Türkiye 5G üreticisi olmaya hazırlanıyor

5G teknolojisinin yaygınlaşması için çalışmalarına aralıksız devam eden ULAK Haberleşme,  tamamen yerli ve milli altyapı geliştirme faaliyetleri ile sadece yurt içine değil yurt dışına da hizmet vermek hedefiyle 5G ve ötesi için Türkiye’nin İletişim Gücü olmaya devam ediyor. Sektördeki araştırmalar sonucu ortaya çıkan sayılar, 5G’nin hayatımızda yaratacağı etkiyi şimdiden hissettirir nitelikte.  Dünya genelinde, Ocak 2021 itibariyle 61 ülkede 144’ten fazla servis sağlayıcısı 5G servis hizmeti verirken 2026 yılı sonunda kullanıcı sayısının 3.5 milyarı bulması bekleniyor. Gelecekte, dünyadaki mobil veri trafiğinin yarısından fazlasını taşıması beklenen 5G ağları ile; sağlık, akıllı ulaşım, endüstriyel üretim ve IoT sektörlerinin toplam gelirinin dört yıl içerisinde 700 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor. 5G teknolojisini üreten dünyadaki 7 ülkeden biri olan Türkiye, gelecekte 5G’de söz sahibi ülkelerden birisi olacak.

AR-GE’YE DAYALI ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ

Yabancı üreticilere karşı rekabetçi bir ürün ortaya koymanın, hedefleri arasında yer aldığını belirten ULAK Haberleşme Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Celal Sami TÜFEKCİ; “Türkiye’yi güvenli iletişim altyapıları ile donatma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mevcut 4.5G teknolojilerini sürdürülebilir kılma çalışmalarımızı sürdürürken, 5G ve ötesi için dünya standartlarında yenilikçi çözümler üretmek için de çalışıyoruz. Geniş bant iletişim teknolojileri konusunda ortaya koyduğumuz patentler (IPR) ile aynı zamanda katma değeri yüksek işler gerçekleştirerek, uçtan uca yerli ağ teknolojileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda ULAK Haberleşme AR-GE ekibi, yapmış olduğu patent başvuruları ile katma değeri yüksek işler gerçekleştirmenin motivasyonunu kazanırken, Ar-Ge çalışmalarını da bir o kadar heyecanla sürdürüyor.” dedi.

5G TEKNOLOJİSİNDE DÜNYADA İLK 7’DEYİZ

TÜFEKCİ, “Bu teknoloji, dünyada sadece 7 ülke tarafından üretiliyor ve Türkiye de bu ülkelerden birisi. Ülkemizin, bu ülkeler arasında yer almasının haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamda, geliştirdiğimiz milli teknolojimiz ile uluslararası pazarda da büyük pay sahibi olacağımıza inanıyoruz. Paylaşımcı ekosistem modeliyle, iki temel konuda çalışma modelini sürdürmeyi önemsiyoruz. Bunlardan birincisi; kuruluş misyonumuzda da yer alan yerli, milli ve güvenilir bir iş birliği modeli oluşturmak. İkincisi ise; kurduğumuz altyapı üzerinde çalışan yerli dikey sektörlere istihdam sağlayan ve cari açığı azaltacak girişimci bir model ile çalışmak.  Kritik AR-GE verilerini içeride tutan ve hem yatay hem de dikeyde güçlü bir ekosistem kuran bu iki model, operatörlerin kullanıcı olduğu sektörde sürdürülebilirliği sağlayacaktır” diye konuştu. 

TÜRKİYE’NİN VERİSİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

5G teknolojilerinin yanı sıra tamamen yerli ve milli haberleşme altyapısı olan ULAK uMAYA’nın da kullanımda olduğunu belirten TÜFEKCİ, Türkiye’nin verisinin milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.

Tüfekci, “Koyulan hedeflerin yabancı kaynaklı sistemlerle oluşturulan veri merkezleriyle gerçekleştirmesi oldukça zor. Amaç, uçtan uca veri güvenliği ise tek yol yerli ve milli sistemlerin kullanılmasından geçmektedir. Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilmiş olan uMAYA, bu noktada devreye girerek kritik bir rol üstlenmektedir. Örneğin, bir bankadaki bilgiyi diğer şubelere bulut ortamında iletiyorsunuz. Bu, güvenlik anlamında çok önemli çünkü verinizi yabancı bir firmaya açmamış oluyorsunuz. Bu nedenle, uMAYA kullanımının her geçen gün yaygınlaşmasını, ekonomik, teknolojik ve siber güvenlik açılarından zorunluluk olarak görüyorum. Bununla birlikte, uMAYA’ da kullandığımız veri merkezi çözümümüzle merkezi yönetim kolaylığı sağlarken, yetişmiş insan kaynağını da en verimli şekilde kullanmış oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Ayrıca, Kovid-19 salgınının etkileri göz önüne alındığında ihtiyaç haline gelen uzaktan eğitim, sağlık hizmetleri ve uzaktan çalışma konularında Türkiye’nin en ücra köşelerinde bile halkımızın hizmetindeydik. Örneğin; çocuklarımız için EBA, köylerde doktor ve asker çağrıları, karakollarda Mehmetçiklerin aileleriyle iletişimi gibi birçok başlıkta ULAK Haberleşme olarak ürettiğimiz çözümlerimiz  ile sahalarda operatörlerimizle beraber aktif rol alıyoruz”.

6G yapay zeka ile parıldayacak

Dünyanın önde gelen lider akıllı ürün markası OPPO, Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan, ‘6G AI-Cube Intelligent Networking’ adlı ilk 6G raporunu yayınladı. Telekom sektörünün, yapay zekanın 6G ağ mimarisini nasıl güçlendirebileceğine dair en kapsamlı araştırmalardan biri olarak rapor, yeni nesil iletişim ağlarının tasarımı için daha ayrıntılı bir vizyon öneriyor. Şu anda OPPO, 6G hizmet ve teknoloji gereksinimleri, temel teknolojiler ve sistem özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak için bir ön araştırma ekibi kurmuş durumda. 

OPPO, 6G’nin insanların yapay zeka ile etkileşim şeklini daha önce hiç olmadığı gibi yeniden şekillendireceğine ve yapay zekanın herkes tarafından kullanılabilecek, gerçekten kamuya hizmet eden bir teknoloji haline gelmesine izin vereceğine inanıyor. 6G ile güçlendirilen akıllı ürünler, yeni deneyimler oluşturmak için farklı uygulama seviyelerinde yapay zeka algoritmalarını indirip dağıtarak, daha gelişmiş yapay zeka modelleri oluşturmak için sürekli veri toplayarak yapay zekanın önemli unsurları haline gelecek.

Örneğin, otonom araçlar söz konusu olduğunda 6G ağları, aracın konumuna ve mevcut fiziksel ortama (ör. günün saati, hava durumu) dayalı olarak en uygun yapay zeka algoritmasını ve en uygun iletişim bağlantısını tahsis edebilecek. Araç, yapay zeka algoritmalarını anında indirip çalıştırabilecek ve aracın yolcu için en güvenli ve en konforlu yolculuğu sağlamasına olanak tanıyabilecek.

OPPO 5G Bilim Şefi Henry Tang, “Teknolojik gelişme ileriye dönük olmalıdır. Mobil iletişim teknolojisi on yıllık dönemlerde gelişiyor ve yeni nesil iletişim teknolojisinin standardizasyonunun 2025 yılında ve ticari uygulamanın 2035’te başlaması bekleniyor. 2035’e bakıldığında OPPO, dünyadaki akıllı ajanların sayısının insan sayısını aşacağını öngörüyor. Bu nedenle, yeni nesil iletişim teknolojisi olan 6G, yalnızca insanların değil, her türden insanın ihtiyaçlarına hizmet edebilmeli. Bu hedefimiz doğrultusunda erken teknik araştırma ve sistem tasarımını gerçekleştirdik” dedi.

6G, yapay zeka geliştirmede karşılaşılan, veri siloları ve kullanıcı gizliliği gibi birçok geleneksel sorunu çözerek, yapay zekanın sonuca varmaya nasıl katkı sağladığı, öğrendiği, etkileşim kurduğu ve uygulandığı konusunda devrim yaratacak. Rapor, yapay zeka algoritmalarının mevcut sınırlamalarından bazılarını hafifletmek için yapay zeka kaynaklarının farklı alanlara bölünmesini öneriyor. 6G ağı altındaki belirli kaynaklara göre düzenlenen yapay zeka alanları, doğru yapay zeka modeli tahsisi, ağ kaynak planlaması ve veri paylaşımı için uygun stratejiler sağlayacak.

Şu anda, akıllı cihazların sınırlı bilgi işlem gücü ve depolama kapasitesi, büyük ve genelleştirilmiş yapay zeka algoritmalarını kullanmalarını zorlaştırıyor. Bu cihazlarda çalışabilen özel yapay zeka, çoğu kullanıcının büyük veri taleplerini karşılayamıyor. Ancak 6G ağları altında, yapay zeka etki alanı, geleneksel bir baz istasyonu, veritabanı, yapay zeka model deposu ve uygulama sunucusu gibi birden çok rolü üstlenebiliyor.

Önerilen ağ kapsamında, 6G cihazları, cihazın konumuna ve gereksinimlerine göre bir yapay zeka alanına tahsis edilecek. Bu yapay zeka etki alanı daha sonra ilgili görevleri gerçekleştirmek için en uygun iletişim bağlantısını sağlarken istenen hizmetleri sunmak için gereken en uygun yapay zeka algoritmasını kullanacak. 4G ve 5G ağlarından farklı olarak, 6G ağlarında karar vermek için kullanılan yapay zeka, cihaz ve ağ tarafında organik olarak entegre edilecek.

OPPO, yakın gelecekte dünyanın 6G standartlarının oluşumuna yardımcı olacak 6G teknolojisi konusunda ön araştırma yapmaya devam edecek. 5G’nin yaygınlaşmasına önemli bir katkıda bulunan OPPO, 5G’nin büyük ölçekli ticarileştirilmesini teşvik etmek için ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam ederken iletişim teknolojisinin evrimi yoluyla Deneyim İnterneti’nin geliştirilmesine öncülük edecek.

Turkcell Türkiye’de veremediği 5G hizmetini yurtdışında veriyor

Sektöründe ilklerin öncüsü olan Turkcell, müşterilerinin 5G’yi yurt dışında deneyimleyebilmesi için hazırlıklarını tamamladı. Turkcell’liler Almanya, Belçika, Çin Halk Cumhuriyeti, İtalya, Romanya ve Tayland’ın da aralarında bulunduğu 29 ülkede 5G teknolojisini deneyimleme ayrıcalığına sahip oluyor. 5G deneyimini yurt dışında yaşayabilmek için 5G özelliği aktive edilmiş olan 5G destekli cep telefonu ile 4.5G uyumlu bir SIM karta sahip olmak ve SMS yoluyla 5G kullanma talebinde bulunmak gerekiyor. Turkcell müşterileri; 5G hizmetini deneyimlemek için ek bir ücret ödemiyor, dolaşım paketleri ve tarifeleri kapsamında aynı şekilde ücretlendirilmeye devam ediyor.

Murat Erkan: Turkcell ayrıcalığıyla müşterilerimize yine bir ilki sunuyoruz

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, “Yurtdışında 5G deneyimi sunarak Türkiye’de bir ilke daha imza atmanının mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Turkcell olarak en büyük önceliğimiz, müşterilerimizi her zaman yenilikçi teknolojilerle buluşturarak onlara benzersiz bir hizmet kalitesi sunmak. Bugün itibarıyla müşterilerimizi yurt dışında 5G teknolojisiyle buluşturuyoruz. 5G’yi destekleyen telefona sahip olan müşterilerimiz, anlaşmalı olduğumuz 29 ülkede artık ayrıcalıklı olarak 5G teknolojisini deneyimleyebiliyor. Müşterilerimize gerek yurt içinde gerekse yurt dışında en yeni teknolojileri sunmak için çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdüreceğiz” dedi.

Almanya’dan Çin Halk Cumhuriyeti’ne 29 ülkede kullanılabiliyor

Turkcell’liler, yurt dışında Turkcell’in anlaşmalı olduğu ülkelerdeki operatörler üzerinden 5G teknolojisini deneyimleyerek, 5G’nin sunduğu hız ve rahatlığın keyfini sürüyor. Yurt dışında 5G servisinin sağlandığı ülkeler arasında Almanya, Bahreyn, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Filipinler, Finlandiya, Güney Kore, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Katar, Kuveyt, Letonya, Lüksemburg, Norveç, Polonya, Romanya, San Marino, Suudi Arabistan, Tayland, Tayvan, Umman ve Vatikan yer alıyor. 5G deneyimini bugünden yaşamak için donanımı ve yazılımı 5G teknolojisini destekleyen telefona sahip Turkcell müşterilerinin, anlaşmalı ülkelere gittiklerinde telefonlarına gelecek SMS’deki adımları izlemeleri yeterli oluyor.

5G ağları 4 sene içinde 700 milyar dolar yaratacak

5G teknolojisinin yaygınlaşması için çalışmalarına aralıksız devam eden ULAK Haberleşme,  tamamen yerli ve milli altyapı geliştirme faaliyetleri ile sadece yurt içine değil yurt dışına da hizmet vermek hedefiyle 5G ve ötesi için Türkiye’nin İletişim Gücü olmaya devam ediyor. Sektördeki araştırmalar sonucu ortaya çıkan sayılar, 5G’nin hayatımızda yaratacağı etkiyi şimdiden hissettirir nitelikte.  Dünya genelinde, Ocak 2021 itibariyle 61 ülkede 144’ten fazla servis sağlayıcısı 5G servis hizmeti verirken 2026 yılı sonunda kullanıcı sayısının 3.5 milyarı bulması bekleniyor. Gelecekte, dünyadaki mobil veri trafiğinin yarısından fazlasını taşıması beklenen 5G ağları ile; sağlık, akıllı ulaşım, endüstriyel üretim ve IoT sektörlerinin toplam gelirinin dört yıl içerisinde 700 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor. 5G teknolojisini üreten dünyadaki 7 ülkeden biri olan Türkiye, gelecekte 5G’de söz sahibi ülkelerden birisi olacak.

AR-GE’YE DAYALI ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ

Yabancı üreticilere karşı rekabetçi bir ürün ortaya koymanın, hedefleri arasında yer aldığını belirten ULAK Haberleşme Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Dr.Celal Sami TÜFEKCİ; “Türkiye’yi güvenli iletişim altyapıları ile donatma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mevcut 4.5G teknolojilerini sürdürülebilir kılma çalışmalarımızı sürdürürken, 5G ve ötesi için dünya standartlarında yenilikçi çözümler üretmek için de çalışıyoruz. Geniş bant iletişim teknolojileri konusunda ortaya koyduğumuz patentler (IPR) ile aynı zamanda katma değeri yüksek işler gerçekleştirerek, uçtan uca yerli ağ teknolojileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda ULAK Haberleşme AR-GE ekibi, yapmış olduğu patent başvuruları ile katma değeri yüksek işler gerçekleştirmenin motivasyonunu kazanırken, Ar-Ge çalışmalarını da bir o kadar heyecanla sürdürüyor.” dedi.

5G TEKNOLOJİSİNDE DÜNYADA İLK 7’DEYİZ

TÜFEKCİ, “Bu teknoloji, dünyada sadece 7 ülke tarafından üretiliyor ve Türkiye de bu ülkelerden birisi. Ülkemizin, bu ülkeler arasında yer almasının haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamda, geliştirdiğimiz milli teknolojimiz ile uluslararası pazarda da büyük pay sahibi olacağımıza inanıyoruz. Paylaşımcı ekosistem modeliyle, iki temel konuda çalışma modelini sürdürmeyi önemsiyoruz. Bunlardan birincisi; kuruluş misyonumuzda da yer alan yerli, milli ve güvenilir bir iş birliği modeli oluşturmak. İkincisi ise; kurduğumuz altyapı üzerinde çalışan yerli dikey sektörlere istihdam sağlayan ve cari açığı azaltacak girişimci bir model ile çalışmak.  Kritik AR-GE verilerini içeride tutan ve hem yatay hem de dikeyde güçlü bir ekosistem kuran bu iki model, operatörlerin kullanıcı olduğu sektörde sürdürülebilirliği sağlayacaktır” diye konuştu. 

TÜRKİYE’NİN VERİSİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

5G teknolojilerinin yanı sıra tamamen yerli ve milli haberleşme altyapısı olan ULAK uMAYA’nın da kullanımda olduğunu belirten TÜFEKCİ, Türkiye’nin verisinin milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.

Tüfekci, “Koyulan hedeflerin yabancı kaynaklı sistemlerle oluşturulan veri merkezleriyle gerçekleştirmesi oldukça zor. Amaç, uçtan uca veri güvenliği ise tek yol yerli ve milli sistemlerin kullanılmasından geçmektedir. Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilmiş olan uMAYA, bu noktada devreye girerek kritik bir rol üstlenmektedir. Örneğin, bir bankadaki bilgiyi diğer şubelere bulut ortamında iletiyorsunuz. Bu, güvenlik anlamında çok önemli çünkü verinizi yabancı bir firmaya açmamış oluyorsunuz. Bu nedenle, uMAYA kullanımının her geçen gün yaygınlaşmasını, ekonomik, teknolojik ve siber güvenlik açılarından zorunluluk olarak görüyorum. Bununla birlikte, uMAYA’ da kullandığımız veri merkezi çözümümüzle merkezi yönetim kolaylığı sağlarken, yetişmiş insan kaynağını da en verimli şekilde kullanmış oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Ayrıca, Kovid-19 salgınının etkileri göz önüne alındığında ihtiyaç haline gelen uzaktan eğitim, sağlık hizmetleri ve uzaktan çalışma konularında Türkiye’nin en ücra köşelerinde bile halkımızın hizmetindeydik. Örneğin; çocuklarımız için EBA, köylerde doktor ve asker çağrıları, karakollarda Mehmetçiklerin aileleriyle iletişimi gibi birçok başlıkta ULAK Haberleşme olarak ürettiğimiz çözümlerimiz  ile sahalarda operatörlerimizle beraber aktif rol alıyoruz”.

Yayım tarihi
5G, MANŞET olarak sınıflandırılmış

4G ile 6 megabit hıza ulaşamazken 6G ile 6 gigabit hız haberi okumak

Samsung Networks ekibinin Samsung’un 5G alanında kaydettiği başarıları ve ağ dönüşümüne yön veren yeni çözümlerini anlattığı “Samsung Networks: Redefined” sanal etkinliğinde, Samsung Electronics 5G vizyonunun yanı sıra en son ağ inovasyonları da paylaşıldı.  

Etkinlikte Samsung Networks, dünyanın birçok yerinde 5G için kullanılabilir 4 milyondan fazla radyo dağıtımı da dâhil küresel çapta yaşanan önemli gelişmeleri de aktardı. Samsung etkinlikte, yeni nesil ağları yaygınlaştırmak için sanallaştırmayı nasıl geliştirdiğini ve radyoları şirketin geliştirdiği en yeni yonga setlerine nasıl entegre edip 5G radyo inovasyonuna öncülük ettiğini ortaya koydu.

Samsung Electronics Ağlar İş Birimi Başkanı ve Müdürü Paul (Kyungwhoon) Cheun, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bir yandan 5G yolculuğumuza devam ediyor ve 5G’nin bir sonraki aşamasına giden yola öncülük ediyoruz. Diğer yandan kablosuz teknolojinin sunabileceği sonsuz olanaklar üzerine konuşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Operatörlerin ve tüketicilerin 5G’nin sunduğu avantajlardan tüm yönleriyle faydalanmasını sağlayabilecek en iyi küresel uzmanlığın ve teknik bilgilerin bir araya getirilmesi Samsung’un 5G vizyonuna dâhil ettiğimiz konular. Müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın bu yolculukta bizimle beraber yürümelerinden memnuniyet duyuyoruz. 5G teknolojisinde hep birlikte daha birçok ilke imza atmak için sabırsızlanıyoruz.”

Sanal etkinlik boyunca Samsung Networks yetkilileri aşağıdaki konular hakkında önemli bilgiler paylaştı: 

Sanallaştırma

Radyo Erişim Ağı’ndan (RAN) Core’a kadar bir ağın tamamının sanallaştırılması, operatörlere çoklu avantajlar sunarak ağ yönetiminde daha fazla verimlilik, ölçeklenebilirlik ve esneklik sağlayacak. Bunun yanı sıra yazılım uygulamaları sayesinde yükseltmeler daha kolay hale gelecek. vRAN alanındaki son gelişmeler aşağıdaki çözümleri içeriyor: 

  • Samsung vRAN, bir temel bant birimindeki tüm öğeleri sanallaştırmayı başardı. Yıllardır devam eden Ar-Ge çalışmaları sayesinde Samsung, sektördeki ilk tamamen sanallaştırılmış ticari 5G RAN ağını uçtan uca uygulamaya koydu. Son dönemde, şirket tarafından devasa MIMO (Çoklu Giriş – Çoklu Çıkış) radyolarının COTS (ticari kullanıma hazır) sunucuları üzerinde çoklu-gigabit hızları destekleyebildiği ortaya kondu. Bu da vRAN teknolojisinin performansının artık özel donanım çözümlerinin performansına yakın olduğunu gösteriyor.  
  • Samsung vCore, optimize bir performans sağlarken operasyonel otomasyonu mümkün kılan, buluta özgü konteynerli bir mimaride yapılandırıyor. Samsung 5G vCore, yüksek uyumluluğu ve ölçeklenebilirliği sayesinde ağ operatörlerinin yeni hizmetlere hızlıca geçebilmesine ve ticari gereksinimlere göre yükseltme yapabilmesine olanak sağlıyor. İlk sanallaştırılmış Core’un 2015 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana Samsung dünyanın ilk 5G Bağımsız Olmayan (NSA) sanal çekirdeğini başarıyla piyasaya sürerek 5G Bağımsız (SA) Core üzerindeki veri işleme kapasitesi konusunda ciddi bir aşama kaydetti. 
  • Ağ yönetimi çözümleri,sanallaştırılmış ağlarda operasyonel verimliliğin optimize edilmesini destekliyor. SCO olarak bilinen Samsung Cloud Orchestration, tam bir otomatizasyon ile ağ dağıtımı ve optimizasyonu sürecini koordine ediyor.Samsung’un Network Slice Manager’ı (Ağ Dilimleme Yöneticisi) dilimleme kaynaklarının sadeleştirilmiş bir biçimde yönetimini desteklerken, yapay zekâ tabanlı analitik ağ performansının akıllı bir biçimde analizinin yapılmasını mümkün kılıyor.

5G Radyolar

Samsung, on yılı aşkın bir süredir son derece rekabetçi 5G çözümleri üzerinde araştırma yaparak, standardizasyon sağlayarak ve bunları ticari kullanıma sunarak RAN çözümlerini desteklemek üzere 5G teknolojisine öncülük ediyor. Etkinlikte Samsung Networks yetkilileri, bu konudaki yeni gelişmeleri de şöyle sıraladı:

  • Şirket içinde üretilen yonga setleri: Samsung, 3. nesil RFIC, 2. nesil 5G modem ve DFE-RFIC entegre çip dahil, yeni ve daha geniş yonga setleri ürün serisiyle yonga seti araştırma ve geliştirme alanındaki liderliğini sürdürüyor. Tüm bunlar Samsung’un kompakt ve verimli, ancak aynı zamanda yüksek performanslı 5G çözümlerini destekleme yönündeki girişimlerinin bir parçası olarak geliştiriliyor. 
  • Yeni çözümler: Samsung aynı zamanda 5G radyo yelpazesini genişletmeye de devam ediyor. Samsung son olarak kendi geliştirdiği, orta bantta 400MHz bant genişliğini destekleyen ve operatörlerin daha esnek ve düşük maliyetli uygulama yapabilmesine yardımcı olan geniş bant radyoyu tanıttı. Tanıtımı yapılan diğer yenilikler arasında yeni nesil 5G Compact Macro ve temel bant birimlerinin yanı sıra anten entegrasyonuyla daha kompakt bir form faktörü, daha basit kurulum ve uygulama kolaylıkları sunan yeni One Antenna Radio çözümü de bulunuyor. 

Özel Ağlar

Samsung, kapsamlı çözüm portföyünden faydalanarak, güvenilir ve güvenli özel ağlar geliştirme kabiliyetine de sahip. Samsung’un alanında lider 5G çözümleri özel 5G ağları için dirençli bir destekleyici yapı sunarak, akıllı fabrikalar ve gerçek zamanlı 4K video takip sistemi gibi kullanım durumları oluşturabiliyor. Samsung aynı zamanda ağ ekipmanlarından uygulama ve cihazlara uçtan uca PS-LTE çözümleri de sunuyor. Ayrıca, Samsung dünyada bir ilk olarak, Kore çapında 3GPP uyumlu bir PS-LTE ağını desteklemenin yanı sıra alanında bir ilk olan MCPTX video konuşmayı bir bulut platformu üzerinde gerçekleştirmeyi başardı.

6G için gelecek vizyonu

“Samsung Networks: Redefined” etkinliği kapsamında ağlara ilişkin yapılan bilgilendirmelerde, Samsung’un 6G teknolojisi için öngördüğü vizyon ve bu alanda oluşturacağı yapı da paylaşıldı. Samsung, yeni nesil kablosuz teknolojilere hazırlıkta da başı çekiyor. Henüz 4G kullanılmaya başlanmadan önce 5G için araştırma ve geliştirme çalışmalarına öncülük eden Samsung, 6G için de şimdiden hazırlıklara başladı. Mevcut durumda kullanıcılara hiper bağlantılı deneyimler sunan Samsung, 6G alanındaki inovasyonlarını da hızlandırmaya hazırlanıyor. Kısa bir süre önce Samsung, 6G kablosuz iletişim için Terahertz (THz) spektrum uygulamasının sunabileceği imkânlara ilişkin yürüttüğü araştırmaların ardından, tümüyle dijital bir hüzmeleme çözümü kullanarak uçtan uca 140GHz’lik kablosuz bağlantı sağlamayı başardı. 140Ghz frekansa ve 2Ghz bant genişliğine sahip bu sistemde, yapılan testlerde 15 metrelik bir mesafede 6,2 Gbps hıza ulaşıldı. 

Türk Telekom Ericsson ile 5G yolunda beraber yürüyor

Türk Telekom ve Ericsson, mobil iletişim hizmetlerinin karma ağ ortamlarında hızlı ve otomatik bir şekilde aktif hale getirilmesini sağlayan Ericsson Dinamik Aktivasyon (EDA) provizyon platformunun kullanıma alınmasıyla ilgili bir anlaşma imzaladı. Türk Telekom ile iş ortaklığını genişleten  Ericsson; anlaşma ile Türk Telekom’un mobil ağ BT provizyon platformu ortağı haline geliyor. 

Türk Telekom’un ağ modernizasyonuna yönelik çalışmalarını destekleyecek olan anlaşma, TT Mobil müşterilerine sunulacak yeni teknolojiler için kusursuz entegrasyon süreçlerine olanak sağlayacak. EDA platformunun hayata geçirilmesiyle, Türk Telekom, müşterileri için yeni teknolojileri kolaylıkla entegre edebilecek, provizyonlama süreçlerini optimize ederken 5G yol haritasını gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaşacak. EDA platformu, müşterilerin yeni hizmet tekliflerinden faydalanmalarını sağlarken Türk Telekom hizmetlerinin ülke genelinde pazara sunulma hızını daha da iyileştirecek. 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, ülkemizi 5G’ye hazırlarken, bir yandan da sunduğumuz ürün ve hizmetlerle müşterilerimizi değerli hissettirmeye devam ediyoruz. Dijital dönüşüm hedeflerimizi bir bir gerçekleştirirken daha iyi bir müşteri deneyimi için Ericsson ile iş ortaklığımızı genişletmekten büyük mutluluk duyuyoruz. 5G’ye geçiş süreci yaklaşırken, bizi anlayan ve günümüz mobil ağlarının gerektirdiği esneklik ve çevikliği sağlayan bir iş ortağıyla birlikte çalışmak bizim için büyük önem taşıyor.” 

EDA, Türk Telekom’un mobil hizmetlerinin karma çok tedarikçili ağ ortamında, dinamik olarak gerçek zamanlı bir şekilde etkinleştirilmesini ve provizyonlanmasını sağlıyor. Ayrıca, sanallaştırılmış hizmetler verilmeye başlarken, mevcut teknolojilerin yönetimi için esnek ve modüler bir çözüme olanak tanıyor. 

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, anlaşma ile ilgili olarak şunları söyledi: “Türk Telekom Grubu ile uzun süredir devam eden iş ortaklığımızdan büyük mutluluk duyuyoruz. 2023 Türkiye Vizyonu kapsamında belirlenmiş oldukça iddialı planlar bulunuyor. Bu planların sektörler genelinde hayata geçmesini sağlamak için en önemli unsurlarından birini ise telekomünikasyon altyapısı oluşturuyor. Günümüzün dijital dünyasında, dijitalleşmeyle gelen talepleri karşılamak için operatörlerin hizmetlerini daha hızlı ve esnek bir şekilde sunmaları gerekiyor. EDA platformuyla Türk Telekom’un operasyonel verimliliğin yanı sıra güvenilir ve sorunsuz bir kullanıcı deneyimi elde etmesine yardımcı oluyoruz. Bu iyileştirilmiş verimlilikler hem tüketicilere hem de işletmelere fayda sağlayacak ve tüm ekonomi için geleceğe hazır, gerçek anlamda çeşitlendirilmiş dijital dönüşümün yolunu açacak.” 

Ortalama Çinli mobil iletişime 5,94 dolar ödüyor

Endüstri ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığı, Çin’in, son yıllarda telekomünikasyon ağı altyapısı oluşturma alanında kaydetmiş bulunduğu ilerlemeler ve sağladığı endüstriyel gelişmeler sayesinde kullanıcılara daha ucuz ama daha hızlı hizmetler sunma olanağına sahip duruma geldiğini açıkladı.

Çin’de mobil iletişim kullanıcıları, aldıkları bu türden hizmet için ayda ortalama 5,94 dolar ödüyor. Bakan Yardımcısı Liu Liehong bu tutarın, 11,36 dolar olan dünya ortalamasının çok altında olduğunu belirtti. Ucuz hizmet vermenin de ötesinde Çin, kentlerle kırsal bölgeler arasındaki dijital farkı azalttı. Liu’nun işaret ettiği üzere, ülkenin kırsal yerleşim birimlerinin yüzde 99’undan fazlasında fiber optik kablo ve 4G şebekesi mevcut olup kırlar da aynen kentlerdeki kadar hızlı bir internet erişimine sahip. 

Öte yandan bakan yardımcısı, uluslararası bir internet hızı test kuruluşunun verilerinin Çin’deki mobil internete erişim hızına, mart ayı itibarıyla, dünyada dördüncü sırada yer verdiğini vurguladı. Ancak Çin, 5G ultra-hızlı şebekelerin geliştirilmesi alanında ise dünyada başı çekiyor. Nitekim bu ülke nisan ayında dünyanın en büyük 5G şebekesi kurma alanında ilk performansları sergilemeye başladı. 

Çin, bu yılın şubat ayı sonu itibarıyla, toplam 792 bin 5G baz istasyonu kurmuş olup şebekeye bağlı mobil terminallerin sayısı da 260 milyona varmış bulunuyor. Ayrıca hükümetin 2021 için öncelikli görevleri belirlediği bir raporda, ülkenin 5G ağlarının ve fiber optik şebekelerinin oluşturulma sürecini hızlandırması ve bunların uygulama alanlarını daha da genişletme işleri yer alıyor. 

Aynı zamanda piyasa aktörlerine daha çok dinamizm sağlama çabaları çerçevesinde, bu yıl küçük ve orta boy işletmelere yönelik olarak internete erişim hizmetlerinin yüzde 10 oranında ucuzlatılması hedefleniyor. 

Avrpa Birliği Türk Telekom’u 5G geliştirsin diye fonladı

Avrupa Birliği İnovasyon Programı Horizon 2020 kapsamında desteklenen 5G konsorsiyumunda yer alan ilk Türk operatör olan Türk Telekom, Endüstriyel 5G projesini başarıyla tamamladı. Türk Telekom ve iştiraki Argela’nın birlikte çalıştığı uluslararası Clear5G projesine ilişkin Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “5G ve ötesi araştırmalarında, Horizon 2020 kapsamında projesi uluslararası konsorsiyumda kabul edilen ilk Türk operatörü olarak, fabrikaların dijitalleşmesi sürecine uluslararası bir proje ile katkı sağlamış olmak ülkemiz için de şirketimiz için de çok değerli” dedi.

Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom, iştiraki Argela ile birlikte katıldığı uluslararası Clear5G (Geleceğin fabrikaları için ultra güvenilir 5G makine tipi iletişim) projesini başarıyla tamamladı. Türk Telekom, proje kapsamında fabrikalarda 5G ile daha düşük gecikmeli veri iletimi, ultra yüksek güvenilirlik ve erişilebilirlik sağlanabileceğini ortaya koydu. Proje sayesinde, farklı standartlarda haberleşen tüm makinelerin, birbirleriyle nesnelerin interneti (IoT) teknolojisi ile konuşabilir hâle gelmesi de sağlandı. 

Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç şöyle konuştu: “Uluslararası Clear5G projesi ile 5G teknolojisinin kabiliyetlerinin üretim alanına uyarlanabildiğini kanıtlayarak, fabrikaların 5G ve ötesi teknolojilerle birlikte dijitalleşmesi sürecine önemli bir katkı sağladık. Horizon 2020, Eureka gibi Uluslararası Ar-Ge programlarına katılarak gelecek nesil telekomünikasyon teknolojileri alanındaki Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızla, küresel ölçekte değer üretmeyi sürdürecek, 5G teknolojileri konusunda geliştirdiğimiz yeni fikir ve ürünleri uluslararası patentler ile taçlandırmaya devam edeceğiz”.

Türk Telekom, 5G alanında fonlanan Horizon 2020 Projelerinde yer alan ilk Türk operatör 

Projede İngiltere’den Surrey Üniversitesi ile Toshiba ve Adlink gibi dünya devlerinin yanı sıra Fransa, Yunanistan ve Tayvan’dan toplam 11 firma yer aldı. Türk Telekom, 5G ve ötesi araştırmalarında, Horizon 2020 kapsamında projesi uluslararası konsorsiyumda kabul edilen ilk Türk operatör oldu. Türk Telekom bu çalışmasıyla, Endüstri 4.0 vizyonunun daha hızlı ve etkili bir şekilde hayata geçirilmesine destek verirken, fabrikalardaki potansiyel endüstriyel 5G uygulamalarının gerçekleşmesi için gerekli şebeke gereksinimlerinin, yönetim sistemlerinin ve mimarilerinin belirlenmesine de katkı sağladı. 

Proje, Avrupa Komisyonu’nun uluslararası arenadaki en büyük bütçeli sivil araştırma ve inovasyon programı olan Horizon 2020 kapsamında hibe desteğiyle gerçekleştirildi. 

5G ile fabrikalar daha akıllı olacak

Geleceğin fabrikalarında Endüstriyel 5G şebekesine bağlantılı olarak çalışan ve yönetilen üretim sistemlerindeki makineler daha kolay kontrol edilebilir, daha esnek, güvenli ve performanslı çalışabilir hale geliyor. 5G’nin getirdiği bu avantajlar fabrikaların önümüzdeki yıllarda operasyonlarını daha iyi hale getirmelerine, yeni fırsatlardan yararlanmalarına, riskleri algılamalarına ve ürün yelpazelerini zenginleştirmeleri için daha geniş bir ekosisteme sahip olmalarına imkân sağlayacak. Tüm bu nedenlerle, endüstriyel mobil çözümler, başta geleceğin fabrikaları olmak üzere imalat sanayi ve diğer birçok sektörde yoğun ilgi görüyor.

Çin 6G’ye hızlı başladı

Şu anda dünyanın en yaygın 5G alt yapısına sahip olan Çin, 6G için de kolları sıvamış durumda. Son günlerde art arda yaşanan gelişmeler Çinli şirketlerin bu alandaki çalışmalarını arttırdığını gösteriyor. Çin Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisi, kısa bir süre önce binlerce 6G patent başvurusu yapmış olduğunu bildirdi. Bu arada ülkenin uzayda bir de 6G uydusunu yörüngeye oturtmuş olduğu dikkate alınırsa adı geçen ofisin, mobil 6G şebekelerine ilişkin patent oluşturmada Çin’in dünyanın geri kalan ülkelerinden daha önde olduğu yolundaki açıklaması daha iyi anlaşılabilir.  

Çin Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisi, ülkenin 6G alanındaki egemen konumunu dünyaya ilan etmek için 26 Nisan gününü seçti. Bu bir rastlantı değil; çünkü bu tarih aynı zamanda Dünya Fikri Mülkiyet Günü. Çin Ofisi, 6G ile ilgili 38 bin önemli çalışmanın yüzde 35’inin Çin’den kaynaklandığını duyurdu.

Çin Ofisi’nin değerlendirmesine göre bunlar arasında Finlandiya, Güney Kore, Japonya ve ABD var. Ancak bu gelişmelerin ötesinde Çin’’in yatırımlarının meyvesini şimdiden elde ettiği görülüyor. Nitekim ülkenin bir 6G uydusu şu anda dünyanın yörüngesinde bulunuyor. Söz konusu uydunun hedefi, uzayda veri alışverişi frekansını “terahertz” (saniyede 1 trilyon hertz’lik frekans birimi) incelemek.

5G’den 100 kat daha hızlı olan 6G, kuşkusuz ki bazı dallarda çığır açıcı rol üstlenecek. Bazı uzmanlar bu yeni jenerasyonun, neredeyse bilimkurgu düzeyindeki teknolojik gelişmelere yol açabileceğini belirtiyor. Bu çerçevede hologramlar, uçan taksiler ve Neuralink’inki gibi mekanik-beyin arayüzlerin gelişmesi akla geliyor. Bu bağlamda Çin, tıpkı 5G konusunda yaptığı gibi, 6G için de küresel bir norm belirlemek istiyor.

Turkcell’in data erişiminin üçte ikisi 4G ile yapıldı

Türkiye’de ilklerin öncüsü Turkcell 4.5G altyapısıyla da son 5 yılda öncü rolünü sürdürdü. Aldığı 4.5G frekanslarıyla dünyanın en güçlü iletişim altyapılarından birini Türkiye’nin kullanımına sunan Turkcell, bu dönemde mobilde sağladığı 1.6 Gbps hızla dünyanın en hızlı operatörlerinden biri olarak öne çıktı. Turkcell’in hızlı ve kaliteli interneti kullanım rakamlarına da yansıdı. 4.5G’nin hayata geçtiği son 5 yılda Turkcell’liler toplamda 9 milyar GB data kullanırken, sadece 4.5G şebekesi üzerinden kullanılan data miktarı 6 milyar GB’ı aştı. Turkcell bu süreçte güçlü altyapısı üzerine kendi mühendislerinin geliştirdiği yerli dijital servis ve uygulamalarıyla da müşterilerinin hayatını kolaylaştırdı. Turkcell’in BiP, fizy, TV+ ve Dergilik gibi uygulamaları kullanım rekorları kırdı.

‘Bugünleri düşünerek 4.5G’de en fazla sayıda frekansı aldık’

4.5G’nin 5. yıldönümünde müşterilerine dünyada örnek gösterilen mobil internet hizmeti sunduklarını belirten Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezginsözlerine şöyle devam etti: “Bundan 5 yıl önce 4.5G ihalesine katıldığımızda bugünleri düşünerek en geniş spektrumu aldık. Geldiğimiz nokta ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koydu. Pandemi sürecinde müşterilerimizin hızlı ve kaliteli internet ihtiyacını başarıyla karşıladık. Hatta bu güçlü altyapımız sayesinde Superbox gibi inovatif çözümümüzle Türkiye’nin her yerine fiber hızında mobil internet hizmeti götürdük. Yurt dışında örnek gösterilen altyapımızın gücüyle hayata geçirdiğimiz yerli dijital servislerimizle müşterilerimizin hayatına değer katarken yerli uygulama ve servislerimizle dijital ihracat hamlesi başlattık. Ülkemizin adını uygulamalarımızla dünyaya duyurduk. Bugün iletişim ve yaşam platformumuz BiP, 192 ülkeden farklı kullanıcıya sahip bulunuyor. Ayrıca bu güçlü altyapımız üzerinden sunduğumuz yerli uygulamalarımızla insanımıza yapılmak istenen dijital dayatmalara izin vermedik. Bu sayede son dönemde BiP’e yönelik artan dijital göç talebini başarıyla yönettik.”

’Güçlü altyapımızla 5G’ye bugünden hazırız’

Mevcut altyapılarının 5G’ye geçişi kolaylaştıracağına inandıklarını dile getiren Gediz Sezgin şunları söyledi: “Şu an mobilde desteklemekte olduğumuz 1.6 Gbps hızla Rusya’dan bir operatörle birlikte dünyanın en hızlı iki 4.5G şebekesinden birine sahibiz. Bu güçlü altyapımız sayesinde 5G’ye de hazırız. Turkcell olarak güçlü 4.5G altyapımız sayesinde 5G’de pek çok ilke imza attık. Örneğin Türkiye’nin ilk 5G üzerinden canlı TV yayınını gerçekleştirerek bu alandaki yetkinliğimizi ortaya koyduk. Türkiye’nin Turkcell’i olarak teknolojideki öncü rolümüzü ve yerli teknolojilere verdiğimiz desteği 4.5G’nin ardından 5G’de de sürdürüyoruz. Yerli ve milli ürünleri kullanabilmek için her türlü Ar-Ge çalışmasına tam destek veriyoruz. 4.5G yerli baz istasyonu ULAK’ın yanı sıra Aselsan ile yerli anten ve yerli radyolink ürünlerini şebekesinde kullanan ilk operatör olmanın verdiği gururla 5G konusunda yerli bir ekosistemin oluşturulması için çalışıyoruz. Bununla birlikte 5G’yi sadece şebeke ekipmanı olarak düşünmeyip aynı zamanda gerek üniversitelerimiz gerek yerli tedarikçilerimizle birlikte çalışarak, ülkemizi 5G’de söz sahibi yapacak yerli ve milli 5G çözümlerinin tasarlanıp geliştirilmesine katkı sağlıyoruz.”

Turkcell şebekesi üzerinden 4.5G’nin hayata geçtiği ilk gün olan 1 Nisan 2016’da tüm şebeke üzerinden günlük 1,2 milyon GB’lık veri trafiği gerçekleşirken, bu rakam 30 Mart 2021 tarihi itibariyle günlük 10,7 milyon GB’a çıktı. Böylece günlük data kullanımındaki artış oranı yüzde 773’e ulaştı. Bununla birlikte son 5 yılda Turkcell şebekesi üzerinden en çok data tüketen ilk 10 il sırasıyla; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Kocaeli, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Adana oldu.

Yayım tarihi
5G, MANŞET olarak sınıflandırılmış

Türk Telekom 5G rekoruna Nokia ile gitti

Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, yeni teknolojileri deneyen, üreten ve ihraç eden ülkeler arasında olma hedefi ile çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. 5G test şebekesi üzerinde Nokia ile birlikte gerçekleştirdiği denemede Türk Telekom, 4.5 Gbps üzeri
hızlara ulaşarak dünya rekoru kırdı.

Güçlü fiber altyapısı ile Türkiye’de 5G’ye en hazır operatör olan Türk Telekom, Nokia iş birliğinde 5G test şebekesi üzerinde gerçekleştirdiği denemede, 4.5 Gbps üzeri hızlara ulaşarak bu alanda yeni bir dünya rekoruna imza attı. Böylece Türk Telekom, 5G bağlantı hızını en yüksek düzeye taşıyan spektrum olan ‘Milimetre Dalga’ ile 5G Yeni Radyo Taşıyıcı Birleştirme Teknolojisini, 8 taşıyıcı (8CC) destekli akıllı telefonla Türkiye’de ilk defa deneyen operatör oldu.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “5G test şebekesi üzerinden sadece Milimetre Dalga spektrumunu kullanarak gerçekleştirdiğimiz deneme ile 4.5 Gbps üzerinde hızlara ulaşarak yine bir dünya rekoruna imza attık. Kullanıcılar ve operatörler için birçok fayda sağlayan bu teknoloji sayesinde, 5G’nin vadettiği yüksek hız ve geniş kapasite hedeflerini yakalamış olduk. Bu teknolojiler aynı zamanda 6G’de kullanılması planlanan ultra yüksek hız ve kapasite sağlayan ‘Terahertz’ sistemlerinin de olgunlaşması ve önünün açılması için köprü niteliği taşıyor. Güçlü fiber altyapımızla Türkiye’de 5G’ye en hazır operatör olarak, bu teknoloji ile ilgili önemli bir deneyimi daha rekorla sonuçlandırmaktan mutluluk duyuyoruz. Bugün olduğu gibi, gelecekte de ülkemizde, tüm yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesine öncülük etmeye devam edeceğiz” dedi.

Nokia Türkiye Ülke Genel Müdürü Özgür Erzincan, “Türk Telekom ile 30 yılı aşkın süredir devam eden ortaklığımızla, bugün sadece Türkiye için değil, küresel telekom sektörü için bir başka önemli kilometre taşına daha imza attık. Nokia’nın ticari 5G şebeke ekipmanıyla elde edilen bu rekor, Nokia’nın 5G ve inovasyon alanlarındaki liderliğinin bir kanıtıdır.”

Türk Telekom, Ankara Genel Müdürlük Binası’ndaki İnovasyon Merkezinde, Nokia iş birliğinde gerçekleştirdiği denemede, 5G teknolojisini kullanarak Milimetre Dalga ile 8 adet 100MHz’lik bant genişliğine sahip taşıyıcı ile tek telefon üzerinden en yüksek 5G hızına ulaştı. Yapılan denemede, 3GPP Standartları ile uyumlu olan 8 taşıyıcı destekli QC SDX55 5G mmWave modülüne sahip 5G akıllı telefonla 4.5 Gbps üzeri hızları yakalanmış oldu. Daha önce 5G’nin orta bant spektrumu olarak adlandırılan 3.5 GHz’te dünya rekoru kıran Türk Telekom, bu kez de sadece 5G’nin 26 GHz milimetre dalga spektrumunu kullanarak bu alanda dünya
rekoru kırdı.

Çin’deki 989 milyon internet kullanıcısının 986 milyonu mobil

Çin’de internet kullanıcılarının sayısının 2020 yılında 989 milyona ulaştığı, 986 milyonunun internete akıllı cep telefonu üzerinden eriştiği bildirildi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) tarafından yayımlanan raporda, mobil internet kullancılarının sayısının geçen yıl 986 milyonu bulduğu bildirildi.

Raporda Çin içinde gönderilen kargoların sayısının 83 milyar 360 milyona ulaştığı, 2 milyon 30 bin eski konutun restore edildiği kaydedildi.

Kişi başına düşen gelirin, önceki yıla göre yüzde 3,8 oranında artarak 27 bin 540 yuanı (yaklaşık 4236 dolar) bulduğu belirtilen raporda, Çinli vatandaşların kişi başına düşen tüketim harcamalarının, yüzde 1,6 azalarak 21 bin 210 yuana indiği ifade edildi. 

Çin’de bir ayda 27 milyon 5G telefon satıldı

Çin Enformasyon Teknolojileri ve İletişim Akademisi’nin verilerine göre ülke, Ocak 2021’de sevk edilen 27 milyon 278 bin üniteyle 5G telefonu sevkiyatında aylık bir rekor kırmış oldu. Xinhua Haber Ajansı’na göre, bakanlığın araştırma enstitüsü olan Çin Enformasyon Teknolojileri ve İletişim Akademisi; bu rakamın, ülke tarafından sevkiyatı yapılan toplam cep telefonlarının yüzde 68 kadarını temsil ettiğini belirtti.
 
Ocak ayı boyunca toplamda 23 adet yeni 5G telefon modelinin tanıtımı yapıldı. Bu seviye, ocak ayı içerisinde sunulmuş bulunan bütün yeni telefon modellerinin yüzde 57,5 kadarına denk düşüyor. Çin, 2021 yılı içinde 600 binden fazla 5G baz istasyonu inşa edecek. Bakanlık, söz konusu inşa faaliyetini ve 5G şebekelerinin hizmete girme sürecini düzenli bir şekilde destekleyecek; belli başlı kentlerdeki 5G kapsamasını hızlandıracak ve buna ilişkin inşaatı ve paylaşımları ilerletecek.  

Türk Telekom mobil baz istasyonlarını artırıyor

Yüksek teknoloji alanındaki yatırımlarına devam eden Türk Telekom, Türkiye’nin güneyindeki 8 ilin bağlı olduğu Adana Bölge Müdürlüğü bünyesindeki 2000’inci mobil sahasını hizmete açtı. Türk Telekom Adana Bölge Müdürlüğü; Adana, Gaziantep, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Niğde ve Kilis illerini kapsıyor. 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Millî sorumluluk bilinciyle Türkiye’nin dört bir yanına yatırımlarımızı artırdık. Bu çerçevede ülkemizin güneyinde bu yıl 104 adet yeni saha açarak mobil baz istasyonu sayımızı 2000’e çıkardık. Bu yatırımlarla bölge mobil şebekemizde 2G’de yüzde 99, 3G’de yüzde 97 ve 4.5G’de yüzde 95 nüfus kapsaması sağladık. Bölgede yaşayanlar artık çok daha konforlu bir iletişim kurabilecekler.” 

Çin’in internet kullanıcı sayısı 1 milyara dayandı

Çin’de internet kullanıcılarının sayısının, geçen aralık ayı itibarıyla 989 milyonu bulduğu ve internete erişim oranının yüzde 70,4’e ulaştığı açıklandı. Çin İnternet Ağı Bilgi Merkezi (CNNIC) tarafından açıklanan İnternetin Gelişimi Raporu’na göre, kırsal bölgelerde internet kullanıcılarının sayısı 309 milyonu bulurken, yine kırsal bölgelerde internete erişim oranı yüzde 55,9’a ulaştı. Ayrıca, kırsal bölgelerde e-ticaret de hızla gelişiyor. E-ticaret, ülkedeki 832 yoksul ilçenin tamamına erişiyor.
 
Rapora göre, Çin 2013 yılından bu yana dünyadaki en büyük online perakende pazar konumunda. Çin’in online perakende satış hacmi geçen yıl, önceki yıla göre yüzde 10,9 artarak 11,76 trilyon yuana ulaştı. Diğer yandan, Çin’de online alışveriş yapanların sayısı da geçen aralık itibarıyla toplam internet kullanıcılarının yüzde 79,1’ini oluşturarak, 782 milyona çıktı.

Alman operatörler 4G kapsaması olmayan yerler için ortak hareket edecek

Deutsche Telekom, 4G kapsama boşluklarını kapatmak ve Almanya’daki birkaç yüz sahada bağlantıyı iyileştirmek amacıyla, Telefonica Deutschland ile altyapıyı paylaşmak için bir anlaşma yaptı.

Operatörler açıklamada, ortaklığın, tüm operatörlerin müşterilerine teknoloji aracılığıyla mobil ağ erişimi sunamayacağı alanlar olarak tanımlanan sözde 4G gri noktaları ele almayı hedefleyeceğini söylediler.

Operatörler, bu alanların genellikle kendi ağ teknolojilerini kullanarak ayrı altyapı kurma ve çalıştırma konusunda mali zorluklar oluşturduğunu belirtti.

Bu sorunu çözmek için ikili, site paylaşımı gibi önceki ortak projelerden farklı olan aktif ağ teknolojisini sitelerde paylaşacak.

Operatörler ayrıca ikinci ayrı kablosuz teknolojinin veya ek antenlerin kurulmayacağını kabul eden bir niyet mektubu imzaladılar.

Taşınmanın gri noktaları doldurmak için “birkaç yüz seçilmiş anten bölgesine” hitap edeceğini ve çabaların bir sonucu olarak, tüm müşterilere her sahada 800 MHz frekans bandında 4G erişimi sunmayı umduklarını belirttiler.

Telefonica Deutschland CEO’su Markus Haas, tüketiciler ve işletmeler mobil ağ kapsama alanında hızlı ilerleme talep ettikleri için Almanya’nın “dijitalleşmeyi hızlandırması gerektiğini” söyledi: “Bu, dahil olan herkesin ortak bir çaba göstermesini gerektiriyor. Sitelerin birlikte kullanımı bu yönde önemli bir adım ve Almanya’nın mobil iletişim müşterilerine olumlu bir sinyal. “

Deutsche Telekom, Telefonica Deutschland ve Vodafone Almanya , 2019  yılında, ülkedeki kırsal kapsama hedeflerine ulaşma çabasının bir parçası olarak maliyetleri düşürmek amacıyla 6.000 tesisin inşaatını ortaklaşa koordine etmek için güçlerini birleştirdi .

İsveç 5G ihalesine Huawei’nin tehditlerine rağmen başlıyor

İsveç’in telekom regülatörü, 5G’ye uygun frekansların bir süredir ertelenen açık artırmasını başlattı. İhaleden yasaklı Huawei, yasal yollara başvuracağını söyleyerek bunun sonuçları olacağı konusunda İsveçlileri uyardı.

İsveç Posta ve Telekom Otoritesi (PTS) yaptığı açıklamada, 3.5 GHz bandındaki lisans ihalesinin 2.3 GHz satışla başladığını söyledi. 320 MHz 3,5 GHz spektrum ve 80 MHz 2,3 GHz açık artırmada olacak.

Son temyiz başvurusunun başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından 15 Ocak’ta bir yorumda, bir Huawei temsilcisi, konuyla ilgili “iki ana” davasının Nisan ayı sonuna kadar karara bağlanmasının beklenmediğini söyledi.

İsveç’in spektrum müzayedesinin başlangıçta Kasım 2020’de yapılması planlanmıştı. Ancak mahkeme, Huawei’nin konuyla ilgili başvurularını değerlendirdi ve açık artırma ertelendi.

Türk Telekom’dan dünyaya ağlara yapay zeka ihracatı

Türk Telekom ve güvenli yapay zekâ tabanlı ağlar konusunda lider olan Juniper Networks, 5G’yi destekleyen teknolojiler üzerine iş birliği yaptı. Anlaşma ile Türk Telekom Grup şirketlerinden Argela’nın (yeni nesil şebeke çözümleri sağlayan) ABD’deki iştiraki Netsia’ya ait Radyo Akıllı Kontrolcü (RIC-Radio Intelligent Controller) teknolojisi, Juniper tarafından daha da geliştirilerek Juniper’in orkestrasyon portföyüne entegre edilecek. Bu sayede hizmet sağlayıcılara uçtan uca ağ dilimlemeyi ve düzenlemeyi mümkün kılan güvenli, garantili bir hizmet deneyimi sunulması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Kapsamlı iş birliğimiz ile dünyaya teknoloji ihraç etme konusunda kararlılığımızı gösteren somut bir adım daha attık” dedi.

Önal: “Türk mühendisliğinin başarısını dünyanın hizmetine sunuyoruz”

Önal, şunları söyledi: “Küresel 5G standartlarını belirlemede etkin rol oynayacak en yeni RIC teknolojileri üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz. Netsia’nın geliştirdiği yazılımlar, geleceğin mobil iletişim ihtiyaçları için yüksek kapasiteli, ölçeklenebilir, esnek, kişiselleştirilmiş ağ ve hizmet çözümleri sağlıyor. Netsia’nın bilgi birikimi ve ürünleştirme kapasitesinin Juniper’in müşteri ağı ve coğrafi erişimi ile birleşmesiyle güçlü bir sinerji yakaladık. Juniper ve Netsia, şimdiden bu işbirliğimizi SDN özellikli genişbant erişim alanına genişletmenin yollarını aramaya başladılar bile. Türk Telekom Grubu olarak, Türk mühendisliğinin başarısı olan ürünlerimizi dünyanın hizmetine sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Juniper Networks CEO’su Rami Rahim, şöyle konuştu:

“Juniper olarak, 5G uygulamaları için önümüzdeki on yılda doğru hizmet deneyimini sağlamanın anahtar önemde olduğuna inanıyoruz. Birinci sınıf RIC teknolojisinin geliştirilmesi ve entegrasyonu, uçtan uca ağ dilimleme ve yapay zekâ odaklı hizmet deneyiminin gücünü birleştirerek bizleri bu vizyona bir adım daha yakınlaştırıyor. Türk Telekom ve Netsia ile olan dinamik iş birliğimizi, teknoloji geliştirmeye açık bir yaklaşım, uç hizmet noktalarında programlanabilir teknolojilerin önemi ve yerel bulut altyapısına doğru ilerlemeye dayanan ortak ilkeler üzerine kurduk. Kısacası, kurumlarımız bulutun ağ, ağın da bulut olduğu konusunda hemfikirler.”

Afet anlarında çözüm sağlıyor

Open RAN (Açık Radyo Erişim Ağı) teknolojisini operasyonel hâle getiren kritik işleviyle RIC, dilimlenmiş mobil ağların bulut üzerinden akıllı denetimine olanak tanıyor. Artırılmış verimlilik ve esneklik sağlıyor. Bu yeni dilimleme teknolojisi, baz istasyonunu sanal olarak programlayarak istenilen baz istasyonuna istenen kapasitenin verilmesini sağlıyor. Bu sayede afet anlarında ilk yardım ve kurtarma ekiplerinin aramalarını önceliklendirmek ve sadece belli bir bölgenin kapasitesini artırarak başarısız aramaların önüne geçmek de mümkün olacak.

Küresel 5G ekosistemini güçlendirecek

İş birliği, Türk Telekom başta olmak üzere tüm operatörlerde açık ve akıllı 5G radyo altyapısının yayılımını sağlayarak Open RAN ​​ve 5G ekosistemini güçlendirecek. Operatörlere, performans artışı, verimlilik ve ölçeklenebilirlik dâhil pek çok operasyonel ve ticari fayda sağlayacak. Türk Telekom’un, tüm yeni nesil Open RAN ve 5G dağıtımını desteklemek amacıyla 2021 sonundan itibaren Juniper’in ürün ve çözümlerini ekosistemine dağıtması hedefleniyor. RIC teknolojisinin Juniper’in ürün portföyüne entegrasyonunu hızlandırmak amacıyla Netsia’nın teknik alandaki uzman kadrosu da Juniper ekibine kalıcı bir şekilde transfer edilecek.

Bosch 5G kullanarak hassas üretime başladı

Bosch, Stuttgart/Feuerbach’ta yer alan ve Endüstri 4.0 açısından öncü konumda olan fabrikasında, daha önce duyulmamış koşullarda son derece güvenilir ve hızlı veri aktarımıyla neredeyse anında tepki veren makinelerle üretim yapmayı hedefliyor. İlk kez, mutlak hassasiyet ve güvenlik gerektiren kritik uygulamalarda kablosuz uygulama mümkün oluyor. İstisnasız olarak, insanlar ve makineler güvenli ve engelsiz bir şekilde iş birliği yapabilecek. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve CDO/CTO’su Dr. Michael Bolle, “5G rekabet gücümüzü güçlendiriyor ve Endüstri 4.0’ın potansiyelini daha da iyi değerlendirmemizi sağlıyor. Dünya genelindeki yaklaşık 250 tesisimizde 5G’yi kademeli olarak uygulamaya sokacağız” dedi. Bosch’un önümüzdeki aylarda 5G ağları kuracağı tesisleri arasında, Almanya’nın Renningen kentindeki araştırma yerleşkesi de yer alıyor. Şirket ayrıca 5G özellikli ürünler geliştiriyor ve endüstriyel kullanıma yönelik ilk çözümlerini piyasaya sürüyor.

Stuttgart-Feuerbach’taki Bosch fabrikası bir 5G öncüsü

ActiveShuttle, üretim alanında zahmetsizce ve otonom olarak hareket ediyor, insanları ve diğer araçları algılıyor, depolama kutularının yanından geçiyor, üretim hattına doğru gidiyor, duruyor, yükünü boşaltıyor ve süreci tekrardan başlatıyor.

Stuttgart-Feuerbach’taki Bosch fabrikasında, otonom taşıma sistemlerinin yaygın kullanımı gibi 5G uygulamaları dahil olmak üzere geleceğin fabrikası gerçeğe dönüşüyor. Bolle; yerleşke ağlarının, Endüstri 4.0 için önemli bir yapı taşı olduğunu belirtiyor. Belirleyici özelliklerden biri, ulaşılabilir ve kesintisiz ağ kapsamıdır. Ağ, yüksek kapasite gerektiren endüstriyel uygulamalara göre optimize edilebilir ve özelleştirilebilir. Feuerbach’taki yerleşke ağında, ‘küçük hücreler’ olarak bilinen sekiz küçük baz istasyonu, yaklaşık 10.000 metrekarelik üretim tesisinin tamamında iyi bir sinyal alımı sağlıyor. Bu, kablosuz olarak ağa bağlanan makinelerin ve sistemlerin birbirleriyle gerçek zamanlı olarak iletişim kurmasına ve birkaç milisaniye içinde veri alışverişinde bulunulmasına yardımcı oluyor.

Mevcut IT altyapısına entegre olan ve sürekli izlenen 5G yerleşke ağı, maksimum güvenlik ve bağımsızlık sunuyor. Bolle, “Yerleşke ağları bize fabrikada neler olduğu ve verilerin hem fabrika duvarları içerisinde hem de ötesine nasıl aktarıldığı üzerinde kontrol imkanı sağlıyor” dedi. Bosch, söz konusu ağı Nokia ile birlikte kurdu. Bosch kullanım senaryolarını tanımlarken, Nokia ise 5G bileşenlerini sağladı. İki şirket, ağ planlama, operasyon ve hizmetler konusunda ortak sorumluluğa sahip. Feuerbach’ta gerçekleştirilen öncü çalışma, Endüstri 4.0 ile 5G kombinasyonunu yapay zeka ile optimize ederek olağanüstü bir ortak yaşam ortamı da yaratıyor. Almanya Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafından finanse edilen KICK (Kampüs İletişimi için Yapay Zeka) projesinin bir parçası olarak, Nokia ve diğer iş ortakları, yapay zekanın 5G yerleşke ağlarının işletilmesini ve bakımını nasıl basitleştirebileceğini araştırıyor.

Bosch, 5G özellikli ilk ürünlerini piyasaya sürecek

Fabrikalardaki yeni mobil iletişim standardı potansiyelinden fayda sağlamak isteyen herkesin sadece 5G ağlarına değil, aynı zamanda kablosuz olarak etkileşime giren cihaz ve makinelere de ihtiyacı bulunuyor. Bosch, 5G özellikli ürünler üretiyor. Bosch Yönetim Kurulunun endüstriyel teknolojiden sorumlu üyesi Rolf Najork, “Geleceğin fabrikasına ve onun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için ürünlerimizi nasıl geliştirmemiz gerektiğine dair net bir vizyonumuz var. Bu bağlamda 5G, bir sıçrama inovasyonudur, yani piyasayı temelden değiştirecek bir teknolojidir” dedi. Fransız danışmanlık firması Capgemini, imalat endüstrisinin 5G teknolojisiyle olan ilişkisine ışık tuttuğu çalışmasında, dünya genelindeki endüstriyel şirketlerin yüzde 65’inin, piyasaya sunulduğu andan itibaren ilk iki yıl içerisinde 5G’yi kullanıma almayı planladığını ortaya koydu. Bu talebi karşılamak için çözümler geliştiren Bosch, Hannover Messe 2019’da, 5G özelliği ve akıllı yazılımı sayesinde intralojistik operasyonlara sorunsuz ve güvenli bir şekilde entegre olmasını sağlayan ActiveShuttle ürününü tanıttı.

5G, kontrol teknolojisinde de önemli bir rol oynuyor. Bosch Rexroth’un ctrlX Automation platformu aslında en başından itibaren 5G için tasarlandı. Najork, “Yeni yollar çiziyoruz ve kontrol sistemleri, IT ve nesnelerin interneti arasındaki mesafeyi kapatıyoruz. Yeni kontrol teknolojimiz, çok çeşitli cihazları birbirine bağlamak için yeni mobil iletişim standardını kullanacak” dedi.

Bosch, 5G’yi işletmeler açısından bir itici güç olarak görüyor

5G, sadece üretim sektöründe değil, aynı zamanda kentleşme, sağlık, tarım ve mobilite sektörlerinde de ilerleme kaydediyor. Uzmanlar, 2025 yılına kadar dünya çapında 70 milyar civarında cihazın ağa bağlı olacağını tahmin ediyor. Bunların arasında endüstriyel robotlar ve otonom araçlardan, işlenebilir toprakların besin içeriği veya nem seviyesi hakkında bilgi veren sensörlere kadar çeşitli cihazlar bulunuyor. Yeni mobil iletişim standardı, bu konuda önemli bir rol oynuyor ve bir rekabet faktörü haline geliyor. Bosch’un 5G ile ilgili araştırmasına 2014 gibi erken bir tarihte başladığını hatırlatan Bolle, “5G’nin şekillenmesinde aktif rol oynadık” dedi.

Tamamen ağa bağlı sürüşün nasıl sağlanacağını ve modern iletişim teknolojisinin bunu nasıl daha güvenli hale getirebileceğini gösteren bir proje olan 5G NetMobil bu çalışmalar arasında yer alıyor. Uluslararası 5G-SMART Derneği, 5G’nin karmaşık yarı iletken üretimi üzerindeki potansiyel etkilerini araştırıyor. Bu bulgular, Bosch’un ilk günden itibaren 5G’ye hazır halde olacak Dresden’deki yeni yarı iletken fabrikası dahil olmak üzere 5G ağlarının planlanmasına dahil ediliyor. Ayrıca Bosch, 70’ten fazla üye şirket ile, en başından itibaren üretim sektörünün ihtiyaçlarının karşılamasını sağlamak üzere 5G’nin şekillendirilmesini hedefleyen 5G-ACIA girişimine de başkanlık ediyor. Ağa bağlı mobilite, akıllı ev ve ağa bağlı endüstri çözümleri sunan öncü bir IoT şirketi olarak Bosch, 5G’yi gelecekte işletmeler açısından bir itici güç olarak görüyor.

Biz 8 mbps yeter derken Çin 200 milyon kişiye gigabit verecek

Çin Sanayi ve Bilişim Bakanı Xiao Yaqing, 2021 yılında Çin genelinde 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kurulacağını bildirdi. Xiao Yaqing, başkent Beijing’de yaptığı açıklamada, gelecek yıl Çin’in 5G ağı inşasını ve ilgili uygulamaları sürdürmenin yanı sıra büyük kentleri 5G ağı kapsamına alacağını ve 600 binden fazla yeni 5G baz istasyonu kuracağını söyledi.

Bakan Xiao, 2021’de ülke çapında internet ağının güncellenmesini ilerletmeyi sürdüreceklerini, gigabit hızında internet kullanan kişi sayısının 200 milyonun üzerine çıkacağını belirtti.

Öte yandan Endüstri ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığı, 24 Aralık’ta yaptığı açıklamada 2020 yılı içinde yaklaşık 580 bin adet 5G baz istasyonu inşa edilerek vilayet düzeyindeki tüm kentlerin bundan böyle 5G şebekesi kapsamına alındığını belirtmişti.

Sözcü, ülkenin bu yıl 5G şebekesinin geliştirilmesi sürecine ivme kazandırıldığını, şebekenin geliştirilmesiyle birlikte bir dizi farklı 5G uygulamasının da teşvik edildiğini sözlerine ekledi.

Bu yılın ilk 11 ayında piyasaya sürülen 5G cep telefonu sayısı 144 milyona ulaştı. Şu anda Çin’de 5G teknolojisine uyumlu 199 yeni model bulunuyor. Öte yandan bakanlık, yüksek kaliteli 5G şebekesi ve veri merkezi oluşturmaya devam edecek. Bu arada üretim, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda 5G uygulamalarını teşvik etmeyi de sürdürecek.