MENU

Türkiye’nin 2,8 milyon fiber abonesi var Türk Telekom’un 3,7...

Türk Telekom 59 liraya 15 gigabayt internet veriyor

23/05/2019 Comments (0) Views: 94 İNTERNET, MANŞET, POLEMİK, SOSYAL MEDYA

Son seçimler internetin demokratik olmadığını (bir kez daha) gösterdi

İnternetin hayatımızı çok daha güzel bir hale getireceğini düşünmüştük. Orada yapılacak her şeyin medyayı baronlardan kurtaracağını, parası olanın değil fikri ve içeriği olanın kendini ifade edebileceğini, para ve güç odaklarıyla demokrasinin artık kavga edebilecek hale gelebileceğini zannetmiştik.

Öyle değilmiş.

En son yerel seçimlerle ilgili yapılan medya ve tanıtım çalışmaları bize internet konusunda neden çok karamsar olmamız gerektiğini anlattı.

Detaylara girelim: Eğer paranız yoksa ve medyanın yüzde 90’ı size karşıysa o zaman internet sizin tek çıkış noktanız. Yerel seçimlere katılan muhalifler de tam olarak bunu ifade edip seçim stratejilerini açıklamışlardı 2019’un başında.

Ama internet öyle bir ortam ki haklı olmak sizin gücünüz değil.

Diyelim ki bir belediye başkan adayısınız. Kendinizi internette tanıtmak istiyorsunuz ve bunun için reklam vereceksiniz. Ama o sırada arkadan rakibiniz geliyor. Sizin adınızı oluşturan kelimelere para veriyor.

Ama Google çok demokratik olduğu için, bu ismin sizin olduğunu bildiğinden o adamın parasını almıyor ve mutlu sona ulaşıyorsunuz. Hayır öyle olmuyor. Google elbette rakibinizin sizin isminizi kendi aramalarında çıkarması için parayı alıyor. Sadece şöyle bir şey yapıyor: Sizden bir para alıyorlarsa onlardan biraz daha fazla para alıyor.

Rakibiniz Google ondan çok para istediği için konuyu kapatıyor mu? Tabi ki hayır. Çünkü parası var. Ve sizin o kadar paranız yok.

Rakibiniz sizin isminizin geçtiği aramalara sonuç olarak kendi internet sayfasını çıkmasını büyük paralarla, ama elbette kendine yarattığı yandaş gazetelere aktarılan paraların çok daha küçük bir kısmıyla hallediyor. Sizin verdiğiniz küçük paralar onun büyük paraları karşısında hızla eriyor ve interneti o büyük medya patronlarına da söz geçirebilen kişiye kaybediyorsunuz.

Bu arada sizin isminiz olan kelimeler, rakibiniz tarafından satın alınmak için şişirildiği için eskiden 10 liraya eriştiğiniz kitleye 20 liraya erişmeye başlıyorsunuz. Yani karşı taraf parasıyla sizin iletişiminizi çaldığı gibi sizin de daha fazla para harcamanıza neden oluyor. Bir parayla iki şey birden kazanıyor yani.

Bu arada elbette siz, içerik oluşturmanız ve tıklanmanızla organik aramalarda ön plana çıkabilirsiniz. Sosyal medyada sizin haklılığınıza inanan insanların da gücünü kullanarak ön plana çıkabilirsiniz.

Ama unutmayın ki internette bu söylediğimiz her şey artık parayla daha iyi yapılabiliyor. Para veriyorsunuz birkaç çalışır durumdaki internet sitesine, backlinklerle besleyerek arama motorlarının sizin kelimelerinizi ön plana çıkarmasını sağlıyorlar. Yine parasını veriyorsunuz on tane sosyal medya trend setter’ı sizi göklere çıkarabiliyor. Biraz paraya kıyarak troller ayarlayabiliyor, haberler girip haberler kaldırtabiliyorsunuz.

Yani interneti demokratik bir ortam mı sanıyorsunuz? Değil. O hep eleştirdiğimiz konvansiyonel basından bile daha demokratik olmayabilir. Çünkü bu ortamı değiştirmek ve algıya müdahale etmek için konvansiyonel medyaya verdiğiniz paradan çok daha azı gerekiyor.

İnternet demokratik bir ortam olabilir. Ama eleştirdiğimiz diğer medya kuruluşlarından çok daha demokratik olmadığı kesin. Buranın demokratik olmasını mı istiyoruz? O zaman daha akıllı olmalıyız. Zaten demokrasi kültürünün içinde serin kanlı olmak ve zeki davranmak geliyor. Küfür etmeden, bağırıp çağırmadan, insanları daha güzele daha güzel bir biçimde ikna etmeye çalışarak…

İnternet demokrasi için bize sihirli değnek sunmuyor. Gerçek bir demokrasi sihirli değnekle değil çalışıp onu haketmekle geliyor. Gerisi hikaye…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.