Geçtiğimiz yıl Amerikan sürücülerine yapılan bir ankette, yüzde 63’ünün tam otonom (kendi kendine sürüş) bir arabada sürdüğü ortaya çıktı. Ardından yapılan yeni bir anket, yaklaşık dörtte üçünün, yüzde 73 gibi bir oranın artık kendi kendine giden bir araç sürmekten korktuğunu gösteriyor.

Geçen yıl yapılan bir ankette bu arabaları kullananların içinde korkanların oranının yüzde 75 olması, korkunun aynen devam ettiğini gösteriyor.

İşin acayip tarafı, arabadan inenler arasında yapılan anket gösteriyor ki bu kitlenin yüzde 63’ü artık yayalar olarak ya da bisiklet sürerken kendilerini daha az güvende hissedeceklerini söylüyor. Bu oran 2017 yılının Mart ayına oranla yüzde 54 artmış.

Bu verilmerde incelenmesi gereken bir iki farklı nokta var: Birincisi herkes kendi kullanmadığı arabada biraz tedirgin olur. Eminim ki sizin kullanmadığınız arabanın şoförü Formula 1 pilotu da olsa ayaklarınızla fren ve gaza basmaya çalışırsınız kendi kendinize. Hele bunu kullanan bir bilgisayarla bu duygu birkaç kat artar gibi geliyor bana. Buna tam anlamıyla güvenebilmek için gerçekten de bu kuşak şoförlerin yeryüzünden silinmesi ve yeni kuşağın gelmesi gerekiyor.

İkincisi ise bilgisayarlar arabaları son derece güvenli kullanmıyor. Bunun yerine doğru kullanıyor. Bilgisayar yaptığı hesaplarla en doğru şekilde ve kesinlikte içinde bulunduğu durumdan nasıl kurtulacağını biliyor. Bazen bir insanın atacağı adımlara kıyasla daha az güvenli gibi görünen hareketler yapıyor. Bu hareketlerde kaza riski yok ama korkutma faktörü bir o kadar büyük. Bu başkasının arabasına bindiğinizde şoförün sağ veya sola çok yaklaşması gibi. Size göre çok yakın olan mesafe onun alışkanlıklarıyla çok güvenli olabilir.

Özetle… Yeni araba bilgisayar ilişkisine alışmamız seneler alacak. İçinizde geri vites kamerasının sizi arka arabaya gereğinden fazla yaklaştırmadığına ikna olan kaç kişi var?