaşılabilir hale getiren platformlar ile iş birlikleri gerçekleştirerek, sektörün işleyişine pandemi döneminde de devam etmesini destekliyor. Visa’nın, bünyesinde 150’ye yakın restoran ve kafeyi barındıran Fuudy uygulaması ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında %15 indirim kazanıyor. Böylelikle, Visa kart sahipleri, pandemi öncesinde ziyaret ettikleri restoranlar ile avantajlı koşullarda buluşuyor. 

Sektörün yüz yüze ödemelerde önde gelen dijital cüzdanı GastroPay’e destek

Visa, ülkemizde yeme içme sektörünün yüz yüze ödemelerde kullanılan önde gelen dijital cüzdanı GastroPay uygulamasını da destekliyor. Bünyesinde 1000’i aşkın restoran ve kafeyi bulunduran GastroClub tarafından hayata geçirilen GastroPay uygulamasına Visa kartını tanımlayan tüketiciler, hem pandemi şartlarında daha da önem kazanan mobil ödeme seçeneğinden faydalanıyor, hem de ilk siparişlerinde 30 TL, daha sonraki siparişlerinde ilave %10 puan kazanıyor. 

Geleceğe Öde ve GastroClub iş birliğiyle işletmeleri tüketicilerle buluşturan yeni bir kanal

Visa, ekosistemdeki geniş ağını kullanarak iş ortakları arasında iş birliklerinin hayata geçmesini de sağlıyor. İş Bankası çatısı altında hayata geçirilen Geleceğe Öde platformu ile GastroClub, Visa desteğiyle bir araya geldi. İş birliği kapsamında GastroClub üyesi restoranlar, Geleceğe Öde platformuna dahil olarak müşterilerine daha sonra kullanılmak üzere indirimli kupon satışı yapabiliyor. Tüketiciler sevdikleri restoranların avantajlı fiyatlarından yeniden açıldıkları zaman kullanmak üzere yararlanırken, kısıtlamalardan etkilenen işletmeler de ön satış yapma imkanı buluyor. 

Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel, yeme-içme sektörünün pandemi kapsamında alınan tedbirlerden en çok etkilenen sektörlerden biri olması nedeni ile önemli bir adaptasyon sürecinden geçtiğine işaret ederek; “Pandemi sürecinde dijital kanallara yönelen tüketiciler sevdikleri restoranlardan online sipariş verebilmeyi arzu ediyor. Pek çoğu KOBİ statüsünde olan restoran ve kafeler de bu dönemde yalnızca eve servis ve gel-al modeli üzerinden çalışmaya başladı. Visa’nın pandeminin KOBİ’ler üzerindeki etkisine ilişkin yaptırdığı araştırmada KOBİ’lerin %62’sinin işlerinin olumsuz etkilendiğini, yeme-içme sektörünün ise kısıtlamalar sebebiyle daha fazla sıkıntı yaşadığını ortaya koydu.[1] Böylesi bir dönemde yeme-içme alanının TURYID, Fuudy ve GastroClub gibi önde gelen oyuncularıyla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde sektörün dijitalleşmesine katkı sağlıyor ve milyonlarca Visa kart sahibini, işletmeler ile bir araya getirerek sektöre canlılık katmayı hedefliyoruz.” dedi. 

Kaya Demirer: “İş birliğimizin sektörü canlandıracağına inanıyoruz”

Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, yeme-içme sektörünün 2 milyon haneye istihdam sağlayarak toplamda 10 milyon kişiye gelir yarattığının altını çizdi ve: “2019 yılı itibarıyla her sene yaklaşık %10 büyüme kaydeden ve 135 milyar TL büyüklüğe ulaşan yeme-içme sektörü pandeminin etkisiyle oldukça zor bir yıl geçirdi. İşletmelerin bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için online menü görüntüleme, temassız sipariş verme ve ödeme gibi evrilen tüketici beklentilerine cevap vermeleri önem taşıyor. Visa ile başlattığımız uzun soluklu iş birliği kapsamında, tüketicilerin tüm restoranların menülerini görüntüleyip ödeme yapabileceği bir platform üzerinde çalışıyoruz. İş birliğimizin tüketicilerin teması minimuma indirme talebine cevap vererek sektörü canlandıracağına inanıyoruz” dedi. 

Visa, yeme-içme sektörüne yönelik çalışmalarına ZUBİZU ve Müdavim ile başlamıştı 

Visa, yeme-içme sektörü iş birliklerine geçtiğimiz sene ZUBİZU ile başlamıştı. Halen devam eden iş birliği kapsamında Visa Premium kartını ZUBİZU uygulamasına kaydeden tüketiciler, uygulamada üst segmente terfi ederek, ZUBİZU üyesi restoranlarda ek indirim ve ayrıcalıklardan faydalanabiliyor. 

Visa, pandemi döneminin başında ise GastroClub, Hybrid Community ve Society To Be tarafından hayata geçirilen Müdavim Hareketi ile, tüketicileri avantajlı koşullarda restoran kuponu alarak sektöre destek vermeye özendiren bir iş birliği gerçekleştirmişti. Müdavim çeklerini Visa kartlarıyla toplamda %50 indirimle alan tüketiciler, bu çekleri 6 ay süreyle kullanarak işletmelere uzun soluklu destek verme imkanına kavuşmuştu. 

Çarşıların ilçesi Kadıköy en çok uzaktan sipariş veren yer oldu

Market alışverişi alışkanlıklarını değiştiren istegelsin, 2020 yılı datalarını açıkladı. Hizmet verdiği İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Bodrum’daki satışlar incelenirken tüm şehirlerde en çok alışveriş yapılan kategori sebze meyve oldu. En çok satılan ürünler ise salatalık, soda, limon, havuç, maydanoz olarak öne çıktı. Alışveriş yapanların yüzde 50’si kadın, yüzde 41’i erkek olurken en çok alışveriş yapan ilçeler Kadıköy, Ümraniye, Maltepe, Üsküdar, Çankaya oldu. 

İstanbullular teslimatı öğlen, Ankaralılar sabah istiyor

İstanbul’da en yoğun slot 16:00-17:00, Ankara’da 10:00-11:00, Kocaeli’de 12:00-16:00, Bodrum’da 18:00-19:00 olurken tüm şehirlerde en çok sipariş verilen gün Salı oldu. Meyve ve sebze genel olarak satışın en çok olduğu kategori olarak öne çıkarken bazı ilçelerde bu durum farklılık gösterdi. 2020’de Arnavutköy’de en çok artış gösteren kategori bebek organik beslenme ardından da kedi ürünleri olurken Büyükçekmece’de meyveden sonra kahve, Ataşehir’de meyveden sonra pastacılık malzemeleri öne çıktı.

Kadıköy pek çok kategoride ilk sırada

Hangi ürünün hangi ilçede daha çok sipariş verildiğine bakıldığında ise aromalı süt & yoğurdun en çok Kadıköy, Çankaya, Ümraniye ilçesinde satıldığı görüldü. Ayıklanmış doğranmış sebze-meyve en çok alan ilçeler, Kadıköy, Çankaya ve Beşiktaş, anne, bebek, çocuk kategorisinden en çok alan ilçeler Kadıköy, Ümraniye, Çankaya, et, tavuk, şarküteri kategorisinden en çok alan ilçeler Kadıköy, Çankaya, Şişli, evcil dostlara kategorisinden en çok alışveriş yapan ilçeler Kadıköy, Çankaya, Maltepe oldu. 

10 bin ton ürün taşıdılar

Ortalama bir sipariş 11.23 kg tutarken istegelsin dağıtım ekipleri 2020 senesinde toplam 10.131 ton ürünü müşterilere ulaştırdı ve bir müşteriyi ortalama 35 kg’lık poşet taşımaktan kurtardı. Datalara bakıldığında dikkat çeken bir diğer veri ise 2020 senesinde satılan tüm süt kutularının üst üste konulduğunda 210 km’lik bir kule oluşturmasıydı. Ayrıca birlikte alınan ürünlere bakıldığında 14 ton patates ile 7 ton kuru soğan, 15 ton salatalık ile de 22 ton salkım domates beraber satıldı.

2021’de mobilden satışlar bilgisayarı geçecek

PowerChord tarafında yapılan araştırmada, 2021’de pazarı etkilemesi beklenen temel dijital ve pazarlama eğilimleri ele alındı.  Mobil uygulama kullanımının  2020’de   yüzde 20 arttığının belirtildiği araştırmaya göre ve 2021’de mobil e-ticaret satışlarının, tüm çevrimiçi satışların yüzde 54’ünü oluşturması öngörülüyor. 

Dijitalin beş büyüğü belirlendi

Araştırmaya göre son yıllarda yeni sosyal platformları ortaya çıkmış olsa da, ilk beş sosyal medya sitesi sırasıyla Facebook, Instagram, Twitter, Tumblr ve LinkedIn olarak gösteriliyor. Bu sosyal medya platformları 2021’de dijital reklamcılık için en ideal kanallar olarak gösteriliyor. Patformlar aynı zamanda, işletmelerin nerede olurlarsa olsunlar müşterileriyle sürekli bir diyalog oluşturmalarını sağlayarak müşteri desteği ve sürekli etkileşim için hazır birer araç olarak gösteriliyor.

Müşteri de   pazarlama da dijitalde

Dijital pazarlamanın müşteri ihtiyacını hızlı ve etkili şekilde karşılamadaki rolünü değerlendiren EG Bilişim Teknolojileri CEO’su Gökhan Bülbül, “2020, şirketlerin dijital pazarlamaya geçişlerini hızlandırdıkları bir yıl oldu. Dikkat çekici diğer bir sonuç ise dijital ortamda müşteri ihtiyaçlarını karşılamaları için yeni yollar bulmaları bağlamında bir dönüm noktası olması. Müşteri beklentilerindeki hızlı değişimler ve müşterilerin dijital dünyadaki aktifliğinin artışı göz önünde bulundurulduğunda, müşteriye ulaşmanın en etkili, hızlı ve sonuçları ölçülebilir yöntemi dijital pazarlama stratejileryle hareket etmek.” açıklamasında bulundu.

Sosyal medya satışlarına çok dikkat etmek gerekiyor

Sosyal medya kanallarını kullanarak alışveriş yapan tüketicinin korunması için acilen bir düzenleme yapılmasının gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, böyle devam etmesi halinde ciddi mağduriyetlerin yaşanabileceğine dikkat çekti.

Hepimiz biliyoruz ki,dijital ağın hayatımızın hemen hemen tamamına etki ettiği bir çağın içerisindeyiz. Özellikle son birkaç yıl içerisinde tüketim alışkanlıklarımız ile birlikte tüketim araçlarımızda köklü değişikliğe uğradı.

Tüketici olarak artık mağaza mağaza gezip beğendiğimiz ürünü almaktansa, online siteleri kullanarak, evimizden bütün mağazalar ayağımıza geliyormuş gibi alışveriş yapmak daha cazip geliyor. Bunun iki temel sebebi var. Zamandan tasarruf ve tüketicinin ürünleri eş zamanlı karşılaştırma şansı.

Artık hemen hemen bütün mağazalarda bulacağımız şeyleri daha kolay ve rahat şekilde internet alışverişinde bulabildiğimiz için yorulmadan daha fazla ürüne ulaşmanın, hepimiz için daha çekici bir hal aldığını söyleyebiliriz.

Tüsiad’ın 2019 raporuna göre de, ülkemizde E–Ticaretin büyüme trendi 2018 verilerine kıyasla, %42 seviyelerinde olup, dünya çapındaki büyüme trendinden bir hayli fazladır.

Bununla birlikte, Şubat ayında patlak veren Covid-19 pandemisi tüm dünyayı geri dönüşü olmaksızın değiştirdiği gibi en büyük etkiyi de tüketim alışkanlıklarımızın neredeyse tamamen e-ticaret kapsamında online alışverişe dönmesi yönünde etkilemiştir. 

Hal böyle iken, sosyal medya kanallarının da alışveriş için yoğun kullanılmaya başlandığına şahit oluyoruz. Peki sosyal medya kanallarından yaptığımız alışverişler bizi nasıl koruyor ya da nasıl koruyacak? Prof Hukuk Bürosu Avukatlarından Bilişim Hukukunda Uzman Av. Emre Avşar ile bu konuları mercek altına aldık ve işin hem hukuki boyutunu hem de tüketici tarafındaki oluşabilecek negatif etkileri konuştuk. Av. Emre Avşar’ın yaptığı açıklamalar ve değerlendirmeler şu şekilde;

Sosyal Medyada harcanan zaman, ulaşım kolaylığı ve akıllı telefonların getirdiği kolaylıklar dolayısıyla E–Ticaret, sosyal medya platformlarıyla doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Firmaların satış stratejileri, kullandığı yöntemler ve reklama alışkanlıkları da tamamen değişmiştir. Marka tanınmışlıklarının artması, ürünlerin daha geniş kitleye hitap etmesi için firmalar sosyal medya ağlarının kullanımını artırmışlardır. 

2018 yılı raporlarına göre; Türkiye’de faaliyet gösteren 3,1 milyon işletmenin %55’lik bir kısmı olan 1,7 milyon işletme Facebook, Instagram, Whatsapp ve Facebook Messenger’i kapsayan Facebook uygulama ve hizmet ailesini kullanmaktadır. Araştırmanın odaklandığı dönemde, Facebook platformları aracılığıyla tetiklendiği tahmin edilen doğrudan tüketici harcamaları 6,3 milyar TL olarak hesaplanmıştır.

Bu nedenle sosyal medyadaki bu ticaretin düzenleme altına alınması, tüketicinin de korunması gerekmektedir. 

Buna göre 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’un bu açıklığa cevap verip vermediği de tartışma konusudur. Nitekim bu kanun, resmi E-Ticaret’e ilişkin, sipariş verme, ticari iletişime ilişkin esaslar, elektronik ileti gönderme şartı, kişisel verilerin korunması gibi sorunlara yanıt bulmaktadır. Ancak sosyal medya üzerindeki bağımsız satıcıların hangi regülasyonlara tabi oldukları konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu husus direkt olarak Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’u da etkileyecektir.

Çünkü sosyal medya alışverişlerinin bir nizamda yapılıyor olması halinde tüketicinin haklarının ihlal edileceği tehlikesi de ortadan kalkacaktır. Yine de bu konuda Tüketiciyi koruyan yegane kanun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundur.

“Tanımlar” başlıklı 3. Madde 1. Fıkra (l) bendinde, Tüketici işlemi: “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır.

Kanun’un 48. ve 84. Maddelerine dayanılarak hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. Madde 1. Fıkra (e) bendinde, “Mesafeli Sözleşme” ise: “ürünün satıcısı veya sağlayıcısı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmadan, malın veya hizmetin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu zamana kadar ve kurulduğu zaman da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması ile kurulan sözleşmeler”, olarak tanımlanmıştır.

Aslında 6502 Sayılı Kanun’un da anlattığı üzere; Kanunun koruma alanı satıcılardan birinin “tacir” olmasıyla sınırlandırılmıştır. Yani, bir vergi levhasının olması, satılan ürünle ilgili fatura kesilmesi, irsaliye göndermesi, resmi hesaplardan ödeme geçilmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere, Sosyal Medya’da satış yapabilmek için ülke içerisinde herhangi bir vergi açılışının olmasına gerek duyulmadan EFT, HAVALE ya da şahsi hesaplara ödeme yapma gibi seçenekler kullanılarak sadece sosyal medya platformunun “işletme hesabına” geçiş yapılarak denetimsiz ve vergisiz satışlar gerçekleştirilebiliyor. 

Bu aşamada, 6502 sayılı kanunumuzda çaresiz kalıyor. 

O yüzden, sosyal medya üzerinden e-ticaret hacminin gün be gün arttığı bu dönemlerde, satış şartlarının yenilendiği, bireysel satışların dahi düzene konulduğu, cayma hakkı, iade hakkı, mesafeli satış sözleşmesi gibi düzenlemelerin de yer aldığı Sosyal Medya satışlarına özel yeni bir kanunun getirilmesi hem rekabet hukuku hem de tüketici hukuku açısından elzem haldedir.

Pandemide bilgisayar ithalatı yüzde 77,1 artmış

Ocak-Ekim döneminde tablet, dizüstü ve masaüstü bilgisayar ithalatının yüzde 77,1 arttığını belirten Yalça, uzaktan çalışma ve eğitim uygulamalarının bu artışta baş rolü oynadığını belirtti. Bilgisayara ve yeni teknolojilere duyulan ihtiyacın altını çizen Yalça, bilgisayar ithalatına ilişkin TÜİK verilerini paylaştı.

10 ayda 1 milyar dolar sınırına dayandı

Geçen yılın aynı aylarında bilgisayar ithalatının 533,6 milyon dolar olduğunu aktaran Yalça, bu yıl söz konusu ithalatın yaklaşık iki kat artarak 945,1 milyon dolara ulaştığını dile getirdi. Yalça, uzmanlık alanlarından birinin de elektronik eşya taşımacılığı olduğunu ifade ederek, “Şirket olarak teknolojik ürün ithalatı taşımalarımız da yaklaşık yüzde 60 düzeyinde arttı.” dedi.

Yalça, pandemi önlemlerinin yoğunlaştığı nisan ayından itibaren bilgisayar ithalatında ciddi yükselişler görüldüğünü, mart ayı sonrası en çok aylık ithalatın ise okulların açıldığı ekim ve eylül aylarında gerçekleştiğini anlattı.

En çok ithalat okulların açıldığı dönemde 

Bilgisayar ithalatı ekimde 155,2 milyon doları, eylülde 131 milyon doları bulurken, nisanda 105,4 milyon dolar, haziranda 104 milyon dolar ve ağustosta 101 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Cepteki POS cihazının ödeme limiti kalktı

Dünya genelinde 2020 yılı itibariyle işletmelerin yalnızca %15’i banka veya kredi kartı ile ödeme kabul edebiliyor. 200 milyon’a yakın küçük işletme ise POS cihazlarının yüksek maliyeti nedeniyle yalnızca nakit ödeme kabul edebiliyor. Halbuki, pandemiyle birlikte nakit kullanımı yerine kart ile temassız ödeme kullanımı oldukça arttı. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin gelir kaybına neden olan bu soruna çözüm geliştirmek isteyen yerli teknoloji şirketi Provision geçtiğimiz yıl temassız ödeme limiti altındaki işlemler için Android tabanlı akıllı telefon ve tabletleri POS terminallerine dönüştüren SoftPOS uygulamasını hayata geçirmişti. Böylece Türkiye’de bir ilke daha imza atan şirket, şimdi de PIN destekli SoftPOS ürününü hizmete sundu. Şirket, geçtiğimiz ay ödemelerin temassız işlem limitine takılmadan hızlı ve güvenli bir şekilde yapılmasına olanak veren çözümü için Mastercard ve Visa’nın “Güvenli PIN Kabulü Sertifikasyonu”nu tamamladı. PIN destekli SoftPOS, yine Kasım ayı içinde Akbank müşterileri için canlı ortama alınarak, Türkiye’de canlı ortama alınan, Android telefonları ve tabletleri POS cihazına çeviren şifre destekli ilk ürün oldu.

Limit sınırına takılmak tarih oluyor  

Yerli teknoloji şirketi, ödemelerin temassız işlem limitine takılmadan hızlı ve güvenli bir şekilde yapılmasına olanak veren çözümü ile özellikle küçük ve mikro ölçekteki işletmelere, POS maliyeti olmadan temassız özellikli kartlar ile ödeme kabul etme olanağı sağlıyor. Provision tarafından geçtiğimiz yıl hizmete sunulan uygulamaya getirilen güvenli PIN (şifre) özelliği, POS olarak kullanılan Android cihazlardan temassız işlem limitine takılmadan, güvenli ve temassız bir şekilde işlem yapılmasına imkân veriyor. 

“Ürünün kısa sürede yurt içi ve yurt dışında yayılmasını öngörüyoruz”

Pandemi ile beraber yerel ve küçük işletmelere yönelik talebin arttığını ve ödeme sistemlerine yönelik geliştirdikleri inovatif yazılım çözümleri ile bu talebe yanıt vermeyi amaçladıklarını belirten Provision CEO’su Nihat Karabacak, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Küçük ve mikro işletmelerin POS maliyetlerini düşürerek, daha yüksek tutarlı satış yapmalarına imkân veren şifre destekli SoftPOS uygulamasının tüm taraflara büyük kolaylık sağlayacağına inanıyoruz. Bu uygulama bugüne kadar şifre desteği olmadığı için sadece temassız işlem limitinin altında kalan alışverişlerde kullanılabiliyordu. Yeni geliştirdiğimiz PIN destekli SoftPOS’un, MasterCard ve VISA sertifikasyonlarını tamamlanmasıyla birlikte, artık işletmeler temassız limitine takılmadan ödeme kabul edebilecek. Ürünümüz Akbank müşterileri için Türkiye’de ilk kez canlı ortama alınırken, aynı şekilde global bir ödeme şirketi olan Portekiz SIBS ile Yunanistan’ın en büyük bankası AlphaBank’ın Romanya iştirakini de canlı ortama alarak ürünün yurt dışında da yaygınlaştırılması yolunda ilk ciddi adımı attık. Ürünümüzü kısa zaman içinde farklı ülkelerdeki diğer müşterilerimizle global olarak yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Türk girişimine 6,2 milyon TL yatırım

E-ticaret satıcıları için tedarik, satış, sipariş ve stok süreçlerinin tek bir platform üzerinden yönetilmesini analiz edilmesini sağlayan Pixa, 6.2M TL değerleme ile TechOne’dan tohum yatırım aldı. Bilal Büyükdere ve Emre Bostan tarafından kurulan Pixa, bulut tabanlı ve modüler yapısı ile e-Ticaret sipariş ve depo yönetiminin daha akıllı, hızlı ve verimli yönetilmesine imkan sunuyor.

E-ticaret Operasyonlarınızı Yönetmenin En Kolay Yolu

Pixa, çok yönlü ve kullanışlı E-ticaret entegrasyonları ile e-ticaret site, muhasebe, pazaryeri, ERP ve kargo entegrasyonlarını gerçekleştirme ve tek panelden yönetme imkanı sunar. E-ticarete tam entegre ürünü ile stokları  kolayca yönetmeye ve depo operasyonlarını verimli bir şekilde yönetmeyi sağlar. Sipariş yönetim kurguları ve otomasyonları ile siparişleri sorunsuz bir şekilde yönetim kabiliyetini firmalara kazandırır. Envanterinize  tam hakim şekilde, raf sayım, depo sayım, ürün transfer, mal kabul , iade yönetimi ve diğer tüm özellikleriyle e-ticaret deponuzda 360 derece yönetim kabiliyetine sahiptir. ürünlerin depoda hangi rafta veya bölümde bulunduğu detaylıca görülebilir, bu sayede maliyetler düşerken karlılık artar. Pixa 360 derece entegrasyon platformu  ile; Ürünler tüm satış kanallarında kolayca listelenebilir  tüm siparişleri tek bir ekrandan yönetilebilir.  Kargo ve muhasebe entegrasyonları ile siparişlerin tüm fatura ve lojistik süreçleri tam entegre bir şekilde yönetilebilir ve   süreç verimliliği arttırılabilir.  

Pixa modüler platform yapısı sayesinde; diğer satıcıların ürünleri hangi fiyatlarda sattığını tespit eder, e-ticaret operasyonu verilerini analiz eder, depo yönetimi ile verimliliği ve karlılığı artırır. Ayrıca; müşteri alışkanlıklarını ve davranışlarını analiz ederek satış ve pazarlama stratejisi verileri sunar. 

“Global pazarda lider e-ticaret yönetim platformu olmak istiyoruz”

Online satış kanallarındaki sipariş ve depo yönetimi sürecinin geleneksel yöntemlerle doğru yönetilemediğini belirten Pixa Kurucu Ortağı Bilal Büyükdere; “Pazaryerlerinde satış yapan satıcılar için satış kanallarındaki süreç sorunsuz yönetilemiyor ve takip edilemiyor. Platformumuz sayesinde satıcılar, e-ticaret satış kanallarına  kolayca entegre olup siparişlerini ve stoklarını kolaylıkla takip edebiliyor. Pixa olarak global pazarda sipariş ve depo yönetim süreçlerini kolaylaştırmayı ve global pazarda lider e-ticaret yönetim platformu olmak istiyoruz.” dedi. 

4 ayda 10 milyonluk şirket kurdular

Eczanelerin tüm sağlık ürünü ihtiyaçlarını karşılamak ve eczacılık mesleğini geleceğe güçlü adımlarla taşımak amacıyla, yapay zeka temelli hizmetler geliştiren ve sunan Novadan, Nova Danışmanlık tarafından hayata geçirildi. Platform, eczacıların ürün alışverişinde tercih ettiği güvenilir bir dijital platform olurken, kısa sürede yatırımcıların da dikkatini çekti.

Serbest eczacılık sektörüne yönelik patentli teknolojileri geliştirerek hayata geçiren Novadan, Haziran 2020’de faaliyetlerine başladı. Sektöre sunduğu yenilikçi hizmetlerle dikkat çeken platform, faaliyete başlamasından 4 ay sonra, 10 milyon TL değerleme ile hava taşımacılığı yapan ULS Havayolları Kargo Taşımacılık’ın kurucusu ve ULS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cebrail Karaarslan tarafından 2 milyon TL yatırım alarak fonlanmayı başardı.

Yapay zeka teknolojisine 2 milyon TL yatırım

Girişimci kimliği ile Novadan’a yatırım yapan ULS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cebrail Karaarslan, sağlık sektörünü takip ettiklerini ve geleceğe yönelik teknolojilere yatırım yaptıklarını belirterek şunları kaydetti: “Özellikle yapay zeka temelli teknolojilerin gelecekte fark yaratacağına inanıyoruz. Novadan’a yatırım yapma kararını alırken, öncelikle bu konuyu dikkate aldık. Konusuna ve sektöre hakim yöneticilere sahip olması da yatırım yapma kararımızı netleştiren bir diğer husus oldu. Eczacıların ihtiyaçlarını çok daha iyi belirleyen, bu ihtiyaca yönelik yapay zeka temelli teknolojik çözümler geliştiren, yenilikçi ve dinamik bir ekibe sahip Novadan’a yatırım yaptık. Novadan’ın sağlık sektörünün tüm dinamiklerini olumlu yönde değiştireceğine olan inancımız tam.”

Sektörün dinamiklerini bilmek yetmiyor, yenilik şart

Sektörde 15 yılı aşkın tecrübelerinin bulunduğuna dikkat çeken Novadan kurucularından Haki Poyraz, bu sayede eczacılık sektöründeki ihtiyaçları çok iyi bildiklerini ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler sunduklarını belirtti. Poyraz, sözlerine şöyle devam etti: “Eczacılık sektöründe yaşanan zorlukları çok iyi biliyorduk ve bunlara yönelik olarak teknoloji odaklı çözümler geliştirmek için yola çıktık. Platformumuz sayesine eczacılar ihtiyaç duydukları sağlık ürünlerine kolayca ulaşabilmenin yanı sıra, eğitim, takas, çoklu arama gibi pazarda öncü hizmetlerden de faydalanabiliyorlar. Kısa sürede aldığımız yatırım, doğru yolda olduğumuzu kanıtlamış oldu. Sektörde öncü ve ilk akla gelen platform olma hedefiyle çalışmalarımızı aralıksız bir şekilde sürdürüyoruz.”

“Hepsiburada”ydı şimdi “Hepsiyurtdışında”

Müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayarak hayatlarını kolaylaştırmak için her geçen gün ürün ve hizmetlerine yenilerini eklemeye devam eden Hepsiburada, yurt dışından getirilen ürünlere de güvenle, kolay, ekonomik, hızlı ve hijyenik bir şekilde ulaşmayı sağlayan “hepsiyurtdışından” hizmetinin kapsamını yeni iş birlikleriyle güçlendiriyor. Hepsiburada, ekspres kurye şirketi We World Express ile yaptığı iş birliği sonucunda, hepsiyurtdışından sayfasından verilen siparişlerin ortalama 1 hafta içinde teslim edilmesini sağlıyor.

Hepsiyurtdışından sayfasından alınan ürünlerin, yurt dışındaki çıkış noktalarından Türkiye’deki alıcının kapısına kadar olan lojistik hizmetini, Türk Hava Yolları’nın ZTO Express ve PAL Air gibi dev markalarla ortak girişimi olan We World Express üstleniyor. Uluslararası lojistik sektöründe öncü olarak, dürüstlüğü, yeniliği, takım çalışmasını, yüksek kaliteli profesyonel hizmetleri ve lojistik çözümleri üreten We World Express, 100’den fazla ülkeyi kapsayan geniş uçuş ağıyla global hizmetlerini sürdürüyor.

hepsiyurtdışından müşterilere ne sağlıyor?

Hepsiburada’nın, yurt dışındaki ürünlere erişimi hızlı ve güvenli kılmak için hayata geçirdiği hepsiyurtdışından hizmeti kapsamında, müşterilerinin Türkiye’den alışveriş yaparmışçasına kolay ve zahmetsizce alışveriş yapmalarını sağlıyor. “hepsiyurtdışından” etiketi taşıyan ürünler, sepete eklendiğinde gümrük vergisi otomatik olarak hesaplanıyor ve yurt dışından gelecek ürünler için sürpriz bir maliyet ile karşılaşılmıyor. Satın alma ve sonrasındaki tüm süreçler şeffaf ve takip edilebilir şekilde yürüyor. Hepsiburada, birçok farklı ürün grubunda müşterilerine kaliteli bir yurt dışı alışverişi deneyimi sunuyor.

Hepsiburada Operasyon Grup Başkanı Taner Timirci iş birliği ile ilgili şunları söyledi:Hepsiburada olarak, 40’a yakın kategoride, 30 milyonu aşkın ürün çeşidini müşterileriyle buluşturan, aylık 200 milyonun üzerinde ziyareti ağırlayan dev bir ekosistemi yönetiyoruz. Hedefimiz olan Hindistan’ın batısıyla Almanya’nın doğusu arasında kalan geniş coğrafyanın en büyük teknoloji şirketi olmaya doğru emin adımlarla ilerlerken, alanında lider şirketlerle iş ortaklıkları yapmaya ve müşterilerimizin alışveriş deneyimine katkı sağlayacak yatırımları sürdürmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Türk Hava Yolları’nın ortak girişimi olan We World Express ile yeni bir iş birliği başlatmaktan mutluluk duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle birlikte; müşterilerimize ihtiyaçlarını yurtiçinden alışveriş yaparmışçasına hızlı ve pratik şekilde ulaştırarak, sunduğumuz online alışveriş deneyiminin çıtasını daha da yükseltmeye devam ediyoruz. Bizimle aynı vizyona sahip, hızlı ve kaliteli teslimatı ilke edinmiş WWE ile çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

Türk Hava Yolları Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen ise,“Dünyanın en geniş direkt kargo uçuş ağına sahip, kıtalar arasında hava kargo köprüleri kuran Turkish Cargo olarak, kapıdan kapıya lojistik hizmeti veren ekspres kurye iştirakimiz We World Ekspres’in 100’den fazla ülkeye ulaşmasını sağlamaktan ve Hepsiburada gibi önemli bir e-ticaret platformuyla bu değerli anlaşmayı yapmasından mutluluk duyuyoruz. Bu stratejik hamle ile başarılı hizmet döngümüzü ve e-ticaret odaklı yatırımlarımızı sürdüreceğiz,” dedi.

We World Express CEO’su Hakan Bulat ise şöyle konuştu: We World Express olarak güçlü alt yapımız, hızlı ve güvenilir teslimat hizmetimiz ile Hepsiburada müşterilerinin yurtdışından yaptıkları alışverişleri teslim edeceğiz. We World Express, uçtan uca verdiği teslimat hizmeti ve kuvvetli IT altyapısı ile partnerlerine yeni fırsatlar yaratmaya ve çözüm ortağı olmaya devam edecek.

We World Express ve Hepsiburada iş birliğini takiben yurt dışından binlerce ürün sahiplerine hızlı, güvenli ve kaliteli şekilde ulaşmaya başladı. Bu ürünler arasında öne çıkanlar ise robot süpürge, akıllı saat, kulaklık, ateş ölçer oldu.