MENU

Kredi kartınız çalınınca başınıza neler gelir?

Ne yüklediğimizi, bize ne yapabileceğini okumuyoruz

05/03/2016 Comments (0) Views: 519 KISA KISA

29643 nolu resmi gazetedeki Türk telefoncu

telefonlarTürkiye enteresanlıklar ülkesi. Hiç olmayacak şeyler o kadar hızlı bir biçimde başımıza gelir ki ne olduğunu anlayamayız bile…

Bundan bir zaman önce Türkiye’de birkaç firma bir araya gelerek “bu yabancı telefon satıcısı firmalar bizi yiyecek ham yapacak, aman devlet bizi korusun” dediler. Uzun süre bu korumacılığın ne anlama geldiğini tartıştık. Devlet Türk telefonculardan daha mı az para alacaktı yoksa yabancı telefon firmalarına daha mı fazla vergi çakacaktı belli olmadı. Hala da belli olmadı aslında.

Bu siteyi biraz kurcalarsanız bu fikri ortaya atan ve kabul eden yetkili ve yetkisizliklerin yetersizlikleri hakkında düşündüklerimi derinlemesine inceleyebilirsiniz.

4 Mart Cuma günü Resmi Gazete’de bir tebliğ yayınlandı. Yazılanları virgülüne dokunmadan sizin için şu şekilde paylaşmak istiyorum:

MADDE 1 – (1) Yerli üretici tarafından 8517.12.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonunda “alıcısı bulunan verici portatif (cellular) telsiz telefon cihazları” tanımı altında sınıflandırılan eşyanın ithalatında korunma önlemi alınması için Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuştur.

(2) Bu başvuru sonucunda, 5/12/2014 tarihli ve 29196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/10) ile korunma önlemi soruşturması başlatılmıştır.

(3) Bu Tebliğ, 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen söz konusu soruşturmaya ilişkin olarak alınan kararı içermektedir.

Karar

MADDE 2 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, yerli üretici tarafından yapılan korunma önlemi başvurusunun soruşturma süresi içerisinde geri çekilmesi nedeniyle soruşturmanın önlemsiz kapatılmasına karar vermiştir.

Bu karardan benim anladığım şu: Adının kim olduğu henüz bilinmeyen bir Türk firması iki yıl sonra “oğlum biz ne yapıyoruz” dedi en sonunda. Muhtemelen bu kadar saçma bir kararın altına imza attığı için bir zaman sonra çoluğunun çocuğunun yüzüne bakamayacağına karar verdi. Devlete başvuru yaparak “silin benim adımı” deyiverdi. Devlet de “iyi be tamam of” diyerek resmi gazetede gereken değişiklikleri yaptı. Ama neden isim vermiyorlar anlamak mümkün değil.

Kim olabilir bu şirket? Benim aklıma Vestel geliyor ama net bir şey söylemek imkansız gibi. Böylesi bir saçmalığın içinde olmamak herkese gurur vereceğinden aklı başında her firma olabilir aslında…

Bir fıkra vardır bunu tekrar tekrar yazmakta fayda var böylesi durumlar için:

Padişah ve vezir yolda yürürken bir öbek pislik görürler. Padişah keyif “vezir şunu ye seni padişah yapayım” der. Vezir hiç ikiletmez hapır hupur yer o bir öbek pisliği. Herkes donakalır… Padişah lafını geri çekemez. Vezir hemen oracıkta padişaha dönüşür.

Dönüşür dönüşmesine ya padişah pişman, ne yapacağını bilmeyen vezir korku içinde o hiç alışmadığı yerde olduğu için… Tekrar yürümeye başlarlar. Şans bu ya karşılarına bir öbek pislik daha çıkar. Eski vezir yeni padişah eski padişah yeni vezire “şunu yersen tekrar padişahsın” der. Elbette beriki bunu hapır hupur yer.

Her şey eski haline, normaline dönünce mutluluk içirde yürüyen ikilinin son padişahı şu soruyu sorar: “Sen demin vezirdin ben padişah… Şimdi sen yine vezirsin ben yine padişah… Peki biz o bokları neden yedik?”

Türk telefonlarını koruyun dedikten sonra yok yok korumayın diyen firmaya saygılarımla arzederim…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.