MENU

Sehven bizi aptal yerine koymak

İran helal internet kuruyor, darısı başımıza

15/04/2011 Comments (0) Views: 132 MANŞET, OPERATÖRLER, POLEMİK, SOSYAL MEDYA, TÜRK TELEKOM

Turknet de bizi bilgilendirdi

Beni Turknet’ten aradıklarını tüm özlük bilgilerimi bana okuduklarını söylemiş ve bu konuda yaşadığım rahatsızlığı dile getiren bir yazı yazmıştım. Turknet’in muhtemelen hukuk departmanı (yazım dili ve iletişim yaklaşımı iletişim departmanı izlenimi uyandırmıyor) konuyla ilgili cevap vermiş, ancak cevabını nezaketen elektronik postayla lütfetmek yerine ilgili yazıya yorum olarak girmiş.

O yüzden yazının tamamını bu köşe yazısının içinde paylaşmıyorum. Kendilerinin uygun gördüğü cevaplar kısmında okumak isteyen olursa buraya tıklayarak en alta inip okuyabilir.

Sadece cevap gerektiren, şirketin gösterdiği fevri yaklaşımdan dolayı atladıkları birkaç küçük nokta var. Kısaca üstünden geçmekte (onlar adına da) fayda görüyorum.

Şirket beni arayanın, datalarıma sahip olanın kendileri olmadığını söylüyor. Eğer bu gazetecilik dışı bir kişisel blog olsaydı buna inanmadığımı dile getirirdim. Ancak gazetecilik görgü ve yaklaşımında, kurumların söylediklerinin karşı konmaz bir biçimde doğru olduğunu, aksi belgelenmedikçe yalanlanamayacağını kabul ediyorum.

Ne var ki konuya yaklaşımı biraz fazla kolaycı buluyorum. Şirket özetle, “bunu yapanlar biz değiliz, bizim bayimiz. Onlara da hep söylüyoruz böyle yapmayın diye, ceza vereceğimizi belirtiyoruz. Zaten sadece bizim bayimiz de değil başkalarına da bakıyorlar” diyerek konunun dışında kalabilecekleri gibi izlenime sahipler. Ne yazık ki durum tam olarak böyle işlemiyor. Zaten bunu da sevgili BTK’nın ilgili sayfasına yaptığım başvurunun sonucunda göreceğiz. “Konuyla ilgili sorumluluğumuz yoktur” diyerek bu sorumluluktan kurtulmak söz konusu değil. Bu konuda regülasyonları, bunların takip edilip edilmediğinin kararını BTK verir. Verdiği zaman menfi ya da müsbet bunu sizlerle de paylaşacağım.

Bu arada şirketin dile getirdiği ve esas haber unsurunu oluşturan çok önemli bir alan var. Yazıyı yazanın hukuk departmanı olmadığını tek düşündüren bölümü bu oldu zira buradan doğabilecek hukuki sonuçları tahmen ediyor olmalarını beklerdim: Şirket burada sorumluluğun kendilerinde değil, bilgileri çaldıran şirkette, yani Türk Telekom’da olduğunu söylemiş. Yani benim datalarımı eline alıp bunu kullanan bayi değil esas suçlu olan… Aslında konu bundan yaklaşık bin yıl kadar önce Nasreddin hoca tarafından “hırsızın hiç mi suçu yok” şeklinde özetlenmişti.

Son olarak cevabı yazan kişinin belirttiği çok ilginç bir yön var. Ben yaklaşık 6 yıldır fiili gazetecilikten uzak kaldım. Benim uzak kaldığım yıllar dahilinde takip edememişim ve Turknet şirketinin logosunu “İZİNSİZ” kullanmışım. Onların dediğini sorgusuz biçimde kabul edecek olursam artık haber yaparken logo kullanmak için müsaade istemek gerekiyor. Eğer böyle bir şey varsa “ben cahilim” diyor ve başta haberini yaptığım şirket olmak üzere rencide ettiğim herkesten özür diliyorum. Ama eğer yeni bir kanun vesaire yoksa, logo kullanmak için yüksek müsaadeye başvurmak gerekmiyorsa cahillik tanımını bir başka tarafla paylaşmak istiyorum.

Bu yazının belki de uzaktan konusu olan kısa bir bilgilendirme de yapmak gerekirse… Bundan 6 sene önce ülkenin en büyük iletişim ajanslarından birinde, ülkenin önde gelen iletişimcileriyle beraber, ülkenin Türk Telekom, Avea, Google, Türkiye Bilişim Derneği ve Google gibi kurumlarına iletişim danışmanlığı hizmeti verme fırsatı buldum. Bundan yaklaşık 3 sene önce Türkiye’nin önde gelen iletişim şirketlerinden biri olan Turkcell’in içinde kurumsal iletişim departmanında iletişim stratejileri konusunda görev aldım. Dijital medyanın doğuşundan itibaren içinde yeraldım, dijital iletişim konusunda adı geçen kurumlarda çalıştım. Hatta Turk Nokta Net’in kuruluşunda oradaydım, Ahmet Yürekli sattıktan sonra bir buçuk sene kadar orada kadrolu olarak çalıştım.

Bu alanlarda edindiğim tüm bilgi birikimi ve tecrübeye dayanarak “internet medyası” dahi olsa gazeteciye yapılan yaklaşımın “doğru” olarak adlandırdığımız temel kavramlarin birçoğuna çok uzak olduğunu söyleyebilirim. Ama dediğim gibi bunu, iletişim ne değildir başlıklı bir yazının konusu olarak işleyeceğim.

Demek istediğim şeyin özeti şu: Ben izin almadan logoyu kullandım diye geleştiriliyorum. Ama niye benim kişisel bilgilerimi kullanıyorlar diye eleştiremiyorum. Ben A diyorum, Turknet B diyor. Doğru harfin ne olduğunu konunun hakem ve hakimi BTK söyleyecek. Arada Türk Telekom da doğan cevap hakkını kullanmak isteyecektir belki…

Tags: , , ,

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: