Bugünlerde taksicilerin korsan ilan ettiği Über, tüm sosyal medya ve basın organlarında masaya yatırıldı. Benim gazeteci şansımla konu hakkında en verimli bilgi arkadaş soframıza geldi. Türkiye’nin önde gelen iletişim ajanslarından Manifesto’nun kurucusu ve ortağı Ozan Özkan ile konuşurken etkin bir biçimde Üser kullandığını söyledi.

Über’i oradan oraya giderken kullanan insanları elbette görmüştüm ama Ozan Özkan farklı bir konuya farklı noktadan parmak bastı. Ozan yıllardır şirketinde yöneticilerine özel araç veriyormuş. Özel araçlar için şoför istihdamı da yapıyormuş. Beraber otururken kabaca bir hesap yaptı. Aldığı aracın türüne ve şoförün yetilerine göre bir araç için verdiği para aylık 10 bin liraya gelebiliyormuş.

Özkan sonunda Über kullanımı denemeye başlamış. Şirket yöneticilerinden çalışanlarına kadar Über kullanmaları kararını almış. Gerçekten de aylık ulaşım masrafları bir anda onda bir seviyelerine düşmüş aynı yolu yapmalarına rağmen.

Peki sağladığı avantalar nedir diye sorduğumda açtı ağzını yumdu gözünü: Benzin parası- şoförlük için doğru insanı bulma ve onları istihdam etme sorunu, şirketin yeri veya gittikleri yerdeki park sorunu, şoförün serbest saatlerinde yaptığı kazaların şirket sorunu haline gelmesi… Hiç şirket yönetmemiş biri olarak gerçekten de düşünmediğim, düşünemeyeceğim şeylerdi bunlar.

“Peki Über’i nasıl kullanıyorsun ne kazandırıyor sana” diye sorduğumda yine söyleyecek çok şeyi vardı: Öncelikle 10 dakikanın altında bir Über aracı bulabiliyormuş ki bence çok makul bir bekleme süresi. Şirketten birisi taksiye bindiğinde 20 liralık yere 40 lira yazsa bunu kontrol etme imkanınız yok. Oysa Über ile harita üstünden kimin nereden nereye kaça gittiğini görebiliyorsunuz ve karşılıklı olarak güven ortamı oluşuyor. Über için şirket kartından para yüklenmesiyle çalışanlara yol parasını peşin verebilmeniz, kredi vermeniz de mümkün.

O saymadı ama zaman zaman sizinle politika konuşmak isteyen taksici, küfür eden taksici, sizinle yoldayken size sormadan sigara yakan taksici ile muhatap olmamak da bence işin yağı balı…

Eskiden şirkete araba almanın yerini araba kiralamalar aldığında vay be demiştik… Ne kadar rahatlatan bir olaydı bu bizi… Şimdi işin içine Über’i sokunca, ağız tadıyla yolculuk edeceğiniz bir ortamı 9-10 kat ucuza mal etmek müthiş bir şey.

Büyük kurumsal şirketlerle anlaşmalı taşıma işi yapan özel araçlı kurumlar da var. Ama Über kadar her zaman her yerde değiller. Üstünde tartışılması gereken bir konu bu. Sizler için bir tanıklığı ön plana çıkardım.

Eğer sizin de yaşadıklarınız varsa burada yer vermek isterim