MENU

Türk Telekom zamandan ve paradan tasarrufun kısaltmasını TTiMoT olarak...

Youtube’un video trendleri ve bazı gerçekler

22/06/2021 Comments (0) Views: 373 BÜLTEN

Bizim çatıda Keban var, sizde Atatürk barajı

Yaşadığımız Covid-19 salgını ile Marmara Denizi’ni esir alan müsilaj tehlikesi, temiz ve yaşanabilir çevrenin önemi bir kez daha ortaya koydu.  Her yıl 22 Haziran’da kutlanan Dünya Yenilenebilir Enerji Günü (World REnew Day) dünyanın aydınlık ve mutlu geleceğinin temiz enerjide olduğunu hepimize hatırlatıyor. Son yıllarda hükümetin başarıyla yürüttüğü yenilenebilir enerji kaynaklarını sonuna kadar kullanma politikası çerçevesinde, bu alanda birçok yatırım ve teşvik uygulandı. Sonuç olarak yenilenebilir enerjinin payı Türkiye’nin toplam elektrik üretimine yüzde 17’ye kadar yükseldi. Gelecek yıllarda bu oranın gerçekleşen yeni yatırımlarla beraber daha da artacağı planlanıyor. Özellikle yerli elektrikli oto TOGG projesinin de devreye alınmasıyla birlikte, hem yenilenebilir enerjiden elde edilen elektriğe hem de bu alanda gerçekleşecek yatırımlara daha çok ihtiyaç duyulacak. 

GÜNEŞ ZENGİNİ BİR ÜLKEYİZ

İşte tam da bu alanda yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmak için Türkiye’nin elinde çok büyük bir potansiyel bulunuyor. Türkiye’de 80 ile 100 milyon metrekare arasında konut, iş yeri, sanayi ve sosyal tesis çatı alanı olduğunu anlatan Türkiye’nin öncü enerji firması Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, “Ülkemiz çok büyük bir zenginliğin üzerinde oturuyor. Adeta petrol konusunda şanslı olan Ortadoğu ülkeleri gibi Türkiye de, güneş zengini bir ülke” dedi. 

FAZLA ELEKTRİĞİ SATABİLİRSİNİZ

Bir enerji tesisi yatırımının ilk önce arsa maliyeti ile başladığını anlatan Şakacı, “Türkiye’de arsa maliyetleri çok yüksek. Özellikle de İstanbul’da bu oran katlanarak artıyor. Bir arsanın metrekaresinin 30 bin TL’ye dayandığı İstanbul’da bir enerji tesisi kurmak hiç de kârlı bir iş değil. Öte yandan arsa maliyetlerinin de hayli yüksek olduğu Bursa, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Trabzon, Gaziantep gibi diğer önemli büyükşehirler de yatırımcılar için dezavantaj oluşturuyor. Öte yandan çatılara kurulan güneş enerji sistemleri için ise arsa maliyeti sıfır. Nişantaşı’nda 1.000 metrekare arazi için 50 milyon TL’yi gözden çıkartmak gerekir; fakat aynı semtte bir apartmanın 1000 metrekarelik çatısına güneş enerji sistemi kurmak için arsa maliyeti ödemezsiniz. Üstelik yaptığınız enerji yatırımı size kısa sürede geri döner, ürettiğiniz fazla elektriği de satarak para da kazanabilirsiniz” ifadelerini kullandı. 

21 METREKAREDEN BÜYÜK HER ALANA UYGUN

Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’na (GEPA) göre Türkiye yıllık 2 bin 737 saat, günlük 7,5 saat verimli güneş alıyor bilgisini veren Turan Şakacı, “Yönetmeliğe göre 21 metrekareden büyük her çatıya, güneşten yararlanan yenilenebilir enerji sistemi kurmak mümkün. Yatırım kendini 7.5 yılda amorti ediyor. Sistem 25 yıl boyunca çalışıyor ve bedava elektrik üretiyor. Konut siteleri, ticari alanlar, eğlence mekanları, alışveriş merkezleri ve daha pek çok alan kendi elektriğini üretme gücüne sahip. Belki şehirlerde yeni bina yapacak alanları bulmak zor fakat enerji üretmek için çatılarda çok büyük bir potansiyel bizleri bekliyor” şeklinde konuştu. 

GÜCÜMÜZÜ KULLANALIM

Türkiye’deki çatı potansiyelinin tamamının kullanılması durumunda ortaya çıkacak enerji potansiyelinin Atatürk ve Keban barajları kadar verimli olacağını anlatan Şakacı “Neden böylesi büyük bir araziyi atıl durumda bırakalım? Bugün evde kal ve çalış döneminde günlük elektrik tüketimi 840 milyon kilovatsaate yükseldi. Bu oran iş yerlerinde çalıştığımız ve okullara gittiğimiz zaman günlük 640 milyon kilovatsaatti. Dünyada ve Türkiye’de büyük şirketler evde çalışmanın kalıcı olacağını belirtiyor. Demek ki enerji ihtiyacımız da o oranda artacak. Güneş potansiyelimiz ve boş çatılarımız da varken, kendini kısa sürede amorti edebilen yenilenebilir enerji yatırımın neden gerçekleştirmeyelim” dedi. 

YENİLENEBİLİR İŞ GÜCÜ ARTIYOR

Geleceğin mesleklerinden birinin de yenilenebilir enerji alanında olduğunu anlatan Üçay Grup CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi:  “Sistemi artık elektrik enerjisiyle çözüp, elektriği de güneşten ya da rüzgârdan yenilebilir şekilde üreteceğiz. Isı pompasıyla da ısıtma soğutma sistemlerini ve sıcak su kullanımının tasarlanmasını sağlayacağız. Biz sektörün bu noktada biraz daha evirileceğini, yeni bir vizyona geçeceğini ve geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla kendi tarafımızda ekiplerimizin içerisindeki teknik personel sayısını artırıp, özellikle yenilenebilir enerjiyle alakalı eğitimler verip personel alımına başladık. Sektörün geleceğinde kendi vizyonunu, kendi dümenini bu yana çevirecek yapıların daha kuvvetleneceğini düşünüyoruz. Vizyonuna doğalgazın yanına ısı pompasını, güneş enerjisini, rüzgâr enerjisini ve alternatif enerji kaynaklarını alan yapıların çok daha iyi noktalara geleceğini öngörüyoruz.”

Comments are closed.