Telefondan elektronik posta bakma ukalalığı

0
138


Sevgili “telefon verecek kadar zengin bir şirkette telefon parası ödenecek kadar önemli çalışanlar”… Bu yazı sizedir. Bu şartlara uymayanların okuması şart değil.

Ben de onlardan oldum. Elinde elektronik postalara bakabilen bir cihaz. Nerede olduğun farketmez. GSM operatörünün çektiği her yerde tıkır tıkır gelen elektronik postalar. Söylenen bir sürü söz. Oynanan CC ve BCC oyunları: Bana bunu neden göndermedin ötekine neden gönderdin beni To’ya koymadığın halde benden iş istiyorsun, müdürü neden CC’ye koydun, BCC’de patron varmış bana güvenmiyor musun… yıllarca sürebilecek bir tartışma. King oynayanlar bilirler, oyunun en tatlı yeri her elden sonra oturup bitmiş elin üstünden geçmektir. Bitmiş ve puanları verilmiş oyundan sonra birbirini suçlar durur oyuncular ve bir sonraki elde birbirlerinin üstüne oyanayacaklarını söylerler. Mail oyunları da öyle…

Eğer vaktiniz varsa, eğer yapacak çok önemli bir işiniz yoksa veya büyük ve kurumsal bir şirkette çalışıyorsanız mecburi olarak bu oyunlara girersiniz. Konumuz bu oyunları oynayanların iyi ya da kötü bir iş yapıyor olmaları değil. Eğer bu oyunlar bilgisayar başında başlayıp biterse yine söyleyeceğim bir şey yok. Sesimi yine çıkarmam…

Ama kurumsal dünyadan sadece bir adım uzaklaşınca farkettim ki cep telefonlarından elektronik postaları kontrol etme, her daim oradan bir şeyler karalama, oradan kavga etmeye çalışma, gerçekten çok sakil duruyor ve hatta insanı beyinsize çok yakın bir varlık olarak gösteriyor. Cebinizden cevap verecek kadar önemli işler mutlaka vardır. Elbette oradan cevap da vermeli haber de göndermelisiniz. Ama günde üç saat mi? Yemek boyunca mı? Arkadaş toplantısı süresince mi? Haydi canım kimse o kadar meşgul değildir. O kadar meşgulse de zaten deli para alıyordur kendine kaliteli zaman yaratabilecek yeterliliktedir.

Biriyle konuşurken gözünün telefonuna gittiğini düşünün. Biriyle yemek yerken o telefona cakır cukur mesajların geldiğini bir şey anlatmaya çalıştığınız kişinin ikide bir yazdığını düşünün. Çirkinlik. Bir yemek ne kadar sürer? 20 dakika? 1 saat? 3 saat? İzin alıp iki dakikalık bir telefon konuşmasıyla halledemeyeceğiniz ne var? Veya yemek yediğiniz kişiyi kırmak mı yoksa karşıda muhtemelen size mail attıktan sonra burnunu karıştırarak başka önemsiz şeylerle uğraşan kişiyi kırmak mı?

Sevgili “telefon verecek kadar zengin bir şirkette telefon parası ödenecek kadar önemli çalışanlar”… Gerçekten kötü gözüküyorsunuz. Normal insanlar gibi çalışana kadar ben de bilemedim.

Bu yazı sadece size…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.