Bilgi hırsızlığını suç görmeyenlerle röportaj

0
352

Finger on Keyboard Pad ca. 2002Türkiye’de telekomünikasyon dünyasının önde gelen sorunlarından biri sık sık gelen reklam ve tanıtım aramaları, SMS ve elektronik posta mesajları. Bu konuda kanunlar çıkarılmış olsa da kullanıcıların kişisel bilgileri sürekli ve düzenli olarak çalınıyor. Şirketler bu işten ayda 30 bin TL’nin üstünde para kazanıyor.

Biz de bu alanda “hizmet veren” bir kurumla isimsiz bir röportaj gerçekleştirdik. Bu bilgiler nasıl çalınıyor, bilgileri çaldırmamak mümkün mü gibi sorularımıza cevap aradık…

Kullanıcı verilerini nasıl topluyorsunuz?

Bu biraz meslek sırrı. Ancak kısaca şöyle anlatabilirim: Herkes farkında olarak ya da olmayarak bilgilerini her yere veriyor. Bunların arasında çok güvendiğiniz finansal kurumlar da var, operatörler de, alışveriş yaptığınız dükkanlar da. Biz bunların doğruluğunu teyit ederek katma değerli bir ürün haline dönüştürüyoruz.

Kimler sizin müşteriniz?

Sizi telefonla arayan tüm şirketler bizim müşterimiz aslında. Siz aradığınızda telefonumu nereden aldınız diye sorduğunuzda size cevap vermeyen herkes bilgilerinizi bizden veya bizim benzeri işimizi yapan kişilerden almıştır.

Yaptığınız iş kanuna uygun mu?

Yaptığımız iş kanun dışı değil. Burası çok önemli. Biz arama yapmadığımız mesaj atmadığımız için bu bilgilerin kullanımı konusunda bizi bağlayan bir kural yok. Kullanıcıları arayan şirketler için de kanunsuz bir durum öz konusu değil. Şimdiye kadar kişi ve kurumların bilgilerini paylaşanlar arasında hukuki olarak bir sorun yaşayan olmadı.

Kişisel bilgilerin bu şekilde transfer edilmesi karlı bir iş midir?

Verilerin toplanmasında ciddi bir emek var. Ama bu işin aylık kazancı 30 bin TL’yi buluyor. Bundan çok daha fazla kazanan satıcılar var. Bildiğimiz birçok iş dalından daha çok kazandırdığını söylemek mümkün.

Kaç kişinin verisi bu sistemde?

Genel olarak kişisel bilgisi olmayan yok. On milyonlarca insanın; adından telefonuna, internet bilgilerinden oturduğu yer gibi demografik verilerine kadar her şey veri tabanlarında mevcut. Kurumlara ne kadar detaylı bilgi verilirse o kadar yükseliyor ücret. Ama herkesin her bilgisini bulmak mümkün…

Bu veriler satışa dönüşüyor mu?

Hemen tüm verilerin belli satışa dönme yüzdeleri var. Zaten öyle olmasa kimse bu bilgilerin ticaretine girmez. Aranan her kullanıcının belli bir oranı, değişik sebeplerle telefonlara cevap vermiyor veya reddediyor. Ama sonuçta çok küçük de olsa cevap verenler ve bu yöntemle pazarlamacıya para kazandıranlar var. Bu yüzden de bu ticaret hiç bitmeden sürecek.

Bu sistemden çıkmak mümkün mü?

İnsanlar genellikle kendilerini telefonla arayanların kendisini aramaması için harekete geçiyor. Ama bu aradığınız kişiler sizi arayan müşterilerden sadece küçük bir kısmı. Kaynağında biz olduğumuz sürece bir şirketten diğerine bir bayiden ötekine bu veriler dolaşıp duracak. Bundan kurtulmanın tek yolu şimdiye kadar verdiğiniz tüm bilgilerde kullandığınız telefon, elektronik posta ve benzeri bilgileri değiştirmek. Bu da günümüz dünyasında çok mümkün gözükmüyor. Bu bilgileri kapatsanız bile eninde sonunda yine bir telefon numarası alacaksınız ve bu bilgiler yine bize gelecek.

Yeni çıkan kanunla birlikte gelirleriniz düştü mü?

Yeni çıkan kanunun yarattığı çok fazla bir değişiklik yok. İlk başlarda büyük şirketlerin arama yapamayacağı söylenmişti ama bizim müşterilerimiz zaten büyük kurumlar değil. Satışımızın çok büyük bir kısmı, küçük şirketler, bayiler ve satış ortakları tarafında. Arama ve mesajlaşmaları yasaklayan kanunlardan sonra gelirimizin arttığını dahi söylemek mümkün.

Bir kullanıcının sizin veri tabanınıza girmemesi için ne yapması lazım?

Telefon kullanmaması veya internete girmemesi mümkün. En dikkatli kullanıcı bile günün birinde bilgilerini bir kuruma veriyor ve ne kadar güvenilir olursa olsun o kurumlardan bu bilgiler dağılıyor

Finger on Keyboard Pad ca. 2002

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.