Cumhurbaşkanı yaptığı bir konuşmada “zehir evlere girdi” dedi. Ben başta uyuşturucuyu kastediyor sandım. Sonra atık su kanallarına dökülen ve oradan evlerin tuvaletlerinden evi kokutan fabrika atıklarını düşündüm. Hatta üç zehir tuz, şeker ve un bile geçti aklımdan. Ama asla internetten bahsettiği aklımın ucundan geçmedi.

İnternet bu ülkede çok sopa yedi. Yaygınlaştırılamadı. Serbestleştirilemedi. Özelleştirilemedi bile. Sık sık ve olur olmaz her yeri yasaklandı. Ama cumhurbaşkanı seviyesinde zehir olarak nitelenince gerçekten derinden yara aldım. Çok üzüldüm.

Daha önce Fetö ekibi de interneti eleştirmişti. Devvar u gaddar demişti bu gelişmeye. Ben de bunu TKNLJ’ye taşımıştım.

İnternet daha önce Binali Yıldırım’ın bakanlık ve başbakanlık döneminde de dile getirdiği gibi bir alet. Mesela bir bıçak. Yine Yıldırım’ın sözleriyle baktığımızda doktorun elinde hayat kurtaran bir bıçak, katilin elinde kötü bir alet. Biz bunu zehir olarak niteleyerek ülkede zaten giderek batağa saplanan eğitim sisteminin yedek lastiği olabilecek özellikler taşıyan bir güzelliğin hak tarafından kullanılmasını engellemeye çalışıyoruz.

Sevgili devlet büyüklerim. Sevgili aklı başında insanlar. Lütfen bunu yapmayınız. Lütfen hepimiz için çok önemli fırsatlar taşıyan bu güzelliği iyi yönleriyle anlatınız halka. Doğru kullanırsak hayatımızı nasıl kolaylaştıracağını konuşalım. Siz de biliyorsunuz ki bir kesim ne derseniz onu yapıyor nereye derseniz oraya gidiyor.

Eğer bu sistemin güzelliklerini görmekte zorlanıyorsanız elimden gelen yardımı yapmaya hazırım size.

Ey internetten faydalanan insanlar… Lütfen internetin güzelliklerini devlete anlatmamızda, onların bu sistemi eleştirmesini durdurmakta bizlere yardımcı olun…