Kamuoyuna yansıyan operatörlerin 5 milyar TL borcu affediliyor tartışmalarının aslını astarını öğrenmek için Plan Bütçe Komisyonu tutanaklarını okudum. Konuyla ilgili birkaç farklı haberi sizinle paylaşacağım. Ancak orada geçen tartışmalardan çok enteresan olan bir bölümünü sizine ayrıcalıklı olarak paylaşmak istiyorum.

Konunun bir tarafında CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel var. Temizel’in kamu ve gelirler konusunda nasıl bir uzman olduğunu anlamak için 1971 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü’nde işe başlamasından anlayabiliriz. Diğer tarafta Maliye Bakanlığı görevini Mehmet Şimşek’ten devralmış Naci Ağbal var.

Konu ana hatlarıyla operatörlerden alınacak parayı kimin tahsil edeceği noktasında kilitleniyor. Sizler için tutanakların ilgili bölümlerini topladım:

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – (…) Bu tasarıda Hazine payına ilişkin “bürüt satışlar” kavramının veya bürüt satışlara nelerin girip girmediği konusundaki belirleme yetkisini, bu konuda düzenleme yapma yetkisini Gelir İdaresi Başkanlığına verdik. İkinci olarak, “bürüt satışlar” kavramıyla ilgili, şirketlerin tereddüt duymaları hâlinde mukteza talep makamı olarak da Gelir İdaresi Başkanlığını belirledik. Dolayısıyla, şöyle bir yaklaşımımız var: Burada bir rapor yazıldığında raporu yazan birim olarak tarhiyat öncesi uzlaşmayı BDK, bünyesinde yapabilir ya da esasen bütün bu raporların yazılmasına esas mevzuatı belirleyen, yorumlayan, uygulamaya yön veren Gelir İdaresi Başkanlığı bu uzlaşma yetkisini kullanabilir. Çünkü, bu konuda varsayıyoruz ki bürüt satışlarla ilgili hangi gelirlerin bürüt satışlara girdiğini hem mevzuat olarak düzenleyip yönlendirecek hem de firmalardan gelecek tek tek sorulara cevap vererek burada bir uzmanlık olacak. Dolayısıyla, BTK, kendisinin düzenleme yapmadığı, belirleme yapmadığı, görüş vermediği, uygulamayı yönlendirmediği bir alanda bir uzlaştırıcı olarak devreye girdiğinde o zaman yani denetimin yapıldığı kurum ile… Uygulamanın yönlendiği kurum Maliye Bakanlığı. Bir başka kurum, BTK, kendisinin yönlendirmediği bir alanda nihai karar verici durumuna gelir. Biz burada, Bakanlık içerisinde, Gelir İdaresi Başkanlığı içinde bir uzmanlık oluştuğunu varsayarak gelen raporları tek tek, önceki verilen muktezalar, bürüt satışlar kavramına neyin gireceğine dayanarak Gelir İdaresi Başkanlığının veya BDK’nın bu anlamda yapmasını n daha uygun olacağını, uzlaşmaların bu anlamda tamamen teknik birer müzakere olduğunu ve bu müzakereyi yürütecek bilgi birikiminin de Gelir İdaresi Başkanlığında oluşacağını düşünerek bu öneriyle geldik.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Yani tamamen haklı olabilirsiniz ama asıl o birikimlerin aktarılması gereken kurum yanınızda oturuyor. (BTK’yı kastediyor)

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Temel ayrıldığımız nokta, siz diyorsunuz ki: Bütün bu birikimi BTK’da oluşturun.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Evet, orada oluşturulması gerekiyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Biz de dedik ki: Gelir İdaresinde böyle hazır bir kapasite var -yani var bu kapasite- bu sektörü sürekli inceleyen, sürekli denetleyen, özel iletişim vergisi uygulaması bakımından da sürekli bu konuda uygulamalara yön veren hazır bir birim var, bu birim süratle bu değişimi gerçekleştirsin, amacımız bu.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Ama bu, bağımsız kurum mantığını ortadan kaldıran bir yaklaşım olur. Bağımsız kurum, hem devlete hem de diğerlerine eşit mesafede olduğunu kabul ettiğimiz…

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Biz kamunun tarafıyız. Yani, biz burada diyoruz ki…

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Ama siz tarafsınız.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Yok, şöyle: Taraf olmak istiyoruz. Neden? Burada BTK’nın hakemliğini istemiyoruz. Biz diyoruz ki: Burada devletin bir hazine payı alacağı var, biz bu hazine payı alacağını doğru ödeyip ödemediğinizi denetleriz, denetimde eksik ödediğinizi bulursak cezalandırırız ve bütün süreçleri bitirerek ödenmesi gereken aşamada bir tahsilat kurumu olarak BTK’ya bunu devrederiz diyoruz. Çünkü, açık söyleyeyim, burada, BTK sadece parayı bir emanetçi olarak tahsil edip bir iş günü sonra Hazine aktaran… Bu para tamamen bütçenin geliri, yani BTK’nın geliri olmayacak bu, bütçenin geliri olacak.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Doğru, bütçenin geliri. Ancak, bu, BTK Yasası’nın gerekçesine de aykırı, kuruluş amacına da aykırı bir düzenlemedir.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Ama şöyle mesela Sayın Bakanım, Bankalar Birliğini düşünün.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Yok, yok. O aktarmayla ilgili…

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Hiçbir şekilde bankalarla ilgili bir amme alacağının, bir kamu alacağının tahsilinde BDDK o alacağı tahsil etmiyor, ilgili kurum kimse o tahsil ediyor.

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) – Ama alacağı BDDK belirliyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Yok, hayır, belirlemiyor. BDDK’nın kamusal yükümlülüklerle ilgili olarak, benim bildiğim, özel olarak bir yetkisi yok. Tamam, sektörü düzenliyor, sektörü yönetiyor ama bank aların bu tür lisans payları yok galiba ama netice itibarıyla…

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Bankalara katılma payı olarak da miktarı belirliyor, onları alıyor, artı…

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Hayır, o kendi geliri olarak alıyor, kendi geliri o. Bizim düzenlediğimiz –yanlışsam arkadaşlar beni düzeltsin- Maliye Bakanlığının denetim yetkisine aldığımız sadece hazine payı; yani kurumunun idari ücretlerine falan biz karışmıyoruz, onu gene kurum takip edecek.

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir) – Yani yeniden değerlendirilmesi gereken, tartışılması gereken bir konu.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Açıkçası, hazır burada bir kapasite var diye böyle bir yöntemi benimsedik.