Kurumsal yapılar çeçeron ve ukala olamaz

4
259

Sosyal medyanın 2014 trendi: Kurumlar kendilerni sosyal medyada ifade ederken şirin ve şımarık olarak konumluyorlar. Bu da zaman zaman müşteriyle atışmalarına, zaman zaman da onlara ukalalık derecesine varan terbiyesiz laflar etmelerine neden oluyor.

Şirket ve kurumlar şunu unutuyorlar: Sosyal medya dediğimiz şey göreli olarak yeni bir alan olabilir. Fakat sosyal medya neresinden bakarsanız bakın bir iletişim aracı. Telefon neyse, gazeteler neyse sosyal medya da o. O yolun yolcularından biri. Sosyal medyada değişik olmanızı size önerenler olabilir. Ama bu değişikliği kendi iletişim terbiyeniz içinde küçük nüanslarla sağlamanız lazım. Telefonda konuştuğunuz terbiyeyi sosyal medyada da korumanız lazım.

Geçtiğimiz günlerde gazeteci Hayko Bağdat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bir serzenişte bulunmuş. Onlara diyor ki madem müslüman bayramlarında otobüsler bedava, o zaman örneğin Hristiyan bayramlarında da bedava olsun… Kendi içinde oldukça mantıklı bir istek.

Ama İBB Twitter hesabı bunu karşıt görüşle bir hesaplaşma, terbiseyizleşme ve ukalalaşma aracı olarak kullanmış. Hatta yazışmanın bir yerinde Bağdat’a fakir imasında bile bulunmuş bu küçük isteği için.

Hayır efendim o kadar da değil. Sen bir kere benim izin verdiğim kadar samimi olabilirsin benimle ve herkesin içinde hiçbir şekilde samimi olamazsın benimle. Hele hakaret… Aşağılama çabası filan… Senin haddin de değil olayın da…

Bunu sadece belediye değil birçok şirket de yapma telaşında. Beyler bayanlar lütfen kendinize gelin.

Siz benimle konuşurken samimi olabilirsiniz. Ama samimiyetle cıvıklık arasında çok ama çok ince bir çizgi var. Bunu anlamayı ve korumayı becerecek yetenekte görünmüyorsunuz. O yüzden hiç samimi olmayalım…

İşte Hayko ile belediye arasındaki terbiyesizlik anıtı:

ceceron

4 YORUMLAR

  1. Merhabalar. Konuyla alakalı birkaç şey söylemeden edemeyeceğim.

    Öncelikle sosyal medyayı “Telefon neyse, gazete neyse sosyal medya da o.” diye bir konumlandırma yapmak için, hem sosyal medyanın hem de yeni medyanın dinamiklerinden bir haber olmayı gerektiriyor. Gazete vs. gibi tek taraflı iletişim artık tarih oldu. Yeni zamanlarda ise sosyal medya başta olmak üzere çift taraflı iletişim, hatta içeriği direkt toplulukların oluşturduğu döneme geldik. Haliyle ikisi aynı şey değil. Bu birincisi.

    İkincisi ise, sosyal medyada kurum, kuruluş veya markaların samimi olmaları söylediğiniz gibi bir “trend” değil. Her markanın sosyal medyadaki ses tonu aylık planlar doğrultusunda markanın kimliğine uygun olarak belirleniyor. Arada krizler çıkması elbette doğal, ama bunu “arkadaş” gibi konuşan markaların sınırı aşması olarak değil de, burnundan kıl aldırmayan insanların sıkıntısı olarak değerlendirmek daha doğru.

    Hayko Bağdat beyefendinin “Vergilerimi iade et o zaman.” gibi saldırgan bir tavır sergilediğini yok sayıp, tek tarafı suçlamak yanlış. Burada belediyeyi “haklı” olarak suçluyorsak Hayko Bağdat’ı da suçlamamız gerekiyor.

    Olaydan bağımsız olarak yazı içerisinde geçen “haddin değil” gibi kullanımlar ise hiç yakışmıyor.

    İyi akşamlar.

    • Maddelerle cevabınızı vereyim:
      1. bir haber dediğiniz, bihaber demek istediğiniz noktada iletişim olarak diğer araçlar neyse sosyal medya de o diyorum. Sözümün arkasındayım. Siz şirketinizi tek bir iletişim üstünden dünyaya açarsınız. İletişim yoluna göre tonunuzu farklılaştırabilirsiniz. Ama TEK bir iletişim vardır ve bu da tartışmaya açık değildir. Gazetelere çok teknolojik şirket derken internete çok şirin bir şirket iletişimi yapamazsınız yapmamalısınız
      2. Arkadaş gibi konuşan ajansların ne olduğunu anlamamışsınız. yazıdan alıntılamakta fayda var yavşaklıkla samimiyet arasındaki ince çizgiyi ayarlayamıyor bizim insanımız. Eğer yapamıyorsanız hiç girmeyeceksiniz o samimiyete. Ki çoğunluk yapamıyor.
      3. Vergilerimi iade et saldırgan bir tavır değil koyun olma yolunda dev adımlar atan ülkemizde insanları uyandırmak için söylenmiş bir söz. Siz tamamına vakıf olamamış olabilirsiniz ama müslüman bayramında otobüsleri bedava yapıyorsun da hristiyan bayramında neden bedava yapmıyorsun diye soruyor. Ülkesinin zihniyetini sorguluyor. Çünkü bir müslüman da hristiyan da aynı vergiyi veriyor bu ülkede. Dolayısıyla müslüman bayramında yapılan hoşluğu hristiyan bayramında da yapmak zorunda bu devlet veya yerel yönetim. Eğer yapmıyorsa hristiyan yani Bağdat’tan aldığı vergiyi geri verecek. Bunu pislik olarak değil genel bir bakış açısı olarak söylüyor Hayko. Haksız mıdır? Yoksa müslümanlar hristiyanlaran daha mı ileridedir bu ülkede konum olarak?
      4. İnsanları aşağılamak veya bunu yapmaya çalışmak belediye çalışanının haddi değildir. Bu sözümün arkasındayım. Bunun nesini beğenmediniz veya anlamadınız bilmiyorum.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.