Yazılı basının geleceği yok diye kendini kandırmak…

0
132
Digital Age konferansı yapıldı bitti. Toplantıda her sene olduğu gibi yine iyi isimler ağırlandı. Bu senenin yurt dışı iyi ismi Huffington Post internet sitesinin sahibi Arianne Huffington oldu. Basın bültenlerinde söylendiği üzere Huffington yazılı basının geleceği olmadığını öngörüp kurduğu haber sitesi  deneyiminden yola çıkarak günümüzde internetin demokratik bir kamusal alana dönüşme sürecini anlattı.
Huffington gelen yorumların artmasının sebebini insanların kendilerini ifade etme isteğine bağladı. Wikileaks ile devletlerin saklayıcı ve haber üretici gücünün ortadan kalktığını vurguladı. Arap baharındaki sosyal medya gücünün üstünde durdu. Afganistan ile ilgili açtıkları bölümün insanların kendi resimlerini göndermesiyle renklendiğini söyledi. “Eski medya” diye nitelendirdiği şeyin dikkat eksikliği ve bir konu üstünde çok fazla ve uzun konuşma anlamına gelen obsesif kompülsif hastalıklarına takıldığını vurguladı.
Şimdi gelelim bunlara karşı bizim koyacağımız karşı tezlere. Zira herkes konuşanın Huffington olması sebebiyle eleştirilemez olduğunu söyleyip duruyor.
Öncelikle ben kafa karışıklığının sebebini, medyanın aktörlerinin birer birer kendi içinde tek medyaymış gibi incelenmesine bağlıyorum. Yazılı basını herkes tek bir medya gibi algılıyor. Oysa yazılı basını oluşturan selüloz kağıt ve onun üstüne dökülen eser miktarda mürekkep değildir. Medyayı oluşturan bunlar değil, içinde bulunan medya yaratan aktörlerdir. Bunlar o gazetenin köşe yazarlarıdır, sokakta dolaşan muhabirleridir. Gazete içinde okurların hiç bilmediği editörlerdir, haberlerin türkçesine katkıda bulunan düzeltmenlerdir. Bu ve bunun gibi yüzlerce kişi bir gazetenin gün içinde sizlerin elinize ulaşmasında katkıda bulunur. Ama okurlar bunun asla farkına varmaz.
Yeni nesil medyatörler bin kişinin çalıştığı gazetesine on kişinin çalıştığı internet sitesiyle karşı koyduklarını söylerler. Bu bakış açısı felsefik olarak doğru olmakla birlikte gerçeklerle uyuşmamaktadır. Gazeteye alınmayan her kişi aslında verilen bir ödündür. Gazetenin sıkça başvurulan bir hukuk servisi vardır, internet siteleri şimdilik bu zorunluluğa sahip değillerdir. Gazete haberi basar ve arkasında durur, internet sitesi gerekirse haberi “hop diye” yayından kaldırabilir, arkasında durmayabilir.
Bugünün gazetelerine baktığımızda bunları kağıt üstündeki yayınlar olarak görmek yanlış olur. Çünkü hemen hepsinin birer internet sitesi vardır. Hepsinin internet sitesinde son dakika haberleri vardır. Hepsinin internet sitesinde fotoğraf galerileri, görüntülü haberler vardır. Bu siteler şu anda büyüklüklerini kağıt üstünde olmakla göstermek istemektedirler. Eğer internete girerlerse zaten bu kadrolarıyla internet üstünde varolan tüm yayınların canına okuyabilirler.
“Hayır öyle şey olmaz” diyenlere sormak istiyorum kaçınızın en küçük ve az satan gazete kadar haberci kadronuz var? Kaçınızın haberleri bambaşka hale getirecek sayfa sekreterleriniz, grafikerleriniz var? Günde ajanstan gelenler hariç kaç haber üretebiliyorsunuz? Günde kaç haberi “bilmem ne gazetesinde demişler ki” yazıp iki nokta üst üste koyup aynen gazete haberini dayayarak geçiyorsunuz? Gazetelerde böyle bir şey yapanı gördünüz mü hiç?
Bakın istediğiniz listeye. İnternet haberciliğinde gazetelerin internet sitelerinin üstüne çıkan ek az site var. O yüzden gazetecilik batacak onların devri geçti diye kendimizi kandırmayalım. O işler öyle yürümüyor.
Habercilik konusu ucuz bir iş değildir. Yarı zamanlı, birilerinin kalan zamanlarında yapabileceği bir iş değildir. Vatandaş haberciliği diye bir şey olabilir ama Huffington hanımefendinin çok güzel belirttiği gibi bunun da üstünden geçilmesi, düzeltilmesi, çalışılası gerekmektedir. Lisede harika kompozisyon yazan abilerimizin ilk oturuşta mükemmel bir haber yapması, bırakın haberi başlık atması mümkün değildir.
Haberlerle dalga geçen Zaytung’u yapmak için bile gazeteci olmak gerekmiştir.
Bu dönüşüm tamamlandığında gazeteler değil, şimdi internette bulunan haber siteleri batacak. Hem maddi olarak hem haber olarak batacaklar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.