MENU

Sadece bir saatte küresel vatandaş olan çocuklar

Pek yaman komiklerin şirketi Oracle…

14/02/2015 Comments (2) Views: 140 İNTERNET, MANŞET, POLEMİK, YAZILIM

PureVPN kanunsuz işlerinizi bizimle yapabilirsiniz diyor

korsanSon zamanlarda aldığım en enteresan basın bültenlerinden biri düştü posta kutuma. PureVPN isimli, ismiyle müsemma VPN hizmeti veren firma, istersen kanunsuz işlerini benimle yapabilirsin demeye gelen bir şey söylemiş…

Bülten diyor ki:

Netflix gibi servisler Türkiye’de ülke bazlı kısıtlamalar nedeniyle kullanılamıyor. Netflix, Hulu, Crunchyroll ve diğer büyük online yayın kanalları, ya tamamen kullanılamıyor ya da kütüphanelerinin büyük bölümünü Türk kullanıcılarla paylaşmıyor. Bu gibi durumlarda bugüne kadar DNS değiştirme gibi yöntemlerden bazıları işe yarıyordu. Ancak Netflix ile başlayan DNS engelleme çalışmaları diğer yayıncılar tarafından da benimsendi.

(…) ABD’de sunucuları bulunan bir VPN servisini kullanan Türk kullanıcılar, ABD sınırları içinde hizmet veren Netflix ve Hulu gibi tıpkı o coğrafyadan giriş yapar gibi kolayca erişebiliyor. Elbette Netflix gibi yoğun medya kullanımlarına ihtiyaç duyan servislere giriş yaparken, kota ve bant genişliği sınırlamaları ortaya çıkabiliyor. Bunu önlemek için, halka açık ve ücretsiz olanlar yerine profesyonel bir VPN servisini tercih etmek gerekiyor.

 

Bundan sonrasını TKNLJ formatında devam ettirelim. Konu çok hassas olduğu için lütfen yargılamadan önce dikkatle okuyun…

  • Netflix, Hulu ve benzeri kurumların yayınlarını Türkiye’den almaya çalışmak kanuni değil. Adam bizim almamızı istemiyor ki IP adres bloklarımızı engelliyor. Muhtemelen yayın haklarını alırken ona göre alıyorlar. Bu konu tartışmaya açık değil.
  • Sizin Orange is The New Black ya da Game of Thrones dizilerine ne kadar itiyacınız olduğu, ne kadar sevdiğiniz ya da onların burada geç gösterilmesi bu şirketleri etkilemez. Bunu Türkiye’de göstermiyorlarsa bunu kapıların arkasından dolaşarak almak sizi haklı bir birey haline getirmez.
  • Bu hizmetlere ücretsiz ya da farklı VPN’ler üstünden ulaşabiliyor olması, PureVPN’e bunun tanıtımını yapma hakkı vermez. Örneğin Amsterdam’da esrar satışının yasal olması bize “ee ne var orda satılıyor burda da içelim o zaman” deme hakkı vermez…
  • Bunun hırsızlık olduğunu söyleyecek ve yine insanların tepeme üşüşmesine neden olacağım ama öyle işte: Size ait olmayan bir malı, parısını ya da hakkını vermeden, size bunu hparasız satmak istemeyen bir insandan alıp paylaşmanız sizi güzel paylaşımcı değil hırsız yapar. Bu konuda fikirlerim çok net. Hiç soru işareti yok kafamda.
  • Dİğer taraftan VPN, özellikle paralı VPN’lere ciddi ihtiyacımız var. Çünkü bu ülke kapatmaların ve anlamsız yasakların ülkesi. Ama bunu söyleyince Netflix’in de yaptığı aynı diyenlere gülüyorum. Çünkü bir tarafta Twitter üsünden fikir alışverişi yapanlar var diğer tarafta ise sadece belli coğrafyalar içinde parasını verirsek edinebileceğimiz, bir kişinin satarak para kazanmak istediği malı…
  • Önemle üstünde durmamız gereken şey, bu tarzda iletişim yapan şirketlerin hukuk tanımadan tekme tokat böyle bültenleri gönderebilmesi… Birkaç satırından bu kadar tartışabildiğimiz konuyu böylesine rahatça atmamalılar. Bu kadar kolay olmamalı bu işler…

Tags: , , ,

2 Responses to PureVPN kanunsuz işlerinizi bizimle yapabilirsiniz diyor

  1. Erkan Tekman dedi ki:

    Sevgili Serhat, bu yoruma bakarak görüşünü değiştirmeyeceğini ve hatta gözden geçirmeye gerek bile görmeyeceğini biliyorum, ama yine de yazmadan edemedim.

    Bir dizi yasaya dayanan bir erişim yasağını aşmak için VPN kullanmak ile bir dizi yasaya dayanan bir fikri mülkiyet korumasını aşmak için VPN kullanmak arasında hiçbir fark yok. Evet, ifade özgürlüğü insanın en temel özgürlüklerinden birisi ve bir devlet bu hakkı gaspetmek için tartışmalı bir dizi yasa vb çıkarıyorsa buna karşı bir sivil itaatsizlik göstermek de temel insan hakları yaklaşımına göre bir hak.

    Ama aynı şekilde insanın düşünsel ve kültürel açıdan gelişmesi de temel bir insan hakkı ve bir takım yapımcılar ve lobilerinin keyiflerine (ve kar iştahlarına) göre bazı sınırlar içerisinde ya da dışındaki insanları kimi düşünsel ve kültürel haklardan mahrum tutmaları da bir hak ihlali. San Francisco’daki kuzenimin kamuya açık hava dalgaları ile yayımlanan bir diziyi VCR ile kaydedip bana iletmesi kuramsal olarak mümkünken, internetin eriştiği şu aşamada aynı içeriğin bir şekilde bana sunulmaması bariz bir şekilde ayrımcılık. Eser sahipleri, yayımcılar, diğer kanallar bir yolunu bulup bunu bana sunsunlar; sunmazlarsa benim bir yolunu bulup erişmemi “suç” olarak nitelemek düpedüz saçmalık olarak kalır.

    Şimdilerde bu tip dir DNS sistemi üzerinden ABD’de yerleşik gibi görünüp bir sayısal içerik sağlayıcıdan parasını vererek çeşitli içeriğe (kitap, müzik ve film ve dizi) erişiyorum. Evet, ABD’de değilim ve karşı tarafı kandırıyorum. Sen nasıl muasır memleketlerdeki ifade özgürlüğünü kendine bir hak, bu hakkı engelleyen yasaları hile ile aşmayı da makul bir teki/çözüm olarak görüyorsan ben de muasır memleketlerdeki içeriğe erişmeyi bir hak olarak görüyorum.

    (Fikri mülkiyeti elinde tutan ve keyfine göre istediğine bahşeden) Sermaye kutsal değildir, nasıl ki iktidar kutsal değilse…

    • Serhat Ayan dedi ki:

      Yazıda da belirttiğim şeyi tekrar belirtmekte fayda görüyorum: Adam bir fikir üretmiş, oni pazarlamış ona para harcamış. Sen tepeden gelerek bunda hakkın yok o hak benim dimeyezsin. ABO’nin Irağa gelerek benim lan bu petrol deme zorbalığından bir farkın yok. Zorbalığı yapanın boyutları ve boyu kilosunun ne olduğu farketmez. Düşünsel ve kültürel haklar ne? MİT’nin paper arşivi mi? The game of thrones… Yemeyelim birbirimizi :)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: