Elon Musk geleceği gören, sağa sola atacak parası olan, ama attığı paraların biri tutsa dünyanın en zengin adamı olacak biri. Derinlemesine incelemediğinizde bundan birkaç yıl önce saç ektirmiş, fotoğraflarını karizmatik çektirmek için türlü maymunluklar yapan bir sonradan görme… Benden 25 gün küçük, tutturduğu birkaç projeyle dünyanın en zengin 80. en kudretli 21. insanı.

Neyin peşinden koşuyor? Uzaya ucuza gidip gelmenin bir yolnu bulup turist götürüp getirmeyi orada araştırmalar yapmayı hatta bir yekilde Mars’a yerleşmeyi planlıyor. Kendi kendine giden arabalar yapıp, bunu en iyi yapıp ortalığı yıkmak ve alanında tek olmak istiyor. Ve şu anda bizim konumuz olan beyinle kontrol üstüne güzel adımlar atmayı planlıyor.

Beyinle kontrol mümkün mü?

Bir cihazı beyinle kontrol etmek, ondan gelen sinyalleri ekran ve benzeri arayüzler olmadan beyine sinyalle göndermek mümkün mü? Kesinlikle öyle.

Şöyle düşünün: Beyin aslında bir yorumcu. Kendine gelen değişik bilgileri yorumlayarak ondan bir anlam çıkarıyor. Bu yorumlar nereden geliyor? Vücudun her tarafını kaplayan, bizim 5 duyu olarak adlandırdığımız ve sinir dediğimiz kablolarla bilgi alışverişi yapan alıngaçlardan.

Peki yorumlayınca ne yapıyor? Yine sinir denen kablolarla bunları emirlere dönüştürüp bünyeyi harekete geçiriyor belli amaçlara doğru…

Buradaki başlangıç sorusu şu: Biz göz, dil, dokunma, burun ve kulağın aldığı bilgiyi taşıyan sinirler üstündeki elektrik dalgasını simüle ederek beyine sinirsel olmayan bir yolla iletebilir miyiz?

Bu noktadan itibaren zengin ve güçlü Elon Musk’ın bunu başaracak bir yol bulduğunu varsayarak ilerleyelim. Yok öyle olmaz diyenler bundan sonrasını okumasın…

Önceki1 / 3Sonraki