MENU

Devlet odun 4G’den daha değerli diyor

Beşiktaş 7 diyarın efsanesi oldu

27/04/2015 Comments (2) Views: 210 ANKARA, MANŞET, POLEMİK, Sansür

“CHP engelleyince sansürcü mü oldu” sorunsalı

sansurSabah uyandığımda internet üstünde bazı ses özgürlüğü savunucularının CHP’ye sert ifadelerle eleştiri oklarını yönelttiğini gördüm ve hemen bunun ne olduğunu anlamaya çalıştım. İddialara göre (İddia diyorum çünkü CHP’nin bazı gönderileri engellediği söyleniyordu ve bunların engellendiğine dair elimde somut bir kanıt yok) CHP, içinde Doğan Grubu yayınlarının isimlerinin terörist bir örgüt gibi anıldığı bazı girdileri engellemişti. Konuyla ilgili tartışmalarda elimizde somut veriler olsun diye fikirleri TKNLJ formatında yayımlamak isterim:

  • Yapılan ifade bir ifade miydi ki özgürlüğünü savunalım konusunu masaya yatıralım. Hatırlanacağı gibi savcının vurulması sırasında haberlere yayın yasağı getirildi. Bu yayın yasağının yanlışlığını savunan bazı yayınlar vatandaşın bilgilendirilme hakkını savunma adına haberini ısrarla yaptığı için bazı kesimlerce terörist ilan edildi
  • “İfade özgürlüğünü savunan birilerni terörist olarak tanımlamak ifade özgürlüğü mü” konusunu öyle hoppala cuppala diye değil, cidden tartışmak lazım
  • “İfade özgürlüğünü kullanan birini terörist ilan edenin girdilerini kapatmayı ifade özgürlüğü kapsamında eleştirmeli misiniz” sorusu iki katmanlı bir oksimoron çıkarıyor ortaya.
  • CHP’nin bu bakış açısıyla sansürcü sayılması için mesela Kılıçdaroğlu’na bir eleştiri sonrası hesapların kapatılmasını görmemiz gerekmez mi? Mesela hesabınız çok yanlış diyen bir mesajı kapatınca hepimiz gönül rahatlığıyla sansürcü demez miyiz?
  • CHP niye basını savunuyor, basın kendini savunsun demek de çok yanlış geliyor bana. Çünkü basın özgürlüğünü savunmak sadece gazetelere değil bize de düşer. Çünkü bu bir otomotiv şirketi değil hepimizin hayatının önemli bir parçasıdır.

Tags: ,

2 Responses to “CHP engelleyince sansürcü mü oldu” sorunsalı

  1. HF dedi ki:

    Merhabalar,

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum, CHP’nin kendisini DHKP-C ile ilişkilendiren tweetleri sansürletmesini ben basın özgürlüğüyle alakalı görmüyorum. Eğer işin içerisinde chp ismi olmasaydı ve chp bu tweetleri sansürletseydi, o zaman samimiyetine inanıp, yine de yapılan eylemin yanlış olduğunu belirtirdim. YANİ, chp bu davranışında yani “basın özgürlüğü” konusunda samimi değildir ve yaptığı eylem yanlıştır. Gerçi bu basın özgürlüğü muhabbeti de nereden çıktı tam olarak bilmiyorum açıkçası. Sanırsam siz bu şekilde yorumladınız?

    Şu noktada hem fikir olmamız gerektiğini düşünüyorum. Sansür, engelleme hiç bir şeyin çözümü değildir. Tweetlerimde bahsetmiştim, üniversitemin rektörü, yerel bir televizyon kanalında benim terörist olduğumu söyledi. O yayını engelletmem, youtubedan kaldırtmam neyi çözecekti? Ben bunun yerine farklı çalışmalar yaptım ve en sonunda başka etkenlerin de katkısıyla üniversite tarihinde görülmemiş büyüklükte bir eylemle rektörün söyledikleri boşa çıkartıldı.
    Yani bu noktada CHP’nin yapması gereken şey bu söylemleri boşa çıkartmaktır. Bunun için yeterli gücü de mevcut açıkçası.

    Sanırsam hakaret kavramı kişiden kişiye değişiyor. Örneğin Birgün gazetesi Akp ve Tayyip Erdoğan hakkında sansasyonel başlıklar atarken hakaret olmuyor ama bireysel olarak ya da bir başka yayın organı Chp(ya da akp hariç diğerleri) hakkında benzer davranışlar yaptığında hakaret oluyor. (Ki bana göre Birgün gazetesinin başlıkları hakaret içermemektedir.) O zaman hepimiz hakaret kavramını netleştirelim. Ve hiç kimseye çifte standart uygulamayalım.
    Ve son olarak, uygulayacağımız çözümler arasında lütfen sansür, engelleme, susturma, baskı, yargısız infaz olmasın.

    • Serhat Ayan dedi ki:

      Yazdıklarımın açık olduğunu düşünmüştüm. Elimden geldiğince daha da açmaya çalışayım:
      Kurumların samimiyetsizliklerini neresine bakarak çözüyorsunuz çözemiyorum. Sizin CHP karşı algınız olmalı bu çıkarımı yapabilmeniz için.Birinin sizin için ağır bir ithamda bulunması yanlış, ama nasıl olsa bir şey değişmeyecek diyerek öylece durmak da daha iyi değil. Söylenenler ve kaldırılanlar bir fikir beyanı değil. Bunu siz de biliyor ve görüyorsunuz. “Bence kimsenin özgür fikir beyanı olmamalıdır, fikir beyan eden teröristtir” demek fikir beyanı değildir. Fikir bile değildir. Üstünde konuşmamız bile abes. Yapmaya çalıştığınız şeye de ters düşmektedir.
      Nedenini bilmemekle beraber birilerine hakaret edilen başlıklara sessiz kaldığımı ve bunun da çifte standart yarattığını söylüyorsunuz. Bu izlenimi üstünüzde nasıl uyandırdım bilmiyorum. Bu sitede veya ismimle internette tarattığınız zaman eleştiri sınırlarını aşmamak için çaba sarfettiğimi göreceksiniz. Melih Gökçek’e karşı dahi elimdne geldiğince saygı sınırlarını dik tutmaya çalışıyorum. Ama söylediğim gibi eleştiri sınırlarının içinde kalan her şey kabulüm.
      Hakaret kavramı kişiden kişiye değişmiyor. Kaldı ki konuştuğumuz şey hakaret değil. Mesela Melih Gökçek bana bir mesajında yazdıklarını anlamam için kırk fırın ekmek yememi önerdiğinde bunu hakaret olarak algılamadım tahıl rejimi önerisi için teşekkür edip kendisine benim söylediklerimi anlaması için yeşil yapraklı bitkileri içeren bir diyet önerdim.
      Ben yargısız infaz ve sansür önermiyorum. Ama en azından basının sessiz kalmasını öneren insanlara karşı sizin tepki koymayı engellemenize de şaşırıyorum.
      Her şey konuşulabilmeli ama bunun için her yol mübah değil.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: